
S1B2 - Holidate Filmi (2020) / I Hate Christmas Dizisi
26 Aralık 2025 · 23 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Yılbaşı filmleri denince akla gelen en yeni ve en sarışın işi sizin için seçtim.
Sarışınların benim için önemini ve esmerlere bakışımı da öğrenmek üzerdesiniz.
İtalya’da yılbaşı geçirdiniz mi hiç ?
Peki ya ailenize sevgilinizi getirmek zorunda kalsanız…işte o zaman gerçekten tam bir cümbüş olurdu di mi ?
Biraz da yurt dışında yılbaşı kutlamalarına ve süslerine bakma zamanı
Herkese musmutlu,huzurlu,eğlenceli bir yılbaşı dilerim.
Mutlu Yıllar 🎄
Instagram: vizyondayayindapodcast
Transkript
Herkese merhabalar.
Vizyonda Yayında'n ikinci bölümüne hoş geldiniz.
Günaydın, iyi akşamlar, iyi geceler.
Artık beni ne zaman dinliyorsunuz?
Öncelikle şey sorayım, haftanız nasıl geçti?
Yani hayatınızda her şey yolunda mı?
Yeni bir yılla başlamak üzereyiz.
Yeni yıl planlarınız neler?
Ben hala ev arıyorum.
Ama umarım önümüzdeki hafta, yani yılın ilk haftasında taşınacak bir ev bulup artık taşınma aşamasına geçebilirim.
Ama ne olursa olsun sizi asla ihmal etmeyeceğim, onu da söyleyeyim.
Artık bugünden itibaren yeni yıla sadece beş gün kaldı.
Size şöyle de bir soru sorayım.
Bu yıla kaç puan verirsiniz?
Yani bu yıl sizin için nasıl geçti?
Hayatınızda her şey yolunda mıydı?
İnişler çıkışlar çok fazla yaşandı mı?
Benim bu yıla puanım yaklaşık 10 üzerinden 6 ya da 7 olabilir ya.
Çok müthiş bir yıl sayılmaz ama daha kötülerinde gördüğümüz için bence fena bir yıl değildi diye düşünüyorum.
Ama bence kesinlikle bu yılın bizi kutlaması gerekiyor.
Yani kesinlikle bu seneyi herhangi bir şekilde yara almadan, herhangi bir şekilde...
Hayatımıza çok fazla şey değişmeden, bir kazabeli almadan bitirdiğimiz için bence.
Onun dışında biz kanalda yılbaşı bantlarını çekmeye başladık artık.
Belki ilk bölümde söylememiş olabilirim size.
Bir televizyon kanalında çalışıyorum ve sizin yılbaşı haftasını izleyeceğiniz, işte gündüz kuşağı, akşam izlediğiniz tartışma programları, onların hepsini biz kanalda aslında bir ya da iki hafta öncesinden çekmeye başlıyoruz.
O yüzden ben aslında bu işte yılbaşı, Ramazan bayramı, kurban bayramı...
Veya işte benzeri resmi tatilleri çok sevmiyorum.
Çünkü bize çarpı iki iş yükü olarak geri dönüyor maalesef.
Çünkü yani o hafta işte sunucular ya da ekipler tatil yapmak istiyorlar.
Ama kanalın elinde stok bölüm olması gerekiyor.
O yüzden biz de onları yaklaşık 1-2 hafta öncesinden çekmeye başlıyoruz.
O yüzden de şimdi harıları ile yılbaşı bantlarını çekiyoruz.
Umarım hepimiz çok yormadan biter ve biz de yılbaşı haftasını en azından birazcık dinlenmiş oluruz diye düşünüyorum.
Sizin yılbaşı planlarınız neler?
Nereye gidiyorsunuz? Kimlerle kutlayacaksınız?
Var mı? Herhangi bir planınız yoksa ya ben evde kalacağım kendi halimle sessiz sedasız gece 12'de yatıp uyuyacağım diyenlerden misiniz?
İlber Ortaylı gibi. Çünkü o da yani her sene şey diyor ya işte ben kimseye kutlamayı sevmiyorum diyor.
Ben işte evde kalacağım diyor.
Ne gerek var diyor. Hatta yılbaşını inat olarak yılbaşını o kadar nefret ediyorum ki.
