
Ağzından Çıkanı Kulağın Duysun Sözcüklerin Etkileri
9 Ekim 2023 · 10 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Farkında olduğumuz yada olmadığımız anlarda kelimeleri doğru yada yanlış kullandığımızdaki durum değişikliğini konuşuyoruz.
Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Merhaba.
Alternatif Vizyon'a hoş geldiniz.
Ben Ayça. Bu podcast'ta sözcüklerin, kullandığımız kelimelerin hayatımıza etkileri üzerine konuşacağız.
Nedir kelime, sözcük?
Tek başına anlamlı bir ya da birbirine bağlı birden fazla morfenden oluşan ses deyirine denir değil mi?
Yani söyleyeceğimi söylerim biter gider.
Nasıl bir etkisi olabilir ki dediniz.
Evet ben de ilk duyduğumda aynı tepkiyi vermiştim.
Ama böyle değilmiş. Şundan sebep insan beyni kelimelerle düşünür.
düşünceleriyle duygularını yaşar ve bu duygularla da davranışları ona göre şekillenir.
Bence bize verilen o çoğu zaman kullanmaktan yoksun olduğumuz o akıl öyle bir varolma biçimi ki bu akıl bizi en büyükte yapabilir, en aptal, en küçükte.
Şimdi akla nasıl geldik?
Aklımız yeni düşünce ve Konuşmalarımız da bizi biz yapan şeydir değil mi?
Bizden ağzımızdan çıkan kelimelerin farkındalığı ve anlamlarıyla aklımıza yön verebiliriz.
Mesela eskiler hep ne der?
Bir şeyi 40 gün söylersen olur.
Yalnız bu 40 rakamını çok merak ediyorum.
Eskilerde hep 40-40 yoksa 40-40 değil de 4-0.
4-0 mu demeliyim? Bu sayı sekanslarını bilen arkadaşlar beni şu anda anladı.
Hani... 777 vardır ya hayır öyle değil yanlış okuyorsun 7 7 diyeceksin.
Yoksa o frekansa ulaşamazsın diye.
Neyse konuyu dağıtmayayım.
Bir diğer söz de mesela ağzını bayıra gözünü hayıra aç.
Orijinali hepimizin şu an aklından geçti.
Ben de şu anda aynı şekilde orijinalini aklımdan geçirdim.
Mesela ben kendimi bu konuda çok kez defa test ettim.
Mesela ilk podcastimde o hayalini kurduğum işte çalışmaya başladığımda beklentiler çok yüksek.
Bunu kısa sürede yapmam gerektiğini fark ettim.
Kendime şöyle demeye başladım.
Şimdi burada gelmiş geçmiş en iyi çalışan olacağım.
Oha ya Ayça'ya bak bu kadar kısa sürede işte helal olsun vay be nasıl başardı demeye başladım.
Sanırım henüz 8 ya da 9 aylıktım.
İşte bizim şirketin her sene çalışanlarına verdiği ödül var.
İşte iyi çalışan ödülü, farkında olan çalışan ödülleri.
Böyle spot ödül tarzında.
Herkes böyle masasına işte bakın ben layık görüldüm bu sene diye böyle gururla masasına koyar.
Böyle süster püster vesaire.
Daha sonra o ödülü ben aldım.
Ve çok da güzel övgü dolu sözler de aldım.
E tabii ki maddi bir karşılığını da almış oldum.
Mesela şöyle örnek verebilirim.
Mutlaka yaşamışsınızdır size.
Sabah uyandıktan sonra böyle ufak tefek aksilikler oldu.
Anadları unuttunuz.
Ya da o sabah giymeniz gereken bir kıyafetin ütüsüz olduğunu fark ettiniz.
Ya da bir kısmının bir yerinin yırtık olduğunu fark ettiniz.
Ne oluyor? Bir anda kendimizi bırakıyoruz.
Farkında mısınız? Sövmeye başlıyoruz.
İşte lanet olsun. Allah kahretsin.
Hep böyle olur. İşte bizim işlerimiz...
