
Selam Ekip - E82 - Customer Engagement Management
2 Eylül 2025 · 26 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Konuklar: Nilgün Yılmaz, Cantürk Şen
82. bölümümüzde konuğumuz Customer Engagement Management ekibi oldu. Ekip yapısını, projelerini, teknoloji stack seçimlerini ve çok daha fazlasını konuştuk!
Trendyol Talks'da Trendyol'daki kültürümüzü, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimizi ve ritüellerimizi konuşuyoruz. Trendyol Talks podcast kanalımızı takip etmeyi unutmayın!
Transkript
Selam ekip. Ben Ordu'nun master data ekibinden Fırat.
Teknoloji ekibini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast serisinin 82.
bölümündeyiz. Bu bölümde Customer Engagement Management yani CEM ekibiyleyiz.
Bu ekibi tanıyacağız. Ekip yapısı, kullanılan teknolojiler, pratikler gibi konuları konuşacağız.
Arkadaşlar hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Hoş bulduk. Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz. Bugün Nilgün ve Can Türk ile beraberiz.
İsterseniz biz sizi kısaca tanıyalım.
Ondan sonra... Devam ederiz.
Nilgün istersen ilk topu sana atayım.
Olur Fırat, teşekkürler.
Selamlar, ben Nilgün.
Yaklaşık 4 yıldır developer olarak Trendyol'da çalışıyorum.
Ve sektörde de 6.
yılım. 4 sene önce Trendyol'un gerçekleştirdiği Frontend Bootcamp'e katılmıştım ve sonrasında da burada çalışma fırsatı yakaladım.
Trendyol'daki çalışma sürecimde Cem ekibinden önce Bu Yıldır Platform tarafında yaklaşık 3 yıl çalıştım.
Ve son 1 yıldır da...
Cem ekibiyle birlikte çalışıyorum diyebilirim.
Selamlar ben de Can Türk.
Trendyol'da 11 ayda çalışıyorum.
Bu sürenin tamamında Cem ekibinde çalıştım.
Backend developer'ım. Ondan önce de 3 sene Atlassian, 3 senede bir startupta çalışma tecrübem var.
Bu şekilde. 11 ay güzel.
Birinci yılın doluyor yani. Evet.
Birinci yılımı dolduruyorum.
Teşekkür ederim. Bir güne göre.
Bakalım sen daha yenisin. Senden sonra katılan biri oldu mu?
En yeni sen misin şu an ekipte?
Aslında Trendyol'da en yeni olan benim ama Ekip biraz değişti.
Rotasyonlar oldu. O yüzden hani...
Ama Trendyol'a katılan olarak şirkete sen daha yenisin sanırım.
Evet en yeni benim. Nasıl peki böyle mesela birinci yılın olduğu şeyi merak ediyorum da dışarıdan gelen biri olarak böyle beklentin ile karşılaştırdığında nasıl mesela?
Ben böyle bir şey bekliyordum. Buraya geldim ama şunu bekliyordum şöyle oldu.
Şöyle beklentim vardı şöyle olduğu gibi.
Aklına gelen böyle bir şey var mı?
Ya burada... Aslında böyle dolu dolu bir yıl geçti diyebilirim.
Sürekli yeni projeler geliyor.
Hem teknik hem ürün özellikleri bakımından dolu dolu geçiyor.
Yani hızlı bir tempoda çalışıyoruz diyebilirim.
Bu beklentim dahilindeydi aslında.
Ama bana sorsanız bir yıldan daha uzun süredir çalışıyormuş gibi de geliyor açıkçası.
Ne bir süre olarak böyle o kadar çok dolu dolu geçiyor ki şey ediyorsun.
Sadece on bir ay mı oldu? Olabiliyor.
Bende de altı yıl falan oldu çünkü.
Bir süre sonra normalleşiyor. Hani şey oluyor böyle.
Her sene geçtikten sonra şey diyorum.
Oturacak ve bir süre sonra böyle isterseniz bir konfor alanına mı gireceğim vesaire.
Onu mesela hiç yaşadığım bir an olmadı.
Her zaman çünkü yeni bir challenge vesaire bir şey çıkıyor.
Böyle boşlukta hissetmiyorsun yani kendini.
Mesela Nilgün de 4 yıl oldu mesela.
Belki senin orada bir görüşün var mıdır bilmiyorum.
Can Türk'le ilgili mesela şey söyleyebilirim.
