
Yeni bölümde anneler ve kızları üzerine odaklanıyoruz. Anne ile erken yaşta kurulan bağdan, ergenlik çağında oluşan çatışmalardan ve yetişkinlikteki ilişkiden bahsediyoruz.
*****
Hiwell platformunu denemek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz:
https://hiwell.app/nurtac-turkeli
Ayrıca, %10 indirim kodumuz olan "10nurtac"ı kullanarak bu avantajdan faydalanabilirsiniz.
******
Sorularınızı ve yorumlarınızı Instagram üzerinden veya e-mail olarak iletebilirsiniz.
Her Pazartesi sabah 7’de yeni bölümü dinlemek için, podcast hesabını takip etmeyi unutmayın.
******
Instagram: @nurtacturkeli
Email: info.nurtacturkeli@gmail.com
Transkript
Bugünkü konum benim için çok önemli, çok şey ifade eden ve çok yüksek ihtimalle bu bölümle sadece yüzeysel olarak üstünden dokunabildiğim bir konu olacak.
Yani muhtemelen belki de bunu seri gibi de yapabiliriz.
Anne-kız ilişkisini konuşmak istiyorum.
Spiritüel anlamda da birazcık değinmek istiyorum.
Çünkü benim hayatımda anne-kız ilişkisi çok şey ifade ediyor.
Benim için çok değerli. Çatışmalar olmadı mı çok fazla oldu.
Kimlik arayışlarında, kendimi bulma çabamda.
ergenliğimde, ergenlikten sonra ve yurt dışına çıktıktan sonraki dönem gibi annemle olan ilişkimi kategorilere bölebiliyorum kendi açımdan.
Çünkü geriye dönüp baktığımda özellikle ergenlik döneminde ve sonrasında çok daha çatışmalı fakat içten içe...
Huzursuz olduğum, pişmanlık duyduğum bir ilişki yapım vardı.
Yaş ilerledikçe biraz daha şefkatin, sevginin arttığı, anlayışın arttığı bir sürece geçtim.
Bunlar kolay olmadı elbette.
O yüzden ben neler yaptım, anne kız ilişkisi ne demek bu bölümde onları birazcık değineceğiz.
Başlamadan önce bölümümüzün sponsoru Hayvel'e öncelikle teşekkür ediyorum.
Biliyorsunuz bir süredir Hayvel'le beraber hem çalışıyorum hem de kendi terapimi Hayvel üzerinden alıyorum.
Online olması itibariyle kendi programıma göre istediğim yerden...
rahatlıkla kendi ana dilimde terapime katılabildiğim için benim çok severek ve içime sinerek kullandığım bir platform.
Kendinizi tanıma yolculuğunuzda ve çok yüksek ihtimalle şu an başa çıkamadığınız sorunlarda profesyonel destek almak, dışarıdaki destek sisteminizi geliştirmek kendinize yapacağınız en büyük yatırımlardan
bir tanesi. Yatırım diyorum çünkü buna zaman ve enerji ayırmak, buna ayrıca bütçe ayırmak belki ilk başta ihtiyacınızın olmadığı bir şey gibi hissettirebilir ama yapmaya...
başladıktan sonra kendinizdeki değişimleri de an bir an hem gözlemliyorsunuz hem de hayatınızdaki bir sonraki evreye biraz daha kontrollü olarak da geçiyorsunuz.
Biliyorsunuz ki biraz daha bilinciniz artıyor.
Kendinizi daha iyi anlamaya başlıyorsunuz ve kararlarınızı buna göre alabiliyorsunuz.
HiVal platformunda terapistinizle 15 dakika ücretsiz ön görüşme yaparak tanışabiliyorsunuz.
Platformu incelediğinizde eğer ki terapistinizi değiştirmek isterseniz orada çok kolaylıkla bulabileceğiniz bir buton var.
Oradan yine bir başka bir terapiste bakabiliyorsunuz.
