
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Okuların nasıl anıları canlandırdığını ve hafıza üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde konuşuyoruz.
Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhabalar, Alternatif Vizyon''a hoş geldiniz.
Ben Ayça. Bugün ne konuşacağım?
Kokunun hafızamız üzerindeki etkisinden bahsedeceğim size.
Kokular aklımızı nasıl yönlendiriyor?
Neleri koku sayesinde daha kuvvetli hatırlıyoruz ve bunu hangi işlerimizde bilinçli kullanarak işe yarar hale getirebiliriz?
Bazı anılar nasıl sadece minik bir kokulu aklımıza gelip bizi geçmişe götürüyor değil mi?
Kokunun bilinçaltındaki yerinin önümünden bahsedeceğim.
Arama terapi koku kuramcıları da beynimizdeki kokusal hafızamızın çeşitli kokularla hareketlenerek anılarımızı canlandırabildiğini söylüyorlar.
Bence kesinlikle çok doğru.
Çocuk burnunuzu düşünün.
Babaannenizin, anneannenizin o evinin kokusu, yaptığı yemeklerin kokusu, anne köftesinin kokusu hepimizin hafızasına o zamanki anılarımızı hatırlatıp Hislerimizi tekrardan yaşatmaz mı bize değil mi?
Kişinin koku alma duyusunun, hafızanın ve duygularının depolandığı beynin limbik sistemine doğrudan bağlı olması kozmatik ve kişisel bakım sektöründe de bunu çok iyi kullanıldığını gösteriyor.
Yani beni belki dinleyen, şu an siz bir parfüm araşındasınız, dikkat çeken, beğenilen bir koku seçmek istiyorsunuz ya da önemli sınavlara hazırlanacaksınız, aklınızda kalması gereken bilgiler var.
Eminim bu bölüm size de pozitif olarak güzel fikirler verecektir.
bilimsel araştırmalara göre kadınların erkeklere göre daha iyi koku aldığı görünmüş biyolojik olarak.
Şaşırdık mı? Tabii ki hayır.
Bu durum özellikle de yumurtlama dönemlerinde daha da hassaslaşır hale gelirmiş.
Bu da bilimsel olarak açıklıyor bizlere sebebini.
Bu arada yakın zamanlarda Mevlana'ya ait bir cümle okudum.
Çok hoşuma gitti ve ironik bir şekilde gülümsetti benim.
Gerçek kokusuyla ahmı kandıran yalan sözün kokusu misli sarımsak kokusu gibi gibi söz söyleyimin soluğundan anlaşılır.
Ey can, güneş herkesin üzerine eşit doğar ama gül başka, leş başka kokar.
Benim bunlarda dikkat ettiğim Mevlana'nın kokuyla maneviyatı, insan karakterini birleştirmesi oldu.
İlk podcastımda iş için yaptığım manifestoyu hatırlayın.
Hani diyorum ya, hayalimde sürekli o iş yerine gittiğimi hayal ettim, o heyecanı hissettim diye.
İşte onun gibi bir şey. O ortamın kokusunu bile hayalinize ekleyebilirsiniz.
İşte oda parfümü, kokusu...
Su gibi bir koku vardır elbet koku hafızanızda.
Daha etkili hale getirir bu şekilde hayallerinizi bence.
Daha çok hayal ettiğiniz yerde olmanızı sağlar.
Şimdi bir örnek vereceğim size.
koku duyusunun ne kadar önemli olduğu ile alakalı.
Olimpiyatlarda çifte altın madalya kazanan James Crickle İngiliz atlet.
Kendisi bisiklet sürerken maalesef bir tankenin çarpması sonucu geçirdiği bir beyin travması sebebiyle tat ve koku alma duyularını yitiriyor.
Ve çok zor günler geçiriyor tabii.
Onu soruyorlar sonra. Nasıl bir his?
Hayatında neler değişti?
Diyor ki koku alma duyusunun yitirilmesi sizde sanki kendi hayatınızı seyirciymişsiniz hissi yaratıyor.