Akşam 11'de yatacağım yılbaşını uyuyarak geçireceğim vesaire diyor.
Yani tabii ki hepsi bir kutlama şekli ama bence yeni bir yılda o kadar sakin karşılamak saçma ya bilmiyorum.
Onun dışında bugün Sentimental Value vizyona giriyor.
Yani bizdeki adıyla Manevi Değer.
Ve bu filmi gerçekten bugün çıkar çıkmaz izleyemeyeceğim için çok üzgünüm.
Çünkü gerçekten yoğun bir çalışma programı var.
Özellikle Cuma günü gerçekten çok zor geçiyor.
Yani böyle diyorum ki artık bugün bitsin diyorum gece 1'de 2'de.
Çünkü ancak o saatte yayın bitebiliyor.
Manevi Değer'den kısaca hemen size bahsedeyim.
Manevi Değer Norveç'in Oscar'a dayım.
Kanlı jüri büyük ödülünün sahibi olduğu aynı zamanda Josh Imtria'nın yaptığı bir film ve 8 dağda altın küreği aday kendisi.
Ya aslında filmle ilgili ben size uzun uzun anlatmak için hazırlık yapmıştım ama sonra dedim ki ben bunu şimdi uzun uzun anlatmayayım filmi izledikten sonra filmin böyle bütün teknik detaylarını, bütün bilmeniz gereken yorumlarını,
analizlerini vesaire hani hepsini ben filmi izleyince konuşalım dedim.
O yüzden de filmle ilgili detayları meydana atlamak zorunda kalıyorum.
Ama gerçekten filmi o kadar merak ediyorum ki.
Yani size şöyle söyleyeyim.
Eylül ayından beri bu filmle ilgili işte analizleri okuyorum.
İşte film eleştirmenlerin anlattıklarını, işte onların çıkarımlarını okuyorum.
Yani normalde okumam aslında.
Hani bende herhangi bir önyargı oluşturmasın diye.
Hatta ben birçok işte merak ettiğim sınava filmine girmeden önce de fragmanını izlemem.
Yani kadrosunda kimler var diye.
Hani şöyle bir üstün kör bakarım ama detaylarına inmem.
Bazılarının hani... Fragmanını kendime o kadar kapatıyorum ki bazılarını asgari düzeyde bilgiyle filme girmeye özellikle tercih ediyorum.
Çünkü öbür türlü bir önyargı oluşturuyor.
Çünkü artık az buçuk Hollywood'daki oyuncuların da oyunculuk yöntemini, oyunculuk tarzını az çok anladığım için de diyorum ki ben şimdi kadroda kim ne olduğunu bilsem o oyuncunun nasıl oynadığını biliyorum.
Kesin onun karakterini beğenmeyeceğim diye bende bir önyargı oluşur.
O yüzden ne olabildiğince az bilgiyle filmleri izlemeye başlamak istiyorum.
Yani bu aynı şekilde işte dijital dizilerde de geçerli.
Onun dışında başka dijital platform işlerinin filmlerinde de geçerli.
Bir tek bunu şeyde yapamıyorum maalesef.
Bizim Türk televizyon dizilerini ya da yerli dijital platform işlerimizi izlerken onu yapamıyorum.
Çünkü yani Twitter akışım onlarla doluyor.
Instagram'daki herkes işte yeni bir yerli iş gelmiş onu izledim şöyle güzel böyle güzel.
Bir tek kendimi orada kendi işlerimizde koruyamıyorum.
Onu da yani artık nasıl yapacağım bilmiyorum ama gerçekten bu manevi değerle ilgili vizyon girdikten sonra da herhangi bir fikir okumak istemiyorum artık.
Çünkü haddinden fazla okudum bence.
Hiçbir filmle ilgili herhalde yakın zamanda vizyona girmeden bu kadar çok bilgi sahibi olduğum olmamıştı diyebilirim size.
Film bugün vizyon giriyordu.
Umarım hepiniz izlersiniz ve beni izledikten sonra topluca konuşuruz.
Lütfen... Eğer benden önce filmi izlerseniz bana filmle ilgili herhangi bir sahne ya da filmle ilgili bir detayı söylemezseniz çok sevinirim.