Onların özgeçmişini, çalıştığı alanları gördüğünüz için sizin sorunlarınıza yakın olup olmadığını da aslında öncesinden kestirebiliyorsunuz.
Seans ücretleri içinde her bütçeye göre bir paket hazırlanmış.
Ama ayrıca 10 nur taş kolunu kullandığınızda ekstradan %10 indirimden de faydalanabiliyorsunuz.
Daha fazla detay için açıklamalarda linki bulabilirsiniz.
Anne kız ilişkisi özellikle bizim gibi.
toplumlarda. Çok değerli ve çok tatlı, lezzeti başka olan bir ilişki biçimi bence.
İçerisinde çok özel ve duygusal bir bağ barındırıyor.
Duygusal bağınızı ve desteğinizi birebir alabildiğiniz, yeni şeyler öğrendiğiniz ve hatta rol modeliniz, kendinize olan güveninizin geliştirildiği, o desteğin sağlandığı yer.
Aynı zamanda bu toplumsal becerilerin, ilişkilerin size aktarıldığı, kültürün aktarıldığı da bir ilişki biçimi.
Bu tanımlamalara baktığımızda anne rolünü tam anlayabilmek ve muhtemelen içselleştirebilmek de burada çok önemli bir rol oynuyor.
Eğer ki anne ve kız rolleri üzerinde kafa karışıklığı yaşıyorsanız muhtemelen sizin ilişkinizde roller tersine döndüyse umuyorum ki bu bölümde biraz daha farkındalık da katmış
olursunuz. Çünkü bizim toplumumuz, bizim yapı taşımız biraz fazla vermeye, fedakarlığa, kendinden ödün vermeye ve bunu fark etmeden yüklenmeye müsait.
Bunun olumsuz tarafı bazen suçlamalar olabiliyor.
Kurban psikolojisi olabiliyor.
Kronik mutsuzluk sendromu diye bir şey varmış mesela ben bunu bilmiyordum.
O yüzden o anneyle olan ilişkinizi ve annenin size ne ifade ettiğini sizin hayatınızda annenizin nerede durduğunu bu bölümü dinlerken belki bir durdurup Sizin de düşünmenizi
isterim hani bölümün derinlerine girmeden.
Çünkü daha öncesinde aslında bu konuyla alakalı benzer bir bölüm çekmiştim.
Ama o şu anda yok oldu.
Hatta tekrardan dediğim gibi bu anneyle alakalı bölümlere devam etmeyi çok istiyorum.
Çünkü benim hassas noktam.
Annemle olan ilişkimi uzunca bir süre tam anlayamadım, tarif edemedim, oturtamadım.
Biraz o ergenlikte başlayan çatışmayla onu devam ettirdiğim bir süreçteydim.
Çünkü içinden nasıl çıkacağımı bilemiyordum.
Gurur ve inat. ile baş etmeye çalışıyordum.
Çünkü ergenlikte kız çocuğu olarak aslında siz kendinize yeni bir kimlik yaratmaya çalışıyorsunuz.
Bağımsız olmak istiyorsunuz.
Hayatta yaşadığınız tecrübeleri çok yüksek ihtimalle siz deneyimleyerek kazanmak istiyorsunuz.
Hani hep şey derler ya bir musibet bir nasihattan iyidir diye.
Aslında siz birazcık kötü gibi görünse de o musibetle karşılaşmak hayattaki tecrübelerinizin size ait olmasını istiyor olabilirsiniz.
Fakat yine bizim gibi topluluklarda Bu anne ya da baba fark etmez aslında.
Biraz daha korumacı içgüdüyle yaklaştıkları için ve maalesef çoğunlukla kontrol üzerinden iletişim sağlanılmaya çalışıldığı için sağlanılmak diyorum.
Çünkü onun bir iletişim şekli olduğunu, sağlıklı bir iletişim şekli olduğunu düşünmüyorum açıkçası.
