
Mistik Yasalarla İyi Bir Yaşam: Düzenli Ev, Mutlu Zihin
14 Ekim 2024 · 26 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Hayatınızda her şey ters gidiyorsa evinizin düzenine bakmaya ne dersiniz? Podcast boyunca mistik öğretilerle hayatınızdaki dağınıklılığı nasıl toparlayabileceğinizi anlatıyorum.***Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese selam, Alternatif Vizyon''a hoş geldiniz.
Ben Ayça. Bugün mistik bağlantılarla evimizin düzeninin arasındaki bağlantıyı anlatacağım.
Evimizde yapacağımız düzenlemelerin hayatımızda büyük sorunları nasıl çözebileceğimizi, tıkanıklıklarımızı nasıl açabileceğimize odaklanacağım.
Hem spritüel hem de araştırma temelli birkaç bilimsel yaklaşımlarla bahsetmeye çalışacağım arkadaşlar.
Bir de popüler kültürün nasıl köpeği olduğumu anlatacağım size.
En sevmediğim şey, diğer bölümlerimi dinleyenler biliyorlar, popüler olan kitaplar, filmler, müzikler vs.
Onları çok fazla okumayı, izlemeyi sevmiyorum.
Ama böyle bir kitap okuduğum ki gerçekten çok özel olduğunu düşünüyorum.
İlerleyen dakikalarda bu kitap tavsiyelerim de olacak.
O zaman hazırsanız başlıyorum.
Şimdi geçenlerde böyle spritüel konuların bilimsel kanıtlarla açıklandığı bir video izliyordum.
Aynen şu cümle geçti videoda.
Hayatındaki sorunları çözmek istiyorsan evinle başla.
Dedim sanırım yanlış duydum.
Yani ilk başta ne alaka şimdi diye düşündüm ama videoyu izlemeye devam ettim.
Ve sonrasında da araştırdıkça fark ettim ki evimizdeki düzen aslında hayatımızdaki her şeyi etkiliyor.
Ve bütün yaşadığımız kaosun çözümünün evimizde saklı olduğunu gördüm.
Yaşadığımız alanda saklı.
Her evin bir enerjisi vardır deriz değil mi?
Mesela bir ev alacaksınız ya da bir ev kiralayacaksınız.
Ev çok güzeldir, yeri okeydir ama içinizi bir türlü sinmez.
İşte havasını, ağrısını falan sevmezsiniz.
Ne kadar işinize yarasa da almak istemezsiniz ya da işte kiralamak istemezsiniz o evi.
Evimizin yani düzeni ve evimizin enerjisi bizim hayatımızın düzenini oluşturuyor.
Evimiz fiziksel bir alanın dışında, bunun ötesinde ruhsal ve enerjisel bir merkez.
Her detayın bir enerjisi vardır değil mi?
Ve bu enerji ruh halimizden, ilişkilerimize, parasal durumumuza, üretkenliğimize ve genel yaşam kalitemize kadar her şeyimize etkiliyor.
Enerji neydi arkadaşlar? Bunu bir hatırlayalım.
Evrenin temel yapı taşıydı değil mi?
Ve her biri varlıkta enerji titreşimi halindeydi.
Biz de dahil. Yani normal ortalama bir insan bizler yani evimizde ortalama 70 bin saat geçirdiğimizi biliyoruz.
Yani böyle bir durumu düşünürsek bu kadar zaman içinde yaşadığımız mekanın enerjisi ne yapar arkadaşlar?
Bizi şekillendirir değil mi?
Bizi biz yapan mekan olur adeta.
Yani dağınık bir oda sadece gözümüzü değil ne yapar?
Zihnimizi de yorar. O yüzden önce evimizle ilgilenmemiz gerektiğini düşünüyorum ben de.
Hayatımızdaki diğer şeylere yarar.
açılması gerekiyor çünkü. Şimdi oda oda başlayalım o zaman.
Normalde hep böyle madde madde başlıyoruz tavsiyeler öneriler verirken ama bugün odalardan bahsedeceğimiz için oda oda başlayalım.