Zaten hiç düzgün gitmez.
İşte otobüste kaçıracağım zaten ya da kesin trafik vardır.
Bıktım artık lanet olsun işe gitmekten.
Devam edersin, devam edersin.
Bir sonraki ta haftalar öncesinde yaşadığın o saçma sapan, seni dibe çeken gereksiz bir insanın seni üzen bir cümlesi bile o anda aklına gelebilir.
Ya şu zincirlemeye bakar mısın?
O ilk uyandığında yaşadığın...
O küçük bir aksilik senden neler aldı?
Ne aldı Ayça? Bütün gününü aldı arkadaşım.
O gün belki de önüne senin vereceğin tepkilerden doğan bir fırsatı aldı.
O ayakta koyun sürüsü gibi bindiğimiz otobüste her şeye rağmen hayalini kuracağın isteklerini aldı.
Daha ne alsın? Yapılan bazı bilimsel araştırmalar beynimizin şartları sevmediğine sebep olmaksızın söylememizi istemiş.
Mesela çok para kazanmak için çok çalışmak gerektiğini düşünmek yanlış.
Çok yakın günlerde işte kendimi öldürdüm, sabah akşam çalıştım ama işte istediğim terfi alamadım, istediğim zaman alamadım.
Mesela bunları demene sebep olur.
Bunun yerine ben çok para kazanabilirim.
Ya neden kazanamayayım?
Kazanan insan nasıl kazanıyor deriz ya, yapan nasıl yapıyor diye.
Yani bu kafaya gerçekten giriyor olmanız lazım.
Yani bu zor bir şey değil.
Kendine sürekli bunu söyleyebilirsin.
Yapabilirim, olabilir. Evet şu an böyle bir durum içinde olabilirim ama geçecek.
Gerçekten kötü bir durumu olduğunuz zaman, ilk podcast'ta da yine söyleyeyim bahsetmiştik.
O kötü durumdaki hale girmemeye çalışın.
Girdiğiniz anlar tabii ki olacak.
Ama bunu en azı tutmaya çalışın.
Yani farklı fırsatları kendine çekmiş olman gerekiyor.
Ben bunu yaptım.
Sonucu benim için bile çok korkunçtu.
Bir tanesine çünkü ben de yanlış cevap vermiş oldum.
Kısa bir test zaten. İki tane soru soracağım size.
Ama en fazla iki saniye düşünmenizi rica ediyorum.
Çünkü düşünmeden cevap vermemiz gerekiyor.
Burada bilinçaltını test edeceğiz.
Birinci sorumu soruyorum.
İki saniyeniz var. Eşekten farkın var mı?
Şeytan senden daha kötü mü?
Hayır cevaplarını verdiysen...
Gerçekten eyvallah olsun.
Beynimiz eşiği bir hayvan olarak şeytanı da kötü bir beynimize kötü olarak kodladığı için genelde insanlar hayır cevaplarını vermişler.
Yani bu demek oluyor ki...
Maalesef arkadaşlar ağzımızdan çıkanı kulağımız duymuyor.
Beynimizde nöronlar adı verilen bir özelliğe sahip.
Yani bu nöroplastiste sanırım.
Evet nöroplastiste olması lazım ismi.
Tekrardan bakacağım. Beyin hücrelerimizin ve bağlantılarının zaman içinde değişiklik gösterebileceği anlamına geliyormuş bu.
Yani sen ben bir türlü olumlu konuşamıyorum.
Olumlu konuşma değil aslında arkadaş bu.
Olumsuz bir durumda olduğun zaman daha olumlu kelimelerle ifade etmen gerekiyor.
Doğru. mesajlar göndermen gerekiyor.
Bu senin beynin. O zaman al vur savur at bütün kötü kelimeleri kullan.
Bu şekilde yapmamalıyız.
Yani hiçbir şey için geç değil.
Sürekli tekrarlanan kelimeler o beynin yapısındaki nöronlar var ya onları kodlamalarını değiştirebiliyor.
