
Daha Fazla Kadın, Daha Güçlü Bir Girişim Ekosistemi - Nihal Güngör (SistersLab) TRVC 30
1 Temmuz 2026 · 26 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu bölümde konuğum, SistersLab – Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği'nin kurucu üyelerinden Nihal Güngör.Bu bölüm, TRVC'de alışık olduğumuz klasik girişim sermayesi veya startup kurucusu sohbetlerinden biraz farklı. Konuştuğumuz konu, girişimcilik ve teknoloji ekosisteminin geleceği açısından son derece önemli: Teknoloji alanında daha fazla kadın nasıl yetiştirilir, desteklenir ve liderlik pozisyonlarına taşınır?Nihal ile, Türkiye'de ve dünyada kadınların STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarındaki temsiliyetini, teknoloji girişimciliğinde ve yatırım ekosistemindeki kadınların rolünü ve SistersLab'in bu alanda nasıl bir sosyal girişim olarak ortaya çıktığını konuştuk.Sohbetimizde ayrıca:• Türkiye'de kadınların STEM alanlarına katılımındaki mevcut durumu ve uluslararası karşılaştırmaları,• Türkiye'nin kadın girişimciler ve kadın teknoloji liderleri açısından güçlü yönlerini,• Bir sosyal girişimin sıfırdan nasıl kurulup büyütülebileceğini,• Sosyal girişimcilik ile girişim sermayesi ekosistemleri arasındaki benzerlikleri,• SistersLab'in Birleşmiş Milletler, özel sektör ve uluslararası kuruluşlarla yürüttüğü çalışmaları,• Deprem bölgesindeki genç kadınların teknoloji alanında istihdamını artırmaya yönelik projeleri,Bu bölümün belki de en önemli mesajı şu: Daha kapsayıcı, daha çeşitli ve daha güçlü bir teknoloji ve girişimcilik ekosistemi inşa etmek, yalnızca eşitlik açısından değil, aynı zamanda daha başarılı şirketler ve daha güçlü bir ekosistem yaratmak açısından da kritik öneme sahip.Nihal'in de anlattığı gibi, değişim çoğu zaman büyük planlarla değil; küçük bir fikir, bir atölye çalışması veya bir kişinin başkasına yol göstermesiyle başlıyor.Konuşmada adı geçen bazı kurum ve organizasyonlar:• SistersLab• TurkNet• Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu (CSW)• UN Women• Sabancı Vakfı• Sivil Toplum için Destek Vakfı• Hepsiburada• L'Oréal Türkiye• Arya Women Investment Platform• Founder One• Endeavor Türkiye• İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülleri• İlk Fırsat Programı• How I Built This PodcastTRVC – The Turkish VC Podcast, Türkiye girişimcilik ve yatırım ekosisteminin kurucularını, yatırımcılarını ve ekosistem liderlerini ağırlamaya devam ediyor.Kanalımıza abone olmayı, videoyu beğenmeyi ve görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın.
Transkript
Yeni bir TRVC bölümüne hoş geldiniz.
Bugün yine Türkçe bir bölüm çekiyor olacağız.
Bugün konuğum Nihal Güngör, Sisters Lab'den.
Nihal, hoş geldin. Hoş buldum, merhabalar.
Biraz bir giriş yapayım.
Çünkü biraz farklı bir bölüm.
Nihal bir girişim sermaye yatırım fonu yöneticisi değil, bir sosyal girişimcisi.
Sisters Lab, İngilizce ismini de anlatıyor ama Türkçe ismini de açıklayıcı.
Bilim ve Teknoloji'de Kadın Derneği.
STEM alanlarında kadınlar, kız öğrencilerinin katılımını artırma hedefleyen bir kurum.
Şimdi benim de önem verdiğim bir konu ve de yurt dışında, uluslararası çapında da konuşulan bir konu.
Teknoloji girişimlerinde, teknoloji sektöründe.
baktığınızda kadın girişimciler daha az oranda fonlanıyor.
Bunu da araştırırken konuşulan bir konu venture capital fonlarda yurt dışında kadın yöneticilerin sayısı oranı daha düşük.
Oradan kaynaklanan bir zincirleme etkisi de olabilir.
Dolayısıyla uluslararası çapta da konuşulan bir konu.
Türkiye'de de içinde de bunu konuşalım.
Aslında yıllardır tanışıyoruz.
TürkNet kapsamında yollarımız kesişti.
Bu podcast'ta da davet etim kırmadı.
Sağ olsun Nihal beni.
O zaman ben Belki oradan başlayalım.
TürkNet'teki bir istidam hani kadın teknoloji ekiplerimizde kadın çalışanlarına, iyi adaylarına biz de eksik kalmayalım onlarla da ulaşmayı beraber çalıştık.
Belki oradaki çalışmalarımızda beraber yaptığımız çalışmalarda bahsedebilirsiniz.
Çok teşekkür ederim öncelikle Yunus Bey davetiniz için.
Benim için bu yayın aslında böyle birazcık daha öğretici bir süreç de oldu öncesinde.
Çünkü hem böyle VC tarafını bir araştırma sürecim de oldu davet edilirken.
