
Konuklar: Enes Can Güven, Burak Tahtacı, Emre Kaşkaval, Alp Keskin
86. bölümümüzde konuğumuz Security Development ekibi oldu. Ekip yapısını, projelerini, teknoloji stack seçimlerini ve çok daha fazlasını konuştuk! Trendyol Talks'da Trendyol'daki kültürümüzü, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimizi ve ritüellerimizi konuşuyoruz. Trendyol Talks podcast kanalımızı takip etmeyi unutmayın!
Transkript
Selam ekip. Ben Fulfillment Order Master Data ekibinden Fırat.
Teknoloji ekibini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast'imizin 86.
bölümündeyiz. Birkaç bölümdür yoktum.
Beni özlemişsiniz diye duydum. Hemen geri geldim.
Bu bölümde Security Development ekibiyle beraberiz.
Kısaltma olarak sanırım SecDev'i de kullanıyorsunuz.
O yüzden arada bunu da böyle şey yapacağım.
SecDev ekibi diye böyle. Değil mi?
Güzel. Bak hemen içeriden bilgi aldım.
Böylece bu ekibi tanıyacağız. Ekibin yapısı, teknolojileri, pratikler gibi konularını konuşacağız.
Ayrıca arıyor ufak bir reklam.
Trendyol Talks diye ayrı bir podcast kanalımız var.
Spotify'dan araştırabilirseniz Trendyol Talks'da Trendyol'daki kültürümüz, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimiz ve ritüellerimizi konuşuyoruz.
O yüzden oradaki kanalımızı da takip etmeyi unutmayın deyip reklamı bitireyim ve arkadaşlar hoş geldin diyelim.
Arkadaşlar hoş geldiniz. Selamlar.
Hoş bulduk. Selamlar, selamlar.
Selamlar. Selamlar.
Bugün Emre Burak.
Ve Enes. Enes mi Enes canım mı kullanıyorsun Enes?
Enes diyelim abi. Enes tamamdır.
Emre, Burak ve Enes ile beraberiz.
Arkadaşlar tekrardan hoş geldiniz.
İsterseniz böyle kısaca bir sırasıyla kendinizi bir tanıtın.
Böyle bir girişi yapalım. Topu Emre sana atayım.
İlk seni gördüm. Teşekkürler abi.
Selamlar ben Emre. Ekipte fullstack enşeğin olarak görev alıyorum.
Sektörde 6. yılım.
Trendyol'da 4. yılımdayım.
İlk olarak infra ekibinde başladım.
Daha sonrasında rotasyonla.
Security Development ekibine geçtim.
Burada da yaklaşık bir buçuk yıl oldu.
Ben o zaman araya gireyim.
Selamlar herkese. Ben de Enes Can Güven.
Ben de yine Full Stack Engineer olarak görev alıyorum.
Sektördeki dördüncü yılım.
Trendyol'da ise ikinci yılımı tamamladım.
Trendyol öncesinde de yine siber güvenlik üzerine ürün geliştiriyordum.
Burada da yine aynı şekilde siber güvenlik ürünleri geliştirmeye devam ediyorum.
Burak'a sözü atayım.
Selamlar herkese. Ben Burak.
Security Development ekibinin takım lideriyim.
Benim de kariyerimin çoğunluğu aslında siber güvenlik şirketlerinde ürün geliştirmek üzerine oldu.
Yaklaşık hemen hemen 9 yıllık falan bir deneyimim mevcut ürün geliştirme alanında.
Trendyol'da ise bu benim 5.
yılım. 5. yılı geride bıraktık.
5. Kasım'ın oldu diye de hatta mesaj geldi geçen gün.
5 Kasım'da Trendyol'dayız.
Kasım'ı heyecanlı yaşıyoruz.
O yüzden güzel bir Kasım gününde bu podcast'ı da kaydediyoruz diye.
Herkese selamlar diyeyim. Selamlar.
Tekrardan hoş geldiniz. 5. Kasım'ın da hayırlı olsun.
Bana da geçen 7. Kasım diye mesaj geldi ve şey oldu.
Nasıl 7 Kasım ya oldum o kadar falan diye.
Hafif bir yarsılı hissettim kendimi yani.
Zaman geçiyor ya gerçekten.
Zaman geçiyor gerçekten. Tekrardan hoş geldiniz.
Bugün Security'liyiz. Ben de önceki bölümlerde yine bir Security ekibiyle beraberdik.
Oradan da İsmail ve Saniye ile beraberdik.
Orada böyle güzel bir bölüm geçirdik.
Aklımda kalan en güzel şeylerden biri Security'nin çok havalı isimleri, proje isimleri oluyordu böyle.
Çünkü böyle saldırı savunma gibi şeyler olunca o isimler çok uyuyor bir de oraya çünkü.
O yüzden güzel proje isimleri de çıkıyor.
Bugün bizim de güzel bir hikayemiz var bu isimlerle alakalı.
Onu da anlatırız birazdan. Güzel tamamdır çok iyi olur.
Benim hoşuma gidiyor böyle şeyler.
Tamamdır o zaman hazır sizi tanımışken isterseniz böyle bir Security Development ekibini de böyle bir tanıyalım.
Bu ekip tam olarak nedir ve...
Şu anda 3 kişiyle beraber görüşüyoruz ama işte ekipte kaç kişi var?
Developer, işte developer'in test sayısı vs.
Bir onlara dönelim isterseniz.
Tabii. Biraz böyle security tribe'ından başlayayım aslında.
Biz security tribe'ının altında yer alıyoruz.
Yaklaşık 100 kişilik security engineering ekibi var içeride.
Security tribe'ı var. Biz de bu ekibin içerisinde 7 kişiyiz aslında.
7 tane developer'ız diyebilirim.
Aslında bayağı küçük developerlardan oluşan küçük bir ekibiz 100 kişiye kıyasla baktığımız zaman.
Ekipte aslında herkes full stack çalışıyor.
Bizde front end, back end ayrımı çok fazla olmuyor.
Product engineering diyoruz buna da.
Ben takım lideri olarak çalışıyorum.
5 tane full stack engineer arkadaşımız var.
Onların da isimlerini selam gönderelim.
Enes burada, Emre burada. Alp, Ferhat, Bahadır'a da buradan selam olsun.
Onun dışında bir product owner arkadaşımız var Oğuz.
Böylelikle 7 kişiyiz aslında.
Internal ürünler geliştiriyoruz diyebilirim.
100 kişi baya büyük bir şey. Ben bu kadar kalabalık olduğunuzu bilmiyorum.