Şöyle bir ayrım yaptım arkadaşlar.
Her oda farklı bir alanı temsil ediyor.
Dolayısıyla da yaydığı enerjilerin etki ettiği kısımlar farklı.
Ayrı ayrı anlatacağım. İlk odamıza gidiyoruz o zaman.
Banyoya gidiyoruz arkadaşlar.
Mistik yasalara göre suyun temiz olması ve akışkanlığı para akışımızı temsil ediyor.
Suyun sürekli hareket halinde olması, işte temiz olması, akışkan olması para enerjimizin taze ve canlı olmasını sağlıyor arkadaşlar.
Mesela banyoya giriyorsunuz bir bakıyorsunuz ki duş başlığı işte diğer bir adı vardı ya bunun böyle komik bir ismi fıskiye fıskiye işte bir görüyorsunuz ki fıskiyeden su damlıyor su sızıyor ya
dersiniz of ay sonu yine su faturası kabarır diye düşünüyorsunuz değil mi?
Ama asıl mesele bu değil arkadaşlar.
Asıl mesele suyunuzun akmaması.
Çünkü suyunuz akmazsa musluklarda tıkanıklık varsa size gelmesi gereken para da durduğu yerde.
Tıkanıp kalıyor ve gelmiyormuş.
Yani su akışlarındaki bozulmalar finansal blokajlara sebep oluyor.
Bir bakıyorsunuz hayatınızda her şey aynı.
Yo işte almanız gereken belki birisine borç verdiniz.
O bir türlü o para bir türlü gelmiyor size.
İşte bir türlü istediğiniz zamı alamıyorsunuz.
Ya da bir iş üzerindesiniz ticaret yapıyorsunuz ama büyük satışlar elde edemiyorsunuz.
Yani bir türlü işler yürümüyor.
Sobaların, banyo musluklarının düzenli akıyor olmasın maddi tıkanıklıklarımızı açabileceğini söylüyor.
Alo Ahmet Usta. Alo tesisatçı mı?
Hemen herkes muslukları kontrol ettirsin.
Özellikle eski tesisatlar arkadaşlar çok önemli.
Çünkü işte bu su muslukları, işte o içerilerindeki borular, tesisatlar zamanla ne oluyor?
Pas tutabiliyor. İşte kireçli suların vermiş olduğu etkiyle beraber tıkanabiliyor.
Az akabiliyor sular.
Hiç akmayabiliyor. İşte bu sorunlarının gerçekten mistik yasalara göre bir an önce çözülmesi gerekiyor ki finansal hayatınız para...
Tıkanıklıklarınız güzel bir şekilde düzenli olarak yoluna girsin.
Ve bir de şöyle bir şey var. Bizim ülkemizde zaten maalesef çeşmelerden akan sular kireçli.
Zaten kireç dediğimiz şey insana, insan vücuduna zarar veren bir şey.
Ne yapar mesela kireçli su?
Ben bunu çok yaşıyorum yani görüyorum bunu.
Cildim kuruyor, saçlarım matlaşıyor.
Yani bu gerçekten...
Kireçli sulardan kaynaklı olan bir şey.
Bu yüzden eğer musluklarınız yeniyse işte tesisatınız yeniyse ek olarak işte buna ne yapabiliriz?
Su filtresi takabiliriz değil mi?
Çünkü kireçli su da maalesef sizi...
Şimdi banyomuzdan sadece musluk yok tabii değil mi?
Bu sadece bir başlangıçtı.
Mistik yasalara göre banyonuzun düzeni, temizliği, işte görsel olarak banyoda yakacağınız estetik bir mum bile paranızı etkiliyor.
Banyo enerji açısından suyun en fazla bulunduğu yer olduğu için arkadaşlar.
Sizin para durumunuzun sembolü.
İşte misal para durumunuza bakın.
Hayatınızda paranın akışı size düzensiz mi?
İşte bu akış kesik kesik mi?
Bunun sebepleriyle alakalı banyomuzun durumu olabilir.
Dağınık ve kirli olmaması gerekiyor.
