
Bu kez bonus bölümde yerli bir işi konuşalım dedik.Biraz dağıldık yer yer ama konuyu güzel toparladık bence.
İyi dinlemeler
Transkript
Herkese merhabalar.
6. bonus bölümümüze hoş geldiniz.
Umarım 5. bonus bölümü dinleyip buraya gelmişsinizdir.
Çünkü gerçekten o da çok keyifli ve akıcı bir bölümdü.
Bugün arkadaşım Elif'le birlikteyiz.
Kendisi bir editor. Hoş geldin Elif'cim.
Hoş bulduk İknur'cum.
Nasılsın? Günün nasıl geçiyor?
Önce ondan bahsedeyim. İyiyim.
Günüm yolla geçiyor çünkü çok uzaktan geldim.
Arkadaşlar görüyor musunuz?
Arkadaşlarım ne kadar fedakar insanlar ya.
İstanbul gibi bir yerde gerçekten...
2 saat bir yol güzel olarak.
İşte arkadaşlar bu da sivil kamu spotu olsun.
İstanbul'a ya evinizde işinizi yaka seçmeniz gerekiyor ya da yani arabanın sonu olması gerekiyor değil mi?
Hafta sonu araba da kurtarması hayatım.
Ben metrobüsle geldim yolun bir kısmını.
Araba dikilere üzülerek geldim.
Ya işte hafta içi, hafta sonu hiç fark etmiyor.
Bu şehir çok yorucu. Şimdi bugün sizinle neler konuşacağız arkadaşlar?
Bugün sizinle taşacak bu deniz konuşacağız.
Baktım dedim ki yani bu dizi bu kadar reyting alıyorsa yani çift tanelere ulaşıyorsa artık...
Bizim bunu bir oturup konuşmamız lazım.
Ama daha önce söylemişimdir belki.
Genelde TRT dizilerini izleyecek vakit bulamıyorum.
Her ne kadar çok fazla içerik tüketsem de bu hakkımı, bu zamanımı genelde dijitalden yana kullanıyorum.
Ama Elif dizinin büyük sıkı bir takipçisi.
O yüzden bugün dümeni kendisine vereceğim.
O böyle geniş geniş anlatacak.
Bütün nefretini, bütün sevgisini dökmesini bekliyorum.
Şimdi öncelikle şeye sorayım sana.
Bu diziyi nasıl keşfettin?
İlk dizi karşıda çıktı ve ben bunu kesin izlerim.
Nasıl dedin? Şöyle ben YouTube'da gördüm fragmanını.
Hatta YouTube'da o fragmanı gören herkes aynı şekilde dalga geçti.
Çünkü oyuncular özellikle Deniz Baysa'nın o monoloğunda Şive'yi çok korkunçtu.
Yarısı Şive'liydi Metin yarısı değildi.
Çok büyük dalga geçti.
Esme Dağ dediğin fragman mı?
Aynen aynen. Herkes çok büyük dalga geçti.
Ben de çok büyük dalga geçtim yalan yok.
Ama işte ilk bölümde daha oturtmuşlar o Şive'yi.
olduğunu fark ettik. Asıl beni çeken iki unsur oldu.
Bir tanesi Karadeniz dizisi olması.
Ben Karadeniz aşığıyım ve deli divane oluyorum Karadeniz'e.
Karadenizli misin bu arada? Şöyle Çorumluyum.
Karadeniz bölgesinde geçiyor.
Ama ve lakin hiç Karadeniz gibi değil bizim memleket.
İç Anadolu gibi. Benim asıl Karadeniz aşkım.
Ben Trabzon'da beş sene kaç yılda okudum üniversiteyi.
Oradan ben zaten yeşil de severim, mavi de severim.
Karadeniz benim ideal yaşam alanım aslında baktığında.
Zaten şiveleri de çok hoşuma geliyor.
Dinlemek, telaşlı, heyecanlı, yüksek perdeden yaşayan insanlar.
Ben de biraz öyleyim. Böyle bir ait hissediyorum Karadeniz'e.
İkinci unsur Ortiler.
Yani senaristler Ayşe Ferda, Arı Yılmaz ve Nehir Erdem.
Sen Anlat Karadeniz'de ilk sezon hikayesini onlar yazmıştı.
Aynı başrol oyuncusu Ulaştın Asrafa ile.
Bayılmıştım. Zaten ikinci sezonda başka senarist geldi.
Ben diziyi bıraktım. Öyle hayranım o senaristlerin kalemine.
Hem böyle edebi olarak hikaye kurumlarına bayılıyorum.
Hem böyle hafif feminen bir taraf var.
İki tane kadının hani kadın kadının kurdudur laflarını böyle ağzını tıkayarak bu kadar güzel destansı diziler yazması.
Ki onların Senan Altı Karadeniz'i yazdığı dönemde Senan Altı Karadeniz de bir numaraydı.
Şimdi taşıyacak bir de bir numara.
Onlar gitti dizi çöktü mesela Senan Altı Karadeniz'de.
Hayır bir mutlu olmuş. O da inşallah bitmezler.
Hayır bir mutlu olmuş gibisin onlar yine de çökmesinden.