Normalde siz doğar doğmaz annenizle kurduğunuz ilk ilişki biçimi sevgi.
güven ve bağlanmak üzerinden oluşuyor.
Orada annenizin ilk rolleri biraz daha fiziksel gibi görünebiliyor.
Yani size bakım vermek, sizi beslemek, sağlığınızı kontrol etmek, herhangi bir sorun varsa onunla baş edebilmek gibi ilk adımları buradan başlatıp Oradan yine bir güvenli bağlanma şekline göre
anneyle bağ kurmaya başlıyorsunuz.
Bu süreçte tabii ki de siz büyüyorsunuz.
Bir şeyleri öğrenmeye başlıyorsunuz.
Eğitim hayatınız başlıyor.
Orada da yine annenin size olan katkısı, desteği, yanınızda nasıl hissettirdiği, disiplini ve sınırları verip veremediği, onları sağlıklı bir şekilde koruyabilmeyi yine aktarıp aktaramadığıyla
alakalı bir sürece girmiş oluyorsunuz.
Tabii burada anne rol modeli de çok önemli.
demiştik. Birazcık şey de olabiliyor bazen.
Anne kendisinde olmayan alışkanlıklarını çocuğa aktarmak istediği için, o zorunluluğu hissettiği için belki de bazen.
Sadece sözle ithamda bulunabiliyor.
Sadece sözle tetkik ediyor oluyor.
O yüzden zaten orada bir çok yüksek ihtimalle güven bağının ufaktan kırılmaya başladığı da bir süreç oluyor.
Çünkü anneniz yapmıyor sizin yapmanızı istediği şeyi.
Siz o modeli görmüyorsunuz çevrenizde ve de onu siz yapmak istemiyor oluyorsunuz.
Oradan sonra zaten bir çatışma O yüzden çok yüksek ihtimalle belki annenizle olan ilişkinizde benzer bir temel varsa şu anda zorlanmanızın sebebi yine o olabilir.
Benim kendi annem ile olan ilişkimde babamın vefatına kadar bir ilişki biçimim var.
Bu arada bu babamın vefatından çok bahsettiğimden yakınan bir kitle var.
Özür diliyorum ama gerçekten bunu bahsetmeden hayat hikayemi anlatamıyorum.
Çünkü benim için önemli noktada olan bir mevzu.
Annemle olan ilişkimi de buradan sonra daha rahat şekillendirebildiğim için ya da değerlendirebildiğim için orayı milat olarak kullanmak durumunda kalıyorum.
Yani babamın vefatına kadar anne biraz daha anne rolünde benim için.
evin bakımını sağlayan, bizim bakımımızı sağlayan, yemeği eksik etmeyen, pazara gidip bizimle beraber tıntıntın alışverişini yapan, evde neşesiyle, coşkusuyla, ödevlerimiz olduğunda başımızda oturup,
saatlerce bizimle uğraşmasıyla, banyomuzu yaptırmasıyla, her şeyle yani yanımızda olan ve yanımızda hissettiren bir anne.
Yanımızda diyorum çünkü dört çocuğuz biz.
Bu arada yani dört çocuğa bakmak muhtemelen hiç kolay değildi.
O yüzden tabii ki de bu bir anne olarak çocuğun fiziksel...
ihtiyaçlarını karşılamanın yanında ona duygusal olarak da ekstra ilgi verebilmek, ona zaman ayırabilmek, onun bütün duygusal ihtiyaçlarını da yanında olabilmek normal şartlarda 4 çocuk annesi için tahminimce
zordu. O yüzden bir de bu kardeş mevzularıyla alakalı ayrı bir bölümde çekmek istiyorum aslına bakarsanız.
Çünkü orada organik oluşan bir travma durumu olabiliyor.
Bazen ebeveyn elinden geleni yapsa dahi çocuk üzerinde bir travmatik cevap verebildiği bir olay yaşıyor olabiliyor ya da o şekilde bir karakter gelişimine girebiliyor.