Yani bizim bir şansımız var.
Geçenlerde bir yemek yiyoruz bir kafede.
bir adam var yan masada. İster istemez kulak misafiri oldum.
Yani gerçekten adam bütün gününü ağzından hiç mi güzel bir kelime çıkmaz be adam.
Ya pişman etti gerçekten kafede oturduğumuza.
Hayatı sorguladı.
Yani sabah yaşadığı trafikten, öğlen yediği yemeğin tatsızlığına kadar adam hayatını bitirdi, ülkeyi bitirdi, çar çöp etti, paketledi gönderdi.
Geçen günde bir arkadaşımla işte mutfakta çay çorba hazırlıyoruz.
Arkadaşım çay tabaklarını aldı eline.
Senin dedi. Bu çay tabaklarını çok beğeniyorum.
Çok güzel dedi. Aa evet dedim ya.
Ben de seviyorum böyle eski tarz.
Neydi markası dedi. Aa neydi dedim.
Bir hatırlamıyorum. Çevirdik arkasına.
Baktım porlan. Sonra baktı ve ne dedi biliyor musunuz?
Porlanta çok kızgınım dedi.
Yapmaysam Porlanta neden kızgın olabilir?
Porlanta neden kızgınsın?
Yani yakın zamanda Porlanta ile ilgili bu arada herhangi bir müşterinin memnuniyetsizliği, herhangi bir sorun yaşamadı.
O kadar boş bir şekilde söyledik ya bunu o kadar anlamsız bir şekilde.
Bu kişi, bu kız sürekli böyle hayatında şöyle diyor.
Bu arada ondan izin aldım tabii ki bu hikayeyi anlatmak için.
O da daha sonra ben bunu tabii ki güzel bir şekilde uyardığım zaman o da anladı çünkü o da hak verdi bana.
Yani o önüne...
gelen herhangi bir olumsuzlukta, yaşadığı herhangi bir olumsuz durumda, herhangi bir kötü bir olayda işte hep kızgın birilerine, başına gelen her şeyin sebebinin başkaları olduğunu düşünüyor ve bunu o kadar çok söylemiş ki en sonunda
kendini çay tabağına kızgın durumda bulacak şekilde getirdi.
Mesela TEDx'de bir konuşma var.
Konuşmada konuşmacı bu abrakadabra'nın anlamıyla alakalı araştırma yapan bir kişinin bulduğu bilgiler eşliğinde bir konuşma yapıyor.
Mesela büyücüler ne yapar?
Pardon. Çok özür dilerim sihirbazlar.
Böyle çok bütün ihtişamlıyla önümüzde dururken ellerini böyle grip grip hareketler yaparak ne derler?
Abrakadabra. Biz böyle onun bir büyü, sihir olacağını biliyoruz değil mi?
Arkasından ne gelecek, bize ne gösterecek diye merak ediyoruz.
O, onu yapabileceğine ilk önce kendi inanmış durumda.
Çünkü abrakadabra'nın anlamı söylediğim şeyi yaratırım.
Çok güzel bir anlamı var.
Yani bu hem inanmak...
Hem ağzından çıkan kelimeyi o anki yapacağı işe uyumlamış.
Yaratırım yapacağım diyor.
Gönderdi artık beynine o mesajı.
Yani ne kadar tabii ki öncesinde de gerekli hazırlıklarını yaptıysa ne kadar başarısız olabilir ki?
Ne kadar hata yapabilir? Yine bu konuşmada geçen çok güzel, çok beğendiğim ve bizi bu olumsuz durumlarla ilgili ağzımızdan çıkanı duymadığımız, kulağımızın duymadığı durumla ilgili
çok... Güzel bir sözle bitirmek istiyorum.
Aslında hepimiz sözlerin gücünün ve hayatımızdaki bütün büyük etkisinin farkındayız.
Buna rağmen sözlerimize bu kadar az dikkat ediyor olmamız çok korkutucu.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Tekrar görüşmek üzere.
Hoşçakalın. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
