
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: nurtacturkeli
Email: info.nurtacturkeli@gmail.com
Transkript
Sevgili dinleyiciler, En İyi Versiyon'un podcastine hoş geldiniz.
Ben Nurtaç. Ay beni hiç tanımayan birisi böyle açtığında herhalde...
Ay ben öyle değilim. Şaka yaptım.
Yani şu anda muhtemelen içeride freak out oluyorum ama dışarıya goy goy yapmazsam bu sıralar çok iyi değilim arkadaşlar.
Yani son bir haftadır hay geziyorum.
Yani vücudum muhtemelen daha çok stres altında ama zihnim bir rahat.
Garip şeyler oluyor. Siz şimdi bu bölümü dinlerken benim post-op üçüncü günüm olacak.
Yani ben cuma günü iki gün sonra bir operasyon geçireceğim.
Vücuduma operasyon gerçekleştireceğiz.
Daha önce hayatımda hiç ameliyat olmadım ve birazcık tricky bir ameliyat to be honest.
Bu bölümde size bunları azıcık anlatacağım çünkü çok detay anlatmak belki sıkıcı olabilir ya da gereksiz olabilir.
Belki YouTube'da bu rahatsızlığı, kadın hastalığı çünkü o durumu anlattığım uzun bir bölüm hazırlayabilirim.
Hem bilgilendirmek amaçlı çünkü Türkiye'de bence bunu neredeyse hiç kimse bilmiyor.
Çok çok nadir bilinen bir şey ama hastalık nadir değil.
Hastalığın adı endometriosis.
Her 10 kadından birinde görülen aslında sandığımızdan daha yaygın bir hastalık.
En bilinen ve yaygın semptomu şiddetli adet sancıları.
Bende o yok. O yüzden yıllarca hiç dikkatimi çekmedi.
Ama diğer semptomları aslında varmış fakat üzerine durmuyordum.
Biraz onlardan bahsederim bu bölümde.
Hani bendeki semptomlarından birazcık bahsederim tabii ki de.
Fakat ben bu teşhisi aldığımda Haziran ayıydı.
Ve teşhisi alıp Avrupa'ya gittim.
Gayet gezdim. Hiç üstüne düşmedim.
Bunun böyle ameliyat gerektiren bir kondisyon olduğunu düşünmedim bile.
Ama bir tane arkadaşım bununla alakalı bir ameliyat geçirdiği için beni kendi doktoruna yöneltti.
Normalde Amerika'da bu bayağı yaygın bir şey.
Yani insanların daha bilinçli olduğu, farkında olduğu, birbirlerine anlattığı ya da doktorların da daha farkında olduğu bir şey.
Genel bilgi kadın hastalıklarıyla alakalı maalesef çok fazla araştırma yapılmamış zaten zamanından beri.
Biliyorsunuz ki male dominant bir dünyada yaşadığımız için.
Sağlık konularıyla alakalı araştırmalar özellikle erkekler üzerinden yapılıp kadınlara da verilen ilaçlar olmuş.
Öyle düşünün yani. Biliyorum baya böyle gıcık bir durum ama maalesef gerçekler bu.
Çok fazla araştırma yapılmamış.
Hatta endometriyesin sebebi hala bulunamıyor.
Araştırma çok olmadığı için.
Genetik olabilir, hormonal dengesizlik olabilir, stres tabanlı olabilir.
Who knows? Ama benle de varmış.
Bu aslında... Adet başladıktan sonra gelişen bir hastalık.
Dediğim gibi eğer çok fazla adet sancılarım olsaydı belki daha erken keşfedebilirdim.
Ama maalesef ki belki siz de duymuşsunuzdur çevrenizden.
Birçok kadın dismiss olmuş yani.
Doktorlar çok önemsememişler.
Kadınsın zaten eve git ya da bu çok normal.
Birth control kullan, ağrı kesicileri kullan diye birazcık safsaklanmışlar.
Ya da maalesef ki whiny woman böyle çok şikayet eden mızmız kadın denilmiş.
