
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
2025 yılı, Baba Vanga’nın öngörüleriyle şekillenecek mi? ‘Geleceği görebilen kadın’ olarak tanınan Baba Vanga, dünya tarihini değiştirecek bazı olayları öngördü. Peki, 2025’te neler olacak? Onun kehanetlerine göre dünyamızda nasıl bir değişim yaşanacak? Baba Vanga, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarına ışık mı tutuyor? Bu bölümde, Baba Vanga’nın 2025 yılına dair şaşırtıcı tahminlerini anlatıyorum.
***Instagram: alternatifvizyon
Transkript
Herkese selam, Ayça ben.
Hoş geldiniz Alternatif Vizyon''a.
Bugün çok farklı bir bölümle geldim arkadaşlar.
Bir ara bölüm diyebiliriz.
Böyle iki haftada bir, üç haftada bir bu şekilde kısa, bilgilendirici bölümler yapmaya karar verdim.
Tabii ki 2025 yılına yaklaşırken başkası düşünülemezdi.
2025 yılının kehanetlerini anlatacağım.
Kimin kehanetlerinden bahsedeceğim?
Son yüzyılın en çok popüler olan, en çok dillerden düşmeyen, her sene kehanetlerine bakılan baba Banga'nın kehanetlerini anlatacağım.
Yani anlayacağınız bugün biraz farklı bir...
konulara da ineceğiz. Çünkü herkes her zaman yani şöyle diyeyim İnsanlık, insanlık diyeyim genelleme.
Tarih boyunca insanlık arkadaşlar geleceğini bilmek istedi değil mi?
Bilinmeyeni aydınlatmak istedi.
Yani gelecek merakımız en büyük meraklarımızdan biriydi.
Hatta öyle olmaya da devam ediyor.
Mesela ilk çağlardaki işte kahinler yıldızlara bakarak krallara yol gösterirlermiş.
Ortaçağa bakıldığı zaman işte arkadaşlar bazı medyumlar türemiş.
Onlar büyülerle yine yıldızlara bakarak krallara yol göstermeye çalışarak Gelecekleri hakkında bilgi vermeye ve onlara yardımcı olmaya çalışmışlar.
Ve biz şu anda modern zamanlardayız, bilim çağındayız.
Bu kadar ileri teknolojiye rağmen neden hala kahinlere inanıyoruz, böyle bir ihtiyaç duyuyoruz?
Bence belirsizliği sevmiyoruz değil mi?
Belirsizliğin ortasında hissettiğimiz için bir rehberlik arıyoruz.
Şafağa baktırmalarımız, yıldızname okutmalarımız, hatta günlük burç yorumlarını takip etmemiz hepsi...
Bundan, belirsizliği sevmememizden.
Hatta 2016 yılında belirsizlikle ilgili bir tane araştırma yapılıyor.
Yani kesinlik mi, belirsizlik mi diye ve belirsizliğin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini inceliyorlar.
Belirsizlik yaşayan insanların inanılmaz derecede yüksek stres seviyeleri olduğunu görüyorlar, bunu tespit ediyorlar.
Yani düşünün şimdi, beynimiz yarın ne olacağını tam olarak biliyor muyuz?
Biliyor mu? Hayır bilmiyor.
Ama belli bir düzenimiz var değil mi?
İşte nedir? Sabah kalkacağım okula gideceğim ya da sabah kalkacağım işe gideceğim.
Ya da sabah kalkacağım sporma gideceğim.
Yani aklının köşesinde bir kenarda bir planım var.
Az çok tahmin ediyorsun yarın olacakları.
E haliyle de...
Ne oluyor biliyor musunuz? Tam olarak bilmediğimiz için yaşayacağımızı tahmin üzerinden gittiğimiz için ya da planımız üzerinden gittiğimiz için stresimiz biz fark etmesek de yükseliyor.
Ve stresimiz de arka tarafta işlemeye devam ediyor.
Ve biz farkında olmadan stresimizi biraz olsun düşürebilmek için geleceğimizi öğrenmek istiyoruz diyor psikologlar.
Yani geleceği bilmek belirsizlikle baş edemeyen insanlara bir bakıma...
Güvence veriyor. Hatta Dr.
Brown bu konuda diyor ki geleceği şekillendiren bizim eylemlerimizdir.
Bu yüzden belki de kahinleri değil kendi kararlarımıza güvenmeliyiz.
Ve hatta yine aklıma bir film sahnesi geldi.
Ay çok güzel bir film değil.
Geleceğe dönüş serisi.
Dr. Martin'e ne demişti?
Geleceği bilmek mi istiyorsun?
Hayır Martin. Gelecek bilinmemeli.
Biz geleceği yaşayarak öğreneceğiz.
