
TRVC15: Ertan Can - Multiple Capital ve Fonların Fonu Modeli ile VC
23 Temmuz 2025 · 52 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu bölümde konuğumuz Multiple Capital’in kurucusu ve yöneticisi Ertan Can. Avrupa'da "fund of funds" modeliyle girişim sermayesi fonlarına yatırım yapan Multiple Capital’in yaklaşımını, Ertan Bey’in kariyer yolculuğunu ve Türkiye girişim ekosistemine dair görüşlerini konuşuyoruz.
Kariyerine Frankfurt ve Londra’da başlayan Ertan Can, bir aile ofisinde çalışırken girişim sermayesiyle tanıştı. Erken aşama yatırım yapmanın zorlukları, Avrupa’daki yatırım trendleri üzerine samimi bir sohbet gerçekleştirdik.
Türkiye’de girişimcilik ve yatırım alanında küresel bağlantıların güçlendirilmesi üzerine ilham verici bir bölüm!
Transkript
TRBC podcastinde yeni bir bölüme hoş geldiniz.
Bu ikinci Türkçe olarak çektiğimiz bölüm olacak.
Bugünkü konuğum Ertan Can.
Ertan Multiple Capital Fonda yönetici.
Bütün Avrupa hatta başka coğrafyalara da bakıyor.
Onun için Türkiye'deki ekosisteme bağlantı kurmak üzere Türkçe çekmek daha ilginç olur diye düşündük.
Ertan Bey hoş geldiniz.
Davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.
Hoş bulduk. Anlatalım bir fund of funds, başka girişim sermaye yatırım fonlarına yatırım yapan bir fon.
Ama önce sizi tanımak isterim.
Sizin hikayenizi merak ediyorum.
Bir girişim sermaye fon yönetme noktasına nasıl geldiniz?
Kariyerinize nasıl evrildi ve bu noktaya nasıl sizi getirdi?
Tabii ki. Seve seve ben Luxemburg'dan önce Frankfurt doğuma büyümeliyim.
Onun için benim de ilk dilim gerçekten Türkçe değil ama deneyeceğiz.
Benim de ilk Türkçe podcastım olacak.
Ben nasıl VC'ye giriş yaptım anlatayım.
Ben Frankfurt'ta işte okuyup Londra'da ondan sonra okuyup ondan sonra Londra ve Frankfurt'ta Asset Management bölümlerinde çalışan birisiydim.
Normal bir analyst pozisyonlar gibi pozisyonlarda çalışıp ondan sonra 2011-12'de bir MBA yaptım.
MBA'den sonra bir aile ofisine geçtim.
Frankfurt'ta yakın bir aile ofisine.
Ve orada verilen rol VC yatırımları yapmamı istendi.
Ve hiçbir bilgim yoktu.
Yani öyle bir VC'ye girişim oldu.
O zaman 2012'de pek fazla VC fundları zaten yoktu Almanya'da.
Benim için de çok büyük bir şans olarak görüyorum.
İşte 2012'de ben ilk defa early stage startup girişimcilere yatırım yaptım.
Bunu birkaç sene öyle devam ettik ama bir sene sonra aile ofisine geriye döndüm ve dedim ki bence bu çok mantıklı bir strateji değil.
Şey sordular hani neden?
Neden öyle bir feedback veriyorsun?
Neden hani devam etmek istemiyor musun?
Dedim ki anlatmaya da çalıştım.
O bir iki senenin içinde çok büyük bir learning curve'ım oldu.
Yani öğrenme şeyim oldu.
Çok bayağı çok şeyler öğrendim.
Ve o bir iki senenin içinde bunu da öğrendim ki çok erken girişimcilere yatırım yapmak kolay bir şey değil.
Çok zor bir şey. Benim üniversitedeki ve çalıştığım bölümlerde Teknolojiyle ilgili bir şeyim yoktur, tecrübem yoktu.
Onun için hem kişisel olarak benim için early stage startuplara yani çok erken teknoloji girişimcilere yatırım yapmak çok mantıklı bulmadığını düşünüyordum.
Ve grup olarak da bir tanınmamış aile ofisi Berlin'de veya Münih'de veya başka şehirlerde gidip de tanınmış VC'lere karşı.
kompetisyona girip en iyi dilleri kazanmak mantıksız geliyordu bana o zaman.
Ve hala da öyle. Onun için dedim ki hani devam yapabiliriz ama bence başarılı olacağımızı sanmıyorum.
Ve genelde de ondan yani 2012'den şimdiye kadar gördüğüm örneklerde aynısını görüyorum.
Hani devam eden çok var bu örneklerde ama genelde adverse selection olayına giriliyor.
Yani en iyi dillere, en iyi şekilde yatırım yapan aile ofislere ve aile ofiste çalışan benim gibi tecrübesiz kişiler olmuyor.
Bunu söyledikten sonra işte aile ofisi aslında beni işten atmak istiyordu.
Başka bir örnek, başka bir yatırım şekline, başka bir stratejiye önerdim.
O da Fund of Fun stratejisiydi.
2012-2013'de biz buna başladık.
Aile ofisine dedim ki benim hem geçmişim, Fund of Fund geçmişim de var.
Hem öğrendiğim tecrübeyle beraber ve bir aile ofisine çok daha mantıklı olan Asset Class, VC Asset Class'ına, sınıfına yırtırım yapma imkanı
bence bir Fund of Fund çok daha mantıklı bir strateji olur.
Ve beğendiler, kabul ettiler ve biz stratejimizi Direct Early Stage Investing'den Fund of Fund Investing'e de değiştirdik.
Onu ben işte 2013'te Başladım o aile ofisi için ve ondan beri bu aynı işi, aynı şekilde, aynı tezle devam ediyorum.
2018'de ben aile ofisinden ayrılıp kendi fonumu kurdum Multiple Capital Isminde.
Ve ondan beri iki tane fon kurduk 2018-2023 ve şu ana kadar 55 fona yatırım yaptık.
Biraz sonra istersen işte Multiple'in stratejisini de biraz değinebilirim ama benim VC'ye girişim...
Ve Fund of Fund'a girişim böyle bir hikaye.
Çok güzel bir hikaye. Aslında bir taraftan çok hızlı bir giriş.
Direkt NBA'den sonra çalıştığınız aile ofisi size direkt VC yatırım yapmayı davet etti.
Ama sonradan kendiniz evirdiniz.
Aslında Fund of Fund daha mantıklı olacağını.
Orada şey de dikkatimi çekti.
Aslında Almanya'da o senelerde Almanya'da bile fonlar çok yoktu demiştiniz.
Peki bu funda funds, fonlara yatırım yaparken o bir zorluk yarattı mı?
Yoksa doğru zaman, right place, right time miydi?
Yani aslında tam o zamanda fonlar da yeni yeni kuruluyordu ve onların ilk dalgalarını mı yakalayabildiniz?
Bence çok büyük bir imkanlı.
Right place, right time çok doğru.
Yani doğru zaman, doğru yer.
Bir şeyi görmek, bir nişi görmek yani bir detayı görmek ve o detaya inanmak gibi bir durum vardı 2012-2013'te.
Bence bugün aynı şekilde bir fund-to-fund'ı kurup ve başarılı yönetmek çok daha zor bir şey.
Bir detayını sana söylemek istiyorum.