Sanki bir camın ardından kendi hayatınıza bakar gibisiniz diye tarif etmiş bu duyguyu.
İşte devamında da etrafımızda olup bitenlere dahil değilsiniz sanki.
Yaşamın renklerini alıp götüren bir his demiş.
Onu çok iyi anlayabiliyorum ben çünkü pandemi döneminde ben de koronavirüse yakalandım.
10 günden fazla tat ve koku duyularımı tamamen sıfırlandı.
Yani hiçbir şey, hiçbir şeyin tadını almıyordum.
Hiçbir koku burnuma gelmiyordu.
Yani o kadar çok ağrı da yaşamıştım ama ona rağmen yaşadığım...
Ağrıların acını unuttum.
Böyle içtiğim suyun bile tadını alamadığım için, hiçbir şeyin kokusunu alamadığım için günlerce ağladım.
Hani mutfağı topladıktan sonra temizliğe çılgınca düşkün olanlar beni şu anda çok iyi anlayacaklar.
O çamaşır suyunu şöyle bir döküp o kokuyu almak gerekir.
Ya ha temizlik tamamlandı şimdi okey demek için.
O kokuyu alamadım. Çamaşır suyunu böyle bocaladım bocaladım ama çamaşır suyunun kokusunu bile alamıyorum.
O kadar kötü bir şey ki yani temizlik yaptığından temiz olduğundan emin olamıyorum.
O kokuyu alamadığım için.
Böyle yere çömülüp gerçekten saatlerce ağladım.
Çok sinirlerim bozulmuş.
Dedim ki şu çamaşır suyunu içsem acaba tadının kokusunu alabilir miyim diye deli gibi düşündüğümü hatırlıyorum.
O yüzden James'i çok iyi anlıyorum.
Kokunun aklımıza kodlanan birçok bilgiye, birçok anıya ulaşmada yeri önemli biliyorsunuz.
Ya en basiti şöyle düşünün.
Dert çalışıyorsunuz ve odanız çok kötü kokuyor.
O odada kim çalışmak ister ki?
Yani düşünsenize. İğrenç bir koku var.
Toz kokusu var. Pis bir şeyin kokusu var.
O odada durmak bile istemem.
Amerika'da Concordia Üniversitesi'nde 270 tane öğrenciyle öğretim üyesine yapılan bir araştırma var.
Bu araştırmadan bir örnek vereceğim.
Şimdi bunları iyi anıları çağrıştıran kokuların insanları neşelendirdiği gözlenmiş bu kişiye yapılan araştırma üzerinde.
Kötü kokuları çağrıştıran kokularda da insanların tiksintiyle yüzlerini buruşturarak karşıladığını görmüşler.
Yani anılarla olan bu güçlü bağlantının güzel kokan bir çiçek kokusunun bile katımcılığın üzü...
Yani mesela onlardan bir tane kız düşünün.
Oradaki teste giren bir kızlardan gül kokusunu koklatıyorlar.
Kızın aklına işte severek ayrıldığı eski sevgilisi geliyor.
Düşünebiliyor musunuz? Aslında gül ne kadar güzel bir koku değil mi?
Frekansı da çok yüksek ondan bahsedeceğim zaten.
Aslında onun daha mutlu olması oh mis gibi kokuyor falan demesi lazım.
Ama o eski sevgilisindeki ayrıldığı o kötü anıları aklına geldiyse eğer o yüzden mesela onu kötü bir psikolojik ruh haline sokmuş oluyor.
Yani biz bu kokuları bilinçsizle kayıt altına alıyoruz beynimizde ve onları o şekliyle kabul ediyoruz.
Koku mevzusu gerçekten çok önemli.
Psikolojik, sosyolojik, fiziksel bunların etkilerini göz ardı etmek mümkün değil.
Bir insanın ruh halini, stresini, hafızasında anıların, bilgilerin depolanmasını ve çalışma kapasitesini belirleyeceği faktörlerden biri koku doyusu.
Çünkü elektrofizyolojik çalışmalarda çeşitli kokuların işlevsel beyin aktivitelerini etkilediğini ortaya çıkartıyor.
