
Konuklar: Merve Yıldır Anılmış, İsmailcan Aksu, Mustafa Görkem Baltacı, Mert Atila, Hüseyin Dursun
76. bölümümüzde konuğumuz Storefront Marketing ekibi oldu. Ekip yapısını, projelerini, teknoloji stack seçimlerini ve çok daha fazlasını konuştuk!
Trendyol Talks'da Trendyol'daki kültürümüzü, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimizi ve ritüellerimizi konuşuyoruz. Trendyol Talks podcast kanalımızı takip etmeyi unutmayın!
Transkript
Selam ekip, ben Storefront ve Browsing ekibinden Cengiz.
Teknoloji ekitlerini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast serisinin 76.
bölümündeyiz. Ve 76.
bölümde SEO Meta ekibiyle beraberiz.
Bu ekibi tanıyıp, ekip yapısı, kullanılan teknolojiler, pratikler gibi konuları konuşacağız.
Arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Bugün yine süper bir ekiple beraberiz.
Biz şimdi benim çalıştığım ekip client ekibi olduğu için marketing ekibi en yakın çalıştığımız ekiplerden biri.
Genellikle de böyle ya biz onlardan bir şey isteriz ya onlar bizden bir şey isterler.
Böyle sürekli paslaştığımız bir ekip, sevdiğimiz bir ekip.
Dolayısıyla güzel bir bölüm olacağına eminim.
Öncelikle arkadaşlar kendinizi tanıtabilir misiniz?
Tabii ben başlayayım.
Selamlar ben Merve.
3 yılı aşkın süredir Storefront Marketing çatısı altında.
Developer olarak görev alıyorum.
Storefront marketing altında dedim.
İki ekipten oluşuyoruz o yüzden böyle dedim.
Zaten bahsedeceğiz deyip sözü diğer arkadaşlara bırakıyorum.
Selamlar ben de Can.
3 senedir developer olarak çalışıyorum.
Meta takımındayız. Ben de deyip görkeme bırakabilirim sözü.
Selamlar. 2019'dan beri Trendyol'dayım.
Web ekibinde başlamıştım Trendyol'a.
Sonrasında StopRotMarketing ekibine geçiş yaptım.
Şu anda SEO Meta altında çalışıyorum.
Developer olarak. Ben de sözü Hüseyin'e bırakayım.
Merhaba. Ben de Hüseyin.
Yaklaşık 2 yıldır Trendyol'dayım.
Ben de Developer pozisyonda çalışıyorum.
Ben de Mert Apas'lıyım.
Selamlar, ben Mert.
3 yıldır Trendyol SEO ekibindeyim.
İlk bir buçuk yıl Türkiye domeninden sorumluydum.
Daha sonra 6 aylık bir Almanya domeninde maceram oldu.
Son 1 yıldır da Avrupa'da açtığımız 8 farklı dildeki domenlerden sorumluyum diyebilirim.
Harika, harika tekrar hoş geldiniz arkadaşlar.
Takım böyle aşağı yukarı 3 sene ve işte 2 sene üstü deneyimli diyebiliriz.
Aslında marketing bildiğim kadarıyla...
Eski bir ekip.
Şimdi yeni yeni işte zaten bahsederiz.
Yapısı biraz değişti ama ben de hani 3 yıldır Trendyol'dayım ve bildiğim bileli marketing ekibi var.
Daha öncesinde de varmış. Dolayısıyla aslında sizin Trendyol'da şimdi konuşacağız tabii bol bol ama önemli bir noktayı, önemli bir boşluğu doldurduğumuzu söyleyebilirim.
Biraz ekipten bahsedelim isterseniz.
Ekip yapınız nasıl? Marketing ekibi tam olarak ne yapıyordu?
Mayından biraz bahsedebilir misiniz bize?
Kabatasık. Takımımızın sorumlu SEO süreçleri diyebilirim.
Adından da anlaşılacağı özel tabii.
Burada temel amacımız Trendyol'un arama motorlarındaki görünürlüğünü en üst düzeye çıkarmak ve olabildiğince fazla müşteriyi platforma çekerek aslında
ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olmak.
Bunu yüksek trafiğe sahip büyük bir e-ticaret platformunda yapmaya çalışıyoruz.
Bu yüzden SEO süreçlerini daha ölçeklenebilir, Ve otonom hale getirmek bizim için çok önemli takımımız için.
Genel olarak SEO Meta, dinamik sayfa optimizasyonları, iç linkleme algoritmaları ve site mimarisinin arama motorları için optimize edilmesi gibi projeler üzerine
çalışıyor. Bizim takımız SEO Meta da Storefront Marketing altındaki iki takımdan biri şu anda.
Ve yedi developer.
BQA bir product owner olarak toplam 9 kişiden oluşuyoruz.
Takımca ecel süreçleri kullanmaya özen gösteriyoruz.
