
"Acılarımı boğmaya çalıştım; ama pislikler yüzmeyi öğrendiler!"
Karşınızda fiziksel ve duygusal acılarıyla ressam Frida Kahlo. Sesli tiyatromuzda Frida'yı duyacak ve sonrasında uçmayı öğreneceksiniz. Hem de bunu herkes evde sadece iki eşyayla yapabilir. Ayna ve bir havlu yeterli. İşte Frida Kahlo’nun çocukluğundan beri geçmek istediği evren aynanın diğer tarafındaydı. Gelin birlikte aynanın diğer tarafına geçelim. Uçmayı öğrenelim! Yaşasın hayat!
Tüm yorumlarınız çok değerli. Instagram hesabımızdan eleştiri ve önerilerinizi bekliyoruz :) https://www.instagram.com/burayabakarlarpodcast/
Transkript
Türkiye'de ve dünyada Google'da en çok aranan ressam Leonardo da Vinci'den sonra kim dersiniz?
Hatta geride bıraktığı isimler belki bir fikir verir diyeceğim ama şu isimlere bakın.
Picasso, Banksy, Velazquez ve Van Gogh.
Öyle ki 35 milyon dolara bir tablosu satıldı ve Latin Amerika'nın en pahalı tablosu oldu.
Peki kim bu ressam?
Acı ve direncin simgesi, işte Frida Kahlo.
Buraya Bakarlar Podcast'inin 9.
bölümüne hoş geldiniz.
Bu bölümde Frida Kahlo'nun neden bu kadar popüler olduğunu öğreneceğiz.
Bize bir mektubu da var.
Mektupta toplumun dayattığı güzellik baskısından nasıl tuhaf hissettiğini duyacağız.
Peki ya kaşları?
Modaya uymak için mi tek kaşlı oldu?
Yoksa modayı kendi mi yarattı?
Peki Frida'yı duyacaksınız desem hem de acil serviste bir hayat kurtarırken.
Dikkat dikkat.
Hastane bahçesinde bir adet keçi bulunmuştur.
Sahibinin acilen danışmaya başvurması önemli rica olunur.
Ay yazık hayvana.
Kim bilir nasıl korkmuştur.
Alo hayatım.
Ay öyle bir zamanda aradın ki.
Keçi kaybolmuş.
Bizim hastanenin bahçesinde.
Yazık ya. Neyse nöbet bitmek üzere.
Artık takatim kalmadı.
Çocuklar servise bindi mi?
Leonardo'nun beslenmesine elma koydun mu?
Hiç meyve yemiyor.
En son öğretmeni...
Hayatımı kapatmam lazım.
İki saate görüşürüz.
Geldim geldim. Solunum var mı?
Otobüs kazası. Kurtarıcı solunum yapıldı.
Nabızlı VT. Monitörler senkron.
150 Joule. Hazır.
Monitörleri yerleştir.
Şarj. Bekle, bekle, boşalt.
Hadi, hadi.
Şarj. Bekle, bekle, boşalt.
Hadi, hadi.
Hadi kızım, dön aramıza.
Aç kanatlarını. Uç, uç, uç.
İşte bu.
Evet, kaza detayı.
Şu an kime bakıyorum?
18 yaşında. Kalça ve sağ bacağında kırıklar var.
Sol kalçadan giren metal çubuk...
Dur. Bu kız benim lisedeki halime çok benziyor.
Adı ne? Bir saniye bakayım.
Frida... Frida Kahlo?
Nasıl nasıl? Ah tabii ya.
Tek Frida ben miyim?
Neyse. Nöbeti yedik kafa gitti.
Tamponları ıslat ve boşluklara doldur.
Gözlem odasına gidiyorum.
Hocam. Hocam bir de bu kız sizinle aynı gün doğmuş.
Ve bir mektup.
Hem de üzerinde Doktor Frida'ya yazıyor.