Evet. Ya şöyle ben o ikiliyi sevmiyorum çünkü bence çok ataerkil bir kafadan yazıyorlar ya arkadaşlar şöyle söyleyeyim en sinir olduğum kadın tipi erkekleri daha seveceğini gösteren mi desem?
Gerçi böyle çok erkek düşmanı olurum öyle demeyeyim de.
Ya şöyle diyeyim bu kadar çok böyle...
Erkekleri önceleyen bir yazım tarzları var bence.
Yani işte kadın dediğin hani ya evlidir ya sevgilisi vardır.
İşte Karadeniz dizisine mutlaka işte bütün ailede hani kadınlar güçlü olsa sonsuz erkek söyler falan.
Bunlar ya artık bunların modasının geçmesi lazım ya.
Şöyle sonuna kadar katılıyorum da sen altta Karadeniz ilk sezonu öyle değildi.
Ben zaten o ikiliyi de o dizide şey yaptım.
İkinci sezonu izlediysen orası öyleydi.
Kız nasıl değildi ya Allah aşkına.
Yani ben onun ilk sezonundaki sahneleri hatırlıyorum.
Her bölüm Vedat nefesi dövüyordu.
Böyle bir şey yok yani. Her bölüm dövmüyor.
Flashbackler o. Ya her neyse ya zaman namazını geç burada.
Oradaki ana mevzu ne? Sonuçta bir şekilde şiddeti evet erkeğin karısını ya da imam nikahı kıydığı eşini dövmesi evet çok kötü bir şey ama bu kadar çok şiddeti göstere göstere de bir kere göstersen kötü yani o kötülüğün
ve korkuşunun seviyesi bir kerede de anlaşılabilir bir şey.
Biz bunu böyle niye bölümlerce izleyip bir de bundan 25 reytingler falan alıp neden o şiddeti normalleştirdik ve yine aynı kanalda.
Aynı kanal değildi ama aynı ideolojinin kanalı.
Bir şey de ona bir şey demiyorum şöyle.
Dizi yayınlandığı zaman başka bir arkadaşımla o zaman yüksek lisans yapıyordum.
Aynı mevzuyu şey yaptık tartıştık.
Şimdi şöyle bir oradaki olay zaten kadın imam nikahını da kabul etmiyor.
Çünkü gıyabında kıyılan bir imam nikahıydı o dizide ve kadın asla kabul etmedi.
Oradaki olay nefesin mücadelesiydi ve asla böyle kimseye ihtiyaç duymadan senelerce mücadele edebilmiş bir kadın nefes.
Orada hani şey değildi ne anladı Vedat'ın şiddetinden ziyade nefesin mücadelesiydi güzel olan.
Ben ona şey yapmıştım, aşık olmuştum.
Nefes'in o asla boyun eğmeyen, dayak yememek için şey yapmamak için ya da Tahir karakterini şey yapmayan, kendini mecbur hissetmeyen haline hayran olmuştum.
O öyle. Yalnız o ulaştı, o Karadenizlilik karakterini ne ekmeğini yedi ya.
Yemin ediyorum adamı yolda çevirenler Laz diye falan davranıyorlardır adamı.
Şimdi bu dizide de Karadenizli iyice bir şey yaptı.
Tam böyle oldu değil mi?
Aynen öyle. Ülkede Töre dizilerinden servet toplarlar.
Adam böyle Karadenizli'yi yapar gibi gidiyor.
İki sene kalıyor servet toplayıp dönüyor.
Aynen öyle. Bundan sonra beş sene sonra bir Karadenizli'si daha yapar.
Tamam işte emekliliğini çıkartıyor.
Tabii canım. Zaten şey yani evini, arabasını, tarlasını, tapanı almıştır zaten.
Almıştır artık yani. Bu dizi bittikten sonra iki sene dünya turu yapmayı düşünüyormuş.
Adamdaki yani ekonomik bağımsızlığın geldiği nokta bu seviye yani.
Ve bunlar sizin yüzünüzden.
İzlediğiniz için yaşanıyor.
Şimdi diğer şiddet sahneleri düşünürsek hani ne o?
Eşref rüya. Çağatay var diye kadın eridiği.
Asıl suçu o. Adamlar mafya.
Dümdüz mafya. Onlara laf söyleyin arkadaşım.
Yani canım benim mafyada laf söylüyoruz da yani kadınlar üzerinden reyting toplanması ve bunu bu kadar çirkin yapılması bunu sevmiyorum.
Bu arada Deniz Baysal'a dönersek de bence çok tek tip bir oyuncu.
Deniz Baysal. Evet.
Nasıl yani? Yani şöyle kaçak gelinler de aynı.
Sonraki Fazilet Hanım da aynı.
İşte bunda aynı. Hani aynı.
Anladın mı? Teşkilatı izlememişsin.
Teşkilatı izledim.
Orada da kötüydü. Ayrıca çağlarla çok iyi arkadaşlar.
Onlar bunu çok ekmeğini yedi.
Yemedi diye ben. Üç kere farkları oldular.
Nereye yiyorlar? Gerçekten.
Artık hani insan karşısındakinden utanır.
Bir zahmet yani. Ama...
Bir şey diyeceğim. Bu onların suçu değil.
Yapımcıların suçu. Tutmuş elle ve kafasından ilerliyorlar.
