
14.Bonus: The Gentlemen 2.Sezonda Neler Olacak?
15 Temmuz 2026 · 37 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu bölümü fragman çıkmadan kaydettik. Fragman ile ilgili yorumum Cuma bölümünde olacaktır. Ama öngörülerimizde çok da yanılmamışız zaten. 3 Eylül’de 2.Sezon geliyor sonunda. İyi Dinlemeler…
Transkript
Herkese merhabalar. Bugün yanımda daha önce hiç bonus bölümü kaydetmediğim bir arkadaşım var.
Açelya, hoş geldin.
Hoş buldum, nasılsın?
İyiyim, yoğun bir gün geçirdim sen.
Yani sen benim nasıl bir gün geçirdiğimi benden daha iyi biliyorsun.
Evet, bayağı bugün seni sürekli bir yerlere koştururken gördüm ben.
Peki, baştan önce şeyi sorayım.
Açelya'nın anlamı ne? Biliyor musun adının anlamını?
Açelya'nın anlamı çiçek ya.
Bildiğin bir tane çiçek adı aslında.
Hani o şey Yunan tanrısı falan öyle malum yalanları yok.
Yok dümdüz bir tane çiçeğin adını vermişler bana.
Olsun o da gider. Şimdi biz bugün ne konuşacağız?
Dinleyicilerimize hemen onu söyleyeyim.
Bugün The Gentleman konuşacağız.
Kendisi Garic tarafından yapılan 2019 tarihinde geçen bir suç komedi dizisi.
Öncelikle izledin nasıl buldun?
Çok güzeldi. Akıcıydı.
Hiç böyle sıkmadan ilerletti yani.
Onun üzerinden bir puan vermek istesen hani bu filmi IMDB'de puanlasan?
Kaç verirsin? Düşünüyorum bir dakika.
Şimdi bak 9 veririm ama bir puanı kırma sebebim ne biliyor musun?
Ne? Çok böyle muallakta bitti gibi geldi bana.
Bir de şiplediğim iki kişi bir araya gelmediği için.
Evet. Kimi şipliyorsun?
Ben hemen söyleyeyim. Theo James ile Kaya Skoderyo.
Çünkü çok iyi bir çift olmuşlar.
Zaten ikisi iki ayrı oyuncu.
Theo James'i ilk nerede izledin?
Hatırlıyor musun? Şeyde izledim.
Bu sarışın bir tane kızla şey filmi var değil mi?
Onun adını unuttum şu an. The White Lotus'ta mı?
Hayır seriydi ya. Bir yere hapsediyorlar onları falan böyle.
Biraz bilim kurgu gibi. Allah Allah.
Şey Kaya'yı nerede izledin?
Kaya'yı çok fazla şeyde izledim ama.
Kaya'yı bir tane örnek vereyim mesela.
Bu buz pateni yaptığı bir şey var ya.
Spinning Out. Aynen Spinning Out.
Onunla ikinci sezonu gelmedi ya.
Bir orada izledim zaten onu.
Ama Kaya'nın çok bir vardı zaten.
Hepsini hatırlayamam ki. Onu çok izledim.
Ya o adamın işte şey ya.
Sarışın bir kızla, kadınla.
2018'de Zoe diye bir film yapmış.
How It Ends.
London Files.
Lying and Stealing.
Hatırlamıyorum. Witcher. Hayır.
Bir bakayım mı? Bir bak.
Bakalım aklına bir şey gelecek mi?
Bu arada ben de dinleyicilerimize şunu söyleyeyim.
Şimdi bu dizinin ikinci sezonu henüz gelmedi.
Hani ben böyle artık Netflix'in kapılarına gidip böyle taşlar atma noktasına gelmiştim ki yeni bir afiş gördüm.
Gerçek zannettim. Orada küçük bir fake yedim.
O da dizinin ikinci sezonuna Michelle Moran katıldığı için 365 gün film serisine aşina olduğumuz.
Geçiyor mu? Evet. Karıştırmışım.
Ya işte ben de şey mesela fantastik işte bilim kurgu alanında hiç yokum ya.
Bana çok suni, çok böyle yapay geliyor.
O yüzden bunu orada izlemedim.
Ama şeyde çok iyiydi bu adam ya.
The White Lotus'da sarışın bir partneri vardı.
Kendi de zaten öyle ya.
Bir tık. Oradaki partnerin adı neydi ya?
Unuttum. Hatta kimle sevgiliydi o kadın?
Sevgilisinden bulabilir miyim diye düşünüyorum da.
Şeyle oynadı ya orada bu.
Hatta Theo James'i bunlar karakocaya oynuyorlardı The White Dots'un içinde.
Ama şey yani böyle hani oradaki işte seks objesi böyle ateşli olan taraf Theo James'i.
Kadın biraz daha böyle hani adamın bütün çapkınlıklarını göz ardı eden bir karakterdi.
Kim bu? Megan Faye. Çok iyi bir çifte olmuşlar.
İzlemediysen ikinci sezonda hatta...
Benim The White Dots'un en sevdiğim sezonu ikinci sezondu.
Çok iyi bir sezondu. Eğer izlemediysen.
İzlemedim. Yani bir kere bence şey.
Theo ile Kaya niye iyi olmuşlar?
Çünkü dizinin içinde biz şey görmüyoruz.
Böyle çok ateşli sahnelerini, çok böyle bir araya gelmelerini.
Ama hani o mahremiyet de böyle bir merak yaratıyor.
Yani olsalardı nasıl olurdu?
Kız hiç görmüyoruz. Hiç yani.
İnsan bir kolunu değdirir.
Böyle bir şey olur yani.
Bir şey diyeceğim. Kolunu değdirmeye geliştirme.
Aynı... Aynı yerde oldukları sahnelerde bile sürekli etrafları kalabalık ya.
Evet. Sadece şeyden anlıyorsun.
Birbirlerine bakışlarından anlayabiliyorsun.
Böyle bakışlar anlatıyor bir şekilde yani aralarındaki o şeyi, bağı.
Bir de Kaya'nın karakteri Suzy'nin giyimi çok iyi değil miydi?
Evet. Tam bir stil konuydu.
Ama bu arada biraz bence Kaya kilo almış.
Diğer filmlerine oranla kıyasla özellikle mesela Spink Out var ya orada çok daha zayıf.
Ama bir şey diyeceğim orada zayıf olmasının da karakterle alakası var.
Orada hani buz pateni yapıyordu ya bir de partneri de orada onu kaldırması gerekiyordu.
Bir de kendisi rol için hazırlanırken mecburen zayıf olacak ki paten üstünde durabilsin yani bir noktada.
Gerçi onu da zaten dublörle çektiler mecburen.
