
Rüyalarımız ve Dönüşüm: Rüya Yorumlama Sanatı
2 Aralık 2024 · 33 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
İnsanlığın en sık gördüğü rüyaları bu bölümde yorumluyorum.Çünkü Rüyalarımız uyanışımızın başlangıcıdır.ve rüyalarınmızı nasıl dönüşüm aracına dönüştürebiliriz konuşuyoruz .
***Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese selam, hoş geldiniz Alternatif Vizyon''a.
Ayça ben. Bugün rüyalarımızı konuşuyoruz.
Özellikle beni sabah dinleyen dinleyicilerim.
Gözlerinizi kapatın ve şöyle güzel bir nefes alın.
Gece gördüğünüz o rüyayı hatırlamaya çalışın lütfen.
Hani bazı sabahlar kalkınca şeyleriz ya.
Ya dün gece çok garip bir rüya gördüm.
Acaba ne demekti? İşte bana bir mesaj mı veriliyor?
Ya da bilinçaltın mı? Ya da işte birkaç tane internet sitesine bakarız, yorumlara bakarız.
İşte arkadaşlarımıza anlatırız rüyalarımızı.
Arama motoruna yazarız.
Sonra da deriz ki net cevaplar bulamayınca tabi aman ya galiba bir yerim açık kaldı.
Ve sonra o rüyalarımızı unuturuz gider öylece giderler.
Yani geceleri kafamızda oynanan o oyunun sahnelerine bir türlü anlam bulamayız.
Hayatımızın yaklaşık %25'i rüya görerek geçiyor.
Yani 80 yıl yaşıyorsak bunun neredeyse 20 yılı rüyalarımızda.
Bu beynimizin bir uyku sineması kurduğu koca bir festival gibi.
Bence öyle, bana öyle geliyor.
Çünkü inanılmaz çok rüya gören birisiyim.
Ama işin ilginç tarafı şu, 20 yıllık süre boyunca gördüğümüz her şeyi unutuyoruz.
Araştırmalara göre bir rüya gördükten sonra ilk 10 dakika içinde onun %90'ını unutuyormuşuz.
Yani kalan o %10 işte hayatımızı değiştirecek kadar etkili şeyler.
Çünkü bu yine araştırmalar gösteriyor ki arkadaşlar rüyalar aslında bizim dönüşmemizi sağlayan şeylerdir.
Ve arkadaşlar bu rüyalarımız insanlık tarihi boyunca rüyaları herkes bir rehber olarak gördüler.
Yani mesela Young diyor ki rüyalar ruhun kendi kendini anlamaya çalıştığı bir...
dildir ve bu dil bir kez çözülene kadar bize sadece şifresini çözemediğimiz bir kasa gibi gelir ve işte biz bugün bu kasanın şifresini çözmeye çalışacağız.
Rüyalarımızı nasıl yorumlayabiliriz ve rüyalarımızın bize artı puan katabileceği işlevleri neler olabilir bunları anlatmaya çalışacağım.
Yank'ın gördüğü ve çok etkilendiği o efsane gerçek rüyasıyla başlamak istiyorum.
Yank rüyasında evinin önünde öylece duruyor.
Ama ev artık güvenli bir yer değil çünkü alevler içinde cayır cayır yanıyor evi.
Ve evin bahçesi, toprağı böyle gökyüzüne kadar her yeri sarıyor alevler.
Kendisi de böylece evin önünde durmuş o alevleri evini izliyor.
Yani biz normalde evimize yangın çıksa ne yaparız?
Evden kaçıp uzaklaşırız değil mi?
Biz de yanmayalım bize zarar gelmesin diye.
Ama yankı kaçmıyor. Tam tersine yüzünü dediğim gibi evine çeviriyor.
Ve tam o sırada dizlerinin üzerine çöküyor ve secde ediyor.
Yani secde eder gibi yere kapanıp yangını o şekilde izliyor.
Rüyasını şöyle yorumluyor Young.
Ve bu secde kelimesinin arkadaşlar kırmızı kitabı var biliyorsunuz.
İnanılmaz işlevsel, inanılmaz içsel bir kitap.
Orada kendisi aynen secde kelimesini kullanmıştır.
Kendisi bu yorumunu şöyle yorumluyor.
Yangın insanın egosunun yok oluşuna temsil ediyor.
diyor. Biz diyor Young her zaman egomuzu korumak, onu savunmak için savaşıyoruz ama bazen dönüşüm geçirebilmek için o egomuzu yakıp kületmemiz gerekir.
Ve diz çökmesinde şöyle anlatıyor.
teslimiyet diyor teslimiyetçe temsil ediyor direnmek yerine geçirdiğimiz içsel değişme boyunayabilmek kendi bilinçaltımıza ve kolektif bir güç olan evrene bırakmaktır diye yorumlamış ve bu rüyasını
dediğim gibi kırmızı kitabında anlatıyorum varsa yüreğiniz okuyun o kitabı okuduysanız da helal olsun bu rüya bence rüyalarımızın sadece bir hayal olmadıklarını bizim ruhsal yolculuğumuz
olduğunu ve bir dönüşüm olduğunu anlamamız için en güzel örnek.
Ve bu rüyayı bazı koyu İslam yorumcuları arkadaşlar diyor ki Allah tarafından Müslümanlığa davet edilmiş.
Çünkü Yank da nasıl anlatmıştı bunu anlatırken eğilme olayını, eğilme fiilini set edemişti değil mi?
O yüzden İslamcıların da böyle yorumlası bence normal ama Yank tamamen farklı bir psikolojiyle yorumlamış bunu.
Ve arkadaşlar Yank için şöyle düşünüyorum sevdiğim birisidir.