Aa bunların bir fan kitlesi var.
Bunların fanı hiç kimse izlemesin diye aynılarını yapıyorlar.
Sonuçta izlenmedi o da ama o güzel bir iş.
Kalpazan izlendi. Hayır şeyde izlenmedi ya.
Rating olarak en son şeyde bitti ya.
Yeterli reytingi alamadığı için.
İyi başladı hızı düştü.
Vallahi en son reytingi dört küsürdü.
Dört küsürdeyken final kararı verildi.
Onu senarist şey dedi hatta hani.
3 reyting alanlar bu kanalda devam ediyor.
4 bitiyor. Demek ki bu biraz siyasi bir şey.
Çünkü orada çok kalpazan şey işliyordu ya hani.
Karapara olayını değil mi? Karapara olayını işliyordu ama biraz siyasi bitti.
Tutmamasından ziyade. 4-46 ile falan bitirdiler onu.
Ama şöyle şimdi burada şey de düşünmemiz gerekiyor.
Reyting oranlarını hep mesela kendi bulunduğumuz senekiyle kıyaslıyoruz.
Aslında bu yanlış. Mesela Aşkı Memnun'un...
Birinci oğlu dediğimiz reyting oranlarıyla mesela bugün o reyting oranlarıyla 8.
9. oğlu final yapıyorlar.
Anladın mı? Yani bu aslında her sene o standart sapmayla reyting oranları daha çok yükselip sıralama düşüyor ya.
Onu biliyorum ama aynı sezonda yayınlanan üçle bir dizi devam ediyordu.
Ya o hepsinde oluyor. Mesela bu işte Ben Leman dizisini bitirdiler ama işte bu Halif dizisi onunla aynı reytingleri alıyor.
Töre dizisi aynı stil devam ediyor yani.
Yani töre dizilerinin zaten özellikle Halif'e çok kuruluyor.
Saatlerce kavga edebilirim o diziyle.
Lütfen. Sakin ol.
Şimdi gelelim senin bu devlet kanalımızdaki bu harika dizine.
Devlet kanalımızdaki.
Canım benim. Bu detay bütün dizinin prodüksiyon kalitesini ve bütçesini belirliyor.
O yüzden bunu vermem gerekiyordu.
Ama şimdi benim orada sevdiğim çift bak bunu dün seninle konuşmuştuk.
Arkadaşlar biliyorsunuz ben sarı severim.
Sarı. Hele kesin renkli gözlü oldum maşallah yani.
O türün heykel diye izleyin.
Şimdi neydi o karakterin adı?
İso. İso.
İsmail Fortuna. Aman.
Farkında mısın arkadaşlar? Çok yaratıcı.
Hiçbirimizin aklına gelmeyen Karadeniz soy isimleri yani.
Gerçekten yani kaleli, fırtına ve harika.
Koçari. Tabii. Tabii.
Aynen. En sevdiğimiz koçariler falan.
Tabii böyle Şanlıurfa mağaralarına geçtikçe de böyle ne ya?
Yazman oğulları.
Yok işte tekerlek oğulları.
Böyle devam ediyoruz.
Tabii sonunda oğul olmadığı zaman o dizi Güneydoğulu olmuyor.
Tabii. Aynen. Zaten Güneydoğulu'muzdaki herkes de böyle kalabalık aileye mevcut.
Tabii. Aşiret halinde yaşıyoruz.
Mesela Ege'dekiler de Efe.
Tabii. Başka şey mümkün mü sence?
Aynen. Efe de Efe.
Öyle gidiyoruz değil mi? Her birinin bir zevkimiz olmasa nasıl egili olduğunu anlayacağız.
Ama bak orada İson'un da mecburi evlilik gibimsi bir şey yaptılar orada.
Bak beni biliyorsun mecburi evliliği sevdiğim için direkt Twitter'da önüme düştü gördüm.
Dedim ki izlenirim dedim.
Orada da Fadime'yi oynayan kız Allah'ım Allah'ım.
Zeynep Atılgan. Of arkadaşlar çok kötü ya.
Tam biri böyle hani tamamen ya orada Zeynep Atılgan değil estetik doktorun ürününü izliyor gibiyiz ya.
Şey gibi bir cokla laygin bir şey yani.
Ayakkası yok. Sen onu yargıda görmemişsin kızın.
Yargıda izledim. E tamam yargıdakinden fark yok ki.
Hayatım yargıda sevdim demedim ki.
Estetik diyorsun da estetik yapacak bir şey yok.
Yargıda zaten bu kız kaç?
17-18 yaşlarında falan mı?
Ya aynen aynen işte. Estetiği yok.
23-24 ne öyle bir şey.
Hayatım işte o daha kötü.
Yani Allah'a vergisi böyle olması daha kötü bence.
Ne güzel kızı ya ben beğeniyorum Zeynep Atılgan'ı.
Ben beğenmiyorum. Ki ben Fadime'yi de çok severim.
Ya bu arada... En son şey geçen bölümde sen atmıştın ya bana Fadime işte yatağın başına durup aşağı doğru eğilip şey diyor ya veriyorum.
Seri tedavisi için cesur bir replik.
Sen orada İsmet karakteri bir yanlış anladı.
İsmet karakteri de böyle bir ne veriyorsun diye.