Kendi hayat hikayemdeki anne kız ilişkisinin erken dönemini o yüzden biraz daha vurgu yapmak istedim.
Çünkü normal şartlarda Türkiye'deki birçok anne hatta bu konuları iyi becerebilen annelerden, çocuğun özellikle fiziksel ihtiyaçlarını, okulla ilgili ihtiyaçlarını her daim yanında olduğunu hissettirmesiyle beraber benim
çok da sevdiğim bir anne modeli aslında.
Özellikle yurt dışında da çok yaşadığım için hem Çin'de hem Amerika'da karşılaştırma yaptığımda Türkiye'deki anne modelini hem çok sevdiğim Benim istediğim için kendimde de benzer özellikleri yakalıyorum aslına bakarsanız.
Arkadaşlarıma dahi bir de yengeç burcuyum zaten.
Anne yaklaşımı ile şefkat ile yaklaşabiliyorum ya da onlarla ilgilenmem üzerine.
Tabi bu ayrı bir konu.
Benim annemle olan ikinci evrede daha çok zorlandığım tarafı şöyle oldu.
Zaten ergenlik döneminde babamı kaybettiğim için kendimi tanıma evrem.
Bir şeyleri keşfetmek istiyorum.
Hormonel değişikliğe girmişim.
Yani istemesem de asi oluyorum.
Gerçi hep asiydim ama.
Yani ayrı bir karakter gelişimindeyim.
Aynı zamanda bir baba kaybı yaşıyorum.
Kendi dünyamda muhtemelen çok fazla şeyle cebelleşirken aynı zamanda ailenin diğer bireyleri de kendi süreçlerini yaşadıkları için ve aynı ev...
Evde yaşayan aile bireylerinin sağlıklı ilişki kuramadıklarından dolayı bir de üstüne öfke kontrolü problemiyle beraber aslında ilişkilerde sallantılar başladı.
Kardeş ilişkilerinde de anne çocuk ilişkisinde de.
Orada biraz daha isyan ve karşı olma, çatışma, kavga.
Çünkü çocuk orada kendince bir şeyi çözümlemeye çalışıyor ve çözümleme dilini bilmiyor, yöntemini bilmiyor.
Aynı zamanda annem o dönemi...
desteksiz geçirdiği için maddi ve manevi olarak kendi içerisinde çok zorlandığı bir süreçte ve o süreci biraz daha duygusal ağırlık olarak bize yansıtıyor.
Yani kendi dünyasından baktığında aslında annem bizi kontrol etmek istiyor.
Bizim onun direktiflerine uymamızı istiyor.
Uymadığımızda çatışma büyüyor.
Çocuk kendi içerisinde ayrı bir isyan bayrağında.
O yüzden çocuk yani kendi adıma söyleyeyim daha çok.
Diğer kardeşlerim için değil. Ben de orada kendi adıma başka bir savaşım halindeyim.
Annemin acısını anlayamıyorum.
Anlamak istemiyorum. Ve annemin yaşadığı zorluğu anlayamıyorum.
Benim için dünyam sonuçta ergen çocuğum.
Hala para istiyorum. Alınmak istediğim şeyleri almak istiyorum.
Kendimi güzel hissetmek istiyorum.
Ev işleri falan yapmak istemiyorum mesela.
Yani biliyorsunuz Türkiye'de biraz da o baskı da vardır.
Kız çocuk. Diğer kardeşlerine bakma yükümlülüğü de verilir bazen hatta.
Sonrasında bu lise çağımdı zaten.
Liseden sonra üniversiteye kazanıp başka bir şehre gidiyorum.
Oradan sonra aslında ben aileden ayrışmaya başlıyorum.
Burada fiziksel olarak ayrışmış olsam dahi duygusal olarak aslında ayrışmam çok uzun yıllar aldı hala daha.
Tam olarak istediğim seviyede olduğumu söyleyemeyeceğim.