Sevdiğim bir adamdır diyeyim.
Ben bir tane röportajını izlemiştim.
Orada soruyor işte spiker buna.
Diyor ki Tanrı'ya inanıyor musun?
Şöyle bir düşünüyor. Çok kırgın ve yüz ifadesiyle diyor ki inanmıyorum ama orada olduğunu biliyorum.
Yankın babası bu arada arkadaşlar rahip ve annesinin babası da yani dedesi de ilahiyatçı.
Yani yetiştirme tarzına baktığımız zaman bu inanç konusunda zorlandığını ve bazı şeyleri kafasında ve kalbinde oturtamadığını görebiliyoruz.
O yüzden inanmıyorum ama oldu olduğunu biliyorum demişti.
Rüyalardan bahsederken Freud'u ammadan geçmek istemiyorum.
Çok uzun değinmeyeceğim ama birkaç kelime birkaç cümle kurmak istiyorum.
Freud'a göre arkadaşlar rüyalar bastırılmış arzularımızın birer dışa vurumu.
Freud der ki Rüya bilinç dışına açılan kraliyet yoludur.
Ama Freud'un rüya dünyasında hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Mesela bir merdivenden yukarı çıkıyorsunuz ama bir türlü tepeye ulaşamıyorsunuz.
Ben görmüştüm bu rüyayı daha önceden.
Freud'a göre bu. Hayatta ilerlemek istiyorsunuz ama bilinç dışının sizi bir şeyin sizi engellediğini söylediğini anlatıyor.
Ya da rüyada bir şeyin peşinden koşuyorsunuz ama bir türlü ona ulaşamıyorsunuz, yakalayamıyorsunuz yani.
Bu da sizin bastırdığınız arzularınızın yüzeye çıkma çabasıdır diyor.
Yang ise rüyalara daha çok derin ve kolektif bir anlam yüklüyor arkadaşlar.
Yang'a göre rüyalar sadece bireysel arzularımızı değil insanlığın ortak bilinç dışını da yansıtıyor.
Yani rüyalarımızdaki figürler diyor Yang.
Merkez tipler diyor bunlara. Evrensel sembollerdir.
Yani bir aslan, bir mağara, işte bir yol, bir ağaç.
Bunlar sadece bizim rüyamızda değil tüm insanlığın kolektif hikayesinde de aynı anlamların taşıdığını söylüyor.
Yani semboller vardır diyor ve bu sembollerin de ortak anlamları vardır.
Ve rüyalarınızda gördüğünüz bu sembollerin anlamlarına göre kendinize dönüştürebilirsiniz.
Ve ona göre yorumlayabileceğimizi söylüyor.
Mesela yanka göre mağara bilinç dışının derinliklerine yapılan bir yolculuğu simgeliyor.
Mağarada bir ışık görüyorsunuz.
Bu bilinç dışından bir mesaj aldığınız anlamına geliyor.
Ama karanlıkta kaybolduğunuz mağarada bu da kendinizi anlamak için daha derine inmeniz gerektiğinin bir işaretidir diyor.
Peki sizce hangisi? Freud mu Young mı?
Bence ikisi de. Çünkü rüyalar hem kişisel hem de evrensel bence.
Yani rüyalarımız bize özel hikayeyi anlatıyorlar ama aynı zamanda da hepimizin hikayeliler.
Mesela kadim bilgiler arkadaşlar.
Eskiden, geçmişten, tarihten.
İnanılmaz derecede rüyaları hem gelecekten haber almak için hem de kendilerine rehber olmaları için kullanıyorlardı.
Mesela eski Mısırlılar rüyaların tanrılardan gelen mesaj olduğuna inanıyorlardı.
Onlar için rüya... gündüz hayatta çözemediğimiz bir problemin gece tanrılar tarafından cevaplanmasıydı.
Yani rüyanızda örneğin bir nehir gördünüz.
Bu Mısırlılara göre ruhunuzun arınmaya ihtiyaç duyduğuna işaretti.
Eski Yunan'da da rüyalar iyileştirici güç olarak görüyordu arkadaşlar.
Hatta Hipokrat rüyaları bir doktor gibi yorumluyordu.
Yani birisi geliyordu ona rüyasını anlatıyordu.
Düşün Hipokrat'tan bahsediyoruz.
Diyor ki mesela birisi rüyasında şey görmüş.
İşte vücudunun bir yerini ağırıyor.
Rüyada acıdığını görüyor.
Bu o bölgenin gerçek hayatta tedaviye ihtiyaç duyduğunu gösterir diyor Hipokrat.
Yani rüyanızda işte bacağınızın ağrıdığını gördünüz.
Sızladığını gördünüz. Sabah koştura koştura gidiyorsunuz ki Hipokrat'a.
Diyorsunuz ki ben rüyamda bacağımın ağrıdığını gördüm.
Hipokrat da diyor ki o zaman bir bacağına bakalım.
Oraya bir tedavi edelim.
Yani buna inanıyorlar ve ciddi şekilde.
Hani biz nasıl bir yerimiz ağrıdığı zaman doktora gidiyoruz.
Bize ilaç veriyor. Önerilerde bulunuyor ya da tavsiyelerde bulunuyor.
İşte aynı şekilde Hipokrat da rüyalarda görüyor.
Bu sağlık sorunlarını gerçekte de ileride olabileceğini düşünerek insanlara tedavi yöntemleri sunuyormuş.
Peki ya rüyalarımızda sürekli aynı sahneyi görüyor musunuz?
Aynı şeyi. Mesela sürekli bir kapının önündesiniz ama kapı bir türlü açılmıyor.
Bu ne demek? Kadim bilgeliğe bakalım.
