
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Yetişkinlikte yeni insanlarla tanışmak, arkadaşlık kurmak ve derinleşmek biraz daha zor olabiliyor. Kendi karakterinize, yaptığınız işe ve güncel ekonomi de buna etki edebiliyor.
Uzun süre yurt dışında yaşayıp, sürekli yer değiştiren Nurtaç, bu süreçte nasıl yeni insanlarla tanışıyor, nasıl derinleşiyor ve yaşadığı sıkıntılar neler, hepsi bu bölümde.
******
Sorularınızı ve yorumlarınızı Instagram üzerinden veya e-mail olarak iletebilirsiniz.
Her Pazartesi sabah 7’de yeni bölümü dinlemek için, podcast hesabını takip etmeyi unutmayın.
******
Instagram: @nurtacturkeli
Email: info.nurtacturkeli@gmail.com
Transkript
Okey, şu anki halimi görseniz yani...
Bu bir tane şarkı var ya...
Sessizlik. Bugüne mutlu günüm.
Yani muhtemelen Türkiye bu şarkıdan bıkalı aylar oldu ama ben bir haftadır bu şarkıya takmış durumdayım.
Böyle matematik falan veriyor bana.
Gerçekten garip bir şarkı.
Bir de ben eski dansçıyım demek de sanki 50 yaşına geldim ya.
Dansı da geri dönmem lazım gerçekten.
New York'ta bir dans ekibi kurmak istiyorum.
Beni... New York'ta dinleyenleriniz varsa lütfen DM'den ulaşın.
Şu anda tabii yazın burada olmayacağım o yüzden.
Bir süre yokum ortalıklarda ama döndükten sonra birkaç projem var.
Zaten artık sürekli birkaç projem var.
Bakalım o birkaç projeden hangileri hayata geçecek?
Geçti, başarılı oldu mu, olmadı mı, öldü mü, kaldı mı falan.
Onlar ayrı bir konu.
Ama dansa geri dönmek istiyorum.
Bu şarkıda da böyle roman havası da var ya birazcık.
Bir de bilmiyorum ya o ikisinin böyle çok şey tavrı işte iyi ki sen falan.
Beni bir gaza getiriyor. Yine sesimden de anlaşıldığı üzere sesimle alakalı sıkıntı yaşıyorum.
Bu sıra galiba reflü var ve reflü sesimi kısıyor.
Çünkü reflüde yememeniz gereken her şeyi yiyorum.
Kahve içiyorum. Çikolata acı işte her şey.
Sitrusi olan her şey.
Sonra neden sesim kısıldı?
Okey. Ay komşular sonunda tatile çıkıyorum.
Oh my god. Önce Dallas'a gideceğiz.
Orada kocaman ailesini ziyaret edeceğiz.
Orada bir akraba gezileri falan olacak.
Akraba olmayacak da zekin.
Üvey babası yani Norm bilenler biliyor.
80. doğum gününü kutlayacağız ve baya büyük bir parti olacak.
Bir de gitmişken biz biraz orada kalacağız.
Sonra ben New York'a döneceğim.
Sonra Türkiye. Evet yani bunu...
Şey gibi olacak. Başka hiçbir yerde açıklamadım.
İlk defa size söylüyorum falan.
Evet sonunda Türkiye'ye geleceğiz ama zevk çok az kalacak.
Bir hafta falan kalacak.
Ben birazcık uzatmayı düşünüyorum.
Bakalım planlar netleşince ben size haber veririm.
Çünkü birkaç böyle görüşmek istediğim insanlar var.
Bir de Nurtaç'la buluşmak istiyorum.
Yani Türkiye'ye döndüğümde aile, arkadaş, akraba gezmiyorum da ben.
Yani aile arkadaş gezmekten Nurtaç'la buluşamıyoruz, bir sıkılamıyorum.
Yani bir kitapçıya rahat rahat gidip kendi başıma takılamıyorum.
Özellikle üniversite yıllarındaki gibi yaptığım aktiviteleri çok özledim.
Gerçekten o eski halimle bağ kurmayı çok özledim.
Muhtemelen bir süre sadece kendimi ayırmak istiyorum.
Böyle 3-4 gün kimseyle buluşmadığım da biraz fazla olur galiba ama kendim takılmaya çalıştığım bir süre olsun istiyorum.
Çünkü gerçekten insanın...
kendisiyle bağ kurması, özellikle artık on küsur yıldır yurt dışındayım, bir yerlere tutunmaya çalışıyorum ve bu on küsur yıldır tek bir yerde de değilim.