Hatta ben bir video izlemiştim bununla ilgili belgeselin haricinde.
Adam, Hintli bir adam vardı.
İsmini inanın hatırlayamıyorum.
Çünkü maalesef videoyu bir daha göremedim.
Adam deli gibi bağırıyordu. Param mı yok?
Banyomu temizle. Param mı yok?
Musluklarını yaptırın diye.
Gerçekten o benim aklıma kalmıştı.
Belgeseli de üzerine izleyince zaten bunu çekmeye karar vermiştim.
Şimdi yine Feng Shui'ye uzmanı Karen Kingston.
olarak şunu söylüyor. Karen'a göre banyonun enerjisini temizlemek hayatınıza daha fazla yine parayı çekecek ve bu çok güzel fırsat çekecek arkadaşlar.
Yani sizin hayatınızda önünüze gelecek parasal maddesel fırsatlar çekmiş olacaksınız.
Biraz önce mum demiştim ya banyoda bir mum yakmak işte hem o atmosferi değiştiriyor hem de enerjiyi yükseltiyor.
Çünkü mumun ışığı bir nevi hayatınıza gelen aydınlık ve bereketin sembolü olduğunu söylüyor.
Küçük gibi görünen Etkili detaylar değil mi?
Sabah duş alıyorsunuz, düşünün banyonuz tertemiz, mis gibi, düzenli, ferah.
Duştaki suyun akışı ile birlikte enerjiniz de yükseliyor ve siz fark etmeden o gün finansal anlamda daha açık bir zihinle işlerinizi hallediyorsunuz ve o şekilde güne başlıyorsunuz.
Her gün duş almadan duramayanlar beni şu anda çok iyi anladı değil mi?
Yıkanmadığınız zaman ne kadar kötü hissediyoruz.
Kendimizi hiçbir şey yapmak istemiyoruz.
Dışarı çıkmak istemiyoruz.
Yani buradan pay bitebiliriz.
Peki banyodaki enerjiyi düzenlemek için neler yapabiliriz?
Karen'ın önerilerinden bahsedeceğim şimdi size.
Banyo dolap içlerinin her daim düzenli olmasını öneriyor.
Yani dolaptan bir şey aldınız, işte bir şampuanınızı aldınız, kreminizi aldınız, işte tıraş losyonunuzu aldınız vs.
vs. Kesinlikle diyor o kapağı açık bırakmayacaksınız.
Eğer bunu yaparsanız diyor tehdit gibi yalnız parayla alakalı girişmiş olduğunuz işlerinizin yarım kalabileceğini söylüyor.
Ve... Diğer bir öneri de tuvalet kapakları.
Tuvalet kapaklarının sürekli kapalı olmalı.
Yani bu klozet kapakları dururuz ya onlar.
Benim annem arkadaşlar tuvalet eğitimini bana verirken bunu öğretmişti.
Yani tuvaletini yaptıktan sonra arkanı dönüp sadece bir saniyede tuvalet kapağını şak diye kapatacaksın demişti.
Normalde bu mikrop yayılmasıyla alakalı değil mi?
İşte suyu çektiğiniz zaman oradaki mikrop etrafa yayılmasın.
Hatta diş fırçalarının, diğer havluların vesaire mikropların yapıştığı da bilimsel olarak.
kanıtlanmıştı hatırladığım kadarıyla.
Bu okey. Bu cepte. Ama işte bunun mistik yönünde şu arkadaşlar.
Benim annem mesela bunu bize ilerleyen yaşlarda şöyle demişti.
Özellikle evlendiğimiz zaman söylemişti bize.
Bereketsizlik getirir demişti.
Asla Batu'nun inançlı bir insan değildir.
Ben zaten bunu söylediği zaman bunun böyle mistikten ziyade bir bilimsel tarafı olduğunu da düşünmüştüm.
Her zaman klevizat kapaklarını kapatın kızım demişti.
Para akışı değil bu arkadaşlar ama.
Para akışıyla alakalı bir durum değil bu.
Bu şununla alakalı.
Mevcuttaki paranızı korumanın mistik yolu.