Kadın olmak zaten başlı başına oldukça komplike bir şey.
Vücudumuz çok daha komplike ve kadın hastalıklarıyla alakalı ya da kadının biyolojisiyle alakalı çok araştırılma yapılmadığı için işte bizim bu semptomlarımız belki hormonal değişiklikler, dengesizlikler dışarıya yansıması sanki biz böyle mızmız
ya da dırdır. gibi görülebiliyoruz.
Bu ayrı bir konu bu arada. Bayağı feminist taraflarımızın yükseldiği bir konu.
Şimdi benim kondişanıma birazcık geçelim.
Ben dediğim gibi Haziran ayında bunu duyduktan sonra buradaki doktor araştırmalarını yaptım.
Türkiye'de gidecektim biliyorsunuz.
Türkiye'yi planımı iptal ettim.
Türkiye'ye gelip orada da doktorlarla görüşebilirdim.
Ama git gel yorulacağıma eminim.
Hem o saat farkı hem sürekli geziyoruz.
Bir de oradaki doktorlarla görüşmek falan filan derken aslında bunu yapmanın bana iyi gelmeyeceğine karar verdim.
Buradaki doktorum Türk.
Yani cerrah Türk olacak.
Bir de ekibi var. Ekibi yabancı.
Manhattan'da bir hastanede saat 11.30'da ameliyatıma gireceğim.
Siz bunu dinlediğinizde umuyorum ben böyle iyileşmenin biraz daha ilerisine geçmiş bir süreçte olacağım.
Daha önce ameliyat hiç olmadım. Biraz böyle...
Algı olarak şey gibi hissediyordum.
Ameliyat daha ileriki yaşlarda olması gereken bir şeymiş gibi.
Ama biliyorsunuz ki hayat sizin için planlar yapıyor.
Demek ki kaderimizde bu da varmış.
Orada hemen böyle bir teslimiyet tarafına yöneldim.
Hemen diyorum ama tabii ki de bu çok kolay olmadı.
Sadece bazen kendi podcastlerimi dinliyorum.
Bu arada ben kendi düşüncelerimi hatırlamak, kendi duygularımı hatırlamak için kendi bölümlerimi dinliyorum.
Bu bana iyi geliyor. Böyle zor durumlara karşılaştığımızda yine geçenlerde anlatmıştım.
Dayanıksızlık şeman bazen yükseliyor.
Sonra kendimi hatırlatmam gerekiyor kendime.
Eski halim işte eskiden zorluklara nasıl başa çıktığımı falan hatırlatmam gerekiyor.
Bu birazcık aslında endometriosis'in semptomuymuş bu arada.
Yani benim için şu an hayatımı acayip böyle wow dedirten şey bu oldu.
Son 2-3 yıldır ben aslında biraz kendimi çok sorguluyordum.
Kendimi çok tanıyamıyordum.
Normalden daha hızlı yoruldum.
Böyle bir şeylere karşı hevesimin düştü.
Genel olarak brain fog deniyor ya böyle, beynimde sislerin oluştuğu bir süreçten geçtim.
Ve bu süreç bana çok normal gelmediği için, kendime benzetemediğim için hayatımdaki her şeyi sorguladım.
Bu sorgulamaların çoğunu sizinle de paylaştım.
Fakat yine muhtemelen yöneltmeyi yanlış yere yaptığım için, çünkü bilmiyordum, bilmemekten kaynaklı, uzun yıllardır da bir çözüm bulamadım.
Şu an ameliyattan en büyük beklentim gerçekten biraz daha böyle eski enerjime, hatta eskisinden daha iyi bir enerjiye kavuşmak.
Çünkü bu kadar çabuk yorulan ya da işten kaçan birisi değilim ben.
Endometriyetsiz vücudunuzda hormonal dengesizlik yaratabiliyor ya da enflamasyon yaratıyor.
Bu da vücudunuza sürekli aslında fight mesajı veriyor.
Yani sürekli bir savaştasın, bir şeyle savaşıyorsun gibi.
Bu arada bu süreçte şunu da çok iyi anladım.