O kadın o kadar iyi atlayamayacağına göre.
Evet. Onun dışında bir de şeyde fark ediliyordu.
Şey dedi ya orada Eddie ailemi ne zaman bırakacaksın falan dedi.
O da asla dedi ya ona.
Sanki oradaki aslanlı anlamında başka bir şey daha var gibi duruyordu.
Seni asla bırakmayacağım gibi.
Sonra çünkü bakıştılar onlar orada.
Ben öyle düşündüm yani.
Bu arada ben şeyde çok seviyorum.
Bilmiyorum hani İngiltere'nin bu 18.
19. yüzyıl dizilerini izlemiştim.
Hani orada şeyler olur ya kaleler.
Büyük işte sular. Onu ben de seviyorum ya.
Bir de şey insanı hem bir soğukluk katıyor.
Tam İngilizler'de bir tık soğuk oluyorlar ya.
Hem öyle bir soğukluk katıyor hem de hani böyle bir daha ciddi daha böyle mafyetik şeyler içer dönüyormuş gibi.
Evet. Yani ya çok böyle sert imkansız aşklar yaşanıyor ya da tam tersi mafya.
Evet. Aynen öyle.
Peki dizide en sevdiğin karakter başroller dışında?
Düşünüyorum. Aslında başta şeydi.
Eddie'nin abisinin adı neydi?
Freddy. Freddy'e çok üzülmüştüm çünkü.
Hatta ikinci bölümün başı mı ya da ilk bölümün sonu.
Ağlayacaktım artık adamı tavuk kostümü giydirip de böyle ağlattılar ya.
Ama sonrasında böyle ortalarına doğru kardeşini yani ölmesini istedi ya ortadan kalksın her şey bana kalsın falan diye.
Orada bir nefret ettim ondan.
O yüzden Eddie.
Eddie. Evet, Eddie. Ama orada da yani böyle bir hani şey adam bir anda bir şeyin içine düştü ya bunlar ne, ne yapıyor bu insanlar bir anda o noktaya geldi.
Bir de şey tabii Suzy'nin eli çok güçlüydü bütün dizi boyunca.
Bir de bence ikinci sezonun gelmesi için geç kaldık.
2024'de ilk sezon çıktı çünkü.
Aa evet, çok geç kalmış.
Değil mi? Sen mesela yakın zamanda tekrar izledin ama şey yani aslında bence gayet geç kaldı ama garip arada Amazon Prime için bir Sherlock Holmes de çekti ya.
Orada bir şey çekti. Araya ondan alınca otomatik geç kaldı.
Ama şey mesela bizim dizi sektörünün eline versem bu diziyi kaç ayda çeker?
Bir şey diyeyim mi? Şu an hala yeni bölümü falan geliyordu hatta.
İlk sezon bile bitmemişti belki de.
Tabii şey bir sezon 32 bölüm, iki sezon 64 bölüm.
Ya çok zor ya.
Ben bir de şey anlamıyorum.
Madem tamam zamana yayıyorsun çok iyi bir şey yapacağım diyorsun ama çıktığında zaten öngörülebilir oluyor ya aslında birazcık fark ettiysen.
Bir de şey şimdi demin onu diyordum.
İkinci sezonda Michelle Moran katılıyor ya, ben adamın diziye katıldığı şeyden öğrendim.
Michelle Moran'ın fanları bir tane afiş yapmışlar.
Onunla işte bizim influencer hesaplarından bir tanesi paylaşmıştı.
Bu adam çok yakışıklıydı, işte bayıldım, iyi ki diziye katılmıştı.
Ben de sandım öyle ikinci sezonla ilgili bir şey çıktı.
Meğer yapay zeka afişiymiş.
Ama muhtemelen çıkacak afişte ortalama öyle bir şey olur.
Bir dakika, o adamın katılacağı kesin mi değil mi?
Kesin. Kesin katılacak.
Kesin katılacak ama ikinci sezonun tarihi belli değil.
İkinci sezonun ilgili bir afiş çıkmadı daha.
Ama ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Eğer o katılırsa ben onu yani Eddie ve Suzy şeyini ekarte edip de Suzy ile onu şipleyebilirim yani.
Çünkü neden? O adamın bence Eddie karakterini canlandıran oyuncuya göre daha bir böyle şey sert aurası var ya.
Theo James'e göre daha alev edip. Aynen.
Theo James'e göre biraz daha böyle şey ya o.
Sanki onunla o daha çok uyumlu olurmuş gibi geldi bana.
Peki. Böyle iki böyle mafyatik anladın mı?
Peki tam tersi düşün.
Çünkü bu dediğini herkes ortalama bekliyordur.
Gayet şaşırtmak için adam eşcinsel yaparsa ve adam Teo James'e yürürse ne olacak?
O da güzel olur. Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Zaten bence günümüz ilişkilerin içerisinde eşcinsel olanlar daha şeyler, sadıklar yani.
Hayır. Sadıklıktan bahsetmiyorum.
Yani izlenilebilirliği olan şey.
Dünyanın geneli sonuçta...
İzlenilir kız ikisi de yakışıklı izlenilmez mi?
Yani gerçi şey bir sezon 8 bölümü olduğunu düşün.
8 bölüme kadar adam Suzy'ye yürüyormuş gibi yapıp bir anda sezon finalini de Theo James'e kırarsa belki.
Güzel olur ya. Hayır ya.
Hayır ya da şey mesela. Bence güzel olur.
Adam mesela Theo James'i istiyorsa da Eddie karakterine ulaşamasın.
Anladın mı? İmkansızlaşık öyle yok olsun dizinin içinden.
Ve hani Eddie Suzy'i istesin mesela.
Çünkü ikinci sezonla ilgili bazı...
Sen hetero'dan devam etsin istiyorsun yani.
Çünkü yani Michelle Moran'ı da gerçekten öyle bir şey izlemeyelim ya.
Bak bir şey diyeceğim. Eşinsellik deyince gözünün önüne iki tane yaşlı amca getirdiğin zaman evet iğrenç ama iki tane yakışıklı adam getirdiğin zaman daha az yani.
Yani şöyle bana onun heyecan uyandırabilmesi için gerçekten bende bir tutku hissettirmesi lazım.
Bana onu hissettiriyor. Şey izledin mi Shadowhunters'ı?
Hayır ama duydum. Neydi ki?
Shadowhunters'da iki karakter var.
Alek'le Marcus tamam mı?
Bu iki karakter eşcinsel erkek.
Tamam. Shadowhunters'ı izlersen oradaki o iki karakterden sonra bu düşüncen değişecek.
2009 yapımı mı?
Aynı. Bak bu düşüncen değişecek yani Shadowhunters'ı izledikten sonra.