Sürekli ev değiştirdim, ülke değiştirdim, mahalle değiştirdim, şehirler değiştirdim vs.
O yüzden o aktiflik, sürekli bir adaptasyon hali, sürekli bir yerlere tekrardan entegre olmak, yeni arkadaşlar, yani bugünkü bölüm birazcık kombin olacak ama arkadaş kurmak, hayatta
kalmak, kendinizi bulmak.
genelinde, çerçevesinde diyebiliriz.
Yine sohbet var olacak.
Biliyorsunuz zaten benim podcastlerim bu şekilde ilerliyor.
Bu kadar süre adaptasyonla, yeni çevre kurmakla, geliştirmekle alakalı biraz böyle master yaptım diyebilirim.
O yüzden böyle arkadaşlar üzerine bir bölüm olsun istiyorum yoğun olarak.
Ben Türkiye'deki tadı, lisedeki tadı, üniversitedeki tadı bir yerde bulamıyorum ama galiba...
Şu anda birçok insan bunu yaşıyor.
Yani illa yurt dışında olmanıza gerek yok.
O lisedeki masumiyet, lisedeki sıcaklık, zaten okuldan dolayı sürekli bir araya gelmek aslında dışarıdaki aileniz gibi oluyor arkadaşlarınız.
Üniversitede keza öyle. Özellikle bir de yurtta kalıyorsanız, ben KYK'da kalmıştım.
6 tane o kızın minicik odalara sıkışması ve benim oda arkadaşlarım 209 çok çılgındı.
Çok hareketli, çok eğlenceli bir odaydık.
Ve sürekli dışarıda da aktivitelere katılıyordum, sosyal aktivitelere katılıyordum.
Peki bu artık yetişkin olduktan sonra o sosyal ilişkileri devam ettirebilmek, sürekli hazırlanmak, evden çıkmak, o yol, onu maintain etmek.
Çünkü birileriyle tanışıyorsunuz ama onu nasıl maintain edebiliriz, nasıl derinleştirebiliriz?
Ekstra efor gerektiren de bir şey olabiliyor.
Kendimde yakaladığım çok çok önemli bir şey var bence.
ve önceki bölümlerde de çok bahsettiğim bir konu.
Önceden onaylanmak üzere ilişkilerime yaklaşım yapıyormuşum.
Yani acaba beni sevdiler mi?
Acaba doğru bir şey söyledim mi?
Bu kişinin beni sevmesini ve benim çok iyi arkadaş olduğumu anlamasını istiyorum gibi belki direkt kendinize yüksek sese söylediğiniz cümleler değil ama hareketlerinize, kıyafetinizdeki özene, cümle kurma şeklinize baktığınızda aslında
içerisinde biraz kaygı olduğunu, onaylanma ihtiyacı olduğunu da fark edebilirsiniz.
Burada ilk fark ettiğim şey aslında Kendime şu soruyu sormakla oldu.
Dur bakalım ya ben bu kişiyi sevdim mi?
Yani güzel, tatlı, güvenilir görünüyor.
Ben sevdim mi? Benim kanım kaynadı mı?
Tekrardan buluşmak istiyor muyum?
Gibi kendimden dışarıya soru yönelttiğim bir tavırla yaklaşmaya başladım.
Çünkü öncesinde biraz daha sevilmek ihtiyacı ile.
Zaten arkadaşlık kurmak istiyorum.
Yurt dışında yaşıyorum. Komüniteye ihtiyacım var.
Özellikle yurt dışında Türklerle olan bir ihtiyacım var benim.
Hatta bu terapide de çıktı karşıma çünkü yabancı arkadaşlar aklıma gelmiyor arkadaş dediğimizde.
İlk önce Türkler aklıma geliyordu.
Şu anda yabancı arkadaşlarımla dışarı çıktığımda sohbet ederken, derinleşirken arka planda şey söylüyorum.
Bak Nurtaç, derinleşiyorsun.
Bu arkadaşınla da derin sohbetlere giriyorsun, bağ kuruyorsun.
Bu da okey. Yani galiba orada bir dil bariyerim vardı benim.
Yabancıysa... Yabancı arkadaşım gibiydi.
Dostum, en yakın arkadaşlarım gibi düşünemiyordum.
Her zaman bir Türk arkadaşa ihtiyacım olduğuna inanmıştım.
