
Bu bölümde bacımla son dönemde değişen Tv kliklerini,Doğukan Güngör’ün gidişini ve bundan sonrasında ne hale geleceğini konuştuk.
İyi dinlemeler…Dinledikten sonra bana sosyal medya hesaplarımdan ulaşmayı unutmayın…Sizi bekliyorum orada…
Transkript
Vizyonda Yayında'ya hoş geldiniz.
Bugün 3. bonus bölümümüzle birlikteyiz.
İlknur var karşımda ama bilin bakalım bugün ne oldu?
Bugün aslında hiç podcast çekmek aklımızda yoktu.
İlknur dedi ki laptopum burada dedi.
Hadi dedim çekelim. Bu sefer İlknur'u ben konu kaldım.
Artık misafir değilim ev sahibiyim değil mi İlknur'cum?
Evet arkadaşlar görüyorsunuz ya mikrofonu bacıma kaptırdım yani.
Son anda gelişti bu arada hiç aklımızda yoktu açılış da aklımıza geldi.
Valla bacım bence harika konsept buldum.
Bu arada arkadaşlar size şöyle bir şeyden bahsetmek istiyorum.
Gerçekten yani o kadar çok sevmişsiniz ki ilk bonus bölümümüzü.
Benim bu konu içerik üretmeye resmen teşvik ediyorsunuz.
Teşekkür ederim güzel yorumlarınız için.
Çok güzel fikirler gelmiş, çok güzel öneriler gelmiş.
Peki sayın moderatör hanım biz bu hafta ne konuşacağız bu bonus bölümde?
Şey konuşacağız. Şimdi nasılsın, iyi misin?
Senin haline hatımı soralım.
Vallahi yeni ev güzel gidiyor.
O konuda bir şey diyemeyeceğim.
Gerçekten arkadaşlar dinleyenler lütfen tahtalara vurun.
Çünkü çok güzel gidiyor. Onun dışında yeni evle ilgilenmek haricinde çalışıyorum.
Sedan Sayan bacımız ne demiş?
Work, work, work. Sade çalışıyoruz arkadaşlar.
Ne yaparsınız? Evlenişe işte ne demek isterim ama neyse ki bir tip bir sosyal hayatımız var.
Değil mi bacım? Allah'tan evet. O var yani.
Bugünkü konumuzu çok merak ediyorsunuz bence şu an.
Bugün gündemi takip ettik ve Kızılcık Şerbeti'nin yeni Fatih'ini konuşacağız.
Olumlu düşünenler var bu konuda.
Olumsuz düşünenler var.
Yeni Fatih'i sevenler var.
Doğukan'a haksızlık yapıldığını düşünenler var.
Doğukan beter ol diyenler var.
Bakalım. Ben iki tarafı da savunacağım burada.
Kendi düşüncemi de söyleyeceğim.
Olumlu düşünenler niye olumlu düşünüyor?
Olumsuz düşünenler niye olumsuz düşünüyor?
Biz İknur'la bunun kritiğini yaptık.
Cuma günü oturduk. Şerboy'da izledik biz.
Ama şey beni çok kötü etti.
Neyse önce senden başlayayım ben.
Şimdi arkadaşlar olay aslında birazcık şöyle.
Ben cuma günü 17 saat mesai yaptığım için artık bacım dedi ki yani dedi biz artık ne yapalım ne yapalım oturalım bari kızcık şerbeti izleyelim de.
Çünkü normalde beni biliyorsunuz.
Daha önce defalarca söylemiştim. Her konuda her dizinin konusu hakkında içeriği ve ilerleyişi hakkında fikrim var ama şöyle bir durum var maalesef.
Hiçbirini böyle uzun uzun televizyonda izleyecek vaktim yok, enerjim yok, ortamım hiç yok.
Öyle bir kafa dinginliğim hiç yok ama...
Babacım dedi ki otur dedi. Çekirdek çitleyip dedi.
Akşamki gece yayınına kadar kanalda oturalım.
Şunu bir izleyelim dedi. İzledik.
Ondan sonra tam o anda ne oldu?
Neyi fark ettik? Aynen.
Dediler ki Doğukan diziden çıkartılmış.
Bir kere ben buna şaşırmadım.
Sen şaşırdın mı? Şaşırdığım yönü de oldu.
Şaşırmadığım yönü de oldu. Şöyle diyeyim.
Doğukan zaten kendisi iki hafta önce itiraf etmişti.
Hani böyle böyle ben pişmanım.
Ama işte parti vermedim vesaire vesaire dedi.
Hani işte Doğukan işte paylaştı işte söyledi bunu gözaltına alındığında.
Hani ilk duyduğumda da bekliyor muydum?
Hayır. Gözaltına alındığı haberini duyunca da hani kendi adıma çok şaşırdım.
Kullanıyorum dedi şaşırdım ama dedim ki hani inşallah hani en tez zamanda kurtulur vesaire.
Çünkü çok iyi oyuncu olduğunu düşünüyorum.
Beğenen vardır oyunculuğunu beğenmeyen vardır.
Doğukan'ı beğenmezsiniz Fatih'i beğenirsiniz oyunculuğunu vesaire.
Yani bu çok açık bir kapı.
Neyse haberi alınca hani üzüldüm.
Çünkü niye biliyor musunuz?
Doğukan'la yaşlar yakın.
Çok bir yaş farkı yok aramızda.
Ve bizim okuldan mezun.
O yüzden ben de torfil demeyeyim de.
Kalbinin bir köşesinde böyle.
Çünkü şöyle bir şey.
Sende de olur mu? Bizim okuldan mezun insanları görünce duyunca.
Vay be aynı sıralarda oturduk.
Şimdi biliniyor falan. Duygusal bir yönü var mı sende?
Ya evet hayatım Murat Boz da bizim okuldan mezun.
Ama tabii ki benim ona olan sevgim daha eski.
Ama ya onun da şimdiki haline bakınca çok da bir artısı kalmadı gibi hissediyorum.
Yani Murat Boz'u seviyor musun?