Yani. Çok değişecek sanmıyorum ya.
Değişecek. Vallahi de onların çok güzel sahneleri var.
Tutkulu. Orada benim orada değişti zaten.
Ya ben Hated Rival'de hiçbir tutku hissetmemiş insanım.
Ondan hissedeceğimi sanmıyorum. Ama sen o zaman hetero hetero şeyin var anladın mı?
Ya aslında özellikle seçmiyorum.
Ama şey mesela hani o varsa kesin izlemiyorum demiyorum.
Hatta mesela öyle şeylerde benim ilgim geldiği yan çiftler çok çekebiliyor.
Bazen oluyor ya hani yan karakterler daha böyle ikonik çıkıyor.
Başrolüleri solluyor falan. Öyle şeyler daha çok ilgim çekiyor ama yani.
Bunda da şey mesela Michelle Moran'dan neden öyle bir enerji almıyorum?
Çünkü hani mesela Selahattin Paşa'la gidip eşcinseli oynasa şey demezsin.
Ya işte gitmemiş çok böyle hani höt söt duruyor dışarıdan demezsin.
Michelle'e yakıştırmıyorsun sen çok anladığım.
Evet aynen adamın verdiği vibe enerji olarak olmuyor.
Ben de Theo'ya yakıştıramadım tam tersine biliyor musun?
Michelle yapar gibi geldi.
Ben de Theo'ya gider ya. Theo feminen de maskülen de giden bir adam bence.
Veya da şey olabilir direkt, kaya ikisinin arasında kalabilir.
bilemiyor. Ya ama işte o da aslında aynı şeye varıyor.
Hani Michel Morin'un karakteri muhtemelen mafya babası olarak girecek zaten.
Çünkü ikinci sezonda hikaye İtalya'ya taşınıyormuş.
Eddie ve Suzy birlikte suç imparatorluğunu yönetiyorlarmış ve ondan sonra hikaye İtalya tarafındaki mafya'ya kayıyor.
Muhtemelen işte sattıkları ürünleri diye dizi izleyenler anlamıştır zaten.
Bazı yasaklı maddeler muhtemelen oradaki pazarı açmak istiyorlar.
Hikaye gereği, senar gereği. Onun için de işte birlikte İtalya'ya gidiyorlar.
Şu adam da diyor ki hani fiyat yükseltiyor.
Diyor ki işte ben İngiltere'ye neden getireyim kendi ürünlerimi diyor.
Muhtemelen oradan bir anlaşmazlık çıkacak da.
Yalnız da aynı şeye varıyor.
Hani ha Kaya ikisi arasında kalmış ya Michel Kaya'yı istemiş.
Aynı şeye varıyor yani. Bir şey diyeceğim.
Tam tersi de olabilir.
Hiçbiri değil de şey. Belki de Michel onlara direkt düşman olarak giremez mi?
Ne olarak gireceği belli mi?
Ya yani şey belli değil de ya adam zaten ne o kendisi İtalyan Sicilyalı zaten oyuncunun kendisi muhtemelen.
İtalyancı aksanıyla böyle bütün kızları dibinin düşüreceği bir roldür yani.
Adam için çok da çarpıcı olmasa gerek.
Yani şey gibi düşünelim. Diziye Kenan İmirzalıoğlu girse şey mi diyeceğiz?
Ya bu adam ne olarak girecek acaba mı diyeceğiz?
Bir şey diyeceğim. Michel Monnou şey demiş yani.
Neymiş o? Normalde şeymiş, çiftçiymiş galiba değil mi?
Çiftçilikten keşfediliyor. Şaka mı abi böyle bir şey?
Görüyorsun yani çiftçi olarak gelen müşterinin bile önemini buradan anlayabiliyoruz.
Bir düşün gün boyunca yanından geçtiğin simitçiler ileride ne olacaklar?
Çiftçi ilanı vermeyeyim.
Evimde çiftçiye de gerek yok.
Ama şimdi bir düşün mesela oralarda İtalya gerçekten kıyılarında kendi kırsal taraflarında gerçekten çiftçilikte geçen insanlarla dolu.
Yani böyle baktığın aslında çok da tuhaf değil ya.
Oradaki hani bir de iyi ve yaşlı yönetmen geldiği şey oluyor ya işte.
Kendi aile evine düşkün falan böyle.
Yazlıktaki evine gidiyor. Oradaki çiftçiyi bahçıvan alıyor.
Ha diyor. Sen de iyi boy kosun.
Sen de bir iş var. Yani.
Aa evet. Bir de bak şey.
Ne var? Yakışıklı mısırcı.
Ya adam Fransa'ya gitmiş ya.
Ne alaka? Ya anlamadım ki.
Bir de şey yani hani öyle bir gitmiş ki bütün Rus kızlar peşinde anlayamadım adamı.
Adam Fransa'ya ne zaman gitti kız?
Rusya'da şey düzenlenmiş ya onun için.
Tur, satışı. Abi böyle bir şey olamaz ya.
Ben burada oturuyorum yani ki bizim iş yerimiz seninle zaten onun olduğu yere yakın.
Ama gitmiyorum yani.
O kadar açlıkta değiliz.
Ya işte insanlar neye düşüyorlar?
Özellikle bizim ülkemizde şey çok tahmin edilen bir şey ya.
Şehir efsanesi mi bilmiyoruz.
İstiklal Caddesi'ndeki... simitçiler, mısırcılar hepsi aslında işte mit, hepsi gizli servis ajanı falan diyorlar ya.
Yani tamam da hani hiçbirimizle dönüp oradan mısır simit almıyoruzdur bence ya.
Bir de o neden oluyor biliyor musun?
Neden oluyor? Ha bir de o çocuk şey Malatyalıymış.
Yakışıklı mısırcı. Malatya'daki adam.
Doğulu değil mi o? Hayır değil işte.
Adam doğulu bile değilken bu kadar esmer.
Doğulu gibi gözüküyor ama.
Kız bir şey diyeyim mi? Bak ülkemizin güneydoğusuna sarışın mevcudu var bu arada.
Bak bence ne yapalım biliyor musun?
Sen ve ben biraz daha böyle Ruslara benzeyen sarışın erkekleri daha çok beğeniyoruz.
Rus kadınları da bizimkileri beğeniyor.
Değiştokuş yapalım ben. Ben mesela şahsen Finlandiya ya da İsveç'e daha çok layığım diye düşünüyorum.
Ama oradakiler aslında daha iyi.
Biz şimdi esmer çok böyle gitmiyoruz ondan dolayı.
Dinleyiciler de yanlış anlamasın ama o taraf bize göre daha iyi.
Ama insan geldi neyi görmezse onu arzular ya.
