
Evital, online sağlık hizmetlerini erişilebilir hale getiren bir dijital sağlık platformdur. Kullanıcılar; psikolojik danışmanlık ve beslenme danışmanlığı hizmetlerini online olarak alabilir, ücretsiz ön görüşmeyle ihtiyaçlarına en uygun uzmanı seçebilirler.
Daha fazlası için: https://s.evital.app/versiyon50
VERSIYON50 koduyla ilk psikolojik danışmanlık veya beslenme danışmanlığı seansınız %50 indirimli.
Transkript
Bu bölüm Evital'le ilgili tanıtım içerir.
Selamlar, yeni evden ilk bölümümü çekiyorum.
Ay çok heyecanlı, çok güzel, çok mutluyum.
Gerçekten yere göğe sığamıyorum şu anda.
Dün taşındık ve taşıma şirketiyle çalıştığımız için o kadar hızlı ve kolay oldu ki her şey.
Böyle bir anda çat çat evler değişti ve ben kendimi bu evde buldum.
Instagram'da ve YouTube'da görselleri de göreceksiniz yavaş yavaş ama çünkü benim şu anda bir yandan evi hazırlayıp bir yandan da harul hurul çalışmam lazım.
Evi de hazırlamam gerekiyor yani yerleşmedi henüz bütün kuliler falan ortalıkta geziyor.
Bugünkü bölümü biraz böyle erkenden anneler gününe ithafen yapmak istedim.
O yüzden böyle annelerimizle alakalı bir bölüm olacak.
Bana sorarsanız eğer bir insanın hayatında en önemli olan şey annesiyle olan bağı ve kendisini nasıl tanımladığı.
O yüzden bu bölümü birazcık annemiz ve kilmimiz üzerindeki etkisinden bahsetmek istiyorum.
Çünkü bazı şeyleri fark etmezsek belki de hayatımız boyunca kendimizle hiç tanışamamış olacağız.
Yani bu cümlenin ağırlığını biraz hissetmemizi isterim.
Çünkü bazen kültürel olarak da annelerimizin etkisinde kalabiliyoruz.
Eğer ki annelerimiz bir de birazcık zor hayat yaşadılarsa, onların o fedakar oldukları hayatı izlediysek eğer, bizim de hayata bakış açımız birazcık o minvalde olabiliyor.
Belki aldığımız kararlar da ya da kendimizle alakalı algımız da bunun üzerine olabiliyor.
O yüzden bugünkü bölümde bunu birazcık aşacağız, derinlere gireceğiz, bazı şeyleri çıkaracağız, bazı şeylerle yüzleşeceğiz.
Belki birazcık annemize kızacağız, öfkeleneceğiz.
Burası güvenli bölge.
O yüzden rahat olalım, bölüme başlayalım.
Benim hikayem de çok uzun zamandır yurt dışında yaşadığım için hem böyle...
Başka ülkenin anneleriyle kıyaslama şansım oldu.
Farklı kültürleri, farklı anlayışları, farklı bağ şekillerini anlama şansım oldu.
Bir de kendi ailemden uzakta yaşadığım için içten içe böyle içimde bir suçluluk, böyle bir korku da oldu uzun yıllarda.
Acaba ailemi terk etmiş gibi miyim?
Kendim olmak için nelerden fedakarlık yapmam gerekiyor?
Annemi yılda sadece bir kere görüyorum ve bu çok az.
Yani bir ömre yaydığınızda bunu gerçekten...
biricik annenizle geçireceğiniz vakit çok çok az olduğu için böyle içimde bir cız etkisi yapabiliyor.
Ama dediğim gibi farklı kültürlerle karşılaştığım için biraz da kendimi tanımak ve bulmak yolculuğumda yani en iyi versiyonum yolculuğunda bu kıyaslamalar bana çok yardımcı oldu.
Özellikle Amerika aile bağlarıyla Türkiye'deki aile bağlarını kıyaslamak benim için hayat değiştirici bir etki yarattı.
Çünkü işte evet Amerikan tarzı iyidir ya da Türkiye kötüdür gibi bir şeyle gelmeyeceğim karşınıza.
İki tarafında gerçekten çok böyle artıları ve eksileri var.
Bizim Türk kültüründeki anne çok sıcacık.
Yani sizi koruyan, kollayan, o sıcaklığı hissettiren, bilmiyorum ya çok tatlı bir yapısı var.
Biz böyle anneyle çok arkadaş gibi de olabiliriz ama anne annedir bizde.
Orada bir matriarki vardır bence.
Yani sözü de geçer. Latin anneleri de böyle bence bu arada.
Yani annene güvenebilirsin, annene sırtını yaslayabilirsin.
Canavardırlar bence, fedakardırlar, çalışkandırlar.
Biraz fedakardan abartıldığı taraflar var.