Yani seviyor muyum diye şöyle bir düşündüm.
Murat Boz'u seviyorum ya.
Şarkıları hala çok güzel bence.
Ama her konserinde playback yaptığını fark ediyorum.
Hiç hoş değil. Yani Kültür Yolu Festivali'ndeki konserlerinden Harbiye konserlerine kadar gerçekten çok kötü.
Ve mesela bunu o şarkıcı direkt böyle ağzını takip edince şak diye anlıyorsun.
O zaman magazinin eski laflarına ben bir gireyim mi?
Hayır, hayır. Aslı Enver. Hayır ya aman.
Aslı Enver bile unuttu.
Ne yapacağız artık Murat Boz'u? Biz konumuza dönelim.
Ya hayatım ben şimdi Doğukan'ı seviyorum.
Okey. Ben de. Ama şimdi dahil olduğumuz konuya bakarsak aslında girdiğimiz konuya bir tık tehlikeli bir konuya girdik değil mi dinleyicilerim?
Değil mi yani şu geldiğimiz noktada gerçekten tüm ülke yasaklı madde soruşturmalarıyla resmen yankılanıyor.
Bu arada Doğukan'ın yaptığını asla tasvip etmiyoruz.
Çünkü yani sağlık açısından, yasal açıdan kendi hayatını bu kadar derinden etkilemesini muhtemelen o da beklemiyordu.
Ama yani yaptığı şeyi onaylamasak da sonuçta ona yapılan şey de adil değil bence.
Ve yani diğer birçok oyuncunun başına testere pozitif çıkmasına rağmen hiçbir şey gelmiyorken özellikle Doğukan'ın başına böyle bir şey gelmesi bence sadece diziyle alakalı değil.
Ne dersin? Ya onların sette şöyle bir şey var.
Hani bu konudan bağımsız konuşacağım.
Kızılcık Şerbeti 2022'de başladı.
3,5-4 yıldır şunu konuşuyoruz.
Sette o ona onu mu dedi?
Bu bunu mu dedi? O ona mı saldırdı?
O onun gidişini mi kutladı?
Bilmem ne. Onun yüzünden mi gitti?
Öyle torpil mi? Böyle torpil mi?
Yani seti aslında kayda alsalar diziden daha çok izlenir bence.
Peki şimdi gelelim kilit soruya arkadaşlar.
Bakın benim bacım o dizide kimi sevmiyor biliyor musunuz?
Allah aşkına söyle. Kıvılcım.
Neden? Kıvılcım karakterini sevmeyenlerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum.
Çok nasıl diyeyim size bağırıyor çağırıyor işte ondan sonra.
Sönmez Hanım'ı çok seviyorum.
Bence çok mantıklı konuşan bir kadın.
Geleneklerine göreneklerine bağlı bir kadın ya çok seviyorum.
Misal Kıvılcım'a bir yanlışını söylüyor.
Sen de diyor Ömer'le birliktesin diyor.
Hani Doğa'yla Fatih'in beraber olmasını istemiyordu ya Kıvılcım karakteri.
E Sönmez Hanım diyordu ki sen de Ömer'le berabersin.
Bizim Ömer'le olayımız farklı.
Ya olayı kendine yontma üff.
E şimdi sen Kıvılcım'ı sevmiyorsun.
Okey de sonuçta Kıvılcım da bu dizinin başörülerinden bir tanesi.
Tamam olabilir. Her başörülü sevmek zorunda mıyım ben?
Arkadaşlar görüyor musunuz? Esen asabiyete bağladı karşımda ya.
İnanamıyorum sana. Dün onun bir şeyini attın bana.
Sakin ol falan yazıyorsun.
Kaburgaları kırılmış. Çimenin kapanma sahnesi.
Ama o sahnede çok beğendim yani kendisinin oyunculuğunu.
Çok iyiydi o sahnede.
Onun bir hükmü yok diye böyle bağırıyordu ya.
O çok fenaydı ya. Bacım sakin ol.
Ya insanlar bunu Metra'da Marmara'da sabah 7'de dinliyor olabilirler.
İrkilebilirler yani. İnsanlar bir tık sakin.
Benim de kaburgala çatmıyormuş.
Ya arkadaşlar şimdi bakın şöyle bir mevzu var.
Bir kere bence kadın çok iyi bir oyuncu ve benim kadına karşı öyle korkunç fikirlerim yok.
Ama bence... Karakter çok irite etsin diye yazıyor ve bence Kıvılcım dizide seküler bir karakter ki nasıl seküler ben anlamadım.
Yani kızların hepsi öyle nikahsız çocuk yapıyor sonradan işte evleniyorlar.
Ondan sonra kendisi gidiyor muhafazakar ailenin zengin çocuğuyla gidiyor evleniyor çocuk yapıyor.
Ay işte ben muhafazakarı hiç sevmem çok gericiler bilmem ne.
İyi de ablam sen gidip evleniyorsun yani adamlar dünür oluyorsun her şekilde.
Sonra diyorsun ki sevmem.
Benim bimikleri görselerdi şimdi.
Ya şey, bak diyeceğim şeyi unutturdun bana ya.
Vallahi billahi. Kadını o kadar nefret ediyorsun ki.
Vallahi billahi. Benim kaburgalar da çatlayacak yani.
Tövbe tövbe. Neyse. Vur tahtalara.
Vur vur vur vur vur.
Neyse. Vurduk tahtalara.
Ya bir kere kadın Emre Kınay'la tiyatro yaptı.
Ondan sonra Kerim Alışık'la hem sevgili.
Sevgililer, sevgililer. İşte arkadaşlar ben bu kızı yani bu bir türlü magazin çukurundan kurtaramıyorum.
Maalesef ya. Ama bir şey değil mi?
Şimdi magazininde şöyle bir şey var yani.
Şimdi haber izlesen geriliyorsun.
O ülke ona saldırdı, o onu yaptı bilmem ne.
Yani cinayeti bilmem ne.
İçiniz daralmıyor mu? Daralıyor yani.
E şimdi magazin öyle mi?