Ya Ayça bırak hadi tamam bizi daha fazla meraklandırma şu kehanetleri anlat bakalım neler biliyorsun diyorsunuz duyuyorum.
Şimdi öncelikle neden Baba Vanga'yı seçtim kehanetleri anlatmak için 2025'i ondan bahsedeyim.
Çünkü kendisi dediğim gibi son 100 yılın en büyük kainlerinden biri popüler bir isim.
Şimdi Baba Vanga aslında 1911 yılında Bulgaristan'da doğmuş olan çok sıradan normal bir kadın.
Çocukluğu da yine sıradan.
Gerçekten normal. Ama 12 yaşında geldiğinde Çok büyük bir fırtına olayı yaşıyor ve gözleri arkadaşlar tamamen kumla doluyor.
Tamamen tedavi edilemiyor.
Gün geçtikçe de tamamen görme yeteneğini kaybediyor.
Tam da benim hikayem bitti artık hayatıma çok kötü devam edeceğim değilecek bir kısımdayken tam tersi oluyor onun için.
Çünkü büyük bir dönüm noktası yaşıyor.
Görme engeli olduktan sonra doğaüstü yetenekler edindiğine inanıyor kendisi.
Bu arada gerçek adı telaffuz mu?
için kusura bakmayın. İngilizce de değil çünkü.
Vangelia Pandeva Dimitrova Baba Vanga adını kain olarak ünlendikten sonra alıyor.
Yani ona Baba Vanga demeye başlıyorlar.
Bulgarca kökenli bir isim.
Baba bilge anlamına geliyor.
Vanga'da arkadaşlar bu Vangelia isminin kısaltılmışı ve şöyle bir garip durum var.
Kendi gerçek adı Vangelia Bu Yunanca kökenli bir isim ve anlamı haberci, haber taşıyan anlamında.
Yani ona doğduktan sonra verilen ismin de anlamı zaten haber taşıyan demek.
Başına sadece babayı koymuşlar.
Peki kehanetleri nasıl başladı?
Şimdi bunlar bir gün işte annesi, kardeşleri vesaire komşular falan geliyorlar, oturuyorlar evde.
Normal sıradan bir gün.
Yani kısırlı bir gün kafasındalar.
Tabii bu görme yetkisini kaybettiği zaman.
İşte mahalle otururken komşular falan bu bir anda diyor ki bana rüyamda geldiler ve gelecekten bana haber getirler.
Ben göremiyorum ama rüyalarımda sürekli birilerini görebiliyorum ve bana gelecekten haber getiriyorlar diyor.
Ve günden güne bu seslerden işte başka yerlerden gelen sesler işte sanki yanında birisi var kulağına işte sessiz bir şekilde tabi estağfurullah sessiz bir şekilde bir şey söylüyor olmuş gibi bir
sesler duyduğumu bahsediyor bunları anlatmaya.
Daha sonra 4 sene boyunca arkadaşlar bu insanlar buna gelecekle alakalı sorular soruyorlar.
Bu böyle söyledikçe rüya yorumlarını doğru yaptıkça buna inanmaya başlıyorlar.
Ve sürekli ona gelecekle alakalı bir nevi fal baktırmaya başlıyorlar.
Sonra yaşadıkları köyde bir gün büyük bir koyun sürüsü kayboluyor.
Hemen ona gidiyorlar işte diyorlar yetiş koyun sürümüz kayboldu bize yardımcı ol.
Ve o koyun sürüsünü Baba Vanga öngörüleriyle buluyor.
ve popülerliği köylüler arasında Başlıyor artmaya.
İyice yayılıyor. Sonra hastalıkları, heşisler koruyor.
Diyor ki işte sen şu hastalıktasın.
İşte şuraya git. Şunu yap diye doğru yönlendiriyor.
Hani eskilerde şey vardı ya.
İşte adam verem. İşte adamı farklı bir hastalıktan dolayı tedavi ediyorlar.
Sonra adam yanlış tedaviden ölüyor.
Bunun gibi düşünebilirsiniz. Sonra bazı kayıplar oluyor.
Bu kayıp kişileri buluyor.
İşte gelecekleri tahmin ediyor.
Tahminleri tutuyor. Peki daha sonra neleri biliyor ki?
Dünyaca ünlü hale geliyor.
Şimdi köyde... Ne oldu? Ama dünya tanıyor bu kadını.
Ne oldu? 1989 yılında arkadaşlar diyor ki Amerika'da demir kuşların saldırısı olacak.
Tabii kimse buna anlam veremiyor.
Demir kuş ne ki falan diyorlar.
Hiç bilmece çözmemişler herhalde.
Demir kuş diye biri size bilmece sorsa söylersin yani değil mi?
Amerika diyor demir kuş diyor.
Uçak yani ne olacak başka?
Bu da çok enteresan.
Ve sonrasında da 2001 yılında 11 Eylül saldırıları gerçekleşiyor değil mi?