Ayrı zihnin ayrı tepki veriyor bu olaya.
Çünkü zihin olarak gayet anlıyorum.
Mantığımla yaklaşıyorum. İşte Allah'a güveniyorum.
Doktorlarıma güveniyorum. Kendime oradaki halime güveniyorum.
Ama vücudum muhtemelen comfort zone'un dışında olduğu için bir atak hissediyor.
Yani saldırıya uğramış gibi hissediyor.
Vücudum farklı reaksiyon veriyor.
Akupuntura gidiyordum biliyorsunuz.
Oradaki akupunturistler, iki farklı akupunturistim vardı.
Biri şey diyordu zaten yani.
Sen bilekten bakıyor ya böyle nabzına.
Streslisin, yorgunsun diyordu.
Çünkü uykumu da bölüyordu bu arada endometriyetsiz.
Uyku kalitesinin kötü olması seni daha yorgun hissettiriyor.
Ertesi güne çok dinlenmiş uyanmıyorsun.
Biraz daha huysuzsun. Azıcık daha böyle low mood deniyor ya modun düşük.
Ya tüm bunları ben... Kendimle alakalı zannediyordum.
Hayattan keyif almıyor muyum acaba?
İşte New York'a taşınmak hatam oldu acaba?
Gibi sorgulamalar yaşıyordum.
Bu da muhtemelen işte ve umuyorum ki Endometriosis tabanlıydı.
Ben elimden geldiğince birkaç bölüm hazırlamak istiyorum.
Bu iyileşme sürecinde muhtemelen oturup bölüm çekemeyeceğim için.
En azından bir iki haftayı cover etmiş olmak istiyorum.
Özetle ben şu anda böyle bir süreçten geçiyorum.
Ve tabii ki de benim bu en iyi versiyonun bölümlerinde hep bahsettiğim şey.
Birazcık böyle kafayı şey yormayı seviyorum açıkçası.
Ben buradan ne öğreniyorum?
Neden bu benim başıma geldi gibi bir şeyi sorgulamayı seviyorum.
Bazen bunun cevabı çat diye önünüzde olmayabilir.
Ama böyle gut feeling deniyor ya içinizde yüreğinizde hissettiğiniz sesler.
Benim için şu anda diyeyim en azından tam burnumun dibinde olan şey yavaşlayabilmek.
Her şeyin kontrolün bende olmaması, teslimiyet gösterebilmek, biraz böyle o akışa bırakabilmek.
Normalde konuştuğumuz ama olay başına gelince çok da hatırlamadığımız şeyler.
O yüzden şimdi kendime diyorum ki evet kontrol sende değil.
Teslimiyet göstermen gerekiyor.
Vücuduna bırakman gerekiyor.
Vücudunun iyileşmesine izin vermen gerekiyor.
Vücudun senin zannettiğinden daha güçlü diye kendime en azından telkinde bulunuyorum.
Dua ediyorum. Biraz duygusal beslenmem arttı ama kafeini falan acayip azalttım.
Yani vücuduma mümkün mertebe daha iyi davranmaya çalışıyorum.
Yoga yapıyorum vs.
Kendimi bu şekilde zihinsel ve bedensel olarak aslında hazırladım.
Tabii ki de post-op yani ameliyat sonrası ne olacak bilmiyorum.
Ağrılarım ne kadar şiddetli olur onu da bilmiyorum.
Paylaşmamı isterseniz ameliyata hazırlık ya da ameliyat sonrası süreci hem burada hem YouTube'da görmek isterseniz bana da haber verebilirsiniz.
İlginizi çekiyorsa, başınızdan böyle bir şey geçiyorsa, benzer duygular yaşıyorsanız, belki ailenizden birisi ameliyata hazırlanıyorsa.
Sonuçta sağlık konuları hepimizin başına bir şeyler gelebiliyor.
Zorlukla karşılaştığımızda verdiğimiz ilk tepki...
Versus sonra onu rasyonalize etme hali farklı oluyor.
İlk verdiğiniz tepki tabii ki de duygusal olabilir.