Ve sonunda Türk yabancı olarak ayırmamaya başladım.
Ve bu sadece yurt dışında yaşıyorsanız nasıl arkadaş kurarsınız, arkadaşlarınızı derinleştirirsiniz üzerine değil.
Yetişkin olduktan sonra arkadaş kurmak, hayatınıza yeni birisini çekmek, onunla derinleşmek üzerine bir konu olacak aslında.
Çünkü yetişkin olduktan sonra genelde iş hayatından dolayı iş hayatındaki insanlar çevresinde takılık alıyoruz ve...
Hobilerimiz azalıyor, zamanımız azaldığı için belki paramız yetmiyor.
Dışarıya daha az çıkıyoruz, daha az insanlarla tanışıyoruz.
O yüzden çevremiz daralıyor ve çevremiz daraldıkça...
Yani benim bu çok galiba korkutan bir şey.
Ben insan tanımayı çok seviyorum.
Derinleşmek, uzun yıllar arkadaşlık kurmak zorunda olmadığım bir ekip burası.
Çok hızlı tanıştığım, sadece dokunduğum, değdiğim, göz göze geldiğim...
Adını sanan duyduğum insanlar da benim için çok değerli.
Çünkü özellikle dediğim gibi bu kadar yıl, bu kadar mekan değiştirdikten sonra çoğunu hatırlamıyorumdur.
Ama karşılaştığım her kişinin bana ufak bir şey kattığına inanıyorumdur.
Belki burada biraz spritüel de bir yaklaşım olacak ama bu dünyaya gelince insanlarla temas kurma halini çok seviyorum.
Ruhsal olarak, fiziksel olarak vs.
Bir araya gelme halini çok seviyorum.
O yüzden hep şeyi söylüyorum. Introvert de bir tipim aslında.
Yani içe dönük de bir tipim bazen.
Çoğu zaman da dışarıda insanlardan enerji alan, şarj olan bir insanım.
O yüzden birileriyle tanışmak çok değerli.
Bu tanışmalar nasıl oluyor?
Öncelikle kendi tarzımdan söyleyeyim.
Sosyal medyada olduğum için New York'a geleli işte 14 ay oldu.
O kadar bir güzel çevre kurmuşum ki bu sürede.
Kendime de şaşırıyorum açıkçası.
Yani bir arkadaş grubum oldu, influencer arkadaş grubum oldu, dışarıda işte etkinliklerde tanıştığım arkadaşlarım oldu, zevkten dolayı tanıştığım arkadaşlarım oldu.
Ve evet gerçekten herkesi maintain etmek çok zor çünkü sizin de kendinize göre bir programınız var.
Her hafta 5 kişiyle buluşamayacağınıza göre birazcık bu zor olabiliyor ama günümüz dünyasında zaten herkes 2 ayda bir, 3 ayda bir bir araya gelebileceğini bildiği için çok da uzun hissetmiyorsunuz bu süreyi.
Ama elbette kendi değerlerinizi bilmek, kendinizi tanımanız burada ilk adım olacak.
Çünkü haydi bakalım sosyal olalım, herkesle tanışalım gibi bir şeyden de bahsetmiyorum.
Yani herkese ayrı bir vakit ayıralım, herkesi kendi kalenderimize ekleyelim ve onlara da ekstra zaman ayırmaya çalışalımdan bahsetmiyorum.
Kendi değerlerinizi bilmeniz, kendinizi tanımanız, çevrenizin ne alanda nasıl geliştirmek istediğiniz çok önemli.
Çünkü biliyorsunuz ki aslında siz çevrenizdeki 5 kişinin toplamısınız.
Onların konuştuğu şeyler, ilgi duydukları şeyler sizi de etkiliyor.
Burada seçici olmak çok değerli.
Evet tanışabilirsiniz. Evet onlardan bir şey alabilirsiniz.
Ama kendi değerlerinize göre onu derinleştirmek, onu devam ettirmek, belki ekstra zaman ayırmak da sizin kendi kararınıza bağlı olacak.
O yüzden hani başkalarının sizi sevip sevmediğini önemsemenizden ziyade kendinize olan güveniniz, kendinizle barışık olmanız.
Çünkü kıyafet konusunda diyelim hani bazen çok fazla önem veriyoruz.
Kıyafet marka demek değil ama...
Şık giyinmenin, uyumlu giyinmenin.