Evet, burasını hepimiz biliyoruz.
Amerika tarzındaki annelere, kendi kayınvalidem için söylemiyorum sadece, biraz daha onlar da kendi bireyselliğine düşkün olduğu için ben o sıcaklığı göremiyorum genel olarak.
Yani bu iyidir, kötüdür demiyorum.
Kişinin kendi tercihine bağlı bir şey kesinlikle.
Ama o sıcaklığı bildiğim için muhtemelen ben anneyle olan o sıcaklığı seviyorum.
Eğer bir gün anne olmak nasip olursa, hem bilmiyorum o konuyu, ben de muhtemelen Türkiye'dekine benzer bir anne olmak isterim.
Yani çocuğuyla daha derin bağlar kurabilen, o sıcaklığı hissettirebilen anne olmak isterim.
Burada yanlış bir şey söylemek istemiyorum çünkü bir de bireyselleşme ve çocuğundan ayrışma gibi şeyler de çok önemli.
Çünkü evet ailenle o çok sıcak ilişkileri kurabilirsin ama ondan ayrışamazsan eğer başta da dediğim gibi belki de kendini hiç tanımadan bu ömrü geçirebilirsin.
O da elbette bizim istemeyeceğimiz bir şey.
Nasıl birisin? Annenle ilişkin nasıl?
Seni, sen yapan şeyler neler?
Sen de anne olmak istiyor musun?
Bu konuda kaygılı mısın?
Bir sürü soru olabilir kafanızda.
Benim de var. Her gün bunları düşünüyorum.
Anne olmalı mıyım, olmamalı mıyım?
Bütün kadınlar anne olması gerekiyor mu?
Olmazsa meğer hayatta kaçırdığım şeyler olabilir mi?
Sadece bu konuya özel bir bölüm yapabilirim.
Çünkü benim gibi bu kaygıları yaşayan çok kadının olduğunu düşünüyorum.
Birçok konuda kaygı geliştirebiliyoruz maalesef.
Ama bazen neye, nasıl? Kaygı duyuyoruz onu da anlamıyoruz.
Bu kaygıları anlamak ve kendi mental durumunuzu test etmek de mümkün.
Evital bunun için kullanabileceğiniz bir dijital sağlık platformu.
Çünkü istediğiniz her yerden beslenme danışmanları ve psikolojik danışmanlara kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Ücretsiz ön görüşmeler yaparak neye ihtiyacınız olduğunu da tartabilirsiniz.
Diploma onaylı sağlık profesyonelleriyle sağlık bakanlığı testçili bir platform ve avantajlı seans paketleri de var.
Ayrıca taksitli ödeme seçeneği de mevcut.
Testleri çözerek kendinizle ilgili bir fikir sahibi olabilirsiniz.
Versiyon 50 kolunu kullanarak ilk seansınızdan %50 indirim kazanabilirsiniz.
Nasıl bir eve doğdunuz bilmiyorum.
Anneniz hala hayattı mı?
Annenizle ilişkiniz nasıldı?
Şu anda nasıl? Annenizi arayabiliyor musunuz?
Sık sık görüşebiliyor musunuz?
Bilmiyorum. Başta anneyle olan ilişki çok önemli derken aslında anneler çok önemli ve kutsaldır gibi bir ifade değil aslında bu.
Çünkü bence bizim büyüdüğümüz toplulukta anneler tabii ki de çok önemli ama çok kutsallaştırıldığı için uzunca bir süre ben hep kendimi suçlu hissederek, eğer annem öfkelendiysem içten içe pişmanlık
duyarak. sanki yanlış bir şey yapmışım gibi duygularla büyüdüm.
Özellikle biliyorsunuz ki ergenlik çağında zaten hormonal olarak bir sürü şeyden geçiyorsun, etkileniyorsun ve annenle kavga ettiğinde hep kendini suçluyorsun.
İşte annenle anlaşamamakta, eğer ona karşı geldiysen, başka şeyden hoşlanıyorsan, başka şeyler yapmak istiyorsan sanki ona karşı bir haksızlıkmış gibi hissettirilebiliyor ya da sen hissediyorsun.
Genelde bir de ayrışmaya başladıysanız eğer bazı anneler buna Duygusal olarak da yaklaşıp sanki siz onu terk etmişsiniz gibi bir algı da olabiliyor.
Böyle şeyler aslında böyle kalbimizde ağırlık yaratan şeyler.
Bizi biz olmaktan biraz böyle uzaklaştıran şeyler.
O yüzden anneyle olan ilişkiyi anlamak çok önemli.
Sizin üzerinize kim yük bindiriyor?
Siz mi bindiriyorsunuz? Annenizin sizden beklentileri neler?
Bu sadece anne değil aslında.
Anne baba diyelim. Ebeveyn ya da bakım veren diyelim.