11 aydır birlikte çalışıyoruz.
Ama sanki daha uzun süredir de birlikteymişiz gibi de hissettiriyor.
Ben de Cem ekibine yaklaşık.
Can Türk'ten. Çok kısa bir süre önce gelmiştim.
Hani birlikte böyle ekibi alıştık gibi bir süreç oldu.
Hem 4 yıl hem çok kısa gibi hem de çok uzun gibi geçti.
Yani güzel tecrübeler yaşadığımız için.
Süper. Böyle hızlı ama dolu.
Evet evet kesinlikle.
Çok iyi. Peki bu Cem ekibi tam olarak ne yapıyor?
Nelerden sorumlu? Cem ekibi deyince ben en başta anlamamıştım böyle Cem ekibi falan diye.
Neler oluyor burada böyle?
Biraz bir özetleyebilir misiniz?
Bir girişi yapalım. Özetleyelim.
Bizim Ekibimiz, geliştirdiğimiz servisler Trendyol'un pazarlama çözümleri çatısı altında yer alıyor.
Aslında bir bakıma ads gibi, reklamlar gibi.
Bu mobil uygulamaya girdiğinizde sağ üstte bir mektup ikonu var.
Oraya basınca gelen duyuruları biz gösteriyoruz aslında.
Belki öyle tanıdık gelebilir.
Satıcılar satıcı panelinden giriyor ve duyuru oluşturuyorlar.
Hedef kitlelerini seçiyorlar.
Bazı durumlarda da yeni geliştirdiğimiz bir akıllı duyuru özelliği var.
Hani onların daha az seçim yaptığı bir akış da var.
Karşılığına bir para ödüyorlar.
Biz de onlardan alışveriş yapma ihtimali en yüksek olan son kullanıcılara mobil bildirimler gönderiyoruz.
Uygulama içinde mesajları gösteriyoruz.
Böyle özetleyebilirim Cem'i.
Hmm okeydir.
Belki isimden bir şekilde müşteri ulaştığım bir yer ama hangi kanaldan odur mesela anlamamıştım.
Kafamda çok net oturdu yani tam nereye denk geldiğini vesaire.
Çünkü böyle müşteriye ulaşmamaya reklam edince herhalde ben ilk tahminim şey olurdu şu an düşünüyorum.
Telefondaki gelen bildirimler belki olabilir.
Push notification vesaire.
Onlar da sizin alanınızda mı geliyor yoksa farklı bir alan mı oluyor?
Biz de gönderiyoruz push notification'lar evet.
Yani tamamı hani bizim gönderdiklerimiz değil tabii ama senin telefonuna gelen de bildirimlerin mutlaka bir kısmı bizden geliyordur.
Doğru. Gerçi birden fazla ekibin sorumluluğunda oluyor sanırım orası.
Tek bir yerden değil de. Evet.
Doğru. Peki sizin ekip şu anda bu işte kaç kişi uğraşıyor?
Kaç developer? Kaç QA?
Bazı ekiplerde mesela şey oluyor.
Şu kadar developer, şu kadar QA bir de tek leadimiz var gibi söyleyenler de oluyor.
Sizin ekipte nasıl bir dağılım var?
Bizde de biraz benzer söylediğin aslında.
Ekibimizde dört tane developer, iki frontend, iki backend şeklinde.
Bir QA, bir product manager, bir team dediğimiz ve Aslında doğrudan Cem ekibine değil ama parent takımın social ekibi yani bakan bir teklifte bulunuyor bize destek veren.
Çok iyi. O zaman aslında yine kalabalık bir ekipsiniz.
Yani 8-9 geliştirmeci mi var?
O tarz bir şey herhalde. Bayağı bir şey var.
Hem backhandçi hem fronthandçi.
Peki şey mi herkes bir arada mesela sizdeki fronthandçiler sadece size mi çalışıyor?
Çünkü mesela birkaç bölüm önce bir fronthand ekibiyle beraber bir bölüm çekmiştik.
Onlar da mesela şeydi.
Bir fronthand ekibiler ama çalıştığı fronthand...
Dışında başka ekipler var. Onlarla beraber çalışıyorlar gibiydi.
Yoksa size özel mi? Aslında bir ekibin içinde Frontend'de ve Backend'de bakan farklı kişiler var diyebilirim.
Örnek veriyorum ben Frontend'deyim, Çanturk Backend'de gibi.
Okey, direkt sizin ekipte yani.
