
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Noel babanın perde arkasındaki sırları keşfediyoruz.
Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Merhabalar, Alternatif Vizyon''a hoş geldiniz.
Ben Ayça, Aralık ayındayız.
Yavaş yavaş her yerde yılbaşı konseptleri görmeye başladık.
Noel babalar, yılbaşı ağaçları, süslemeler her yer bunlarla dolu.
E bu kız da ne yapsın oturdu sizlere Noel babayı anlatmayı düşündü.
Noel baba gerçekten yaşamış bir karakter mi yoksa tüm popüler pazarlama kandırmacaları mı?
Tüm tarihleriyle anlatacağım sizlere bugün.
Şimdi düşünün bir dini olay var.
İsa'nın doğuşu. Bir pagan geleneği var.
Yüzyıllar öncesinde ve yardım etmeyi çok seven ellerinde hediye paketleriyle aksakallı, kırmızı kıyafetli, tonton bir dede.
Bu dede bu olayların ortasına nasıl düştü peki?
Yüzyıllar öncesine gidiyoruz.
M.S. 280-300 yıllarında şimdiki evet Antalya-Fethiye arasında bulunan o zamanla da adı Mayra olan Şimdiki adı Patara ilçesinde doğan bir kişi var.
O aralar, o yerler Roma İmparatorluğu'na ait antik bir kent.
Gidenler, görenler mutlaka vardır oraları.
Ben de gittim. Mükemmel, güzel bir kent.
Bir Yunan erkek bebeği doğuyor.
Aziz Nikolas. Babası tahıl gıdalarının ticaretini yapan bir kişi.
Annesi de ev hanımı.
Bu aile kendi halinde, çok dindar, sürekli dua eden.
dine düşkün, güzel bir aile.
Aynı şekilde kendileri gibi biricik oğulları Nikola'sı da dini bütün, iyi, merhametli, işte etliye sütliye karışmayan bir birey olarak yetiştiriyorlar.
Daha sonrasında Daha doğan kişi bu Nikolas gençken Patarya'da çıkan bir salgından dolayı kaderin celivesi o ki anne ve babası erken yaşta ölüyorlar.
Nikolas da çok genç yaşta dediğim gibi hem yetim hem öksüz kalıyor.
Kendini içkiye veriyor işte böyle bağıra çağıra insanlarla kavga ediyor tabii ki öyle bir şey yapmıyor.
Nikolas ailesinin izinden giderek inançlı ve mütevazi kimliğini kaybetmeden yaşamaya devam ediyor.
Ben peki en başta neden adını Aziz Nikolas deyip şimdi neden Nikolas'a çevirdim?
Çünkü ben bir deliyim.
Henüz Aziz olmadı çünkü.
Azizlik kavramı Hristiyanlık'ta kahramanca hayat yaşayan, işte bakire olarak dine hizmet eden, dini görevlerini yerine getiren, nefsini terbiye edebilen, dini hayatta da her türlü fedakarlı,
yani dini için her türlü fedakarlığa katlanan ve çeşitli kerametler gösterdiğine inanılan kişilere verilen bir human.
O da öldükten sonra...
Sonra çünkü alıyor bu ünvanı.
Hatta İslam'da da bu tarz kişilere Veli ya da Evliyaullah diyoruz biliyorsunuzdur.
Evet nerede kalmıştık? Ailesi öldükten sonra Nikolas amcasının yanında yaşamaya başlıyor.
Ailesinin hali vakti yerindeydi söylemiştim.
Bunlardan kalan bir miras var.
Bu Nikolas neredeyse bütün mirası alıp dolara yatırmamış tabii ki.
Gidip yardıma mutlu açı insanları ve kilise hizmetlerine kullanmış.
Bunlara harcamış parayı. Çünkü bu adamın...
Parayla pulla işi yok.
Yardımcı oluyor sürekli birilerine düşkün olan insanlara.
Çok iyi bir öğrenci olarak kilisede psikopat olan amcasının yanında başarılı bir eğitim alıyor.
Amcasının yanında ne olacak genç?
Tabii ki rahip.
Amcası da tabii ki böyle olabilmesi için buna öncülük ediyor.
Nikolas da bu göreve çok yatkın bir karakter.
Sürekli dediğim gibi düşkünlere, fakirlere, çocuklara yardım ediyor.
Tam bir melek yani. Ve daha 19 yaşındayken rahipliğe atanıyor.