Trendyol büyüyor. Ekip de çok büyük.
Evet. Hepsi security engineer gerçekten.
Developer olmak da ayrı bir hissiyat bu arada.
Ondan da bahsederiz. Evet.
Security deyken böyle developer diyen biri şu an bana mesela çok şey geldi.
Böyle bir incubating team var sanki.
Böyle bir şeyler birleşmiş gibi böyle.
O yüzden tam olarak böyle ne yapıyorsunuz?
Böyle bunları konuşmak...
Farklı olacak, güzel olacak yani.
Ondan önce şeyi sorayım istersen.
Az önce böyle bir full stack engineering gibi bir şey demiştin.
Bizde genelde şey oluyor. Yani full stack de var ama bunun sayısı genelde daha az.
Böyle front end ekipleri oluyor, back end timleri oluyor vs.
Sizden nasıl işliyor bu full stack mantığı?
Buna bir başlangıç yapayım sonra arkadaşlara topu atarım.
Bizdeki mantık şu şekilde, product engineering diyoruz full stack'ten de öte yanda.
Yani yaklaşımımız şu, bir engineer baştan sona bir özelliğin tamamına hakim olabilmesini istiyoruz.
Çünkü niş bir alanda ürün geliştiriyoruz.
Yani security ekibinin ihtiyacı olan ve özelleşmiş çözümleri yaptığımız için içerideki developer arkadaşlardan da hem domain bilgisi hem de end-to-end geliştirme bilgisi bekliyoruz.
Bu bize ne kazandırıyor? Belki onu bahsetmek güzel olabilir.
Bir kere çok küçük ekiple büyük ölçekte yani yüzlerce kişiye hizmet verebilecek.
uygulamalar geliştirmemizi sağlıyor.
Hani normalde front-end, back-end veya daha geniş kurgularda yapıldığı zaman biraz daha belki best practice bu veya sektörde çoğu ekip bunu uyguluyor.
Ama böyle özel case'lerde, niche case'lerde böyle product engineering mentalitesi ilerlemek bizim için daha faydalı.
Ekiptekilere de ben Enes'e ve Emre'ye bir soru alalım bu konuyu.
Nasıl hissediyorlar? Benim şahsi düşüncelerim bu yönde.
Yani kanifke değiller aynen. Buyurun efendim.
Kodingin dışında biraz daha ürün geliştirme mentalitesiyle bakıyoruz.
Burak'ın da belirttiği gibi. Ama keyifli olduğunu söyleyebilirim.
Yani özellikle SecureTekibi ile beraber bu yolda koşmak.
Böyle kısaca böyle diyebilirim.
Bu arada Product Engineer ve Product Developer demiştiniz ya az önce.
Ben onu tam olarak ne olduğunu bilmiyordum.
Yani görmüştüm birkaç yerde ama hani çok fazla böyle yaptığın aynı şeye birden fazla terim kullanılabiliyor ya.
Ben onu tam anlamamıştım.
Şu an daha iyi oturdu kafamda mesela.
Demek ki daha böyle modern bir isim gibi.
Önceki yıllarda var mıydı bilmiyorum ama belki son zamanlarda çıkmıştır.
Son zamanlarda, ben kariyerimde hep product engineer rolüyle çalıştım bu arada.
Eski şirketlerde de öyleydi. Biraz böyle siber güvenlik altında yazılım geliştiricisi olmanın getirdiği bir şey belki de bu.
Şöyle söyleyeyim, mesela bir fintech domeninde veya başka bir bankacılıkla çalışan arkadaşlar daha iyi bilirler.
Bir dikeyde programcılık yaptığınız zaman o dikiye çok hakim olmanız bekleniyor.
Keza siber güvenlikte de, ben işe alımımı yaparken de şuna dikkat ediyordum.
Ürünü şöyle anlatıyordum, ekibi şöyle anlatıyordum.
Biz güvenlikten anlayan yazılımcılarız.
Yazılımdan anlayan güvenlikçiler, geri kalan ekipler.
Böyle bir ayrım koyuyorduk.
Dolayısıyla aslında Product Engineer'in de bu yüzden önemli.
Siber güvenliğe hakim ama burada ürün geliştirmeye, bunu otomatize etmeye, bunu end-to-end son kullanıcıya, bir security engineer'in kullanacağı hale getiren arkadaşa biz Product Engineer diyoruz kendi içimizde.
Dolayısıyla herkesi aslında bu pette ilerletmeye çalışıyoruz.
Böyle bir özel şeyimiz var diyebilirim içeride.
Kurgumuz var diyebilirim. Bir şey söyleyeyim mi?
Kafamda çok iyi oturdu şu anda. Kurduğun cümle çok iyiymiş çok.
Belki bunu böyle public channel'ınıza falan yazabilirsiniz.
Bakalım. Ben her işi alındım.
Ben de mülakata giren arkadaşlar vardır.
Trendyol'a 100 tane falan mülakat yapmışım şu ana kadar.
Hani hemen hemen 90'da söylemişimdir bu lafzı.
Çok mantıklı. Ben de kendim olarak kafamda çok daha net oturdu yani.
Peki burada Fraksatür'den geldim demiştiniz sanırım.
Değil mi? Sen miydin? Ben demiştim abi.
Evet. Emre orada tam olarak bu geçiş nasıl olay?
Mesela ben Fulfillment tarafında çalışıyorum.
Depo tarafında. Bizde şöyle bir şey oluyor.
Bizde tabii teknik çalışanlar var.
Bir de biznes çalışanlarımız var.
Yani bu biznes diğeriyle çakışmamalı.
Fiziksel bir operasyon var vs.
O operasyonun fiziksel olarak da verimliliğinin düşünmemiz gerekiyor gibi gibi.
Böyle şeyler var. Kısımlarımız var.
O yüzden... Bize dışarıdan biri geldiğinde farklı bir domayında çok farklı gelebiliyor ona ya da teknik bir yerden gelirse vs.
Burada da sende de sert bir değişim olmuş sanki.
O geçiş nasıl oldu ya da ikisini karşılaştırdığında böyle neler diyebilirsin pros konsta?
Şöyle abi aslında ben ilk sektöre girişim benim de security ile başlamıştı.
Fakat security alanında işe başlayamadım.
Aslında eğitimim security taraflı.
Fakat dediğim gibi şeye başlayamadım.
Daha çok yani burada infra tarafına girmem daha kolay oldu benim için.