Burada 2 haftalık sprintlerimizde düzenli olarak daily, retro, grooming, planlama toplantılarını yapıyoruz tabii ki.
Ekipçe iletişimimizi güçlü tutmak ve biraz eğlenmek için kahve molalarımızı kesinlikle aksatmıyoruz bu arada.
Motovod sadece spin koşmuyoruz.
Kendi takımımızla birlikte bu arada yakın çalıştığımız birçok ekip var.
Cengiz senin de söylediğin gibi.
Bunlar da en önceliklisi bizim için SEO Business ekibi.
Onlarla aynı dili konuşabildiğimiz için süreçleri böyle birlikte değerlendirip işte beyin fırtınası yaparak nasıl daha iyi hale getirebileceğimizi sıkça konuşuyoruz.
Böylece aslında hem teknik açıdan sürdürülebilir hem de işin ihtiyaçlarına uygun.
çözümlerde üretebilmiş oluyoruz diyerek böyle genel olarak ekibimizden bahsetmiş olayım.
Çok güzel gerçekten çok güzel yani dediğim gibi biraz da ekibi tanıdığım için aslında yaptığınız işin ve takımın kalitesi benim nezdimde çok ayrı bir noktada.
Şimdi birazcık şeye girdik işte neler olduğundan bahsettik ama şey konusunu bir ayrı konuşalım istiyorum çünkü bu tabiri SEO tabirini İşte bilen olabilir bilmeyen
olabilir. Kapatarsak herkesin kulağına bir şey olmuştur yani bir çalınmıştır hani işte SEO, SEO işte Google bilmem ne ara motorunda işte üste çıkmak falan filan ama derya deniz bir konu olduğu için
ben böyle araya bir SEO nedir diye bir soru sıkıştırmak istiyorum.
Sıkıştırayım hatta SEO nedir arkadaşlar?
Burada biznes ekibinden ben varım.
Ben biraz cevaplamaya çalışayım.
Aslında tüm SEO'ların diyeyim cevaplamakta zorlandığı sorulardan biri olabiliyor bu.
Çünkü bazı şeyler çok soyut kalabiliyor.
Ama ben biraz genel özetlemeye çalışırsam aslında kabaca araba motoru optimizasyonu yani Türkçesi bunu biraz daha açmak gerekirse birçok araba motoru var.
Google olsun Bing olsun Yandex olsun ama en popüler en yaygın kullanılan hepimizin bildiği gibi Google.
Bu Google'da bulunan bir algoritma var ve biz de bu algoritmanın aslında web sitelerinden, domenilerden istediği şeyleri yapmaya çalışıyoruz.
Buradaki yaptığımız süreci de bir noktada SEO olarak yani Search Engine Optimization olarak yorumlamaya çalışıyoruz.
Bunun bir kitabı var mı? Açıkçası hayır.
Özellikle Google tarafında çok fazla kaynak var.
Bizim de referans alıp projeleri yaptığımız uygulamaları gerçekleştirdiğimiz.
Biraz da tecrübeye dayanan süreçler var.
Farklı yorumlanabilecek alanlar var ama genel olarak en temelinde dediğim gibi Google'ın istediği bir web sitesi ve web sayfaları oluşturmaya çalıştığımız süreç olarak adlandırabiliriz burayı.
Bu aslında bir ticaret sitesi için yani daha doğrusu işte para kazanan, karlılığı internet üzerinden olan herhangi bir web sitesi için oldukça önemli bir şey baktığın zaman aslında.
Yani benim SEO tabirinden özellikle anladım çünkü mantıken...
Ben gelip mesela örnek veriyorum bir elbise araması yaptığım zaman ya da işte bir otomobil araması işte ne bileyim bir telefon araması yaptığım zaman gelen ilk ya da işte ilk üçteki linklere falan bakıp öyle
tercih ettiğim oluyor.
Yani bu sadece şeyde de değil bu arada yani e-ticaret sitesi ya da işte karlılığı internetten olan site dedim ama mesela dokümentasyon ararken de böyle bence.
Yani ben mesela girip de işte React'le alakalı bir şey araştırdığım zaman İlk çıkan 3'e 4'e falan bakıyorum hani.
Baktığımız zaman aslında çok önemli bir konu olarak anlıyorum.
Kesinlikle öyle çünkü web dediğimiz ortam derya deniz.
Milyonlarca milyarlarca kaynak var.
Ve senin de az önce bahsettiğin gibi e-ticaret bacağı olsun ya da herhangi bir bilgi araması yaptığımızda bu ilk sayfada, ilk 10'da, ilk 3'te ya da ilk sırada çıkabilecek milyarlarca aday var demek bu.
Ama burada da aslında Google'ın ya da diğer arama motorlarının hep ön planda tuttuğu farklı farklı kritik metrikler var.