Cebinden çıktı. Ne olduğunun farkında değil misin?
Nöbette çok yoruldum.
Hayal görüyorsun. Sızıp kaldın herhalde.
Bu kızın seninle aynı gün doğmuş olması mümkün mü?
O daha 18 yaşında.
Ama her şey gerçek sanki.
Asistan çocuk hala sana bakıyor.
Bir cevap bekliyor.
Neyse, üzme çocuğu.
Hay Allah, ne yazmışım kendime?
Dur bakayım şu mektuba.
Bari komik olsa, azıcık güleriz.
Ben Frida Kahlo.
Uçmak isteyip de uçamayan bir kuş gibiydim.
Bazen çocuk felcini hiç geçirmediğimi ya da otobüs kazasının hiç olmadığını düşünüyorum.
Ama o zaman hiç resim yapamaz ve...
İki Frida tablosunu da göremezdin.
Belki küçükken okulda tüm çocuklar Frida tahta bacak diyemezlerdi.
Buna değer mi?
Ne? Kim yazdı bunu?
Nereden biliyorsunuz?
Eşek şakası artık bu.
Hocalarınıza bunu mu layık görüyorsunuz?
Hocam ne dediğinizi anlamıyorum.
Ne yaptım? Hadi hadi dua et bitiyor nöbetim.
Neyse bir şey olursa haber verirsin.
Şakalarını da kendine sakla.
Alo, hayatım deli olacağım.
Bir asistan şaka yapmış.
Tokatlamamak için zor tuttum kendimi.
Ne oldu hayatım? Sakin ol.
Ay yok yok, nereden bulduysa çocukken bana taktıkları lakabı öğrenmiş.
Güya acilde kaza geçiren kızın çantasından bana yazılan bir mektup çıkmış.
Bir de güya kızın adı da Frida Kahlo.
Ne yazmış? Çocuk felci geçirmediğini, bir de otobüs kazasının olmadığını hayal etmiş.
Frida, çok abartmışsın.
Hatırlamıyor musun biz de öğrenciydik.
Şakalar yapardık hocalara.
Hem bir dakika kızacaksın ama bu senin yıllardır gördüğün rüyaya uymuyor mu hem?
Hani şu otobüs kazasından sonra tap tependeki aynada kendi resimlerini yaptın.
Sonra ressam oldun, ünlü oldun.
Devamında ne yazıyordu yahu?
Bak çok merak ettim.
Bari hatırım için oku.
Sonra birlikte güleriz.
Otobüs kazasını da neresinden uydurduysa?
Kaç yaşındayız senin haberin var mı?
Yok daha neler.
Neyse asistan geliyor.
Özür dileyecek herhalde dur.
Arayacağım kapatıyorum.
Hocam gerçekten çok özür dilerim.
Mektubun benimle hiçbir ilgisi yok.
Yapabileceğim bir şey varsa...
Tamam tamam. Seni de kandırmışlar belli ki.
Ben öğrenciyken daha yaratıcı şakalar yapardık.
Kocam da merak etti.
Ver bakayım şu mektubu ne yazmışlar.
Belki küçükken okulda tüm çocuklar Firda tahta bacak diyemezlerdi.
Buna değer mi? İki Frida içinde değer.
Bu tablo Diego ve tüm yaralarım içindi.
O varken ben tamım.
Seni de diğer tüm Fridalar gibi bulacağımı biliyordum.
Her şey zıtlığıyla var.
Şimdi seninle zıtlıkları birleştireceğiz.
İçimizdeki insanlara ulaşacağız.
Parçalarımızı birleştireceğiz.
Şu kaza geçiren kızı insanların bakmaktan korktuğu bacağımızla kurtarabilirsin Frida.
Hem de mideleri bulanmadan.
Baygınlık geçirmeden bakamadıkları bacağımızla.
Yıllardır niye utançla sakladık?
Hadi tüm parçalarımızı birleştir.