Çok iyi. Evet, evet. O zaman işler daha hızlı bir şekilde.
Sadece size özel domen bilgilerine sahip biri vardır.
Bu daha mantıklı. Kesinlikle. İletişim de daha kolay oluyor.
İşte Backend tarafından data beklediğiniz zaman Frontend'de işleri yapabilmek vesaire.
Çok daha hızlı oluyor tabii ki.
Peki sayınız biraz daha fazla olduğu için şeyi merak ettim.
Siz herkes bir aradayken haftalık bir sprint yapabiliyor musunuz?
Yoksa bu size örneğin 1 hafta değil de biz 2 haftalık yapıyoruz gibi mi oluyor?
Nasıl bir dağılım var orada? Haftalık sprintler yapıyoruz.
Yani bizim için hani şey idealinin haftalık olduğunu düşünüyoruz.
Sadece böyle zaman zaman işte araya tatiller giriyorsa ya da Özel durumlarda iki haftalık sprintler yaptığımız da oluyor.
Bize de mesela şey oluyor.
Mesela bizim ekip biraz daha işte Fulfillment Tribe'ındaki o durumu hastalık ekibi.
Diğer ekiplere daha çok böyle providerlık yapıyor gibi oluyor.
Şimdi her ekibin de farklı istekleri olduğu için çok hızlı değişim de oluyor.
O yüzden haftalık yapıyoruz mecbur.
Çünkü iki hafta çok uzun olabiliyor.
Hani birinin bir isteği olduğunda bir sonraki sprint demek çok fazla zaman kaybı olabiliyor.
O yüzden böyle ekiplerle çalışırken her ekibi farklı dinamiği olabiliyor.
Sizin böyle mesela bazı ekipler var bizde.
Daha kendi başına yani kendi işlerinde domain ekibi ve dışa bağımlı çok az olduğu için onların farklı bir dinamiği farklı yapısı oluyor.
Sizin tarafta çok bağlı olduğunuz ekipler var mı yoksa şöyle şöyle ekiplerle çalışıyoruz ama bağlılığımız şu seviyede diyebiliyor musunuz?
Nasıl bir dinamik var sizde?
Bizde şöyle aslında düşününce en çok birlikte çalıştığımız ekip CRM olabilir.
Bir diğeri de Data Science ekibi.
Birazcık da... Üzerinde çalıştığımız özellik gereği kitlelerin yani mesaj gönderilecek, push bildirimleri gönderilecek kitlelerin belirlenmesi gerekiyor.
O noktada da bu skorlama kısmında işte data science ekibi çalışıyor.
Yine biz bu kitleleri, mesaj gönderilecek kullanıcıları CRM ekibinden alıyoruz.
Hani bir takım böyle yeni geliştirmeler olduğunda da en çok birlikte çalıştığımız ekipler bunlar oluyor diyebilirim.
Tabii hani bunlarla kısıtlı değil.
Hani işte tükettiğimiz API'ler var.
Hani kupon ekibi var.
Promosyon ekibi var. Seller Store'un da API'ini tüketiyoruz mesela.
Baya bir ekip var aslında.
Evet. Çok da az da değil böyle sayınca.
Ama çok da fazla da değil.
Yani biraz daha böyle şey çok bloklan hani böyle birbirlerimizin planlamasından etkileniyoruz muhakkak ama hani Otonom da ilerleyebiliyor çoğu zaman süreçler.
Otonom ilerleyebilmesi çok önemli ya.
Yani bağımsız asinkron bir şekilde akabiliyorsanız birisi iş almadığında işte siz bunu ıspitalamazsanız işte biz bu şunu çıkamayacağız gibi özellikle çok fazla sayıda oluyorsa bu böyle planlamayı biraz daha zorlaştırabiliyor.
Biraz daha böyle piyolara da zora sokan bir durum olabiliyor belki.
Ama sizin tarafta bu biraz daha siz buna çok bağlılığını vesaire hissetmiyorsanız veya yoksa O biraz daha rahat oluyordur o sayının fazla olmaması veya bağlılığın çok fazla olmaması.
Yani evet evet katılıyorum.
Belki de şey hani o planlamanın bir kısmını tabii işte söylediğin gibi Piyolar da ayarladığı için projelerin başlarında biraz daha fazla oluyor.
Ama doğru bir planlamayla o engeller aşılıyor bir şekilde.