Güzel görünmenin yani o biliyorsunuz şık giyindiğinizde siz de kendinizi daha iyi hissediyorsunuz.
Güzel kokmanın.
Genel haliyle temiz ve şık giyinmenin diyelim özgüveninize olan olumlu bir katkısı da oluyor.
O yüzden kendinizi rahat hissettiğinizde bir de arka planda şeyi düşündüğünüzde illa beni sevsinler kaygısı olmadan şu anda birisiyle interakt ediyorum ve nasıl ilişki devam edecek bilmiyorum diye düşünerek
daha nötr durarak etkileşime geçebilirsiniz.
Ve... Yani ikinci adım diyelim, hayattaki en en en önemli şey dinlemek, dinleyebilmek.
Yani siz birisiyle interaks ettiğinizde, onu dinlerken bir sonraki cümlenizi düşünürseniz, sizinle alakalı bir bilgi verme kaygısında bulunursanız ya da bir şeyi ne kadar iyi yaptığınızı ispat
etmek gibi gibi buralara siz ekleyebilirsiniz.
Arka planda çalışan düşünceler olduğunda aslında siz karşıki tarafa odaklanmamış oluyorsunuz, dinlememiş oluyorsunuz ve Maalesef self-observed oluyorsunuz.
Yani sadece kendinize odaklı olmuş oluyorsunuz.
Bu da dünyanın hiçbir yerinde yani.
Kimse bunu sevmez.
Kimse siz onu dinlemediğinizde, ona ilgi duymadığınızda bundan hoşlanmaz.
Yani belki de hayattaki en önemli çürüklerden bir tanesi.
Karşıki tarafa ilgi duymanız.
Eğer ki siz o tarafa ilgi duyarsanız siz de onların ilgisini çekeceksiniz.
Bu neredeyse magical bir yaklaşım.
Bunu yaptığınızda gerçekten karşıki tarafa ilgi duyduğunuzda, onu iyi dinlediğinizde onların da size ilgi duyduğunu göreceksiniz.
Ama bunu şey yerden söylemiyorum.
Eğer bunu dinlerseniz onlar da sizi sevecek gibi değil.
Siz gerçekten karşıki tarafla ilgilendiğinizde, onu merak ettiğinizde, güzel dinlediğinizde, sorular sorduğunuzda sohbetin nasıl derinleştiğini, aktığını, belki başka yerlere gittiğini ve bir sonraki buluşmayı bekleyemeyeceğiniz
üzerine bir yaklaşım olduğunu da görüyor olacaksınız.
Yani ikinci madde olarak diyeyim, gerçekten siz samimi olun, güzel dinleyin, meraklı olun.
Kendinizle alakalı bir şey olduğunda dürüst olun.
Yani tabii ki de her şeyinizi hemen anlatmak zorunda değilsiniz.
Çünkü oversharing de yapıyorum ben.
Biliyorsunuz podcastlarda konuştuk.
Yani bazen expedite ettiğimi düşünüyorum.
Çabuk anlatırsam, her şeyi çabuk söylersem böyle arkadaşlığımız çabuk ilerleyecek gibi.
Ki bu da bizi üçüncü maddeye götürüyor aslında.
Yani arkadaşlıkların nasıl gelişti üzerine.
Zaman zaman zaman. Zamanı bırakmak neredeyse buradaki en önemli şey.
Çünkü bende de şey oluyor.
Hani bir daha buluşalım, hemen buluşalım.
Neden sık sık görüşmüyoruz?
Yine üniversitede ve lisede...
Kurduğum arkadaşlıklardan dolayı aynı şeyi beklentiye giriyorum.
Yani o şekilde öğrendim. Bu şekilde devam edeceğini zannediyorum.
Zannettiğim için de geri adım atabiliyorum.
Yani okey tamam bu zaman gerektiriyor.
Yani bir insanla çat diye çok yakın arkadaş olmayabilirim.
Mesela burada bir tane Çinli arkadaşım var.
Yani çok fazla Çinli arkadaşım var ama bir tanesinden bahsetmek istiyorum.
Ben ona Instagram'dan ulaştım.
O da içerik üreticisi ve çok güzel.
Çok güzel bir hesabı var.
Fish Flourish ilginizi çekerse bakabilirsiniz.
Ona DM yazdım.
Şahay'da yaşadığımı söyledim.
O da çünkü hani Çin'de Şahay'da yaşamış.
Bak dedim işte ortak yanlarımız var vesaire vesaire.