Fakat bir yerden sonra anneyi anlayabilmek, ona karşı şefkat geliştirmek.
Çünkü ben büyüdükçe, benim hayat şeklim, standartlarım, çevremdeki insanlar değiştikçe, algılarım değiştikçe, öğrendiğim şeyler geliştikçe anneme karşı da biraz daha anlayışım arttı.
Onun yaşadığı zorlukları.
Burada şunu söylemek istemiyorum bu arada.
O ne yaptıysa castife edin.
Her şeyde hakkı vardı da değil.
Buradan sonra benim için çok değerli olan bir şey iletişime geçtim annemle.
Yani benim ne hissettiğimi, onun ne hissettiğimi.
hissettiğini benim için annenin nerede olduğunu da söylemek istedim.
Spirtüellikle de şöyle bunu eklemek istiyorum.
Yine ben daha öncesinde R2 çalışırken bunu kendi R2 Master'ımla da görüşüyordum.
Annemle nehrin akışında bir sıkıntı yaşıyorum.
Nehrin akışı ne demek? Anneanneniz anneannenizden sonra anneniz annenizden sonra siz.
Yani ablanız da var bu arada.
Kadın enerji geçişinde nehrin aktığı yönü düşünün.
Ben nehri... tersi yönde akıtmaya çalışıyordum.
Yani gereğinden fazla şefkat göstermeye kalkıştığınızda rol karmaşası da yaşayabiliyorsunuz.
Ve burası çok fazla önemli olan bir yer.
Çünkü bireylerin, özellikle aile içindeki bireylerin kendi rollerini ve rollerin gerektirdiği sorumlulukları bilmesi ve bunları üstlenebilmesi ve mümkün mertebe yerine getirilmesi çok değerli, çok önemli.
Dengeyi koruyabilen bir çember aslında.
Zaten o baba gittikten sonra aile dengeleri ila ki bozuluyor.
Ve o bozulma içerisinde siz yeni roller üstlenmeye kalkışabiliyorsunuz.
Gereğinden fazla fedakarlık gösterebiliyorsunuz.
Ve bir yerden sonra kendinizi arka plana atıyorsunuz.
Ki bu günümüz dünyasında muhtemelen herkesin bir nebze kendinin içinde bulduğu bir durum.
Fazlasıyla fedakarlık yapmak, elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışmak ve hatta çoğunlukla suçluluk hissi.
Yani siz diyelim ki başka bir şehirde yaşıyorsunuz ve iyi şartlarda yaşıyorsunuz.
Benim örneğimde şöyle söyleyelim.
Benim ailemin evinde soba vardı.
Ben kaloriferli yurtta kaldığım için ondan dahi suçluluk hissedebiliyordum.
Yani kendi içinde bulunduğum koşulların tam olarak tadını çıkaramıyordum.
Bu da oturup düşündüğüm bir şey değil.
Bunlar her zaman arka planda işleyen şeyler.
Buna da cevap olarak şöyle yeni sorumluluklar ekliyor oluyorsunuz kendinize.
Ben çok çalışmalıyım, çok çalışıp para kazanmalıyım.
destek olmalıyım, ailemi de kurtarmalıyım, aileme de bu güzel şartları sağlamalıyım gibi işte orada dengenin bozulduğu, rollerin karıştığı ve gereğinden fazla yapmaya başladığınız bir döneme girmiş oluyorsunuz.
Bunun farkına varmazsanız da maalesef çok uzun bir süre kendinizden alıyor oluyorsunuz.
Çünkü çocuk olarak aslında sizin üzerinize düşen görev Kendinize odaklanmak, kendi gelişiminize odaklanmak, kendi istediğiniz hayata odaklanabilmek.
Bu tabii ki de şu anki koşullarda herkesin rahatlıkla yapabildiği bir şey değil.
Ama bu yüzden o anneyle olan iletişim, babayla olan iletişim burada çok kritik bir yer olabiliyor.