Kesinlikle burada planlama bu işin böyle en temel seviyesi oluyor.
Ve acil durumlar gibi birbirini kırmayan durumlar varsa okeydir bu iş.
Ve sizde herhalde CRM şu an anladığım kadarıyla en çok yakından çalıştığınız şey.
Zaten yaptığınız işte oranın böyle core business ile beraber gibi.
Aynen öyle. Onlarla çok çalışıyoruz.
Süper. Peki burada bizde daha çok mesela konuştuğumuz ekiplerde işte Golang en çok kullanılıyor.
Özellikle çok yüksek throughput alan yerlerde.
Ama çok core business olan yerler varsa Java'yı.
Ve Kotlin'i tercih eden yerler de var.
Sizde tabii bir de Frontend tarafı vardı.
Buralardaki bir tek isteğiniz neler?
Frontend tarafında aslında tek isteğimiz Vue kullanıyoruz projelerimizde.
Frontend haricinde bir de mobil projemiz de bulunuyor.
Orada da aslında React Native kullanıyoruz.
Bir de ayrıca yazdığımız Smoke testlerimiz var.
Orada da Playwright kullanıyoruz diyebilirim.
Backend tarafında da hem Kotlin projelerimiz var hem de Go yazdığımız projeler var.
Hani bu servislerin daha...
core kısmı Kotlin diyebilirim şu an bizim tarafımızda.
Birazcık hani ihtiyaçlara göre ve hani şeyde daha önceden verilen kararlara göre de hani başlayan Go gidiyor.
Kotlin olan Kotlin gidiyor gibi bir durum da var.
Kotlin'den memnun musunuz?
Çünkü genelde Kotlin kullananlar aşırı memnun.
Herkes çok övüyor. Kullanan herkes.
Yani ben bütün kariyerimde Java kodu yazmıştım.
Trendyol'a geldikten sonra Kotlin'e tanıştım.
Açıkçası çok memnunum çünkü hani Hem çok böyle aşina olduğun kütüphanelerden vazgeçmiyorsun, frameworklerden.
Hem de daha az kod kalabalığıyla böyle daha hedefe kolay ulaşan, yazması rahat bir dil diyebilirim.
Java'nın böyle çok daha sade hali gibi.
Ben bir çok Java'ya hakim değilim.
Ama kafamda hep böyle işleştirmiştim.
Doğru mu bilmiyorum ama. Aynen öyle.
Yani bu işte daha az verbos ya da boilerplate kod daha az diyebiliriz Kotlin'de.
UI kısmını bu arada Vue kullanan...
Birkaç ekip var benim denk geldiğimde.
Çoğunluk hep böyle React diyordu.
Vue sizin kullanmalarınızda özel bir sebep var mıydı?
Örneğin ekipte know-how mu daha çoktu?
Ekibe gelen frontendçilerin yoksa ayrı bir sebebi var mıydı?
Ben ekibe geldiğim zaman bir tane frontendçi vardı bu arada.
Projeler Vue'ydu ve aslında burada Vue kullanılmasının sebebi de Teller Center tarafında çoğunlukla Vue kullanılıyor.
Know-how da biraz daha fazla tabii.
Onun da etkisi büyük.
Öyle Vue ile devam edilmiş.
Bizim aslında bir diğer projemizde farklı bir ekiple ortak bir projemiz bulunuyor.
Hani onlara dahil olduğumuz için de o proje Vue olduğu için biz de Vue ile devam etmek zorunda kaldığımız için aslında birazcık.
Peki böyle özellikle CRM'de veya bağlı olduğunuz beraber ekiplerde olduğu için ortak yürüttüğünüz projeler var belli ki.
Bu tarz projelerin projenin yürütmesi kısmında yani beraber çalışması olsun, diploylar olsun vs.
kullandığınız belirli bir mantık veya pratik var mı?
Yani şöyle bir kültürümüz vardır.
Her zaman bazı ekipler var, belirli dokümanlar yazıyor.
Örneğin o dokümanlar üzerinden ilerliyorlar gibi böyle çeşitleri oluyor.
Ya da mesela bizde şey de var, her küçük proje için ayrı Slack kanalları oluyor.
Bu ekiplerden belirli bir kişiler oluyor, onlarla bir iletişim kuruyoruz gibi pratikler olabiliyor.
Sizlerde böyle benzer bir mantık var mı ya da hiç ihtiyaç oldu mu?
Biz de benzer yöntemleri izliyoruz aslında.