4 tane uçakla Dünya Ticaret Merkezi'ne saldırmışlardı ikisi kurileri.
Hatta yaklaşık sanırım 3000 kişi hayatını kaybetmişti.
Bunu da biliyor. Ve aynı şekilde 1986'da da...
Çernabul olayını biliyor arkadaşlar Baba Vanga.
Aynen şöyle demiş. Kuzey Yarımkürede büyük bir patlama olacak.
İnsanlar ve doğa randasyondan zarar görecek.
Su zehirlenecek. Birçok ülke etkilenerek acı çekecek.
Bu da Çernabul'e gönderilmiş bir...
Bu gibi öngörüleriyle dünya genelinde yani Baba Vanga anlayacağımız popüler olmuş.
Peki ölmeden önce yazdırdığı iddia edilen 2025 kehanetleri neler?
Bu arada arkadaşlar 2025 kehanetleri en ağır olanlarıymış ve 2025 için Baba Vanga diyor ki sonun başlangıcı.
Birincisi. kıyametin kapılarının aralandığını söylüyor.
Diyor ki 2025 yılında Avrupa kıtasını deninden sarsacak bir çatışma başlayacak.
Başlayacak diyor bir çatışma.
Sonra bu çatışma büyüyecek.
Aslında bölgesel bir krizken insanlığın sonunu getirecek olayların zincirlemesi olacak diyor.
Yani bir şeyin fitilini atışlayacağını modern uygarlığımızın sonunun habercisi olacağını söylüyor.
Şimdi bunu duyduğumuz zaman aklımıza ne geliyor?
İlk Rusya Ukrayna Savaşı geliyor değil mi?
Acaba bunu mu bildi diye.
Ama hayır arkadaşlar o değilmiş.
Bu farklı bir kıtada olacakmış ve olduğu kıtada da inanılmaz büyük bir nüfus kaybına sebep olacakmış.
Ve diğer milletler de yani eğer bizim ülkemize çıkmayacaksa aman diyorum aman umarım öyle bir şey olmaz.
Bizim ülkemizde olmayacaksa farklı yerlerde eğer olacaksa onların da etkileneceğini ve modernliklerini düşüreceğini.
Yani benim aklıma ilk burada ne geldi?
Demokrasi geldi. Zaten biraz sonra bahsedeceğim.
Ekonomist dergisi de biliyorsunuz her sene kehanetlerle, gelecekle ilgili kapak resim yapıyorlar.
Ve burada da, kapakta da, ekonomist dergisinin kapağında da resmettikleri neredeyse Baba Vanga'nın söylediği şeylerle birebir uyuşuyor.
Çok benzerlikler var.
Ve ikinci kehanetine geçiyorum.
Telepati. Hatta benim bununla ilgili bir podcast bölümüm varmıştı.
Bakın görüyorsunuz. Geleceği ben de görmüşüm o zamandan sanırım.
Ben de söylemiştim telepati.
Aslında bizim doğuş...
Doğuştan olan bizde olan bir yetenek ama sonradan kullanmadığımız için zamanla bizden gittiğini söylemiştim.
Bu da onun gibi bir şey söylüyor.
Yani şöyle diyor ki insan zihni bilinmeyen bir tarafını keşfedecek.
Yani ben bu cümleye katılmadım.
Çünkü bilinmeyen bir taraf değil telepati.
Aslında bizim doğuştan sahip olduğumuz bir özellik.
Kullanmadığımız için unuttuğumuz bir özellik.
Yani bilim insanları beyin dalgalarını kullanarak insanları arasında doğrudan iletişim kurmana bir yolunu...
2025'te. Yani bu telepati işte diyorlar ki bilim kurgudan gerçeğe taşıyacak.
Ben buna katılmıyorum. Çünkü telepati gerçektir.
Şey gibi oldu. Hiçbir gelir robot değildir.
Onu biliyor musunuz o videoyu?
Of gelinler yarışıyor diye bir yarışmada.
Neyse şimdi bunu dağıtmayacağım konuyu.
Yani insan zenginliğinin sınırlarını çözmek bir yandan evet güzel.
Hani telepati eğer faydalı kullanacaksan gerçekten güzel yanları var.
Ama diğer yandan çok fazla etik gerçek Çünkü kötü niyetler olabilir.
Hani beraberinde kötü şeyleri getirebilir.
Bakalım bilim adamları bunu bulduğu zaman neler yaşayacağız?
Hep beraber göreceğiz. O zaman üçüncü kehanetimize geçiyoruz.
Diyor ki uzaydan gelen misafirlerimiz var.
Komşuları artık göreceğimizi söylüyor.
Uzaydaki komşularımızı.
2005 yılında dünya dışı varlıklarla temas kuracaksınız diyor.