Sonrasında Artık orada yapacağım şeyler kısıtlandıktan sonra yani kısıtlandıktan kastım şöyle yani son noktasına ulaştıktan sonra asla aklıma rotate etme fikri geldi ve eğitimini aldığım alana dönme
kararı verdim. Aslında bu şekilde rotasyon yaptım diyebilirim.
Aslında her zaman içinde bir securityciydin sen diyorsun.
Evet evet sürekli şeyim devam ediyordu zaten içimde yanan bir ateş vardı.
Sonrasında bu ekibi keşfettim ve başvurdum.
Süper abi. Bu ekip zaten sana açıkmış yani kapısı gerçekten de.
O zehir kana bir kere girdiğinde zaten.
Aynen. O sekilt üzerini almışsın sen bir kere.
Orasında çıkması çok zor oluyor.
O yüzden Emre'yi de hani böyle bir talebiyle gelince çok sevinmiştik biz de.
Bizim ekibe böyle bir teveccühünün olması gerçekten bizi onlara etmişti.
O yüzden Emre'ye de çok memnunuz yani.
Gayet güzel bir buçuk yıldır beraber çalışıyoruz.
Çok iyi. Çok iyi. Peki burada şu anda tam olarak bir şeye girelim isterseniz.
Security Development ekibi tam olarak neler yapar?
Az önce söylediğinizden anladım. Security ekiplerine bazı ürünler yapıyorsunuz.
Ben de hep şey diye kafamda kalmıştım benim çünkü.
Şimdi size söyleyince bir de yeniden düşündüm de.
Security ekipleri işte belirli ürünler kullanır.
Ama ben bu ürünleri hep şey gibi düşmüştüm.
Başka şirketlerin kullandığı yani şey satın alınan.
ürünler hiç böyle in-house tool neyse düşünmemişim.
Bilmiyorum yani. O da benim üzerine eksikliğim olabilir.
Mesela orada siz tam olarak bu ekibere nasıl hizmet veriyorsunuz ya da onlar sizin müşteriniz diyebilir miyiz?
Kesinlikle. Orada şöyle anlatayım biraz işin tarihinden bahsedeyim.
5 sene evvel kuruldu bizim ekip.
Kuruluş amacı da şuydu.
Sektörde hali hazırda olan çözümler Trendyol'a yetişemiyor.
Çeşitli sebeplerden ötürü.
Bunlar neler olabilir? Scale olabilir yani Trendyol'un scale'i çok hızlı büyüdü son 5 senede.
Veyahut Trendyol'un içinde kullandığı bazı iç sistemler oluyor.
Başka yerde olmayan. Pandora.
Bunlara entegrasyonu veya bunlarla birlikte çalışabilmesi zor olabiliyor dışarıdan satın alınan hazır çözümlerin.
Bunlar genelde jenerik çözümler oluyor.
Bizim amacımız biraz daha terzi işi işler üretmek.
Yani böyle tam kalıp... Trendyol security'nin ihtiyacı olabileceği işler üretebilmek.
Bu vizyonla başladık aslında 5 sene öncesinde.
Sonrasında biz bunları yaptıkça, siber güvenlik ekiplerine hizmeti verdikçe aslında farklı ekiplerden de bize talepler oluşmaya başladı.
Bizim de böyle problemimiz var, bizim de böyle problemimiz var diyerek.
Mesela legal ve compliance ekipleri bize bunlarla geldi ve şu anda biz bir internal startup gibi olduk.
3 tane ürünümüz var. STEM, ThreatBase ve Kepler.
Bugün de artık aslında Kepler'den bahsedecek arkadaşlar.
Onların da... Yine havalı bir insan.
Aynen hani Kepler gerçekten çok havalı.
Hem isim hem de ürün olarak çok havalı bir ürünümüz.
Bence hani onun hikayesinden de biraz Enes bahsederse çok güzel olur.
Güzel bir geçmişi var o isminde.
Ben topu biraz Enes'e buradan paslayayım.
Hem tarihini anlatsın hem de biraz bence Kepler'i anlatsın.
Ben zaten Fırat isimlendirmelerden bahsedince direkt Kepler geldi aklıma.
Bugünün de bizim için önemli bir konu.
İsterseniz böyle bir isimlendirmeyle başlayayım.
Hani isimlendirmeyi anlatınca aslında Kepler'in de ne olduğunu ve işte bizim sekültü olarak ne yaptığımızı daha iyi anlayacaksınız.
Kepler ismi aslında Yohannes Kepler'den geliyor.
Herkesin de böyle aşina olduğu bir isimdir Kepler.
Kepler bundan 500 yıl önce gezegenlerin hareketini ilk kez açıklayan bilim insanı.
Bu da çok da ilginç bir hayat hikayesi var.
Böyle herkese tavsiye ederim YouTube'dan böyle biraz baksınlar.
Çok ilginç. O dediğim gibi gezegenlerin hareketini ilk defa açıklayan bilim insanı.
Biz de Trendyol scale'inde, Trendyol infrasında datanın hareketini açıklayan bir ürün geliştirmeye başladığımız için Kepler'le de karşılaşınca buna Kepler ismini vermek istedik ve Kepler isimli bir ürünümüz.
Bir yıldır geliştiriyoruz.
İsminden de anlaşılacağız.
Önce de bahsettiğim gibi Trendyol infrasında datanın nasıl hareket ettiğini açıklayan bir ürünümüz.
Bu da aslında Trendyol'un veri güvenliği ihtiyacından ortaya çıkan bir ürün.
Bu tarafta data security dediğimiz şeyin aslında milyon dolarlık bir problem olduğunu fark etmemizle başladı.
Çünkü biliyorsunuz şirketlerin elinde çok fazla veri var.
Özellikle Trendyol'da bu verilerin nerede saklandığı, içerisinde ne olduğu, hassas veriler, kişisel verilerin olup olmadığı, bu bilgilerin kimlere açık olduğu gibi sorular hem regulasyonlarla
hem... Securetsel açısından security engineer'ların konsörleri.
İşte CAP'ler de bu noktada devreye giriyor kısaca.
Hani Trendyol'un infrasındaki tüm verileri tarayıp içerisinden hassas, kişisel ya da ne arıyorsak aradığımız şeyi bulabileceğimiz bir platform veriyor bize.
Hani veriden kastımız da böyle işte...
kod bazelerden, issue'lara ya da database'lerde store ettiğimiz dataya ya da Kubernetes trafiğindeki trafik kayıtlarına kadar her şey olabilir.
Ben sadece database'deki datalar gibi falan düşünmüştüm.