Ben 2012-2013'te senede belki 50-60 fona bakıyordum.
Bütün Avrupa piyasası buydu.
Yani early stage VC fund konuştuğumuzda bütün Avrupa'da 50 ile 60-70 belki fon vardı.
Londra'da 7-8 tane fon vardı aktif olan, gerçek olan.
Yani yatırım yapılabilen fonlar.
Bu çok küçük bir piyasaydı ve nereye gidersem herkes kapısını açar ve benimle zaman geçirirdi ve çok enteresan buluyorlardı.
Hani Almanya'dan birisi gelip de kapıma vuruyor, çalıyor ve bana yatırım yapmak istiyor.
Londra gibi bir yerde bile ben ilk 3 fon yatırımında ilk...
Non-UK based yatırımcısıydım.
Yani Londra'daki fonların %100'ü neredeyse UK based, UK'de yaşayan yatırımcılar.
Bizim için çok farklı bir zamandı ve o farklı zaman tabii ki çok büyük bir avantajdı.
Çünkü neredeyse hiç kimsenin yapmadığı zamanda ben fund to fund işine girdim.
Ve 2013-2014'den sonra birkaç sene neredeyse kimse yoktu bu piyasada.
Tek private fund of fund olarak neredeyse tek yapıyordum bu işi bütün Avrupa'da.
Public fund of fundlar çok vardı.
Hani EIF olsun, başka British Business Bank, devletlerin kurduğu public fund of fundlar çok vardı tabii ki ve büyüktüler de.
Ama private fund of fund ve bunu uluslararası Avrupa'da yapan bir fund of fund yoktu.
O benim için büyük bir avantajdı.
Ama dediğim gibi hani şans...
Var tabii ki. Diyelim ki ben inanıyordum o stratejiye çok erkenden.
Bu strateji by the way Amerika'da görmüştüm 2013'te.
Yani orada vardı. Hatta birkaç senedir de yapıyordular.
Ve bana çok mantıklı geliyordu strateji.
Dedim ki Avrupa'da kimse yapmıyor bunu herhalde ben de ilk olurum.
Ve öyle hem ilk oldum hem iyi zamanda doğru zamanda başladım.
Hem arkamda iyi bir aile ofisi vardı buna inanan.
Bunların hepsi bir faktör.
Bunların hepsi olduktan sonra işte böyle bir şey kurabiliyorsunuz ve tecrübe kazanabiliyorsunuz.
Tecrübe kazanmak belki de en zor iş.
Bu işte çünkü çok yavaş her şey oluyor.
Yatırımlar çok yavaş oluyor.
Dönüşler çok yavaş oluyor.
Uzun bir zaman istiyor.
Onun için tecrübe kazanmak için yani ben şu an ben 12-13 senedir bunu yapıyorum ve hala...
Tecrübeniz yetmiyor diyorlar bazı yatırımcılar.
Düşünün bugün yeni birisi başlasa 12-13 sene sonra benim şu anki seviyeme ulaşıyor tecrübe olarak.
O da çok aktif olursa.
Dediğim gibi biz 55 fona yatırım yaptık ve birkaç fona onların arasında çok çok iyi gitti.
Hem tecrübe hem track record dediğimiz başarılı yatırımları yaptım.
Ve hala büyük institutional yatırımlara yetmiyor.
Öyle düşünmeniz lazım.
Zor bir iş bence ve çok uzun vadeli düşünen kişiler için ancak olabilen bir şey.
Çok risk içeren denilen bir esnekler ama aslında yatırımcılar çok konservatif olabiliyor aslında.
Peki multiple capital biraz anlatır mısın?
Bu ikinci fon.
Biz şu an üçüncü fondayız.
Üçüncü fondan yatırım yapıyoruz.
Seneye dördüncü fona herhalde başlayacağız öyle gözüküyor.
3 fonun içinde şu an 55 fon, senenin sonuna doğru 65 gibi bir fon olacak.
Multiple'in stratejisi şu, biz çok erken yatırım yapan ve çok küçük fon sayesinde, yani küçük fon volümüne olan fonlara yatırım yapıyoruz.
Bunun background'ı şöyle, bizce statistikler öyle gösteriyor ki küçük fonlar, Büyük fonlardan daha iyi dönüş getir getiriyorlar
ve bizim fokusumuz da 12 senedir budur.
Yani çok erken aşamada yatırım yapan çok ufak fonlara yatırım yapıyoruz.
Ortalama şu an fonların büyüklüğü genelde 20 milyon gibi oluyor ve bunu bütün Avrupa'da aynı şekilde yapıyoruz.
olarak değişik jeografilere yatırım yapıyoruz.
Hem de vertikaller olarak hani AI'dan tutun fintech olabilir, deeptech gaming vesaire vesaire.
Orada bir şeyimiz yoktur.
Kendi düşüncemiz yoktur.
Bu bölüm veya bu vertical daha iyi gidecek diye bir fikrimiz yoktur.
Biz aslında fun to fun olarak çok diversified Türkçesini bilmiyorum bu kelimenin kusura bakma.
Dağıtık diyebiliriz.
Dağıtık. O zaman o kelime ise çok dağıtık bir yatırım portföyü kurmaya çalışıyoruz ve fikrimiz olmadan en iyi yatırımcıları seçip
onların portföyüne güvenerek çok dağıtık yani dağıtık sayar kelime bin şirkete kadar bir portföy kurmaya çalışıyoruz.
Biz her sene 10 tane yatırım yapıp her fund of fund'ın içinde 30 tane...
fund yatırımı yapmış oluyoruz ve o 30 tane funda ortalama işte 30 şirkete yatırım yapmış oluyor girişimciye.
Bu da işte 900-800 ile 1000 arası yatırım şirketleri olmuş oluyor bir fund to fund'ın içinde.
Bu da bütün Avrupa'da dağıtılmış, bütün sektörlere dağıtılmış bir portfolyo oluyor.
Bize göre yatırımcıların %99'ına bu tarz bir ürün VC'ye yatırım yapmak için en iyi ürün.
Niye derseniz VC çok riskli bir bölüm biliyorsunuz asset class.
Yani başka asset classlarla karşılaştırırsanız VC tabii ki çok erken aşamada yatırım yaptığınız için çok büyük bir risk var.
Tabii ki getirisi de çok iyi eğer başarılı olursanız.
Başarılı bir şirkete yatırım yaparsanız ama genelde çok erken aşamada ortalama herhalde %80'i %90'ı başarılı değil.
%10'un da çok az bir oranda çok başarılı şirketler oluşuyor.
Yani biz 1000 şirketin içinde 10 ile 20 arasını çok başarılı olarak görüyoruz.
%200'ünü de başarılı görüyoruz.
Ama %80'i yani 800 şirket başarılı değil.
Tek yatırımlar yaparsanız direkt girişimcilere veya tek fonlara yatırım yaparsanız bir iki tane mesela Türkiye'de diyelim ki Türk fonlarına veya Almanya'da birisi Alman
fonlara iki üç tanesine yatırım yapıyor.
Bize göre bu yeterli değil.
Hani bu asset class'ı kapsamak için yeterli değil.
Genelde de hep böyle olur.
Yani bir aile ofisi diyelim ki Almanya'da genelde Alman fonlarına yatırım yapar.
Bir aile ofisi UK'de olursa, Fransa'da olursa genelde 2-3-4 tane Fransa'da bir fona yatırım yaparlar.