Ya onunla ilgili gifler yapmışlar evde ailecek diziyi izlerken elimdeki çay döküldü diye.
Yani. Ama bak bu tamamen senin ortalarına yazılmıştı.
İnsan veriyorum deyip güne başlamış.
Ama bir dakika.
Değer vermiyorum diyerek günü kapattığı için sabah da pişman oldun.
Veriyorum diyerek açtı.
Peki geceyi de vermiyorum diye mi kapattın?
Çocuk değer veriyorum dedi.
Bu da ben vermiyorum dedi ama.
Tam cümle ben vermiyorum buydu orada.
Ben o kadar değer vermiyorum dedi.
Canı değeri eklediniz. İyi var ben o kadar vermiyorum deseydi o daha büyük bir sorundu bence.
Bir de orada şey yapmışlar ya ona da çok güldüm.
Bunlar böyle tabii ki arkadaşlar bizim dizide uzun uzun böyle bakışıldığı saatlerce böyle.
Birbirinin arkasından falan bakıldığı için artık bakın bu TRT tarzı öpüşme diye böyle.
Birbirlerinin elini tutunca böyle sarılınca öpüştüler kabul ediyorlar artık.
Ne yapsın gariplerim?
Mümkün mü yani? Bir şey diyeceğim.
TRT kanalında nasıl bir sevgi sahnesi bekliyorsun sen?
İşte ancak şiirler, şarkılar ve Atilla İlhanlar, ne bileyim Reşat Nuri Güntekin değil mi?
O ayarda giderler. Yani o kadar şey değil.
Aksiyonlarını daha çok seviyorum.
Her benim bir yer patlatıyor Gezeb karakteri.
Favori diğer karakterim.
Bir şey diyeyim mi? GZP oynayan oyuncu çok iyi oyuncuymuş bu arada.
Ben o adamı şeyde şeyden beri biliyorum.
Bu 80'ler dizisi vardı ya orada polis karakolunun başındaydı.
İzledin mi hiç? Ben 80'leri izledim ama onun o olduğunu o kadar sonra fark ettim ki.
Yorumlarda gördüm. Hiç benzemiyor.
Orada şey bir tane banyo kıyıklı köse bir abiniz var.
Hayatım ya 80'ler şey ya.
Yani şimdi gördüğümüz bir de orada çok mülayim bir abiyi oynadığı için istediği kadar polis amiri olsun.
kahvedekilerle ayakta sohbet eden bir abimizdi 80'lerde.
Sanki Gezep çok asil bir insan.
Gezep manyak. Sanırsın mı?
Ali Sancar'ı oynuyor Gezep dizide.
Gezep manyak. El bambasıyla gezen bir karakter.
Şey ne diyorsun Eleni ile Oruç'a?
Doğru söyledin değil mi isimleri?
Evet doğru söyledin. Oruç az çekti.
Biraz daha sürünmesi lazım. Bak Oruç da bir sarışın.
Olabilir. Kıza sahte anne getirdi.
Adamdan kızını çaldığı halde gidip adamı ihbar etti.
Daha az fazla sürünmesi lazım.
Oruç'a çok kinliyim. Haa öyle şeyler de mi yaşandı?
Tabii. Bu karakterler kızın annesinin aramaya geldiğini biliyordu.
Sonra Esme karakter dedi ki bu bizim kızımız olabilir.
Bunu ima etti. Bunları DNA testi yaptırmak istedi.
Hayret. Normalde o dizide böyle bir tane hani neoköy büyüğü böyle fal büyüğü aracılığıyla bakardı.
Aa lütfen. Benim karımın yüzümde fal büyüğü yok.
Haa tabii. Hiç yakınından bile geçmiyor.
O zaman şey vardır. Hayatım o zaman şey vardır. Kader sizi böyle uygun gördü falan.
O da mı yok? O da yok.
Kes. vardır ya. Aşkım birinci bölümden itibaren izliyorum.
Yok. Hayatım senin ortilerinde her zaman bir vizyonsuzluk olduğu için kesin bir yerlerinde vardır.
Asla vizyonsuz diyemem ortilerimi.
Sanal Karadeniz'de de yoktu ki öyle kader bir şey.
Bir tane imam vardı sadece.
O da ne derler ona?
Efsunlu bir şey değildi. Düz imamdı.
Kur'an'dan ayet okuyordu. Sen nerede gördün o ortilerin şey falcı yaptığını?
Ortinefretim bambaşka. Gerçekten sevmiyorum onu.
Hiç sevmiyorum ya. En sevdiğim yazarlar arasında ama yok.
Sema'ya gene koy. En sevdiğim yazar.
Allah'ım. Oraya geliyor. Allah'ım.
Arkadaşlar galiba yukarıda bana bir inmeyin ya.
Yemin ediyorum bak. Bak Sema'yla ilgili konuştum.
Sadece Sema'yı ayırdığım bir bölüm var hayatım.
Yargı bölümü. En sevdiğim Sema dedim zaten.
Sevmediğim. En sevdiğim. Neden anlattığım bir bölüm.
Sema'yı sevmediğini. Evet.
Yargı yazarını sevmiyorsun.
Ama şöyle neden sevmiyorum.
