
Kelebek Etkisi Nedir ve Bizi Nasıl Etkiler?
12 Ağustos 2024 · 17 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bir kelebek kanat çırptı ve sonuçları tüm hayatımızı etkiledi. Kelebek etkisi teorisini anlatıyorum.
***Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Herkese selam, Ayça'nınkifizyona hoş geldiniz.
Ben Ayça. Bugün kelebek etkisinin yaşamımıza etkisini ve bunu kendi tarafımızda nasıl kullanabiliriz'i konuşacağız.
Bilimle maneviyat iç içe olacak arkadaşlar bu bölümde.
Ayçacığım kelebeğin benim hayatımda nasıl bir etkisi olacak ki demeyin.
Kesin böyle diyenleriniz olacaktır.
Çünkü ben de öyle düşünmüştüm.
Minicik bir kelebeğin yaptığı kanat çıkma hareketinden nasıl etkilenebilirim ki diye düşündüm.
Bu yüzden bu konuyu anlatmaya geldim size.
En başa gidelim istiyorum.
Her şey insanlığın hava durumu.
bunun tahmin etme arzusundan dolayı başlıyor.
Binlerce yıl hava durumlarını doğru bilmek istedi insanlar.
İncil'de bile insanın insanlara havanın ertesi günü nasıl olacağını tahmin edebilmeleri için akşam olduğunda gökyüzünü kırmızı gördüğünüzde hava yarın güzel olacaktır diye öğrettiği
bile yazar. Filozoflardan mesela Aristoteles hava durumlarını anlattığı Meteoroloji Kayı yazıyor.
Ondan önce de Babiller, astroloji ve bulut desenlerini kullanarak hava durumunu tahmin etmeye çalışıyor.
Sonrasında gözlemsel yollarla hava tahminlerini yapmaya başladılar ve 1920'lere geldiklerinde dediler ki biz matematiksel olarak hava durumunu hesaplayabiliriz ve 6 saatlik
hava tahminlerini yapmaya başladılar.
O zamanda bu zamana birçok dışsal faktörün hava durumunu etkilediğini gördüler ve yaklaşık olarak birkaç haftada daha uzun bir süreyi görebiliyoruz hava durumunda.
Peki neden bu kadar kısa bir süreyi sadece tahmin edebiliyoruz?
Bu sorumuza 2. Dünya Savaşı'ndaki Ordu Hava Kuvvetleri'nde hava tahmincisi olarak görev yapmış olan Amerikalı Edward Norton Lawrence cevap verecek.
Aslında üniversiteye giderek matematik okumak istedi Lawrence.
Tam o sırada Amerika-Japonya savaş açtı.
2. Dünya Savaşı'na dahil oldu.
Lawrence'da asker olmak zorunda kaldı ve Ordu'da hava tahmincisi olarak işe başladı.
Yani burada görev aldı daha doğrusu.
Ve burada işlerin yolunda gittiğini gördü.
Savaş sonrası...
Cambridge'de mesoleji alanında yüksek lisans ve doktorasını tamamladı.
Ve 1961 yılında Lawrence bilgisayarında her gün olduğu gibi o günde hava durumunun hesaplarını yapıyordu.
Artık o bir hava tahmincisiydi çünkü.
Bir takım verileri hava seminasyonunu gerçekleştiriyordu bir takım verilerle beraber.
Gelen hava tahminlerinin sağlamasını tekrar yapmak istedi.
Ama üşengeçlik yapıp sayıları çok ufak, yani 3 haneli girdi.
Aslında ilk girdiği sayılardan çok çok çok küçük bir fark vardı.
Ama sonuçları birbirinden tamamen farklı olduğunu gördü.
Bir gün her yer bulutlu, yine aynı gün...
Her yer yağmurlu.
İşte o anda Lawrence başlangıç koşullarındaki çok küçük bir değişikliğin çok başka sonuçlara yol açabileceğini keşfetti.
Şimdi gelelim arkadaşlar eğlenceli kısmına.
Lawrence hemen bununla ilgili makalesini yazdı, yayınladı ve bilim adamlarından geri bildirim almaya başladı.