Yani param işte nereye gidiyor ben anlamıyorum.
Çok saçma sapan şeylere param gidiyor vs.
Hani bereketi olmaz ya hissedersiniz.
İşte bununla alakalı bir durum.
Bunu engellemek için diyor.
Bunu engelleyebilmeniz için diyor.
Yine bu yolu deneyebilirsiniz diyor.
Ve çoğu banyoda yani neredeyse bütün banyoda olan şey ayna.
Ayna mesela. Banyoda iyi bir ayna, gerçek bir ayna olması lazım.
Yani gerçek camdan olması gerekiyor.
Çünkü ayna mistik olarak hayatımıza pozitiflik katıyor.
Yani pozitif enerjiyi çekmene bir yolu olduğunu söylüyor mistik yasalar.
Aynanız ne kadar temiz ve büyükse para gibi pozitif şeyleri çekersiniz diyor.
Ve banyoda canlı bitkiler bulundurmanızı tavsiye ediyor.
Çünkü diyor bitkiler tıpkı para gibi büyümeyi ve bereketi simgiler.
Yeşil renkte ortamın enerjisini yükselttiğini söylüyor.
Doğru zaten değil mi? Yani bunu biz de görebiliyoruz.
Buradaki önerisine ben bir şey ekleyeyim.
Şimdi bitkilerle ilgili bir eklemem olacak.
Nimi ve düşük ısıyı seven bitkiler olmasına dikkat edebilirsiniz arkadaşlar.
Çok fazla çünkü banyoda biz kullanmıyoruz bitkiyi.
Bilmiyorum yani var mı? Benim gördüğüm çoğu evde yok.
Hani belki yapay gördüm ama gerçek canlı bitki hiç görmedim.
Genelde pencere önlerinde ya da salonda çünkü biz bitkileri kullanıyoruz.
Yani mesela banyoda kullanacaksanız ben çünkü kullanmaya başladım.
bitkesini bulunduruyorum.
İşte bunun dışında paşa kılıcı var.
Aşk merdiveni bitkisi var.
Bunlar hem nemi yani nemli ortamı hem de az ışığı seven bitkilerdendir.
Bunları bence kullanabilirsiniz.
Şimdi ikinci odamıza giriyoruz.
Yatak odası. İlk akla gelen ne?
Şimdi itiraf edin yatağımız olabilir.
İşte uyku vesaire olabilir.
Genellikle bu gelir zaten akla.
Ama olayımız şu anda yatak değil.
Peki ne Aytacığım? kıyafet dolabımız.
Mistik yasalara göre dolabımız ilişkilerimizin aynısı.
Ya şunu bir baştan söylesene.
Şunu neden bir baştan bilmedik ya?
Of o kadar uğraşıyoruz ilişkilerle değil mi?
En karmaşık mesele.
Kimi zamanlar kendimize o kadar çok yükler biriktiriyoruz ki, yüklüyoruz ki bir süre sonra eziliyoruz o yüklerin altında.
Bitmiş bir ilişkinin izlerini hala taşıyor olabiliyoruz.
Yeni bir ilişkiye başlamaktan korkabiliyoruz.
Çünkü kafamız çok karışık olabiliyor.
Bir türlü istediğimiz ilişkiyi yaşayamıyoruz.
İşte bu diyebileceğimiz kişi bulamıyoruz.
Bir adım daha öteye götüreyim mi biraz?
Biraz ağır gelecek ama bir adım daha öteye gideyim.
Daha detaylı. Sizi gerçekten sevdiği için prenses gibi davranacak adam varken sizi sevmeyen adama size prenses gibi davranması için yalvarıyor durumda da olabilirsiniz.
Mesela Karen Wilson dediği gibi aşk birlikte mücadele edilince çoğalacakken tek başınıza mücadele ediyorsanız yani ilişkinizde sorunlarınızı bir türlü çözemiyor, karmışık haldeyseniz
Bir dolabınıza bakın.
Hiç dolabınızın düzenine bakmayı denediniz mi arkadaşlar?
Bu arada ilişki demişken kitap önerim vardı.