Ya her yerden böyle hani esmer çıkınca bir daral gelmiyor mu sana?
Evet. Ya bizde çok fazla ama o tipten zaten o mısırcıdan bir sürü var.
Kız yolda yürürken 10 tane görüyorsun onları.
Ya bir de o mısırcı abi kardeş işletiyorlarmış tezgahı.
Abisi Aslı abinde olamadı mısırcı önde duruyor.
Yani neyse biz dizimize dönecek olursak işte ikinci sezonda bunlar İtalya'ya gelecekler.
Bir de şey 365 günü izledin mi?
Yani izlemeyen. Ama gerçekten bir dönem çok iyiydi.
Onun 365 gün film serisinin ilk filminde yani ilk çıkan filmde o adam o filmde aslında Stockholm sendromu mu aşık mı sorusunu sorduruyor.
Bir kadını kaçırıyor. Orada da psikologlar diyor ki bir kadını kaçırıp yanınızda hapsederseniz ve belli bir süre kalırsa ona baskı kurduğunuzda ve sadece sizi gördüğünüzde aşıkmış gibi hissediyormuş.
Aslında o bir yanılsamaymış ama işte dizinin oyuncuları, yapımcıları dedi ki hayır yani bu değil dese bir aşık dedi ama adam...
Kadına diyor ki zaten hikaye gereği şey ya işte.
Ne ya? İşte benimle 365 gün geçireceksin.
Bir yıl işte bana aşık olansan seni serbest bırakacağım diyor.
Mesela ondan sonra kadına böyle Etna Yanardağ'ını gösteriyor.
Öyle bir sahne var. Hatırlar mısın?
İlk filmde. Şey diyor böyle.
Bak diyor Etna Yanardağ patlamadı diyor.
Hala patlamadı falan diyor.
Böyle şey Sicilya'yı anlatıyor.
Muhtemelen bunda da öyle bir sahne görebiliriz.
Sence? Olabilir.
Ya Suzy'ye karşı mı diyorsun?
Yani sonuçta bunlar İtalya'ya gelecek.
Bunlar bir şehre gezirecek. Olabilir.
Neden biliyor musun? Çünkü bence zaten Michelle'in böyle birazcık şey oldu.
Kalıp oldu ona böyle o tarz şeyler anladın mı?
Onda o kaldı yani. Seksi mafya işte.
Aynen. O böyle hep oyuncuda bir oyuncuda mutlaka olur ya ona yapışır kalır yani o belli bir kalıp bir şekilde karakter.
Onda da aynı şeyi görebiliriz bence de.
Ya mesela o adamı ben çok şeyde ayarlayamıyorum.
Netflix romantik konu dizisine gitmez gibi.
Asla gitmez. Ya da şey işte bir Kanada filminde falan sor ya.
Ben o adamı en son şeyde gördüm.
Bu sene Hizmetçi diye bir film vardı hatırlar mı?
Hatırlıyorum evet. Onda Bahçıvan'da şimdi o filmin ikilisi geliyor.
Orada da Michel Moran daha ön planda olacakmış.
Çünkü o hikayede şeydi.
Kim vardı yani? Margaret Coyle'i vardı galiba.
Amanda Seyfret'le bunlar işte hikayede bir tane işte yakışıklı bir erkek var.
İkisi de onun mağduru adamdan kaçmaya çalışıyorlar falan.
Ve şey mesela Michelle Moore'un karakteri sürekli bahçeli villanın dışındaki işte bahçede sürekli içeri bakıyor işte onların güvenliğini sağlıyor falan.
Baktın aslında adamdan diyorsun ki ya bu adam aslında hani fakir de olabilir diyorsun ya hani bir halk insana bir şey ama hani adam şey mesela ne o hani ben ki esmer sevmem.
Ya adam böyle hani bahçeden bakarken bile diyor ki gel ben senin yaralarını saracağım der gibi bakıyor.
Karizmatik yani anladın mı?
Adamdan bahçemen bile olmuyor dümdüz.
Olmuyor evet oturmuyor yani o adama oturmuyor.
Bir de o hani bazı insanlar diyor işte ben fakir rolü oynayamam bana gitmiyor diyor.
O adam ona gitmiyor işte. Ya ama oturmuyordu adam haklı aslında bakınca yani.
Ona zaten yakışmıyor ki.
Ya tamam da sen kariyerin 365 günden başlarsan.
İşte aynen o şekilde başlarsan daha da öyle devam edersin zaten.
Ya bir de sonra şey diyorlar işte bizde de ıssız adam oynayan adam da var.
Cemal Yunanlı diyor ki ıssız adam üstüme yapıştı.
Doktorlar Kutsi diyor ki hala bela okunuyor bana diyor.
Ama şey yani adamlar onunla başlayıp onunla devam ettiler.
Ama onun da şansına bak 365 günle bir anda sen onunla başla patla git ilerle yani.
Vallahi iyi şans. Ne diyeyim ya?
Gerçekten hayırlısı ediyorum. Biz şeylerde geziyoruz kanallarda.
Ne keşfeden var ne şey yapan var yani.
Hayatım biz sadece insanların hayat hikayelerini gülüp geçiyoruz yaşamayalım diye.
Yani Allah korusun gülüyoruz başımıza da gelmesin.
Hayır bizim başımıza da gelir yakında.
Biz de direkt içindeyiz ya. Allah bir beddua değil.
Gerçekten Allah korusun Allah düşürmesin.
Yani çok fena. Neyse biz dizimize geri dönersek.
Şimdi o dizinin içerisinde böyle çok eğlence ve saf karakterler var.
Seni de sevdiğin kim onlar? Anlat.
Şu şeyin Suzy'nin çalışanı var ya.
Serada çalışan. Aynen Serada çalışan.
O bence.
Ya çok tatlı değil mi ya?
Evet o çok tatlı. Saf bir şey böyle.
Ya hem saf hem sevimli böyle.
Hani onlara çok dalga geçiyorlar orada.
Evet o çok tatlı. Onu seviyorum işte.
Şeyde o çocuğu şey yaptılar tutmaları için ona verdiler ya.
Ne yani bakıcılık mı yapacağım diyor ya.
Ya çok iyi ya.
Bir de şey ne o karakterler böyle bir sürü karakter var.
Bir yandan da mesela insan şeyde merak ediyor.
Acaba Eddie'nin ikinci sezonda İtalya'dan bir eski sevgisi çıkacak mı?
Bence çıkar biliyor musun?
Mesela Eddie neden askerliği seçti?
İnatla. Şimdi dizinin başında diyor ya babası işte sen diyor hiç bizi dinlemedin diyor.
Gittin yine de asker olmak istedin.
Askerlik dedin durdun falan.