Bir aromayı solumak sizin verdiğiniz kararları ve ruh halinizi etkiliyor.
düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız beyindeki o nöronal aktivitelerin aslında bir yansıması oluyormuş.
Hani az önce koku sayesinde aklımıza gelen şeyler dedik ya, bana mesela 10 tane kazak ver, ben hangisi benim çocuğumun kokusuna ait, yani hangisi benim çocuğumun kazığı, onu mutlaka tanırım.
Mesela onun yanı sıra bir çocuk mağazasına gelin, bir sürü kazak var.
Hepsine bakıyorum tek tek diyelim.
Ama o kazaklardan birini mesela alayım, koklayayım, hiçbir şey hissetmem değil mi?
Normal ya bir başkası deneyimin kokusudur ya da normal üretim kokusudur.
Ama benim oğlumun kaz giymiş olduğu bir kaza o anda koklamış olsam hemen aklıma oğlum gelir.
Yani düşünsenize bu görsel hafızanın da ötesinde bir şey koku hafızası.
Ve bunu unutmuyorsunuz.
Çok uzun süre boyunca unutmuyorsunuz.
Yani aklımız koku ile ilgili bilgileri işliyor.
Sonra o bilgileri de dediğim gibi daha uzun süre beynimizde kalmasını sağlıyorlar.
Şimdi bakın sevgili anneler.
Sevgili babalar, canım öğrenciler, ders çalışırken ya da işte çocuğunuzla, annesiniz, babasınız çocuğunuzla beraber ders çalışıyorsunuz.
Rahat bir ortam sağlıyorsunuz değil mi?
Genelde imkanı olan herkes elimden geldiğince rahat bir ortam kendine sağlar ya da çocuklarına sağlatır.
Sonra... Bence her ders çalışırken sevebileceğiniz bir koku seçin.
Mesela şöyle bile yapabilirsiniz.
Her derse başka bir koku, başka bir tütsü.
Mumların çoğu, bilmiyorum biliyor musunuz ama mumlarda kimyasal maddeler var.
Tam olarak adını bilmiyorum. Zararlı birkaç kimyasal madde yayıyor.
Ama kimyasal yaymayan birçok mum var.
Ben de bunlardan kullanıyorum.
Her çeşidi zaten piyasada mevcut.
Mesela her derse başka bir koku seçebilirsiniz.
O derse çalışırken, o dersin sınavına girdiğiniz...
Size ister istemez o koku bir süre sonra burnunuza gelmeye başlar.
Yani burada yapmak istediğimiz, size vermek istediğim örnek kolayca hatırlamanıza yardımcı olabilir.
Hatta eğer bunu mesela yapmak istemiyorsunuz, rahatsız oluyorsanız parfüm kokunuzu bile buna göre ayarlayabilirsiniz.
Hangi koku daha çok hatırlamanızı sağlayıp dikkatinizi çekiyorsa ona göre mutlaka kendinize bir koku ayarlayın.
Ben mesela evde tek kaldığım zamanlarda, tek başıma olduğumda işte...
Kitap okurken kahve eşliğinde kitap okuyacaksam mutlaka gül kokusunu tercih ediyorum.
Çünkü yeri gelmişken söyleyeyim gül kokusunun gerçekten çok yüksek bir frekansı varmış.
Bu yapılan bütün bilimsel araştırmalarda da görülmüş.
Zaten çok rahatlatıcı bir özelliği var.
İnsanın psikolojisine çok iyi gelen bir özelliği var.
Ben çok eskilerden gül kokusunu çok ağır buluyordum.
Ama bizim işte bu hani getirirler ya başka şehirlere gidince Konya'dan vesaire öyle.
bir yerlerden. Meğerse benim çocukken kokladıklarım gerçekten gerçek doğru gül kokusu değilmiş.
Çok ağır farklı aramalarla karıştırılmış bir gül kokusuymuş.
Şu anda kendime gerçek işte soğuk sıkım deniyor sanırım.
Öyle gül kokuları aldım işte sprey şeklinde ya da gül yağları var işte tütsülerim var.