Çünkü gerçekten böyle yani bütün heyecanımı koruyarak o filmin başına oturup onu sınavda izlemek istiyorum.
Ha günümüz terdi ki keşke hepimiz aynı gün aynı saatte hep birlikte film izleyebilsek.
Aynı gün işte Instagram'dan DM'den mesajlaşarak kritiğini yapabilsek.
Ama maalesef bazılarınız hemen bugün vizyon girer girmez izleyecek.
Bazılarınız öngösterimlerde, festivallerde filmi çoktan izledi bile.
Bazılarınız da belki benden sonra izleyecek.
O yüzden yapabileceğimiz bir şey yok.
Umarım hepimizin keyif aldığı çok güzel, gerçekten beklentimizi karşılayan bir film olur.
Şimdi geçelim bugünkü
bölümümüze. Bugünkü bölümümüzün konusu yılbaşı, Noel, Christmas.
Adı ne dersiniz? Malum artık seneyi bitiriyoruz.
O yüzden de kesinlikle böyle eğlenceli, güzel, zevkli bir şekilde bitirelim dedim.
Ve bu bölümün, yani yılbaşı bölümümüzün filmi Holiday.
2020 yapımı Amerikan romantik komedi filmi.
Benimle ilgili bilmediğiniz bir detay vereyim size.
Daha birbirimizi yeni yeni tanıyoruz.
O yüzden ara ara kendimle ilgili küçük detaylar vereceğim.
İnşallah sizinle ortak noktalarımız çoktur.
Şimdi arkadaşlar ben bütün öyle bir romantik komedi insanıyım.
Öyle söyleyeyim size. Yani böyle bir aşk insanıyım.
İşte yasak aşk, işte düşmanlıktan doğan aşk.
En çok sevdiğim şeyler. Hatta küçük bir detay da vereyim.
Mecburi sevgililik, anlaşmalı sevgililik, anlaşmalı evlilik.
İşte zorunlu evlilik vs.
Bayılırım ya. En çok sevdiğim konsept işte evlenmek zorunda kalan çiftin zamanla birbirine aşık olması.
İşte herhangi bir durum yüzünden sevgili olmak zorunda kalan bunun için işte anlaşma yapan iki insanın böyle devamlı birbirine aşık olması.
Gerçekten bayılıyorum ya.
Aslında şöyle bir şey var. Bu türe bayılmayan varmış koca dünyada size sorarım yani.
Gerçekten çok keyifli değil mi?
Onların adım adım böyle bütün çekiciliğiyle birbirine...
karşı işte seni sevmiyorum, senden asla hoşlanmayacağım, tipim değilsin deyip sonra filmin sonunda birbirlerine diplerinin düştüğü iki insanı izlemek bence çok keyifli ya.
Neyse, Holidayton başrolünde Emma Roberts ve Luke Brace oynuyor.
Emma Roberts slow rolünde, Luke Brace'i Jackson rolünde.
Kendileri iki tane sarışın.
Bakın, bir de kendimle ilgili bence en önemli bilgiyi söyleyeyim.
Ben sarışın çok seviyorum arkadaşlar.
Yani yapay sarışın çok sevmiyorum ama artık...
Hollywood'daki ünlülerle bizdekilerde de hani bazı insanlar işte bazı oyuncular saçlarını 15 sene önce sarıya boyatır özellikle kadınlar.
Ondan sonra hani o kadın aklınızda hep böyle sarışın olarak kalır ya yani onlarla da derdim yok.
Ama mesela işte mesela yakın zamanda şey gördüm işte Nurfettoğlu saçlarını böyle siyahtan kahve tonlarına boyatmış önce.
Sonra işte tamamen sıkılmış sarıya boyatmış.
Mesela o tip sarıyı sevmiyorum anlatabiliyor muyum?
Ama Amber Roberts bence hep sarıydı anlatabiliyor muyum?
O kadın ben hep sarı gördüm.
O yüzden de bu filmde de gerçekten İki Sarışın çok yakışmışlar.
Bayılıyorum ya. Avrupalıları böyle İki Sarışın'ı karşılıklı izlemekten dehşet keyif alıyorum.
Ve hani onları böyle 8-10 ayrı filmde, 8-10 ayrı dizide böyle farklı farklı temalarla izlemekten gerçekten çok hoşlanıyorum.