Neden mesela? Acaba o adam hiç mesela o konuda anlatılmıyor yani.
Dizinin hiçbir yerinde anlatıldığını görmedim ben.
Niye inatlı askerliği seçti?
Niye ailesine karşı geldi falan?
Mesela onu da merak ediyorum ben.
Babasının kendi adından kurtulmak için, zengininden kurtulmak için vardır ya klişe hikayeler.
Babanın ailemin gölgesinden çıkayım diye ama şöyle bir durum var bu da belki bilmiyorsunuz.
Gayrı hiç genelde şey bir yönetmen.
Nasıl diyeyim? Hani hep böyle ana hikaye ve macera üstü anlatmayı seven bir yönetmen.
İşte Sherlock Holmes da öyle mesela.
Onu da ben yeni çıktı Amazon Prime'de izlemedim ama her izleyen diyor ki tam bir garip hikayesi olmuştur.
Çünkü adam kendi yazıyor, kendi yönetiyor genelde.
Ve şey hani hep böyle aşk onun için bir yan öge.
Hani merkeze koymuyor. Bizim bu dediklerimizi merkeze koyarsa çok böyle bambaşka bir şey ortaya çıkar.
Çok zevkli olur ama adamın istediği bu değil işte.
Yoksa 8 bölümde Allah aşkına iki tane birbirine bakan kalede yaşıyor bunlar.
Hiç mi aynı ortamda aynı serada buluşmazsınız?
Buluşurlar yani. Ama işte hiç yaşanmıyor.
Evet hiç yaşanmıyor.
O yüzden çıldırdım zaten. Bir tane bölümünde bari bir temasta bulunun.
Bir elini melini otursun.
Ama zaten bir şey diyeyim mi?
Bir yandan da asıl tutkuyu da öyle hissettirmiyor ama.
Hani şey, yan yanalar, birlikte yürüyorlar.
Zekaları işte. Planları eş vesaire.
İnsan şey demiyor mu? Ya işte bunlar olsa var ya ortalığı yıkar geçerler.
Diyor ve bence ben şöyle düşünüyorum.
İkinci sezonda bunların arasında bir şey mutlaka olacak.
Ya ben öyle düşünüyorum.
Ne kadar bu yönetmen, senarist öyle de olsa.
Ama olsun yani şimdi.
Onun izleyicisi de onu istiyor çünkü.
Hani istenileni de versin biraz ucundan versin bari.
Sonuçta koordinası izlemiyoruz bir noktada.
O kadar kapalı olmasına gerek yok.
Ama ben işte şeyi düşünüyorum.
Acaba mesela böyle bir sahne oldu atıyorum.
Mesela bizim dizilerdeki gibi böyle hani bir anda bunlar birlikte odaya girecekler ve kapı kapanacak.
Hani biz hayal mi edeceğiz orada olanları yoksa detayını görecek miyiz?
Şimdi galiba çekse çok iyi çeker ama çeker mi?
Çeker mi? Daha önce hiç çekti mi?
Yani benim bildiğim çok yok.
Sherlock Holmes'un hangisinin şeyini...
Neydi Cumberbatch? Onun oynadığını mı?
Hayır, hayır, hayır. O Sherlock değil.
Hangisi? Hangi Sherlock? Penceremden serisinde oynanan adam.
Young Sherlock. Genç Sherlock bak.
Genç Sherlock. Kim biliyor musun? Şu çocuk oynuyor.
Bak göstereyim sana bu çocuk.
Haa tamam ben bunu izlemedim.
Yok ya bu zaten daha yeni çıktı ya.
Bir şey diyeceğim bir dakika. O çocuğun oynadığı bir dizide hiç öyle bir sahne yok mu?
Var canım olmaz olur mu?
Hatırladım. Hayır hayır. Bu Sherlock'lu da.
After serisinde var da işte o yüzden dedim.
Ama bir şey söyleyeceğim. Gayrı birazcık bize Nuri Birge Ceylan gibi kendi sineması var.
Getiriyor, oturtuyor. Hatta bizden de çok az oyuncu alıyor.
Bizden ancak teknik ekip çok alınıyor.
Sesçi, ışıkçı, görüntü yönetmeni onları da dışarı ihraç ediyoruz genelde.
Ama şey yani baktığında adam bunu yapmak istermişti.
O var. O zaman istemez kesin.
Çok açık olmaz bence.
En fazla kapı mapı kapanır yani anladın mı?
İkisi de giriyor odaya.
Çekse çok iyi olur da bir de şey mesela bunun için bizi iki seneden fazla bekletiyor.
Hala dizinin ikinci sezonu çıkmadı ya da bir haber yok.
Ama belki biz bu bölümü yayınlanana kadar ikinci sezon fragmanı gelir belki bir şeyler daha öğreniriz.
Sonra ikinci sezonu izledikten sonra belki seni tekrar konuşuruz ama yani şimdi ilk ortaya bir şey yok.
Kesinlikle ikinci sezonun çıkacağına dair bir haber geldi mi?
Evet evet. İkinci sezonun çekimlerini çünkü şeyde başladılar.
Şubatta mı ne başladı bunlar? Yani bu adam hadi diyelim yaya yaya bunu çekti.
6 ayda çekse. Yani muhtemelen bir sonraki aya çekimlerin bittiğiyle ilgili haber almamız gerekiyor.
Ama setten de hiçbir şey düşmedi.
O kadar merak ediyorum ki.
İtalyan kaynaklara bakıyorum.
Danimarkalı kaynaklara kadar indim.
Hiçbirinde yok. Yok yani.
Adam muhtemelen kapalı set yapıyor.
Sadece askişinin girdiği, güvenli insanları içeriye soktuğu.
Ama şey yani hani o sette çalışanlar da sonuçta kendi hayatları var.
İşte set bittiğinde dışarıya gidip dedikodu yaparlar yani insanlar.
İşte bugün de sette şunu çektik.
İşte Theo James'e ne yakışıklıymış.
Bak işte İtalya'ya gittik bunu çektik.
Vesaire hiçbir şey yok. Hiç yani sıfır.
Allah Allah. Ya acaba çekilmiyormuş yani.
Onu hissettiriyordu ama. Acaba çekilmiyor muyum?
Yemin ediyorum fanların hani fake afişlerin içinde hiçbir şey ortada yok.
Delirmek üzere bir ara şey düşünün.
Acaba bu dizinin iki sezonunu ben kendi kafamda mı yarattım?
O kadar hiçbir bilgi yok ki yani.
Ama güzel bir şey ortaya çıkarmış.
Mutlaka ikinci sezonu gelir diye düşünüyorum ben.
Yani Netflix bununla ilgili henüz kesin bir yayın tarihi açıklamadı.