Aslında öyle başladı. Database'den başladı ama security development'ında faydalarından biri bu security ekibinin içerisinde olmasının ihtiyaçlara göre şekillendi diyebiliriz.
İlk önce database'ler daha sonra dokumentasyonlar ve en sonunda işte Kubernetes trafiğine kadar hatta AI security geldi.
Evet o AI security. Bak çok güzel bir tamam.
Bunu not aldım birazdan buna göreceğim.
AI kısımlarında bu arada çok şey oluyor.
Security kısmında neler oluyormuş onu da bir ayrıca konuşalım ama şu.
Keplere şimdi dikkati dağıtmak istemedim.
Bu keplerde çünkü şeyi diyecektim.
O zaman mesela birden fazla biz ekibe hizmet veriyoruz demiştiniz ya.
Sadece security değil. Bayağı geniş bir tool olduğu için o zaman legal ekiplere falan da bayağı yarıyordur diye anlıyorum.
Evet. Bu tarafta aslında Emre belki özetleyebilir.
Çünkü o çok cross team çalışıyor bizim tarafta.
O çok sırtlıyor aslında.
Avukatlar gelip bir anda şu dataya ne oluyor?
Kim ne yapıyor falan diye şey yapıyorlar mı?
Evet. Ondan sonra böyle bir şey oluştu şu anda böyle.
Evet, evet abi. Mesela ben de örnek vermem gerekirse mesela sistem ürünümüzde mesela şeyleri takip edebiliyoruz.
Dışarı çıkan AI trafiğini.
Dışarı çıkan AI trafiğini alıyoruz, keplere yönlendiriyoruz.
İçerisinde bir şey var mı, detection vesaire var mı yakalıyoruz bazen.
Mesela dışarıya çıkmamız gereken bir API key bazen çıkabiliyor ve anında detect edip gerekli işte compliance ekiplerine hızlı zihletip gerekli aksiyonu aldırıyoruz aslında.
Buna örnek verebilirim. Bu zaten biraz da benim dizlerimin bağını çözen bir şey.
Hani içeride her ne kadar ekip arkadaşı da olsak avukatlarla veya compliance ekibiyle konuşmak birazcık insanı şey yapıyor.
Hani hani o birazcık öyle işin heyecanlı kısmı bizim secret sosumuz o biraz.
Evet ya. Ben de şu an hani çalışsam nasıl olurdu acaba yani çünkü avukatların girip bize şöyle bir şey lazım.
Şunlar nasıl yapıyor? Bir de buralardaki bak yani düşünsenize bir bakanınız var.
Ne bileyim yanlış bir bilgi veriyorsunuz ve o bilgiyi hani daha tehlikeli yerlere size riske atabilecek daha büyük bir şey çıkaramazsa çok basit bir şey yani falan gibi.
Etkisi çok büyük olabilecek de bir şey.
Kesinlikle zaten bu da bizi böyle en çok terleten en büyük challenge'larımızdan bir tanesi.
Hani bir de security ekipleri %100 şey hani teknik ekipler.
Onlarla konuşmak bir şekilde.
Ama lanetlik ekipler geldiği zaman onlara teknik bir şey açıklamak gerçekten şey olabiliyor.
O da ayrı bir challenge'ımız oluyor gerçekten.
Gidip compliance çıla ve legal ile bu işin teknik kısmını anlatmak bizim açımızdan zor.
Onlara doğru raporları sunabilmek, doğru şekilde o veriyi analiz edebilmek.
Product engineering dedim ya. en başında podcast'ın.
Biraz da bunu gerektiriyor hani non-tech kişilerle bunun iletişimi nasıl yapılmalı, raporu nasıl oluşturmalıyız, doğru veri nedir, hangi kısıtları koymalıyız burada bunları düşünmemizi sağlıyor.
Bence bu da hem güzel bir pratik hem de beyin cimnastiği gibi bir şey oluyor.
Farklı açılardan düşünmeyi sağlıyor.
Tamamen aynı fikirdeyim. Orada şöyle empati kurabiliyorum sizle.
Bizde de Operational Experience yani OPEX dediğimiz bir ekip var.
Böyle operasyon ile bizim aramızdaki bir köprü gibi düşünebilirsiniz.
Operasyonun daha verimli, iyi çalışması için ya da projeleri falan oradan geliyor gibi düşünün.
Ve sonuçta herkes teknik değil.
Yani non-teknik olan ekipler de var.
Sonuçta burada fiziksel, operasyonel işler de yapılıyor ve bir şekilde biz de burada bir ürün yapıyoruz ve onun hani beraber çok iyi çalışması gerekiyor.
Ortak bir payda da olmamız gerekiyor.
Ama yapılacak iş dediğin gibi hani bir iş alsa çok basit gözü yok ama aslında teknik olarak ne kadar zor Doğru bir şey olduğunu iyi bir açıklamak mesela.
Aslında bunlar biraz da böyle soft skill'ler oluyor.
Seni teknik olarak çok iyi olman bir yere kadar kurtarıyor gibi bir şey yani.
Kesinlikle zaten soft skill bizim hem iş alımlarında da aşırı dikkat ettiğimiz bir olay hem de kendi günlük iş yapışımızda da çok böyle bizi forlarımızdan bir tanesi.
Şöyle söyleyebilirim. Dediğim gibi sadece tekniklerle değil non tekniklerle konuşuyorsunuz.
Bir şey anlatmanız gerekiyor. Doğru cümleleri doğru sistematikle paylaşmanız gerekiyor.
Yani soft skill hakikaten özellikle böyle product işi yapıyorsanız baştan sona bir iş yapıyorsanız hakikaten must have bir özellik diyebilirim.
Kesinlikle ya. Bir daha izleyince o da mesela şeyden bahsetmiştiniz.
Hani bizi terleten bir yer falan demiştin ya çünkü yani çünkü etkisi çok basit bir şey.
Çok büyük olabilecek kritik bir noktadasınız.
Böyle köprü gibi bir şeysiniz. Bazı domainler aslında legal olsun, security olsun vs.
Orada böyle yani ben sen bunu söylediğin anda aklıma direkt mesela şey geldi.
Test süreçleri hani işte code coverage'dır, quality'dir.
Bu tarz şeylerin böyle önemi kritikliğe geldi.
Çünkü ya bir domain olur.
Belki bir yerde hız o testin maliyetini bir şekilde kurtarıyordur.
Mesela örnek veriyorum ben sonuçta startup mantığıdır belli domenilerde kurtarıyordur belki ama sizde belli ki değil mesela.
