
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde konumuz Benci Olmak.
Bencil olmaktan farklı, kendimize odaklanırken suçluluk duymadan, benci olabilmek, farkındalığı artırmak üzerine bir bölüm.
Instagram: @nurtacturkeli
Email: info.nurtacturkeli@gmail.com
Transkript
Bugün beceriksiz.
Olmaktan bahsetmek istiyorum.
Sanki böyle ne yaparsan yap olmama halinden, kendini sürekli yetersiz hissetmenden, psikolojide şema terapisi ekolünde normalde bu yetersizlik şeması kategorisine girebiliyor.
Sanki ne yaparsanız yapın olmuyormuş, yetemiyormuşsunuz gibi.
Bunun başta sebeplerinden bir tanesi, bu arada psikolog falan değilim, sadece kendi çıkarımlarım ve deneyimlerimden öğrendiklerimi aktarıyorum burada.
Ama bunun başlıca sebeplerinden bir tanesi küçükken kendinizle alakalı duyduğunuz uyarılar, tenkitler, aldığınız yorumlar, eleştiriler ve işte öneriler diyelim.
Çünkü nasıl yönlendirildiğiniz, hayata bakış açınız, neyin önemli olmasıyla alakalı söylenilen şeyler, hayat nasıl yaşamanızla alakalı söylenilen, gösterilen, filmlerde gördüğünüz, kitaplarda okuduğunuz şeyler belirli
başlı temel taşları oturtuyor kafanızda.
Ve siz kendinizi o yönde...
bir yol çizdiğinizi düşünüyorsunuz, varsayıyorsunuz ya da etkilenmiş oluyorsunuz.
Annenizden, dediğim gibi o kitaplardan, filmlerden gördüğünüzde ve o kalıbın içerisinde belirli bir yere gelmeye çalışıyorsunuz.
Geliyormuş gibi olduğunuzda, öyle hissettiğinizde ama oraya ulaşamadığınızda da bir başarısızlık hissiyatı üzerinizde yoğunlaşıyor.
Ağırlığı var bu hissiyatın.
Çok iyi biliyorum o duyguyu, o duyguyu taşımayı, göğsünüzdeki ağırlığı.
Bir yere sığamamayı, bir yere ait hissedememeyi ve ben hep artık kendimi grounded hissetmek adına şuraya bağlıyorum.
Diyorum ki ben de bu dünyada yaşayan bir ruhum.
Ve benim de hata yapmaya hakkım var.
Ya da önceden öğrendiğim şeyler şu anda işe yaramıyor olabilir.
O yüzden yani psikolojide bunlara çok dikkat ediliyor.
Derinlere iniliyor. Eskiden belki o an sizin başa çıkma yönteminiz bugünkü halinize hizmet etmiyor olabiliyor.
Ama bazen bir de benim gibi hassas duygusal bir insansanız bir şeyin hizmet etmediğini kabul edip onu hayatınızdan çıkartmak da sanki böyle minnetsizlikmiş gibi olabiliyor.
Yani bir duyguya karşı bile böyle hissediyorsunuz.
Diyorsun ki yani bugüne kadar bu bana yardımcı olmuş, beni bir yerlere getirmiş, bırakamam onu artık.
Çünkü kendimde bunu özellikle son dönemlerde daha çok fark ediyorum.
Kendi değişme halimi hemen sindiremiyorum, kabullenemiyorum ve korkuyorum aslında.
Çünkü değiştikten sonraki Nurtaç nasıl birisi olacak, dışarıdan nasıl kabul edilecek?
Sevilecek miyim? Benim hakkımda ne denilecek?
Yani bunları kimse oturup da böyle işte insanlar benim hakkımda kötü bir şey diyecek o zaman böyle olmayayım diye düşünmüyor.
O kadar otomatik yapıyoruz ki bunları.
Zaten şeyi bir kere kabul edelim.
Dereceleri farklı olabilir ama hepimiz takdir görmek istiyoruz.
Hepimiz dışarıdan onay almak istiyoruz.
Kabul edilmek ve sevilmek istiyoruz.
Çünkü bu sistemimizin bir parçası.
Dereceleri farklı şuradan kastım.
Kimisi bunu bayağı bu...
Özveriyle, niyetle yapar.
Sadece buna odaklanır.
Tüm kaygısı, gayesi budur.
Ki maalesef yorucudur.
Sağlıklı olanı da bu değildir.