Genelde ekip bazlı ya da proje bazlı Slack kanalı açıyoruz mevcutta yoksa.
Birazcık belirsizlikleri netleştirme aşaması çok önemli oluyor aslında.
Hani bu belirsizliklerin bir kısmı teknik belirsizlikler olabiliyor, bir kısmı ürünle ilgili belirsizlikler olabiliyor.
Böyle o noktaları teknik analiz taskı alıp belirsizlikleri tespit edip böyle bir doküman içinde PO'ya veya artık hani sorunun muhatabı kimse teknik
bir soruysa yine ekip içi bir fikir alışverişi söz konusu olabilir.
Hani soruları netleştirip...
Cevaplarını belirleyip sonra işte tasklara bölme şeklinde ilerlemeye çalışıyoruz.
ADR hani yazıyoruz.
Genelde teknik analiz dokümanları ve hani refinement sessionları yapıyoruz aslında.
Orada da biraz daha böyle tartışarak da çözümler bulmaya çalışıyoruz.
Refinement kısımları ne oluyor?
Yani ne yapıyorsunuz orada? Teknik analiz gibi bir şey mi oluyor?
Aslında evet yani bu haftalık sprintler koşuyoruz demiştim.
Her haftada bir refinement sesyonumuz da oluyor.
Tabii o haftaki tasklara bağlı.
Çok refine edilecek bir şey yok diyorsak pas geçtiğimiz de oluyor ama bu birazcık böyle ekipçe o sprintte üzerinde çalışacağımız taskların nasıl yapılacağını hani teknik detaylarını tartıştığımız,
karara bağladığımız detayları taskların içine yazdığımız bir oturum oluyor.
Okey anladım. Peki bunların deploylarında vesaire ortak yaptığınız bir şeyler oluyor mu?
Mesela bizde şey oluyor. Çok büyük bir iştir.
depolarımızın pazar günleri bazen belirli çalışmalı saatleri denk gelirse ona göre ayarlayabiliyoruz.
Çünkü böyle bir şansımız var. Ama olmasaydı işte zil odağın time'den gitmemiz gerekiyordu ama böyle bir seçeneğimiz olduğu için ona göre bir şeyler geliyoruz.
Sizlere böyle belirli saatler veya büyük bir ürün çıkışında vs.
uyguladığınız herhangi bir pratik oluyor mu?
Aslında oluyor. Yani genelde direkt böyle herkese açık halde yayınlamıyoruz da işte kohortlara böyle müşteri kitlelerini ayırıp hani key account'lara daha önce
açıp veya belli kitlelere daha önce açıp onları izleyip, monitör edip sonrasında kitleyi büyüterek ilerleyebiliyoruz.
Anladım. Orada peki A-B testing tarzı bir şey de oluyor mu?
Ya da öyle bir ihtiyaç oldum bilmiyorum.
Ya da belirli bir kitleye dedin ya.
Örneğin şey mi oluyor? Önce %10'a veriyoruz.
Sonra kalanına veriyoruz gibi mi?
Aslında A-B test kısmını biz UI tarafında daha çok...
gerçekleştiriyoruz. Bir işi çıkacağımız zaman A-B test yapıyoruz genellikle.
Sonrasında gelen sonuca göre bir karar veriyoruz.
Yeni feature'ı yayını alacağız ya da almayacağız şeklinde.
Okeydir. O zaman burası için aslında A-B testing baya uygun duruyor gerçekten de.
Tam böyle neye göre karar vereceğiniz için elinizde baya bir data oluyordur.
Burada peki bir life cycle olarak düşününce, yani haftalık sıkılan biraz böyle way of working gengi de öğrenmek için aslında.
En başta size bir iş geliyor.
Daha sonra özellikle bu ortak bir proje ise Ortak kanallar kuruluyor.
İşte bunun bir analizi alınıyor.
Sprinte mesela bununla ilgili bir analiz maddesi alınıyor.
Çünkü haftalık sprint olunca genelde şey o story pointleri dikkatli vermek biraz ya da buffer vermek vesaire birden fazla yöntem de olabiliyor.
Doğrusu yanlış tartışılır. İşte analizler için belirli bir time box koymak gibi tercihler olabiliyor.
Sizde örneğin bu tarz şeyler oluyor mu?
Bir işi yapacağımız zaman teknik analiz aldığımız noktalar oluyor aslında.