Çünkü... Sizi yetiştirirlerken bazen sanki kendi yapamadığı şeyleri sizin yapmanızı istiyor gibi olabiliyor.
Ya da biliyorsunuz ki bizim ülkemizde şey çok önemlidir.
İşte altın bilezikler, önemli işlerde çalışmak, devlete girmek gibi.
Çoğumuzun velisi diyeyim, çoğumuzun anası babası bizden böyle devlete girmekle alakalı bir baskı yapmıştır.
Çünkü sanki devlete girersen hayatın kurtulduğu ve hayatın boyunca iş kaygısı yaşamamanla alakalı bir algı olabiliyor.
Bu birincisi jenerasyon farkı.
Çünkü önceden belki de öyleydi.
Devlete girmek çok önemliydi.
İşte şimdi yaşadığımız dönemde artık freelancerlık daha popüler.
9 to 5'den herkes çıkıyor.
Herkes kendi işini kurmaya çalışıyor.
Zaten sosyal medyada iş yapmak artık aldı başını gitti.
Hepimiz influencerız burada tırnak içerisinde.
E bu da bizim velilerimize yine garip geliyor.
Yani sanki siz hiç güvende olmayan şeyler yapıyorsunuz ve hayatınız çok kötü olacakmış gibi.
Bu sadece işle alakalı değil.
Yani partneriniz de olabilir. Yaşamak istediğiniz şehir olabilir.
Tarzınız olabilir. Saç renginiz olabilir.
Birçok şeyde maalesef siz kendiniz olamayabiliyorsunuz ya da mücadele ediyorsunuz.
Burada işte o ayrışma, ayrışırken o suçluluk duygularından çıkmak bence aşırı önemli.
Buna cesaret edebilmek diyeceğim.
Çünkü ben çok hassas bir insanım.
Annemi üzmek hiç istemiyorum ve onun hayatının kolay olmadığını biliyorum.
Bu nedenle kendi hayatımla ilgili aldığım birçok kararda annemi nasıl memnun edebilirim ya da onun hayatını nasıl kolaylaştırabilirim gibi endişelerim de vardı.
Bu bu arada sadece olumsuz bir yerden değil.
Anne çocuk ilişkisinde aynalama gelişiyor ilk başta.
Zaten siz annenizi izleyerek, annenize model alarak büyüyorsunuz.
Genel olarak da bir fedakar anne modeli varsa karşınızda aslında siz de bunu otomatik olarak işleyebiliyorsunuz kendinizde.
Önemli olan bunu fark etmek, kararlarınızı neye göre aldığınızı bulmak.
Çünkü sizin işinize sinmeyen bir şey yaptığınızda sadece...
birisini memnun etmek için altını çizerek söyleyelim.
yaptığınızda içten içem kendinize kızıyorsunuz hem de karşınızdaki insana kızıyorsunuz.
Ve dediğim gibi öfke ya da anneye öfke bizim ülkemizde çok kabul edilebilen duygular olmadığı için böyle alttan altı suçluluk da hissediyoruz.
Onun altında eziliyoruz bence.
Çok dramatik yerden anlatmıyorum bu arada.
Yani ben bu konuya çok uzun yıllar önem verip üzerine çalıştığım için çok uzun süre terapide annemle alakalı konular konuşurken ağlıyordum.
Yani sanki ben kötü bir şey yapmışım, kötü çocukmuşum, anneme karşı suçluluk hissetmişim gibi.
Burada Bence en iyileştirici şey annenizi affetmek ve annenizin elinden gelenin en iyisini yaptığını bilmek.
Çünkü onların da hayattaki ilk deneyimleri yani birkaç kere dünyaya gelmiş olsalardı farklı bir şey konuşabilirdik.
Ama burada biraz da şeyden bahsetmek istiyorum işte.
Anne ve onun karakteri ve sizin üzerinizdeki etkisi, bizim o koruyuculuğumuz, kollayıcılığımız.
Hani Anadolu kadınından o yüzden aslında övünerek bahsediyorum.
Kendimi de biraz benzer buluyorum.
Bir şey vardır Anadolu kadının da.
Hem narindir hem de canavardır bence.
Hem kırılgandır, şefkatlidir, böyle sıcaktır.
Hem de yeri geldi mi tırnaklarını çıkartır, parçalar yani.
Hani bunu kendi gözlemlerimle de gördüm.
Çok güzel bir güven alanı veriyor bence bu.
Biraz da şeyin örneğini vermek istiyorum ya.
Bana komik geliyor bu. Hani Türk annelerinde biraz şey vardır ya.
İşte yere basma, ıslak saçla dışarı çıkma, ceyranda oturma, eşikten geçme.
Şunu yapma, bunu yapma. Yani o kadar yapmayı etmelerle büyüdük ki böyle...