Popüler kültürlü köpeği olduğum kitap önerim.
Bu aralar çok popüler çünkü hemen onu söyleyeceğim.
Selin'in kitabı, Selin Roney'in kitabı.
Arkadaşlarla sohbet. Böyle öneri yapınca da hep o kızın viral videosu aklıma geliyor ya.
Fahit Fahin Abasayanık kitabı.
Bunu çok eskiler bence bilir.
Şimdi bu kitap modern ilişkilerimizin karmaşası.
ve dostlukların sınavlarını anlatıyor.
İşte böyle kısa cümlelerle, tek cümlelerle, 10 bin tane anlam bulabileceğiniz cümlelerle yazmış.
Bu yazarın ilk kitabı, çok genç bir yazar.
Hatta ben bunu, bu kitabı aslında şöyle okumaya başlamıştım.
Yazara, Sally'e Oxford'dan bir davet geliyor ama o bu daveti kitap yazmak için reddediyor.
Kendisi İrlandalı, İrlanda'da kalmayı ve kitap yazmayı tercih ediyor.
Ben onun bu karakteristik özelliğinden etkilenilip kitabı okumaya başlamıştım.
Ama gördüğüm ki zaten çok popüler bir kitapmış.
Bugünlerde kendinize bu tarz bir kitap arıyorsanız bence bu kitabı mutlaka satın alabilirsiniz.
Şimdi dolabımızdan devam ediyoruz.
Mistik yasalara göre dolaplarımızın sakladığımız her şeyin simgesi.
Bir gün lazım olur diye tuttuğumuz ama sadece yük olan eşyalarımız.
İşte onlar hayatımızda tutunduğumuz eski duygularımız.
Size mutluluk geçirmeyen şeylerden kurtulun diyor bu yasalar.
Eski kıyafetlerinizi dolabınızdan çıkarıp burası çok enteresan geldi bana önce bağışlıyorsunuz sonra da o eski artık size hizmet etmeyen eşyaları Ya da
artık bir isim veriyorsunuz orası size kalmış.
Eski kıyafetleriniz sizin bağışladığınız eski duygularınızı temsil ediyor.
Yani eski duygusal yüklerden kurtulmuş oluyorsunuz.
Ve böylelikle hayatınızda yeni insanlara, yeni deneyimlere, yeni hisslere yer açmış oluyorsunuz.
Dolaplarımızdaki dağınıklıkla ilişkilerimizin karmışlık olmasının sebebi bu.
Dolabı açıyorsunuz, giyecek bir şeyler alacaksınız.
Bazen ne aradığımızı bulamıyoruz değil mi?
Kıyafetler, Arap saçı olmuş, insan böyle deliriyor.
İşte alıyorsun, katlı yerden bozuluyor.
Toplarım akşam diyorsun, toplayamıyorsun.
Ertesi gün yine acelem var, yine çekiyorsun, yine bozuluyor.
Yani bu şekilde olmaz.
O dolap mutlaka, yani hiçbir şey olmasa da 15 günde bir katlı özellikle eşyalarınız varsa ya da dolabınızın alanı darsa mutlaka bozuluyor ve düzen gidiyor arkadaşlar.
Bu konuyla ilgili bir kitaba konuştum.
Marie Kondo'nun bir... kitabı.
Değerli toplu hayatın sır diye.
Gerçekten güzel bir kitap.
Konumları metodu diye bir metot geliştirmiş.
Japon organizasyon uzmanı kendisi Mari.
Bu metot özellikle işte eşyaların düzenlenmesi ve sadeleştirmesi üzerine odaklanıyor.
İşte bizim daha huzurlu ve anlam dolu bir yaşam sürmemize yardımcı olmayı amaçlıyor.
Sahip olduğunuz bütün eşyalara öncelikle diyor değer vereceksiniz.
Bu cepte. İkincisi kategorik bir yaklaşım.
Yani diyor ki kondo eşyalarınızı kategorilere ayırarak düzenleyin diyor.
Eşyalarınızı sırayla düzenlediğiniz zaman diyor bunun etkisi uzun sürer.