Kahraman ol. Tek büyük bir hikayede birleştir.
Sen, sen şakaya devam ha?
Son kez soruyorum.
Nereden biliyorsun tahta bacağımı?
Al sana tahta bacak.
Tüm parçaları kafanda parçalayacağım.
Lütfen dikkat.
Hastane bahçesinde bir adet resim çantası bulunmuştur.
İsimliğinde uçamayan kuş yazmaktadır.
Sahibinin danışmaya gelmesi rica olur.
Hocam iyi misiniz?
Ne oldu bana? Nöbetin sonunda acilde şu kaza geçiren kızın başındayken yorgunluktan herhalde bayıldınız.
Neyse kızın bacağı çok kötü durumda.
Eğer gücünüz varsa bir bakalım mı?
Kazadaki kız. Bacağı mı?
Hemen hiperbarik oksijen bakım tedavisine başlayın.
Damarını açın. Yara kapanınca da hormon tedavisine başlarız.
Hocam emin misiniz? Nasıl yani neden?
Çok ama çok eminim.
İşte bu tahta bacağım yüzünden.
Yıllardır sakladığım bacağımdan artık utanmıyorum.
İki Frida da artık biriz.
Ben Frida Kahlo.
Uçmak isteyip de uçamayan bir kuş gibiydim.
Bir kadın olarak kaçırılmış fırsatlar yığınıydım.
Sen hatırlamak, bense unutmak istiyordum.
Acı benim yaşamımın tam içindeydi.
Ama senin için... Kaçış bahanesiydi.
Şimdi hepimiz için maskeleri düşürme zamanı.
Herkes yangınları, fırtınaları görür ama ya onlardaki alevleri, şimşekleri?
Kaç kişi bu uyumu, bu zarafeti fark eder, çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğini umarım.
Yaşasın hayat. Bu bölümde
uçmayı öğreneceksiniz.
Hem de bunu herkes evde sadece iki eşyayla yapabilir.
Ayna ve bir havlu yeterli.
Buğulu bir aynanın karşısına geçin ve bir dikdörtgen çizin.
Sonra omzunuza havlu veya şal artık o an ne varsa onu alın ve kollarınızı yani kanatlarınızı iki yana açın.
Artık kanatlarınız var.
Aynadaki dikdörtgen sizi yepyeni bir evrene götürmek için yol açıyor.
Hadi ne bekliyorsunuz yola çıkın yeni evrende uçabilirsiniz.
Frida Kahlo'nun çocukluğundan beri geçmek istediği evren aynanın diğer tarafındaydı.
Gelin birlikte aynanın diğer tarafına geçelim, uçmayı öğrenelim.
Frida Kahlo'nun hayatı kart oyunlarına benzer.
İşte Frida'ya hayat hep çok kötü bir el dağıtır.
Ama Frida kaldırım taşlarının arasında biten otlar gibi betona, her şeye ve herkese inat, yaşar, yaşama tutunur.
Düşlerini gerçeğe dönüştürmek için çırpınır ve babasının annesini tavlarken söylediği dizeleri yineler.
Acılar geçicidir ama her sevinç sonsuzluğa, en derin, derin sonsuzluğa uzanır.
Sözler ünlü filozof Nietzsche'nin ama Frida'da hayat bulmuştur.
Frida ne kadar acı çekerse çeksin hep kendi görüntüsünün tadını çıkarır.
İnsanlar ona bakmamak için kafalarını çevirse de o oyuncu ve edayla acı çeken bir kadından ateşli ve coşkulu bir kadına dönüşür.
Kendine baktırır.
Peki ama nasıl? Hastane yatağında alçılar içinde yatarken bile tüm dünyaya ikonik bir fotoğraf verir.
Fotoğrafta elindeki aynaya bakıp bir fırçayla alçı korsesini boyar.
Uzun. Sivri tırnakları renkli ojelerle parlar.