Magazin zaten vardı ki bizim hayatımızda.
Dedikodu işte. Ya benim olan magazin hiç içim daralmıyor.
Kendi adıma öyle söyleyeyim arkadaşlar. Neden daralmıyor?
Çünkü şöyle bir durum var.
İşte farklı hayatları izliyoruz.
İşte daha eğlenceli, daha renkli vs.
Ama yani benim de magazin içimi sıkan şey şu.
Farkına... hep aynı insanlar sipariş haberlerini yazıyor işte atıyorum ay yapım şu dizisine şu oyuncuyu aldı işte med yapım bu dizisinden bu oyuncuyu çıkarttı ya bunlar barış haberleri.
Bunları işte ayakta gazete sahası öğrendik diyemez yani kimse bence.
Allah'tan Fatih'i konuşacaktık.
Neyse bu arada bir şey diyeceğim. Geçen sen ne podcast kaydettin ki?
Onda şey dedin mi demedin mi hatırlamıyorum.
Bak bana istiyorum. Kıvılcımla Ömer Barışır dedin mi demedin mi?
Demiş olabilirim. Bak bir şey diyeyim mi?
İnan hatırlamıyorum deyip demediğini.
Ama dinleyicilerimiz geriye dök.
Seni ilk bonus bölümümüzde dinleyebilirler bence.
İyi mi? Ama sana hep diyordum bak Ömer'le Kıvılcım barışacak barışacak dedim.
Bu bölüm bombayı patlattılar.
Ya onlar Allah aşkına illa ki barışacak.
Arkadaşlar bir Türk dizisinin 4 sezonun ilerlemesi için çok manyakça şeyler olması gerekiyor.
Ve tabii ki baştaki senaryo Sadık.
kalmaması gerekiyor bir noktada.
Yani ne kadar sadık kalabilir zaten?
Düşünsenize her hafta 120 ile 130 sayfa arasında bir kitap yazıyorsunuz ve bu kitabın bir an önce kitabınızla aynı olması falan gerekiyor.
Yani bu bence çok saçma zaten de.
Şimdi ortağı bir de bence şöyle bir durum var.
Birçok Twitter kullanımcısı demiş ki bu dizi işte pembe günü al çıktıktan sonra eskisi gibi olmadı.
İşte bu dizideki kırılma noktası o oyunu demiş.
Sence? Bence ilk iki sezona ben okeyim.
Üçüncü sezondan sonra beni sarmadı.
Müjde uzman çıktıktan sonra.
Apo'yu bozdular falan. Apo temelli kaçıncı kadını aldı artık?
Yani hatırlamıyorum yani.
Çok kaba bir tabir olduk farkındayım da.
Hani biz bizeyiz diye bu şekilde konuşuyorum.
Yani gerçekten. Geçemedim ben.
Peki ilk Apo'nun daha iyiydi ikincisi mi?
Şimdi Ahmet Mümtaz Taylan da çok iyi bir oyuncu ama biz Settar Tanroyan'a alıştık ya.
Şimdi ondan sonra şey yadırgadım yani Ahmet Mümtaz Taylan'ı.
Bir de Settar Taylan gerçekten tam bir muhafazakardı.
Tam böyle hani gerçekten böyle camisinden çıkan işte mescidine giden oradan çıkıp evine ekmek alıp gelen bir babaydı.
Ahmet Mümtaz Taylan hem ondan daha otoriter gözüküyor.
Mafyatik tipli ya. Aynen hem ondan daha seküler gözüküyor bence ne yaparsa yapsın.
Evet ya mafyatik tipli.
Gözüküyor ama artık alıştı ya gözümüz.
Nelere alıştık be o dizide?
Bu arada arkadaşlar bence dizinin en çok çalışan, çalışanı senarist, yönetmen, oyuncular ya da set ekibi değil.
Bence kim biliyor musunuz? Ben. Evet izleyici olarak onu tahammül etmekle baya zor dayanıyorsun.
Ama bence en çok çalışanı grafikçisi.
Çünkü gerçekten her sezon sadece başında sonunda ya da ne bileyim mevsim geçişinde sezon başlangıcında değil.
Adam neredeyse 10 bölümlü bir afiş değiştiriyor.
Çünkü sürekli afişteki oyuncular çıkıyor.
Yok bir de kurgucu ya.
Geçen gün seninle onun kavgasını yaptık ya.
Doğukan'ı fragmandan atmışlar.
Dedin ya sen bunun kurgucuya yine iş çıktı diye.
Adam 12'ye fragman yetiştirecek.
Doğukan'ı atacak. Yine Doğukan yok.
Pardon. Gerçekten ya.
Bak bir de olay şu.
Şu noktadan bak Doğukan mesela sette işte önümüzdeki 3 bölümü çekmişti mesela.
3 bölüm sonraki Fatih Sanlevli hazırdı mesela.
Şimdi ne oldu? Hepsi çöp oldu.
Bu arada arkadaşlar Doğukan'ı gördüğümüz son bölümde Fatih karakteri bak senin izlediğin için biliyorum bunu.
Fatih karakteri grip olup kendi işte karısıyla kaldığı yatak odasına böyle hasta yatıyor.
Adam odaya Doğukan olarak girdi.
Fatih olarak bambaşka bir insan çıkacak değil mi?
Ya evet kesinlikle.
Peki şimdi sana basit bir sorum var.
Yeni Fatih'imizi beğendin mi?
No I don't. Why?
Arkadaşlar şimdi şu dikkatinizi çekti mi?
Şimdi Göz Dolkan'a alıştı ya şimdi Emre'ye alışabilecek mi kolay kolay?
Oğlum bu ülke site açıp gidip Fatih karakterini tokatlamış bir ülke yani.
Yaptım yaptım. Doğukan'a da sormuşlar.
O da bir yapmış yani. Bu arada bak Doğukan'ı bu Sıla'yla dizinin başında işte bir dönem sevgili oldukları konuşuluyordu.
Ondan sonrası dediler ki hayır öyle bir şey yok vs.
Pierre için birimize yakınlaştık gibi imalarda bulundular.