Frontend tarafında da Daha çok teknik analiz aldığımız da oluyor.
Mesela bir işin nasıl yapacağımız kafamızdan ettiyse öncelikle teknik analizle başlıyoruz zaten.
Sonrasında ona göre tasklara bölüyoruz.
Ona göre sprint alıyoruz gibi ilerliyoruz.
Ondan sonra da diploylar vesaire diyorsun.
Evet, aynen öyle. O zaman diployla ilgili çok güzel bir sorun var Nilgün.
Diploylar yapıldığında, bunu böyle neredeyse ekibe sorarız.
Bazen böyle tatsız olaylar yaşanıyor.
Küçük veya büyük incidentlar.
vesaire oluyor. Ve oradan da çok güzel workingler de oluyor.
Sizde A-B testing vesaire de oluyormuş.
Belki bu ihtimalleri azaltıyordur bir şekilde.
Bilmiyorum ama. Böyle yaşandığında işte şöyle bir anımız oldu veya şöyle bir proje çıkmıştık ve başında şöyle bir şey yaşadık gibi herhangi bir anınız, hikayeniz var mıdır?
Benim aklıma bir örnek geldi.
Hani aslında hani çok çok çok fazla yaşamadık bunu.
Ama tabii kaçınılmaz yani bu bazen oluyor.
Böyle sorunlarla karıştırıyoruz.
Mesela bir Maliyeti azaltmak ve sistemi de böyle daha yüksek sayılarda mesaj üretebilecek hale getirmek yani ölçeğini de artırmak için yaptığımız bir iş vardı.
O iş kapsamında bir son kullanıcıya yansıyan da bir etki doğurduk.
Offer ID diye bir field vardı ve bunu Kafka mesajına yeni yapıda yeni geçtiğimiz yapıda koymamışız.
Günün sonunda bazı promosyondaki yani promosyon mesajlarındaki Ürünlerin görselleri bir süre görünmedi son kullanıcıya.
Bazı kuponlar toplanamadı.
Bunu da bize gelen bazı UI alertlerinden fark ettik.
Ve önce yeni oluşturulan duyurular için bu durumun oluşmasını engelleyecek bir fiksi yayınladık.
Sonra migration script'i hazırlayıp mevcutta eksik olan datayı tamamlamakla uğraştık.
Bu görece yakın bir zamanda yaşadığımız bir incident'ti.
Belki 4-5 ay kadar oldu.
Yani buradan da bazı gelişim noktaları da tespit ettik.
Aslında hani belki de en önemlisi oydu.
Yani yeni alerting konusunda eksiğimiz olan bir servise yeni alert tanımladık.
Onun dışında Canary release'ler yapıyoruz.
Bu yüzdeleri yavaş yavaş açarak veriyoruz yeni release'lerde.
Trafiği yavaş yavaş yeni versiyona veriyoruz.
Canary biraz hayat kurtarıyor ya.
Bende hayat kurtarmıştı.
Gerçekten çok fark ediyor. Evet yani zaman zaman hayat kurtarıyor.
Bazen de şey de oluyor bu arada yani çıkıyorum ve çalışacağına ne bileyim ya da çalışıyor ama ona biraz fazla süre vermişim diployu için.
Tam %100'e yani gerçekten tüm potlar ayağa kalksın diye de bir süre bekliyorsun ya o benim biraz böyle şey oluyor.
Beklerken böyle ne kadar sabırsız olduğumu görüyorum bazen hemen çıksın istiyorum böyle çabuk çıksın her şey olsun hemen olsun bitsin falan böyle.
Ona da katılıyorum gerçekten yani yüksek bir güven duyduğumuz bir değişiklikse onun bekleme süresi çok uzun geliyor.
Evet şey diyorum hemen her şey olsun falan böyle.
Böyle şeyler de oluyor.
Ama sizde mesela alerjiklerde direkt yakalamışsınız gibi.
Yani zaten UI'larda bunun için alerjikleriniz varmış ve migration yapmışsınız vesaire.
Çıktığınız anda belli ki böyle belirli alerjikler çalışmış ve bir şeyler yanlış burada deyip de hemen böyle aksiyonu almışsınız gibi.
Buradan peki müşterilerden falan farkından olmuş muydu ya da customer'dan gelen bir feedback?
Yoksa siz önceden böyle görüp hemen aksiyon alabilmiş miydiniz?