Bak şey konusunda çok vizyonal. Ona katılıyorum.
Pınar'la Kaan Aşk 101'de çok iyiydi.
Onları orada alıp bunların değeri bilinmediği bir dizi yapması çok başarılıydı.
Ama her işine kocasını eklemesinden çok sıkıldım.
Hele bir de bugün yeni bir haber çıktı.
Sema Visavis diye bir İspanyol dizisinin Türkiye'ye uyarlaması yapacakmış.
Bir kere yapamaz. Çünkü o film bir İspanyol filmi dizisi.
Artık her neyse. Filmin kendi içerisinde çok fazla artı 18 tane var.
Bizi uyarlarken şey mi yapacak?
Ali ile Ayşe el ile tutuşurlar.
Ağlayı ki mi yapıyorsun? Parmaklıkları ardına mı yapıyorsun değil mi?
Aşkım şeyi düşün.
Umut'u zevk kadınlarını düşün.
Onu uyarladılar. Umutsuz ev kadınları gerçekten bizi uyarladıkları kadar masum değillerdi.
O da bir şey mi? O da benim çok travmatik bir hikayem ya.
Küçüktüm izlediğimde ya.
Hiç izlemedim çok rahatım o yüzden.
YouTube'a düşen part. Ben dizileri genelde oturup iki buçuk saat izlemem.
Sıkılırım. YouTube diye çok güzel bir uygulamamız var.
Açıyorum oradan. Sonra da en çok önemli partları açıyorlar.
Oradan izliyorum. Rahat ediyorum.
Baştan sona senelerdir izlediğim bir yargı vardı.
Menajerim Ara vardı. Ondan sonra geldi bu oldu işte.
Aslında manajerim arada dizinin işte bayan sektörle ilgili bilgi de veriyorlardı.
Çok gerçek sahne vardı orada.
Ve şey mesela onu da bir noktadan sonra zaten artık totalden hiç reyting alamamaya başladılar.
Ama reklamcıya geldi. AB reytingine bakıp reklam veriyorlar ya.
O yüzden de AB reytingi dizide şey hatta yazına devam ettiler.
45. bölümde falan bitti ya.
Fena da iş değildi. Güzel işte.
En son işte Rüya Gibi'yi de bir takıldım izleyeceğim diye.
Final yaptın. İzledim.
Baktım final yapacak bıraktım.
Sevmiyorum bağlanmayı final yapacak işlere.
Orada da bir sarılar vardı.
Emre Bey'le Ahsen Eroğlu.
Güzel çifte olmuşlar.
Yani bak onları bak bu ülkeye ki gerçekten sarıları ayıklayacağın sektörü alacaksın dijitalde oynatacaksın ya.
Sen bu sarı aşkın ne yapacaksın?
Sarı şişsin diye bu kadar da kendi şeyin beyzerlerine aşık olma.
Ya ırkçılık sarıçılık gerçekten.
Ben böyle esmer görünce yani arkadaşlar bile minimum esmer hayatıma devam ediyorum ama Hayatım sen üstü alınma.
Senin nasıl durumun?
Hayır yüzüme baka baka da yani esmer sevmiyorum deme.
Ama bak bu sana özel bir durum değil lütfen.
Aşk olsun şu an kalbim kırıldı arkadaşlar.
Ben ağlıyorum şu an içimden bilmiyorsunuz.
Hep ortalarına düşmanım diye değil mi?
Hep o yüzden. Esmerlik bahane değil mi?
Şimdi ağlamayın. Yüzüme baka baka esmer sevmem dediğin.
Ama şöyle, senin sevdiğin bir yanın esmerliğin değil, öyle değil.
Senin en çok sevdiğin...
Esmer olmama rağmen seviyorsun.
Evet, rağmen. Eyvah eyvah.
Senin en çok sevdiğin yanlarından biri.
Yanlarımdan, evet. Toparla, öv beni.
The Rookie izlemen.
Hayatım. Arkadaşlar bu arada bu bilgiyi de daha yeni öğrendim.
Gerçekten yani şu kızla haftanın beş günü stabil birlikteyiz.
Biz bunu nasıl başarıyoruz ben bilmiyorum.
Çok az konuşuyoruz.
Çünkü... Şey deyken ne deyken konuşursak patronum bağırıyor.
Arkadaşlar gerçekten yani ne insanlar var ne patronlar var görüyorsunuz ama ona rağmen bir dostluk inşa etmeyi başardık.
Başardık azmi zaferi.
Kesinlikle. Üstelik mecbur olarak her gün aynı saat diliminde aynı yerdeyiz.
Bir noktadan sonra doğal olarak gelişiyor zaten değil mi hayat?
Yani. Yani. Enerjisi güzel eyleyen insanları çekerim.
Buna inanıyorum. Bir de sarışınları.
Bak bacımla da arkadaşsın.
Bacım da sarışın arkadaşlar. Bonus bölümlerde sesini duymuşsunuzdur.
Yani bacım diye demiyorum.
Benim neredeyse aynım. Geçen gün aynı giyinmişiz.
Gerçekten ya pantolon kazak yani ikisi de sarı ikisi de ama gözlü.
Dedim bir de gözünüzü çıkartın tam olsun.