Sizde burada mesela kod kalitesinden bahsettiğimizde Bunu korumak için uyguladığınız belirli alışkanlıklar olur ya da dikkat edin tek tek bir şeyler var mıdır?
Yani aslında kod kalitesini ilk adımda sağlamak çok aşırı zor bir konsept değil.
Yani kod kalitesini bir t anında sağlayabilirsiniz.
Bizim en büyük challenge'miz bu kod kalitesini uzun süre boyunca maintain edebilmek.
Yani hani farklı sayıda developerların geldiğinde bu kod kalitesinin bozulmamasını sağlamak.
Dolayısıyla biz yapabildiğimiz kadar her şeyi tüm kalite süreçlerimizi otomatize etmeye çalışıyoruz.
Yani aslında daha... developer'ın makinesinde daha commit atılmadan önce bir sürü pre-commit hook'umuz var.
Bunlar çeşitli check'ler yapıyor. Hem security check'leri hem kalite check'leri.
Ardından kod pushlandığında CICD'ye gittiğinde orada da bir dizi testimiz var.
Yine aynı şekilde hem security hem integration test hem de dediğim gibi kalite testleri.
Bunlar da bizim pipeline'imize blocker oluyor.
Çünkü senin de bahsettiğin gibi işin böyle şey kaldıramaz hata kaldıramaz bazı noktaları var.
Business critical transaction'ları var böyle diyeyim.
Dolayısıyla onları iyi test etmemiz gerekiyor, otomatize test etmemiz gerekiyor.
Ve oradaki human error'u da olabildiğince azaltmak en büyük çekincelerimiz, en büyük isteklerimizden değil.
Bu bağlamda da olabildiğince otomatize tool'ları kullanıyoruz.
Ben bu şekilde bahsedebilirim otomatize tool'lardan.
Belki ekip ekibine yapmak ister.
Bu tarafta özellikle Python tarafında raf kullanıyoruz.
Benim çok sevdiğim bir tool raf.
Hem pre-committed hem hook hem CICD step'lerinde.
Hem de kod geliştirirken böyle pratikleri uygulamamıza olanak sağlıyor.
Ben rafı çok sevdiğimden.
Hangi ürün abi ya ben bilmiyordum.
Tam yazılışı nasıl oluyor?
Abi R-U-U-F.
Linter ve formater aslında.
İkisi beraber ama diğer linter ve formaterlara göre çok daha hızlı.
Ve işte pre-commit hook gibi farklı alanlarda da böyle kullanımımızı kolaylaştırıyor.
Çok güzel de bir dokumentasyonu var.
Vallahi ben o yüzden rafçıyım.
Diyorum sürekli. Fark ettim heyecanından anladım onu.
Evet evet yani özellikle hani bunu CICD'de çok blocking olarak bu kuralları koyduğumuzda bunu da mecbur uygulamak zorunda kalıyoruz.
Hani bu tarafta böyle iş hayatına dahi sevdiğim bir laf var.
İşte bazen de aramızda şey yapıyoruz.
Hani takipçisi olmadığın işin iyi gitmediğinden emin olabilirsin.
Biz de bu takipçiliği işte CICD adımlarıyla sağlamaya çalışıyoruz.
Pratikleri de uyguladıktan sonra o tarafta da ciddi iyileşme sağladık diye düşünüyorum.
Abi çok güzel cümleleriniz var.
Bunları böyle bir yere not almak lazım.
Çok iyiymiş. Az önce de Burak bir yerde şey demişti.
Terzi mantığıyla hani direkt kişiye uygun mesela demişti.
Ben bunu şey yapacağım. Satacağım mesela bizim depoda.
Çünkü hazır VMS depo ürünleri var ama biz terzi mantığında yapıyoruz kişiye özel.
Tam onun gibi oldu. Az önce Ruf'a da baktım bu arada.
Böyle Rust'ta yazılan bir open source tool'muş şimdi.
Güzel bir şeye benziyor. Rust'ta yazılmış bir Python formatı aslında.
Enes onu ilk getirdiğinde hani daha şeydeydi.
Beta sürecinde falandı böyle.
Çok stable bir ürün değildi ama hani ya çok hızlı çalışıyor.
Diğer alternatiflerine göre çok iyi.
Biz böyle rafın neredeyse şeyiydik yani.
Beta user gibi bir şeydi ilk kullandığımız zamanlarda.
Son bir senedir falan kullanıyoruz.
Bir, bir buçuk senedir kullanıyoruz. Baya memnunuz.
Siz en iyi müşterilerdensiniz belli.
Aynen. Etinden, sütünden, kemiğinden her şeyinden farklı.
Her şeyden yararlandınız. Müthiş.
Bir ürünü kullanacaksan böyle kullanacaksın.
Ve az önce Burak şeyden bahsetmiştin.
İşte ben az önce bu tarz şeylerime yani challenge'dan olduğundan bahsettiğimde işte prehooklardan vesaire çünkü en büyük challenge'ın işte kod kalitesini en başta yapmak okey ama hani bunu işte maintain etmek gibi vesaire challenge'lar oluyordu.
Burada pek yani genel challenge'ları düşündüğümüzde en büyük challenge'larınız...
desem mesela aklınıza gelen böyle birkaç şey var mıdır?
Özellikle biz şu konularda çok challenge oluyoruz.
Bize dikkat etmemiz gereken ekstra şeyler salıyor veya buna benzer belki bir incident anınız.
Ki size incident tam olarak nasıl oluyor bilmiyorum.
Hani mantık olarak.
Belki ondan bir şeyler bahsedebilirsiniz.
Anlatabileceğimiz bir şeyse tabii yani.
Sekürt olunca bilemiyorum ben ne diyeceğimi.
Evet cümleleri seçmek gerekiyor hakikaten bizden.
Böyle cımbızla çekmek gerekebiliyor bazı şeyleri.
Çok fazla expose etmeden anlatalım biraz challenge'larımızla.
Ben önce hissettiklerimi söyleyeyim.
Öncelikle sekürt ekibinin altındayız.
Dolayısıyla bizim sekürt kod geliştirmemek gibi bir şeyimiz olmuyor.
Bir lüksümüz olmuyor. Dolayısıyla her bir adımda biz sekürt ekibindeyiz arkadaşlar.
Dolayısıyla bizim her şeyimiz bir...
örnek teşkil ediyor gibisinden bir şeyimiz var, düsturumuz var.