İnanılmaz derecede yani okuduğum kitaptaki bilgiler, o anda öğrendiklerim orada işte hiç bilmediğim bir kelime var diyelim.
O kelimeyi bile sonraki konuşmalarımda, sohbetlerimde kullandığımı fark ettim.
Yani çünkü gül kokusu beni çok yüksek bir frekansa getiriyor.
Özellikle manifest yapıyorsanız.
Mesela kendinizde ayırdığınız zamanlarda, hayal kurduğunuz zamanlar.
İşte ben şu anda tek başıma kitap okuyorum.
İşte müzik dinliyorum diyelim.
O anda da etkileniyorsun okuduğun kitaptan ya da izlediğin filmden ve bir hayal kurmak istiyorsun.
Ya oradan gerçekten patlat bir gül kokusunu.
Şöyle bir fısfıs hiçbir şeyin yoksa da işte gül suyun varsa.
Şöyle bir etrafı sık. Gerçekten o yüksek frekansa ulaş.
Mutlaka bunu denemelisin.
İşe yoruyor gerçekten çalışıyor.
Şimdi bir örnek daha vereceğim size.
Kaliforniya Üniversitesi'nde bir araştırma yapılıyor tamam mı?
İşte bu kahve kokusunun stresi azalttığı, mutluluk verdiği ve dikkatimizin toparladığını görüyorlar.
Birkaç kişi üzerine yine test yapıyorlar.
Yardımcı oluyor. Kahveyi ben çok seviyorum.
Sabah hani diyorlar ya sabah uyanabilmek için kahve içmiyorum.
Kahve içmek için uyanıyorum diye.
Gerçekten ben de o mutluyum.
Ama bunu öğrendikten sonra daha çok etkilendim.
Aslında sabah kalkınca direkt insanların kahve içmek istemesi ay uyanamıyorum dediği de dalga geçilecek bir durum değil.
Bilimsel araştırmalara dayanan bir gerçekmiş.
Düşünsenize stresi azaltıyor.
Tabii ki her şeyin fazlası zarar.
Ona göre siz de kullanırsınız.
Mutluluk veriyor. Dikkatimizi toparlıyor.
Canım kahveci. Bu görevi de sen üstlenmişsin.
Tayland'da yapılan bir araştırma daha var.
Aynı zamanda yine Tayland'da da kahveyle ilgili bir araştırma yapılmış.
Onda da kan basıncını ve solunum hızını düşürdüğünü görüyorlar.
Yine aynı şekilde kahve kokusundan mutlaka faydalanabilirsiniz.
Yani böyle zaman zaman bunaldığımız anlar olur.
O beni unutmak ya da işte artık düşünmek istemediğimiz anlar olur.
İşte o anlarda da Hindistan cevizi, okaliptus ve okaliptus söyleyemiyorum çok zor söylüyorum bunu.
Vanili... gibi kokulardan destek almanız gerekiyor.
Çünkü bu kokular aynı anda psikolojimizi de tedavi etmeye çalışıyorlar.
Yani siz ihtiyaç duyduğunuz halinize göre kendiniz için doğru olan kokuyu bulmalısınız.
Kokular bizi yönlendirir.
Yeter ki o doğru kokuyu bulalım.
Peki nasıl oluyor da kokuların bu kadar iyileştirici etki gösterirken hafızamızda da bu kadar etki edebiliyor?
Şöyle ki şimdi beynimizde duygusal bilgileri işleyen bir yer var.
Buna Bu arkadaş hafıza oluşumundan ve o bilgilerle öğrenirken anıların yaşarkenki görüntülerin saklamasında sorumlu olan hipokampun bölgesine
çok yakın. Yani komşi.
Komşi komşi. Evet Ağaç Aile Fen Bilimleri dersine hoş geldiniz.
Yani bu iki arkadaş birbirine yakın olduğu için kokuyu aldığımız anda yaşadıklarımızı öğrendiklerimizi yolundan hiç şaştırmadan doğrudan bu hafıza bölgesine gönderiyor.