Makalesinde teorisini anlatırken eğer teorim doğruysa bir martının kanatlarını tek bir kere bile çırpması hava durumunu değiştirebilir dedi.
Martı dedim. Hemen şimdi ne?
Martı mı? Dediniz.
Ben ilk duyduğumda öyle dedim.
Martı mı? Hiç oldu mularınız Allah aşkına?
Martı. Aslında teoreyi örneklerken Martı'yı kullanmış.
Yani ilk makalesinde anlatırken bu şekilde anlatmış.
Ama daha sonradan meslektaşı olan birkaç arkadaşın önerisiyle makalelerinde kelebek demeyi tercih etmiş.
Ve Amazon ormanlarındaki bir kelebeğin kanat çırpması Amerika'da fırtına kopmasına neden olabilir dedi.
Ve bildiğim kelebek etkisi doğdu.
Artık doğrusal olmayan bir sistemin bir durumundaki küçücük bir değişikliğin daha sonraki bir durumdan nasıl büyük farklılıklara yol açabileceğini açıklayan Kaas teorisinin temel ilkesi olarak kabul ediliyor
kelebek etkisi. Peki bu teoride kelebek etkisini anlamak bizim yaşam doğamızı nasıl etkiler?
Buradan öğrenebileceklerimiz var mı?
Tabii ki var. Küçük şeylerin ne kadar büyük etkiler yaratabildiğini hatırlatan bir teori aslında bu.
Şöyle Benjamin Franklin kelebek etkisinin tanımlanmadan çok önce şiirsel bir bakış açısıyla küçük gibi görünen durumların basit gibi gördüğümüz hızlıca verdiğimiz kararların sonuçlarını anlatmış
bizlere. Diyor ki bir çivi yüzünden nal kayboldu, bir nal yüzünden at kayboldu, bir at olmadığı için binici kayboldu, bir binici olmadığından savaş kaybedildi, bir savaş
yüzünden krallık kaybedildi ve hepsi baştaki at nalı çivisi yüzünden oldu.
Yani bir at nalı çivisinin eksikliği önemsiz görünebilir.
Ama dolaylı olarak bir savaşın kaybedilmesine neden olabilir.
Bunu söyleyince aklıma daha nerede inekler de daha kaçtı daha nerede su içti böyle bir şey vardı ya aklıma hep o geliyor.
Şimdi ineği suya bir kenara bırakıyorum.
Yani diyor ki minicik bir kar topunun nasıl bir çağa dönüşebileceğini hayatımızda önemsiz gibi gördüğümüz her şeyin aslında hayatımızın akışını nasıl da büyük oranda etkilediğini görebiliyoruz
bu teoride. Bu teori kabul edildikten sonra bazı bilim adamları tarafından ortaya atılan bir iddia var ki akıllara zarar.
1905'de Viyana'da Güzel Sanatlar Akademisi'ne genç bir adam başvuruyor.
Manzara resimleri yapmayı çok seven gittiği her yere sulu bayısıyla giden bir genç.
İlk başvurusunda reddediliyor ama o yılmıyor.
İkinci kez yine başvuruyor sanat akademisine ama kurul onu tekrar reddediyor.
O da hayallerini gerçekleştiremeyince ücreti ucuz olan bir Yahudi mahallesine yerleşiyor.
O mahallede yaşadığı dönemde oradaki kimseyle de anlaşamıyor ve Alman ordusuna katılıyor.
Birinci Dünya Savaşı'nda İngiliz ordusuyla savaşırken savaşın sonlarına doğru savaş alanında yaralı ve silahsız kalakalıyor.
Harry adında bir İngiliz asker görüyor bu genci.
Hem yaralı hem silahsız diye merhamet ediyor, üzülüyor, acıyor ve onu serbest bırakıyor.
Ve bu genç 2. Dünya Savaşı'nda yaklaşık 80 milyon insanın ölümüne sebep olan Adolf Hitler arkadaşlar.
Kilebek etkisi sadece hava durumu gibi bilimsel olaylarda değil, tüm insanlığı etkileyen bir teori.