Bazı aile ofisleri direkt yatırım yapar.
Yani bir 5-10-15 tane şirkete yatırım yapar.
Again, 5-10 tane şirket yeterli değil bence VC'de.
Çok zor. Gerçekten bir alokasyon yapmak ve gerçek alokasyon eğer...
diversified olması gerekiyorsa ve öyle de olması gerekiyor diye düşünüyorum.
Bir fund of fund genelde yatırımcıların %99'u için en mantıklısı oldu.
Hem en ufakları hem en büyükleri için.
Onu daha detaylı söylemek istiyorum.
Hani siz diyelim ki yatırım yapmak isterseniz bütçeniz ne kadar olur?
Mesela diyelim ki 1 milyon euro bütçeniz var.
Örnek. 100 binde olabilir, 5 milyon olabilir.
Çok büyük bir farkı değil. 1 milyon euroyu Siz direkt yatırım gelişimcilere yatırım yapmak isterseniz melek yatırımcı bile olsanız hani bir senede 1 milyon euroya yatırım yapabilir
misiniz? Herhalde değil birkaç senede yapabilirsiniz 200 senede ve her sene diyelim ki 10 tane melek yatırımı yapabilirsiniz.
3 senede 30 tane yatırım yapmış olursunuz ve genelde yaşadığınız bölgede oldu.
Yani diyelim ki İstanbul'da bir melek yatırımcı birkaç senenin içinde işte 20-30 tane melek yatırımı yapabilir.
Bu normaldir. Bu çok sınırlı bir VC portfolyo demektir.
Neden? Çünkü sadece bir geografide belki de sadece anladığınız bir bölümde yatırım yapıyorsunuz.
Çoğu bölümlere yatırım yapmıyorsunuz demektir.
Mesela Life Science bölümü Türkiye'de o kadar da çok olmuyor girişimciler.
Genelde başka ülkelerde daha çok daha başarılı girişimciler oluyor.
Başka konularda da öyle ama mesela Gaming'de Türkiye şu an çok başarılı.
Ama Gaming sadece çok...
Nadir, çok ince yani sınırlı bir bölüm.
Yani siz çok sınırlı bir bölüme yatırım yapmış oluyorsunuz ve sınırlı sayıda...
Bu noktalara tek bir sepete koymuş oluyorsunuz.
30 şirkete bile yatırım yapsınız.
Düşünün bir equity fund, equity ETF'leri herhalde siz de biliyorsunuz.
Türkiye'de indeks fonları diyorlar galiba.
Evet, indeks fonları. 500, 1000 hatta birkaç indeks fonda binlerce...
Hisse senedi. Hisse senedi var.
Takip ediyorum. Ve bunu herkes tavsiye eder.
Hani normalde bir yatırımcı genelde indeks fonuna yatırım yapıp çok uzun vadeli tutmasını tavsiye eder.
Hani Almanya'da da öyledir. Her yerde de öyledir.
Türkiye'de de öyledir. Ve her hisse senedi bir VC yatırıma göre risk free diyebilirsiniz.
Neredeyse risk free. Yani genelde hisse senedi batmıyor.
Olabilir tabii ki teknik batan olabilir ama binde biri.
O alanda bile böyle riski bertaraf etmek için.
Yine de tavsiyeniz indeks fonu.
Ki düşünün daha riskli olan bir alan olan girişim fonlarına veya girişim şirketlerine de bu daha da önemli.
Aslında daha önemli ama tam tersi oluyor.
Hani insanlar bugün yatırımcıları anlıyorlar.
Bir indeks fonuna yatırım yapmak çok mantıklı.
Ve indeks fonuna yatırım yapıyorlar ve buy on hold strateji yani uzun vadeli onu orada bırakıyorlar.
VC'ye gelince herkes birden şey oluyor.
Her şeyi biliyorum gibisini ve gerçekten birkaç tane yatırım yapıp onların çok patlayacağını düşünerek yatırım yapıyorlar.
Ve bence bu çok büyük bir risk ve bu risk sonunda VC, asset class içinde bir büyük risk.
Çünkü genelde Almanya'da mesela gördüğümüz şey şu, bundan 10 sene, 15 sene önce...
direkt girişimcilere yatırım yapan aile ofisleri şu an hepsi geriye çekildi.
Cevapları şu. Cevapları şu.
Hani biz VC'ye yaptık.
VC'ye girdik biz.
Ne bileyim 15 tane yatırım yaptık.
Hiçbirisi bir şey getirmedi.
Ve para kaybettik. Onun için biz VC'den çıkıyoruz artık.
Biliyor musunuz? İsim vermiyorum ama Türkiye'de birisinden aynısını duydum.
Hatta daha da çarpıcı.
Çünkü dedi ki 30 tane melek yatırım yaptım.
5 tanesi İyi gitti.
8 tane daha hani şöyle böyle devam ediyor.
Diğerler battı. Dedik ki hani bu çok kötü.
Aslında tam beklemeniz gereken bir oran.
Yani gayet standart bir oran.
Ve bunu böyle hani ya işte bu hiç olmadı.
Batanlar oldu gibi pişman olduğunu şekilde anlatıyordu.
Halbuki hani dediğiniz gibi beklenen oran biraz da o şekilde aslında.
Ve başka bir konuda harcadığınız zaman.
Ve resource yani ne kadar zaman ne kadar para harcıyorsunuz bu 30 tane melek yatırımını yapmak için genelde buy and hold index fonu değil.
Değil mi? Sonuçta girişimcilerle görüşmeniz gerekiyor, bu zamanınıza ayrılmanız gerekiyor.
Belki birileriyle bu fikri konuşmanız gerekiyor.
Eğer yatırım yapıyorsanız bir şirkete yatırım yapmak, diyelim ki Türkiye'de biliyorsunuz bu işi ama eğer girişimci İspanya'da veya Almanya'daysa...
Zor bir prosedürü var.
Notere gitmeniz gerekiyor, investment agreement'leri okumanız gerekiyor normalde.
Yani bu çok hani bankaya gidip de bir indeks fonu alayım gibi kolay bir şey değil.
Ve emeği büyük. 30 tane melek yatırım yapan bir melek yatırımcı neredeyse süper melek diyoruz biz ona hani super angel.
50 ile 100 arası yapan melek yatırımcılar süper melek, süper angel diyoruz.
Çok büyük bir emek ister, çok büyük bir zaman.
harcamanızı ister. Ya çok profesyonel birisi olacaksınız, bu işin içinde zaten olacaksınız ve zamanınız olacak.
Hani mesela diyelim ki şirket kurdunuz, şirkete exit ettiniz, paranız var, zamanınız var ve 100 tane melek yatırımını yapıyorsunuz.
Bu olabilir. Ama siz eğer aile ofisinin içinde gayrimenkul real estate yanında başka yatırımlarınız var, indeks fonlarınız var, normal fonlarınız var, normal yatırımlarınız
var, ne bileyim Su, solar vesaire vesaire yatırımlarınız var ve bir bölümü de VC.
Tabii ki sizin yeterince normalde zamanınız olamaz bu VC'yi gerçekten profesyonelce yapmak için.
Ufak portfolyolar için çok zor bir şey.
Birisini işe alıp da yaptırmak da doesn't make sense.