Bir araya geldiğimizde ikimiz de delirdik.
Yani böyle yıllardır buluşmamış ve bir araya gelen dost gibiydik.
Ve şey dedik iki gün sonra bir daha buluşalım.
İşte ben işe gideceğim falan hani onun öncesinde seni görmek istiyorum.
İki gün sonra bir daha buluştuk.
Sonra bir daha bir daha buluştuk.
Yani sık sık buluşmaya başladık.
Ama New York ve o New York'un biraz yukarısında yaşayan, çok merkezde yaşamıyor.
Uzağız yani birbirimize.
Sonra biz zamanla zamanla buluşmaya başladık.
İşte etkinliklere birbirimizi davet etmeye başladık.
Eğer onun bir işbirliği varsa.
Ve burada kendime şöyle bir kredi vermek istiyorum.
İçerik üreticisi bile olsa o arkadaş, Instagram'dan, içerik üretiminden neredeyse bahsetmiyorum.
Evet ilk adım belki influencer olarak başka bir influencer'a pitch yapmak dedim.
Yani iletişime geçiyorum. Onlar da ilgiliyse eğer evet buluşuyoruz.
Ve böyle yerlerde hiç utanma gibi bir şey yok.
Çünkü bazen şeyde utanmıyor musun, çekinmiyor musun falan.
Niye utanayım ki? Yani maksimum bir diyem atacağım.
Geri cevap verip vermemek senin kararın.
Yani benlik hiçbir şey yok. Çünkü ben meraklıyım yani.
Ben seninle tanışmak istiyorum.
Ve bir araya geldiğimizde de illa böyle hani biz de içerik üreticisiyiz.
Beraber bir şeyler yapalım.
Kollaborasyonlar, hesaplarımızı büyütelim gibi değil.
Ben seni merak ediyorum.
Gerçekten yani içerik üreticisi olacaksa...
Neden bu oldu? Nasıl başladın?
Onu merak ediyorum. Yani hangi markayla nasıl çalışıyorsun?
Beni de PR listelerine. Bu değil.
Çünkü zaten ben buralarda yalnızım yani.
Hani içerik üreticisi olarak zaten yeni gelmişim.
Yalnızım. Benim çevremde beni de anlayan insanlara ihtiyacım var.
Ama bu eşittir. Sürekli bu konuları konuşalım değil.
Ben Fiş'le geçen Ekim ayında arkadaş oldum.
Yani neredeyse bir yıl olacak.
Ve biz bu sürede çok özel şeylerimizi de birbirimizle paylaştık.
Kendisi workshoplar yaptı, beni davet etti.
Onun workshoplarına katıldım.
Ondan bir sürü şey öğrendim.
Onun da partneri Amerikalı.
Bir araya geldik. Artık derin ve sağlam bir arkadaşlığım oldu.
Ama bunun için acele etmeme gerek kalmadı.
Bunun için her şeyi bir anda püskürtmeme gerek kalmadı.
Neredeyse bir yıl olacak. güzel bir noktaya getirdiğimizi düşünüyorum.
Aynı şekilde burada bir influencer arkadaş grubum oldu.
10 kişilik. Yani nasıl, ne ara oldu?
Hepsiyle özel teke tek yemeklere de çıktım.
Kahvede içmeye çıktım.
Birbirimizin evine de gidip geldik.
Birbirimizde de kaldık. Otellerde kaldık.
Airbnb'lerde kaldık. Yani galiba en önemli ilk sirdiğim yani buradaki sihirli nokta Acele etmemek.
Olacaksa zaten oluyor, gelişecekse zaten oluyor.
Bir diğer önemli nokta da siz samimiyseniz eğer karşıdaki insana gerçekten ilgi duyduysanız, onları sevdiyseniz onlar da onu hissediyor ve o sıcaklığı size gösteriyorlar.
Çünkü fake relationship bende yok.
Yani ben sevmediysem ters kötü davranmam ama...
Devamı gelmiyor, gelmez.
Bu arada öyle çok aman aman piki bir tip de değilimdir ama ona efor sarf etmem.
Eğer ki o kılık hissetmiyorsam, ilişkimizin devam edeceğini hissetmiyorsam ya da iyi ya da kötü anlamda beni besleyeceğini düşünmüyorsam o ilişkinin muhakkak ona mesafe koyarım.
Bu da çok önemli çünkü. Size iyi gelmesini umut ettiğiniz ilişkilere aslında biraz daha zaman ayırmak, ona değer vermek burada çok önemli.