Sizin kendi hislerinizi, kendi hayatınızda neler beklediğinizi açıkça anlattıktan sonra annenizden anlayış ve empati beklemek.
Keza sizin de aynı şekilde annenize karşı anlayış göstermeniz, empati göstermeniz.
Burada şeyin o yüzden vurgusunu yapıyorum.
Fazla castife etmek de gerekmiyor.
Yani fazla anlayış göstermeniz de gerekmiyor anneniz için.
Ama onun da başına bunlar gelmişti ama onun da başına şunlar gelmişti gibi.
Tabii ki de zor ama orada belki de anneniz kurban psikolojisine girip onun içinde bulunduğu durumun koşulların sorumluluğunu almadan sizin üzerinize yüklemeye de devam ediyor olabilir.
O yüzden açıkça iletişim kurup annenize de bunu hatırlatıp anneciğim anne olan sensin.
Anne rolünde olan sensin.
Benim elimden bu kadar geliyor ve ben bu kadarını kaldırabiliyorum gibi onu bir şekilde ifade edebiliyor olmanız gerekiyor.
Sonrasında aslında bakarsanız bu tam temel ilişkinin temeli yani.
Onu bu şekilde kurduktan sonra üzerine neler eklenebilir?
Beraber hobi geliştirme olabilir.
Mesela benim aile dizilimimde diyeceğim.
Anaannem normalde kıyafet diken kadın.
Sonra anneme geçiyor bu.
Annemden de bana geçmesini istiyorum şu anda.
Annemin daha kendisi 21 yaşındayken yaptığı gömleği ben...
Ben bugün giyiyorum. O dikişiyle, düğmesiyle, tarzıyla hepsi anneme ait olan şeyi ben bugün hala giyebiliyorum.
O yüzden tabii kumaşların kalitesi değişti ayrı bir mevzu ama aynı şeyi kendi...
jenerasyonumda akıtmak isterim.
Olacaksa tabii ayrı bir mevzu ama en azından onlardan gelen enerji akışını sahiplenmek, kabul etmek ve onu çoğaltmak da isterim.
Ayrıca mümkün mertebe annemi gezdirmekten çok keyif alırım bu arada.
Onu tatile çıkarmaktan çok keyif alırım.
Onunla bir şeyler yapmaktan çok keyif alırım.
Mesela geçen yıl annemi Zek'le beraber Trabzon'a götürdük.
Trabzon'un benim annemdeki manevi değeri kendi babası yani benim dedem Normalde Trabzon'da doğuyor ama yetim kalıyor, öksüz kalıyor hatta annesi babası ölüyor.
Sonra hatta soy ismini vermişler dedeme tek can diye.
Kendi kendine Zonguldak'a kadar göçüyor yani hayat boyunca bir şekilde.
Bir oraya gidip bir buraya gidip.
Zonguldak'ta da anneannemle evlenip işte annem ve dayım doğuyor.
Fakat dedem ölmeden önce anneme hep şey dermiş.
Bir gün sizi Akçaabat'a götüreceğim.
Bir gün sizi Akçaabat'a götüreceğim.
Doğduğum yere götüreceğim diye.
Bu geçen yıl bana nasip oldu.
Zek'le beraber. Annemi Akçaabat'a götürdük ve orada ağladı.
sanki böyle dedemi tanıyabilecek insanları bulabilecekmiş gibi hissetti.
Bunun onun için ve benim için manevi değeri çok yüksek tabii ki de.
Kendi adıma o bağı kuvvetlendirmek için neler yapabileceğimi düşünüyorum, teklif ediyorum.
Mümkünse eğer yapabiliyorum.
Bazen bu tarz şeyleri yapmaya gücümüz de yetmeyebilir maddi olarak, manevi olarak.
Bazen annenizle çatışmalarınız yüksekse, sertse yanında durmakta da zorlanıyor olabilirsiniz.
Sonuçta çatışmalar olağan olması gereken yani bazen partnerimizle bile oluyor.