Normalde eğer bir milyon veya ondan daha az bir yatırım yaparsanız zaten o kişinin kostu, gideri...
Mantıklı olmaz öyle bir portföy için.
Çok zor bir asset class diye düşünüyorum.
Çok da kötü konuşmak istemiyorum asset class ile çünkü kendim o asset class'ın içindeyim.
Ama bence benim yaptığım iş ve yaptığım konuşmalarımda, podcastlarımda, panellerimde senelerdir aynı şeyi söylüyorum.
Ben uzun vadeli Avrupa'da yatırımcı sayısının yükselmesini ve alokasyonların yükselmesini istiyorum.
Bunun için... yatırımcıların pozitif dönüşleri olması lazım.
Mantıklı ve pozitif.
Çok beklentili değil.
Beklentilerin arasında bir range olması lazım.
Ve onu da bulmamız lazım.
Ona geri dönmeleri lazım.
Eğer bu dönüşler olursa o zaman sağlıklı bir yatırımcı bazı oluşturabiliriz gelecek senelerde.
Eğer bunu yapamazsak, eğer yatırımcıların %90'ı Direkt yatırımı tercih ederse ve orada da para kaybederlerse çoğu ve öyle olur zaten.
Genelde VC öyle bir enstitüans.
Hani çok az kişi para kazanıyor, çok para kazanıyor ama çoğu hiç para kazanamıyor.
O zaman tabii ki bütün piyasa içinde, Avrupa içinde, Türkiye içinde bu daha çok negatif bir baz olur, bir piyasa olur.
Onu da işte 10 senedir bunun üzerine ben genelde çok konuşmaya çalışıyorum ve educate etmeye, bilgilendirmeye çalışıyorum.
Demin bahsettiğiniz konu da önemli buluyorum.
Fon yöneticiler arasında fark var.
Hani kimi fon yöneticisi çok başarılı oluyor, kimisi daha az başarılı.
O da önemli bir görev aslında.
Çünkü fonlarını değerlendirip iyilerine tekrar yatırım yapmak, iyi olmayanlar zaman içerisinde piyasadan dökülmesi önemli bir şey.
Dediğiniz gibi sağlıklı bir piyasa olması.
Çünkü bu sizin ana işiniz.
Dolayısıyla fon yöneticileriyle görüşmek, onları analiz etmek orada önemli bir görev yürütüyorsunuz aslında.
Bence öyle doğru. Hani belki bir bölümünü unuttum söylemeye.
13 sene önce biz 50 ile 70 fona bakıyorduk bir senede.
Bugün sayısı 800 ile 1000 arası.
Yani bugün aynı işi yapmak isteyen ve başlamak isteyen bence en az 700-800 fona bakması lazım.
Ve 700-800 fonu anlayıp yatırımını öyle seçmesi lazım.
Bence bugün o işe başlamak çok daha zor bir iş.
Ve haklısınız doğru fonlara...
Paranın gitmesi çok önemli.
Yanlış fonlara para giderse, yanlış fon deyince diyelim ki bugün eğer siz kalite farkını görebiliyorsanız bir yatırımcı olarak tabii ki kalitesi az olan, düşük olana yatırım yapmayıp
da kalitesi iyi olana yatırım yapmanız gerekiyor ki onlar da kalitesi iyi olan girişimcilere yatırım yapsınlar.
Eğer öyle olmazsa kaliteli girişimci buradan para almaz.
Yani almak istemez.
Çünkü kaliteli yatırımcı Amerika'da var veya çok az diyelim ki şu an kaliteli yatırımcı Avrupa'da da var ama genelde yeni yatırımcılara yeni fonlara yatırım yapmak isterseniz bence çok önemli ki bunu şeyde
görüyoruz public yatırımcılarla görüyoruz hani devlet yatırımcılarınla görüyoruz orada genelde insentif olayı alignment olayı olmadığı için yatırımlarda Farklı
bir gözle yapıldığı için hani mesela devlete yardım iş imkanı oluşsun gibi düşüncelerle yatırım yaptıkları için bence yatırımlar bazen geri dönüşe bakarsanız yani
return'a bakarsanız iyi yatırımlar olmadığını düşünüyorum.
Ve çok büyük paralar yanlış fonlara bağlandığını düşünüyorum Avrupa'da.
bu EIF gibi, KFW gibi, BBB, British Business Bank vs.
neredeyse bütün ülkelerin, Avrupa ülkelerinin kendine ait bir yatırım enstitüsü var.
Varlık fonu gibi. Varlık fonu gibi.
Ama oradaki işte insentifler aynı değil.
Hani düşünceler aynı değil.
Bir varlık fonu, bir ülkenin varlık fonu veya bir official public yatırımcısı genelde bizim gibi düşünmüyor.
Hani en iyi fona yatırım yapayım da en iyi...
Bürokratik...
Kriteri oluyor hani kendini esnekliğini sınırlayan.
Capital allocation sorunu oluyor.
Yani yanlış parayı yanlış yani doğru parayı yanlış yerlere yatırım yapmış oluyorsunuz.
Ve o yanlış fonlar yanlış girişimcilere bu parayı allocation ediyor yani yatırım yapıyor.
Ve böylece zaten Avrupa'da bir desavantajımız var Amerika'ya göre.
Şu an öyle ve son 20 senedir de zaten öyle ve bu gap gitme git büyüyor.
Hatta ufak ülkeler İsrail gibi ufak ülkelere göre bile bizim çok büyük bir desavantajımız var Avrupa olarak.
Ve biz eğer olan parayı doğru şekilde değil de yanlış şekilde yatırım yapıyorsak o yanlış şekilde yatırım yapılan paralar da yine...
O fonlar üzerinden yanlış girişim.
Zincir etkisi oluyor.
Çok büyük ve çok iyi.
Sizin 12 sene yaptığınız süre boyunca nasıl evrildi?
Bir şey bahsettiniz o zaman toplam 70 civarı fon vardı.
Şimdi 700-800.
Bu iyi bir girişme. Avrupa'da girişim sermaye ve venture capital gelişti.
Fonların fonu... Konusu o alanı, funda fund alanı da gelişti mi yeteri kadar yoksa orada hala büyük bir açık mı var?
Bence hala çok büyük bir açık var.
Hani biz şu an herhalde tecrübeli olan funda fundların bir el dolu funda fund var.
Yani 3-4 tane bence tecrübeli funda fund var Avrupa'da.
Bunu yine Amerika'yla kıyaslarsanız o zaman Amerika'da bunun 10 katı.
En az 10-20. Bu konuda Amerika daha iyi mi?
Yani biliyoruz ki venture capital konusunda hani silikon vade bir numara ama funda funds konusunda da.
Tabii ki. Bütün capital allocation konularında Amerika daha tecrübeli.
Daha iyi mi? Belki yanlış olur ama daha tecrübeli.
Daha erken bu işlere başlamış ve daha erken anlamış.
Mesela bir büyük bir pension fund.
Türkçesi. Ne bilmiyorum.
Emeklilik fonları. Emeklilik fonları.
Amerika'da çok büyük yatırımcıların genelde emeklilik fonları oluyor.
Emeklilik fonları anlıyor ki hani biz direkt yatırım yapmamız imkansız ve mantıksız olur.
Hani biraz önce çok ufak yatırımcılardan konuştuk.
Çok büyükler için de bu geçerli.