Değil mi? Ama o gün bacım benden tek farkı oruç olmasaydı böyle ölü balık gibi bakıyordum.
Bayılacak o Ramazan'ın sonuna kadar bir gün bayılmazsa iyi.
Ay gerçekten ya neyse ki artık yani bayrama eriştik bacım da herhangi bir şekilde bayılmadan Ramazan'ı bitirdi değil mi?
Aaa doğru Ramazan bayram...
Kız bayram geçti ya sen tabi bayram tatile gitmedin ondan kafan karıştı değil mi?
Hayatım maalesef arkadaşlar İstanbul'da 3 gün sakin geçirmek bence tatilden daha verimli.
Arkadaşlar şöyle ben medya sektöründe olduğum için benim tatilim yok.
Benim bayramım yok.
Benim resmi günüm yok.
Benim bir Mayıs'ım yok.
Benim 23 Nisan'ım da olmayacak mesela bir ay sonra.
O yüzden bence bitmedi.
Bence bitmedi. Hayatım.
Kız bu arada sana şey de sorayım.
Bu Esme ile neydi?
Adil. Adil.
Mesela onun adı niye Adil ya? Asıl oruç olması gereken o.
Ben isim karmaşası var burada.
O Esme ise o da mesela başka bir şey olurdu.
Osman olsa Esme'ye daha çok uyardı.
Ya şey dizideki Adil karakterin en büyük şeyi adalet.
Her birini adalet diyerek birilerinin keçileri atıyor.
Birilerinin mesleğini atıyor falan.
Ama adamın yapmadıklarını kalmadı.
Sevdiğinden ayırdılar. Hapisteyken babasını öldürdüler.
Anası öldü. Üzerine bebeğini sattılar.
Adam da haklı. Bir üzüldüm bir üzüldüm.
Fark ettiniz arkadaşlar. Bütün Karadenizlerde hep bir zengin.
Hep bir dağ evleri.
Şehirde evleri. Arabalar böyle sıra sıra.
Özel uçağı var. Yeti var adamın bu arada.
O da mı var? Yeti var.
Vay arkadaş ya. Gerçekten inanamıyorum.
İşte bakın. Ülkeyeki bütün Karadenizler müteahhit olduğu için böyle değil mi?
Müteahhit değil. Kumcu mu?
Kuyumcu da değil. Kumcu kumcu.
Kumcu da değil. Kumculuk diğer dizide kaldı.
Bu adamın keçileri var. Gerçek manada keçileri var ve bir bölümde de keçilerini kaçırdılar adamın.
Gerçek manada ağallarını başa atıp keçilerini kaçırdılar.
Kıyamam. Eminim karides hayvancılığına büyük bir darbe vurmuşlardır.
İkinci bölüm müydü? Üçüncü bölüm müydü?
Neyse boşver sayısını.
Koçerileri anlatıyor diyor ki işte bölgenin en büyük hayvancılığını şeyini yapan adam koçeriler.
Hani Rusya'ya satıyorlar, Ukrayna'ya satıyorlar.
Tabii kaçakçılık, adam kayırma, torpil hepsi vardır.
Sizin ortineli o kafa çünkü. Kaçakçılık yapmıyorlar.
Adamlar dündüz peynir, süt, et satıyorlar.
Dündüz hayvancılar.
Hayatım Türk dizisi bu.
Yani 50 bölüm sonra hangi noktada olacağını öngöremezsin.
Aşkım 50 bölüm diyorsun. Şu an kaçıncı bölümde?
30'lara geldin neredeyse.
Nereden bileyim ben 20 bölüm sonra ne olacağını?
Yani bilmiyorum ama. Dizinin ilk başlarında şeydi ya bu işte Ermeni miydi?
Yunan aşkım. Yunan.
Her ne? Aman. Ne bileyim Karadeniz oluyor.
Bende hep Ermeniler kalıyor.
Ne alakaysa. Rumlar daha fazla kalması lazım aslında.
Değil mi bu Pontus Rumlardan dolayı? Trabzon'daydı Pontus Rum devleti.
Değil mi? Ermeni geldi aklıma.
O kadar böyle kızı ötekileştirmişim ki.
Mesela onu da sevmiyorum. Elin nesini sevmiyorsun?
En minnoş karakter.
Fazla minnoş. Olay o zaten.
Bir şey diyeceğim. 175 IQ'suyla.
Bir tek matematik alanında çok zeki.
Diğer konularda bebek 5 yaşında.
Tabii aynen.
En son benim geçenler televizyonu gördüğüm bölümde eline hastanelik mi oldu?
Ne oldu o kıza? Oruç böyle ay ay bak dur dur şunu anlatmam lazım.
Bir kesit gördüm ben.
Kesitti. Oruç buna oruç açtırmak istiyor.
Bak cümlenin saçmalığına bak.
Oruç buna oruç açtırmak istiyor hastanedeyken.
Dudağını böyle su damlatıyor falan.
Ben bir ağla bir ağla mahvoldum.
Yani dedim şu ibadet için, şu iman için neler yapıyorlar dedim değil mi?
Onun olayı o değil.
Kız herkes oruç tutuyor diye oruç tutmaya karar verdi.
Hepiniz tutuyorsunuz. Ben de sizin gibi hissetmek istiyorum dedi.