Yani en çok duyduğumuz en yaygın olanları biz her zaman kullanıcı için en faydalı olabilecek, kullanıcının yararını sağlayabilecek içeriği en üstte tutmaya çalışıyoruz diyor Google.
Tabi bunun teknik bacağı oluyor çünkü neden?
Google'ın da aslında milyarlarca sayfayı taraması ve bunun için bir kaynak harcaması gerekiyor.
Bu kaynağı ne kadar?
optimize bir şekilde kullanabilirsek aslında bir nevi onun karşılığında da ilgili domenler o miktarda ödüllendiriliyor diyebilirim.
Yani hem kullanıcı ayağı hem teknik bacağı ve bunun dışında birçok aslında konuşabileceğimiz konu var.
Ama bunlar en temel noktaları diyebiliriz belki.
Harika. Buradan çıkmadan son bir soru sormak istiyorum.
Bu tamamen benim gahilliğime verim bilmediğim için.
Şimdi sürekli SEO ile alakalı konuştuğumuz zaman Google'dan bahsediyoruz.
Tabii ki şimdi o da işte arama motorları...
göz önüne alındığı zaman sektöründe en büyüklerden biri ve bu tarz konularda eseri tarafında da öyle mesela bu tarz konularda böyle ilk başlatmış ve bununla birlikte ilerleyen
o isimle birlikte ilerleyen tabirler oluyor ama şeyi sormak istiyorum Buradaki SEO için yapılan optimizasyonlar vs.
ileride de konuşuruz ama kısa bir cevap alsam da olur.
SEO için yapılan optimizasyonlar vs.
sadece Google'un belirlediği parametrelerle, Google'un belirlediği şeylerle mi yapılıyor?
Yani Google'a özgü yapılan şeyler mi bunlar?
Burada diğer arama motorların da aslında oyuna dahil etmek gerekir.
Yani şöyle yorumlayabiliriz.
Her birinin kendince belirlediği bir algoritma var.
Bunları %100 açık bir şekilde ortaya sunmuyor.
O yüzden her birinin de ayrı değişkenleri var diye ben kısa cevap verebilirim belki.
Okeydir. Bunları ilerleyen sorularda daha detaylı konuşuruz diye umuyorum.
Ufaktan devam edelim.
Takım tarafında tekrar devam edelim.
Şimdi takımı tanıdık.
SEO nedir? Onun üzerine konuştuk.
Biraz da tekstek, teknoloji siteyi üzerine, kullandığınız teknolojiler üzerine konuşalım.
Böyle sabit kullandığınız teknolojiler var mı?
Yoksa sürekli değiştiriyor musunuz?
Orada seçimleriniz neye göre oluyor?
Aslında burada sabit bir teknoloji siteyimiz yok diyebiliriz.
Yani gelen menü neyse yemeğimizi ona göre pişiriyoruz bir noktada.
Ama genellemek gerekirse backend tarafında Go kullanıyoruz.
Ama ihtiyacımız eğer farklılaşırsa bu Java, JavaScript, Node.js tarafında da yazdığımız yerler oluyor.
Internal portalimiz var.
Orada Vue kullanıyoruz. Database tarafında Postgre, Couchbase gibi yapılarımız var.
Central Caching için de Redis'i dahil ettik süreçlerimize.
Log monitoring için ekibana şu anda aktif olarak kullanılıyor.
Ya da işte event bazlı projelerimizde hem internal olabilir hem de external mesajlaşma için.
Kafka architecture'ını kullanır.
Kafka ortada architecture'ımızın.
Diğer yandan da işte Kubernetes üzerinde applicationlarımızı orkestre ediyoruz.
Burada elastik tarafını da kullanıyoruz.
Orada birazcık daha ilginçleşiyor süreç.
Bir projemizde nearest neighbor algoritması ile beraber vektör search yapıyoruz.
Orada elastik kullanıyoruz.
Projenin ihtiyacı bu şekildeydi.
Yani özetlemek gerekirse teknoloji seçimini biz yaparken tamamen performans odaklı, güvenlik ve ihtiyaçlara bağlı değiştirebiliyoruz.
Bazen yeni bir teknoloji sitene geçiş yapmak gerekiyor.
Burada da skor kartları kullanarak bütün opsiyonları bir göz önünde bulunduruyoruz.
En doğrularını seçmeye çalışıyoruz.
Elimizde ne varsa değil de birazcık daha işin doğasına uygun hareket etmek.
Yani bu teknoloji bu işe çok daha uygundur diyebileceğimiz yolları seçmek daha mantıklı geliyor bizim tarafımızda.
Çok güzel ya yani bunu çok ekipte duyduğumu hatırlamıyorum açıkçası yani böyle ihtiyaca birkaç ekipte tabii bekant ekiplerinde ihtiyaca uygun teknolojiler seçildiği ve bu teknolojiler üzerinde ilerlendiğini duymuştum
ama onlarda genellikle sabit oluyordu bunlar yani örnek veriyorum işte bir projeleri var ve bu projede işte gerekli olan şey Scala ile yazılması gerekiyor.