Hani çok büyük bir yatırımcı olursanız gidip de BC'ye çok büyük tekitler yazamıyorsun.
Hani imkansız oluyor ama büyük fund of fundlara yazabiliyorsunuz.
Onlar da ona sıra dağıtıyorlar çok fonlara ve böylece büyük bir emeklilik fonu da büyük bir rakamı park etmiş olabiliyor bir fund of funda.
Bu tür düşünce şu an Avrupa'da neredeyse yoktur sayılır.
Hani hiçbir yerde bir emeklilik fonu neredeyse yatırım yapmıyor VC as a class'ına.
bile değil de yani normal VC as a class'lara bile yatırım yapmıyor.
Hatta EIF bundan birkaç hafta önce bir statistik açıkladı.
Amerika'da pension fundların yani emeklilik fonların %2'si bütün paralarının %2'sini VC'ye allocate yapıyorlar.
Avrupa'da bu rakam 0.02.
Yani 100 kat daha az.
Ve enteresan olan şeyi o 0.02 oranın büyük bir kısmı da Amerika'daki VC fonları yatırılıyor.
Avrupa'daki emeklilik fonlardan.
Yani Avrupa'nın aldığı para daha az.
0.02'den de daha düşük.
Herhalde 0.01 gibi bir şey olması lazım diye düşünüyorum.
Ama Amerika'da bu herhalde şu an 20-30 senedir olan bir asset class.
Aktif yatırım yapılan bir asset class ve fund of fundlarında çok doğal olarak bir payı olan bir asset class.
Fund of fundlar en büyükleri milyarlarca dolar şu an.
AUM'leri var yani yatırım fonları var.
Avrupa'da en büyük private fund of fund'ın VC bölümünde herhalde 200 milyon gibi bir civarda şey var.
İlginç çünkü Avrupa'da fonlar da nispeten büyük.
Yani Amerika'da birçok mikrofon var.
Avrupa'da genel olarak gördüğüm kadarıyla ortalama fon büyüklüğü, VC fon büyüklüğü oldukça büyük.
Yani 200 milyon, 300 milyon.
Bunun çok enteresan bir nedeni var. Çok enteresan ve açık bir nedeni var.
Bu nedenle Avrupa'da büyük devlet fonları var.
Hani biraz önce konuştuğumuz public fund'lar var.
EIF gibi. Ve bunların sayesinde Avrupa'da böyle bir mismatch var.
Hani Amerika'da böyle bir şey olmuyor.
Eğer siz yeni bir fon kurmak isterseniz Amerika'da genelde...
50 milyonun altında kalırsınız.
Hani başarılı birisi olursanız 20 milyonluk 25 milyonluk bir fon kurarsınız.
Tamam çok büyük bir tanınmış VC funddan çıkıp da kendiniz kurarsanız olabilir.
Bazen öyle 100 milyondan üzeri de fonlar kurulabiliyor.
Ancak Avrupa'da hiç tercümesi olmayan bir ekibin EIF gibi yatırımcıların sayesinde 100 milyon, 200 milyon hatta 300 milyonluk fonlar kurabiliyorlar ilk fonlarında.
Bu çok mantıksız bir şey ve Amerika'da da mesela en mature yani en tecrübeli olan piyasalardan birisi görülmemiş bir şey.
Bu yine dediğim gibi biraz önce eğer yanlış kişiler yanlış parayı yanlış sonları...
Giderse zincir etkisi olur ve bence böyle çok mantıksız şeyler oluyor o zaman.
Yani normalde diyelim ki EIF yani public money olmadan bir fonu kurmak isteseniz neredeyse 10 milyona kadar bile çıkamıyorsunuz.
Çünkü kimse yatırım yapmıyor VC'ye.
Ama public money bölümüne girebiliyorsanız birden 50-100 milyonlu fon kuruyorsunuz.
Kişiler aynı. O çok enteresan.
Hani tecrübe aynı, kişiler aynı.
Bu Amerika'da yok.
Amerika'da eklesif fonu yoktur.
Kıyaslamak çok ilginç buluyorum yani bu ilginç bilgiler.
Birkaç söylediğiniz şey.
Bir tanesi 2010 civarında bu işe başladığınızda Avrupa'da, Almanya'da çok VC fonların olmadığını bahsetmiştiniz.
O da ilgimi çekti çünkü Türkiye'de de o sularda...
12 civarında ilk fonlar kurulmaya başladı.
212, E2VC, başkalar da.
Dolayısıyla aslında Türkiye çok da Avrupa'dan çok da geriden gelmiyor gibi bir izinim bıraktı bende.
Şey tarafında ise Fundafunds tarafında ben vardır belki.
Ama ben tanımıyorum Türkiye'de bir fon, girişim sermaye fonların fonu.
Bazı fonlar hem girişim şirketlerine yatırım yapıyor hem parasının bir kısmını başka fonlarına yatırıyor.
Ama sırf böyle fonla fon şekilde duymadım.
Bu belki bir açıktır Türkiye'de gelişecek bir alan.
O konuda çok enteresan bir fikrim var tabii ki.
Biz onu hybrid fund diyoruz.
Hybrid yani hem şirketlere yatırım yapıp hem fonlara yatırım yapıp hatta genelde böyle yani fonlara yatırım yaparız fonlardan source ederiz.
En iyi şirketleri buluruz ondan sonra direkt yatırım yaparız gibi bir düşünce var.
Bu çok güzel teoride ve bir insan bunu satmak isterse de çok enteresan tepki geliyor.
Hani genelde çok iyi bulunuyor.
Çok kolaymış ne güzel işte fonlara yatırım yaparız en iyilerine de direkt gireriz.
Böylece en iyilerinden birisi oluruz.
Teoride böyle, gerçekte böyle değil.
Türkiye'de birkaç tane çok enteresan fonlar var, çok başarılı olan fonlar var.
Onların arasında Early Bird East, şu an BECK isminde olan ilk fonu.
Bizim de portföyümüzde olan ilk fonlardan yaptığım fonlardan birisiydi.
Ve onların çok başarılı bir şirketi var portföylerinde.
UiPath, bir Roman asıllı girişimcilerin şirketi.
UiPath çok başarılı bir şirket.
Ama başarıyı gördükten sonra yani signaling olduktan sonra neredeyse imkansızdı başka birisi için o şirkete dışarıdan yatırım yapması.
Yani siz LP olabilirsiniz.
LP bizim jargonda şey demek fonlara yatırım yapan yatırımcılara LP denir.
Limited Partner. LP yatırımcı olabilirsiniz bir fona ama o fonun çok iyi şirketlerine genelde yatırım yapamazsınız.
İyi olmadan hani daha önce eğer bir riske girip de ben bu şirket çok iyi olabilir düşüncesinde yatırım yaparsanız olabilir tabii ki.
Ama o zaman risk alıyorsunuz.
Genelde aynı şeye giriyoruz.
Yine hani risk aldığınız zaman bir kısmı olabilir bir kısmı olmayabilir.
Bir konuda çok iyi bir bilginiz olur da riski azaltabilirseniz hani genel olarak konuşuyorum şimdi.
Tabii ki bunların hepsi mümkündür ama genel olarak hani çok detaylı bilgisi olmayan.
devamlı bu konuyla ilgilenmeyen, ilgilense bile bir signalden sonra yani sonra riski azaldıktan sonra o şirkete hala yatırım yapmak isteyen çok nadir oluyor.