Ve o dönemde Doğukan çok antipati topladı.
Çünkü Fatih de iğrenç bir karakterdi o dönem.
Ama şöyle bir şey var. Mesela Doğukan bütün röportajlarında işte bir hayvanseverliği önüne çıkıyor.
Yanına işte mesela rastgele bir gece kulübünün önünde röportaj yapıyorsa yanına bir işte sokak çal yüzüsü geliyor.
Ona mesela işte Kendisi gidiyor, bahşiş veriyor vesaire.
Yani iyi kalpli bir adama benziyor.
Bir de işte hayat hikayesi vesaire çok.
Sonradan bayağı insanın tarafından sempati topladı bence ya.
Yani bizim ülke genelde oyuncu ve karakter ayrımını çok zor yapar ya.
Bence bu kez yapmayı başardık.
Bence yine başaramadık be.
Adamı görünce bence yine diyorlardı ki Fatih senin kalıbına falan diyorlardı ya bence.
Öyle mi diyorsun? Peki sen...
Ya bak sana Türk dizi tarihinde şunu söyleyeyim mi?
Öyle bir geçer zaman ki biliyorsunuzdur.
İzlemediyseniz de hikayeye hakimsinizdir.
Karolin. Wilma Illes.
Orada yuva yıkan kadın oynuyordu.
Üçüncü kadın. Türk kadınları bunu mahkemeye verdiler.
Gerçekten. Hani biz bu kadar ciddiye alıyoruz.
Ha iyi oynadı. Allah var şimdi.
İyi oynadı da. Hani orada bırakamıyoruz.
Her yıl biz Süleyman Çakır'ın ölüm yıl dönümünü kutluyoruz.
Helva kavuruyoruz. Ay onunla ilgili.
Üç insan. Ya yuh Allah aşkına.
Cenaze namazına katıldın mı o sene bari?
2004'müş ona ya. Ben o zaman daha yaşımı vermeyeyim.
Bence de verme. Küçüktüm diyeyim.
Kıyamam. Portakal da vitamininden.
Yo vitamin çıktı dışarıya da hani.
Ya arkadaşlar mesela bilmiyorum biliyor musunuz bu Hülya Avşar'a çok benzeyen bir Yeşilçam oyuncusu var.
Bu Kurtlar Valisi'nde Süleyman Çakır'ın karısı oynamıştı.
Adam işte o rolü bir şekilde atlatmaya çalışırken kim milyoner olmak isteri sunarken o kadar kaynayınca o soru karşısına çıkıyor.
Aynı haftada bu işte Hülya Avşar'a benzeyen oyuncuya şeyi soruyorlar.
Hani işte Kurtlar Valisi'den hayatınıza bir is kaldım ve hala anıyor musunuz vesaire diye.
Kadın demiş ki orada Süleyman Çakır'ın karısı oynamıştım.
Hala her sene bana Süleyman Çakır'ı anlarlıyor.
ilgili işte mailler geliyor, çiçekler geliyor, anma mesajları geliyor demişler.
İnsanın gerçekçi seviyesine bak ya.
Ama Nesrin de Nesrin de yani şimdi.
Valla ben yazarım canım.
Valla bizim evden tek babam izlemişti ama o da baya şey elimi kapa...
Konuşamadım.
Elimi... Normalde de konuşamıyor ki zaten.
Sana aşık olsun. Arkadaşlar yemin ediyorum günlük online ve fiziki konuşma saatimiz en az 17 saat.
Kalanında da uyuyoruz zaten değil mi?
Yoo. Yalan. 17 saat sizce ben bununla konuşuyor muyum?
Dur hayır. Bana bak. Bana bak.
Instagram'dan ayrı, Twitter'dan ayrı konuşuyoruz.
WhatsApp'tan ayrı. Lütfen.
Twitter'ımda ekli değilsin.
Arkadaşlar gerçekten bu bom suyumu aldığım insanlar niye benim zorbalamak üzerine yaşıyor ya?
Ay Allah'ım ya gerçekten.
Bu arada bak şey konusu da bende çok kritik.
Biz ülke olarak her sene Bihter'in ölüm yıldönümü...
Bugün gelir kanalını düşündüm.
Hayır olsun. 24 Haziran'da kutluyoruz ya.
Ya şey bir şey gördüm.
İnstagram'da yine karşıma çıktı. Çok izlemiştim onu.
Bihter yürüyüp odaya girince böyle masum masum bakıyor.
İntihar edeceği zaman odaya giriyordu ya işte.
Onu şey yapmışlar işte kadınlar anlamadı, erkekler anlamadı.
Bilmem ne diye bir şey yaptılar. Sonra düşündüm işte Bihter suçlu muydu diye düşündüm.
Evet suçluydu. Hani savunmuyorum yaptığı şeyi.
Ama Behlül'e ne demişti?
Behlül bak söyleyelim kaçalım buradan dedi değil mi?
Yani dedi ama işte arkadaşlar görüyorsunuz Behlül kaçar lafı boşuna değil.
Bu Aşkı Memnu'yu bir ayrı bir bölüm yapalım.
25 bölümde bıraktım bu arada.
25 bölümdür ne yaptı bunlar?
Bakıştı bakıştı bakıştı. Yani bir Adnan Bey şöyle bir yakalıyor gibi olsun bir şey olsun yok.
Yani sen 34.
bölümdeki Sera öpüşmesini ve sevişmesini izlemeden bölüm bıraktın mı?
Evet. Arkadaşlar bu arada şaşırma bakmayın bıraktığını biliyorum.
Çünkü kendisi izlerken de başlarken de yanından böyle bir dönüm haldır haldır izliyordu.
Ama o da şey mesela izlerken hep Nihal'in sahnelerini geçiyordu değil mi?
İçini bayıyordu. Evet mıy mıy mıy bir de şey peyker anaokulu projesi vardı peykerin.
Kreş. Hani baktım ikinciye hamile ha dedin.
Bilmiyorlar da alıştı hani artık.