Ben açıkçası başlangıçta böyle abi Scala hani eski kalmadı mı biraz falan diyordum.
Fakat zamanla şeyi anlayabildim yani.
Bu projede gerçekten Scala gerekiyor ve derdi çözen o.
Bu projede Go gerekiyor, derdi çözen o.
Ama böyle anlık bir şekilde ihtiyacımızı ne çözüyorsa ona yöneliyoruz.
Onu ilerletiyoruz noktası.
çok güzel, esnek olmayı da sağlıyor bence.
Ben bayağı beğendim bu konuyu.
Bakım maliyetini de bir noktada azaltabiliyor.
Yani yanlış bir teknoloji seçtiğiniz zaman en sonunda bunun bir bakım süreci de olacak.
Proje release olduktan sonra.
Eğer ki yanlış bir teknoloji site, yanlış bir architecture kullandığımız noktalarda bu bakım süresi ya da herhangi bir bug geldiği zaman ya da bir insanlık durumlarında bu bizim koda ya da sürece müdahale etme süremizi arttıracaktır.
O yüzden... projeye başlamadan önce bu tarz kararları verirken objektif olarak davranıp yani hiçbir teknolojinin fan boyu olmaya gerek yok.
Hangisi ihtiyaç neyse onu kullanmak en mantıklı çözüm gibi geliyor bize.
Çok iyi söylenince kesinlikle yani bir teknolojinin fanı olmaya kesinlikle gerek yok.
Hani böyle çünkü sektörde bunu çok görebiliyoruz.
Örnek veriyorum javacıysa javacı ve işte sonuna kadar kanımın son damlasına kadar java falan kafasında olan insanlar var.
Halbuki teknoloji sektörü çok hızlı gelişen, yazılım sektörü çok hızlı gelişen bir sektör ve bizim de buna ayak uydurmamız lazım.
Hangi mesela bu AI konularında son zamanlarda çok net gördük aslında.
Yani ayak uydurmazsak başarılı olamayacağımızı, adapte olamazsak başarılı olamayacağımızı çok net görmüş olduk aslında.
Kesinlikle öyle. Ben Can'ın bahsettiği fanboy olma noktasında bir ekleme yapmak istiyorum.
Ben burada ekibimizin yapısı ve ekip arkadaşlarımız noktasında da kendimi çok şanslı hissediyorum.
Yenilikleri her zaman açık olan objektif olarak herhangi bir konuda yorum yaptığımızda atıyorum.
Yine de go ile devam edelim dediğimizde örneğin karşı çıkıp işte burada ne bileyim yani Python kullansak daha iyi olur derse ve bizi buna ikna edebilirse arkadaşımız.
Orada scorecard falan kullanımı da var.
Bundan da bahsederiz yani zaten.
Biz buna adapte olup tüm ekip olarak uyum sağlayıp o yolda ilerliyoruz.
Bu da bence kendimi çok şanslı hissediyorum.
Bu konuda onu altını çizmek istedim sadece.
Ya çok güzel.
Benim de açıkçası Trendyol'a ilk geldiğim zaman gözlemlediğim şey buydu.
Burada yeni bir teknoloji denenmek istendiği zaman POC için çok açık insanlar.
Yani bu sizin ekipte de böyle birçok ekipte de böyle gördüm.
Bizim işte Storefront ekiplerinde özellikle böyle.
Yani örnek veriyorum ya işte biz bu projede Vue bir denesek mi denildiği zaman kimse şey demiyor yani hayır abi öyle bir vaktimiz yok ya da işte öyle bir şeyimiz yok kaynağımız yok falan denilmiyor.
Deniyor ki abi buyurun deneyin eğer başarılı olunursa eğer bir sıkıntı çıkmazsa oradan ilerleyelim denebiliyor.
Bu özgürlüğün tanınması da bence harika.
Evet. Katılıyorum.
Çok güzel. Süper. Süper.
Çok beğendim arkadaşlar süreçlerinizi.
Birazcık da şeyden bahsedelim isterseniz.
Şimdi kullanılan teknolojilerden bahsettik.
Sprint koştuğumuzu söyledik.
Bu süreç içerisinde testler nasıl oluyor?
Test süreçleriniz nasıl ilerliyor?
Biraz da bunlardan bahsedebilir miyiz?
Burada sözü ben devre olayım.
Burada ecal ekiplerin kullandığı genel olarak dünya çapında da kabul görmüş işte stratejik yazılım test süreçlerini uyguluyoruz.
Test piramidinin her katmanından seçip uyguladığımız test süreçlerimiz var.
En üst kalitede tutabilmek için süreçlerimizi burada oldukça dikkatli davranıyoruz.
En alt katmanda bahsedebileceğimiz test sürecimiz unit testlerimiz.