Çünkü sizin de anlattığınız gibi sosyal girişim tarafımız olduğu için bizim...
Rek olarak VC ile tam uyuşmasak da benzer yönlerimiz çok fazlaydı.
Bunun sayenizde de böyle çokça çalışmış olduk.
Ben çok kısa bir Sisters Lab'den vekemden bahsetmek isterim.
Ben Nihal Güngör. Sisters Lab Bilim ve Teknoloji'de Kadın Derneği kurucu üyelerindenim.
Dernek evet ama bir sosyal girişim arka planımız var bizim.
Ve biz 3 kız kardeş olarak bunu kurduk.
Yani Sisters aslında oradan geliyor.
Lab ise evimizde bir maker laboratuvarı vardı.
Ondan yola çıkarak hani Sisters Lab bize uygun dediğimiz bir çalışma oldu.
Ablam var Hilal ve kız kardeşim var Merve.
Ablam şu an İngiltere'de yaşıyor ama...
Uzaktan bize o özel sektör tarafı olan ve zaten yazılımcı olan biri olduğu için o bize destek veriyor.
Merve ile ben ise Türkiye'deki operasyonları yürüten, fon hibelere başvuran ve partnerlik ilişkilerini kuran bir yerdeyiz.
Bizim temel amacımız aslında siz özetlediğiniz zaman ben bir daha detay verirsem bizim en temeldeki bu daha çok erkek egemen bir alan olan teknoloji sektöründeki kadın istihdamını arttırmak ve buradaki kadın girişimcileri desteklemek.
Bu alandaki kadın rol modellerinin daha görünür olmasını sağlamak.
Burada da aslında biz çeşitli fonlar, hibeler alarak Sivi toplum kuruluşlarından, Birleşmiş Milletler Ajanslarından, Avrupa Birliği'nden, Büyükelçiliklerden, işte Fransa gibi, Danimarka, Hollanda, Amerika gibi yerlerden fonlar alarak projeler
hayata geçiriyoruz, programlar yapıyoruz.
Burayı Türknet'e bağlayacağım şimdi.
Sizinle evet dediğiniz gibi çok uzun zamandır tanışıyoruz ve bize her zaman gerçekten böyle yolları açan bir yerde oldunuz.
Bize sürekli böyle bağlantı sağlayan bir yerde oldunuz.
Bu bizim için çok kıymetli. Kıtkımız ufak ama.
Bizim için ama çok büyük.
Sizin için ufak olan şey bizim için çok büyük çünkü Türknet gibi köklü bir yerle yan yana.
bulunmak. Bu bizim hem imajımız hem de referanslarımız açısından oldukça değerli.
Potansiyel fon verenler buradaki bizim partnerliklerimizi görünce bize daha böyle çok daha hızlı bir şekilde genç olmamıza rağmen henüz 5 yaşında bir derneyiz biz.
Genç olmamıza rağmen aa çok güzel yerlerle bağlantılarınız var.
Evet o zaman demek ki siz gerçekten büyük operasyonları yürütebiliyor.
Fonları da yürütebiliyorsunuz diyorlar.
Bu bizim için çok kıymetli.
Türkiye'de aslında yolumuz şöyle kesişti.
Bizim hem Sabancı Vakfı'ndan hem de Sivil Toplum için Destek Vakfı'ndan aldığımız bir destek vardı.
Bu desteklerin Temeli aslında 6 Şubat depremleriyle beraber biliyorsunuz ki büyük bir yıkım yaşandı.
Ve daha sonra orada birçok insani yardım desteği sağlanırken en önemli olan gençlik konusu ve eğitim konusu yine arka planda kalmış oldu.
Maalesef Türkiye'nin gerçeklerinden birisi bu.
İhtiyaç dediğimize ilk iş böyle yemektir, barınmadır gibi tabii ki çok önemli olan ihtiyaçlar ön plan alınıyor.
Ama eğitim süreci hep arka planda kalan ve öğrencilerin eğitimleri sekteye kalan bir süreçte oluyor.
Biz de bu sene ne yapabiliriz dedik.
11 ilde yaşayıp veya 11 ilde ailesi yaşayan üniversite öğrencileri...
ve mühendis bölümü öğrencilerin 3.
4. sınıf ve yeni mezun öğrencilerin istihdam edilebilirliğini artırmak istedik biz.
Bu yüzden hem onlara uzun süreli farklı farklı başlıklarda yazılım akademileri yaptık.
Buradan başarılı olan gençler ise potansiyel partnerlerimize ve partnerlik kurduğumuz şirketlere, TürkNet de bunlardan birisi, iş başı yapmalarını sağladık.
Staj ve Junior pozisyonlarda.
Burada TürkNet'le de görüştüğümüzde bize çok sıcak bir şekilde döndüler ve hızlı bir şekilde biz de bu projenin parçası olmak istiyoruz dediler.
Bize 4 kişi istihdam...
etmişti kişilere. Hatta hala orada devam eden kişiler de var.
Bu bizim için büyük başarı çünkü oradaki etkiyi ölçebileceğimiz bir süreç de var aslında diyebilirim.
Böyle bir toparlayayım.