Şöyle söylüyor. İşte evinizdeki bütün kıyafetlerinizi topluyorsunuz.
Hani fortbantoda asılı olan bir yerlerde asılı olan kıyafetleriniz montlarınız gömlekleriniz olabilir.
Farklı farklı dolaplarda olabilir.
İşte baza kullanıyorsunuz. Baza altında vesaire hurçladığınız da olabilir.
Hala var çünkü hurçluyoruz yani yapabiliyoruz onları.
Ne kadar diyor kıyafetiniz giysiniz varsa hepsini topluyorsunuz.
Yatağınızın üzerine koyuyorsunuz.
Sonra arkadaşlar kullanmak istemediğiniz kıyafetlerinize bakıyorsunuz.
Onları buluyorsunuz ve kıyafetlerinizi elinize alıyorsunuz.
Size yaşattıkları için teşekkür ediyorsunuz.
Ve onları bağışladığınızı söyleyerek çöpe atıyorsunuz.
Ya da artık ihtiyacı olan birisine veriyorsunuz.
Yani Mari'nin geliştirmiş olduğu metot bu.
Ve bu metodu kullanarak gerçekten hayatında çok büyük düzen yaşayan, bunun da ilişkilerine yansıyan örnekleri çok fazla.
Hatta bu kişinin bir belgeseli var.
Onu da izlemenizi öneriyorum size.
Ben çocukken bu dolap karmaşıklığıyla ilgili çok sorun yaşamıştım.
Nefret ederim arkadaşlar. Kıyafet katlamakmış, kıyafet toplamakmış.
İşte o yıkanıyor, geliyor.
İşte katlıyorsun, asıyorsun, ütül vesaire.
Böyle çok sevmiyorum uğraşmayı.
Çocukluğumdan beri böyle yaratılışım da var diyebilirim.
Benim bununla ilgili kendimce bir önerim var size.
Eğer kardeşiniz varsa para karşılığında dolabınızı toplatın.
Ben öyle yapıyordum çünkü.
15 günde bir makul bir rakam üzerinde.
Yani küçük bir maliyet.
ilişki karmaşıklığından kurtulabilirsiniz.
Kardeşinize dolabınızı katlatarak.
Ve unutmayalım ki ne kadar az eşya o kadar az karmaşa.
Bob Marley şarkısı gibi oldu değil mi?
No Woman No Cry gibi oldu.
Ya bu şarkıyı bilenleriniz sevenleriniz mutlaka vardır.
Ne kadar yanlış anlaşılmıştı değil mi?
O aklıma geldi. Şimdi aslında burada Bob Marley hani kadın yoksa ağlamak için bir neden yoktur gibi bir şey söylemiyor.
Yanlış anlamışlardı. Yani onun burada söylemek istediği aslında bir kadına ağlamaması gerektiğini söylüyordu.
O aklıma geldi şimdi.
Neyse devam ediyorum ben şimdi.
Şöyle bir etkiden de bahsediyor mistik yasalar.
Evinize girip çıktığınız insanların bu tarz düzenleri sizi de etkiler diyor.
O yüzden diyor bu insanları diyor yani evinize aldığınız, evinize kabul ettiğiniz insanların ve evinize gittiğiniz insanları diyor o da göre seçin.
Çok zor. Ama Başak Burcu arkadaşınız varsa bence çok güzel bir şekilde, olumlu bir şekilde etkilenebilirsiniz.
Yani bir insanın, arkadaşınızın evinize girip çıktığınızda hani onun o düzenini görmek, böyle biraz heveslenme.
Eğer hayatı da güzel gidiyorsa.
Aa bak bunun etkisi de bu yüzden olabilir diyebilirsiniz.
Bu yüzden size fayda sağlayabilir.
Gazalinin dediği gibi kiminle oturup kalkarsan onun sıfatı sana sirayet eder.
Ve senin bundan asla haberin olmaz.
Yani farkında olmadan arkadaşınızın olumlu ya da olumsuz taraflarından etkilenebilirsiniz.
Şimdi sizi mutfağa götürüyorum.