%80'in üstünde coverage zaten tren yolu genelinde de beklentileri karşılayacak şekilde teknoloji altında.
En az %80 ki biz bunu %100'e tamamlamak için elimizden geleni yapıyoruz birçok projemizde.
Unit testlerimizi yazıyoruz.
Ayrıca servis bazlı bağımsız olarak parçalarımızın mikro servislerimizin düzgün çalıştığını test etmek için integration testlerimiz var.
Bunları pipeline'da da uyguluyoruz.
Eğer ki herhangi bir hata aldığımız takdirde süreçlerimizi blokluyoruz.
Sonrasında end-to-end testlerimiz var.
Yaptığımız bir geliştirme bizim son kullanıcının da...
deneyimlerini etkileme ihtimali olduğu için burada UI'in üzerinden aslında bizim servis etmediğimiz, hatta sizin ekiplerinizin diyebileceğim Cengiz, Storefront üzerinden yaptığımız web, mobil web tarafında end
-to-end testlerimiz var. Bunlar üzerinden de yine en son artık canlıya çıkmadan önce süreçlerimizi test etmiş oluyoruz.
Kanal deployment'a geçiş sağlıyoruz şu anda.
Geçiş yaptığımız yerlerde de smoke testlerimizi implementasyonuna devam ediyoruz burada.
Özellikle kullanıcı deneyiminin kritik olduğu senaryolarda da testör arkadaşımız, köy arkadaşlarımızdan manuel testler yaparak daha detaylı geri bildirimler aldığımız, hatta bazı noktalarda SEO tarafına dokunma ihtimalimiz olduğu için
işte Mert'ten olsun, Anıl'dan olsun onların SEO Business ekibi tarafından da destek aldığımız noktaları oluyor.
Ayrıca bazı test senaryolarımızda trend yol geneli testler, işte bunlar nedir?
Load testler ya da kaos testleri.
Yüksek trafiklere dayanabilen bir ticaret sitesi olmamız gerektiği için düzenli olarak load testler zaten Trendyol tarafında teknoloji altında organize ediliyor ve biz bunlar için de hazırladığımız load test senaryolarımız ve testlerimiz var.
Yeni yenide başladığımız kaos testlerimiz var.
Bu senenin içinde başladığımız.
Bunlar için de hata toleransları ve dayanıklılık noktasında işte ne durumda olduğumuzu test ettiğimiz tren yok yeni testler içinde yine yazdığımız testlerimiz var.
Özetlemek gerekirse yani yaptığımız geliştirmeyi uçtan uca test ettiğimiz ve test piramidinin her adımından uyguladığımız test süreçlerimizin olduğunu söyleyebilirim.
Bu şekilde. Çok güzel anlattın Görkem.
Zaten bizim son zamanlarda işte kaos testlerden de bahsettin.
Aslında Birçok ekipte standart olan test süreçleri.
Her ekip bunlara özellikle dikkat ediyor.
Yani Trendyol'da test konusu oldukça önemli.
Zaten End2End tarafından da bahsettim.
Bizim de işte genellikle böyle bir problem olduğu zaman kanallardan işte ya şurayı göremedik bir destek olabilir misiniz falan işte mesajları geliyor.
İletişim konusunda da çok aktif bir ekip olduğunuzu da söyleyebilirim bu arada.
Zaten onunla alakalı da konuşuruz.
Süper. Teşekkür ediyorum.
Biraz da şey konusundan bahsedelim istiyorum.
Aslında birçok ekip geliyor size, siz birçok ekibe gidiyorsunuz, birçok ekibe provider oluyorsunuz, birçok ekipten de consumer olduğunuz oluyor vs.
Ama bunların yanında, bunlardan farklı olarak Google da bir anda sizin müşteriniz.
Google da aslında sizden aldığı şeyleri kullanıyor diyebiliriz.
Ama tabii her şey, her günümüz güneşli olmuyor.
Burada bir hata durumu olduğu zaman...
Takip etmemiz gerekiyor, monitör etmemiz gerekiyor.
Sizin burada herhangi bir hata durumunda alert mekanizmanız, işte monitoring tarafınız falan nasıl ilerliyor?
Bu incident aksiyonlarında, incident durumlarında nasıl aksiyonlar alıyorsunuz?
Bunu ben cevaplayabilirim Cengiz.
Güzel bir soru. Bizim tarafta da sistemlerin tabii sürekliliğini sağlamak çok önemli bu saydığın sebeplerden.
Aynı zamanda olası sorunlara da hızlı müdahale edebilmek için burada nivrilik...
Grafana, Kibana gibi güçlü monitoring tool'larını aktif olarak kullanıyoruz diyebilirim.
Uygulama performansını ve sistem kaynaklarını nivrelik üzerinden sürekli izliyoruz.