Çünkü diyeceksiniz ki bunun için yanlış coğrafyadasın.
Farkındayım arkadaşlar. Gerçekten yani ülkemize dışarıdan gelen Avrupalılar esmer erkeklerden, esmer kadınlardan dehşet hoşlanıyor.
Ben de... Tam tersi gerçekten sarışın erkek görünce dehşet hoşuma gidiyor ya.
Yani şöyle bir mesela tarihi yarımada gezin.
O kadar çok böyle sarışın Avrupalı görürsünüz ki.
Ama sadece orada maalesef ki.
Yani ben gerçekten esmer erkek oyuncu, esmer erkek insan görmekten çok sıkıldım.
Bunda bir altyazı geçeyim.
Yani şöyle iki sarışınla oynadığı filmler, diziler varsa lütfen bana önerin.
Çünkü ben gerçekten artık hayatımın hiçbir yerinde esmer görmek istemiyorum yani.
Hani arkadaşlarımın hepsi esmer işte.
Ya kız erkek arkadaşım neredeyse %80'i esmer.
Ya bu arada kumralı da karşılayayım ama esmer gerçekten bende bir tabu oldu ya.
Yani bu konu çok dertli fark ettiyseniz bunu başka bölümlerde başka işler başka oyuncular üzerine geniş geniş konuşuruz.
Bu arada şeye konusunda da asla karşı değilim.
Mesela işte iki sarışını mı birlikte oynarken seviyorsun derseniz hayır asla değil.
Asla bunu ayırmıyorum yani.
İki sarışın olur bir sarışın bir kumral.
Atıyorum bir sarışın, bir esmer.
Onlar da çok iyi kapalı olabiliyor.
Ama bunun için tabii ki oyuncuların iyi olması gerekiyor bence.
Neyse devam edeyim. Bu filmin süresi 1 saat 45 dakika.
Kendisi bir Netflix filmi.
Hala Netflix'te var. Olup olmadığını nasıl biliyorum derseniz.
Neredeyse böyle haftada bir Netflix'e girdiğimde böyle o filmi o kadar çok seviyorum ki.
Yani sürekli işte favorilerime bakıyorum.
Diyorum ki inşallah katalogdan kalkmamıştır diyorum.
Böyle birkaç sahnesi var. Tıklayıp tıklayıp izliyorum.
Gerçekten çok seviyorum ya. IMDb puanı...
6.2 ama yani IMDB puanında ben genelde sinema filmleri dışında hani böyle dijital işlerle çok baza almıyorum.
Yani çünkü herkesin zevki farklı.
Zaten sinemanın da bence en güzel tarafı bu.
Çünkü yani herkesin aradığı şey farklı.
Herkesin yaşadığı coğrafya, herkesin hayat tecrübeleri farklı.
O yüzden de yani filmlerde beğendiğimiz ve beğenmediğimiz şeyler çok farklı olabilir.
Yani mesela işte bir Kanadalı'ya bir Amerikan'a işte bu filmi izlettiniz.
Onlar der ki mesela ya işte bütün kadro...
sapsarı insanlarla oluşuyor.
Neden? İşte hiç esmer yok.
Ben de hani esmerleri işte esmer erkekleri görmek istiyorum.
Yani bu durum tamamen bence coğrafya kaderdir lafını doğruluyor.
Çünkü onlar ne kadar esmer erkek görmüyorsa biz de o kadar bu coğrafyada sarışın erkek görmüyoruz maalesef.
O yüzden de yapacak hiçbir şey yok yani.
Ben de sarışın seviyorum. Şimdi filmin konusuna gelirsek bence filmin harika bir konusu var.
Çok tatlı ya. Filmin bir Noel filmi olduğunu düşünürsek zaten konusunu tahmin etmeniz zor olmayacaktır bence.
Film her bayram günde aileleri tarafından yargılanan ve koca bir sene boyunca sürekli farklı farklı date'lerde, randevularda saçma sapan insanlarla buluşup onların muhabbetlerini dinlemek zorunda kalan Sloane
ve Jackson. Anlaşıp yani birbirleriyle karşılaşıyorlar, yolları kesişiyor sonra işte anlaşıyorlar ve birbirlerinin tatil örtü oluyorlar.
