
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
İlişkinize yeni bir soluk getirmek ve birbirinize olan bağlarınızı güçlendirmek için bu sohbeti kaçırmayın.
Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba arkadaşlar. Alternatif Yüzön'e hoş geldiniz.
Ben Ayça. Son birkaç bölümde ilişkiler üzerinde devam ettim.
Bu bölümde de bu seriyi bozmak istemedim.
Bugün gidişatından hoşnut olmadığınız ilişkilerinizden ve bunu düzeltebilmeniz için gerçek çift terapilerinin danışanlarına uyguladığı birkaç çift terapisinden bahsedeceğim size.
Aslında bütün ilişkilerimiz güzel başlıyor değil mi?
Ama uzun süreli ilişkilerde zamanla ne oluyor?
Birbirimize tahammül edemeyebiliyoruz.
Böyle ilişkimizi bitirmek isteyebiliyoruz.
Karşı tarafın ilgisinden bıkmış olabiliyoruz.
Bir şeyleri tekrardan canlandırmak ve bu manatonluktan kurtulmak isteyebiliyoruz.
İşte böyleli zamanlarda yapabilmemiz için birkaç çift terapisinden bahsetmek istiyorum size.
Bugün arkadaşlar ağzımıza kuş tutmayacağız.
Binbir Gece masallarında olduğu gibi, Şehrazat'ın yaptığı gibi işte eşimiz bizi öldürmesin sabahında sağ çıkalım yarabbim diye her gece böyle değişik değişik masallara uydurmak zorunda kalmayacağız.
Aslında hepimizin bildiği çok basit yöntemler bunlar.
Ama bunlar... günlük olarak uyguladığımız zaman bu küçük şeyler hayatımızda çok büyük farklılıklara sebep olabiliyor.
İşte bunları bahsedeceğim size.
Ben bu tarz uzun süreli ve bazı sorunları görmezden gelip de devam etme olayını şuna benzetiyorum.
Temizliği yapılmamış, haftalarca temizlenmemiş bir ev düşünün.
Zamanla her yer kokmaya başlıyor.
Evinizi temizlemek istiyorsunuz ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz.
Küçük de olsa bir yerleri temizlemeye başlayayım ki adım atayım diyorsunuz ama tam elinize alıyorsunuz.
deterjanınızı bir bakıyorsunuz şöyle of diyorsunuz bu ev çok büyük ve temizlik çok uzun sürecek Küçük bir yerlerden başlarsan hiçbir şeye yaramaz.
Sonra o pis olduğunu gördükçe hakkınıza temizlemeden geçirdiğiniz boş tembel günleriniz geliyor.
Ve telefonunuzu elinize alıp boş boş o koltukta oturmaya devam ediyorsunuz.
İlişkilerinizdeki halı altına süpürdüğünüz sorunlar da aynen bu şekilde.
Sorunlarla ilgili ilişkilerinizdeki halı altına süpürdüğünüz sorunlar da aynen bu şekilde.
Sorunlarınızla ilgili partnerinizle konuşmak zorundasınız.
Açıkça anlatmanız gerekiyor.
paradoks var. Anlatmadan anlaşılma isteği.
Mistik bir şekilde sorununuzu gerçekten derin bir şekilde karşı tarafa partnerinize anlatmadan onun sizi anlamasını bekliyorsunuz.
Ve bu büyük zamanla büyük bir kaosa dönüşüyor.
Çıkılmaza giriliyor. Yani düşünsenize karşı tarafın ilgisini istiyorsunuz eskisi gibi ama bunu anlatmadığınız için ve o da bunu görmezden geldiği için ilgisiz bir şekilde, garip bir şekilde ilişkinize
devam ediyorsunuz. Hayatta en çok ilgisine it...
ihtiyaç duyduğunuz insandan bu ilgiyi göremiyorsunuz kendinizi değersiz önemsiz hissediyorsunuz peki böyle boşluklar yaşadığınızda size destek olacak sizi dinleyebilecek gerçekten Ama dinleyebilecek
birisi yoksa ve bu sorunla baş başa kaldıysanız ne oluyor biliyor musunuz?
Kendinize olan öz saygınız yitiriliyor.
Düşünsenize öz saygınız yok ve bunun farkında değilsiniz.