Kimisi de doğal akışında, sosyal uyumluluk da üzerine yaptığı bir şey olabilir.
Yine kendisidir ama...
takdir edilmeyi ve kabul edilmeyi sever gibi yani bilmiyorum ne kadar açıklayabildim ama buradaki ayrım birazcık da budur kimisi bütün hayatını buna göre karar verir kimisi de zaten kendisidir ama çok açık söyleyeceğim şu anda
hayatımızda tamamen kendisi olabilen bunu uygulayabilen ve ya işte ben hiç kafaya takmıyorum arkadaşlar ben olduğum gibiyimi ciddi anlamda uygulayabilen insan büyük konuşacağım ama bence
neredeyse yok denecek kadar az çünkü sosyal medyayla bile artık kendi Hani öz fikirlerimize ne kadar yakınız?
Bizi ne etkiliyor?
Neye göre oluştuk?
Kökü nereden geliyor?
Çok da fark edemiyoruz.
Ben kendime şey artık çok sık soruyorum.
Sen ne istiyorsun? Sen nasıl hissediyorsun?
Mesela saçma bir örnek olacak ama bugün bir branşımız vardı.
Zevkle gidecektik. Yine restoran branşı işte benim bu iş birliğimin bir parçası.
Bir tarafım çok gitmek istiyor.
Çünkü dışarı çıkalım işte pazar günü branş böyle karı koca çok tatlı.
Bir tarafım da... Evde kalmak istiyor çünkü önümüzdeki hafta çok yoğun olacak.
Her gün dışarıdayım hatta seyahate çıkacağım.
Yani bu iki ses ama siz bu iki sesi dinlemeden otomatik hareket ederseniz işte zaten bugün brunch vardı deyip ya da bazı insanlar bir şey iptal etmekte çok zorlanıyorlar.
Bende o yok. Sadece işte biraz üzerimde şey vardı onu da yapmak istediğim için bir kararsızlık hali vardı.
Sonra bir tarafın daha ağırlığını fark edip kendimle konuşup Zek'e soralım dedim.
Ben bugün bence evde kalmalıyım.
Kalan işlerim vardı. 3-4 gündür birkaç bir işim birikmişti.
Onu yapayım da biraz dinleneyim.
Hatta kafeye gideyim. Böyle günlük yazma ve kahve içme modunu yapayım.
Çünkü onu bile yapamadım son birkaç gündür.
O yüzden böyle şu anda o şeye izin vermek için lunch'ı iptal ettim.
Kendimi önümüzdeki haftaya hazırlamak istiyorum.
Bu arada hiçbir şey de yapmayabilirim.
Diyorum ya böyle insan değişimden kendisi korkuyor.
Çünkü mesela ben yeni halimde biraz böyle benci diyeceğim.
Bencil demeyeceğim artık tamam mı?
Benci bir kadın olmaya başladım.
Ben. Şu anda kendine sarılmak, kendine vakti ayırmak, kendine değer vermek, hayırı daha çok söyleyebilmek.
Çünkü bugüne kadar bunları zaten belirli bir seviyede yaptık.
Yapıyoruz, konuşuyoruz bunları.
Ama gerçekten bu bir seviyeye gelebilir mi?
Kendini koruyabilir misin?
Ya da bazen öyle durumlar oluşuyor ki kendini koruyamayacağın bir pozisyonda olabiliyorsun.
Başa gelen şeyler diyelim.
Çünkü her şey bizim kontrolümüzde değil.
Başa gelene karşı verdiğin cevap nasıl?
Benim genel halim sanki korkuyla cevap vermek oluyor.
Yani eyvah bu kötü bir şey ve ben bunu halledemeyeceğim.
Dayanıksızlıktan bahsetmiştik.
Bu nerede nasıl oluştu bilmiyorum kendi hayatımda.
Ama şu anda bunları böyle dürbünle bakıyormuşum gibi her yeri görebilmek, detayları anlayabilmek benim hayatımda çok değerli.
Sadece dediğim gibi ben şeyde birazcık zorlanıyorum.
Görüyorum. Algılıyorum, neyin nereden geldiğini de biliyorum ama sanki değişim halindeki Nurtaç nasıl tepki vereceği tam kestiremediğim için o kadının bence olmasından...
Ya da bir şeyleri pozitif olarak hayatında tamamen tutmasından diyeyim.
Emin değilim. Çünkü büyüdüğüm kültür de o değil ya.