Çünkü hani bizim repolarımız diğer business ekipleri için birer örnek teşkil ediyor.
Yani bir pratik uygulanacaksa onu biz muhakkak ilk uygulayanlardan olmak istiyoruz.
Ki dediğim gibi hani içeride diğer business ekiplerinde örnek olalım.
Bu böyle ilk challenge'larımızdan bir tanesi diyebilirim.
Yani secure code bizim için birinci öncelikte.
Belki diğer arkadaşlara bahsetmek isterler neler olduğundan.
Buraya katılıyorum. Kodlarımız zaten aramızda da söylediğimiz bir şey.
Kodu yazarken sanki Secure Coding Guideline'a uygun ve böyle bir guideline gibi yazmalıyız kodlarımızı diyoruz.
Ama bunun yanında ben ölçeklenebilirlik bence çok önemli.
Çünkü Türkiye'nin en büyük datalarından biriyle çalışıyoruz.
Günde milyonlarca satır data işleyen ürünlerimiz var şu anda.
Tabii bence ikinci challenge'ımız da bu olduğunu düşünüyorum ben.
Hem hızlı hem de az önce konuştuğumuz gibi doğru sonuçlar vermemiz gerekiyor.
O yüzden bence scalability bizim ikinci büyük challenge'larımızdan biri diyebilirim.
Security'nin yanda scalability'nin de böyle yanda ayrı bir challenge olması.
Böyle işi biraz daha zorlaştırıyordu ama daha eğlenceli de kılar diye tahmin ediyorum.
Belki son olarak da şeyden bahsedilebilir.
En büyük challenge dediğim gibi communication.
Farklı non-tech ekiplerle olan iletişimler.
Teknik dili sadeleştirme, raporları sadeleştirme, anlaşılır kılma.
Biraz da böyle BI ekibi gibi de çalıştığımız yerler oluyor.
Şu dashboard'u böyle yapsak nasıl olur?
Hani herkes anlayabilir mi? Burada işte iyi raporlar çıkartılabilir mi?
Hani o non-tech gözüyle bakmak da bence ayrı bir challenge olarak not düşebiliriz.
Mantıklı abi, haklısın.
Hatta şimdi sen onu söyleyince belki şeyden de bahsedebiliriz.
Çünkü üç ayrı müşteriniz gibi bir şey var ve bir tane piyonuz var ekipte ilk başta konuştuğumuzda.
Buradaki çalışma süreçleri nasıl ilerliyor?
Belki ondan da biraz bahsedebiliriz.
Bu tarafta tüm çalışma sürecimiz, akışımızı biz bir handbook yaparak topladık.
Security Development Handbook.
dedik buna. Hani bundan böyle bir bunun üzerinden gideyim ben.
Önce agile scrum kullanıyoruz.
İki haftalık sprintler koşuyoruz abi.
Ondan bahsedebiliriz. Ve hani böyle genel tüm geliştirme pratiklerinden uygulamaya çalışıyoruz.
Grooming gibi, closing gibi.
Ama böyle bizim böyle biraz daha şekillendirdiğimiz bir mob programı kesimli bir toplaşmamız var böyle arkadaşlarla hep beraber.
Ondan biraz özellikle bahsetmek istiyorum.
Burada böyle her hafta yapmaya çalışıyoruz.
Haftada bir tarihli seçiyoruz.
Bu toplantıda onun da bir taskını açıyoruz.
Sonra ekran paylaşıyor.
Hep beraber böyle çok Küçük bir taskı tamamlamaya çalışıyoruz.
Bayağı kod yazıyoruz. E tabi uzun sürüyor.
Ama böyle ekip içerisinde kod review'i artıran kod review sürelerinden kısalmasına sağlıyor diyebiliriz.
Böyle bir mock program seçimiz var.
İşgüre geliştirmiş. Yani evet bizim de çok işimize yarıyor.
Özellikle ekibe yeni arkadaşlar katıldığı zaman bunu daha iyi anlamış oluruz.
Çok hızlı adapte edebiliyoruz.
Bu tarz iş geliştirme süreçlerimiz var.
Diğer ekiplerle nasıl çalışıyoruz?
Belki Burak bu tarafta sen bir şeyler söylemek istersin.
Evet yani aslında hani ilk başta bizim en büyük müşterimiz security idi.
Ama sonrasında işte legal gibi compliance gibi veya işte diğer farklı ekiplerde bizim müşterimiz olmaya başlayınca bunlarla...
Periyodik olarak stakeholder toplantılarımız oluyor.
Aylık oluyor veya işte iki haftalık bir yaptıklarımız da var.
Bu toplantılarda aslında işin biraz daha business tarafını konuşuyoruz.
Onlara lazım olabilecek özellikler neler veya şu anda Kepler'e özelinde...
Bir feedbackleri var mı? Akmayan noktalar var mı?
Bunları da o paydaş toplantılarında bir araya gelip tartışıyoruz, konuşuyoruz.
Aslında product'ın böyle business roadmap'i orada çıkmış oluyor.
Onun dışında işin teknik roadmap'i, technical depth'ler olabilir veya işte yeni geliştirecek altyapı iyileştirmeleri olabilir.
Bunları da kendi işimizde technical grooming'lerle çözüyoruz.
Yani ekip bir araya geliyor. Genellikle developer'lar.
Teknik borçlarımız neler? Nereye gidiyoruz?
İnfrayı nasıl daha scalable hale getiririz gibi.
Aslında iki farklı koldan iş süreçlerimiz yönetiliyor diyebilirim.
Bizans ekipleriyle ağırlıklı olarak ne yapacağımız, nelere gideceğimiz, ne gibi özellikler olacağı konuşulurken teknik ekipler de bu işin nasıl daha iyi scale olabileceği, nasıl daha sağlam çalışabileceği konusunda kafa yoruyor.
Böyle iki koldan devam ediyoruz.
Sağolsun orada PO ekibimiz de, security altındaki PO ekibimiz de bize destek oluyor.
Oğuz dedik ama Şule de var mesela veya Cem abi de.
Bize sağolsun bu konuda desteklerini esirgemiyorlar.
Sürekli farklı paydaş ekiplerden bize konular getiriyorlar.
Biz de onları kendi geliştirme süreçlerimize dahil ediyoruz.
Burada sen söyleyince aklıma şey geldi Burak.
Teknik olarak böyle beraber çok yakın çalıştığınız bir ekip var mı?
Yani özellikle böyle coupling olduğunuz veya çok fazla şu ekiple yani teknik anlamda çalıştığınız bir şey var mı?