Sahura kalktılar. Sabah oldu.
Kızcağız da dedi ki birkaç bölüm önce Esme kaçmıştı.
Kendini böyle bir dağ evine kapatmıştı.
Adresini öğrendi. Ben gideceğim dedi.
Onunla ilk iftarımı açacağım dedi.
Bunlar giderken Padime karakteriyle kaza yaptılar.
Ve bunların kaza yaptığından kimsenin haberi olmadığı için akşam kaç 4-5'den sabah öğlen 11'e kadar bunlar hipoterm geçirdi.
Ölüyorlardı. Ha şu şey değil mi?
Bu çalıklarla etrafında ateş yaktıkları otohazan.
Ay ne dalga geçildi onunla ya.
İlk gördüm anlam veren öndeyim.
Hipoterm böyle mi geçer dedim.
Ama yani. Vücut ısılarını yükseltmeden hareket ettirmek ölümcül olurmuş.
Çok soğuk ısıtılması lazım dediler.
Isıtılmış terim verdiler.
Olmadı. Çok hala çok soğuk.
Ateş yaktılar. Sonra işte hastaneyi yoğun bakıma getirdiler.
Bir gün sonra kız 24 saat sonra orucunu açtı.
Hani oradaki duygusalık o ilk orucunu açacaktı.
Çok mutluyduk derken ölüme yaklaştı kız falan filan.
Ben bir üzül bir üzül yani arkadaşlar görüyorsunuz.
Hani biz İstanbul'da oruç tutmaya zorlanırız.
İnsanlar dağda bayırda neler yaşıyorlar değil mi?
Kıyamam. Yani gerdin neredeyse üzüleceğim ama...
Bir şey diyeyim mi? Senin asıl kaçırdığın nokta o kaza gerçek bir kaza değil.
İsa karakterin öldürülsün diye arabanın frenleriyle oynandı.
Ah bak işte bu hayat hep sarışınlara düşman.
Görüyorsun. Onlar el eleyeli Fadime'ye oldu.
İsa'ya bir şey olmadı ki. Ama Fadime'ye ne olacak ya?
Bulmuş sarışın koca. Ne olabilir ona?
Bak Fadime karakterine düz mü gıcıksın?
Yargıdaki paradan gelen bir gıcıklığım mı var yoksa İso'yu aldığı için mi gıcıksın anlamadım.
Yok aslında Fadime'ye de gıcık değilim.
Direkt Zeynep'e gıcığım galiba.
Zeynep'in nesine gıcıksın? Bilmiyorum ya.
Bence kötü. Ama şey mesela Hande Erçel kadar kötü değil.
Hande Erçel deme gözüm kanıyor.
Ama şey mesela Deniz Baysal evet başta hani soğuk mesafeli dedim ama yani Deniz Baysal yine de hani velan repliği duygusuna göre okuyabiliyor anladın mı?
Ha bir de şey tabii ki yani gerçek hayatta Deniz Baysal evli olduğu için işte bu şipleme yakıştırma olayları ulaştı olmadığı için mesela Sen Anlat Karadez'i göre daha rahatlar partner olarak.
İşte her yerde birlikte yemek yiyorlar, fotoğraf atıyorlar işte birbirlerini karavanda çekiyorlar vesaire daha hani freş bir partnerlik sürdürüyorlar.
Ama yani zeynep bilmiyorum ya.
Bir de bu Neon kendisi işte sürekli hani Twitter'da işte Instagram'da beni yakıştırsın araya sürekli storyler atıyor Allah'ım postlar atıyor mahvediyor beni ya.
Gerçekten. Şimdi şöyle ben...
Zeynep Özel'inden söylemeyeyim mi?
Başka bir yerde İbrahim Selim'in konuk olan bir başka oyuncudan dinlemiştim ama adı aklıma gelmiyor.
Post atmak oyuncuların şeyi hani yapımcılar sözleşme yaparken bu post atma sosyal medyada paylaşım yapmayı da ekliyorlarmış artık.
Hani oyuncunun kendini böyle çekeyim post atayım gibi bir şey yok.
Artık bu sözleşmelerle günde şu kadar post atmak zorunda.
Doğru ama postların içeriği...
alakalı ya da zamanlamasıyla alakalı bir sözleşme yok ortada.
Çok etkilişimli zaman alıyorsa o saatlerde atıyor genelde insanlar ama.
Hayır hayır içerik olarak mesela atıyorum işte sette böyle mesela bir masa sahneleri var.
Karşılıklı konuştukları bir sahnede böyle setten birinin onları çekmesi ve Zeynep'in onu post atmasıyla işte karavanda yanak yana post atmak içerik belirtmiyor sonuçta yapımcıya.
Anladın mı? Setten PR yapacağın her şey okeyim diyor.
Yani ben o setten yana yana fotoğraf atmadan nesine gıcık olduğunu anlamadım.
Bilmiyorum yani şey ya nasıl diyeyim.
Kimle atıyor ki? Partneriyle mi?
Ya hem öyle yapıyor hem hani şey olur ya böyle.
Atıyorum işte ekip fotolarında sadece mesela ikisinin olduğu fotoğrafı kesip paylaşıyor falan.
Yani böyle bireysel bir gıcıklığım, antipati durumum var anladın mı?