Bu kapı sizin ruhunuzun geçmek istediği ama geçemediği bir eşiktir demek.
Yani bu bir korku olabilir, bir karar olabilir, belki de bir yüzleşme olabilir diyor.
Mesela şimdi soruyorum size.
Sizin rüyanızdaki kapı ne?
Ve neden açılmasını bekliyorsunuz yani o kapının?
Mutlaka rüyanızda bir kapı görmüşsünüzdür.
Kocaman bir kapı önünde duruyorsunuz.
Bu arada arkadaşlar bu bölümü böyle yapmayı düşünüyorum.
Yani ara ara böyle işte Freud'dan, Young'dan, romanlılardan yaptığı rüya yorumlarını arayalara sıkıştırıp anlatacağım.
Sonuna doğru da çok yaygın rüya yorumlarını anlatmaya çalışacağım.
Çok güzel bir kitap okudum. Oradaki rüya yorumları mükemmeldi.
Onları anlatacağım size sorumlu doğru.
Şimdi biz niye rüya görüyoruz?
Bilimsel olarak bunu birkaç bilgiyle anlatmak istiyorum.
arkadaşlar. Şimdi bizim beynimiz bu beynimiz var ya bu beynimiz.
Bunun biliyorsunuz yani yapısal bir sistemi var.
Yani beynimiz akşam uyuduğumuz zaman bize çözemediğimiz sorunları çözmeye çalışıyor.
Yani şöyle düşünün.
Yaratıcılık için. Uyku bölümümü, uyku podcast bölümünü dinleyenler hatırlayacaklar.
Uyku da yaratıcılığın üzerine zaten ana konum buydu.
Çok üzerine gitmiştim. Çok anlatmıştım.
Yani uyuduğunuz zaman beynimiz diyor ki bu Ayça bu konuyu çözmedi ve kafasındaki soru işaretlerle uyudu.
Hani biz diyoruz ya ay ben bunu gördüm demek ki bilinçaltım diye.
Evet bilinçaltı ama bilinçaltı yani öyle rastgele sana aynı konuyu yine de göstermiyor.
Çok düşündüğün için göstermiyor.
Sen onu çözemediğin için uyudun ama beynin sen uyurken de sana onu çözmen için fikirler sunmaya çalışıyor.
Ve sana o sahneleri, o gün yaşadığın, kafana takılan, üzülen ya da çok sevindiğin sahneleri sana tekrar yaşatmaya çalışıyor ki.
O arada çalışıyor çünkü arka taraf.
Bir çözüm bulmaya çalışıyor.
Bu yüzden mesela ben her zaman şunu yaparım.
Uyumadan önce bir sorunum varsa ya da çözüm bulamadığım bir konu ya da daha iyi olmak istediğim bir durum varsa nasıl sorusunu kullanırım?
Bunu daha önceki podcastlerimde de...
söylemiştim. Yazarken kullandığımı söylemiştim.
Dua ederken kullandığımı söylemiştim.
Yine aynı şekilde uyumadan önce de kullanıyorum.
Ya diyorum ben işte nokta nokta şu soruyu nasıl çözebilirim?
Nasıl şöyle olabilirim?
Nasıl yapabilirim? Yani bunu soruyorum uykuya geçiyorum ve sonra ben o REM sürecindeyken rüya gördüğümüz zaman biliyorsunuz.
REM sürecindeyken beynim bana bunların cevaplarını getirmeye çalışıyor.
Bazen o kadar sembolik şeyler görüyorum ki o kadar garip rüyalar görüyorum ki ya diyorum ne alaka?
Mesela dün akşam bir soru sordum.
Yaptım ve evimde çay koyuyorum.
Çay klasik şaşırdık mı?
Hayır. Çay.
Kahve. Neyse çay koyuyorum ama çay böyle poşet çay değil.
Normal işte toz çay.
Çayı dökerken çay yerlere dökülüyor ve demleriyle beraber dökülüyor.
Yani işte demlenmiş o çay var ya onlarla beraber dökülüyor.
Ben silmeye çalışıyorum ama bir türlü silemiyorum, silemiyorum.
Her yer yine çay oluyor.
Her yer yine ıslak. Paçeteler kullanıyorum, bezler kullanıyorum ama yok o ıslaklık gitmiyor.
Sonra ben bunun yorumuna baktım.
Bakın şimdi size anlatacağım. Harvard Üniversitesi'nde bir tane Yorum yapılıyor.
Diyorlar ki yapılan araştırmada rüyalarla ilgili.
Eğer rüyanızı yorumlamak istiyorsanız rüyanızın merkezindeki kişilerin, nesnelerin ve olayların bizim için yani sizin için ne anlama geldiğini düşünmeniz gerekiyor.
Yani böylelikle rüyada gördüğüm o işte su, çay, işte bez.
İşte beyaz peçete. Yani bunlar benim için ne ifade ediyor?
Neyi simgeliyor olabilir?
Buna bakmamız gerekiyor diyor.
Yani aslında gördüğünüz bir balık biz genel bir anlayış olarak, inanış olarak ne deriz balığa?
Aa balık berekettir deriz.
Ama balık sizin için ne ifade ediyor?
Yani onu gördüğünüz zaman ne hissediyorsunuz?
Ya da mesela birisine, bir şahıs üzerinden gidelim.
Diyelim ki rüyanızda birisini gördünüz.
İşte en yakınınızda olur. Hiç alakasız birisi olur.
Yine o kişiyi gördüğünüz zaman rüyanızda sabah nasıl hissettiniz kendinizi?
O sizin için ne ifade ediyor?
Bunun üzerine... diyor yorum yapabilirsiniz.
Bu en son yapılan üniversitede yani Harvard Üniversitesi'nde yapılan araştırmanın bir sonucu.