Aldığınız her karanın, verdiğiniz her cevabın, gösterdiğiniz her tavrın ne kadar değerli olduğunu burada görebiliyoruz.
Yani burada bilim adamları diyor ki bazı bilim adamları kelebek teorisine okeyleyen tamam diyen bilim adamları.
Demek ki bu tarz verilen küçük küçük kararlar böyle büyük sebeplere yol açabiliyor.
Yani eğer oradaki İngiliz askeri Henry belki de Adolf Hitler'i oradaki o genç yaralı genci orada öldürseydi belki de çok kötü şeyler olmayacaktı.
Eğer sanat akademisine girseydi Hitler...
Yine belki kötü şeyler olmayacaktı.
Ya da Hitler yerine belki başkası yapacaktı.
Ama her zaman bunun ucu açık arkadaşlar.
Hayatlarımız nasıl da zincirleme bir şekilde birbirine bağlı değil mi?
Hepimiz bir başkasının verdiği karar sonucunda yaptığı bir davranış sonucunda mutlu oluyoruz.
Ya da kefaletini ödüyoruz.
Hayat böyledir işte ya. Hiçbirimizin kontrol edemediği kesişen hayatlar ve yollar zinciridir.
Bu benim mesela kendi hayatımda çok farkında olarak yaşadığım bir teoridir bu.
İyi veya kötü bir olay yaşadığım zaman hemen şöyle...
bir öncesine bakıyorum. Şöyle demeseydim böyle olur muydu?
O saatte değildi. Bu saatte gitseydim aynı şeyi yaşar mıydım?
Böyle psikopat gibi değil ama çok hızlı bir şekilde üzerinden geçtiğim bir şeydir bu.
Manifest. İlk podcast'im.
İlk bebeğim. Onu dinleyenler oradan hatırlayacaklar.
Kısmi bir şekilde bahsetmiştim aslında bundan.
Benim sadece 5 saniye içinde verdiğim...
Bir karar sonucunda birisine bir iyilik yapmıştım ve küçücük bu iyilik benim işle ilgili verdiğim o küçük karar benim bir sene sonra istediğim işte çalışmama sebep olmuştu.
Ve ben o işte çalıştığımdan dolayı maddi imkanlarım arttı, eşim çocuğum etkilendi, çok güzel bir kariyere sahip oldum, ruhsal olarak pozitif etkilerini yaşadım ve doğal olarak da çevremdekiler de
bundan etkilenmiş oldular.
Gördünüz mü bu zincirlemeyi?
Yani bugün yaptığımız en küçük hareketler...
senin bile ileride geleceğimizi şekillendiren yapı taşları olduğunu görebiliyoruz.
Parça parça yaptıklarımız bütün olarak yaşayacaklarımızın habercisidir.
Mutlaka siz de yaşamışsınızdır.
Verdiğiniz anlık kararların sonucunda belki çok büyük bir kavgaya girmişsinizdir.
Belki hayatınızın aşkını bulmuşsunuzdur.
Hani deriz ya o bak ben o gün işte oraya gelmeseydim seninle tanışmayacaktık demek ki.
Belki evlenmeyecektik diye yani eşimizle bazen böyle konuşurken olur.
İşte hepsi verdiğimiz küçük kararların doğurduğu büyük sonuç.
Bazen hayatınızda bir şey olur, küçük bir şey ve her şey değişir.
Belki basit bir tesadüf gibi gelir ama aslında harika bir şekilde işleyen bir sistemdir.
Yaşantılarımız basit ve önemsiz gibi gördüğümüz ayrıntılarla, tercihlerimizle şekilleniyor.
Günlük hayatımızda yaptığımız tercihler, kararlar hayatımızın geriye kalanı için etkileyici unsurlardır.
Örnekle anlatayım. Çalıştığınız yerde birisi damarınıza basıyor.
Bir iş var ve sizin alttan alttan salak olduğunuzu falan ima ediyor diyelim.
Tam böyle ağzına bir tane çarp titler vardır ya işte onlardan.
Ben nasıl uğraşmışım yalnız nasıl belli.