Başında ünlü çiçekli tacı vardır.
Sarkık taş küpeleri ve kubbeli yüzüklerinin ihtişamını bir çift bilezik tamamlar.
Kendine baktırır ve böylece onu görmezden gelenler, kafasını çevirenler dahil tüm dünya artık acısının bir parçası olur.
Frida 18 yaşında geçirdiği otobüs kazasına kadar geleceğin megastarı olacağına dair hiç ipucu vermez.
Kahvaltıda en az iki demlik çay bitiren kalabalık bir ailenin çocuğudur.
Meksika'nın en ünlü duvar ressamı ve meşhur çapkını Diego Rivera ile adeta evliliğin tadını çıkarır.
Nikah masasına iki kez oturur ve aynı adama iki kez evet der.
Kimileri için güzel ve çirkin masalıdır ama...
Gerçek dağ masasıdır.
Özgüvenliği yetişkin kadınların sırrı babalarıyla iyi ilişkilerinde saklıdır.
Hayatlarındaki ilk erkek tarafından takdir edilip desteklenen kadınlar dışlanma korkusunu daha az yaşar.
Frida'nın babası da işte tam böyle bir babaydı.
Duyarlı, zarif bir centilmen.
Ama tüm gün evde kahkaha sesleri yükselir, küçük Frida'nın şakalarına gülerdi.
Frida ismini de babası koymuştur.
Barış anlamına gelir.
Ama kelimedeki sakinlik sizi yanıtmasın.
Frida'nın kendiyle barışık cap canlı dünyasını anlatır bu isim.
Ama bir hastalık bu canlılığı solduracaktır.
Çocuk felciye 6 yaşında onu yatağa hapseder.
Babası özenle bakar ve 9 ay sonra Frida okula döner.
Tahtta bacak Frida lakabı takılır ama o tehditler savurarak hepsinin hakkından geleceğini haykırır.
Sonraki aylarda Frida her spor dalında en iyi olmak için iki kat çaba harcar.
En hızlı o koşar.
Yüzmede bile şampiyon olur.
Bu kez aynı evde bir başkası homurdanarak onu oğlan çocuğuna benzetir.
Bu kişi Matilde yani Frida'nın öz annesidir.
Peki annesinin Frida ile alıp veremediği nedir?
Anne kız ilişkisinde Frida özgür değildir.
Hatta annesine şef diye seslendir.
Yaşadıkları mavi evde ondan habersiz kuş uçmaz.
Ama Frida artık annesinin beklentilerine göre yaşamak istemediğini haykırır.
Ve doktor olmak için 15 yaşında tıp fakültesinin sınavlarına girip kazanır.
Annesinin tüm engellemelerine rağmen babasının desteğiyle okula başlar.
Frida babasının öğrettikleri ve genel kültür merakıyla ergenliğinde kimlik bunalımı yaşamaz.
Çocukluk geride kalır, evden kopuş başlar.
Ama çok geçmeden eve geri dönecektir.
Hem de ambulansla ve acılarla.
Trajedi onu nerede buldu dersiniz?
Frida sevgilisi Alex ile okul çıkışı bir otobüse biner.
Ama küçük şemsiyesini unuttuğunu anlayınca aramak için inip sonra başka bir otobüse tekrar binerler.
Alex ile tatlı tatlı şakalaşırlar.
Otobüste yan yana hatta ilerleyen küçük bir tren de vardır.
Ve yaşam denen başçapıt sürekli ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Bir kavşağa geldiklerinde...
Tren otobüsü hızlanıp geçer.
Hayır geçemez.
Tren hızlanamaz ve boğa gibi iri cüssesiyle otobüse tam ortadan çarpar.
Yolcuların çığlıkları kırılan camlardan fışkırır.
Demir bir çubuk Frida'yı kılıcın boğayı delmesi gibi delip geçer.
Üzerine bir yolcunun taşıdığı altın tozu saçılır.