Burada hata oranları ve anlık throughput değerlerini de takip ederek olası problemleri hızlıca tespit ediyoruz.
Aynı zamanda kritik metrikler için de özel alert kuralları oluşturduk.
Böylece performans düşüşleri ya da hata atışlarında anında aksiyon alabiliyoruz.
Yine grafana üzerinden çeşitli metrikleri görselleştirdiğimiz dashboardlar oluşturduk.
Burada sistem sağlığını sürekli izliyoruz.
Trend analizleri yapıyoruz. Belirlenen kritik eşiklere ulaşıldığında da on-call ekibimiz var.
Otomatik bildirimlerle erkenden uyarılıyor.
Kibana ile de tüm log verisini merkezi bir şekilde topluyoruz aslında.
Bu verileri analiz ederek olası anomalleri tespit ediyoruz.
Log bazlı alertlerimiz de var.
Bu sayede de hata durumlarını hızlıca fark edebiliyoruz.
Bir de incident durumlarındaysa, bu tanımlanan alertler doğrultusunda ekip, Select Notifications ve On-Call sistem üzerinden anında bilgilendiriliyor dediğim gibi.
Burada On-Call ekibimiz önceliklendirme esasına göre problemi analiz ediyor ve çözüm sürecini başlatıyor.
Sorunun da temel nedenini belirlemek için burada Road Cause Analizisi gerçekleştiriyoruz aslında.
Yaşanan incident detaylarını kayıt altına alıyoruz ki benzer durumların önlenmesi için gerekli iyileştirmeleri planlayabilelim.
Bu yaklaşım sayesinde de sistemlerimizin güvenilirliği tabii artıyor.
Olası kesintileri minimuma indiriyoruz.
Burada kullanıcı deneyimi de en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz aslında.
Bize ek olarak business ekibimizin de bizden ayrı kendi alört sistemleri var.
Onun için de ben topumu erte atayım.
Teşekkürler Hüseyin. Yani aslında burada tek ekibimizden bağımsız hani SEO ekibi olarak bizim de kurguladığımız ve takip ettiğimiz daily olsun, weekly olsun, monthly olsun alört sistemlerimiz var.
Yani bu alört sistemleriyle sayfaların her çekini yapıyoruz.
En başta tek ekibimizden bağımsız dedim ama öyle durduğuna bakmayın.
Bu aslında biraz daha...
Ek güvenlik olarak da düşünebiliriz, hayal edebiliriz.
O tarafta kurulan zaten muazzam diyeyim alert mekanizmalarımız var.
Bizim taraftakini biraz daha açmam gerekirse yani en başta zaten Botify, Screaming Frog gibi böyle third party crawler tool'ları kullanıyoruz.
Bu tool'larla beraber sayfaları sürekli olarak az önce bahsettiğim periyotlarda tarayarak her çeklerini kontrol ediyoruz diyebilirim.
Her çeklerini yapıyoruz. Botify bizim için çok önemli bir tool çünkü Trendyol gibi milyonlarca sayfası olan bir domeni Çok kısa süre içerisinde full scale crawl'lar atarak tarıyoruz Botify'la beraber.
Bu da haftalık olarak aslında birçok şeyi kontrol etmemize fayda sağlıyor.
Screaming Frog, Zapier, Slack üçlüsüyle de daily olarak bazı örneklenmiyor elavuzlarımız var.
Bunları tarayarak oluşabilecek olumsuz case'leri de direkt günlük olarak yakalamaya çalışıyoruz.
Genel özetleyecek olursak da aslında Hüseyin'in de bahsettiği gibi hem tek ekibimizin hem de SEO ekibinin kurmuş olduğu bu alert mekanizmalarıyla Oluşan incident durumlarını da o kadar hızlı yakalayabilmeye başladık ki bu sayede
de hem Google botlarına olsun hem de kullanıcılara olsun olabildiğince sorunsuz yapılar sunabiliyoruz diyebilirim.
Süper. Yani burada ilerlemeniz aslında çok güzel.
Monitoring de keza bu sene özellikle dikkat ettiğimiz konular arasında.
Şimdi bir de şeyi sormak istiyorum biraz.
Şu an Trendyol baktığımız zaman Türkiye'deki en yüksek.
Aslında SEO trafiğine sahip e-ticaret platformu diyebiliriz.
Yani bizim baktığımız zaman SEO değerlerimiz işte optimizasyonumuz falan ve arama motorunda en yukarıda çıkma oranımız çok yüksek.
Trendyol gibi milyonlarca böyle sayfası olan bir web sitesinde SEO tarafında en çok karşılaşılan problemler nelerdir?
Bu problemlere nasıl çözümler uygulayabiliyorsunuz?
Belki en temel böyle bir iki tanesinden bahsedebilirim.
Birincisi evet yani Trendyol gibi çokça, milyonlarca sayfaya sahip bir e-ticaret platformundan bahsettik.