Yani aslında tatil örtü tam Türkçe karşılık olmayabilir belki ama...
Yani yapabileceğim en iyi çeviriydi arkadaşlar.
Bizde çünkü bu işin birebir bir karşılığı yok.
Aslında flört değil tatilört.
O şekilde benziyor isimleri.
Sadece bayram ve tatil günlerinde buluşup aile yemeklerine gitmek için sözleşiyor bu ikili.
Ancak devamında zamanla birbirlerine aşık oluyorlar.
Burada benim bu çifte en sevdiğim şey bir kere ikisi de çok iyi oyuncu bence.
Yani Emma Roberts'ı belki de ilk izlediğim iş olabilir benim bu film.
Ve gerçekten çok yakışmışlar ve içinde gerçekten...
Beni çok etkileyen bir sahne var.
Spoiler vermek gibi olacak ama işte Jackson Sloane'ın kendisine aşık olduğunu fark ediyor.
O da diyor ki hani evet ben de Sloane'ı çok seviyorum diyor.
Sonra işte yüzleşip hani işte biz artık sevgili olalım birbirimizi gerçekten seviyoruz noktasına geldikleri bir noktada Sloane kaçmaya başlıyor.
Ondan sonra bu ikinin çok sevdiğim bir market sahnesi var.
Orada işte Sloane elinde alışveriş arabası ve öne doğru ittiriyor tamam mı?
Ya işte bırak beni, ben işte seni sevmiyorum bilmem ne deyip böyle konuşuyor, anlatıyor vs.
Ondan sonra Jackson diyor ki yani sen beni seviyorsun ama senin karşına Ryan Gosling de gelse sen onu da reddedersin çünkü korkuyorsun diyor.
Gerçekten bu çok doğru bir şey bence ya.
Yani gerçekten karşımıza gerçek aşk çıkınca hepimizi korkutan, geren ve ya sonrasında üzülürsem ya beklediğim gibi olmazsa delirtecek bir noktada.
Çünkü yani Jackson'da yakışıklı ne yaparsınız?
Sarışın kendisi yani ne kadar...
Hani kötü olabilir ki dermişim değil mi?
Bu arada filmle ilgili de şöyle bir durum var.
Ben filmin ikincisinin çıkması bekliyorum.
Çünkü Netflix genelde seri aşk filmlerini seviyor.
Yani seri intikam, seri işte aile filmlerini çok seviyor ve bu seriyi devam ettiriyor.
Bununla ilgili 2020 yılında haberler çıkmış.
Ben de podcast için hazırlanırken o dönem merak edip bakmadığım şeyleri de bu sayede öğrenmiş oldum.
Holiday 2 aslında çıkacaktı ama o dönem Emma Roberts hamile olduğu için bu ikinci filmin çekimleri erte iniyor.
Ancak 5 yıldır da hiçbir yaprak kıpırdamadı yani.
Çocuk da büyümüştür diye düşünüyorum artık.
Hiçbir şey olmadı niyeyse. Ha bu arada 2020 yılında Seneris'le bir röportaj yapıyorlar.
Filmin ikincisi gelecek mi diye.
O da diyor ki yani Seneris'in kafasındaki fikir aslında o dönem şu şekildeymiş.
Jackson'ın ülkesine gidiyorlar bunlar.
Filmin sonundaki böyle fotoğraflarda orada senarist diyor ki Jackson'ın ülkesine yani Avustralya'ya tatile gittiklerinde orada ikinci film başlayabilir hatta bütün ikinci filmi orada geçirebilirim diyor.
Hatta adı Holy Maze Avustralya'ya tatil olabilir demiş ta o zaman.
İkinci filmde de aslında ilk filmde Jackson Sloan'ın ailesine uyum sağlıyor ve bütün ailenin beğenisini kazanıyor harika bir sevgili olarak.
Oyundan da olsa ikinci filmde de Sloan Jackson'ın ailesiyle.
hani arayı düzeltsin, onlarla kaynaşsın diye yapılmış bir film olacaktı aslında.
Ki bence çok güzel olurdu.
Çünkü şöyle film boyunca sadece işte bayramlarda, özel günlerde, tatil günlerinde buluşup hani hep aileyle bir şey yaptıkları için zaten senarisi şey demiş bu röportajında.