Süper. Şimdi çalışmalarınızı da gelelim ama önce biraz daha hani çerçeve çizelim.
Şimdi demin bahsettim yurt dışında konuşulan bir konu teknolojiyi startuplarda işte girişimlerde kadın kurucu oranı düşük işte VC fonlarda kadın yöneticisi oranı düşük.
Bir taraftan ilginç bir şekilde Türkiye'ye baktığımda ne var ki?
Baş çok başarılı. Hem girişimci, kadın girişimcilerimiz var hem fon yöneticilerimiz var.
Bazıları podcast bizde konuk ettik.
Mervez Abca, Gizem Yaz, Dilek Dayınlarlı, Endeavor Türkiye başında Aslı Kuru Türkmen.
Türkiye'nin altı unicorn sayılıyor galiba şu an.
Onun da... 3'ü ve 4'ü de kadın kurucusu var.
Hande Çilingir, en son Loom Games'in CEO'su, kurucusu Kübra.
Hepsini saymayayım şu an.
Ama tabii bu biraz da görünen yüzü.
Şeyden başlarsak, aslında üniversite ve STEM bölümleri, STEM dediğimiz aslında İngilizce bir science, technology, engineering, management, math, matematik, mühendislik,
bilim, teknoloji bölümlerinde kadın ya da kız öğrenci oranlarımız nasıl?
Nasıl görüyorsunuz durumu?
Oldukça maalesef yani karamsarlık değil bu gerçek bir veri.
Bu bayağı kötü bir durumda.
Bizim zaten temel çıkış noktalarımızdan birisi de buydu.
En son TÜSİAD'ın bir araştırmasına bakmıştık.
Hatta bu yayın başlamadan önce de ufak bir konuşma şansımız olmuştu sizinle.
Buradaki araştırmada sistem alanlarındaki kadın öğrencilerinin oranı %22'lerde kalıyor.
Pardon %32'lerde.
Bu ama istihdam geçiş sürecine daha da düşüyor.
%22'lere kadar düşüyor.
Bununla ilgili çok ciddi bir düşüş var.
Hatta daha sonra istihdama girip istihdam...
Ondan bir şekilde evlilikten ötürü, hamilelikten ötürü veya başka sebeplerden ötürü ayrılıp bir daha işe giremeyen kadınlar da mevcut.
Dolayısıyla oradaki oran gittikçe düşüyor.
Görünmez bir oran da var orada.
Bu şekilde söyleyebilirim.
Ama bizim bir taraftan da en çok irdelediğimiz taraf, evet sistem alanlarında kadınlar olabilir, kadın yazılımcı, kadın mühendis sayısı artabilir.
Ama bunların ne kadar liderlik pozisyonunda veya ne kadar liderlik yönetici pozisyonda veya ne kadar bir teknoloji girişiminin kurucusu rolünde.
Veya işte bir girişim varsa...
buradaki girişimin teknik alandaki çalışanların sayısı, kadınların sayısı burada kaç?
Hep buraları böyle daha derinleştirdiğimizde sayılar sürekli düşme eğilimi gösteriyor.
Bizim de aslında temel hedefimiz buradaki o görünmez oranları ortaya çıkarmak, bunlarla ilgili sürekli raporlar, veriler çıkarmak ve olabildiğince kadınların, kadın girişimcilerin, teknoloji alanındaki kadın sayısının bir şekilde artmasını sağlamak.
Eğitim, mentorluk, istihdam programları sayesinde.
Peki yurt dışında, global çapında Türkiye'nin durumu kıyaslama, şansınız, bilgi, varmış.
Biliyorum sizde Birleşik Milletleri, ECOSOC galiba onun örgütü.
Onun bir toplantısı oluyor her sene merkezde New York'ta.
Ona da katılmışlığınız var. Yurt dışında bağlantılığınızdan bir...
Değerlendirme yapma fırsatınız var mı?
Maalesef var. Üzülerek söylüyorum bunu.
Çünkü biz diyoruz ki Türkiye'de olduğumuz için mi acaba burası sayılar böyle ama acı gerçek şu ki globalde de problem bu yönde.
Tam da bahsettiğiniz o Birleşmiş Milletler'in çalışması biz aslında 3 yıldır oraya gidiyoruz.
Sürekli yani bizim yaptığımız tek çalışma eğitim mentorluk projeleri vermek değil.
Aynı zamanda sistem alanlarındaki kadın çalışma.
kadın çalışan sayısını, kız çocukların varlığını artırmak için savunculuk da yapmak.
Bunun için uluslararası platformları oldukça sıkı bir şekilde takip ediyoruz ve oralara gidiyoruz.
3 yıldır gittiğimiz şey New York'taki Kadının Statüsü Komisyonu'da ise buraya dünyanın her yerinden hükümetler, özel sektör, kamudan, sivil toplumdan, aktivistlerden bir sürü kişi geliyor ve kendi dertlerini konuşuyor.
Bizim hatta ilk gittiğimiz yıl biz en az böyle kendi gözlemlerimize...
Sistem çok az konuşuluyordu 3 yıl önce ama geçen sene ve bu sene inanılmaz böyle oraya bir ilgi var.