Kurumsal hayatta çalışanlar biliyor.
Beyaz yakalılar çok uğraşır.
Sizi böyle bile isteye sinirlendirmeye çalışıyor.
O anda ona bağırsanız, çıkışsanız, sinirle davransanız hemen pusuya düşürecek.
Sizi bekliyor çünkü. Ne oluyor yani?
Niye kızıyorsun? İşte hemen sinir.
falan deyip suçlu durumdan üşürecek sizi.
Narsist çünkü. O anda vereceğiniz küçücük sakin kal ama ağzının payını ver kararı belki de...
iş yerinde yaşayacağınız çok güzel bir kariyer yaşamınıza sebep olacak.
Kavga etseniz, sinirinize yenilseniz hemen damgayı vuracaklar.
Ay bu da çok sinirli, çok avresif.
Yapamıyor, başkalarına suç atıyor, başkalarına kızıyor.
İşte bunu gören müdüğünüz de hemen bir önyargı oluşturacak.
İşte ne oldu? Terfe gitti.
Yani biraz sonrasını tartarak cevap vermek.
Problem yaratacak olayları önleyebiliyor aslında.
Bu da kelebek etkisinin farkında olarak yaşamak.
Problemler demişken kendinizi hiç kısık Kısır döngüler içinde hissettiğiniz oldu mu?
Yeri gelmişken bahsedelim.
Mutlaka hepimiz bir kısır döngüyü hayatımızın belli bir dönümünde yaşamışızdır diye düşünüyorum.
Kendinizi böyle sürekli problemli durumlarda bulursunuz.
Öyle zamanlarda bu kısır döngüyü kırmak için davranış şekillerinize bakmayı da deyin.
Hep böyle bakış açısından bahsediyoruz ya.
Bir de davranış şekillerinize bakın.
Çünkü onlar da zamanla ezberlenmiş olabiliyor.
Davranış tarzınızın problemleriniz üzerinde o kadar büyük bir etkisi var ki.
Hatta bazen problemlerin çıkış sebebi bile davranış şekillerimiz olabiliyor.
Bir problem yaşadığınızda aynı kelebeğin kana çırptığında oluşturduğu etki gibi davranışlarınızda her şeyimiz üzerinde etkisi oluyor.
Yani yaşadığımız problemler davranışlarımızı yönetiyor.
İşte o zaman kısır döngüye giriyoruz.
Bu bizim hayatımızdaki psikolojik açıdan olan kelebek etkisi kısmı.
Bu kısır döngüyü kırmak için kanıksadığınız davranışlarınızı biraz kırmanız gerekiyor.
İlk gelen çözümü düşünün ve o çözümü bırakın.
Çünkü o çözüm zaten sizi kısır döngüye sokan darmanış.
Bakın şu an bir aydınlanma yaşamış olmanız lazım.
Yani sizi çözüme götürecek alternatifleriyle değiştirmeniz gerekiyor.
Aynı kafada düşündüğünüz zaman, aynı şekilde davrandığınız zaman zaten problemler beraberinde geldiğinden dolayı çözümsüz kalıyor.
Yani sizi çözüme götürecek alternatifleriyle değiştirdiğiniz zaman o zaman darmanış şekillerinizle yansıyor.
bu en azından kısır döngüden kurtulmuş olursunuz.
Çok kolay söyledin Ayça'ya.
Kafa yapını değiştir dedin resmen diyorsunuz bana şimdi yine.
Dediğinizi duyuyorum arkadaşlar.
Problemlerinizi hep çözmeye çalıştığınız şekilde çözmeyin demek istiyorum.
Yani strateji değiştirin.
Bunun için kendi hayatınızda küçük değişikliklere ihtiyacınız olabilir.
Nedir onlar? Küçük değişiklikler.
Tabii ki alışkanlıklarımız.
Size iyi geleceğini düşündüğünüz bir spor ya da belki bir meditasyon.
Bu arada bu meditasyona boyalar ben fark ediyorum.
Neden çoğu insan önyargılı?