Ve arkadaşlar bu kız bilmiyor ama peyker biliyorsunuz ki bütün bir dizi boyunca hep hamileydi.
Ya öyle bir de yani düşündüğüm şimdi 79 bölüm 4 tane doğururdu bence.
Hani 2'ye hamileydi benim bıraktığım bölümde.
Canım benim her dizi kızılık şerbeti gibi böyle geniş geniş 4 sezon düşünme.
Feriha'nın muhallebi. Aaa adı Ferako'yla ayrı konuşmalıyız lütfen.
Baştan sona izlemedim hikayeyi hakimim.
Kalk Feriha bir gören olacak. Tepip diyecek ya.
Hayır. O sahne nasıl başlıyor bilmiyorsun.
İstersen bir de bayıl Feriha'ya.
Ya ben o dönem aslında millet Feriha'ya ayılıp bayılıyordu.
Ben Ceyda Ateş benim çok ilgimi çekiyordu bak o dönem.
Ama aa lütfen.
Bak bir de bizim okulda çekiliyordu Feriha.
Aa okul açığa çıktı. Neyse.
Bizim okulda çekiliyordu.
Hani Hande Topuklu falan giyiyor ya hani.
Üniversite ortamı öyle bir şey sanıyorum.
8-10 yaşındaydım ben Feriha yayınlanırken.
Yine açık ettim yaşımı neyse.
Hani şey bekliyordum, üniversite hayatı hani öyle falan.
Yok abi kimse kimsenin umurunda değil yani.
Ayrıca bir şeyim... Topuklu giyende yoktu.
Spor ayakkabıyı zar zor giyiyorduk yani.
İstanbul'da toplu dayamada topuklu mu giyeceğim?
Hayır. Niye bu kadar yükseldim ben şu an?
Canım benim, kesinlikle zengin nefreti.
Ayrıca bizim de Feriha gibi yapmamız bekleniyordu muhtemelen o dönemde.
Niye? Feriha ne yapıyordu? Evlen spor ayakkabıyla işte hepimiz gibi normal çıkıyordu.
Sonra ne yapıyordu? Okulun köşesini üst değiştiriyordu.
Vallahi öyle bir şey yapmadım.
Evde ne giydiyse dışarıda da oydu yani.
Ama arkadaşlar gerçekten bizim okulda da sürekli şey mesela ben normal spor ayakkabıyla bile yürüyemediğimi fark ettim ya.
Eminim bu aranızda şey tipindeki insanlar vardır ya eminim.
Ömer Ünal desem de inanmayın.
Hayır. Ya Ömer Ünal'ları ne yapalım ya?
Seküler gibi gözüküyorlar. Orada da şeydi Cansu'nun üvey annesi bile bu.
Ya sen oyuncuların geçmişini.
Çok temizlerdi. Nila'yı severdi orada yani.
Oğlum orada... Şey vardı ya Feriha'nın küçük kardeşlerdi.
Ema, Ema diye böyle konuşuyorlardı ya.
Oğlum orada Nila hiçbir şey yapmıyordu ki zaten ya.
Eline vermişler bir köpek.
Fino'suyla donup duruyordu.
Ben okeydim. Ben oynardım ya.
Valla. Ha şey diyordum.
Arkadaşlar bu arada eminim ki aranızda böyle yolda giderken de Arnavut kaldığını böyle ne deniyor onlara?
Yere konulan tuğla diyeyim.
Tuğla mı deniliyor yere konulan?
Ay unuttum ya. Neyse arkadaşlar bu iki tane...
Demek ki Sarıoğlu'ndan Arnavut kaldırımı dinleyebilirsiniz.
Evet. Biz maalesef bölüme koyamıyoruz çünkü ciddi bir telif sıkıntımız var Spotify'ın genelinde.
Bu da buradan Spotify'a sistemimiz olsun.
Haksızım yok. Şu an çok ciddi yazdı. Şu an seni oturdu dinledi.
Şu an çok ciddi yazdı. Arkadaşlar, arkadaşlar, arkadaşlar.
Gerçekten ben bu zorba arkadaşlarımı ne yapacağımı bilmiyorum.
Bunlar nasıl insanlar? Niye aldım diyor şu an.
Ama bu sefer daha bir samimi olduk yani.
Biz bizeyiz ama...
Sanırsın biz... Bir kekimiz böreğimiz eksik yani.
Sanırsın biz 5 yılda...
Önüne bir su bile koymadım. Önüme bir su bile koymadım.
Böyleciğim. Neyse ki göremiyorsunuz.
Çünkü kendisi zaten yiyip içip geldi bu noktalara kadar değil mi hayatım?
Yok daha yemek yemedim. Sabah kahvaltısıyla duruyorum daha.
Açak çalıştırıyor beni.
Kız bir şey diyeyim mi? Biz seninle beyaz şov falan çıksak net redim olurduk.
Çok beyaz futbol gibi oldu ya burası.
Aa lütfen. Senin rengin ne diyor?
Work, work, work. Hayır, ona ex wife'ı söylüyordu.
Sinan Engin ne diyor? Gözlüğünü takıp, Allah vergisi bir karizman var diyor.
Ha, onu geçen gün şey dedi de ben buradaydım.
Yani evet, televizyonu izledi ama gerçekten çok eğlenmedik mi ya?
Vallahi ben de evde izliyorum, gerçekten çok eğlendim.
Oğlum adam bayılıyorum ya. Neyse arkadaşlar.
Fener Hanım bu halledin. Ya üf, adını falan koydum.
Bu niye benim bugün böyle oldu ya?
Senin kafanda aldım. Bir de şey var.
Mustafa C.C.'nin eksik şarkısı çalıyor ya.
O enişte arabası diyeyim.
O arabada çalıyor. Doblo'da.
Değil mi? Arka vermek istemedim.
Enişte arabası o benim için.
Öyle mi? Enişte arabası.
Abi tam şey değil mi? Pikniğe gideceksin onunla.
Kafurum ticamayı çekeceksin ha böyle şeyine kadar.
Göğsüne kadar affedersin.