Bu da sonucunda kokuların hafızayı daha fazla harekete geçirdiğini gösteriyorlar.
Görmüş olduğunuz bir şeyi...
Hatta öğrendiğiniz bile bir şeyi zamanla unuturken kokusunu aldığınız bir şeyin doğrudan bu hafıza bölgesine hiçbir dolambaç yaşamadan, yolundan sapmadan doğrudan bu hafıza bölgesine
gittiği için çok ama çok uzun süre hakkınızda saklayabiliyorsunuz.
Bilimsel olarak açıklaması da bu ve bana çok mantıklı geldi zaten doğrudan bu şekilde.
Ve bu şekilde bilimsel çalışmalar arttırılmış.
Çünkü kokunun hafızadaki etkilerin çok yüksek olduğu için gelecekte de kokular kullanılır.
duygusal öğrenme, bazı hafıza çalışmaları, iyileştirmeler yapılabilirmiş.
Hatta ve hatta Alzheimer hastalarını iyileştirirken de bu tedavi yöntemini kullanmaya başlamışlar.
İnsanların 1 milyondan fazla kokuyu hatırlama ve hafızasına sahip olduğunu düşünürsek yani sizin şu anda beyninizde 1 milyondan fazla kokuyu öğrenebilme kapasiteniz var.
Düşünsenize ne kadar yüksek bir rakam.
Yani bir insanın böyle bir kapasitesi varken Bu çalışmalar için geç kaldığını bile söyleyebiliriz.
Kokumuzun hafızamızdaki etkisi nasıl diye bir deney yapılıyor.
Arkadaşlar şimdi iki tane grup var.
Bu iki tane gruba 52 tane deste...
olan kağıtlar veriyor. Kağıtların üzerinde işte bazı resimler altında da bazı bilgiler var.
Ve bunlara bir süre veriyorlar.
Diyorlar ki bunları ezberleyin size soracağız.
Bu iki gruptan bir tanesine bu karttaki bilgileri ezberlerken bir gül kokusu veriyorlar.
Yani gül kokusu olan bir yerde bunları ezberlemeye çalışıyorlar.
Diğer grubunda koku falan yok.
Daha sonra diyorlar ki tamam diyorlar.
Baktınız süreniz doldu hadi diyorlar.
Siz uyumaya gidin. Gidiyorlar.
Sabah kalkıyorlar. Bu arada odaya gittikleri zaman bu koku verilen Yani grup vardı ya gül kokusu alan.
Onlara uyurken odalarına tekrardan bir gül kokusu veriliyor.
Yani uyurken bu kokuyu soluyarak tekrardan uyuyorlar.
Sabah kalkıyorlar işte geliyorlar soruyorlar kartları açıyorlar.
İki gruba da ayrı ayrı soruyorlar.
Bakalım değer doğru oranı nedir diye.
Gül kokusunu alan grubun doğru cevap oranı %97.
Neredeyse hepsine herkes tamamen doğru cevap vermiş.
Diğer grubun da doğru cevap oranı %86.
Aradaki fark hiç acım sanacak kadar değil.
Yani sizin bir sınava girdiğinizi düşünün.
Biraz önce söylediğim örneği yapıp da kokoreçliğinde çalışıp da bir sınava girdiğinizi düşünün.
Yani siz bu sınavdan neredeyse %14 oranında fazla şeyler hatırlayacaksınız.
Yani hani bazen diyor ya bir soru daha yapsaydım, iki soru daha yapsaydım işte o anda şu aklıma gelseydi diye.
Yani o anlar için kurtarıcı olabilir.
Bu koku hafızası Bunu o yüzden mutlaka kullanmalıyız Nasıl oluyor bu?
Koku bizim algımızı odakladığımız şeye yönlendiriyor.
Çünkü aklımıza gelmesini sağlıyor.
Hele ki sevdiğiniz bir koku kullanırsanız koku hafızanızda uzun yıllar unutulmayacak dediğim gibi etkisi var.
Bazı insanlar kendi kokularıyla, parfümleriyle ifade ederler.