Birkaç sene sonrasında...
amcası uzun bir keşiş yolculuğuna çıkmak zorunda kalıyor.
Diyor ki evlat taşı tarağı toplayıp ben gidiyorum.
Manastırı benim yerime sana vereceğim.
Ona güveniyor. Ona güveni tam.
Birkaç yıl sonra amcası geri dönüyor ve ona çok iyi bir manastır yönetimi yaptığını görüyor.
Evladım diyor senin diyor ben diyor ilerini görüyorum.
Sen diyor ileride diyor Noel Baba olacaksın diyor.
Yani ona çok güvendiğini söylüyor ve tabii ki gururlanıyor.
Yani yerine diyor ki sen ileride gerçekten Koca kiliseyi yönettin.
Doğru bir görev başarmış oldun.
Önemli bir şahsiyet olacaksın.
İnsanlara rehberlik edeceksin sen Nikolas diyor.
Ve Nikolas'ı psikopat yapıyorlar.
Tam da o sıralar baş psikopat vefat ediyor.
Vefat ediyorlar ve birkaç tane rahip, yönetimden birkaç kişi kilisenin içinde düşünüyorlar.
Hani kimi baş psikopat yapalım, kimi olsun vs.
diyor. Sonra içlerinden bir deli çıkıyor diyor ki kiliseye ilk girecek olan kişi biz diyor.
Psikopos yapalım diyor. Çünkü diyor eğer diyor biz bunu söyledik Tanrı bu önemli olan kişiyi buraya yönlendirecektir diyor.
Ve tahmin edin bakalım o arada içeriye kim giriyor.
Tabii ki Nikolas giriyor.
Herkes bu bir mucize bu bir mucize diye birbirlerine bakıyorlar söylüyorlar şaşırıyorlar.
Sonra Nikolas'a soruyorlar sen hani buraya geliyordun bir işin mi vardı neden geldin diye.
Nikolas da diyor ki Tanrı bana ilham oldu aslında buraya gelmeyecektim.
Ama beni ayakları bu kiliseye girmeye yöneltti diyor.
Bunu duyanlar, rahipler tabii ki daha çok coşkulanıyorlar.
Diyorlar ki tamam biz baş psikoposumuzu bulduk.
Nikolas'a bu kadar mucizevi bir şekilde bakılmasının bir sebebi var.
Nikolas'ın gençlik yıllarında yapılan bir kilise var ve bu kilise duvarının altında kalıyor Nikolas.
Bundan burnu bile kanamadan kurtuluyor.
Annesi de Nikolas'ı doğurduktan sonra doğururken hiçbir acı çekmemiş ve kendini hemen gelmiş, hemen toparlamış doğumdan sonra.
Ve aynı zamanda Nikolas'ın doğduğu gün konuştuğu da söyleniyor.
Bunların hepsi Hristiyan kaynaklarında mevcut yazılı olarak bildiriliyor.
Nikolas'ın mucizelerinin dışında efsane olarak gelen çok fazla yaptığı iyilikler var.
Ve Hristiyanlık dininin doğru anlaşılması için tüm hayatı boyunca uğraşmış.
Noel babanın yardımseverliği, hediye dağıtması, geleneğin efsanesi de bu şekilde şekillenmiş.
Şimdi fakir bir hikaye var bununla ilgili.
Çok yaygın bir hikaye bu.
Fakir bir aile var. Bir tane baba ve üç kızı.
O zamanlarda kızlar evlendikleri adama çeyiz sunmak zorundalar.
Yoksa evlenemiyorlar.
Bu çeyizi denk getiriyorlar. Eğer bu çeyizi denk getiremezlerse ve evlenemezlerse kötü yollara başvurmak zorunda kalabiliyorlar.
Köle olarak satılabiliyorlar.
Nikolaos da Tanrı'nın rızasını kazanmak için iyilik peşinde yine.
Ailenin bu durumunu görüyor.
Çok üzülüyor. Ama sağ elin verdiğini sol el görmemeli diye bir keseye altınları koyuyor.
Bir Aralık gecesinde, bütün olaylar zaten hep Aralık'ta gerçekleşmiş.
Bir Aralık gecesinde pencereden evinin içine atıveriyor bu keseyi.
Tabi Antalya Fethiye... arası aralık ayında pencereler açık olabilir.
Nikolas'ın yaptığı bu yardımdan dolayı ailenin durumu bir süre boyunca iyi gidiyor.