Çünkü gün geçtikçe işte hem yapay zekanın günlük hayatımıza çok konuşuluyor olması, uzaktan çalışma metoduyla teknolojiye bağımlılığın çok daha fazla artması gibi sebeplerden teknolojinin temel bir ihtiyaç olduğu artık görünür hale geldi.
Biz bunu savunuyorduk ama bunu yaşanınca daha da böyle görünür hale geldi.
İlk 2 sene dediğim gibi çok böyle bu konuşulan bir mevzu değildi.
Çok üzerinden konuşuluyordu veya sadece bu alanda çalışma yapan kurumlar tartışma açtılar.
Hatta ikinci yıl yine sizin desteğinizle gitmiştik.
TürkNet'in desteği olmasa biz orada kendi kaynaklarımızla bulunamazdık.
O çok önemli bir şey. İlk senede yine Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin beni desteklemesiyle gitmiştim ben.
Orada en azından genel bir sahayı gözlemleme şansım oldu ve şeyi fark ettik.
İnsanlar her zaman temel ihtiyaçları konuşuyor maalesef.
Bu bir gerçek. Savaşlar konuşuluyor, yoksulluk konuşuluyor, eğitim, sağlık konuşuluyor.
Teknoloji dediğimizde teknoloji genel kurulan startuplar üzerine konu gidiyor.
Ama oradaki kadın varlığı veya toplum...
Sadece cinsiyet eşitliği algısı çok konuşulmuyordu.
Bu senenin topiklerinden biriydi bu da.
Ve bizde aslında bu sene en önemli konu bizim için buydu.
Orada bir konuşma şansı elde ettik.
Ve Selma Hocam, Fatma Hocam, Tümay Hocam vardı.
Onların liderliğinde BM'de yaşlı kadınların veya yaş alan kadınların dijital dünyadaki yetkinliklerini geliştirmek ve bu alandaki kadınların aktifliği nasıl arttırabiliriz anlatmak için bir oturum yaptık.
Ve oldukça ilgi vardı. İnsanlar şunu demek için geliyordu.
Siz evet şu an belli yaş kitlesini konuşuyorsunuz ama ben bir genç kadın...
Kadın olarak bile mühendislik bölümü öğrencisi veya mezun olsam bile zaten iş bulamıyorum.
Ve bunu Türkiye'den kişiler demiyor.
İşte İngiltere'den diyor, Fransa'dan diyor gibi gibi.
Çok daha böyle gelişmiş olduğunu düşündüğümüz yerlerde bile bu algı var maalesef.
Çünkü temelindeki problem belli.
Toplumsal cinsiyet eşitliği.
Daha çok erkeke gemen bir alan olması ve bu alanlardaki kadınların çalışması yönelik olan olumsuz önyargılar diyebilirim.
Peki tabii ki doğru bir ifade kullandın.
Üzücü ama bir taraftan da belki de bardağın dolu.
tarafına bakabiliriz. Yani dünyadaki durum böyleyse demek ki Türkiye o kadar da gerisinde değil deyip.
Bu arada şu Yine yurt dışından işte uluslararası ne konuşuluyor açıdan bir bağlantı daha kurayım.
Şurada konuşuluyor tabii ki hani toplumda eşitlik bunlar önemli kavramlar ama SIRF böyle şey açısından bile hani çok böyle ne bileyim kapitalist bir gözüyle bile konuşuluyor.
Deniyor ki hani bu işte diversity kavramı yani daha çok kadın içeren yatırım komiteleri daha başarılı oluyor.
Hatta böyle bir istatistik değil tam olarak da böyle bir çalışma yapıldığını bir sonuçta varıldığını okudum.
Gerçi ne kadar bilimsel Yapıldı bilmiyorum ve de devamında hala öyle bakmak lazım ama çok ilginç bir şey.
Erkekler arasında bile kız çocuğu olan venture capital yatırım yöneticileri daha başarılı oldukları.
Çünkü o kız çocuğun babası olma sürecinden daha çok empati kurmayı farklı kendisinden farklı insanları anlama becerisini yaratmış diye.
Dolayısıyla onu bir sadece bir not olarak düşüreyim.
Hani bunun bir kazan kazan tarafı var.
Tabii ki güzel bir şey doğru bir şey yani haklı olan bu ama diğer taraftan da hani.
Bütün toplum için şirketler için faydalı bir şey aslında bir taraftan.
Kesinlikle. Aslında oradan sosyal girişimciliğe bağlayayım.
Sosyal girişimcilikte de konuşulan bir konu.
Şimdi sadece sosyal girişimcilik Venture Capital'da sen bağlantı kurmuştun.
Sina Afra'da konuk edinmiştim.
Onun fonu Founder One'da.
etki yatırım yapmaya amaçlı ve orada onun da görüşü hani sırf sosyal bir etki olsun diye değil hem bir etki olsun ama hem de karlı bir iş olsun.
Yani öyle bir o çift kazanç yani sosyal girişimciliğin her tarafında var aslında.
Yani sadece iyilik olsun diye değil de iyilik yaparken iyi bir şey yaratmak.
Peki yani soruya geleyim.