Çünkü o şirkete herkes yatırım yapmak istiyor ondan sonra.
Signal olduktan sonra bütün dünyanın piyasası o şirketlere yatırım yapmak istiyor.
Herkese rakip oluyoruz.
Her yerde rakibiniz var. Amerika'dan rakipleriniz var, Avrupa'dan rakipleriniz var.
Sizi neden girişimci alsın?
O seviyeden sonra.
Doesn't make sense. Yani onun için biz mesela hybridse karşıyız.
Biz kendimizi direkt yatırımcı olarak görmüyoruz.
Bir girişimci genelde multiple'i tanımıyor.
Yani multiple tanınmış bir fund of funds.
Ama fonlar tanıyor bizi.
Fon kurucuları tanıyor bizi.
Fon yöneticileri tanıyor.
Girişimciler genelde bizi tanımıyor.
Yani bir girişimci neden bizim paramızı başka paraların üzerinden seçsin?
Sequoia gelip diyecek ki biz sizi çok beğendik size 10 milyon vermek istiyoruz ve biz geliyoruz biz de aynısını söylemek istiyoruz.
Girişimci neden bizi seçsin?
Öyle bir mantık yoktur.
Onun için genelde bu hybrid fund of fundlar bence teoride çok başarılı.
Gerçekte bir başarılı fund of fundı şimdiye kadar görmedim.
Ve görseniz de hani diyelim ki olabilir birisi şanslı olabilir başarılı olabilir.
Bunu tekrarlamak çok zor ve genel olarak piyasada öyle gelirler.
elde etmek çok zor bence.
Yani genelde hybrid fund of fundların çoğu herhalde başarılı olmaz diye düşünüyorum.
Bir şey daha dikkatimi çekmişti.
Bu emeklilik fonların girişim sermaye fonlarına yatırım yapma oranı.
Türkiye'de bireysel emeklilik sistemi var.
Bu bireysel emeklilik sistemindeki fonlarının mevzuata göre yönettikleri tutarlarının yüzde ikisi Türkiye'deki girişim sermaye yatırım fonlarını yatırmak zorunda.
Zaten 2019 Bu yana büyük bir büyüme var girişim sermaye yatırım fonu sektöründe.
Bir kısmı da bu nedenle baya bir nudge oldu paranın bu tarafına atması için.
GSYF mi diyorlar ona?
GSYF evet girişim sermaye yatırım fonu.
Bu 2018 civarında çıkarılmış bir...
Yani yasa Türkiye'de ya da mevzuat local legal structure framework şey için VC'ler için ve bu gibi teşvikler var paranın bu mevzuata göre kurulmuş fonlara
yatırım yapılması için.
En büyük orada biraz da sınırlayan şey girişim sermaye yatırım fonu mevzuatındaki fonlar Türkiye'deki girişimlere yatırım yapmak zorunda.
%15'e kadar yurt dışına yatırım yapabiliyor ama o da %15...
Yönetmek zor olduğu için yani bir hedefiniz olmaz.
%15 zaten şey oluyor yani tezimizin dışında bir yatırım şeklinde olur.
Dolayısıyla genel olarak Türkiye'ye yatırım yapmak durumda ama böyle bir teşvik var.
O da buradaki sektörün hızlı büyümesini sağladı.
Ama ben de görüyorum sizin bahsettiğiniz yani o fonları değerlendirme görevi o da önemli.
2012'de kurulmuş olan fonlar genellikle 10...
Yıllık bir yaşam döngü düşünebiliriz fonlar için.
Bir de ertelemeler oluyor exit etmek için.
Yani hala ilk nesil değiliz aslında.
Yani ikinci nesil belki başlıyor.
İkinci, üçüncü fonlar kurulmuş.
Bu iyi yöneticilerin tanınması, iyi olmayan yöneticilerin biraz pazardan çıkması daha yeni yeni yaşanıyor gibime geliyor.
Belki Avrupa'da da aynı şekilde ama Türkiye'de de daha bu evirden geçecektir.
GSIF olayı bence biraz önce de anlattığım gibi işte örnek olarak da çok iyi bir örnek.
Hani demiştim ya doğru parayla yanlış fonlara yatırım yapıp teoride iyi olabilen ama gerçekte yanlış zincirlemeler olabilen bir çok güzel bir örnek
bence GSIF. Hani biz mesela şimdiye kadar GSIF fonlarından hiçbir tane enteresan bir tane görmedik Fund2Fund yatırımcı olarak.
İşte orada para var.
O parayı biz toplayabiliriz.
Bu para ancak Türkiye'ye yatırım yaparsak toplayabiliyoruz.
O da büyük bir risk.
Çünkü Türkiye'de başka fonlar da var GSYF olmayan.
Ve onlar daha çok seçilen fonların arasında olur diye düşünüyorum.
Hani birkaç tanesini saymıştınız.
Daha tecrübeli olan işte 10 senedir piyasada olan fonlar.
En iyi girişimcileri herhalde onlar kazanır portföylerinde.
Ve GSF fonlarda işte adverse selection dediğimiz ikinci sınıf, üçüncü sınıf girişimcilere yatırım yaparsa ve sadece Türkiye'de yatırım yapma mecburiyeti varsa ve kişilerde
işte parayı kolay toplayabiliyoruz çünkü bunu yaparsak kolay toplayabiliyoruz.
Bu güzel bir örnek hani EIF dediğim Avrupa'da da public money'ler bazen böyle kriterler koyup işte bunu yaparsanız size o zaman fonun yüzde ellisini verebiliyoruz.
Ve adamlar da diyor ki o zaman çok mantıklı, çok kolay.
Biz en iyisi buna bir ağırlık verelim.
Fonun %50'sini toplamış oluruz.
Bence GSHF bu örneklerden birisi.
İçerisi bir teşviklerde yaratmış olabiliyor.
Yani birisinin en doğru yatırım nerede onun peşinde gideyim dense para nereden alabiliyorsam oradan alayım.
İki tane düşünce var.
O emeklilik fonu.
amacı normalde emekliler için en iyi getiri elde etmek.
Riske göre. Değil mi?
Aslında amacı o olması lazım.
Çünkü ben emekliysem emeklilik fondan iyi bir getiri istiyorum.
Emekliliğimi garantiye almak istiyorum ve ileride 30 sene 40 sene emeklilik almak istiyorum ve en iyisi hani güzel bir return olsun, getiri olsun, güzel bir emeklilik alayım.
Bir emeklilik fonun Türkiye VC piyasasını geliştirme amacı olmaması gerekiyor.
Bir emeklilik fonunun iyi yatırım yapması gerekiyor.
Bir emeklilik fonunun iyi yatırım yapması için diyelim ki VC alokasyonu yapmak istiyorsa o zaman VC asset class'ında en iyi şekilde nasıl yatırım yapabilirim?
Sadece Türkiye değil. Nereye yatırım yapabiliyorlar?
Avrupa'daki emeklilik fonlar %2 kadar yatırım yapsalar ne güzel olur.
Sadece Amerika'ya da yatırım yapmasa da Avrupa'ya da yatırım yapsalar ne kadar güzel olur.
Teoriyi bağlamak ve öyle bir mecburiyet getirmek yanlışlıklar.
Ben şey diyorum Avrupa'da çok iyi yatırımcılar var.