Anladım zaten Zeynep Atılgın'a gıcıklığını da bilmiyorum.
Yani sosyal medya bende yok hayatım.
Instagram'ı üniversite zamanlarında açtım.
Artık ne o zaman açtığım mail adresimi biliyorum.
Ne şifresini hatırlıyorum.
Yok bende. Hani var öyle bir tane ünlü.
Ya sen nasıl insansın ya diyor ya.
Gerçekten onu kullanmayan insan mı olur ya?
Yemin ediyorum. Kullanmıyorum. İşte Facebook vardı.
Ta ben lise zamanlarımdayken.
Twitter'a zaten hiç giriş yapmadım.
Ya sen nasıl Twitter kullanmazsın ya?
Vallahi yani benim bak günlük Twitter ekran sürem yemin ediyorum.
En son baktığımda dün baktım 13 saat falandı.
Ve yani ona rağmen kaçırdığım şeyler oluyor.
Mesela bu şey Jim Carrey ödül törenine katılıyor adam.
Diyorlar ki bu adam Jim Carrey değil yapay zeka.
Gördün mü onu? Gördüm.
Makyajlar şey yapmış.
Canlandırma gibi bir şey mi? Canlandırma gibi değil de şey hani.
Ha makyaj sanatçısının paylaştığı gördün o zaman okey.
Ya onunla ilgili de ben işte sadece film izlemiyorum podcast'ın son bölümünü dinledim.
Tabii o şey çıkan son bölümü hatırlamıyor muyum da işte onunla ilgili bir bölüm yapmış.
Orada şey mesela onun anlattığından biliyorum.
Ödül töreni çıkıp açıklama yapmak zorunda kalmış.
Bu adamı biz bir aydır ailesiyle görüşüyoruz.
Bu adam bayağı organizasyona katılmak için gelmek istediği görüntülü konuştuk.
Hani bu adam yapay zeka değil diye.
Hala insanlar diyor ki yapay zeka.
Yani bence ileride...
Oğlum bu arada şey yaptı adam.
Hani ne derler ona? Jim Carrey'nin o şeyi var ya hani ben...
şey bir insan değilim ben.
Fikrim kafası var ya.
Kendini sürekli şey gösteriyor hani.
Küçümsüyor aslında. Küçültüyor.
Küçülçe kendini küçültüyor. Verdiği şey filmlerini oynadığı karakterleri yükseltmeye çalışıyor.
Yani mantıklı. Çıkartmaya çalışıyor.
Hani maske filmini andırıyor mesela o galaya.
20 yıl geç gelmesi.
Bir maskeyle geldi baktığın zaman o makyaj sanatçısını sen de görmüşsün.
Hani o bir maske makyaj değil.
Peki bu. Orijinal.
Şey neydi başlığı?
Kadın adı Esme mi? Deniz Baysal.
Hayır hayır. Karakterin adı.
Esme Esme. Bu Esme ne zaman kızının annesi olduğunu öğrenecek?
Var mı bir örgü? Esme öğrendi. Öğrendi mi?
Valla ben çok sağlamışım.
9. bölüm sonunda öğrendi.
Hatta üzerine konak patlattılar.
Dedi ki eğer ben bu adamı... Tabii yapımcıda para çok konakta patlıyor.
Arabada yuvarlanıyor değil mi?
Tabii canım tabii. Ya şöyle söyleyeyim.
Adil karakteri öğrenirse kesin katil olacak.
Kadın da diyor ki ben bunları hapse atlayayım ki buna söylemeden.
Öldüreceği kimse kalmasın biz de kavuşabiliriz.
O yüzden. Bak o da iyiymiş o da parlak bir fikirmiş sevdim.
Ama umarım şey ya sezon finaline doğru zaten adım adım gidiyor dizi gayet de iyi oranlar alıyor.
Umarım sezon finaline kadar şey yaparlar.
Esme ile Adil daha doğru bir noktaya gelir.
Birbirleriyle daha iyi iletişim kurarlar.
Çünkü sanırım iletişimden çok uzak bir çiftler değil mi?
Onlar iletişim olarak birbirlerine geber diyorlar.
Ya da Esme karakteri işte ilk bölüm vurdu.
Muhtemelen sezon finalinde de vurur.
Ne güzel. Şiddetli bir iletişimleri var.
Fırtınalı, kan dolu.
Yani adeta aşiret dizisinde akan kan gibi sürekli bir ilerlemeler.
Aşiret dizisinden farkı kadınlar daha çok vuruyor.
Genel olarak arkadaşlar şiddete karşıyız.
Değil mi hayat? Yani evet.
O zaman geldiğin için teşekkür ediyorum.
Bence güzel, akıcı ve eğlence bir bölüm oldu değil mi?
Valla ben çok eğlendim. Bir saat daha konuşurum.
Ya biz seninle zaten gündüz fırsatımız olsa kaç saat konuşuruz da işte.
Arkadaşlar dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Umarım bir sonraki bölümde bu cuma çıkacak bölümde bütün zevkinizle, bütün boş vaktinizle dinlersiniz.
Sizi çok seviyorum. Haftaya daha doğrusu önce cuma günkü bölümde sonra haftaya görüşmek üzere.
Sizi seviyorum.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