Bağlılık vesaire bir şey. Var aslında security ekiplerinin neredeyse tamamıyla teknik olarak çalışıyoruz.
Geliştirme anlamında olmasa bile onların security know-how'ını içeriye dahil ettiğimiz çok fazla case var.
Örneğin hani M...
böyle bilindik örneklerden bir tanesini vermek gerekirse Data Security ekibimiz var.
Trendyol içerisindeki veri politikalarını DLP rullarını veya çeşitli case bir rullarını yöneten ekip.
Onlardan biz rule'ları veya çeşitli teknik desteği alıyoruz.
Yani bu işin data security anlamında, compliance anlamında gerekliliklerini öğrenmiş oluyoruz.
Çünkü o işin tırnak içinde tekniği bu şekilde.
Hani hangi tür regeksler olabilir, bu işin ne tür kontrolleri yapmamız lazım.
Bunları dediğim gibi data security ekibiyle çalışıp geliştiriyoruz.
Öte yandan AppSec ekipleriyle çalışıyoruz zaten her ekibin olduğu gibi.
Bizim altyapımızı daha iyileştirebilecek güvenlik açıklarımız varsa bunları fixleyebileceğimiz şekilde.
Hepsi ekip çok aktif.
Evet yani içeride her türlü deploy edilen tüm app'e hani app'lere diyeyim sağ olsunlar destek atmaya çalışıyorlar.
Onlar da çoğu şeyi otomatize etmeye çalışıyorlar.
Onlarla çok yakından çalışıyoruz.
Bu şekilde diyebilirim yani genel olarak zaten infra ekipleriyle.
Herkes olduğu gibi çalışıyoruz.
Çünkü teknik olarak entegrasyon yapmamız gerekiyor çoğu yerlere, database'lere veya işte Pandora'ya.
Buradaki teknik ekiplerle yine bir araya gelip onlarla teknik sesyonlar yapıyoruz.
Bir diğer aslında teknik böyle yakın çalıştığımız ekipler şu anda son zamanlarda ML platform ekibi, AI ekibi aslında.
Onların yapmış olduğu teknik geliştirmeleri cap'lerle.
gardırayla almak istiyoruz. Teknik olarak şey yapmak istiyoruz yani.
Security katmanı eklemek istiyoruz oradaki tüm yapılara.
Burada da aslında onlarla yakın çalışıyoruz diyebilirim.
ML ekiplerinin çok güzel işleri var şu anda ya.
Ben de böyle takip ediyorum da yanında.
Yani kendi kanallarına ekstra böyle şey.
Özellikle ML platform ekibi yani bu dışarıya açılan gateway.
Tüm LLM requestlerinin, tüm AI requestlerinin tek yerden çıkması fikri gerçekten bayağı böyle güzel bir iş oluyor şu anda.
Biz de severek takip ediyoruz.
Keplerle de İnşallah orayı safeguard haline getirmeye çalışıyoruz.
Yani oradaki tüm requestleri böyle bir incelemek istiyoruz.
Bunu şu anda geliştirme aşamasındayız diyebilirim.
Geçen gün bir toplantıda sözü geçmişti.
AI ile beraber işlevselliği artırırken aslında security gibi olarak da kapıları sıkı sıkı tutuyoruz.
Bu işte AI security tarafında da kepler aslında bu kapıları sıkı sıkı tutma.
işinde önemli bir rol üstleniyor.
Burada şey diyeyim bu AI, Kepler'den bahsederken yani AI security kısmı da var demiştik.
Orası buraya mı? Şunu da ekleyebilirim belki yapay zekayla alakalı.
Şu anda hani son 3 yıldır belki yatıyoruz kalkıyoruz her yerde bir AI furyası dönüyor tüm teknoloji camiasında.
Bizim özellikle son zaman son 1 yıldır tüm e-formumuzu harcadığımız taraf AI Security Domain'i.
Zaten konuşmanın başında da bahsetmiştik.
Biz neler yapabiliriz, neler edebiliriz gibisinden.
Özellikle Türkçe'de yani Trendle'un en çok ulaştığı coğrafyalarda konuşan dil Türkçe'de modellerin yetersiz kaldığını ve o tarafta bir yatırım ihtiyacı olduğunu hissediyoruz.
Ve bu bağlamda da Türkçe için özelleşmiş yapay zeka modelleri publish ediyoruz.
Zaten ekipte çalışan arkadaşlarımız var.
Hepinizin tanıdığı Ali Can. kiraz.
Onun dışında biz de kendi modellerimizi, Security Development ekibi olarak da kendi modellerimizi çok yakında tüm komüniteye duyurmayı hedefliyoruz.
Burada bahsetmiş olduğum gibi Guard modellerinin Türkçe versiyonları da çok yakın zamanda inşallah duyuruyor olacağız.
Aslında burada kendi ürünümüzü çıkarmak bu arada çok güzel bir şey.
Ali Can da bu arada bu tarz şeylerle böyle uğraşıyor.
Ayrıca işte yakında, yakın zamanda şey vardı işte Kumru diye mesela bir ürün çıkarmıştı bizim.
Türkiye'den ve Ali Can'da onu alıp mesela birkaç gün üzerine onu genişletmek için farklı şeyler yapmıştı.
Bu tarz böyle yerel ürünler yapmak bence büyük bir katkı sağlıyor komüniteye diye düşünüyorum.
Burada aslında bizim en fazla üzerinde çalıştığımız alan belki de diyeyim bunu product haline getirebilmek.
Buradaki modelleri alıp son kullanıcının kullanabileceği yani bir security engineer'ın, bir legal'in veya bir compliance engineer'ın.
kullanabileceği formata getirmek.
Zaten en büyük böyle hani uğraş alanlarımızdan bir tanesi de o son zamanlarda.
Hani modeli geliştirip bunu enable etmek.
Herkesin kullanabileceği hale bir ürün formatına sokmak.
Bu da böyle hani bizim tırnak içinde söylediğim bu product engineering'in altına giren bir domain.
Tabii tabii kesinlikle. Peki böyle product'lar yaparken mesela az önce Enes sanırım bahsetmişti.
Mesela scalability'de bir challenge demişti örneğin.
Bunun gibi şeyler varken burada hangi teknolojileri kullanıyoruz?
Mesela tekstilimiz neler? Çünkü bir de full stack takılıyorsunuz gibi.
Böyle bir şey de var. Ben devam edeyim abi.
Backend tarafıyla başlayayım.