Maddi olarak herhangi bir sıkıntıya düşmüyorlar.
Ama Nikolas bir bakıyor ki ailenin durumu tekrardan sıkıntıda.
Adamın çünkü 3 tane kızı var.
İkincisinde evlenmesi gerekiyor.
Ve Nikolas yine aynı şekilde kesenin içine altınları koyup yine pencereden içeri atıyor.
Sonra yine üçüncü kıza geldiği zaman da aile aynı şekilde maddi olarak zorlanıyor.
Nikolas yine aynısını yapıyor.
Bu sefer evin babası diyor ki ya yok bu böyle olmayacak.
Bu adam kim ya diyor. Tam onları otururken içeride ayağına hop altın dolu bir kese geliyor.
Baba keseye bile dokunmadan bir hışımla dışarı çıkıyor.
Bir de bir bakıyor ki Nikolas.
Tabii ki onun minnettarlığını belirtiyor işte Allah razı olsun.
İşte sağ olasın vesaire diye.
Bu arada Nikolas kesinlikle yaptığı hiçbir yardımın öğrenilmesini istemediği için adama yeminler ettiriyor.
Hiç kimseye anlatmamasını.
Ama görüyoruz ki adam herkese anlatmış.
Ben bile... Şu anda size bunu hikaye olarak anlatıyorum.
Hristiyanlar arasında yaygın bir efsane hikayesi zaten bu da.
Noel ağaçlarına ve Nikolas'ın ikonasına baktığınız zaman 3 tane top asılır.
3 tane top görürsünüz.
Bu da işte bu Nikolas'ın bu yardım etmiş olduğu 3 keseden geliyor.
3 kız kardeş hikayesine dayanıyor yani.
Bu hikayenin dışında Nikolas denizcilere de birçok efsaneleşen hikayeleri var.
Denizcilerle de birçok maceraları olmuş ve sürekli onlara yardımlarda bulunmuş.
baş psikopat olarak görevinin yerine getirirken Bizans İmparatoru çıkageliyor o sıralar.
Diokleşin. O sıralar Hristiyanlara çok büyük durumlar yapıyorlar.
Çünkü o dönemler Hristiyanlıkla İncil'de yer almayan İmparatorluğun da yararını olmadığı için Hristiyanlığın yayılmasını bu denli dine düşkün olunmasını istemiyorlar.
Ve o dönemde din dışı bu heretik akımını savunan bir taraf var Arius ve takipçileri.
Aziz Nikolas bu kişiye bir tartışma esnasında şak diye tokatı patlatıyor.
Tartışma yapıyorlar aralarında.
Bizaz İmparator da fırsat bu fırsat deyip hapse atıyor Aziz Nikolas'ı.
Çünkü Aziz Nikolas dediğim gibi Hristiyanlığı doğru bir şekilde o saçma sapan geneklerin dışında tutmaya çalışan ve doğru bir şekilde yaymaya çalışan bir din adamı.
Sonradan Aziz Nikolas hapiste elleri bağlı bir şekilde Beklemeye başlıyor.
Hapise atıyorlar onu. Belli bir süre sonra...
Sabah bir bakıyorlar. Nikolas'ın bu elindeki zincirler çözülmüş.
Elinde İncil var ve İncil okuyor.
Nasıl oluyor bu diye soruyorlar tabii ki.
O da akşam ona Hazreti İsa'nın ve Hazreti Meryem'in göründüğünü ve onların elini çözüp İncil'i de okuması için verdiklerini söylüyorlar.
Tabii ki bu büyük bir mucizeyle karşılaşılıyor.
Hemen onu hapisten çıkartıyorlar.
Serbest bırakıyorlar. Hapisten çıktıktan sonra Nikolas tam gaz devam ediyor.
Yine tüm hayatı boyunca bu pagan gelenekleriyle uğraşıyor.
Çünkü ideal insan...
İnsanların doğru ve mutlak mutluğa ulaşmaları için, doğru bir şekilde yaşayabilmeleri için Hristiyanlığı doğru bir şekilde okumaları gerektiğini ve ona göre hayatlarına naksetmeleri gerektiğini düşünüyor.
Tüm hayatı boyunca çocuklarla ilgileniyor.
Bazı mucizeler yaşıyor.
İhtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor insanların.
Yani bütün hayatını Hristiyanlığı doğru bir şekilde yaymaya çalışarak yaşıyor.