Ama Theo James çekimlerini tamamlandı ve yeni sezonun 2026 sonbaharında Eylül, Ekim, Kasım gibi geleceğini söylemiş.
En güçlü beklentide Ekim 2026'ta yani bu sene içine çıkacağı yönde ama bu da net değil.
Ama bir şey diyeceğim imkansız ya.
İlla ki bir tane köşeden bir fotoğraf sızmaz mı?
Hem sızmıyor hem de şimdi şöyle bir şey var.
Ekim'de çıkacaksa bu.
Bunun bu aydan fragmanını çıkartacaksın.
Tarihli fragman. Üstüne oyuncular basın dönemi geçiriyorlar.
Röportajlar, set gezileri, birlikte etkinlikleri, panelleri katılma falan.
Hiçbir şey yok ortada daha.
Çok tuhaf. Ve şöyle bir şey fark ettim.
Netflix her yıl diğer yarısında şunları yayınlayacağız.
Atıyorum bu ay Netflix'e bunlar bunlar gelecek.
The Gentleman'ın ikinci sezonu önce Ağustos ayı için ben gördüm bunu tamam mı?
Önce şey hani ikinci sezon gelecek diye bu ayın programında vardı.
Sonrasında The Gentleman'ı komple kaldır listeden bir daha göndere attı.
Allah Allah. Ama Ağustos ayı yayınlaması için de mesela bugün bile geç aslında.
Evet geç. Fragman yayınlayacaksın.
Hani insanlar beklentiye girecek ki şey Nolan The Odyssey filminin fragmanını ne zaman yayınladı ya?
Kasım'da falan yayınladı herhalde.
Bence bizi oyalıyorlar. Bence de.
Bence bize uyanıyorlar yani.
Bu işin içinde bir kahpelik olabilir. Öyle hissettim.
Çünkü zaten setten hiç fotoğraf sızmaması da bence imkansız bir şey.
İller ki bir tane köşeden, kıytıdan bir şey sızar.
Yani. Kapalı set olsa bile sızar ya.
İller ki sızar yani. Bu arada bu dizinin finalinde şöyle bir şey yaşanıyor.
İzleyicileri şaşırtan bir aile sırrı da var.
Eddie'nin kız kardeşi Charlie'nin gerçek babasının aile maliyeti kendisinin bekçisi Goff olduğu ortaya çıkıyor.
Bununla ilgili ne düşünüyorsun? Bir dakika dur.
Beynim yandı. Ne?
Edi'nin kız kardeşinin babası Ali'nin bekçisi çıkıyor.
Edi'nin kız kardeşinin babası...
Charlie'nin babası... Üveye çıkıyor yani kız kardeşi.
Evet. Hatırlamazsın.
Bu sezonda oldu mu?
Evet. Sezon finali oldu.
Sezon finali de öyle bir şey mi oldu?
Hatırlayamıyorum. Ama sen şey ya başta o çifte sahillerini sevdiğin için atlaya atlaya gittin ya.
Evet atlaya atlaya gittiğim için o kısmı... Bir dakika Şoko.
Bir dakika. Bir baştan mı izlesem ben acaba falan?
Yani bence Adnan'dan bir izle ama şey kısmını sevdim ben bu arada.
Şimdi normalde Netflix bütün işlerinin PR'ini yapar ya.
Bu The Gentleman'ı çıkarırken şöyle bir şey yaptı.
Hiç PR yapmadı. Garç'ın dizisi yağar çıkıyor diye ve çıkarttı.
Hiçbir PR yapmadı ama bu muhtemelen Garç'ın kendi tercihiydi.
Hani mesela Young Sherlock'ta da işte çok genç oyuncular var kadroda.
Hani böyle birbirine şiplenecek, işte beğenilecek oyuncular vesaire.
Kimse bunu yapmadı adam.
Amazon Prime gibi aslında işte tarihli fragman çıkarttı o tarihte çıktı aslında.
Ama tabi basın gününü ondan sonra yaptı.
Öyle oluyor şey tabi ilgi daha iyi oldu aslında.
Hani şey gibi düşün mesela Lacoste Popeli'nin de devam sezonu gelecekmiş ya.
Yani aslında hani basın gününü hani beklentiyi arttırmak için mi yaparsın yoksa insanlar her şeyi izledikten sonra hani o oyunculara daha çok hayran olması için sonrasında mı yaparsın?
Bence sonrası daha mantıklı.
Öyle mi diyorsun? Sen olsan sonrasında mı yaparsın?
Sonrasında yapardım. Ben olsam bütün kartlarımı başlangıçta oynardım.
Ben de sonrasında yapardım biliyor musun?
Yani sen mesela Off Campus'u izlemeye benim gibi çok sevdin.
Mesela onun geneli aslında sonrasında yapıldı başlangıcında değil.
Hatta başlangıcında daha çok şey Hanna ve Gerrit üzerinden yapıldı.
Sonrasında da şey Dean ve Ellie üzerinden çok fazla PR yapıldı.
Ama tabii sonrasındaki biraz şeydi hedefliydi ya hani.
Evet zaten hani istenilen şey belliydi ya.
Aynen. Bir de hani halk izleyenler kimde potansiyel gördüyse onun üstünden gittiler aslında.
O zaten belliydi çünkü.
Kendini direkt açık ediyordu dizinin içinde.
Ha bu arada The Gentleman'ın da şeyinde...
Basın günlerinde şöyle bir şey yapıldı.
İlk sezon çıktıktan sonra böyle Kaya röportaj veriyor.
Theo gelip Arkan'ın omuzunu öpüyor.
Canım diyor. Sarılıp geri gidiyor ondan sonra.
Gerçekten mi? Evet. Ama şiflenemezler.
İkisi de evliler. Bana ne?
Olmaz. Olmaz.
Ha bir de ben şeyde şaşırdım.
Başta bu şeyin Suzy'nin kardeşi rolünde çocuk var ya.
Onun yanına ilk canım nasılsın diye gitti ya.
O sıra ben onu dedim ki acaba sevgilisin mi falan oldum böyle.
İkisi de bir sevgili şey yok ama tuhaf bir şekilde.
Sonra kardeş olduklarını anladım zaten yani.
Bilmiyorum ya. Bence hala ilginç bir tercih ama kesinlikle şeyi nasıl yarattıklarını ben çok merak ediyorum.
Yani düşünsene garipsin.
Önce mesela Theo James'i seçtin düşün kafanda o rolü.
Mesela onu bir kadın başlığı seçeceksin.
Kaya dışında kimi seçersin ya da kayayı niye seçersin?
Kaya dışında kimi seçerim?
Bayağı iyi bir soru bu.
Güzel bir soru. Bir düşün.
Bir düşünmem lazım.