Biz böyle biraz daha fedakar büyümüşüzdür.
Başkasını düşünerek belki din kökenli kültür işte.
Bizdeki motifleri biliyorsunuz.
Onlardan kaynaklı böyle herkesi önemsemem lazım.
Yoksa Allah beni cezalandırır gibi bir ses var kafamda.
Köşeye bir yere geçmiş beynimin içinde.
Bir koltuğa oturmuş çayını kahvesini içiyor bu arkadaş.
Çok rahat diyor ki ben buradayım abi bir yere de gitmeyeceğim.
Sen diyor işte şunları şunları yapmazsan Allah seni cezalandırır.
Öyle bir ses oturmuş ki benim kafamda görüyorum.
Beyefendi diyeceğim yani orada kafasına göre oturuyor.
Diyorum ki bir git artık. Belki saçma bir metafor oldu ama harbiden yerleşmiş yani beynime.
Burada şunu demek istiyorum.
Sanki ben bence olursam bir şeyleri kendi yararımla görürsem başımıza gelenleri de dahil.
Sanki böyle Allah...
beni cezalandıracakmış gibi.
Ve tabii böyle yüksek sesle söylenir daha komik geliyor zaten.
Fakat işte benim böyle belirli başlı çarpık düşüncelerim olduğu için sadece bunları açıkça konuştuğumda işte yüksek sesle anlattığımda galiba bir yerde bana da healing yani şifa hissi veriyor.
Bir şeyin ufak bir notunu bırakmak istiyorum galiba.
Yani benim burada anlattığım şeyler bazen tabii ki de sizden tavsiye istiyorum ama bir X jenerasyonu dili var.
Ondan ufak bir bahsetmek istiyorum.
Belki yine bir çiğ tarafım olacak bu benim ama ex jenerasyonu biraz şey gibi bir dille konuşuyor ya takma canım boşver Allah sabrını verecektir falan hani o dille alakalı galiba benim ufak bir sorunum
var o yüzden böyle biraz daha büyük yaşta insanları konuşmayı çok seviyorum bu arada çünkü en yakın arkadaşımdan bir tanesi benden 10 yaş büyük onunla alakalı böyle bir sıkıntım yok belki Amerika'da yaşadığı için bilmiyorum ama Türkiye'de yaşayan
ve benden büyük olan yaş grubu ile böyle bir sıkıntı yaşayabiliyorum konuşurken O yüzden böyle kendimi çok anlatmak istemiyorum.
Podcast'ta dediğim gibi bazen sizden tavsiye istiyorum ve geri dönüşler çok tatlı oluyor.
Galiba genel olarak zaten kimseye tavsiye vermeyeyim bölümü yaptım ben.
İnsanlara bir şey tavsiye ederken emir veriyor gibi konuşulmasını çok kaba buluyorum.
İşte şöyle düşünme, böyle yapma, buraya gitme, şunu şöyle yap gibi tavsiyelerin çok kaba olduğunu düşünüyorum.
Çünkü ben başka insanlarla konuşurken ya da televizyon bile izlerken oradaki insanların hani davranışlarının Kökünü anlamaya çalışıyorum genel olarak.
Ne nereden geliyor?
Onun kendi insecurity'si diyeceğim.
Kendi aşamadığı sorun, özgüvensizliği, kendi karşılaştığı problemler.
Tamam Mevlana değilim, herkesi anlayamam ki herkes anlamaya çalışmak da beni yoruyor.
Ama biraz daha böyle bir empati var bende.
Fakat şimdi konu bu zaten.
Yani empatik bir insanım, anlıyorum.
Sadece bencil olabilmek için, yine bak yanlış anlaşılmasın bencil değil.
Benci olabilmek için ben buna emek gösteriyorum şu anda ve Benci Nurtaç ile daha çok barışmak istiyorum.
Son olarak da bir daha söyleyeyim yani cezalandırılmamak istiyorum.
O kök inancı orada sarsmak istiyorum.
Bugünkü bölüm bu konu üzerine olsun istedim.
Umarım keyif aldığınız bir bölüm olmuştur.
Spotify'dan beni takip ederseniz dinlenme algoritmasını etkiliyor.
O yüzden takip edip bir de puan verirseniz çok mutlu olurum.
Haftaya yeni bölümle görüşmek üzere.
Önermek istediğiniz konu varsa onu da Instagram üzerinden paylaşabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