Ama adam sonunda çocuk hediye veren, yaşlı, aksakallı, tonton, kırmızı cübbeli bir dedeye dönüşmüş.
Çok inanık gerçekten. Evet, Nikolaus'un hikayesi bu şekilde.
Yani Noel Baba'nın temelleri buna dayanıyor ileride.
İlerleyen dakikalarda da bunu anlatacağım size.
Ve Nikolas yine Demre'de 342 yıllarında ölüyor.
Hatta Demre'de Aziz Nikolas Kilisesi var.
Oraya gidip de ziyaret edebiliyorsunuz.
Ve ona ait olduğu düşünülen birkaç parçada eşyası var.
Şimdi Noel Baba nasıl oldu da böyle mucizevi bir din adamı bu şekilde birleştiler?
Hani şömini önünde asılı duran...
Çoraplar, işte buran geyikleri, evlere bacadan girmek.
Hani nereden çıktı, nasıl oluştu?
Bunu konuşalım şimdi. Öncelikle bugünkü Noel Baba İskandinav mitolojisindeki Odin.
Odin'in günümüze uyarlanmış hali.
Bazı kültürlerde bu şekilde kabul ediliyor.
Ama biz şu anki gerçek Noel Baba'nın tam olarak nasıl ortaya çıktığını konuşacağız.
Aziz Nikolas 9. yüzyılda işte onu bilenler, tanıyanlar tarafından hakkında ilahi şiirler yazılmaya başlanıyor.
Mucizeleri hikaye olarak...
anlatılmaya çalışılıyor herkes arasında.
Bu şekilde büyük bir şöhrete kavuşuyor.
Başta İtalya olmak üzere Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde de adı yayılmaya başlıyor.
Hatta Bizans İmparatoru o zamanın Bizans İmparatoru'nun eşi var.
Prenses. Aziz Nikola'nın şöhretinden çok etkileniyor, yaptıklarından çok etkileniyor ve onu batı ülkelerinde anlatmaya başlıyor, mucizelerini anlatıyor ve onun da ünlenmesinde çok büyük bir katkı
sağlıyor. 1087 yılında Nikola'sın kalıntıları İtalya'ya gönderiliyor.
Bazı denizci tüccarlar tarafından alınıyor, oradan alınıp talep üzerine çünkü büyük bir şöhreti yakaladı.
Böyle bir... Geçiş olduğu zaman bu kalıntıları ile alakalı daha çok şöhrete kavuşuyor.
Hatta Aziz Nikolas'a saygı olarak 6 Aralık günü tatil günü ilan ediliyor bazı ülkelerde.
Noel kutlaması ile İsa'nın doğuşuyla nasıl birleşmiş?
6 ve 28 Aralık tarihlerinde Aziz Nikolas için Amma törenleri yapılıyor.
Bu tarihlerde yılbaşı tarihlerine, İsa'nın doğum tarihlerine yakın olması sebebiyle Noel ve Noel Baba kavramları da oluşmuş oluyor.
Etkiliyor yani. Ve o sıralarda da Aziz Nikolas'ın ünü tüm Avrupa ülkelerine yayılmaya devam ediyor.
Katolik Kilisesi de... Nikolas'ın azizliğini kabul ediyor ve ona dediğim gibi azizlik ünvanını veriyorlar.
Şimdi pagan kültüründen bahsetmiştik.
Bu pagan ve Yunan kültürlerinin çok yaygın olduğunu görüyor kilise ve önünü alamayacaklarını düşünüyorlar.
Görüyorlar da zaten biz bunların önünü alamayacağız diye.
Ne yapalım ne edelim bunu bir şekilde dinle bir şeyle bağdaştıralım diyorlar ve Aziz Nikolas kutlamalarına dahil ediyorlar buna.
Kilise zaten biliyorsunuz 4.
yüzyıla kadar pagan kültürleriyle sürekli uğraşmış.
Kabul edememiş çünkü bu kültürleri.
Kilisenin bu şekilde din dışı kültürleri engellemek için Aziz Nikolas gibi efsanevi kişilerin üzerinden yapmaya çalıştığı birçok...
Dini ritüeller var.
Bu da bunlardan yani dini kabullerden biri hatta bu da.
Çünkü insanları Aziz Nikolas'ın da yapmaya çalıştığı gibi ideal yollar vermeye çalışıyorlar.