Sosyal girişimcilikte yani o tarafı da biraz anlatabilir misin?
Yani bir sosyal girişimi kurmak, bir STK kurmak, oradaki süreç, oradaki belki zorluklar ya da nereden Kaynaklar bulabildiklerinizi kaynaklar ya da başarılar nereden ne şekilde elde ettiniz onu biraz merak ediyorum.
Bu bizim için çok kolay yanıtlayabileceğim bir şey.
Çünkü gerçekten de çok emek verdik ama karşılığında çok hızlı bir şekilde gördük.
Bu yüzden bizi çok mutlu eden bir yer burası.
Sosyal girişim dediğimiz şey aslında birazcık daha kar amacı gütmeyen ama aynı zamanda ürettiğiniz faydanın bir şekilde kare dönüşmesini sağlayan sadece kare dağıtmıyorsunuz.
Bunu sağlayan bir şey.
Burada sizin belki problem olarak gördünüz.
Belki siz problem olarak görmüyorsunuzdur ama bir grubun.
bunu dert olarak edinip bunu çözmeye yönelik kendi girişlerini kurduğu fikirleri ortaya attığı, bunun tartışmaya oldukça açık olduğu bir alan.
Bizimki de zaten tamamen böyle sohbet muhabbet esnasında Sister Slab'da öyle çıktı.
Dediğim gibi ablam robotik, kodlama, ışıklı bir şeyler yapmak konusunda çok şeydi.
Zaten yazılım ve robotik de onun alanı.
O bir şeyler üretip Instagram'da paylaşıyordu sadece.
Bir sayfa açmıştık ama ismi kesinlikle yoktu.
Bomboş bir random bir isim koymuştuk.
Kardeşim de ona yardım ediyordu.
Ama şöyle bir şey vardı. Bize gelen etkileşimler hep böyle şey dendi.
BVN'ler yazıyorsa bize işte oğlum da bu kursa gitsin diyorlardı.
Veya bunu nereden yapıyorsunuz?
Nasıl yapıyorsunuz? Oğlum da öğrensin diyordu.
Erkekler ama sadece şey gibi soruyordu.
Bu ürünü nereden aldınız? Ben projeyi şöyle yaptım ama bunu daha hızlı şuna çevirmek için ne yapabilirim gibi.
Daha böyle eyleme geçen sorular soruyorlardı.
Biz orada şeyi fark ettik. Daha doğrusu orada ben çünkü benim alanım toplumsal cinsiyet eşitliği sosyoloji öğrencisiydim.
Ve hani burada bir problem var.
Neden işte farklı cinsiyetlerin daha böyle pratikteki soruları değişiyor diye.
Dedik ki o zaman çok basit.
Hiç böyle üzerine düşünmeden bir kadınlara yönelik bir atölye yapalım.
Işıklı devre atölyesi yapalım dedik.
Öyle yaptık ve baktık ki devamında bununla ilgilenen bir kitle var.
Sadece bizim derdimiz değilmiş.
Başkalarının da bu tarz şeylerle ilgilenme eğilimi var.
Hadi o zaman devam ettirene. Tamamen böyle hiçbir şey düşünmeden, planlamadan öyle orta yaptığımız fikir aslında bugün büyüdü büyüdü.
2018'den bu yana aslında yürüdü geldi.
Tam bir girişimcilik süreci aslında.
Yani bir girişim startuplarla konuştuğumuz işte aynen böyle süreçler.
Yani bir ihtiyaç görmek. Sadece böyle oturduğunuz yerden fikir çıkarmak değil de gerçekten hani evet bir tane atölyeden başlayabiliyor.
İşte oradaki alınan geri dönüşlerden hani gerçek bir ihtiyaçtan başlayarak ondan sonra da onun ilk bir denemesi yapmak.
Doğru evet. Böyle düşününce gerçekten öyle pilizlenmişiz yavaş yavaş.
Sonra zamanla aslında biz ben zaten sivil toplum çalışanıydım ve 6 yıl boyunca ben göç alanında çalıştım.
İlgi alanında göç alanı çünkü.
Ablam teknoloji tarafında ben sivil toplumu biliyorum.
Sivil toplumun yapılanma sürecini de biliyorum.
Bize çok yöntem aradık. Hatta biz şirket mi olsak, dernek mi olsak aralığında bile durduk.
Çünkü o kadar süreçten habersiziz.
Ve girişimcilik dediğimiz şey 2017-2018'de bizim çok böyle mentor bulabileceğimiz, belki başka yerlerde vardır ama bizim bulunduğumuz yerde çok yoktu.
Nasıl araştıracağımızı da bilmiyorduk.
En son dedik ki ben zaten sivil toplumu biliyorum.
Bizim yapmak istediğimiz çalışma toplumsal cinsiyet eşitliği, teknoloji alanındaki kadın görünürlüğünü artırmak, kadın hissiyatını artırmak olduğu için bu yapı derneğe daha uygun dedik.
Ve biz aslında derneği 2021 yılında dernek.
olduk ama öncesinde epey böyle aktivite faaliyet yapmıştık.
Özel sektörle iş birliği kurmuştuk.