Kuracağız diyor. Kendisi tabii 30 yıl önce vefat etti.
Büyük bir spor etkinliği sırasında olacağını söylemiş.
Dünya çapında çok büyük bir kaosa sebep olacakmış.
Yani biz bir şekilde uzaylılarla o spor sırasında yani bir futbol...
maçı olur, ne bileyim bir beyzbol maçı olur bilmiyorum artık öyle bir detay vermemiş.
O sırada diyor uzaylılarla iletişim kurulacak ve büyük bir kaos yaşanacak.
Yani o fullere merhaba diyoruz.
Bununla ilgili de şöyle bir dipnot var arkadaşlar.
Amerikan kongresini biliyorsunuz.
Bu aralar yine böyle bazen zortluyorlar ya böyle kalkıyorlar uyanıyorlar.
Ya diyorlar ki işte ben eski subayım, eski askerim, eski şuyum, eski buyum.
Artık ufalarla ilgili, uzaylarla ilgili gerçekleri açıklamanın vakti geldi diye arada böyle hortlarlar, zortlarlar işte.
Yine geçenlerde de izlemiştim ben öyle bir videoda kongrede.
Eski bir asker işte söylüyordu artık insanlarla bu gerçekleri paylaşmak.
Bizim dışımızda yaratıkları olduğumuzu söylememiz gerekiyor falan diye.
Hatta bunu sanırım seçilmiş 4-5 kişi varmış film gibi yani seçilmiş.
4-5 kişi varmış sadece onlar biliyormuş ve diğer insanların bilip bilmemesine de onlar karar veriyormuş.
Ama artık ne olacaksa uzaylılar artık herkes kilitlenmiş bu spor etkilerini izlerken şak diye kameraların ekranına çıkıp bizimle iletişim kuracaklarmış.
Bekliyorum şimdi ben düşündüm hani bir spor etkinliği ne var dünyaca büyük.
Ne bileyim 2020 mi? da FIFA var.
Hani 2025'te seçimler vesaire olacak.
Hani belki o sırada bir karşılaşma olur.
İşte olimpiyatlar bitti.
Onun haricinde benim aklıma başka gelen yok.
Sizin varsa bana yazın mutlaka.
Hep beraber göreceğiz. Ve diğer bir kehanete de arkadaşlar laboratuvarlarda organ üretilecek diyor.
2025'te tıbbın sınırlarının çok fazla zorlanacağını söylemiş.
Çok büyük gelişmeler olacağını söylemiş.
Ki ben şu anda o gelişmelerin olduğunu Düşünüyorum yani mevcuttalar sadece açıklanmadılar bu muhabbeti gibi.
Yani laboratuvarda arkadaşlar insan organları üretecekler.
Tamamen bir insan üretmiyorlar.
Organ üretiyorlar.
Karaciğer olur, akciğer olur.
Yani bunda da işte bu organ bağışlarındaki sorunlar var ya beklemeler işte ameliyat sıraları vs.
Bunların diyor önüne geçecek.
Ama bu organ üretimi kimin elinde?
Bu çok riskli bir durum değil mi?
Yani bu organ üretimini kimler yapacak?
Doğru mu yanlış mı? İşte orada belli bir kaosun olacağını söylemiş.
Diğer bir kehanete geçiyorum.
Diyor ki yeni bir enerji türü keşfedilecek.
Doğa üstü olarak tanımlayacaklarını söylüyor.
Yeni bir enerji kaynağı ve bu enerji keşfi enerji krizlerini sonlandıracak.
Dünyanın dengesini değiştirecek diyor.
Neden? Çünkü bu kaynağı yine biraz önce bu organ üretiminde söylediğim gibi kim kontrol edecek?
Bu enerji kaynağı kimin elinde olacak?
Yani yeni çatışmalar mı başlar?
Yeni savaşlar mı olur?
Herkes birbirine mi girer?
Yani biraz galiba 2025 bu öngörüler doğruysa biraz karışık geçecek sanırım.
Baba Vanga'nın kehanetleri bu kadar arkadaşlar.
Bu kadar yazdırmış. Umarım her şeyin hayırlısı olur diyorum.
Hani söylenecek bir şey bulamayınca ya da korkunca ya da bir çözüm bulamayınca değiliz ya.
Hayırlısı artık ben de şu anda tamamen o kafadayım.
Ya hayırlısı artık. Baba Vanga bir gün arkadaşlar bir röportajında ona soruyorlar.
Ya insanlar senden ne istiyor?
Sana neler soruyor diye.
İşte bir muhabir soruyor.
Vanga da diyor ki insanlar bana geleceği soruyor.
Ama herkesin geleceği kendi ruhunda gizli.
Ben sadece görüp söyleyebilirim ama değiştiremem.
Bu bölümde sonuna geldik.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Kendinize iyi bakın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