Yani dışarıdan gelen bir customer değil ama trendi yol içinde başka ekiplerde çalışan arkadaşlarımız da söylemişti.
Yani o bize hani içeriden bir bildirim olarak da geldi bu.
Okeyler. İlla ki denk gelecektir yani.
Mesela bana da başka bir ticaret firmasından bir bildirim geliyordu.
Ve şey yazıyordu işte bilmem ne bilmem ne.
İki nokta null. Null yazıyor yani.
Bu tarz böyle bildirimler geliyor.
Belki de ben orada işte yüzde belki de belirli bir kısımım.
işte %5'e gönderdi örneğin.
Ben ona denk geldim belki de.
Kanari falan. Belirli bir kısma geldiği için hatalı olduğunu fark etmişlerdir örneğin.
Ama bazen de şey oluyor böyle.
Birisi bir özellikle mesela bizde mesela Fulfillment Mavi Akar'a çalışıyoruz veya kendi çalışanımız kendi depo çalışanlarımız olduğu için yaptığımız hata içeride kalabiliyor.
Dışarıya çıkmıyor. Belirli bir yere kadar etki edebiliyor.
Ama sizin gibi özellikle daha son kullanıcıyı etki eden ekiplerde şey oluyor.
Bir hata oluyor. Direkt dışarıdaki müşteri bunu görebiliyor.
Bazen işte Twitter'da direkt yazıyor ve Twitter'da hemen yakalıyorsun.
Yani düzeltiyorsun ama o çoktan böyle yayılmış oluyor vesaire gibi.
Fazla etkileri de olabiliyor bir anda.
Ama monitörün kısmı belli ki sizde bayağı şey olmuş.
Burada peki dorametlikleri nasıl takip ediyorsunuz?
Az önce böyle aletliklerden falan monitörlükten konuşmuşken.
Dorametliklerinde böyle özellikle üzerinde düştüğünüz bir kısımlar oluyor mu?
Tabii burada şöyle kısaca bahsedebilirim.
Biz Dora metriklerini takım içinde düzenli olarak takip ediyoruz aslında.
Bunun için de periyodik bir DoraCheck toplantısı da gerçekleştiriyoruz.
Ve geliştirmek istediğimiz metrikleri de orkarlarımıza dahil ediyoruz diyebilirim.
Ve sonrasında bunları takip edebilmek için, bu metrikleri takip edebilmek için her metriğe bir polisi veriliyoruz.
belirlediğimiz bu poziside o metrikle ilgili geliştirmeleri işte gerekli adımları atmaktan sorumlu oluyor diyebilirim.
Ve metriklerden der zaman bir şeyler çıkıyor.
Yani özellikle işte doğrudur işte şu anda bildiğiniz işte biraz dışarıda bilgi vermek için söylüyorum işte team maturity, service maturity gibi özellikle projelerin kalitesini arttırmak için belirli böyle
şeylerimiz var. Metriklerimiz örneğin işte hepsinin security pipeline'ından kaliteli bir şekilde işte geçiyor mu ya da cover işler şunun altında mı, üzerinde mi gibi gibi birçok böyle detaylı alt kırılımlı şeylerimiz
var. Metriklerimiz var.
Ve her zaman gerçekten de bir şeyler çıkabiliyor.
Yani işte tahmin etmemiz mesela biz Kafka konsumlarıyla alakalı bir şeyler yapmıştık.
Özellikle tribe içi ve tribe dışı farklı Kafka clusterlarımız olduğu için onlara göre farklı konsumlar yazmıştık ama bazı yerlerde retry mekanizmamızdan dolayı duplicate kodun çok olduğunu gördük.
Ama bunu tahmin etmemiştik ilk böyle cover ederken yani kafamızı oluştururken.
koda döktükten sonra sonardan sonra haa doğru falan mesela olmuştuk böyle.
O an o hakkımıza gelmemişti.
Yani neden oldu bilmiyorum ama sonuçtan sonrasında görebilmiştik.
Genel analizler sonucu vs. gibi böyle detaylara kadar girip neyi daha yapabiliriz diye bakıyoruz.
Gerçekten bu metriklerin katkısı çok fazla olabiliyor.
Bizim de bu metriklerde olan MR review sürelerini iyileştirdiğimiz bir sürecimiz, örneğimiz var.
Ondan da bahsedebilirim. Mesela bu metrek için polisi bendim.
Süreci iyileştirmek adına açık olan merge requestleri takip eden ve silik üzerinden bize bir notification atan bir otomasyon geliştirmiştik.