Avrupa'da çok iyi girişimciler var.
Ben emeklilik fonlarına Almanya'da da mesela veya başka ülkelerde diyorum ki Amerika'ya yatırım yapmanız gerekmiyor.
Veya yapıyorsanız da buraya da yapın.
Çünkü çok iyi fonlar var.
Biz size yardımcı olabiliriz, seçebiliriz.
Veya bizi kullanmak istemiyorsanız kendiniz de yapabilirsiniz.
Veya başka fondofantları da kullanabilirsiniz.
Burada piyasa var.
Gerçek bir return eden piyasa ve kendisini de göstermiş eden piyasa var.
20 senedir iyi fonlar...
Piyasada olduğu için bu gerçek bir şey.
Ama Almanya'nın emeklilik fonları gidip de sadece Almanya'daki fonlara yatırım yapması çok mantıksız bir şey olur.
Düşünün Türkiye'deki bir emeklilik fonu hisse senetlerine sadece Türkiye'deki hisse senetlerine yatırım yapsa.
Apple'a, Google'a, Microsoft'a, Nvidia'ya, Amerika piyasasına, Avrupa piyasasına yatırım yapmayıp da sadece Türkiye'deki hisse senedine yatırım yapsa.
Bence bilmiyorum öyle mi ama zannetmiyorum öyle olsun.
Herhalde her emeklilik fonu gibi uluslararası hisse senetleri alıp koyarlar portföyeye.
Çok normaldir bu değil mi?
Evet aynı şekilde.
VC'ye gelince tam tersini yapmaya çalışıyorlar.
VC'ye gelince birden hani neden uluslararası yapalım?
Biz sadece Türkiye'deki girişimcilere yatırım yapacağız.
Çok mantıksız bir şey bence.
Bu da çok açık ve net.
GSYF fonların çoğunun başarısız olacağını şimdiden görüyoruz.
Türkiye ve Doğu Avrupa'ya bakan BEC fonuna bahsettiniz.
Cem Sertoğlu'nun yöneticisi olduğu.
Başka Türkiye'ye de bakan fonlara da bakmışsınızdır.
Sizin görüşünüz nedir bu coğrafyalarda?
Biz fon, biz genel olarak hani biraz önce araştırdım kelimeyi bulunan tahmin.
Tahminden bağımsız yatırım yapmaya çalışıyoruz.
Tahminden bağımsız, forecast free yatırım yapmaya çalışıyoruz.
Jeografi için de öyle ve sektörler için de öyle.
Ben ilk Türkiye'ye baktığım senesi 2013'tü.
2014'te herhalde Early Bird East'in ilk fonunu, yani Beck'in ilk fonunu yatırım yapan kişilerdim.
O da aynı şekilde herhalde tam olarak bilmiyorum bir gün Cem'le konuşursan o sana doğrular.
İlk private Türk olmayan, Türkiye'den olmayan bir yatırımcı oldum.
Yani Almanya'dan veya Avrupa'dan ilk yatırımcıları bendim.
Türkiye'de yaşamayan birisi olarak.
Biz o zamandan beri Türkiye pizasına genel olarak bakıyoruz.
Ondan sonra ikinci bir fon daha yaptık Türkiye'de.
Hani ikinci vintage kapsamak için.
Ve genel olarak da genelde Türkiye'deki fonların hepsine de bakıyoruz.
Ve enteresan olanlara bakıyoruz öyle söyleyeyim.
Bu aynı şekilde Romanya için, Bulgaristan için, Macaristan için, Polonya için geçerli.
Baltics'te birkaç tane fon yatırımı yaptık.
Balticum, Baltics fokuslu olan ve Nordics fokuslu olan da fonlara yatırım yaptık.
Ama tabii ki Almanya ve UK'de çok fonumuz var o 55'ler arasında.
%20 kadar Amerika alokasyonumuz var.
O da inbound oluyor genelde.
Çok iyi fonlar gördüğümüz zaman yapabiliyoruz.
Biz genelde Amerika'ya screen etmiyoruz.
Bütün fonlara bakmıyoruz. Çünkü o bir tane daha bin fonluk bir universe olur.
O kadar şeyimiz yoktur bizim.
Ama inbound geliyor bazen.
Referrerler geliyor. Yani tanıdıklardan iyi tavsiyeler geliyor.
Orada da her sene bir iki tane Amerikan fonu da yapıyoruz.
Peki Avrupa'da gidişat nasıl görüyorsunuz?
Demin bahsettiğiniz gibi Amerika'ya VC alanda, Amerika'ya yatırım yapmak zorunda değilsiniz.
Artık Avrupa'da da güzel yatırımlar yapabiliyorsunuz.
Burada Avrupa'da konuşulan bazı konular Türkiye için de geçerli.
Birçok exit zorluklardan da bahsediliyor.
Bu konular Avrupa'da gitgide kendi çözüyor mu?
Yoksa başarılı fonlar aslında hani Amerika'ya işte UiPath de öyle aslında Amerika'ya şirketin devamını Amerika'da yürüttü.
Başarıya giden model olmadığı yoksa Avrupa ekosistemi kendisi de mi gelişiyor?
Nasıl görüyorsunuz? Orada da çok net bir cevabımız var bizim fund to fund olarak, multiple olarak.
Bizim ağırlık verdiğimiz şey buradaki erken aşamada yatırım yapan ufak fonlara yatırım yapmak.
Yani erken aşamayı kapsamak, erken aşamayı...
ve ilk yatırımcılardan birisi olmak.
İkinci, üçüncü aşamadan sonra Series A dediğimiz veya Series B dediğimiz aşamalardan sonra eğer bir başarılı şirket olursa piyasa global bir piyasa.
Yani bize göre bizim portföyümüzde birkaç şirket, UiPath da onlardan birisi, belirli bir aşamadan sonra Amerika'dan para alması çok normal ve rakip olan bir piyasa,
global bir piyasa. Seed Stage'de bu böyle değil.
Yani çok erken aşamalarda global bir piyasa değil, çok lokal bir piyasa.
Yani seed stage'de mesela Türkiye'deki girişimcileri genelde Türkiye'deki yatırımcılar yatırım yapar.
Bazen sektör fokusu olan Türkiye dışında da gelip seed stage'e yatırım yapan olabilir ama çok nadirdir.
Ama Series A olduğu zaman bütün büyük fonlar gelip Türkiye'deki piyasaya da bakabilir tabii ki.
Çünkü azalıyor, şirket azalıyor.
Seed stage'deki veya pre-seed stage'deki sayı...
Series A'de %20 gibi, %10 gibi belki de başarılı olanlar.
Yani çok az şirkete bakabiliyorsunuz ve böylece piyasa globalleşiyor.
Series A ve Series B'de rakip olmak çok zor bence Avrupa'da.
Biz onun için Seed'i seçiyoruz.
Seed'de bizim bir avantajımız var.
Ama Seed'den sonra tabii ki isteriz ki en büyük, en iyi isimler yatırım yapsın bizde.
Aynı şekilde Exit için de öyle düşünüyoruz.
Bir şirket bizim portföyde çok başarılı ise en iyi exit rotu Amerika.
Yani Amerika'da bir IPO yapması ve Amerika'da bir trade sale yapması.
IPO yaparsa zaten bütün Avrupalılar için de geçerli ve yatırım yapabileceği bir hisse senedi piyasası.