Mesela deniz ne anlama geliyor?
Denizi gördüğünüz zaman ne deriz?
Aa su işte para da çok para gelir.
Genel inanılış olarak böyle bir anlam var.
Ama değil mi? Ama şöyle düşünün.
Deniz mesela ben yüzmeyi çok severim.
Denizi gördüğüm zaman aklıma yüzmek gelir.
Güzel şeyler hissederim. O zaman mesela şöyle düşünebilirsiniz.
Ben kendi sevdiğim şeylere çok fazla vakit ayırmıyorum.
Ve demek ki benim beynimin böyle bir şey.
ihtiyacı var. Şimdi bunu bir örnekle taçlandıralım.
Freud'un bir tane hastası buna rüyasını anlatıyor.
Ya diyor Freud'a ben sürekli aynı rüyayı görüyorum.
Aynı rüyadayım. Yani bu rüyayı sürekli tekrarlıyor ama ne anlama geldiğini bilmiyorum.
Bana yardımcı olur musun? diyor.
Freud da diyor ki tabii ki efendim bakalım hangi cinsel arzularınız varmış?
Şimdi biliyorsunuz Freud sürekli haz üzerinden gittiği için.
Hadi anlat bakalım rüyanı diyor ve anlatmaya başlıyor adam.
Adam rüyasında bir tane barda oturuyor ve barmen'e doğru dönüp diyor ki bir tane kuntostavska.
Bu arkadaşlar Polonyalıların ünlü bir likörüymüş.
Sürekli bundan ısmarlıyor adam.
Sonra adam diyor ki Freud'a ben diyor bu Kontuz Zavka'nın diyor adı bile zor söyleniyor rüyasında nasıl söylediyse bravo.
Ben diyor bunun diyor ne olduğunu bile bilmiyorum diyor.
Freud da diyor ki bu diyor bir Polonya likörü.
Aa diyor siz diyor içtiniz mi nereden biliyorsunuz?
Hayır diyor ben içmemiştim diyor.
Ama diyor bunu ilanlardan gördüm diyor.
Uzun süredir de diyor bunun ilanları duvarlarda var.
Ben de buradan okumuştum diyor.
Sen diyor bir bak bakalım. diyor.
İşte geçtiğin yollara, izlediğin reklamlara.
Acaba diyor böyle bir şey görmüş olabilir misin?
Adam neyse yok hayır diyor.
Düşünüyor ediyor. İşte tekrar ediyor.
Geçmişe gidiyor. Birkaç gün öncesine gidiyor.
Yok diyor ben böyle bir şey görmedim.
Sonra işe gidip gelirken sürekli duvar afişlerine bakmaya başlıyor.
Tamam mı? Bilinçli bir şekilde ama bakın bu çok önemli.
Farkında vararak bakmaya çalışıyor Freud'un dediği gibi.
Bir bakıyor Freud'un bahsettiği o duvar afişini bu adam da görmüş ve o duvar afişinde bu likörün polonya likörünün reklamı bunu yapmışlar arkadaşlar.
Ve hemen ilerisinde ne var biliyor musunuz?
Adamın rüyasında gördüğü o bar var.
Yani şimdi Freud da bunu şöyle yorumluyor.
Diyor ki bilincimiz diyor bazı konuları, bazı şeyleri bize farkında olmadan öğrendiğimiz şeylerle anlatır.
Yani adamın Adam çok çalışan birisi.
Hiç tatili yapmıyor.
Bu yüzden duygusal konuda da sorunlar yaşayan bir adam.
Ve beyni ona diyor ki şu Polonyalı likörü ben gördüm.
Sen bunu okudun ama farkında olmadan okudun.
Ben bunu bilincime aldım.
Bu likörünün reklamından etkilendim.
Güzel bir likör bence. Şu ilerideki barı senin rüyana bir güzel sokacağım.
Likörü de sana ısmarlatacağım.
İçireceğim. Ve sen git biraz tatil yap.
Yani adamın ihtiyacı olan şeyi, adamın ihtiyacı olan rahatlamayı beyni adama fark ettirmeden rüyalarında gösteriyor arkadaşlar.
İşte rüyalarımız dönüşmek için, kendimiz için, iyiliğimiz için bu işe yararlar.
İşte bu yüzden var rüyalarımız.
Ve bunu o kadar kusursuz bir şekilde yapıyor ki.
Çünkü biz rüyalarımızda REM uykusundayken ne yaparız?
Oraya gideriz, buraya gideriz, boğazına uçarız, bir yerlerden atlarız, bir yerlerden düşeriz.
Ama ne durumdayız onu yaparken?
Gerçek gibi hissediyoruz da, koku da alıyoruz, tat da alırız, hissederiz de, dokunuruz da değil mi?
Tensil olarak da varmış gibi gelir.
Ama neden kıpırdamıyoruz? Çünkü beynimizde arkadaşlar pons dediğimiz bir kısım var.
Ve bu kısım bizi uyurken kısmi felç yapıyor vücudumuzu.
Boynumuzdan aşağısını yani.
Boynumuzdan aşağısı kısmi felç alıyor.
O yüzden mesela uyuyan bir insan rüya görürken bakın gözleri zaten hızlı hızlı hareket ediyor.
O felç de değil zaten. Felçli durum da değil.
Ama mesela eller böyle robot gibi böyle.
Azıcık böyle hareket eder. Kısmi hareket eder değil mi?
Yarı felç. O yüzden genel olarak uyku haline yarı ölüm hali deniyor.
Çünkü kısmi felç oluyoruz uykularımızda.
Ve rüyalarımıza ilgili dönüşümden bahsettik.