Bununla baş edemeyeceğinizi düşünüyor olabilirsiniz.
Daha sonrasında yine şeyleri hatırladınız.
Evet halledebilirim, yapabiliriz.
Biz bunu geçebiliriz, aşabiliriz gibi.
Hem kendiniz hem çevrenizden aldığınız destekte bu süreci hazırlanmış oluyorsunuz.
Çünkü benim şu anda en en büyük destekçim Zek.
Annem gelmek istedi ama İngilizce bilmediği için muhtemelen ben stres olurdum.
Kendimi biliyorum çünkü. Herkesin kendi acısıyla ya da zorluğuyla baş etme yöntemi farklı.
Ben biraz böyle içime çekilmeyi, kabuğuma çekilmeyi seviyorum galiba.
Bir de şöyle bir yaklaşımım var.
Bu çok sağlıklı bir yaklaşım değil bu arada.
Hani okey biz bunu hallederiz gibi zihinsel olarak duygularımı ya da işte bu vücudumu verdiği stresi bastırıyorum bence.
O yüzden hani akupuntüristim vücuduma dokunun da evet streslisin diyor.
Ama şey diyor ben stresli hissetmiyorum ki diyorum.
Tabii ki de korkuyorum bu arada.
Çünkü daha önce ameliyat olmadım.
O kontrolü tamamen bırakmak, anestezi almak işte vücudunuza boru sokuyorlar ya pipe onunla nefes alacaksınız falan.
O detayları biliyor olmak birazcık böyle hee okey hani umarım iyi olur.
Sonra şeyleri hatırlıyorsun teknoloji hani everything is gonna be okay.
You're in good hands falan diye kendime İngilizce konuşuyorum tabii ki.
Lütfen gıcık olmayın yani bazı kalıpları İngilizce konuşmaya alışkın olduğumuz için burada sonuçta hayat arkadaşım yabancı o yüzden ağzımdan kaçıveriyor ama anladınız yani iyi ellerde olacağım Allah'a emanet güzel geçecek yani evet
belki iyileşme sürecinde azıcık şey olabilir böyle hani çünkü.
Böyle kendi içime çekiliyorum ama acayip de şey tatlı canlıyım.
Yani böyle oralarda Allah zekin yardımcısı olsun.
O da kendisi baya hazırlıklı.
Şu anda hatta alışveriş yapıyor bana.
Biraz böyle şeylere ihtiyaç duyuyorum.
Bu size de oluyordur eminim.
Pembe. Pembe şeyler istiyorum hayatımda işte.
İnternetten pembe bir sürü şey sipariş verdik.
Şimdi birkaç eksiğim vardı.
Hepsi pembe ama. Biraz çocuksu ama tatlı.
Yani hiçbir sorun yok bunda.
Böyle pofidik, yumuş yumuş olan şeyler var.
İşte kıyafetler. Pijamalar, çoraplar, rob aldık mesela.
Terlikler falan. Böyle takım takım gezeceğim.
Böyle bir alışveriş de bu arada baş etme yönteminin bir parçası.
Hastaneye giderken falan bir çantam olacak.
Bir gece kalacağız hastanede.
Umuyorum her şey yolunda gidecek.
Instagram'dan belki eğer moduma göre yani eğer o seviyeye geldiysem biraz daha paylaşmış olurum.
Yoksa bundan sonraki bölümü de aslında biraz bunu anlattığım, hazırlandığım bir bölümle...
alakalı çekmek istiyorum. Bu sıra bunları dinleyeceğiz.
Yani komple sağlık hastalık değil merak etmeyin.
Bunu psikolojiyle ya da baş etme yöntemleriyle alakalı kısmından dokunmak istiyorum.
Hem sizin dişinize yarasın istediğim için hem de komple böyle ben ben ben şöyle oldu böyle oldu olayını anlatıp sıkmak istemem sizi de.
Böyle. Teşekkür ediyorum.
Bu bölümü burada bitirelim.
Haftaya yeni bölümle inşallah görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Kısa
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