Ben mesela Zek'e baktım ya da Zek'in annesine baktığımda ben onlara bunu yapıyorum.
Hani yere basmayın, üstünüze bir şey giyin, sokakta işte soğuğa dışarı çıkmayın falan.
Çünkü o kadar korkuyoruz ki böyle ıslak kafadan hasta olmaktan falan.
Kim öğretti ya bunu bizim annelere?
Hani içimde hala var böyle saçımı kurularken işte dibi biraz ıslak kaldıysa böyle dışarı çıkarken şey diyorum.
Şimdi hasta olacağız falan yere basmayalım, atlet giyelim falan.
Ya bu gene işliyor gerçekten.
Tatlı da bir dokusu olduğunu düşünüyorum.
Yani fazla müdahaleci olmadığın sürece biliyorsunuz ki biraz müdahale de geçebiliyor.
Sınırlar da aşılabiliyor bazen bizimki sürümüzde.
Ama dediğim gibi dozunda bırakılırsa tatlı bir tadı da olabilir.
Yani genel olarak bunun anlaşılması gerektiğini düşünüyorum.
Yani kendi annenle ilişkinin nehir akışı deniyor ya buna.
Tersine olmayacak yani.
Sen annene annelik yapmayacaksın.
Annenin hayatını kurtarmaya çalışmayacaksın.
Annene fedakarlık yapmayacaksın.
Senin bu dünyadaki görevin ve annene yapabileceğin en güzel şey...
şey sen olmak. Yani sen bu dünyaya sen olarak gönderildin.
Evet bazı testlerimiz var hayatta.
Hepimiz testlerden geçiyoruz.
Kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, çevremiz, ailemiz, yaptığımız işler, tanıştığımız insanlar hepimiz bir şeye hizmet ediyor.
Bir amacı var. Tesadüflere ben de inanmıyorum ve bundan çok hoşlanıyorum.
Yani bir şeyin bana yeni bir şey getirdiğini, yeni bir şeye kattığı hissinden çok hoşlanıyorum.
En iyi versiyonumuz diyoruz zaten.
O yüzden hani bütün bunların anlamı var.
Senin sen olman lazım.
Senin öyle bir anneyle olman lazım.
Anneler gününde de bunu hissetmek lazım belki de.
Kırgınlıklarınız varsa, anlaşılmadığınızı düşünüyorsanız, öfkeniz varsa bunlar çok doğal, çok normal.
Buradaki ilişkide mesafe koyabilirsiniz yani sınır koyabilirsiniz.
Belirli oranda kendinizi koruyabilirsiniz.
Eğer dediğim gibi benim kadar hassassanız bu arada eminim çok zor yani bunlar kolay değil.
Çünkü mesela annem aradığında uygunsam ama konuşmak istemiyorsam ve açmıyorsam kendimi çok kötü hissediyorum.
Önceden şey zannediyordum sanki telefonu cevap vermezsem kötü haber alacakmışım ve cezalandırılacakmışım gibi.
Ya düşünün ben bu yollardan geçtim yani.
Her şey aşırı aşırı kaygılanıyordum bence.
O yüzden biraz sınır koymak, kendinizi korumak, dünyanın sizin parmaklarınızın ucunda olmadığını bilmek burada zaten yardımcı olur size.
Bu şekilde ve bölüm bitirirken şunları sormak isterim size.
Sizce siz annenizden neler aldınız?
Neler almak istemediniz?
Neleri bırakmak istersiniz?
Sizin bugünkü oluşma halinizde anneniz ne kadar önemli?
Ben bazen annemle şeyin şakasını çok yapıyorum.
Böyle facetime yaparken ikimizin de eli kafasında falan.
Anne diyorum ya çok benziyor zaten tipimizle benziyor.
Ama bazen böyle yatağa yatıyorum annemi görüyorum kendimde falan.
Bir de şöyle bir gerçek vardır birçok kadında.
Annenizin beğenmediğiniz bütün huyları alırsınız.
Yaşınız ilerledikçe anneniz gibi olursunuz.
Bu var ya hayatın yaptığı komik bir şaka bence.
Çünkü hani küçükken o kavga ettiğin, hele hele yaptığın bütün şeyler şu anda senin olduğun şeyler.
Bazen çok sinir oluyorum. Neden diyorum içimden annem çıkıyor yani.
Ama işte yani birazcık doğal diyeyim.
Ama hepsinin de aynı olmasını istemiyorum.
Ben ben olmak istiyorum yani özetle.
Böyle bir bölüm olsun istedim.
Sorularıma kendiniz de cevap verebilirsiniz.
Ama bana da yanıtlamak isterseniz çok mutlu olurum.
Zaten Instagram'dan bol bol konuşuyoruz.
Ayrıca Spotify'dan en iyi versiyon hesabını takip etmeyi de unutmayın.
Haftaya yeni bölümle görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