Burada crawl budget dediğimiz aslında Google'ın bütçesini doğru kullanmak en büyük zorluklardan biri SEO için.
Google'ın tarama kaynakları göreceye sınırlı olduğu için bir noktada öncelikle sayfaların tabii hızlı ve sık taranmasını sağlamamız gerekiyor.
Bunu dinamik bir domainde, bundan kastım yani dinamikten kastım işte stok durumunu sürekli değişen ürünler, her gün yeni eklenen veya kaldırılan ürünler ya da filtreden
oluşabilecek böyle parametreli URL'ler, açılan, kapanan kategoriler gibi gibi birçok böyle faktörler crawl budget'ın verimsiz kullanmasına yol açıyor tabii ki.
Burada limitten veya sayıdan bahsetmiyoruz hani crawl budget dediğimizde.
Bahsettiğimiz asıl şey biraz daha böyle crawl efficiency.
O crawl'un daha verimli kullanılması.
Bunu optimize etmek için tabii ki yaptığımız çalışmalar var.
Projelerimiz bunlar üzerine.
Bunlardan biri mesela robots.txt'de verdiğimiz bazı direktiflerle beraber işte Google botlarının taramasını istemediğimiz URL petlerini işaretliyoruz.
Böylece işte son kullanıcı için daha faydalı olduğunu düşündüğümüz öncelikli sayfaların daha sık ve verimli taranmasını hedefliyoruz.
Belki bir diğeri internal linklerden bahsedebilirim.
Internal linkleri çeşitli algoritmalarla beraber optimize ederek yine Googlebot'ların önemli sayfaları daha böyle erişilebilir hale gelmesini hedefliyoruz.
Son zamanlarda yoran ya da böyle zorlayan bir iki konu oldu.
Onu da Can sana sözü bırakayım abi sen biraz bahset istersen.
Teşekkürler ağzına sağlık.
Burada bahsetmemiz gereken diğer bir challenge noktası şu.
Şimdi bize bizzat tarafımızdan işler geliyor.
Biz kendi teknik ekip olarak bunları geliştiriyoruz.
Ama şöyle bir şeyler olmaya başladı.
Trending artık sadece Türkiye'de değil farklı regionlarda da açıldı ve açılmaya devam ediyor.
Buradaki esas soru şu, bize gelen bir feature, bir özellik, bir geliştirme sadece belli bir culture'da mı olacak, belli bir region'da mı olacak yoksa bu bütün region'lara dağılabilir mi sorusu aklımıza geldi.
Aslında sektörde biraz zaman geçirdikten sonra bu büyük bir mühendislik problemi gibi düşünebiliriz.
Çünkü yapılan işi, tekrarlanmaması, bir release anında olabildiğinde hızlı adapt olup o region'a açılma işleri çok kritik konular.
Dolayısıyla biz de bu sorunu çözebilmek için feature inventory yapısına geçmeye karar verdik.
Birkaç projemizi de şu anda geçirdik, canlıya aldık.
Feature inventory nedir? Çok kısa ondan bir bahsedeyim, açıklamaya çalışayım.
Bizim kendi domenimizde olan özelliklerimizi, feature'larımızı modüler hale getirip istenilen region'a, istenilen culture'a göre Toggle'la beraber bu internal portal'dan bahsetmiştim birkaç
dakika önce. O portal vasıtasıyla togurlarla beraber açıp kapatabilecek hale getirme gibi bir amacımız vardı.
Bunu da şu anda canlıya aldık.
Birkaç projemiz, birkaç özelliğimiz şu anda bu şekilde çalışıyor.
Bu bize ne sağlıyor? Aslında en büyük sağlığı artı şu.
Biz minimum development effort ile beraber çok hızlı bir şekilde istediğimiz culture'a, istediğimiz region'a açılabiliyoruz.
Bu da bize minimum developer effort ile beraber hızlı bir şekilde süreçlerimizi ilerletmemizi sağlıyor.
Ya da tam tersini düşünelim.
Herhangi bir... Incident oldu, bir şey oldu ya da yanlış bir feature çıktı.
Yine aynı şekilde internal portaller aracılığıyla toggle'ını kapatıp o özelliği direkt orijin'de kapatabiliyor hale geldik.
Geliyoruz. Diğer bütün sistemlerimizi de buna uyumlu hale getiriyoruz.
Yani aslında bizim domenimize şu anda bir iş geldiği anda bizim ilk fokuslandığımız şey şu.
bir feature inventory'e uygun bir iş mi?
Ya da sadece Türkiye biznesini mi ilgilendiriyor?
Ya da ben bunu gidip Slovakya'ya da implement etmem gerekecek mi?
Gibi bir bakış açısında olduğumuz için gelen işi ilk başta jenerik halde yazıyoruz.
Jenerik halde implement ediyoruz sistemlerimize.