Ya şimdi Kaya o kadar iyi oturmuş ki o role.
Yani o rolü taşıyor kadın anladın mı?
Yani şey... Şeyi seçerim.
Neydi ya? Kadın şeyde de oynadı ya.
Galiba yanlış hatırlamıyorsam Örümcek Adam'da da başrol oynamıştı o.
Ne güzel. Harika bir yerden sordun.
Hiç Örümcek Adam'ı izlemedim.
Hiç izlemedin. Bir dakika.
Kureyra mıydı? Mahmut Koli. Aynen.
Ha şey Substance'da oynayan genç kız.
Demi Moore'un gençliğini oynayan kız.
Aynen. Fena tercih değil ama bence o kız Glynne Powell'a daha iyi gitti.
Niye? En son nasıl katil olunur diye bir film yaptılar birlikte.
Orada çok iyi olmuşlar.
Margaret Coyle orijinalinde sarışın değil galiba ama o hikayede sarı saçlarını boyamışlar herhalde.
Ama şey çok iyi olmuş.
Kadın şey mesela zorladığım kafesledi o filmin sonunda ve bir şekilde adamla birlikte muhtemelen o filmin ikincisi çıkacak.
İkincisi için artık birlikte aynı evde yaşamak zorunda kalan iki insana dönüştüler.
Ama kadın iyiydi. Ben olsam mesela kimi seçerim?
Bir düşüneyim. Mesela Lili Korenisi biliyor musun?
Emine İmparisi'deki. Mesela öyle bir şey de olabilirdi.
Ama o kadın günlük hayatta yeme bozukluğu varmış.
Çok zayıf. Kadın hatta bu yüzden doğum da yapamadı.
Mecburen taşıyıcı annelikle çocuk sahibi oldular.
Hamile kalamadı yani. Ve kadın hani Emine İmparisi'deki şey zaten görüyorsunuz sahnelerde çok zayıf.
Yani kaban giydiriyorlar.
Kadın içine yok oluyor. Bence ama bu bir de biraz o Emine İmparisi'den sonra onda bir şey oldu böyle.
Hani eskiden o kız biraz daha değişik rollerde oynardı ya daha aksiyonumsu, fantastik gibi şeylerdi.
Emily in Paris'ten sonra daha böyle cıvıl cıvıl işte böyle şey enerjik.
Anladın mı? Böyle tatlı kız moduna girdi.
Ama şey mesela Garç da eğer bunu çekseydi hani bunu çektikten sonra ya denk geliyor zaten Emily in Paris.
O daha önce çekilen bir şey Garç'ın bu çektiği işi.
Aslında önce o işte oynamış olacaktı.
Yani bu da onu etkilemeyecekti ama düşünsene yılın...
İşte 2-3 ayı şeysin böyle tatlış minnoş kız, influencer kız rolündesin.
Diğer 2 ay basın günlerinde şey böyle güçlü kadın işte tam bir mafya kadını rolündesin.
Yakışabilirdi yani. Güzel de olabilirdi.
Aa benim kafama şu an bir sürü kişi isim geldi bu arada.
Bir sürü geldi o tutturuyorum şimdi.
Ben şeyi de koyardım öyle bir role.
Megan Fox'u. Scarlett Johnson'ı da koyardım.
Megan Fox, Scarlett Johnson bir de kesinlikle Margaret Robbie.
Haa. Yani çok taş bebekler gibi bir şey oldu ama.
Ama neden biliyor musun?
Margaret Robin'in şey rolü de var ya.
Bu çatlak Joker'le işte.
Harley Quinn. İşte ondan dolayı.
Yani onda da bir sert hava var gibi sanki yani.
Scarlett Johansson'a şey geliyor ya.
Çok böyle hani sınırlarda bir oyunculuk yapıyor.
Mesela işte en son Geber Aşkımı yaptı Robert Pattinson'la.
Kadın film boyunca yerde sürükleniyor.
Yani kadın şey böyle loğusalık tamam.
Hani şey böyle loğusalık çok zor, çocuk büyütmek çok zor.
İşte kocası da adam gidiyor kırsalda bir evi hapsediyor okey de.
Ya abla sen niye yerlerde sürünüyorsun ya?
Adam böyle kapılarda karşılıyor çocuğu evde tek bırakıp ormana kaçıyor falan.
Kadın beni travmatize etti yani.
Ve düşünme aslında şey mantıklı.
Margot Robbie hani şeyde çok iyi olabilirdi.
Tarih olarak düşünürsek Barbie'den önce çekseydi iyi olabilirdi ama Barbie dönemine denk geliyor.
Barbenheimer dönemi var.
Oppenheimer'la aynı sene yaptılar.
Bu işte o seneye denk gel için olmazdı.
Yani kadın hem bunun için takvimde boşluk yoktu hem de düşünsene yani.
Barbie'den çıkıyor, kadın geliyor İngiltere aristokratlarıyla mafyacılık oynuyor yani.
Evet o şekilde olmuyor. Kadın da Avustralyalı zaten.
Evet. Tuhaf yani.
Ya en iyisi koydukları kişi ya.
Diyorsun. Peki. En iyisi Kaya yani.
Önce Kaya'yı seçsen. Theo James yerine kimi koyardın?
Theo James yerine kimi koyardım?
Bu da çok iyi soru. Önce sen cevapla çünkü ben sen anlatırken aklıma geliyor.
Robert Pattinson koymazdım.
Çok bebek yüzü ve çok vampir.
Evet çok vampir o direkt.
Zendaya'nın kocası Tom Holland olmaz.
Kısa. Kısa evet.
Oradan gitti zaten. Kısalar.
Kısalar bu hayatta hep bir tık geride sanki ama tabii Allah vergisi bir noktada da yani.
Ne yapacağı altta takoz koyarlardı.
İşte VFX'de adam uzatırlardı.
Onun dışında kim olabilir?
Bir düştüğüm sonlandı.
Glyn Powell her işte oynadı zaten.
Adam çok fazla işte oynuyor.
O da çok şey böyle bizdeki hani Kerem Gürsün gibi bir şeye geldi artık adam.
Tamam her şeyde oynuyor çünkü.
Ne olabilirdi diye bir düşünüyorum.
Şey olabilir. Oppenheimer'da da oynamıştı galiba o adam ya.
Kelly Murphy mi? Çok yaşlı kalır ya.
Yok yok o değil. Oppenheimer'da oynadım oynamadım ya.
Robert Downey Jr.'de mi? Şeyde şeyde.
Ben de hep şeyde şeyde.
Hep bir hatırlamaya çalışmalar.
Dur ilk aklıma geleni söyleyeyim.
Bu Lucifer dizisindeki adamı koyabilirdim belki.