Mistik yasalara göre mutfak sadece yemek yaptığımız.
yemek yediğimiz bir yer değil.
Aynı zamanda hayatımızı besleyen, enerjiyi sağlayan alanımız yani en temel, en genel enerjiyi sağlayan yer mutfak arkadaşlar.
Ne kadar önemli değil mi mutfak?
Temizliği hiç bitmeyen mutfak, her gün silinmek zorunda kalan aygaz hangi birini söyleyelim ki bunu söyleyen kişi evine abla gelen bir kadın yani düşünün yani yok yani her gün
gelse de özellikle çocuğunuz varsa temizlik işleri vs.
Hani özellikle mutfak gibi detay gerektiren yerlerde inanılmaz zor.
Yani onu sürekli düzenli tutmak, işte bir bulaşığın olmamasını sağlamak, bir kokunun yemek kokusunun olmamasını sağlamak gerçekten çok zor.
Şimdi mutfağın mistik önüne bakalım.
Yemeklerimizi hazırladığımız yer değil mi?
Biz bu yemeklerle karnımızı doyuruyoruz, karnımız doyduktan sonra rahatlıyoruz, psikolojimiz kendimize geliyor ve genelde mutfakta yemek yiyoruz.
Yani ailemizle bir araya geldiğimiz bir alan belki de aynı anda evdeki her...
Herkesin sadece yemek masasında bir arada geldiği bir alan.
Bu yüzden mutfakta hissettiğimiz huzursuzluk doğrudan yaşam enerjimize etkiliyor diyor yasalar.
Mesela dağınık bir mutfakta yemek hazırlamak bizi olumsuz etkiler değil mi?
Yemek yaparken sinirlenirsin, stres olursun.
Ay bitsin dersin. Etraf zaten dağınık.
Bir de sen yemek yapıyorsun. Sen yemek yaparken daha çok dağılıyor, daha çok dağılıyor.
İnsanın böyle siniri bozuluyor. Hatta bana gerçekten olmuştu.
Özellikle evliliğimin ilk yıllarında olmuştu.
Çok zorlanmıştım. Yemek yapıyorum.
Her yer dağılıyor. Allah'ım diyorum ya of bunları toplayacağım.
Daha yemek yenecek vesaire.
Hani ne kadar erkek yani siz erkek kişisi diyeceğim şimdi.
Eşiniz ne kadar yardım etse de hani onun da çok bu tarz şeylerden bir haberse tamam diyorsun ya bırak.
Hani o demek doğru değil ama ilk başlardan bilmezken bu tarz şeyleri öyle diyebiliyorsun.
Ama bir de tam tersini düşünün.
Gayet toplu. Her istediğiniz malzemeyi hemen buluyorsunuz.
Düzenli, güzel. sade bir mutfak düşün.
Daha iyi hissedersiniz değil mi?
Daha iyi hissetmenizi sağlar.
Peki mutfak düzenini mistik yasalar göre nasıl sağlamamız gerekiyor?
Yine arkadaşlar dolap içleri temiz olacak ve aynı materyaller beraber olacak.
Yani demirler bir arada, tahtalar bir arada.
Mesela bazı büyük kaşıkların olduğu çekmeceler var.
Tahta da orada, demir de orada.
Hayır diyor mistik yasa. Tahtayı ayrı yere koyacaksın, demiri ayrı yere koyacaksın.
Mutfağım küçük Ayşe, çekmecem küçük.
Bana ne kardeşim? Bir tane marka var ya.
O markadan bakın böyle küçük alanlarda işte neler yapılabilir diye.
O videoları izleyin gerçekten çok işe yarıyor.
Mesela diyor bozulmuş eşyalarınız varsa hemen atmanız lazım.
Çalışmayan bir mikser.
İşte tamire götüreceğim ya yaptıracağım.
İşte ben bunu çeyizimle getirdim.
İşte bunu ilk maaşımla almıştım deyip de duygusal açıdan.
Kenarda beklettiğiniz bozuk cihazlar.
Hemen diyor bunları eğer tamir ettirmeyeceksiniz çöpe atın.