O saatten sonra başınıza gelebilecek herhangi bir sorunu ifade edip çözme konusunda zorlanmalar yaşamaya başlıyorsunuz.
Sorunlarınızı içinizde yaşamaya başlıyorsunuz çünkü.
Eğer böyle durumlarda iseniz bu ilişkiyi devam edip ettirmemekle ilgili radikal bir karar almanız gerekiyor.
Söylediğimiz bu yöntemlerle ilgili çok fazla ileri...
diye gidemeyebilirsiniz. Yani bu hikayenin sonunu eğer getiremiyorsanız size zarar verdiğini düşünüyorsanız farklı bir şekilde ilerlemeniz gerekir.
Amerikalı psikolog ve çift terapisti Justin Cayano ünlü birisi diyor ki bir çift ne kadar uzun süre birlikte olursa ilişkilerini geliştirmek için o kadar fazla çaba harcaması gerekir.
Yani siz ilişkinizi ne kadar çok tükettiyseniz ya da ilişkinizin süreci birlikte olma zamanınız ne kadar fazlaysa o kadar da çok uğraşmanız gerekiyor.
Bunu hazır olmalısınız. Ve çok basit bir yöntem söylüyor bize.
Gün içerisinde en stresli, en sinirli ve en üzgün olduğunuz anda diyor partnerinizi arayın.
Hiçbir şey söylemeseniz bile sesini duymak istediğini söyleyin.
Adam şok. Adam diyecek ki ya biz bu hatunla Akşam küsü yatmıştık ya da işte dün akşam mesajlarıma da cevap vermemişti şimdi beni arıyor diye.
Bu hareketiniz karşı tarafta bir şok etkisi yaratıyor ve bir travmaya sebep oluyor ama bu pozitif bir travma.
Bundan dolayı da diyor sizin eski anılarınız, eski heyecanlarınız tekrardan canlanır.
Birbirinize olan muhtaçlık durumunuz ortaya çıkar tekrardan.
Ve zamanla bu bir ritüele dönüştüğünden dolayı da hareketleriniz değişir ve ilişkiniz...
Bir canlanma olur diyor.
Bakın ne kadar ufak bir öneri aslında.
Ama sizin bütün ilişkinizi etkileyebilecek bir etki.
Patronunuza kızdınız, müdürünüze kızdınız gün içerisinde.
Delireceksiniz. Size bir haksızlık yapıldığını düşünüyorsunuz.
Uzaklaşın oradan diyor.
Telefonunuzla hemen diyor partnerinizi arayın ve yaşadıklarınızı sakin bir şekilde anlatın.
Ama şöyle diyor. Hissettiğiniz duygulardan bahsedin.
Kendimi küçük hissettim.
Kendimi aptal hissettim.
Şöyle hissettim. Karşı taraf zaten sizi...
seviyorsa hayır sen aptal değilsin hayır sen benim bir tanemsin sen benim canımsın gibi şeyler söylemeye başlayacak ve o da hiç bunu yapmadığınız için bir şok durumunda olacağından dolayı diyor o kıpırtlama diyor ufaktan
olmaya başlayacak diyor.
Bence harika bir öneri bu.
Diğer bir önerisi de kucaklaşmak.
Sabahları 15 dakika boyunca kucaklaşın.
Eğer aynı evde yaşamıyorsanız mümkünatı varsa diyor gün içerisinde buluştuğunuz zaman 15 dakika boyunca hiç birbirinize bırakmadan böyle kenetlenmiş bir şekilde Çünkü aranızdaki güven artışına sebep olur.
Aranızdaki o güvenin tekrardan açığa çıkmasını sağlar.
Vücudunuzdaki stres hormonlarının azalmasını ve rahatlatmasını sağlar diyor.
Zaten birisiyle kucaklaşmak duygularımızı fiziksel bir şekilde ifade etmek değil mi?
Beynimizde oksitosin hormonu diye bir hormon var arkadaşlar.
Bu hormon sosyal bağları ve güçlendirmeyi, güveni oluşturmayı ve stresi azaltmayı yardımcı oluyor.
Bu da neyle oluşuyor? Dediğim gibi sarılmakla oluşuyor.
Hiç maymunları düşündünüz mü?
maymun belgesellerinde ya da videolarında görmüşsünüzdür.