Hatta İbrahim Badur Sosyal Girişimcilik Ödülleri'nden ödül de almıştık biz.
Böyle güzel bir yanı da var Kale Vakfı'nda.
Daha sonra dernek olduktan sonra ise aslında bizim alanımız çok böyle niş bir alan diyebilirim.
Yani bunu övmek için demiyorum da gerçekten de Türkiye'de teknolojiyi kadın üzerinde veya kız çocukları üzerinde çalışan çok çok az sayıda kurum var veya odağı boğulan STK neredeyse yok.
Bunun bir ihtiyaç olması, işte Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin içerisinde artık daha böyle topik olan bir konu olması gibi gündemlerden ötürü hem kurumlar bize daha sık gelmeye başladı hem de biz fonlara artık sadece
kadın ve toplumsal cinsiyet eşit dediğimizde gündemdeki standart konuların dışında farklı bir bakış açısı sunuyoruz.
Peki orada Araya'ya gidip şey söyleyebilir miyim?
Var olan kurumlarla bir işbirliği kurabiliyor musunuz?
Bu benim ilgi alanım olan girişimsel ve yatırım alanında mesela Araya diye bir oluşum var.
Ahu Sertar'ın başında olduğu ya da kurucusu olduğu.
Orada da güzel çalışmalar yani azdır yetersizdir daha fazla olmalı ama var olanları...
Parantez içinde hani Ahu Hanım'ı tanıştırmaya çalışayım size eğer şeyiniz yoksa.
Çok çok sevinirim. Arya'yı zaten biz severek takip ediyoruz ama orası daha çok sanırım daha başlangıç aşamasında olan startuplara destek verdiği için.
Şey olarak yani direkt olarak hani sizi fonlasınlar veya şey dediği de hani aynı alanda çalışan, ilgi olan insanlar arasında network kurulması her zamanda fayda var.
Kesinlikle. Türkiye'de bu arada çok böyle önde gelen yine teknoloji kadın odaklı çalışan bir sürü yer var.
İşte en başta mesela Teknoloji'de Kadın Derneği.
Kodluyoruz Derneği var. Zaten biliyorsunuz Rupatiska tarafında.
Habitat Derneği var. Teknoloji tarafı oldukça güçlü derken epey var.
Biz burada sadece hem özel sektör bağını daha kuvvetli kuran yani orayla daha aktif çalışan hem de sivil toplum kanadını iyi bilen bir yer olarak daha böyle parlayabildik diyebilirim.
Hala bunu geliştirmeye çalışıyoruz.
Güzel. Hani aklıma gelmişken parantez olarak şey yapayım dedim.
Peki yani önümüzdeki dönemlerdeki hani hali hazırda varsa planladığınız bir projeler veya Şu an henüz somut olarak ortada olmayan ama önümüzdeki yıllar için hedefinizde
olan vizyonunuz...
Projeler ya da hayalleriniz birazdan bahsedebilir misin?
Bahsedebilirim. Bizim şu an böyle en çok istediğimiz şey aslında bize fonlar, hibelerle yönetildiğimiz.
Yani ufak fonlar, bir girişim sermayesindeki büyük paralarla uğraşmadığımız için, onlara ulaşamadığımız için çok daha küçük çaplı hibeler yönetiyoruz.
Hedefimiz hep şeydi. Keşke bir çalışma olsa da bir şey.
Bir buçuk, iki yıldan ziyade bizi böyle beş, on yıl götürebilecek bir program yapabilsek.
Artık Sister's'e bir markası olsa bu diyorduk.
Bunu gerçekten yeni yıl bize şans getirdi sanırım.
Tam bu sene Empower'la konuşmaya başladık.
Empower bize teklifle geldi.
Sizi 10 yıl boyunca biz desteklemek istiyoruz ve bu destekle beraber her yıl size önden bütçeyi salacağız.
Siz de bizi en sonunda hem etkisini ölçebileceğimiz bir proje yapacaksınız.
Biz de aslında şunu yapmaya karar verdik.
Her ne kadar istihdam projeleri yapsak işte ne bileyim eğitim projeleri yapsak da bunun etkisini görmek çok kısa süreli bir etki görebiliyorsun işte.
İstihdam edildi ama sonrası ne oldu?
Takip etmeniz lazım. Eğitim verdik.
Ne oldu? Devamı gibi. Ama bunun yanında daha çok mentorluk ve işte CV hazırlama, mülakat simülasyonu.
Onları gibi kişinin daha temelden yetişmesini sağlayacak uzun vadeli bir proje hazırladık biz de.
Burada böyle kadınlara yönelik erkekler de olacak bu arada içinde ama çoğunluk büyük oran kadınlar olacak.
Buradaki mühendis kadınlara yönelik, mühendislik bölümü öğrencilere de yönelik bu çalışmayı yapacağız.
Her yıl yenileyeceğiz bunu.
Dolayısıyla bu artık Sister's Lab'in düzenli bir işi olacak.
Ve Sister's Lab aslında her yıl şu kadar kadına hizmet verdi.
Ve bunun etkisini şöyle ölçtü.