Bununla birlikte de gerçekten metreğin belirgin bir iyileşme gerçekleştirdiğini gördük diyebilirim.
Çok iyi. Kendi yazdığınız bir şey mi?
Başka bir ekibin yazdığı bir şey mi?
Çünkü biz de birini kullanıyoruz ya bir ekibinkini.
MR Reminder. Kendimiz yazdık aslında çok basit bir şekilde.
Bulunduğumuz projelerin altında açık olan MR varsa onu bize işte 4 saatte bir notification atıyor.
Çok iyi. Eline sağlık.
Biz de belki ilgili kullanıyoruz. Yani ya da bizimkilerden biri de yazmış.
Şu an tam hatırlayamadım ama memnun olmadığım bir şey var.
Hemen böyle bir kendimize şikayet etmek istedim.
Şöyle MR var. İşte şu saattir MR bekliyor diyor.
Ve sonra onaylayanları etiketliyor.
Şimdi ben birinin MR'ını onaylamışım.
Onaylamışım diye beni etiketliyor. Bu kişi onayladı ya.
Bana niye bildirim gönderiyorsun? Ben onaylamışım zaten.
Ona etiketlemeyen, onaylamayanlara etiket göndermek gerekiyor.
Bu tarz bir şey yapmayı düşünen varsa bu da böyle bir gereksiz bilgiydi.
Bunu paylaşmak istedim. Kim var sahibini etiketliyoruz o durumda.
Mesela yani mantıklı.
Peki sizin ekip? Mesela şu an bizim ekip örneğin.
Örnek vermek istedim. 2-3 kişi İstanbul'da.
Edirne'de olan var. Yozgat'ta olan var.
Ankara'da olan var vesaire. Herkes farklı bir yerde.
O yüzden böyle ekip etkinlikleri bizim için daha şey oluyor.
Böyle bir arada olduğumuz. belirli günler olduğu için daha önemli oluyor.
Sizin böyle bir araya gelip de yaptığınız şeyler oluyor mu ya da ekipler şu an farklı farklı şehirlerde mi?
Yaptığınız ekipçe bir şey var mıdır?
Mesela mangal yapan ekipler var.
Arabayla ilgili bir ekip vardı ya da böyle bir arada olmak için oyun oynayan ekipler oluyor belirli gün veya saatlerde.
Belirli bilgisayar oyunları vs.
Sizde böyle bir şeyler var mı? Bizim ekip etkinliklerimiz aslında farklı şehirlerde olduğumuz için Çok sırf gerçekleştiremiyoruz.
Ankara'da, Eskişehir'de, İzmir'de ve İstanbul'da olan arkadaşlarımız var.
Bir de Hollanda'da olan bir arkadaşımız var.
Yakın zamanda hatta sence onu da gerçekleştirdiğimiz Samur Parti ile birlikte biz öncesinde de bir ekip etkinliği yaparak bir araya geldik.
İlerleyen süreçler için farklı planlarımız var ama henüz böyle gerçekleştirdiğimiz sadece bir etkinliğimiz olabildi diyebilirim.
Bizinki de bizde hazır Samur Parti varken ondan bir gün önce işte Perşembe günü Hemen dedik hazır bir arada herkes.
Bir etkinlik yapalım, bir şeyler yapalım, bir araya gelelim vs.
Aynı mantıkla ilerlemiştik.
İhtiyaçlar, dertler veya problemler ya da aksiyonlar hep ortak oluyor.
Çok güzel oluyor böyle ortak noktaları görmek.
Valla arkadaşlar çok teşekkür ederim geldiğiniz için.
Zamanında çok verimli kullandık bu arada.
Bir süreye bir bakayım dedim. Süreye de baktım.
Hepsine bütün konuşmak istediğimiz konular vs.
Genel olarak hani şunlardan konuşalım vs.
demiştik. Ekibi tanıyalım vs.
Her şeyden bahsettik. Çok güzel oldu.
Ağzınıza sağlık. Teşekkür ettim.
Biz teşekkür ederiz. Teşekkürler.
Teşekkürler efendim. Bu bölümde Cem ekibiyle beraber dedik.
Selam ekibi 82. bölümünde Nilgün ve Can Türk bizimleydi.
Arkadaşlar tekrardan teşekkür ettim geldiğiniz için.
Ağzınıza sağlık. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bye bye.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