Böyle birbirlerinin böyle kafalarını bit ayıklıyormuş ki böyle garip garip hareketler yaparlar.
Birbirlerine sürekli sarılırlar.
Tüylerini ellerler. Aslında bu sosyal bir jerarşi biliyor musunuz?
Aralarında böyle garip bir bağ kurmaya çalışıyorlar.
Duygusal bağlarını kopartmadan birlikte olduklarını hatırlatmaya çalışıyorlar ve onlarda da bir stres durumu var.
O stres durumunun da yok olması için böyle hareketler yapıyorlarmış.
O zaman biz de bunu yapabiliriz diye düşünüyorum.
Karino'nun çift terapisinde önerdiği diğer bir Bir şey de umutlarınız ve hayalleriniz hakkında diyor konuşun.
Unutmuş olduğunuz hayalleriniz hakkında konuşun.
Neden yapamadığınız, neden bu umutlardan vazgeçtiğinizi, hayallerinizi bir kutuya koyup kaldırdığınızı tekrardan konuşun diyor.
Ama diyor bunları konuşurken hiç gitmediğiniz bir kafeye, hiç gitmediğiniz bir restoranta gidin diyor.
Yani her zaman gittiğiniz bir yere ya da evin içerisinde bunları konuşmayın diyor.
Neden peki? Neden başka bir yer?
Çünkü bize ne olmuştu? İlişkimizden bıkmıştık değil mi?
Sıkıldık. Gelişmeler lazımdı bize.
Bu yüzden arkadaşım hayallerinizle ve umutlarınızla konuşurken ilk kez gideceğiniz mekanlarda olmalı diyor.
Meraklı gözlerle etrafa bakarken içtiğiniz kahve içtin.
Acaba burası bu Amerikano'yu da nasıl yapmış?
Ekşi mi tatlı mı diye düşünürken diyor.
Farklı şeyler hissedersiniz.
Başka bir yerde olduğunuzu fark edersiniz.
Ve böyle bir fark içerisindeyken umutlarınızdan ve yitirmiş olduğunuz o hayallerinizden bahsederseniz diyor.
İlişkinizin ilk günlerine ve o duygu...
Buralara tekrardan sahip olabilirsiniz diyor.
İşte ne oldu bize ya dersiniz.
Niye böyle olduk? Ne güzeldi eskiden her şey.
Ortak isteklerimiz, ortak hedeflerimiz vardı bize.
Şimdi neden böyle olduk gibi sorularla tekrardan diyor bu sorunlarınızı çözebilirsiniz.
Yani iki kişinin de içinde derinlere gömülmüş bir kıpırdama var.
Bu kıpırdamayı diyor tekrardan yukarıya çıkartabilirsiniz.
O tutkunuzu hatırlamanıza tekrardan yardımcı olabilir bu durum diyor.
Belki de kırılganlığınız da saklıdır.
Gerçekte arkadaşlar kırılmış olabilirsiniz.
üzerine. Uzun yılların yüküyle bıkkınlık yaşamış bir ilişki aslında birbirimizin ister derinliklerinde kaybolmuş hazineyi keşfetmemizin bir şansı olabilir.
Belki o ilişki için çok ağlamışsınız yıllarca.
Gözyaşlarınız ilişkinizin kutsal toprağını sulasın.
Oradan da yeniden yeşermenize olanak sağlasın.
Bırakın hissettiğiniz her damla gözyaşıyla birlikte geçirdiğiniz yılların değerini bir kez daha hatırlayın.
Varsın sevginizin en dokunaklı meydüsünü çalsın kalbiniz.
Bırakın bütün aşkınızla devam etsin sevginiz.
Eğer partnerinize duyduğunuz derin bir sevgi ise böyle bir sevginiz varsa ve karşı tarafta sevginizi hak ediyorsa bunları mutlaka uygulayın arkadaşlar.
Bahsettiğim bu tavsiyelerin hepsi önerilerin hepsi çift terapilerine uygulanan gerçek öneriler.
Ufak gibi görünebiliyor ama her gün uyguladığınız zaman dediğimiz gibi bağlantı ritüelleri haline geliyor ve gerçekten büyük etkileri oluyor arkadaşlar.
İlişkiniz bir baş yapın.
Yeniden inşa edin onu. Sevgi dolu yarınlar sizinle olsun.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