Aslında daha doğru düzgün hiçbir şey yaşayamadılar.
Bu filmde yılda sadece 11 kez buluştular demiş.
Ve bu film Netflix'te çıktığı dönemde çok fazla izlenmiş ve gerçekten de yani Netflix'in hani bu kadar izlenmeye ikinci filmi onay vereceğine ben emindim.
Ama işte şöyle bir şey var. Başrol kadın oyuncusu hamileyken o sene çekimleri yapamadılar.
Sonraki sene işte pandemi oldu.
Dünyanın şekli değişti.
Artık Hollywood'daki endüstri değişti.
Netflix'teki izlenen şeyler çok değişti.
Onların da etkisi var bence. Ve şöyle o dönemki çıkan haberlerde işte büyük olasılıkla 2022'de veya daha sonrasında gösterime girecek demişler.
Ancak hiçbir hareket yok hala.
Keşke ikincisini yapsalar. Hem arada 5 sene de geçti.
Yani geçen günlerde bir başka dönem haberi çıkmıştı.
En son 2020'de. İşte ilk sezonu yayınlanan dizinin ikinci sezonu daha şimdi çekiliyor diye.
Mesela arada niye 5 sene beklenildi neden?
Yani biz bu kadar uzun bekledik ki o da çok güzel bir yerli işte.
Berkun Oya'nın işi zaten.
Ondan geldi kötü bir iş çıkmıyor.
Gayet kaliteli bir kadrosu vardı.
Yani 5 sene anlamsızca beklediler.
Şimdi yapmaya karar verdiler.
Umarım bu filmde de aynısı yaşanır.
Ha bu arada şunu da söyleyeyim.
Emma Roberts ve Luke Bracey yani bu benim sevdiğim sarışın çift.
Bu ikili 2023 yılında belki evet belki hayır diye bir Amerikan...
Romantik komedisi yapıyorlar ve o filmde bir buçuk saat.
Ama film şöyle başlıyor.
Bu Emma Roberts ve Luke Brayson'ın karakterleri o filmde işte evlenecekler ve evlenmek istedikleri için de aileleri birbiriyle tanıştırmak istiyorlar.
Ancak işte bu aileler karşılıklı tanıştıkları zaman bu aileler birbirine aşık oluyorlar vesaire.
Emma ve Luke'un rolleri aslında birazcık yan rol gibi kalmış.
Yani onları postere koyup resmen yan çift muamelesi yapmışlar.
O yüzden ben onu izlemekten çok hoşlanmamıştım.
Çünkü orta yaş insanların aşkını izlemekten gerçekten hoşlanmıyorum.
Yani hani insanlar diyor ya işte orta yaşlı çiftlerin kavgasını izlemek istesek hani otur annemize babamıza izleriz diye.
Gerçekten yani öyle bir durum bende.
Çünkü gerek yok yani hani bana çekici gelen bir şey yoksa ben neden oturup izleyeyim ki?
Şöyle bir şey var. O filmde 2023 yılında Noel zamanı çıktığı için onu da size önerebilirim.
O filmin orijinal adı Maybe I Do.
Ben Apple TV'de izlemiştim o dönem.
Ama şu anda her yerde bulabilirsiniz.
Malum sitelerde bile vardır yani.
Bir buçuk saat çıtır çarası çok güzel akarsa.
Bana hitap etmiyor ama belki de tam sizliktir.
Bence bir şans verin. Şimdi geçelim yılbaşı dizimize.
Yılbaşı dizimizin adı I Hate Christmas.
Yani Noel'den nefret ediyorum, yılbaşıdan nefret ediyorum nasıl çevirirseniz.
Öncelikle şunu söyleyeyim.
Bu film İtalya'daki Noel'i, Christmas'ı oradaki yılbaşını anlatıyor.
Genelde İtalyan romantik komedi filmleri olur ama İtalyan yılbaşı dizisi ben de görümle çok şaşırmıştım.
Filmin konusu... Kendisine yöneltilen aşk hayatıyla ilgili tüm o garip sorulardan sıkılan Cihan'la 25 günden kısa bir süre içinde yılbaşı yemeğini kendisine gelecek bir erkek arkadaş bulmak için bir plan yapıyor.