Avrupa kesilmiş, Avrupa'dan çıkmış gibi bir şey yoktur.
O şirket nerede olursa olsun siz Avrupalı bir yatırımcı olarak ona inanıyorsanız diyelim ki bir emeklilik fonu o zaman o hisse senedi alabilirsiniz.
Bugün herkes Avrupa'dan UiPath'ın hisse senedini alabilir ve UiPath'ın bir payı olabilir.
Yani bir hisse senedi sahibi olabilir.
Bir yatırımcı olarak bizim yatırımcılara en iyi dönüşü nasıl getirebiliriz?
Bence... En iyi şekilde Amerika'daki piyasaya getirmek.
Eğer Amerika'da bir exit yapabilirse bizim şirketler daha iyi bir exit elde geçebilirler.
Orada da bir trend görüyoruz.
Hani bazen trade seller'de mesela Avrupa'dan da teklifler geliyor ve satışlarda oluyorlar.
Bizim iki sene önce Almanya'da en büyük unicorn exitimiz oldu.
Alman bir şirket SAP aldı.
Bu iyi bir trend ama...
Yine söylüyorum bence belli bir seviyeden belli bir aşamadan sonra kapital piyasası global bir piyasa.
Peki bu durumda yatırım yaptığınız fonların böyle Amerika'ya yatırım yaptıkları girişimleri Amerika'ya götürmek onların tezin içinde olması sizin
istediğiniz bir şey mi özellikle?
Tabii ki. Dediğim gibi eğer iyi bir iş yapmak istiyorsak eğer bizim fokusumuz para.
Parayı geriye dönüştürmek ve iyi bir return elde etmek istiyorsa o zaman bu anahtar bir master.
Bütün insanların aslında peşinde olması gereken bir şey.
Mantıklı. Amerika'da değil yani bu belki şu an Amerika olabilir.
Belki 5-10 sene sonra başka piyasalar daha kompetitif olabilir onu bilemiyoruz.
Şu an ama tabii ki Amerika en kompetitif piyasadır.
Teknoloji için. Teknoloji için ve her türlü şekil için.
Eğer bir IPO yapmak istiyorsanız, o zaman Amerika, Nasdaq Amerika hala bir numara bir piyasa.
Zamanınız daralıyor.
Ben şeye geçmek istedim.
Birkaç ne hızlı soru.
İlki sevdiğiniz, önermek istediğiniz bir kitap ya da bir kaynak var mıdır?
Çok var. Malcolm Gladwell'ın belki de Outlier.
diye bir kitabı var. O çok enteresan hem de database yani data kullanan çok bir kitap.
O iyi. Onu tavsiye ederim.
Sizin fikrinizi değiştirdiğiniz bir konu var mı?
Bir yatırımcı olarak devamlı bunu düşünmek zorundasınız.
Devamlı kendinize soru işareti olması lazım ve o soru işaretini devamlı göz önünde bulundurmanız lazım diye düşünüyorum.
Tabii ki oldu öyle şeyler. Hani biz 3 sene önce Almanya'yı çok iyi bulan bir kişi olarak Lüksamurta taşındık.
Lüksamurta yaşıyoruz bugün. O büyük bir değişimdi bizim için.
Ama genel olarak o da çok enteresan bir şey.
Genel olarak insanlar ve tezlerin de bence çok çabuk değişmemesi gerekiyor.
Düşünüyorum. Bizim tez mesela dediğim gibi 13 senedir aynı tez.
Ve her sene düşünüyoruz.
Yanlış yapıyor muyuz?
Değiştirmek gibi bir mecburiyet var mı?
Daha iyi bir şey var mı?
Ve her sene buna bakıyoruz ve her sene karar veriyoruz ki değiştirmiyoruz.
Tez hala aynı geçerli.
Tezin içinde tabii ki nuanslar var.
Mesela sektörler değişiyor.
Biz bundan 10 sene önce neredeyse sektör fokuslu bir VC fund yoktu piyasada.
Şimdi %80'i sektör fokuslu.
Yani onun için bizim tabii ki bu konuda...
Sektör fokuslu 10 sene önce hiç olmayan bir portföyde.
Şimdi sektör fokuslu yatırımcı fonlarımız bizim %80'lerdeyiz.
Her türlü sektöre de yatırım yapıyoruz.
Yine orada bunu belirlemek istiyorum.
Tahminsiz yapmaya çalışıyoruz.
Tahminimiz olmadan, tahminden bağımsız yatırım.
Yani siz fonun yöneticisini değerlendiriyorsunuz.
Fonun yatırım yaptığı coğrafya veya sektörü.
Fon'un yöneticisine bırakıyorsunuz.
Biz onu öngörmeye çalışmıyoruz.
Çünkü bugün yaptığınız girişimciye, yatırım yaptığınız bir girişimciye 5-10 sene sonra ancak görebiliyorsunuz gerçeği.
Hani olabiliyor mu, enteresan mı, başarılı mı veya değil mi?
Bugün bunu şimdiden, bugünden bilmek imkansız bir şey.
Öyle düşünüyoruz biz. Onun için biz bugün en iyi şekilde...
Olanağı biraz yükseltebiliyoruz.
İyi yatırımcılara, iyi girişimcilere yatırım yapmak olanağını biraz yükseltiyoruz ama hala yine bizim tahminimizde nereden çıkacağı, hangi sektörden çıkacağı ve hangi jeografiden
çıkacağını bilmiyoruz.
Bunu ancak 5-10 sene sonra görebiliriz ve kimse bilmiyor bunu.
Bunu zaten bilsek... İşimiz çok kolay olur.
Çok keyifli bir sohbet oldu.
Bu sektör, girişim, sermaye yatırım, venture capital sektörün Avrupa'da gelişiyor olması.
Bunu dinlemek keyifli oluyor.
Bunu görmek de ilginç oluyor.
Çünkü hem Türkiye'de aynı evirden geçiyor.
Avrupa'nın diğer ülkelerden çok da geride olmadığını görüyorum.
Ama bütün Avrupa'da gelişiyor bu.
Gelişim görmek de keyifli.
Daha bir yol var.
Güzel gelişmeler var. Onun için bence keyifli bir sektör oluyor.
Güzel bir çıkışlar hem Avrupa'da hem Türkiye'den de exitler de olmuş.
Başarılı fonlar da olmuş.
Siz de bunlardan bazılarında yatırımcısı da olmuşsunuz.
Çok teşekkür ederim.
Son sözünüz varsa bir son söz sizi bırakayım.
Ben katılıyorum söylediklerinize ve piyasa olarak hem Avrupa hem de Türkiye gibi piyasalar bazen göz önünde bulundurulmuyor.
Bence çok enteresan başarılar oldu Türkiye gibi piyasalarda ve Avrupa'nın da çoğu piyasalarında, jeografilerinde.
O çok önemli. Yani çok odaklı olmamalı gerekiyor bir yere.
veya bir coğrafya veya bir sektöre bence dağıtmak VC'de eğer yatırımcı olmak istiyorsanız çok mantıklı bir şey.
Bunu kendiniz yapabilirsiniz veya yani kendiniz fund yatırımlar üzere yapabilirsiniz veya fund of fund kullanabilirsiniz daha kolay olması için.
Bu herhalde son sözüm olur.
Süper. Çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim. Sağ olun.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