Backend tarafında aslında biz genel olarak ekibin yetkin olduğu dilleri daha çok tercih ediyoruz.
Örnek vermek gerekirse Python ve Go ağırlıklı ilerliyoruz şu an.
Servislerimizin bir çoğunu geliştirirken Fast App'i kullanıyoruz.
Performansa ihtiyacımız olan yerlerde de Go tercih ediyoruz.
Son olarak Database'de Postgres kullanıyoruz.
Event Streaming için de Kafka'dan yararlanıyoruz.
Frontend için topu NSA atayım.
Frontend tarafında da biz Next.js kullanıyoruz uzun bir süredir.
Hızlı geliştirmek bizim için önemli.
Komponent yapısı, React ekosistemine zaten uzun süredir içinde olmamız önemli.
Bu tarafta TypeSafe önemli.
O yüzden TypeScript'i kullanarak geliştiriyoruz ürünlerimizi.
Tasarım tarafına gelirsek Tailwind CSS kullanıyoruz.
Ama işimizi en çok kolaylaştıran şey aslında bizim baklava dizayn sistem.
Bilenler vardır Trendyol'un kendi geliştirip open source olarak paylaştığı bir dizayn.
Dizayn sistem baklava. Bu tarafta böylece Trendyol'a özgü bir görünümü daha ilk günden sağlamış oluyoruz.
Bu bizim için çok önemli.
Onun haricinde altyapı olarak da yine TBP kullanıyoruz.
Trendyol Builder Platform. Bu tarafta da uzun bir süredir native olarak TBP'deyiz yani.
Baklava güzel bir ürünümüz. Severiz.
Kesinlikle. Open Source.
Baklavanın yeri de ayrı.
En sevdiğim.
favorimiz. Ayrıca baklava ile ilgili de TPP ile ilgili de böyle bölümlerimiz var.
Böyle bir reklam sıkıştırayım araya.
İzlemek isteyen olursa dinlemek isteyen onlara bakabilirsiniz.
Peki burada bölümden önce konuşmuştuk hatta kayıttan önce hatırlarsanız.
Bizim bölümlerimizi izleyen özellikle işte benzeri alanda çalışan veya çalışmaya gönüllü olan hani buraya daha yatkın olan insanlar olabiliyor ilgili olan insanlar.
Security alanında böyle ürün geliştirmek isteyen insanlar için böyle sizin önerebileceğiniz herhangi bir şey var mıdır?
Ben ilk olarak araya gireyim, sıramı vereyim sonra.
Bence hata yapmaktan korkmasınlar diyebilirim.
Benim burada öğrendiğim şeylerden biri de bu.
Bunu söyleyebilirim. Ben devam edeyim.
Ürün geliştirirken sadece güvenliği değil, bence kullanıcı deneyimini de düşünerek geliştirme yapmaları çok önemli.
Bildiğiniz gibi en etkili koruma kullanıcıyı zorlamadan güvenli hale getiren çözümlerden geçiyor.
Ben de topu buraya atayım burada.
Ben biraz daha bu işi geniş perspektiften almak istiyorum.
Ürün geliştirmekten. 10 yıldır hemen hemen bu işi yapıyorum ve bence çok keyifli bir iş.
Özellikle ürün geliştirmekten, özellikle yeni başlayan arkadaşlar geri durmasınlar diyorum.
Özellikle ürün geliştiren ekiplerle çalışsınlar.
Özellikle de ürünün dokunabildikleri kadar çok noktasına dokunabildiği ekipler de bence çalışmalarını öneririm arkadaşlara.
Dolayısıyla her tarafını görsünler.
Bu işin communication'dan deployment'ına kadar.
Çünkü her bir alan, her bir nokta ayrı bir güzellik barındırıyor, ayrı challenge'lar barındırıyor.
Ve bence hem kariyeri geliştiriyor hem de güzel zihin açıcı faaliyetler olarak nitelendirebiliriz.
Bu bağlamda kariyerine böyle yeni başlayacak veya security development yapacak olan arkadaşların, dediğim gibi ben ürün odaklı gitmelerini öneririm.
Burada da bir promosyon yapayım hızlıca.
Trendyol'da çok fazla açık ilan var.
Farklı dikeylerde farklı ekipler işe alım yapıyor.
Temel linki sağa sola yapıştırırsın abi sen.
Aynen, aynen. Aşkım orada bakıyor.
Bu da sana bakıyor. Hemen aşağıya bakıyorum. Süpersin abi.
Keşke herkes böyle finali böyle şey yapsa.
Bu arada hani işte ilanlarımız var deyip vallahi böyle en sevdiğim.
Evet. Buranın da dediği gibi ilanlarımızı efendim takip edebilirsiniz.
Her türlü alanda ilanlarımız mevcut.
İşte sekültüye ilginiz varsa gördüğünüz gibi çalışmak isterseniz ekip arkadaşlarınız da böyle insanlar.
Bir saattir bakalım artık ne anlatmışsa sevmişseniz.
Buraya sizleri de bekliyoruz diyelim.
Bu arada bizlere her zaman ulaşabilirler.
Hani sosyal medyadan, LinkedIn, Twitter, bana veya Enes'e, Emre'ye hani onlar da bahsedeceklerdir.
Her zaman ulaşabilirler. Sormak istedikleri bir şeyler varsa her zaman kapımız açık.
Seve seve diyorsunuz. O zaman teşekkür ederiz efendim.
Zaten isimlerinizi biz açıklamaya da ekleyeceğiz.
Ulaşmak isteyen olursa veya danışmak isteyen bir şeyleri.
Burak, Enes ve Emre burada diyelim.
Efendim keyifli bir sohbetti.
Benim sorularım bu kadardı. Her şeyde konuştuk bence.
Çok teşekkür ettim. Ağzınıza sağlık.
Çok keyifli bir orjinalizmin içinde.
Evet, çok teşekkürler.
86. bölümümüzde Security Development ekibiyle beraberdik.
Havalı projeleri Kepler gibi isimleri var.
Fullstack takılıyorlar. Gördüğünüz gibi.
Legallerle, avukatlarla falan da takılıp.
Risk'te her şey ne varsa her şeyi yapıyorlar.
Müthiş bir iş. Bence çok iyi.
Ben çok sevdim. Security ile beraber çalışmak zaten güzel bir şeyken Security'i bilerek Development'ı yapmak ayrı bir ürün kafası.
Görmek bence güzel oldu.
Katkı sağladı. Yani teşekkür ettim size ekstradan.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere diyelim.
Bye bye.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