Filmin IMDb puanı 6.6 yani izleyip izlemek size kalmış.
IMDb puanı çok ciddiye alıyorum benim için dehşet önemli derseniz.
Başrolde Pilar Fogliati var.
Bu dizi 2 sezon sürmüş toplamda 12 bölüm.
Ve İtalya'da bir Noel'in nasıl geçtiğini izliyoruz dedim.
Ama benim bu dizide beni rahatsız eden şöyle bir noktası var.
Sinemada dördüncü duvar dediğimiz bir şey var ya, bunu aslında en iyi Philibeck'ten biliyoruz.
Phoebe Waller-Bridge sürekli Philibeck'in bazı sahnelerinde sahneyi bölüp bir anda seyirciye doğru konuşup mesela o sahnede içinden geçenleri, o sahnedeki duygularını anlatıyor.
Benim bu Philibeck'te ilginç bulduğum bir yöntemdi ama bu I Hate Christmas dizisinde de bu yaşanıyor.
Yani şöyle söyleyeyim, bu benim açıkçası odaklanmamı bölüyor.
Yani nasıl anlatabilirim?
Nur Bir Gece ile'nin de son filminde işte oradaki çift böyle tam sevişmek üzereyken, tam birlikte olmak üzereyken bir anda oradaki baş yönü erkek karakter ben bir elimi yıkayıp geleceğim diyordu.
O arada mesela işte o platformun o setin dışına çıkıp orada set ekibini görüyorduk, yönetmeni görüyorduk ve ellerini yıkayıp geri dönüyordu.
Bu da aslında o evin bir ev diye plato olduğunu, orada bir sürü insanla o sahneyi çektiklerini gösteriyordu.
Kimi çevreleri göre bu bir yabancılaştırma efekti olarak yapılmış bir şeydi.
Evet mantıklı ama bu benim odağımı çok bölüyor.
Öyle olduğu için de bu dizide de onu sevmiyorum.
Sonuçta Fleabag değilsin sen.
Anlatabiliyor muyum? Fleabag'da evet bu seyirciyle konuşma olayı özgündü, farklıydı.
İnsanların dikkatini çekiyordu.
Onun dışında gerçekten Fleabag kendi senaryosu onu yedirebiliyordu.
Ama burada bence çok saçma.
Ve yani Fleabag'i bu kadar bütün dünyayı sevdiren şeylerden bir tanesi böyle sürekli dövüp seyirciyle konuşması.
Hatta bazı insanlar onu çok komik buluyorlar.
O işin içine çok sürükleyen bir şey değil ama sonuçta bu formülü ilk Fleabag'in içinde izlediğim için ha tamam demek ki onu özgün yapan şey bu diye bakıp yola devam ettim.
Ama gerçekten yani bu dizide beni çok gerdi ve yani bence başrolündeki Pilar Fogliati yani İtalyan kadın oyuncu kesinlikle Phoebe Waller-Bridge'e benzeyen de bir oyuncu.
Bence ikisi de esmer ve gerçekten...
Yani çok tuhaf gözüküyorlar ya.
Yani sanki Fleabag tekrar izliyormuşum da İtalyan versiyonunu izliyormuşum gibi.
Ama tabii ki yani bir dijital dizi için 12 bölüm bence çok kısa bir zaman.
Ve şöyle de bir durum var.
Şimdi evet sinemada 4. duvarı bu şekilde yıkıyoruz.
Ama yani bunu her dizi senaristi, her yapımcı, her yönetmen bunu böyle yazıp, bunu böyle çekip karşımıza koyacaksa yani bunun da bir anlamı yok bence ya.
Ama şöyle bir şey var ya.
Eğer bu dediğimi atlarsanız gerçekten dizide size hitap eden kısımlar da var.
Bir kere ben... İtalya'da yılbaşı süslemelerini oranın Noel kültürünü gerçekten çok seviyorum.
Onun dışında çok güzel çekim açıları var.
Çok güzel yılbaşı ağaçları süslüyorlar.
Bir de tabii ki esmer sevenler için çok güzel esmer bireyler de var dizinin içerisinde.
Eminim yani kendinize hitap edecek bir nokta bulursunuz diye düşünüyorum.
İyi seyirler. Gelelim
bir de kapanışı yaparken şundan da bahsetmek istiyorum.