Doğru yolda bu saçma sapan geleneklerden sıyrılıp doğru yolda gitmelerini istiyorlar çünkü.
Yani bakıyorlar ki insanlar pagan geleneklerinden vazgeçemiyorlar.
Onlar da bu gelenekleri dinle birleştirip ortada...
Buluşturuyorlar. Aynı Hello'un kutlamalarında olduğu gibi.
Kötü ruhları def etmek için yapılan eski bir pagan kültürü.
Ama yine onlar da dinini birleştirmeye çalışıyorlar.
Sanki dini bir olaymış.
İncil'de yazıyormuş gibi gösteriyorlar.
Zaten koyu Hristiyan kesim tarafından Hello'un kutlamaları da yapılmaz.
Mesela pagan kültürüne örnek vereyim.
Bu bana çok garip geldi çünkü.
Noel ağacı ile ilgili.
Noel ağacı eski Yunan ve Roma paganlarında ölümün ve yeniden doğuşun bir simgesi aslında.
Noel ağacı. Bu çam ağacı bildiğimiz.
Eski inanışta insanlar atalarının ruhlarının çam ağacıyla yeniden dirilebileceğine inanıyorlar.
Çünkü bereket tanrısı Addis'in çam ağacıyla yeniden vücut bulmuş daha öncelerden.
Buna inanıyorlarmış.
O yüzden de Bu şekilde bir inançları var.
Noel ağacı da Noel kutlamalarına, çam ağacı da daha doğrusu Noel kutlamalarına bu şekilde dahil olmuş.
Bu pagan kültürünün inanışından dolayı.
Aklıma şey geldi, Disney'in bir Oscar ödüllü bir animasyon filmi var, Coco.
Meksikalı küçük bir çocuğun yanlışlıkla ruhların diyarına gitmesi ve orada atalarıyla karşılaşmasını anlatıyor.
Çok fazla pagan kültürüne örnek var orada.
Bence gerçekten bu yabancılarda yani ya da Hıristiyanlarda mı...
Ölümü kabul edememek.
Sürekli böyle bir reenkarnasyon peşindeler.
Sürekli bir dirilme. Atalarının ruhunu yaşatma.
Sürekli ölümden sonra ile ilgili bu şekilde inanışları var.
Bu Coco filmini de bununla ilgili mutlaka izleyebilirsiniz.
Çocuğunuz da varsa eğer izlemediyse mutlaka çok sevecektir.
Çok eğlenceli, çok duygusal.
Aile bağlarında çok güzel anlatan bir animasyon.
Hatta bu Addis'le ilgili bereket tanrısıyla ilgili şöyle bir şey var.
Addis çam ağacı olarak tekrardan dünyaya geri gelmiş.
Sadece ruhu değil beden olarak da çam ağacı olarak dünyaya geri geldiğine inanılıyormuş.
Yani onlar için cam ağaçları yeniden doğuşu ve ölümsüzlüğü temsil ediliyor.
Cam ağaçları dayanıklı ağaçlar.
Sanırım bu yüzden böyle bir düşünceleri var.
Ve şimdi sizlere Noel Baba'yı şekillendiriyorum.
1863 yılında New York'un üst düzey bir din yetkilisi Noel adlı bir makale yazıyor.
Kitapta, gazetede yayınlanıyor bu.
Diyor ki doğum baba deyince aklıma güler yüzlü, tombul, saçları ve sakalları bembeyaz çocukların sevgilisi olan biri geliyor diyor.
Ve bu tanımın üzerine İskandinavlı bir sanatçı var Thomas Nost.
Amerika Harper's Weekly dergisinde bu tanımı resmediyor.
Bugünkü Noel babayı tasvir ediyor.
Çok etkiliyor onun bu tanımından çünkü.
Sadece Noel babayı mı tasvir ediyor?
Hayır. Noel babanın...
Bu yanındaki çam ağaçlarını parlak bir şekilde, süslü bir şekilde tasvir ediyor biliyorsunuz.
Renk genliklerini hepsini çiziyor.
Ama bunlar siyah beyaz basılıyorlar.
Ve çok uzun bir sürede her baskısı siyah beyaz, siyah beyaz olarak devam ediyor.
Ve tam da o sırada Coca-Cola'nın reklam tasarlayıcısı İsveç'te bir adam 1924 yılında kırmızı beyaz elbiseli bir şekilde tasvir ediyor Noel Baba'ya.