Çekeceksin. Şeye gideceksin ya onunla.
Bir Ankara'nın dikmeni diye bir dizi var.
Aaa biliyorum. Oğlum hadi kanalını hatırlıyorsun.
Yılını niye hatırlıyorsun? Hatırlarım ben.
Neyse onların bir piknik sahnesi vardı.
İzlemenizi öneririm. Kaçıncı bölümdü ya?
O ATV dizisi değil miydi ya?
Kanal D dizisi miydi? Kanal D'de başladı sonra.
ATV'ye geçti sonra Ruhun El Fatih'e.
Ya o bile şimdiki dizilere bin basar ya.
Şimdikiler yani. Ne o?
Orta bir tane kadın var. İki tane kocası var aynı anda.
Artık yeni dizilere o yüzden başlamıyorum.
Yani şu yüzden. Şimdi iki buçuk saat gerçekten çok fazla bir şey.
Diyorum ki saçmalayacak.
Başı hepsinin güzel. Ama saçmalayacak.
Mesela şey demen diyor saçmalayacak.
Kenan İverzalıoğlu'yla bu Afranlı dizisi var ya abi.
Ya bir kere o iyi başladı ama arkadaşlar kendi fikrimi...
Saçmalayacak. Kendi fikrimi söyleyeyim.
Sen onu ailecek izlemişsiniz hep birlikte.
Doktor işte. Ya hayır.
Konu namazı diyor. Mesela sen onu çok beğenmişsin ya da...
Yok. Baştan sona izlemedim.
Ama saçmalayacağını düşünüyorum.
Bu arada abinin açılımı da şeymiş.
Aile bir imtihandır. Hani aile bir imtihandır diye olsa daha güzel olmaz mıydı?
Bizim yine KJ'lere takılma gibi.
Arkadaşlar biz böyle bütün gün böyleyiz.
Bütün gün birbirimizi düzeltiyoruz.
Ve abiyle ilgili kendi fikrimi söyleyeyim.
Bir kere Kenan'la Afra'dan.
Yani abi kardeş bile olmaz.
Ancak baba kız olur o kadar yaş farkına.
Kenan'ın durum neydi öyle? Ya bir kere bak.
Adam öyle doğru da adam senin karadeniz uşağı gibi olmuş.
Feriha'nın mahallesi. Ya sen bir şey diyeceğim.
Feriha'daki Halil muhabbetini bilmiyorsun.
Halil bambaşka bir çağrıdı yani.
Ona öyle bakma olaya.
Evlenen simli saçları.
Nişanı peki. Ama aslında bir şey diyeyim mi?
O da çok sosyoekonomik bir sorun ve çok gerçekçiydi bence o nişanda.
O kızın yaşadıkları da. Ama sen tamamını izlemedin onu.
O yüzden bilmiyorsun. Arkadaşlar şimdi şey izliyorum.
Hikayeli diye bir dizi vardı starda.
İjdal Aydın'la Emre Aydın. İjdal Aydın da Emre Kınay oynuyordu.
Emre Aydın şarkıcıydı yani.
Ama bir şey diyeyim mi? Emre Aydın da sonradan piyasadan çekildiği gibi çok az şarkısı bir ele oldu.
Hani oynamış da olabilir. Bu arada da Emre Aydın'ı takip ediyorum Instagram'da.
Emre Aydın'la ilgili bir... Video vesaire bir şey paylaşıyorlar ya beğendi.
Emre Aydın beğendi diye.
Öyle ama adam artık ne yapsın?
Adam artık emeklilik çağına geldi.
Abartma. 81'li.
Abartma. Ya 81'ler de bence artık yaşlı.
Aynen. Tarkan ne yapsın?
Oğlum Tarkan dipçik gibi hepimizi gömer o.
Bu arada arkadaşlar gerçekten Tarkan konserlerine...
Tarkan konserine Ajda Pekkan geliyormuş sahneye.
Tabii siz bunu dinlerken muhtemelen çoktan gelmiştir.
Tabii Cem Yılmaz'dan sonra.
Ama arkadaşlar bakın ben bu kez de denedim.
Bu sıradaki konser türü içinde bilet almak istedim.
Yok ya Twitter'da baktım bak aynı anda 3 tane tabletle 2 tane laptopla deneyen ya da işte bir plazadaki hani tam o saatte işte öğle molosa çıkıp bir plaza odasındaki salondaki çalışma
ortamındaki insanlar aynı anda denemişler.
Molosa üstü bilgisayardan hiçbiri girememiş.
Hele birinin önünde 170 bin kişilik sıra varmış.
Şimdi benim merak ettiğim soru şu.
Sen almadın bileti, ben almadım.
O almadı, kim aldı bu biletleri?
Tabii ki kara borsaya düştü.
Kafamda deli sorunlar. Ya arkadaşlar Allah aşkına ya o biletleri ilkel usulle gerçekten hani o AVM'nin girişinde satmadıkları sürece kara borsaya düşecektir.
Ay bir sene satsalar. Beşiktaş pazarında, Bakırköy pazarında gel gel.
Hayır hayır ya. Çok güzel olur.
Ya o kadar o sene gitmiyorsun hayatım.
Yo ona da giderim.
Giderim ya. Ay sen yaşıyor musun ya?
Bilmem. Çiketa muz.
Görmüyorum. Bu ara Bayhan'ın çok talep var bence.
Bayhan bir dönsün Survivor'dan.
Diyorsun ki tekrar eski ününe kavuşacak.
Kavuşacak. O popstar zamanı olayı biliyorsundur Deniz Seki ile.
Ne olmuştu? Şimdi Bayhan içeri girip çıkmış.
Bayhan popstara katılıyor.
Deniz Seki jüri. 2003 yanlış hatırlamıyorsam.
Deniz Seki diyor ki içeri girip çıkmış birinin bizi ünlü edeceğiz gibi bir şey diyor.
Ondan sonra seneler 2014'ü gösterdiğinde de Deniz Seki içeri giriyor.
Sonra Bayhan ona çelenk gönderiyor.