Bölümü kapatmadan bizden bir şeyler de eklemek istiyorum.
Maalesef yani gerçekten arkadaşlar oturdum bütün literatürü taradım.
Yani biz de gerçekten sadece yılbaşına yayına giren, konusu sadece yılbaşı olan bir mini televizyon dizimiz ya da dijital platformlarda yılbaşıyla ilgili yapılmış bir şeyimiz yok.
Yani yapacak hiçbir şey yok.
Ama tabii ki bunda da şunun etkisi var.
Bizim kültürümüzde yılbaşı gecesi hep birlikte eğlence programları izlenir genelde.
Yani şöyle bir durum var.
Yılbaşında işte hep birlikte...
İnsanlar işte oturup mesela Hawaii Meteor Mother'ın bir bölümünü izlerler, Friends'in bir bölümünü izlerler ama bizde genelde talk show'lar, işte eğlendi programları, İbrahim Tatlıses gibi şeyler izlendiği için yani bu tip içerikleri tüketmeye
genelde bizim yapımcılar hiç girmiyorlar diyor.
Çünkü çok kısa süreli yani bir ya da iki gecelik bir şeyden bahsediyoruz.
O yüzden de o masrafa hiç girmiyorlar.
Bu arada yani beni çok üzen de bir nokta var.
Şöyle bir durum var. Eskiden yani 2000'lerin başında Popüler dizilerin yılbaşı bölümleri vardı.
Hatta o bölümleri Sezen Aksu konuk olurdu, ailece yılbaşı ağacı kurulan sahneleri izlerdik.
Ama artık yılbaşı haftaları dizilerin yeni bölümleri bile olmuyor maalesef.
Belki fark etmişsinizdir bunu.
Çünkü yeni yılda kanalların reklam bütçeleri belli olduğu için yılın ilk iki haftası genelde televizyonda yeni bir dizi ya da yeni bir bölüm görmüyoruz.
Bu da böyle bir teknik bilgi olsun.
Merak ediyorsanız ya işte Kurban Bayramı değil, Ramazan Bayramı değil bu dizilerin neden yeni bölümü yok diyorsanız bütün televizyon dizileri.
Aslında temelde tam dağılmış izlerken bir anda şak diye reklama girince çok kızıyoruz ya.
Ama aslında yapımcı, kanal hatta yeri gelince hani reklam arasında reklamı yayınlanan markalar bile sadece o aradaki reklamlardan kazanıyorlar.
Öyle olduğu için o reklamların hepsi saatli, süreli ve gerçekten yani dizilerin para kazanmasını sağlayan şeyleri o başlangıçta ve sonunda girilen reklamlar.
Öyle olduğu için de reklamı olmadan hiçbir kanal, hiçbir dizinin yeni bölümünü yayınlamak istemiyor.
Aynı şekilde yapımcılarda. O yüzden de yeni bölümleri göremiyoruz.
Genelde 8-10 gün ya da 1-2 hafta arasında.
Bunu da böyle söylemiş olayım size.
Ve buraya kadar dinleyen herkes için kocaman kalpler gönderiyorum.
Hepinize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten sizi sıkmadıysam, keyif aldıysanız, eğlendiyseniz ne mutlu bana.
Açıklamada sosyal medya hesaplarımdan bana ulaşabilirsiniz.
Oradan her gün kendi izlediğim film ve dizi önerilerini paylaşıyorum.
Onun dışında sizden gelecek...
İçinde özellikle sarışınların olduğu diziler, filmler olursa bana iletirseniz çok sevinirim.
Hani belki bunu görmemişsindir, belki işte senin sevdiğin gibi bir anlaşmalı evlilik hikayesi var, izlemek istersen mutlaka işte sana bunu öneririm dediğiniz bir şeyler varsa lütfen bana DM'den yazabilirsiniz.
Lütfen yazın, rica ediyorum.
Oradan film ve dizi önerilerimi almak isterseniz de açıklamadaki sosyal medya hesaplarımdan beni takip edebilirsiniz.
Oradan da bana ulaşabilirsiniz.
Seneye görüşürüz.
Bu espriyi yapmadan da kapatamazdım yani.
Sizi seviyorum. Şimdiden mutlu yıllar.
Happy New Year!
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