Amerika'nın popüler kültürüne dahil ediyorlar Noel Baba'ya.
Amerika'nın birçok yerinde, meydanlarda...
Mesela bazı kentlerin meydanlarında o gördüğünüz koca koca Noel ağaçlarını dikiyorlar.
Büyük büyük böyle süslü.
Ve ağaçların diplerinde de Noel Baba kostümlü insanlar çocuklara hediyeler veriyor.
Ve Coca-Cola'nın da reklamını yapıyorlar.
Peki Coca-Cola neden böyle bir reklamı tercih etti?
Çünkü... Yani bunu yapmak için bir sebepleri var.
Coca-Cola o zamanlar düşüşte.
Satışları düşmüş durumda.
Onlar da ne yapıyorlar?
Yani nasıl yükselebilirler?
Her zaman çoğu liderinde yaptığı gibi değil mi?
Ne yaptılar? Bu işe tabii ki çocukları ve dini dahil ettiler.
Böyle bir kampanya başlattılar.
Aslında bu doğum baba o zamana kadar soyut bir kavram olarak sürekli insanlar arasında soyut bir kavram olarak var oldu.
O şekilde kutlandı.
Daha doğrusu ayinlerle beraber saygı gösterildi bu inanışa.
Ama Coca-Cola'nın bu hareketiyle bu girişiminden sonra ete kemiğe bürünmüş oldu.
Ve bir sene sonrasında inanılmaz satış...
rakamlarına ulaşıyor Coca-Cola.
Noel Baba o bildiğimiz haliyle Hristiyanlık dünyasında tamamen yayılmış oluyor.
Ve o renksiz sade Noel Baba doğum baba zamanı bu şekilde renkli, yarı dini bir karaktere bürümüş oluyor.
Hristiyan dünyası büyük bir boşluğu doldurmuş bence bununla ilgili.
Noel Baba'nın varoluş sebebini de Aziz Nikolas olarak açıklıyorlar.
Çünkü tasvirde de Noel Baba Çocukları hediye dağıtan, sürekli iyilik yapan tontiş bir dede.
Bu Noel zamanı şömine önüne asılan o büyük çorapları söyleyeceğim.
Onu atlamayayım. O büyük çoraplar da Aziz Nikolas'ın gizlice insanlara yardım ettiğini duyan çocuklar çoraplarını, ayakkabılarını kapılarının önüne bırakıp işte belki Nikolas gelir içine para, altın
koyar bize de yardım eder diye beklerlermiş.
Bu şömine önüne asılan büyük çorapların geleneği de bu inanıştan dolayı var olmuş.
Kısacası... Kısacası dedim yalnız 20 dakikadır konuşuyorum.
Yani şimdi kısaca diyorum.
Bu... Tüketim kültürünün yarattığı en başarılı ve ikon haline gelen bir reklam karakteri Noel Baba.
Roma kültürünün put kültüyle mücadele eden, İncil'in de kültüyle birleştirip yoğuran insanlara sunulmuş.
Yani bu mücadele maalesef hiçbir sonuç vermemiş.
Koyu dediğim gibi biraz önce de koyu Hristiyan insanlar yani aşırı dinci insanlar özellikle çocukların Noel Baba'ya ihsaya olan ilgilerinden çok rahatsızlar ve bir şüphesizler.
içerisine girmişler bununla ilgili yani Noel Baba'nın Amerika'daki bu Noel Baba kutlamalarının Noel Baba'nın bu işe dahil edilmesi dinin işte kutlu doğum haftasının kutlamalarının önüne geçmiş.
Amacından şaştığı bir görüş var şu anda.
Oradaki insanları da Hristiyanları da yani ikiye ayırmış.
Aziz Nikolas'ın yüzyıllar öncesinde önüne geçmeye çalıştığı şeyin katlanarak bugünkü halini alması ve kendisinin de bu konuda baş kahraman olarak gösterilmesi, insanların yine en başa
dönmesi gerçekten bence çok acıklı bir hikaye.
O zaman podcastimi Ho ho ho diyerek kapatıyorum.
Bu arada ho honu şöyle bir durumu var.
Bir raconu var daha doğrusu.
Noel Baba bir yere girerken ho ho diyormuş.
Ama güldüğü zaman da ho ho ho dermiş.
Hızlı bir şekilde. Bu da size güzel bir bilgi olsun.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