Şimdi tarihte arkadaşlar rüyalarıyla dönüşen insanlar var.
En sevdiğimle başlayacağım arkadaşlar.
Alice Hall. Dikiş makinesini icat eden adam.
Yani şu bildiğiniz modern ilk çıkan dikiş makineleri.
Adam bu makineyi icat etmeye çalışırken iğne ucuna bir delik açma fikrini rüyasında görüyor.
Yani adam işte bu makineni yapacak, elimde bir iğne var.
Dikiş makinesine bir yerini tutturacak ama ya diyor ben bunu nereye tutturacağım?
Bir delik mi açmam gerekiyor?
Nasıl yapmam gerekiyor? diyor. Bunu düşünerek uykuya dalıyor ve iğne ucunun rüyasında görüyor.
Bakın iğne ucu Elyas'ın rüyasında nasıl giriyor?
Rüyasında vahşi yerliler tarafından esir alınıyor ve yerlilerin elinde de mızraklar var.
Ama o mızrakların uçlarında delikler var arkadaşlar.
İşte bu delikler Elyas'ın iyi canladığını tamamlamasını sağlıyor.
Sabah uyandığı zaman diyor ki buzum diyor iğnenin deliği.
Şuraya başa tutturmam lazım.
Yani adamın istediğini adamın bu icadını rüyasında göstermişler zaten.
Bir diğer örnek de arkadaşlar Mary Shelley Frankenstein'in eserini bir rüyasında görüyor.
Rüyasında Mary bir adamın cansız bedenine yıldırım çarptığını ve adamın da canlandığını görüyor.
Bu rüya ne oldu? Enebiyat'ın en büyük eserlerinden birine dönüştü değil mi?
Yani bir tane adam cansız bedene duruyor öyle yıldırım çarpıyor.
Sonra adam canlanıyor. Diyor ki benim hemen bununla ilgili çok güzel bir kitap yazmam lazım.
Ve Frankenstein ortaya çıkıyor.
Yani bakın iki isim.
Ve iki ismi de bizim şu anda biliyor olmamızın sebebi rüyaları.
Rüyalarınızı anlamak için yapabileceğiniz en güzel şeyi veriyorum.
Başkası yok. Önü arkası yok.
Yani başka bir tavsiyesi yok.
Rüya günlüğü tutacaksınız.
Uyku podcastinde de söylemiştim.
Sabah kalktığınızda rüyanızı yazacaksınız.
Rüyanızdaki sembolleri araştırmanız lazım.
Yankın arketiplerini incelemeniz lazım.
Yankın arketipleri var arkadaşlar.
İnternetten bakın. O hani kolektif bilinciyle alakalı sembollerin ortak anlamları olduğunu düşündüğü için bunları tek tek yazmış.
Ve gördüğünüz gibi... rüyalarınıza hisli bir şekilde odaklanın.
Yani rüyada hissettikleriniz, mesajlarınızın, size gelecek olan mesajlarınızın anahtarları.
Mesela kadim bilgilere bakın.
Biraz önce söylediğim kadim bilgilere.
Yani eski mitolojide yer alan sembollere bakın.
Öyle bir arkadaşım olmuştu.
O kadar garip bir şeydi ki.
Yani iki başlı bir yılan görüyordu.
Onun anlamına baktık biz.
İşte bu eski Mısır'a ne anlama geliyor diye.
Ve bunun, bu kızın ikiz çocuğu oldu biliyor musunuz?
Evlendikten sonra. Yani bakın ne kadar yıllar sonra.
ayıp mesaj verildi.
Tesadüf mü? Bence değil ya.
Bu kadar da tesadüf olmuş.
Her şey tesadüf diye diye zaten yani böyle bir sürü şey kaçırıyoruz.
Ben tesadüf olduğunu düşünmüyorum açıkçası.
Çünkü yani rüyalar bizim eski benliğimizle beraber gelecekteki benliğimize yeni bir benlik oluşturuyor.
Yani hiç ortada olmayan bir insan yaratmaya çalışıyor.
Çünkü biz ne yapıyoruz? Şu anda şu podcast'ı dinliyor olmanızın bir sebebi yeni bir şeyler öğrenmeniz.
Kendinize bir şeyler katmak istemez.
Yani yeni bir benlik ortaya çıkartmak istiyorsunuz değil mi?
Rüyalarımız da işte bizim için arka tarafta bunları yapmaya çalışıyor.
Yani rüyalarımız bence asla tesadüf değil.
Onlar bilinç dışımızın bize gönderdiği mesajlar.
Ruhumuzun bize seslenici resmen.
Yani Yank'ın dediği gibi rüya sizi dönüştürmek ister ama önce sizi korkutabilir.
O yüzden bir dahaki sefere bir rüya gördüğünüzde korkmayın.
Kaçmayın. Diz çökün ve Yank gibi teslim olun.
Çünkü o rüya sizi siz olmaya çağırıyor.
Şimdi size soruyorum.
Son rüyanız neydi?
Ve onu gerçekten...
dinlediniz mi? Neler hissettiniz?
Lütfen bunları yazın.
Şu anda aklınızda olan son rüyanızı yazın.
Bir sene sonra okuduğunuzda, bir ay sonra okuduğunuzda o kadar farklı anlamlar çıkartacaksınız ki belki de uzun süredir karar vermek istediğiniz bir konunun cevabını bulacaksınız orada.
Bunun üzerine biraz gitmenizi tavsiye ediyorum.
Mesela tarihten biraz daha örnek vereceğim arkadaşlar.
Antik Roma'da bu rüyaların ne kadar önemli olduğunu söylemiştim.
Sezar mesela. Rüyaları stratejik kararlar almak için çok çok ciddiye alıyormuş.