Buraya değinmeden geçinemeyeceğim bu podcast'e.
Hatta kendini o kokuyla özleştirilenler vardır.
Benim de var öyle birkaç arkadaşım.
Ben mesela hatırlıyorum.
işte 15-16 yaşlarında böyle şekerli olan bir parfüme takılmıştım.
Niye bilmiyorum ama yani sınıftakiler artık diyorduk ki Ayçi şeker konusuna gireceğiz ya Allah aşkına hep birlikte bayılacağız şekerden lütfen artık sıkma.
Her gün her gün bıkmadan böyle bol bol sıkardım parfümü.
Sonra bir anda onu bıraktım ve daha böyle işte hafif kokulara döndüm.
Çiçeksi kokulara hala da öyle devam ediyorum.
Şöyle bir etkisi var bunu neden söyledim biliyor musunuz?
Ben lise yıllarındaki bir Birçok anımı, birçok öğrendiğim bilgiyi çok net hatırlıyorum.
Hatta bazen öğretmenlerimle birebir yaptığım diyanoklar bile geliyor aklıma.
İşte bu tip benim gibi kokuyu, işte aynı kokuda odaklı olanın yakalabileceği bir şey bu.
Aslında bunu kendinize verdiğiniz bir fırsat.
Bunu şunun için söyledim.
Böyle bazı kokulara takıntılarınız varsa özellikle işte bunları hafızanızı güçlendirmek için bu kokuları mutlaka kullanabilirsiniz.
Mesela size desem... Bana valinyalı ağır bir parfüm kokusu söyleyin.
Şak diye söylersiniz değil mi?
Söylerken de varsa et çevrenizde etrafınızda o parfümü kullanan hemen o kişi gelir değil mi aklınıza?
Bu kokular artık hafızanıza oturmuş ve o insanlarla da özdeşleşmiştir çünkü.
Her insanın kendini tanımlamada bir kokusu vardır.
Onu hatırlatabilecek güçlü bir kokusu.
Koku kültürleri de çok farklı yerler edinmiş kendine.
Mesela kiraz çiçeği gibi hafif kokular Japonya...
da doğal güzelliği simgelermiş.
Fransa'da da lavanta kokusu zarafeti temsil edip sık sık tercih edilen bir kokuymuş.
Bu arada lavanta kokusu demişken de şöyle bir bilgi vereceğim size.
Bu lavanta kokusuna çok dikkat edin arkadaşlar.
İşletmeler Podcast'in ilk başında da söylemiştim.
Bu satış sektörü, işletme sektörü bunu fark etmiş durumdaymış şu an.
Yavaş yavaş uyanmışlar bu kokuyla ilgili.
Şöyle ki bazı restoranlarda lavanta kokusu varsa oradan hemen düz taban hop kaçıyorsunuz tabana kuvvet.
Çünkü lavanta kokusu sizin bulunduğunuz yerde, restoranlarda yemek yerken daha fazla vakit geçirmenizi sağlıyormuş.
Yani bu da ne oluyor doğal olarak?
Siz o mekanda daha fazla para harcayacaksınız.
Belki yemeyeceğiniz, içmeyeceğiniz bir şeyi o kokun...
vermiş olduğu psikolojik etkiyle devam edeceksiniz yemeğe ve içmeye.
O yüzden bunlara mutlaka dikkat edin derim.
Şimdi mesela parfüm konusuyla ilgili şöyle bir şey daha söylemek istiyorum.
Parfüm seçerken kendinize işte kokluyoruz ya sürekli birkaç tane birkaç tane kokluyoruz kokluyoruz seçemiyoruz o güzel değil işte bu çok şekerli bu çok çiçekse bu ağır bu hafif vesaire bunu kullanmıştım bunu şu
kullanıyor falan filan diye böyle sürekli sürekli bahaneler buluyoruz ya da seçemiyoruz bir türlü ya onun sebebi aslında Aslında şuymuş, siz kokuyu aldığınızdan beynimiz o hafıza yerine gidip iyi bir anı
arıyormuş aslında. Bulamadığından dolayı sizin o kokuyu seçme, tercih etmeniz uzuyormuş.