Hiç anlam veremiyorum ben. Sanki zenginlerin yapabileceği sadece bir şeymiş gibi gösteriyorlar.
Sadece böyle işte zenginler rahat yaşayanlar mı yapabilirmiş gibi gösteriyorlar insanları.
Yani temiz bir tane bez üzerine oturup kendinin vücudunu 10 dakika dinlemek çok da zor değil bu.
Ve özgür hissedebilmek çok önemli.
İçinde bulunduğunuz koşulların sizin yönetmesine izin vermek yerine kontrolü elinize alıp kendinizde küçük değişiklikler yapabilmek problemlerinizi çözerken işinize yarayabilir.
Yani biraz alışkanlıklarınızı değiştirin ve bunun neticesinde kendinizi özgür hissedin.
Sonucunda darmanışlarınıza yansıyabilir, özgür hissedebilirsiniz ve o kısır döngüyü kırabilirsiniz.
Ve hani diyoruz ya ya benim başıma neden hep aynı şeyler geliyor?
Ben neden hep böyle aptal tiplerle karşılaşıyorum?
Neden diye. İşte bunlar darmanış şekillerimizden dolayı kelebek etkisinin bir göstergesi arkadaşlar.
Bu yüzden bunu değiştirmemiz lazım.
Şimdi iki tane film önerisi yapacağım size.
Aklımdayken hemen söyleyeyim.
Zaten film...
Harika. Kelebek Etkisi'ni aynen anlatıyor.
İsmi de Kelebek Etkisi.
2004 yapımı olanı izleyeceksiniz ama.
Emir veriyormuş gibi söylemiyorum.
2004 yapımı izleyeceksiniz.
Başkasının izlediğini görmeyeyim bak.
Bunu mutlaka izleyin arkadaşlar.
Baş rolde hatta hatırlıyorsunuzdur.
Bence tanıyanlarınız vardır.
Demi Moore'un eski eşi.
Ashton Kutcher oynuyor ve Amy Smart var.
İnanılmaz güzel. Yani hani şu podcast'ı dinlemeden ben öğreneyim Kelebek Etkisi'ni diyorsanız bu filmi mutlaka izleyin.
Çok Güzel. Böyle geçmişe gidiyor.
Minicik minicik ufacık bir şeyleri değiştiriyor ama gelecekte inanılmaz farklı şeyler görüyor.
Çok anlatmayayım. Bunu izleyebilirsiniz.
Bir de Benjamin Button filmi var biliyorsunuz.
Brad Pitt oynuyor. Bu filmi çoğunuz izlemiştir diye düşünüyorum.
Ama orada bir sahne var arkadaşlar.
Başta oradaki kızı adını unuttum kadının.
Araba çarptığı sahne var.
Oradaki olayları Brad Pitt dışarıdan bir ses olarak anlatıyor.
Kelebek etkisiyle kaderli birleştiriyor arkadaşlar.
Bu filmde izlemediyseniz mutlaka izleyin.
Kelebek etkisi bize ne kadar küçük ya da ne kadar önemsiz görünse görünsün her eylemimizin sonuçları olduğunu hatırlatıyor.
Seçimlerimiz ve eylemlerimiz konusunda dikkatli olmamızı söylüyor.
Yaşamlarımız ve çevremizdeki dünya üzerindeki her şeye hem olumlu hem de olumsuz etki etme potansiyelimiz var ve bunu fark edin diyor.
Yani diyor ki bu hayatı öylesine yaşamayın.
Kararlarınızın ne kadar önemli olduğunun farkına varın diye bizi teşvik ediyor.
Ne demiş Nazmi? Yaşamak şakaya gelmez.
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın.
Bir sincap gibi mesela yani yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden bütün işin gücün yaşamak olacak.
Varlığının önemli olup olmadığını hep düşünenler.
Ben neden geldim ki bu hayata diyerek hayatını anlamlandırmaya çalışanlara gelsin bu bölüm.
Umarım kelebek etkisi teorisiyle biraz olsun hayattaki varlığınızın değerini görmenize yardımcı olmuşumdur.
Bu bölümde sonuna geldik.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