Trenin altında çırılçıplak kalan Frida kan ve yaldızla kaplanır.
Bu kaza sonraki 9 ay boyunca bir dalga kıran gibi düşlerini engeller.
Onu yatağa çakılı bırakır.
Ta ki bir ayna her şeyi değiştirene dek.
İşte Frida Kahlo'nun resim kariyerinin başladığı ayna.
Peki neredeydi bu ayna?
Tam başının üstünde.
Ama neden? Çünkü Frida 18 yaşında geçirdiği trajik kazadan sonra 9 ay yatağından çıkamaz.
Annesi de Firda'nın kendini görebilmesi için tam başının üstüne bir ayna kurdurur.
Ayna hem dostu hem de düşmanı olur.
Her yerde kendini görür.
Bunu da fırsata çevirir.
Peki neden hep kendini çizar?
Çünkü seçme şansı yoktur.
Tam kafasının üstündeki görüntüsü tarafından yutulmamak için ondan daha güçlü olmak zorundadır.
Kendi kendinin modeli olur, eğitir.
Sanat karanlık dünyasını aydınlatan ateş böceği gibi üstünde çakılı kaldığı evreni aydınlatır.
Ta ki bir kurşun onu hayatının erkeğiyle tanıştırana dek.
Peki kimden gelir bu kurşun?
Yatarken bol bol resim yapmıştır ama bunu gösterecek birilerine ihtiyaç vardır.
Bu yüzden sanat çevrelerine girer.
Bir yaz gecesi sanat ve siyaset konuşulup dans edilen bir salonda Dikkatler bir anda kapıya çevrilir.
İri yarı, ölçüsüz bir adam elinde tabanca ile salona girer ve iki el ateş eder.
Sonra gülümser.
Dansçılar durur, iniltiler yükselir.
Çok geçmeden sevinç yığdıkları ve alkışlarla dans yeniden başlar.
Aslında gelen dev, pick-up'taki plağı ateş etmiştir.
Ama bu iri yarı adamın ünü her şeyin önüne geçer.
Çünkü o Meksika'nın en ünlü ressamı Diego Rivera'dır.
Frida tüm olanları şaşkınlıkla izler.
Aşk kedi gibi sessizce yanaşır.
Kadınların bu dev zamparaya ilgisi de oldukça fazladır.
Diego'yla önce dost sonra sevgili olurlar.
Çok geçmeden sade bir düğünle evlenirler.
Frida'nın annesi son bekar kızının evlenmesine çok sevinir.
Evde kalmamıştır ve de hayat boyu sağlık masraflarını tek başlarına karşılamayacaklardır.
Diego Avrupalı beyaz tenli kadınları beğenmez.
Uçamayan kuş süslenmeye başlar.
Dantelli uzun etekler ve işlemeli fırfırlı gömlekler giyer.
Saçlarına kurdeleler takar, yandan dikişli pançoya benzeyen geleneksel renkli gömlekler giyer.
Firda çok geçmeden hamile kalır.
Leğen kemiğindeki doğuştan bir kusur sebebiyle gebeliği sonlanır.
Frida Kahlo acılarını unutmak için resme dört elle sarılır.
Çok ayıp ama o resimlerde sanki Frida'nın günlüğünü okuruz.
Trajedilerini en saf haliyle anlatır.
Frida Kahlo 1939'da kariyerinin zirvesindedir.
Erkek egemen sanat dünyasının camını koca bir taşla indirir.
Kaşlarını özellikle almaz.
Tekkaşlı haliyle klişe güzellik standartlarına meydan okur.
Güzellik algısının normal denilen şeyin toplum baskısından başka bir şey olmadığını söyler ve kendini bu baskıdan dolayı tuhaf hisseden kadınlara ışık olur.
Günlüğüne şöyle yazar.
Eskiden dünyanın en tuhaf insanı olduğumu düşünürdüm ama sonra dünyada çok fazla insan var.