Kırık cam eşyalar mesela yine çöpe gitmeli.
Zaten bizim kültürümüze yaygındır.
Ara bile kırılmış olsa bir cam tabağın bir bardağın tutulmaz evde hemen atılır.
Uğursuzluk getirilir denir hatta.
Ve mutfakta hep tazelik olmalı diyor mistik yasalar.
Dışarıdan doğal ışığında girmesi gerekiyor.
Mesela dışarıdan eve geldiğimiz zaman genelde yine salonun camını açarız.
Temiz hava girsin biraz havalansın diye.
Tamam okey bunu da yapabilirsiniz.
Ama öncelikle mutfak camını açıp kısa bir sürede olsa dışarıdan gelen temiz havanın içeri girmesini sağlamamız gerektiğini söylüyor.
Ve tazelik demiştim.
Ondan devam edeyim. Buzdolabında mesela bozuk yemek olmayacak.
Çürümüş sebze, meyve, tarihi geçmiş içecek, yiyecek olmayacak.
Yani aldığınız sebzeler, meyveler taze olacak.
Günlük olabilir, işte haftalık olabilir.
Ama hani böyle uzun süre dolapta bekleteceğiniz yiyecekleri tercih etmemizi söylüyor.
Evlerimiz düzenli ya da düzensiz, pis ya da temiz olsun her şekilde bir enerji yayıyorlar ve biz bu yayılan enerjiyle yeni başlangıçlar yapıp güzel şeylerin kapılarını aralıyoruz
ya da sıkıntılarımızı geride bırakamaz kötü enerjiyle yaşamaya devam ediyoruz değil mi?
Şöyle düşünün sabah evden işe gidiyoruz, akşam işten eve geliyoruz.
Arkadaşlarımıza dışarıda buluşmaya...
Evden gidiyoruz. Yine arkadaşlarımızla buluştuktan sonra eve geliyoruz.
Yani bizim gerçekten çok fazla vakit geçirdiğimiz, enerji aldığımız, enerjimizi bıraktığımız alanımız, yerimiz, hepsinin temeli, kökü bizim evimiz.
Bu yüzden bu mistik yasalar bence doğru ve uygulanabilir.
Hemen şimdi itiraf edeyim.
Banya olayı benim çok eskiden beri yaptığım bir durum.
Ciddi anlamda ama ciddi anlamda düzenli olacak.
Hani havluları katlayıp koyuyoruz ya böyle gerçekten çok çok çok düzenli olması gerekiyor.
Renklerin ayrılması gerekiyor.
Yani su, oradaki akan su bundan gerçekten çok etkileniyor.
Biliyorsunuz ben genelde kendimin de deneyimlediği şeyleri paylaşıyorum.
Eğer zaten deneyimlemediysem bunu söylüyorum.
Yani yapmadığım şeyleri zaten burada çok fazla anlatmamaya çalışıyorum size.
Maya Angelou'nun şu sözünü hatırlatmak istiyorum size.
Kendinizin en iyi versiyonu olun.
Dünyaya sunduğunuz şey ancak kendinizi sevdiğinizde gerçek anlamda değer kazanıyor.
Evimizi düzenlemek aynı zamanda ruhumuzu da besleyen bir eylem.
Kendinize duyduğunuz sevgi ve saygıyı yaşama alanlarınızı düzenleyerek gösterebiliriz.
İçsel yolculuğunuzda size ilham veren anlar diliyorum arkadaşlar.
Bugünkü bölümümüzün sonuna geldik.
Bugünkü konumuzla ilgili yorumlarınızı gerçekten merak ediyorum.
Benim çünkü çok eskiden beri denediğim şeyler vardı.
Acaba siz de denediniz mi ya da bana katmak istedikleriniz var mı?
Bana mesaj atabilirsiniz ya da bu bölümünün instagram gösterisinin altına yazabilirsiniz.
Beni her nerede dinliyorsanız lütfen O uygulamalardan beni takibe alın.
Çünkü her pazartesi günü yeni bölümlerimi yayınlıyorum.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Haftaya görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