İşte tarihi kaynak Sezar böyle söylüyor yani.
Sezar bazı askeri hamilelerini rüyalarına dayanarak planlamış.
Ve Büyük İskender.
Büyük İskender'in Mısır'a doğru sefer yapma kararı da yine rüyalarında.
Rüyasından dolayı İskender Tanrı'nın desteği alacağını ve zafer kazanacağını düşünüyor.
Çünkü ona sürekli yol gösteren bir kadın oluyormuş rüyasında.
Ve yolda çok güzel, çok çiçekli, çok mutlu bir olmuş.
Ve o da onu izlediği için rüyalarından yola çıkarak hep kendisine büyük hedefler koymuş.
Hiçbir zamanda korkmamış. Korkmamış bu hedeflerden.
Yani gördüğünüz gibi rüyalar bazı liderlerin karar alma süreçlerinde de çok mistik bir rol oynamışlar.
Peki rüyalarımız ne işe yarıyor arkadaşlar?
Bu tavsiyelerden biraz daha devam edeyim.
Yani bilinçaltımızın bir yansıması.
Tamam bunları yazıyoruz.
Tamam. Peki bilinçaltındaki duygularımız, korkularımız ve arzularımız.
Yazdığımız zaman ne oluyor?
Farkındalık yaratıyor.
Yank rüyalar için ne diyordu?
Bizim içsel redberliğimizi keşfetmemize yardımcı olur.
Yani rüyayı yazdıktan sonra içinizden gelen sembolleri ve olayları analiz ettiğiniz zaman günlük hayatta karşılaştıklarınızı fark etmiş oluyorsunuz.
Farkındalıkla yaşamış oluyorsunuz ve yaratıcılığınızı, problem çözme yeteneğinizi geliştirirsiniz.
Rüyalarınızı yazdığımız zaman yaratıcı düşünceniz tetikleniyormuş.
Uykuda... bilinçaltımız, gün içerisinde fark etmediğimiz Freud'un hastasının örneği gibi çözümleri ve fikirleri ortaya çıkartıyor.
Yani rüyanızdaki garip ya da yaratıcı olayları, bir hikaye ya da bir resim fikrine dönüştürebilirsiniz mesela.
Ve rüyalarımız arkadaşlar kendi duygusal durumumuza ayna tutuyor.
Genellikle duygusal yüklerimizin bir ifadesi değil mi rüyalar?
Onları yazdığımız zaman duygusal durumumuzu gözlemlememize ve işlemden geçirmemize olanak tanıyor.
Bu var ya o kadar güzel bir şey.
Hani günlük tutuyoruz.
Hep Doğan Cüceloğlu'da söyler ya.
Lütfen der. Adam böyle yalvarıyormuş gibi.
Röportajına bakın lütfen. Youtube'da vardı sanırım.
Yalvarıyormuş gibi. Lütfen diyor.
Bir tane defter, bir tane kalem.
Uyumadan önce 15 dakika diyor ya.
Rüya rüyalarını da yazın. Ben de Doğan hocamız gibi söyleyeyim.
Lütfen rüyalarınızı yazın.
Gerçekten bir şeye kızdığımız, mesela çok kızdığımız bir şey rüyamızda.
Gördüğünüz zaman. Diyorsunuz ki yazıyorsunuz yazıyorsunuz.
Abi diyorsun ya ben buna kızmamışım ki.
Ben kendime kızmışım.
Ben şöyle şöyle yaptığım için sinirlenmişim diyorsunuz.
O kadar enteresan bir olaya giriyorsunuz ki.
Yani insanları daha doğrusu sizi sinirlendiren insanları ciddi anlamda yani iplememiş oluyorsunuz.
Ve rüyalarınızdaki tekrarlayan temalar mutlaka vardır.
Bunları keşfetmenizi tavsiye ediyorum.
Yani rüyalarınıza sık sık gördüğünüz sık sık tekrar eden semboller temalar çözülmemiş sorun.
veya bilinçaltı mesajlarınız olabilir.
Bunda da yine aynı şekilde yazdığınız rüyalarınızı birkaç hafta sonra tekrardan okuyun.
Tekrar eden motiflere bir bakın bakalım.
Bunların anlamları neymiş?
Ve Harvard Üniversitesi'nin çalışmaları yapıldı.
Bunun sonucu şu şekilde rüyalarla ilgili.
Rüyaları yazdığınız zaman stres seviyeniz azalıyor ve travmatik olaylarla baş etmeyi kolaylaştırabiliyorsunuz.
Yani bunun nörolojik çalışmaları da var.
Çünkü beynimiz rüyalar yoluyla problem çözme ve duygu...
Duygusal işleme yapıyor. Çok önemli.
Beynimiz rüyalar yoluyla problem çözme ve duygusal işleme yapıyor.
Bu süreci yazdığınız zaman yine ne yapmış oluyorsunuz?
Duygusal iyileşmeyi hızlandırmış oluyorsunuz.
Mesela kendi rüyamı anlatırken ne demiştim?
Çay bana ne ifade ediyor?
İşte beyaz peçete o bu ne ifade ediyor demiştim değil mi?
Sizde de işte rüyanızda gördüğünüz renk, mekan, işte insanlar, hisler bu ayrıntıların hepsini tek tek yazmanız gerekiyor.
Rüyalarımız, zihnimizin çözülmesi gereken sorunları, yaratıcı yollarla ele aldığı bir alan olabilir.
Eliasov iğne tasarımının sorununu rüyasında çözmesi.
İşte mesela bir de Mendeleev var.
Periyodik tabloyu bir rüya sırasında görmüştü.
Bu şekilde periyodik tabloyu oluşturdu.