Müzikleri de bana yaptırıyor beleş beleş.
Vallahi billahi yeter artık ya.
Canım benim müziklerimiz her daim her bölümde mevcut.
Ama her araya koyduğumuzda dinleyicilerimiz sabahın köründe ya da gecenin bir yarısı uyku için bizi dinlerken bundan tetiklenip uykusunu kaçırmayalım istiyoruz.
Öğle arasında dinleyin sizde de.
Allah'ım. Ya görüyor musunuz?
Allah aşkına bakın şu civciv gibi Şirin'in dediklerine bakar mısınız ya?
Civciv mi? Evet sap sarısın hayatım.
Gözlere bakayım. Ay aynı ben yeşil yeşil.
Arkadaşlar bakın. Geçen izlediğim bir belgeselin içinde sarışın adam gitti katil çıktı.
Gerçekten o günden beri sarışınlara karşı ümidim azaldı.
Diyeceğimi düşünüyorsanız asla azalmadı.
Aksine ne kadar dünya üzerinde çoğalırsak o kadar iyi diye bakıyorum.
Ve bu arada İskandinav...
ülkelerindeki sarışınlar çocuk yapmadan hatta olan çocukları da ülke dışına gönderip tek eşcinliğe hatta hiç çocuksuz bir hayata dönüyorlarmış.
Bu da beni üzüyor. Ey sarışınlar duyun beni nüfusumuz azalıyor.
Ne yapayım? Bacım sen Kumral ya da Esmer seviyor olabilirsin.
Biz garipler ne yapalım?
Söylesene. Ben seviyorum ne sevdiğim bir şey.
İşte arkadaşlar bakın.
Bakın neyiz o noktaya geldi.
Her kadın biraz kararsızdır bence değil mi?
Aman maymuna çocuğu.
İşte diyorum ve bırakıyorum.
Evet biz bayağı dağıtmışız ya.
Allah'tan Doğukan'ı konuşacaktık.
Şimdi arkadaşlar bu Doğukan yerine dizeye giren Emre değil mi?
Emre Dinler. Doğru hatırlıyorum.
Dinlerim umarım. Ay Allah'ım soğuk esprilerde de biz yani.
Şimdi arkadaşlar Doğukan'ı bir kez kim girerse girsin zaten eksi beşten başlıyor herkesin gözüne.
Çünkü insanlar artık Doğukan'a çok alışmıştı.
Ama onun dışında da ben bu oyuncuyu sevmiyorum.
Bir de yani sektörde Doğukan'ın işte bir sürü erkek oyuncu varken neden bu çocuk seçildi sence?
Yani onu bilmiyorum da yani bir şeyler döndüğünü düşünüyorum.
Ben bu çocuğu bilmiyordum ama zembilli de oynamış.
Zembirli diye bir dizi var daha TV'de.
Çok geçmem ama o üstünden.
Bak Zembirli'de kim oynuyordu?
Emir de oynuyordu. Salkım'ın oğlu var ya Emir.
O da oynuyordu. Salkım'ın oğlu Emir'i bilmiyor musun?
Ya şey bu eşkıya dünyada oynayan adam mı?
He. Ben o adamı seviyorum bak.
İyi oyuncu. Ama fark ettiysen insanlar aynı insanlarla çalışıyorlar sektörde.
Dikkatini çekti mi acaba? Bu her şeyde öyle.
Yani her sektör diyeyim daha doğrusu.
İş hayatı diyeyim.
Yani arkadaşlar keşke bazen öyle olmasa diyoruz gerçekten.
Çünkü bunun fiziki sonuçlarıyla hepimiz yoğun bir şekilde uğraşıyoruz değil mi canım?
Evet. Şimdi adamın sahneleri bugün çekilmeye başlandı.
Valla nasıl olacak bilmiyorum yani.
Diyorsun. Valla bakalım ya kısmet ama ben kesinlikle Doğukan'ın diziden ayrılmasından şu konuda çok muzdaribim.
Dizideki Başaklı sahneleri yani Seray Kaya ile sahneleri çok güzeldi.
Bayıcığım ayrıldılar. Eks oldular.
Eks. Eksten de ekste olmaz.
Çık o kapıdan. Kardeşim yapmış ya partlendiğin için.
Teşekkürler. Bak o konuyu çok iyi hatırlattı.
Şimdi arkadaşlar sorarım size. Mesela sizin işte partneriniz, eşiniz, dostunuz, arkadaşınız bilmem ne.
Yani bir şekilde işte işten atıldı, kovuldu bilmem ne.
Yani ve hani sizin o bulduğunuz işte konumda yeriniz garanti ise.
Ya işte iyi ki vardın.
Hoşça kal diye mi bir story atarsınız?
Ya da öyle bir mesaj yayınlarsınız.
Yoksa canım benim. İşte keşke atılmasaydın, keşke dizden çıkarılmasaydın.
İşte iyi ki vardın, harika bir partnerin deyip daha uzun ve daha samimi bir mesaj mı atardınız?
Paylaşım yapmak zorunda da değildi ki.
Ben çok samimiyetsiz buldum.
Bul ya da bulma yani.
Yani paylaşım yapmak zorunda da değildi.
Çoğu kişi paylaşımdan yapmadı Doğukan gitti diye.
Ama Doğukan gittikten sonra paylaşım yapma akımını kim başlattı?
Seray değil. Kim?
Dizideki Ömer arkadaşlar işte o panda fotoğrafını atmış karavanın önüne üstüne de şey yazmış daha güzel günlere canım kardeşim yazmış işte.
Mesaj dediğin böyle verilir tamam mı?
Çok uzun çok böyle satır satır cümle kurmaya gerek yok.
O samimiyeti karşı hissettirmen gerekir.
Ya bu fark edilir ya.
Sen diyorsun ki Seray'ınki bana geçmedi diyorsun Ömer'inki geçti diyorsun.
Yani değişir yani kişiden kişiye enerji.
Yani. Ya arkadaşlar hani Ömer'in de durumuna bakarsak gerçekten ya oyuncunun geçmişine bakarsak Barış Kılıç'ın çok da takdir ettiğim bir geçmişi yok.