İşte atıyorum 2 yıl önce yaptığımız çalışmada kadınların şu an ne yaptığını da görebiliyoruz.
Bunu izleyebiliyoruz. diyebileceğimiz bir etki raporu da çıkarabileceğiz.
Bizim için çok büyük bir şey. Çünkü çok küçük bir yaşta olduğumuz için bunu yapmak bizim için biraz büyüktü.
Ama iyi oldu. Bir taraftan da özel sektör işbirliğimiz çokça gelişti bizim.
Şu an hepsi burada ile üçüncü yılımızı bitirdik.
Dörde gireceğiz. Bir program yapıyoruz zaten.
Onu devam ettirme sürecindeyiz.
Yeni bir şeyler ekleyeceğiz üzerine. L'Oreal Türkiye ile aktif olarak çalışıyoruz.
İkinci yılını yürüteceğiz onlarla da.
Derken özel sektörün artık bizi fark etmesi ve bizim onlara gitmemizden ziyade onların bize gelmesi.
sosyal etkiye çalışmak istemeleri bizim için çok önemli.
Bizim hedefimiz buydu. Biz gitmeyelim.
Özel sektör artık etki tarafında teknoloji odaklı çalışmalar yapmak için bize gelsin diye.
Gerçekten ufak ufak bunun karşılığını alıyoruz şu an.
Süper. Peki buradan seslenerek yapmak istediğiniz bir çare ya da bir mesaj var mı?
Mesaj var. Sanırım böyle yine böyle girişim tarafım bizim birazcık zorlu bir hikayeden ve daha dezavantajlı bölgeden gelmemle ilgili olabilir.
Biz şu an burada güzel bir şekilde anlatıyorum.
Bir hikayemiz vardı yaptık.
Başarılı olduk vesaire diye ama bunun arka planında çok böyle zorluklar, düşmeler, kalkmalar oluyor ya.
Tam da bu noktada aslında şunu ben gözlemledim.
Daha doğrusu düşündüm. Başlamak veya bunu iyi bir şekilde yürütmek değil de devam edebilmek aslında çok önemli.
Düştüğümüzde pes etmemek gibi çok klişe bir yerden değil de o düştüğümüz yerdeki zorlukların da bize öğretebileceğini bilerek bu inançla devam etmeye gitmek çok önemli.
Biz birçok kuruma o kadar çok tabiri caizse darladık ve o kadar çok kapılarını çaldık ki hem özel sektör hem de sivil toplum.
En sonunda ama karşılığını alıyorsunuz.
şekilde siz de bizimle sadece bir kere tanıştınız ama bizim belki yaptıklarımızı görerek siz de bize destek vermeye başladınız.
Bizi bağışlarla buluşturuyorsunuz.
Bize destek oluyorsunuz.
Al yavumunla tanıştırabilirim vesaire diyorsunuz.
Network'ünüzü ortaya koyuyorsunuz gibi gibi.
Emekleriniz karşılığını buluyor.
O yüzden olumsuz bir şey olsa da biraz dinlemek ve devam etmek önemli.
Biz çünkü her sene başında diyoruz ki artık dernek kapansa mı?
Çünkü olmuyor. Devam edemiyoruz diyoruz ama birazcık daha dayanınca devam ediyor.
Bu sene umutluyuz. İlham verici güzel bir mesaj.
Teşekkür ediyorum. Başka kaynak ya da podcast olsun, kitap olsun, ilham aldığın veya önerdiğin, aklına gelen bir...
Örnekler var mı demek istediğiniz?
Evet var. Bunda böyle aslında çok güzel denk geldi.
Siz tam davet ettiniz. Öncesinde ben How I Built This diye bir podcast denk gelmişti bana.
Epey de bölümü varmış. Ben nasıl böyle bir şey kaçırdım bilmiyorum.
En güzel yanı benim için böyle girişimci hikayelerini anlatmaktan ziyade o az önce bahsettiğim düşmeler, kalkmalar, tökezlemeleri anlatıp buradan devam eden insanların nasıl başarıya ulaştığını veya başarısızlığa ulaştığını anlatıyor.
Biz her zaman güzel hikaye duyuyoruz ya motive ediyor.
Birazcık da o düşmeler, kalkmalar, zorlanmaları...
öğrenirsek, duyarsak daha yalnız kalmadığımızı hissedebiliyoruz.
Bu yüzden bunlar benim için. Ben de çok yeni keşfettim o podcast'ı.
Bölümler oldukça kısa.
Yarım saat. Onu bilerek bence kısa tutuyorlar.
Bir de surf teknoloji değil.
O da hoşuma gitti. Farklı farklı sektörlerden.
Kozmetik şirketi.
Bir bölümde Hamdi Ulukay ile çekmişler.
Çobani Yurt kurucusu.
Evet çok güzel. Ben de destekleyebilirim o öneriyi.
Süper. Sizden onay geldiyse.
Ama kitap konusunda açıkçası çok bir şeyim yok.
Odak problemi artık yaşadığım için daha çok bir şeyleri dinleme niyetindeyim.
O yüzden bu benim çok... Sesli kitap da var artık.
Evet çok doğru. Ona da başlayacağım yakında.