İlla ki benim gibi tuhaf ve kusurlu hisseden birileri vardır.
Onu hayal ediyorum. ve onun da dışarıda beni düşündüğünü biliyorum.
Umarım oradasındır ve bunu okuyabiliyorsan evet bu doğru, buradayım ve senin kadar tuhafım.
Uçamayan kuş çok yükselmiştir ama çok yakında alınacağı kötü haberle kanatları kırılacaktır.
Artık uçamayan kuş Frida dünyaca ünlüdür.
Vogue dergisinin kapağına yerel kıyafetleri ve yüzükleriyle çıkar.
Zorluklar karşısında her mevsim her saat kadınların yanındadır.
Ama zaferi kocasının onu kız kardeşiyle aldatmasıyla sarsılacaktır.
Frida şöyle der. Hayatımda iki büyük kaza geçirdim.
Biri Diego'ydu ve diğerindeyse bir tren az daha beni öldürüyordu.
Diego kesinlikle çok daha yıkıcıydı.
Aldığı haberle kanatları kırılır.
Frida saçlarını kısacık keser ve kocası Diego'nun sevdiği yerel kıyafetleri atar.
İşte tam bu dönemde iki Frida tablosunu yapmaya başlar.
Biri Diego'nun sevdiği, diğeri sevmediği Frida olacaktır.
Ama tablonun sırları bununla bitmez.
Peki iki Frida tablosu ne anlatır?
Frida'nın aşktan vazgeçiş tablosudur.
Çünkü kocası onu kız kardeşiyle aldatmıştır.
Kasvetli bulutlar önünde iki Frida seyirciye bakar.
Geleneksel renkli kıyafetleriyle Frida, Diego'nun çocukluk resmini avuçlarında tutar.
Diego hem kocası hem de çocuğudur.
Diego varsa Frida da tamdır.
Sırf Diego sevdiği için kesmediği bıyıklarını da çizer.
Diego'ya göre ayrıcalıklı Meksikalı kadınlar İspanyol köklerini sergilemek için bıyıklarını kesmezmiş.
Çünkü yerliler köseymiş.
İkinci Frida Avrupa'yı dik yakalı beyaz elbiselidir.
Diego yoktur. Yaralı açık kalbinden akan kanı durdurmaya çalışır.
Ama olan olmuştur.
İz kalır. Kan kadınlığının ve kaybettiği üç çocuğunun simgisidir.
Yaşamı parçalanmıştır.
Yaralıdır. Ne kadar acı çekseler de kırılsalar da iki Frida da birbirini ölesiye destekler.
Yaşam ya hep ya hiçtir.
Efsanevi caz şarkıcısı Nina Simone bir şarkısında keşke özgürlüğün nasıl bir his olduğunu bilseydim der.
Keşke sözcüğü henüz oraya varamadığımızı bilseydimse özgürlüğün henüz elde edilmediğini anlatır.
Şarkı neşelidir ve ruh halimizi bir tık ileri götürüp yükseltir.
insanlara yeni bir yön gösterir, ileriye götürür.
Bu yolu açan anıtsal bir isim olur.
Firda Kahlo da hayatında taşıdığı aydınlık ve karanlık yanlarıyla bize özgürlüğün bir süreç olduğunu, dilemekle değil çaba göstermekle ve onu
düşlemekle geleceğini anlatır.
Firda Kahlo da bu yolda düşler ve düşlerini gerçeğe dönüştürerek o düşü Hepimizin dünyasında yaşatmaya devam eder.
Bu yol neşeli bir azimle değil, kederle şekillense bile.
Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz.
Görüşleriniz çok değerli.
Her türlü eleştiri ve yorumu Buraya Bakarlar podcast hesabı üzerinden Instagram'dan yapabilirsiniz.
Şimdi iyi geceler güneş, ay, yeryüzü, Diego ve aşk.
Bu en az Noches Frida.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