Bunlar bilinçaltının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Uyumadan önce bir tane soruya odaklanın.
Kendinize soruyu sorun.
Nasıl yapacağınıza odaklanın.
Rüyalarınızda çözüm bulmanızı kolaylaştırabilir çünkü.
Rüyalardan bahsetken Hazreti Yusuf'u anlatmadan geçmek istemiyorum.
Ama onu şöyle anlatacağım arkadaşlar.
Eric Frum'u biliyorsunuz. O mesela Hz.
Yusuf'un ahitte anlatılan rüyasını yorumlamıştı.
Ne görüyordu Hz. Yusuf rüyasında?
Güneş, ay ve 11 yıldızın eğilmesini görüyordu.
Bu aslında ona göre kolay yorumlanabilecek bir rüya.
Neden? Şöyle ki Hz.
Yusuf hırslı ve yetenekli bir kişilik.
Ama bunu günlük hayatında yapamıyor.
Çünkü günlük hayatında yani uyanıkken kardeşlerinden daha küçük ve güçsüz.
Bu sebepten dolayı bilinci bunu baskılıyor.
uyuduğu zaman bu yıldızın, ayın ve güneşin ona doğru eğilmesi ona neyi gösteriyor?
Senin içinde mükemmel bir potansiyel var ve biz bu üçümüz bu kadar büyük olmamıza rağmen senin önünde eğiliyorsak senin bu gücü bir an önce bulup ortaya çıkartman lazım diyor.
Yani Yusuf üstünlüğünü rüyasında görüyordu ve bunun etkileriyle zaten ona gelen mesajları kolay bir şekilde alabildi.
Yani Hz. Yusuf döneminden gelen bir rüyanın güzelliği var arkadaşlar.
Yani siz rüyalarınızla dönüşebilirsiniz.
Rüyalarınızla potansiyelinizi bulabilirsiniz.
Ve rüyalarınızla gerçekten özgüvenli insanlar olabilirsiniz.
Şimdi geldik podcast'ın başında söylediğim kitapla ilgili.
Kitabın maalesef Türkçesi yok.
The Complete Book of Dreams kitap.
Yazarımız da Steffi Gerling.
Şimdi bunun birkaç tane rüya yorumu var arkadaşlar.
Ben de Türkçe'ye çevirirken biraz zorlandım.
Çünkü yorum olduğu için hani bunun İngilizce'de anlamı neydi vesaire falan...
Normal düz bir makale vs. olsa evet sıkıntı yok ama rüyalarda çok dikkat ettim.
İşte görüyorsunuz ya İngilizce kitap, Türkçesi yok ama hizmet ayağınıza geldi.
Şimdi birkaç yaygın olan rüya yorumları anlatacağım size.
Bunu çok gördüğünüze eminim.
Hamile olmakla ilgili rüyalar.
Şimdi öncelikle hamileliği anlatmadan önce şunu söyleyeceğim.
Yazarımız diyor ki, rüyanızın genel anlamını ortaya çıkarmak için rüyanızın ayrıntılarına bakmanız önemli.
Bunu zaten söylemiştim.
Ve rüyadan sonra nasıl hissettiğinizi de keşfetmeniz gerekiyor.
Yani duygusal tepkiniz, işte rüyanın kişisel olarak sizin için ne anlama geldiğine dair fikirlerinizin olması gerekiyor.
Hamilelikten başlıyorum. Örneğin hamile kalmayla ilgili bir rüya gördünüz ve siz...
O anda bir dönemdesiniz.
Yani çok enteresan bir dönem yaşıyorsunuz.
Yani kararlarınıza veremediğiniz garip bir dönemdesiniz.
İşte bir türlü doğru karar mı değil mi?
Ya da ben ne yapacağım boşluktayım.
İşte kendi potansiyelimi bulamıyorum.
Kendimi dönüştürmek istiyorum. Öyle bir dönemdesiniz.
Hamilelik tamamen bu yönde.
Yani manevi yönde.
Yaratıcılık dönemindesinizdir diyor.
Eğer kendinizi hamile görüyorsanız yaratıcılık döneminizde olduğunuz için bu dönemle alakalı size haber vermeye çalışıyor.
Sen diyor şu anda diyor işte bir İş yapacaksan, bir iş bulacaksan, işlerine bir atak yapmak istiyorsan, bir kitap yazacaksan, bir işte şarkı yazacaksan vesaire vesaire.
Yani bir atak yapmak istiyorsan diyor ve rüyanda hamile olduğunu gördüysen diyor doğru bir zamandasın diyor.
Hemen diyor o hamleyi beklemeden yap.
Hani ne diyor ya bir şey vardı hatırlayamadım.
Rüyaya yatmaktı galiba değil mi?
Dua vesaire falan namaz kılıyordu galiba.
Hiç yapmadım bilmiyorum yapanlar vardı ama tam detayını hatırlamıyorum şu anda.
Hani ben işte şu işe gireceğim.
Acaba benim için hayır. Hayırlı mı diye.
Hani onlar o ritüeller yapılıyor.
Ondan sonra yatıyorsun. Sana rüyanda işte mesaj geliyor.
Sanırım bu kızlarda çok vardı.
Evleneceği adam hayırlı mı değil mi diye.
Öyle hatırlıyorum ben de. Tam emin değilim.
Doğruyu bilenler yazın bana ya.
Şu konuda bir kafam netleşsin.
Bunu düşünürüm şimdi. 5 saat bile bunu araştırmayayım, okumayayım.
Lütfen doğru bilenler yazsınlar bana.
Zaten beni takip eden ve sürekli mesajlaştığım canın takipçilerim var.
Onlara güveniyorum. Onlar bana bu konuda doğru bilgi vereceklerdir diye düşünüyorum.