Yani çok vampir ama.
Lucifer'ın kendisini. Çok vampir değil kız orada o.
Adam şeytandan mı? Hayır hayır.
Adamın üstüne yapışıyor Lucifer.
Adam Lucifer deyince akla geliyor yani.
Ama neden biliyor musun? Böyle bir işte takım elbise falan bir böyle sertlik, karizmatiklik ondan dolayı dedim.
Belki taşıyabilirdi o rolü.
Ondan çoksa şey ya.
Jack Belordu. Hayır.
O da çok uzun. Unuttum.
Uzun uzunluktan kaybediyor.
Kısa kısalıktan kaybediyor. Kardeşim izlemişti.
Austin Butler. Sarı.
O çok sarı be. Paul Mescal.
30 yaşında. Olabilir.
Ama o da çok çocuksu. Evet çok çocuksu ya.
Mıy mıy mıy süt çocuğu gibi.
Herstik Hanson. Belki.
Timothee Chalamet. Hayır aslan.
Bir Oscar'da oradan bekle.
Bir şey diyeceğim. Hiç oturmuyor. Hele Timothee şeyde oynattıktan sonra o Charlie'nin...
Fabrikasında oynadı ya.
Oradan sonrasında hiç oturmuyor.
J.M. Ellen White. Belki.
Nicholas Gelsen.
Bu Purple Horse'da oynayan adam.
Kalplerimiz bir. Olabilir bak.
Bak o olabilir. Ama o adam da başka bir işinde eşcinseli oynadı mesela.
Olmaz. Ondan sonra olmaz. Ondan sonra olmuyor ya.
Ian Taylor Johnson. Henry Cavill.
Henry Cavill. O olur.
Yaşlı kalır ama sanki.
Kaya'ya yaşlı. Kaya'ya yaşlı kalır ama adam şu an...
Yine de iyi ya. Yerinde yani.
Yine de tercih edilebilir.
Ha Chris Hemsworth geniş omuzlarıyla böyle havalimanı gibi gelir.
Hani sarılmıyorlar ama en azından düz sesle.
Temas etmiyorlar ama. Ya harbiden ya TRT dizisi gibi bir şey bu ya.
Evet ya sanki şeyler gerçekten muhafazakar bir dizi gibi yani.
Değildi aslında yani Netflix diyor ki kardeşim diyor al bir trilyon diyor.
Oyuncuya ver işte ne o gelirine giderine harca diyor.
Veriyor sonsuz bütçeyi çek yani.
Sadece bakışıyorlar ya resmen.
Michael B. Jordan siyahi ama.
Tom Hardy. Tom Hardy olur.
Tom Hardy olur. Yani bakınca mesela bak Theo James 40 yaşında.
O bakımdan bak 40 yaşları.
Yani hani bizdekilere geleceksek zaten hani Kıvanç mesela.
Kıvanç da Kaya bir düşün.
Bir şey diyeyim mi? Bizdekilerden bence olmaz.
Yok ya bence Kıvanç olabilir ama Kıvanç böyle şey.
Kendinden üst biri ortaya girdiği zaman adam otomatik bir tutukluğa giriyor ya onu sevmiyorum.
Yani şey mesela atıyorum Tom Hardy adam her yerde egoist anladın mı?
Hani işte basın günü ayırmıyor, özel gösterim ayırmıyor, röportaj ayırmıyor ama Kıvanç öyle değil mesela.
Kıvanç'ı şey. Sallıyorum işte Nişantaşı'nı gör.
İşte İstanbul dışına diyorum. Çok kaba, çok böyle mesafeli.
Ama mesela işte Birsel Altutaş'la röportaj veriyor.
Dünyanın en şirin, en tatlı insanı.
Ya kız bizimkilerden öyle bir şey çıkmaz ya.
Öyle rollerin altından kalkabilecek bir kişiye kapasitemiz yok gibi geliyor bana yani.
Bence tamamen şans vermediği için ya.
Ya da onu da bilir evet. Yani bir düşünüyorum o yaş grubunda kimler var diye.
Yani yeter be vallahi.
Çok düşünme hayatımı bulamadım ya.
Gerçi neyse bence yapılan kast değil kast.
Bizimkilerden kim olurdu biliyor musun?
Adam şeyde oynamıştı.
Şu anda da bir dizide oynuyor.
Cemre Bayseller'in baş rolü oynuyor ya şu anda.
Ay tat şaşmaz. Değil Murat Yıldırım.
Yok yok Murat Yıldırım. Evet.
Ya ama bir şey söyleyeceğim.
Murat Yıldırım bizim endüstrimizde.
Hep o tarz rol yapmıyor mu?
Yapmıyor. Ramo'da yapmadı mı adam?
Adam kısa. Adam Ramo'da yaptı sonuçta.
Altına takoz koyuyorduk şeyin.
Örümcek adamın. Hazal Kaya mı bu ya?
Çağatay'ın karşısına takoz koyan gibi.
Örümcek adamın altına takoz koyarken tamam diyordum.
Takoz deme bitti artık. İnsanlar veriyorlar bilgisayarı tak tak ellerine.
Tam bunun da altına takoz koyarım.
Esra Bilgici'yle gayet iyiydi onlar mesela.
Esra Bilgici'yi de Kaya'nın yerine koyardım.
Bak o da öyle yapardı. Esra Bilgici'nin nikahını düşündüm de yani o nikah katılanlar futbolcular falan.
Boşver. Gerçekten boşver yani.
Hani desen ki biri kalsa kulla en azından kıvırcık gözleri güzel falan yani.
Kerem Birsim ile yazılan dersi ki İngilizcesi iyi okuyorum.
O anca pancake falan der yani.
O çok ısıntı bir adam.
Neyse hayatım konudan çıktık. O zaman bugünlük bizden bu kadar diyelim mi?
Diyelim. Geldiğin için teşekkür ederim.
Rica ederim. İnşallah ikinci sezon bizim hayal gücümüzde değildir de gerçekten çıkar bir noktada.
İnşallah vardır gerçekten ikinci sezon.
Umarım yani Theo James doğrulamış ama bilmiyoruz tabii.
Yani gayet şey işte kurgusunu yapamadığım yok işte PR'ini yapamadığım yok istediğim gibi olmadı deyip bir altı ay daha atmaz inşallah.
Ya atmaz diye düşünüyorum.
Çünkü izleyicisi gerçekten de bekliyor yani.
Ben de bekliyorum artık. Bir kişi daha katılmış oldu.
Yani. Neyse arkadaşlar bu rekabı dinlediğiniz için teşekkür ederiz.
Bu cuma günkü bölümde görüşmek üzere.
Sizi seviyorum. Hoşçakalın.
Sinemayla kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