Yani sen çiçek kokusunu kokladın, aklına iyi bir anı gelmiyor diyelim o anda.
Ve o yüzden hemen diyormuşsun ki yok kardeşim bu kokuyu istemiyorum.
O yüzden başka bir koku, başka bir koku.
Aslında beğenmememizin sebebi hafızamızda iyi bir anıyı çağrıştırmasa mıymış?
Hayatımızda kokunun yeriyle ilgili bir şeyler söylemek istiyorum.
Mesela cenazeye gidiyorsunuz.
Belki bir fıs sıkarsınız ama normal zamanlardaki gibi sıkmazsınız parfümü.
Cenaze evine gidiyorsun çünkü buram buram şekerli baharatlı bir koku kullanmazsın.
Herkes sana döner bakar ya cenazeye gelmiş nasıl da parfüm sıkmış nasıl parfüm kokuyor böyle.
Herkesin bir suratı ekşir.
Tavırların kötü olması demişken aklıma Platon geldi.
Platon erotizmi ve fiziksel hazı çağrıştırdığımı düşündüğü için sıkı durun.
parfümleri kınamış.
Çok merak ediyorum Platon nasıl kokuyordu acaba?
Ve onun zamanında daha aroması yoğun, daha ağır kokular hayat kadınlarıyla bağdaştırıldığı için diğer kadınların bu parfümleri kullanması uygun görülmemiş beyefendicikler tarafından.
Aynı zamanda Platon diyor ki burun beyne yakın bir organ olduğundan dolayı yasaklıyorum.
Bizim Tüm yasaklanmış duygularımızı bu tarz parfümler arttırır arkadaşım.
Bu yüzden yasaktır demiş.
Uzun süre parfüm rafa kaldırılmış.
Ama sonradan o Paris'in dar sokakları yükselmeye başlayan binalar temiz hava dolaşımını engellediği için işte dağınlar olsun, balıkçılardan gelen kötü kokular, bazı evlerden, kiliselerden
gelen küf kokuları iyice yayılmaya başlamış.
Artık dayanılmayacak hale almış.
İnsanlar kötü kokudan duramayacak hale gelmiş.
bulunduğu bazı aydın kişiler parfümü övmeye başlamışlar.
Güzel kokuları övmeye başlamışlar.
Dayanamadılar herhalde bu kötü kokulara.
O yüzden de yavaş yavaş parfüm üretimiyle ilgili güzel kokularla ilgili insanlar arasında işte evlerde, mekanlarda vesaire bunu kullanmaya çalışmışlar, başlamışlar.
Osmanlı zamanında da madem ülkelerden bahsettik Osmanlı zamanında da zaten biliyorsunuz bizim her zaman şu anda da o şekilde.
Temizlik bir, koku iki.
Zaten bir temizlik yapıldığı zaman eğer güzel Güzel kokmazsa, temiz kokmazsa, biraz önce söylediğim gibi çamaşır suyu kokmazsa temiz değilmiş gibi geliyor hepimize.
Bize bu öğretildi. Biz bu şekilde gördük.
Osmanlı'da da aynı şekilde devam ediyormuş.
Koku her zaman öncelikle evlerde olsun, kahvehanelerde olsun.
Her zaman koku birinci sıradaymış.
Bu arada 2012 yıllarındaydı sanırım.
Selimiye Camii biliyorsunuz.
Mimaristan'ın en büyük eserlerinden.
Hatta Yunanistan'a bile girdi.
En değerli eserlerden yaşayan...
eserler olarak. 2012 yıllarında ya inanır mısınız?
Ayak kokusundan dolayı insanlar namaz kılmaya, camiye gitmemeye başlamış.
İnanılmaz utanç verici bir olay.
Daha sonra insanlar şikayet etmeye başlamış bunu.
Yani insanların şikayet etmesine gerek var mı?
İmam da sonuçta bunu görüyor.
O kadar çığ gibi büyümüş ki bu şikayetler.