Başka bir podcast'ta kullanılan bir kapanış sorusu var.
Invest Like The Best gibi bir podcast.
Şu soru soruyor. Sana da sorayım.
Sana yapılmış en büyük iyilik.
Neydi? Neydi? Onun bir hikayesi var mı?
Anlatmak ister misin? Şuydu var hatta bu benim direkt soruyu gördüğüm gibi de şey oldum hani tamam ya bu zaten yanıtı belli diye.
Bizim için gerçekten iyilik yol göstermek oluyordu Yunus Bey.
Çünkü biz bu yola inanın hiçbir şey bilmeden başladık.
Çok böyle politik bir dil oldu ama hiçbir şey bilmeden biz girişimciyiz gibi bir şey oldu.
İnsanlar bize girişimci diyordu ama biz kendi kimliğimizi tanımlayamıyorduk.
Dolayısıyla bize işte sizin gibi birkaç arkadaşımız daha var işte Kenan Bahri, Safa arkadaşlarımız.
vesaire. Sürekli yol gösterdiler.
Sürekli farklı kaynaklarla, farklı networklerle buluşturdular bizi.
Sürekli yapabileceğimizin en iyisini nasıl yapabileceğimiz dairesinde bize böyle mentorluk verdiler kenarda.
Yine aynı şekilde Selma hocam, Fatma hocam, Tümay hocam.
Bizim New York'a gitmemiz için önce oldu bize.
Referans oldu. Oraya gidebilmemiz için siz bizi desteklediniz gibi.
Bizim en çok ihtiyacımız olan şey yol gösterilmesi.
Çünkü biz çalışma konusunda kendimize güveniyoruz.
Ama yolu bilme ve o yolda giden diğer kişileri tanıma konusunda biraz eksik kalıyorduk.
Ve hepimiz farklı şehirlerde olduğumuz için network konusunda biraz zayıftık.
Ama bunu sizin gibi böyle yol göstericiler sayesinde çok hızlı bir şekilde aşmış olduk.
Bunu söyleyebilirim. Bu bizim zaten yol açıyor.
Devamını yürütebiliyoruz diyebilirim.
Güzel bir hikaye, bir cevap.
Çok konuşulan bir konu şeyde de startupların içerisinde yani dünyasının içerisinde işte Türkiye'nin ilk büyük oyun sektöründeki exitlerden işte bir tanesi Peak Games.
Oradan çıkan çalışanlar şimdi kaç tane?
30 küsür yeni girişimler kurdular.
Yani bir kişinin önde yolu açması arkasından çok değerli oluyor.
Arkadan gelenler için.
Yani öyle bir yol gösterici olması çok değerli.
Olmayınca da siz başkalarına yol gösterici olursunuz.
Hani bu pes etmeme mesajıyla şimdiden olmuşsunuzdur.
Minik bir ekleme yapabilir miyim burada?
Çok güzel toparladınız çünkü ben bunu da söylemeyi düşünüyordum.
Yol gösterme süreçleri bize çok yardımcı oldu ama bunun karşılığını vermek de diğer yeni başlayanlara yol göstermek.
Bu yüzden de ben de böyle mümkün olduğunca mentorluk programlarına gönüllü olarak yer alıyorum.
Sabancı Vakfı'nın, Esas Holding'in ilk fırsat programında gibi programlarda mentorluk yapıyorum genç arkadaşlara.
Dolayısıyla bu biraz alma verme meselesi.
Ben bu desteği aldıysam benim de sorumluluğum aslında yeni gelen girişimcilere.
Gençlere bir şekilde destek olmaya çalışmak, network'ümü açmak.
Bunu da sayenizde hatırlamış oldum.
Sisters Lab'de ulaşmak için en iyi kanal nedir?
LinkedIn üzerinden mi yoksa nasıl takip edelim Sisters Lab'i?
Hem Instagram'ı biz aktif bir şekilde kullanıyoruz.
DM'den ulaşabilirsiniz.
Ama LinkedIn'de bizim en aktif olduğumuz platformlardan birisi.
Oradan bir mesaj atmanız bizim hemen size dönüş yapmamızı sağlayacaktır.
Çok teşekkür ederim. Az ve öz bir şekilde.
Bu konuya biraz bir giriş yapmış olduk.
Sisters Lab'e tanıştık.
Seninle de tanışma fırsatımız oldu.
Çok teşekkür ederim. Dediğim gibi biraz böyle bir konuya giriş gibi oldu gibi hissediyorum.
Yani işte demin konuştuğumuz bu sosyoloji geçmişinde var.
Etkisi hakikaten ne kadardır?
İşte kadın çalışma...
Katılım oranları arttıkça, startuplardaki başarı ne kadar değişiyor vs.
Bunlar zaman içerisinde takip edilmesi, araştırması, daha çok araştırma çıkması bence çok değerli olur.
Onu birlikte takip edelim ve umarım iyiden iyiye gider.
Umarım, umarım. Biz de bunun için çabalayacağız.
Çok teşekkür ederim. Çok keyifli bir sohbet oldu.
Ben teşekkür ediyorum davetiniz için.
Çok sağ olun. Teşekkür ederim.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