Anneye karşı muhtemelen içten içe bir öfke besliyorsanız hala, içinizde biriken şeyler varsa kendi tavsiyem artık bunu kabul etmek.
Geçmişi geçmişte bırakmak.
Hatta bunu da annenize açıkça söyleyebilmek.
Anneciğim benim sana bir öfkem vardı ama ben artık affediyorum.
Bundan geçiyorum. O günler geçmişte kaldı.
Sen de bilmeden bu hataları yaptın.
Ben de bilmeden bu şekilde hatalı cevap verdim gibi.
O ilişkiyi de kuvvetlendirmek adına.
Çünkü sonuçta genç olan sizsiniz.
Bakın bu podcast'a geldiyseniz o ilişkiyi kuvvetlendirmek isteyen sizsiniz.
Belki anne de olabilirsiniz bu arada ama sonuçta o ilişkiyi kuvvetlendirmek adına bir şeyler yapmak istiyorsunuz.
isteyen kişi şu an sizsiniz.
O yüzden neler yapabileceğinizi bulup artık geçmişe geçmişte bırakmak.
kabul etmek, affetmek ve yenilerini inşa etmeye yönelmek, yeni anılar biriktirmek, o diyaloğu artırmak, övgüler yapmak.
Yani ben annemi övmeyi çok seviyorum.
Annemi annemi övüyorum. Ya da bazen şakayla şey diyorum, benim annem çok dinler bir insan.
Şey diyorum, anneciğim senden dua siparişi almaya geldim.
Şunları şunları sipariş verecektim.
Yani espriyle annemin duasının üzerinde olduğunun, benim için çok değerli olduğunu, zaten bunu açıkça da söylüyorum ama ayrıca da ifade ediyorum, şakayla da ifade ediyorum.
güldürmekten çok keyif alıyorum.
Zaten çocuk olup annesini güldürmeyen yoktur tahminimce.
Kaç yaşında olursanız olun. Yani onları güldürmek için yapmadığınız şebeklik kalmıyor bazen.
Ben keza Zeki'nin annesine bile yapıyorum bunu.
Hayatta en sevdiğim şey galiba ya bir anneyi güldürebilmek, anneyle flörtleşmek hani onu bir şekilde mutlu edebilmek çok keyif aldım.
Beni de çok mutlu eden bir şey.
Annelere değer veriyorum gerçekten.
Orada belki sizin küçükken görmediğinizi düşündüğünüz sevgiyi ve şefkati sizin ona gösterip biraz daha bunu ifade edebilmek ve artık bundan sonra neler yapılabilir?
Sonuçta maalesef eğer sıralı olacaksa bir gün dünyadan gidecekler.
Zamanımız sınırlı.
O yüzden elimizden gelen ne varsa onu yapabilmek, odaklanabilmek, kendi gelişimimize odaklanabilmek bu yüzden çok değerli.
Bir yerde takılıp kaldıysak, travmalarımıza sıkıştıysak bir sonraki adıma geçmemiz de aynı şekilde zor oluyor.
Bize düşen... görev bunları teker teker halledebilmek.
Bazen şey düşünüyorum hatta yani bu travmaların olmasının sebebi bu ruhun gelişimine katkısı.
Siz o gelişime devam ettikçe yaşadığınız süre boyunca ruhunuzun gelişimini de hissediyor olacaksınız.
Yani biraz Nirvana gibi de diyebiliriz.
Sonuçta ruhunuzun test edildiği yerler sizin gelişmeniz gereken ona mesai harcamanız gereken yerler.
Diyorum ve başta da söylediğim gibi bu konu Sadece bir bölümle bitirebileceğim bir konu değil.
Başka farklı alanlardan da incelemek isterim.
Farklı alanlardan da konuşmak isterim.
Yine de keyif aldığınız bir bölüm olmuştur diye umut ediyorum.
Haftaya pazartesi görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