O kadar kötü bir hal almış ki bu ayak kokusu.
Haberlere bile çıkmıştı hatta ben hatırlıyorum.
Daha sonra belediye başkanına intikal ediyor.
Ve hava filtreleri yapıyor.
Hava filtrelerine de gülü kokusu koyuyorlar.
Cami şu anda herhangi bir kötü koku olmadan gülü kokusu eşliğinde namaz kılınıyor.
Bunun için bu kadar kötü kokmasına gerek var mıydı?
Bu da çok koku ile ilgili deyince aklıma gelen çok garip olaylardan biri.
Çok ayıplayacağımız bir olay bence.
Şimdi size iki tane bitkiden bahsedeceğim.
Kalemlerinizi kağıttanızı hazırlayın.
Size bilgi veriyorum.
Biri biberiye. çoğumuz bir bireyi biliyor.
Mutfaklarımızda kullanıyoruz.
Ulaşılması da kolay.
Hatta şu sıralar ben Birçok videosunu gördüm.
Bibereğinin suyunu işte aygazda normal suyunu yapıyorlar.
Tarif veriyormuşum ben iki kaşık biberiye diye.
Bibereğinin işte suyunu bir şekilde yapıyorlar.
Kaynatıyorlar normal suyla.
Ondan sonra onu bir sprey şişesine koyup saçlarına sıkıyorlar.
Hem gürleşmesi için hem parlaklık vermesi için.
İzlediğim videolardan da eğer doğruysa işe yaradığını gördüm.
Şimdi bu biberiyeyi koklayan kişilerde daha dinç, işte daha dinlediğine hakim.
Böyle bazı günler hani beyin fırtınası yapmamız gerek.
dersler olur. Beyin fırtınasına ihtiyaç duyduğumuz toplantılarımız olur.
Benim bol bol oluyor. İşte bunlar zaman.
O bunları yapacağımız zamanlarda bir vereyeden birer tutan kokluyoruz.
Cebimize koyuyoruz. Lazım oldukça çıkartıp kokluyoruz.
Sizi bu tarz şeylere daha çok hazır hale gelmenizi sağlıyor çünkü.
Bir diğeri de ben bunu hiç herhangi bir şekilde satın almadım ama mutlaka deneyeceğim eğer bulabilirsem.
Vetiver. Vetiver kokulu bir ot.
Beynimizdeki hücrelerin oksijenlenmesini arttırdığı için yani arttıran bileşenleri içerdiğinden dolayı sizin bir konuya konsantrasyon olmanızı sağlıyor.
Yükseltiyor yani. Hemen aktarlara gidip Alıyorsunuz, deniyorsunuz ve bana da mutlaka yazıyorsunuz dostlar.
Peki, şimdi kokuların...
Etkisi neden bu kadar büyük?
Çünkü kokular kişiye, o nesneye, o ürüne özel.
Güzel ya da kötü koksun, ayırt edici bir yapısı var kokunun.
Kıyafetlerimizde ifade edemediğimiz tarzımızı bile kullandığımız bir parfümle gösterebiliriz.
Hemen hemen herkesin favori kokusu var.
Parfüm sıkmaktan lütfen kaçmayın.
Mutlaka kaçmıyorsunuzdur zaten ama özellikle yaz aylarında.
Farkında olmadan sıkmadığınız o güzel...
kokunun yokluğunda binlerce güzel duyguyu unutuyor bile olabilirsiniz.
Yılların ardından farklı bir yerdeyken beklenmedik bir koku burnumuza gelir.
Tanıdık ama unutulmuş.
Anılarını hatırlamaya çalışırken zihninize mutlaka izin verin.
Herkes kendine iyi gelen şeyleri biliyor.
Sonuç olarak da size güzel hisler uyandıran o kokuyu bulmaya...
Hayatınızda da bu kokuyla faydalanmaya çalışın.
Kokuyu hayatınızdaki bilgileri unutmamak için, anılarınızı unutmamak için ya da unuttuğunuz anıları tekrardan hatırlamak için mutlaka koklayın.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