Bu Gamze Özçelik olaylarından işte 2004'teki, 2005'teki otel olaylarına ama onlara girmiyorum.
O çünkü tamamen hukuki bir mevzu artık.
Ya o konuda belli bir sonucu ulaşmış.
O konuya bir daha girmek istemiyorum.
Merak edenler araştırıp bakabilirler.
Ama şöyle yani bahsettiğim şey gerçekten bir oyuncunun, bir yapımcının, yönetmenin bir duruşu olması gerekiyor.
Mesela Timur Savcı gitti.
Teşkilatın jenerinden çıkartıldı adam.
Kendi para verdiği projenin jeneriğinden çıkartıldı.
Yani bütün projeyi kendisi kurdu.
Senaristini, yönetmenini, oyuncularını her şeyi kendisinin seçtiği projeden çıkartıldı.
Ne düşünüyorsun? Ama Eşref Rüya'da devam ediyor.
Peki bir şey söyleyeceğim. Sence adamın adı jenerikten çıkartınca adamın o dizi üzerindeki etkisi, onun dışında yaptırma ortadan kalktı mı?
Hayır. Hala yapımcısı.
Değil mi? Yok. Ama ben Eşref Rüya'nın saçmalayacağını düşünüyorum senaryo olarak.
Bu düşüncemi de sıkıştırayım şuraya.
Ya bir şey diyeyim.
Zaten Eşref Rüya bence bu kadar uzun gittiyse kesinlikle Çağatay'ın yurt dışı satışları sayesinde.
Yani demetin o kadar yüksek değil ama Çağatay sayesinde dizi dehşet bir yurt dışı satışı yaptı.
Çağatay Ulusoy bayağı kendini çok geliştirmiş oyun konusunda.
2 sene önce Goddard diye bir dizisi vardı.
Hani ortada çok bayağı geliştirmiş.
Yani adını feral koyduğumdaki Emir karakterini oynayan Çağatay'la şimdiki Çağatay arasında çok fark var.
Diyorsun. Ya bilmiyorum ya.
Bence Çağatay eskiden daha iyi bir oyuncuydu.
Şu an gitgide kendi etki alanı düşüyor gibi hissediyorum.
Sence? Ben de öyle düşünmüyorum ya.
Gerçekten mi? Ben düşünmüyorum.
Dediğim gibi ben daha çok geliştirmiş kendini.
Peki Aslan Malbora ile nasıl bir ikililer?
Madem magazin sever birini buldum sorayım dedim.
Onun başka bölümü. Hayır şimdi söyle.
Hayır ya. Bence olmadı lan diyebiliyor musun?
Havaalanında bıraktı gitti ya.
Ay arkadaşlar o çok kötüydü ya.
Bir hayal etsenize. Yani en basit mesela magazinle olmadığınızı, ünlü olmadığınızı düşünün.
Mesela işte siz atıyorum, sallıyorum işte İstanbul'a Ankara'dan memleketinizi Adana'ya işte uçakta seyahat ediyorsunuz.
Anne babanızı havalimanında yanınıza sevginizi getirmişsiniz.
Adam bir anda ortadan kayboluyor ya da kadın.
Bir hayal etseniz çok rezil bir görüntü.
Son görüşümüz mü birbirimize? Ay çok kötü.
Ama sonradan bak çanta gitgide açılıyor.
Ama muhtelen orada bak.
Balık Burcu teziyorum şu an.
Ya senin bu Balık Burcu erkeklerin düşmanlığın ne olacak?
Tamam evet çok hoş değiller.
Umut Evirgen de bir Balık Burcu bence ve hani şöyle bir sevgilisi kalasına bakarsak çok korkunç bence ama hani çok alakasız insanlar.
Ama şimdi şöyle bir şey var. Bence oradaki olay neydi biliyor musun?
Aslan Malboro'nun menajeri havalimanına magazin çağırarak onları official yapmak istedi.
Hani zaten haberler çıkmıştı.
İlk el ele görüntülerini de birlikte verelim dedi.
Ama Çağatay o oyuna gelmedi.
Sence? Bilemiyorum.
Olayın iç yüzünü bilemiyorum yani ama hoş değildi yani orada bırakıp gitmesi.
Kesinlikle katılıyorum. Kız kaç dakika olmuş yemin ediyorum.
Yarım saati de vermişiz.
Valla arkadaşlar yani gerçekten bacımla konuşmamıza off the record kayıt dışı olarak devam edeceğiz.
Sizi seviyoruz. Buraya kadar dinlediğiniz için teşekkür ederiz.
Umarım... Hayır dur.
Ben sözümü bitireyim.
Umarım biz dinlerken çok keyif alırsınız.
Umarım çok keyifli bir gün geçiriyorsunuzdur.
Unutmayın bu cuma yeni bölümümüz yine kendi gününde saatinde yayında olmuş olacak.
Kapanışı şimdi yapabilirsin.
Şimdi kendi günü saat derken cuma günü saat kaçta?
Sabah 5'te. Tamam.
Şimdi ilk defa dinleyenler vardır.
Bilmeyelim. Tabii ki. Bu arada arkadaşlar ilk defa dinleyenler için bu bonus bölümlerin üçüncüsü.
Yani bonus bölümlerin ilk bölümlerinin de ışınlanabilirsiniz.
Bütün podcast'ın ilk bölümüne de gidebilirsiniz.
Aslında geride çok da fazla henüz bölüm birikmedi.
Ama tabii siz bunu iki sene sonra dinlersiniz.
Geride kaç bölüm olur bilmiyorum.
Tamam şimdi kapanışı yapıyorum.
Haydi bakalım 23 Nisan çocuğu yap bakayım kapanışı.
Vizyonda yayınlanan bir bölümünün daha sonuna geldik.
Bu bölümde yeni Fatih'i konuştuk.
Magazin olaylarına biraz değindik ve eski dizileri konuştuk.
Cuma günü saat 5'te sabah 5'te sizinle tekrar görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