Etkinliklerde birisiyle tanıştıysanız eğer ve onlardan...
O kişilerden hoşlandıysanız, o ilişkiyi devam ettirmek istiyorsanız yani illa ki biliyorsunuzdur ama olmazsa olmaz şeylerden bir tanesi follow up mesajı atmak.
Yani eve geldikten sonra da ertesi gün teşekkür etmek, zamanının çok iyi geçtiğini belirtmek, tekrardan buluşmak için işte can attığınızı söylemek.
Belki tam abartmayayım bu kadar ama tekrardan buluşmak için istekli olduğunuzu göstermek de çok değerli.
Çünkü bence herkesin hoşuna giden bir şey bu.
Eve geldikten sonra işte ya çok güzeldi, işte her şey için çok teşekkür ediyorum.
Umarım tekrardan hemen buluşuruz işte bir kahve içeriz falan demek.
Ben bunu otomatik olarak yapıyorum yani bir taktiksel olarak yapmıyorum.
Bir tane arkadaş var mesela yine o da başka bir buradaki influencer arkadaşımdı.
Ve bir araya geldik kahvelerimizi içtik.
Eve dönerken trenden birbirimizi izliyoruz.
Hani I already miss you, I already miss you.
Hani ben seni yiyeceğim falan hani.
Evet belki biraz fazla mıç mıç gibi görünüyor ama ben...
Öyle hissettiğimde, karşı iki tarafta öyle hissettiğimde kelebekler gibi oluyorum.
Böyle resmen Tinder ilişkisi gibi bir şey oluyor.
Bir araya geliyorsunuz. Acaba date güzel geçti mi geçmedi mi?
Bir sonraki sefere buluşmak istiyor musunuz, istemiyor musunuz gibi.
Bu da benim ufak bir date hayatım.
Yani kız arkadaşlarımla, buradaki influencer arkadaşlarımla.
Hadi bu illaki influencer olmasın.
Yani ben influencer çerçevesinden anlattım ama bu ilgi duyduğunuz etkinliklere katılmak olabilir.
Hobilerinizle alakalı buluştuğunuz insanlar olabilir.
etkinliklerde buluşmak olabilir, konserlerde buluşmak, tanışmak olabilir.
Arkadaşlarınızın arkadaşları ise eğer onlara tekrardan kendi başınıza ulaşmak olabilir.
Çünkü bazen bir ortamda tanıştırılıyoruz.
Eğer ilginizi çektiyse teke tek de buluşmak isteyebilirsiniz.
Daha sonradan başka bir yere davet edebilirsiniz.
Yani illa her şey çiçek böcek, tanıştık ve birbirimizi sevdik değil ya da bir araya geldiniz, bir süre yakın arkadaş oldunuz ve sonradan bir şeyler uymamaya başladı.
Buna çok da böyle anlam yüklememek gerek olduğunu düşünüyorum.
Tanıştınız. Bir şeyler kattı size, siz onlara bir şeyler kattınız.
Belki ilişkinizin ömrü o kadarcıktı.
Hemen uzun yıllar çok yakın arkadaş olmanıza gerek yok.
O temastan keyif almak, onların size getirdiği kısacık da bir süre olsa, etkiden zevk almak bende çok değerli bir yeri var.
Umarım siz de öyle hissediyorsunuzdur.
Demek istediğim çatışma olabilir, birbirinize anlaşamıyor olabilirsiniz artık.
İlginizi çekmiyor olabilir, bunlar da normal.
İlişkiye ara vermek, uzaklaşmak da çok sağlıklı ve çok değerli olduğunu düşünüyorum.
Hani illa önceden çok güzel vakit geçirdiğiniz için, çok güzel anılarınız olduğu için şu anda ilerlemeyen bir ilişkiyi sündürmenin de mantıklı olmadığını düşünüyorum.
Ara vermenin uzaklaşmanın da çok değerli olduğunu düşünüyorum.
Çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Bilmiyorum siz nasıl arkadaşlıklar kuruyorsunuz?
Arkadaşlık kurarken zorlanıyor musunuz?
En çok zorlandığınız şeyler neler?
Benimle paylaşmak isterseniz Instagram'dan da e-mail üzerinden ulaştırabilirsiniz.
Ya da atladığım bir şey varsa Nurtaş şu da çok değerli derseniz onları da bana yazın.
Haftaya yeni bir bölümle görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