İşte bunun da... Onun gibi bir şey.
Yani sen o ritüeli yapmadın, işte hani dua okumadın, normal yattın ama rüyanda hamile kaldığını görüyorsan diyor o iş senin için hayırlı.
Çok güzel bir dönemindesin, yaratıcı bir dönemindesin hemen o işe gir diyor.
Yani kendinizi hamile görürseniz arkadaşlar hemen bu hamlenizi yapabilirsiniz.
Mesela ölüm rüyaları.
İşte içsel korkunuzu ifade edebileceğiniz alandır rüyalarınız.
Ve diyor eğer siz rüyanızda bir ölüm görüyorsanız hayatınızdaki bir bölümün ya da bir durumun sona erdiğini hissetmeniz lazım.
Yani bu her zaman kötü bir şey olmak zorunda değil.
Yani bir rüyanızda bir ölüm gördünüz.
Siz veya başkasının öldüğünü gördüğünüz zaman çalıştığınız işten istifa edin.
Artık orası sizin için bitti.
Yaptığınız işi bırakın başka bir iş yapın.
Ya da ilişkiniz kötü gidiyor.
İşte onu düşünerek üzülerek uyudunuz ve rüyanızda ölüm gördünüz.
O kişiden ayrılın. Size böyle mesaj veriyormuş.
Bilinçaltınız ne yapıyor? Bunu bir mistik yolla ya da tanrısal bir ifade olarak değil.
Hani mistik güçleriniz varsa onu bilemem.
O başka bir şey. Ama bilinçaltınız doğduğunuz...
Bundan beri işliyor değil mi? Bilgileri kafasında tutuyor ve bununla alakalı bazı yorumları var.
İşte bunların hepsini toparlayıp siz uyku zamanında sizi felç ediyor, sizi saf dışı bırakıyor ve size göstermesi gereken yorumları, doğruları ortaya çıkartıp böyle tartıp biçip size
gönderiyor. O yüzden diyor yazarımız.
Eğer ölüm rüyası görüyorsanız bir şeyleri bırakmanın vakti gelmiştir ve bu her zaman kötü bir şey olmak zorunda değil.
Sizin hayrınıza da olabilecek şeylerdir diyor.
Ve rüyamızda dişinizin düştüğünü görmek, dişlerinizin döküldüğünü görmek.
Bunlar çok fazla, çok sık tekrar eden rüyalar.
Ben de çok görürüm bunu. Bunun için arkadaşlar iki tane yorum bu var.
Birincisi eski bir şeyi salıverirken yeni bir şey yer açın diyor.
Yani mesela bir alışkanlığımız var.
Diyelim ki sigara kullanıyorsunuz.
Bu sigarayla alakalı ileride sorun yaşayacaksınız.
Hemen bu sigara alışkanlığını bırak, yerine güzel bir alışkanlık koy demek.
Yani bunu örnek üzerinden anlatıyorum.
Ve diğer yorumu da yeniden doğuş ve dönüşüm anlamına geliyor.
Çok monotonlaştığını düşünüyorsunuz hayatınızın.
Belki çok hareketli, her şeyi yapıyorsunuz, her yerlere gidiyorsunuz, her şey yolunda.
Ama belli bir süre sonra beyniniz sizi tanıdığı için size bunun monotonlaşacağını ve size mutsuzluk getireceğini düşünüyor.
O yüzden sizi rüyanızda dişlerinizi dökerek bunu anlatmaya çalışıyor.
İşte böyle bir durumda bir durup düşünmeniz lazım.
Belki çok parçalara bölündünüz.
Belki çok fazla elinize her işi attınız.
Beyniniz diyor ki yavaş ol, sakin ol.
Bunları güzel bir aciliyet değil, önem sırasında diz ve ona göre hareket et.
Senin için önemli olanları lütfen birinci yere al demek istiyor.
Ve mesela rüyada, bunu da çok görmüşsünüzdür, çıplak olduğunuzu görmek.
Dersinde çırılçıplaktım, herkesin içinde geziyordum.
Bu rüyayı yazarımız...
Şöyle tanımlıyor arkadaşlar. Yakın bir zamanda diyor toplum içinde rezil olacaksın.
Bu biraz bodozlama bir yorum olmuş.
Ama bence doğru ve güzel bir yorum.
Yani toplum içinde birisi sana bir soru sorduğu zaman bir toplantıda olabilir.
İşte bir öğretmensiniz, bir öğrenci olabilir.
İşte bir veli öğretmensiniz.
Yine öğretmenler üzerinden gittim oradan örnek vereyim.
Veli toplantısında biri soru sorarsa.
Yani diyor sen diyor toplum içerisinde birisi sana bir soru sorduğu zaman lütfen diyor vereceksin cevaplarını.
Biraz durarak, düşünerek, mantık çerçevesinde cevap ver.
Yoksa diyor bu şekilde gidersen rezil olursun insanlar içinde.
Buradaki vermek istediğim mesaj da bu.
Gayet mantıklı bence.
Rüyalar bölümümüz bu kadardı arkadaşlar.
Bu bölümde daha çok rüyalarınızı yorumlamak istedim.
Çünkü bu rüyaları anlatırsak nedir, ne değildir, nasıl olur vs.
Binlerce sayfa yazabilirim.
Yani binlerce. Ama rüyalar konusunda ne bilim, ne psikoloji, ne işte o bu şu.
Hiçbirisinin o... Ortak bir yanı yok.
Hepsi farklı bir şeyler söylüyor.
O yüzden rüya yorumlamaları inandığım, güvendiğim, kendimin de önemsediği yorumları size yapmak istedim.
Umarım beğenmişsinizdir.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