Sonra gelen biznesin isteklerine göre isterlerine göre biz bunu o bölgeye release edebilecek hale geliyoruz.
Teknik tarafta da büyük bir challenge aslında.
Şu anda bu şekilde ilerliyoruz diyebilirim.
Çok güzel feature'miş ya.
Yani gerçekten işinizi çokça kolaylaştırdığına çok eminim.
Gayet de güzel yapılmış.
Ellerinize sağlık gerçekten. Teşekkür ederiz.
Bir şey sormak istiyorum.
Sizin şu an SEO business tarafının olduğunu da söylediniz.
İki taraf var aslında baktığınız zaman.
Ama aslında ortak konunuz SEO ve bunun sonucundaki geliştirmeleri.
Trendyol SEO Business ve SEO teknik ekibinin şu anki en büyük gündemi nedir?
Şu an en büyük ajandanız nedir acaba?
Ben burada yine SEO Business tarafından başlayayım.
Yani şu an Trendyol SEO'nun en büyük gündeminin international tarafta yaptığı optimizasyonlar olduğunu söyleyebilirim net bir şekilde.
Burada özellikle Gulf ve Europe bölgelerinde açtığımız farklı dillerdeki sayfalar için optimizasyonlara fokuslanmış durumdayız.
Bunu biraz daha açmak gerekirse şöyle örnek verebilirim.
Bir ülkede Google sonuç sayfalarında yaygınca gösterilen bazı featureler başka ülkelerde aynı oranda ya da aynı öncelikle gösterilmeyebiliyor.
Bu da her dil ve ülke için yapacağımız projelerin de önceliklendirmelerini zaman zaman değiştiriyor.
Bu yüzden biz de sürekli olarak aslında yeni açıldığımız ülkelerde Türkiye'den de aldığımız learningleri de önümüze koyarak bazı roadmap'ler üzerinde çalışıyoruz.
Hangi ülkede hangi projeyi önceliklendirmeliyiz?
Bunları biraz daha dig etmeye çalışıyoruz.
Özetle biraz bu önceliklendirmeleri belirlemeye fokuslandığımız bir dönemdeyiz diyebilirim.
Bu farklılaşmalar içinde hangi region'da hangi projeyi önceliklendireceğimize de daima her zaman Trendyol'da yaptığımız gibi effort, impact, risk gibi metrikleri göz önünde bulundurarak devam ediyoruz.
Bunun yanında diğer bir başlık olarak biznes tarafında ana gündemimiz yani artık Trendyol Türkiye haricinde de birçok farklı region'da ve language'de yanıt veren sayfaları oluşmaya başladı, oluşturmaya başladık.
Bunları da bizim artık tek bir yapıdan yönetebilme estekliğine de ihtiyaç duymaya başladık bir yandan.
Bunun için de zaten az önce biraz canlı değildi.
Tek ekibimizde yoğun bir roadmap'imiz bulunuyor.
Herhangi bir dilde yapacağımız teknik geliştirmenin tüm dillerdeki sayfalar için aktif olacağı ya da sadece seçtiğimiz dillerde aktif olmasını sağlayan bir altyapı üzerinde çalışıyoruz.
Bu geliştirmeyle beraber de aslında SEO ekibi olarak biz biznes ekibi olarak farklı ülkelerde customiz edilmiş projeleri canlıya alma esnekliğine direkt kendimiz de sahip olabileceğiz.
Bunu da aslında direkt olarak bize tek ekibimiz sağlamış olacak diye biznes tarafını özetleyebilirim.
Tek ekibimizin ana gündemi içinde topu buradan ben can atayım direkt.
Teşekkürler. Bizim tarafta şu anda hot topic aslında tüm Trendol'daki olan hot topic reliability konusu.
Yani sistemimizin güvenirliği.
Trendol gibi yüksek trafik alan bir platformda sadece hızlı olmak yetmiyor ne yazık ki.
Aynı anda gelen yüksek trafiği de kaldırıp sistemlerin ayakta durması hedefleniyor.
Bu yüzden de scaling ve stability bizim için çok çok kritik.
Bizim tarafımızdaki gündemlerden bahsedersek.
Diğer bir tarafta da forking mittiklerimiz var.
Bunları düzenli olarak... takip edip analiz ediyoruz.
Eksikliklerimizi fark edip onlar üzerine direkt aksiyon alma gibi hedeflerimiz var.
Her zaman bir tık üstünü hedefleyecek şekilde ilerliyoruz.
Ayrıca Hüseyin de bahsetmişti.
Sistemlere doğrudan müdahale etmek yerine daha kontrollü release'leri feature'ları release ederken daha kontrollü bir şekilde gidebilmek için canary release, blogging, diplomat gibi yaklaşımları
aktif olarak kullanıyoruz. Tüm trafiği riske atmaktansa küçük bir yüzeyle başlayıp sonra extend ediyoruz bütün trend olan şeylerimizi, featurelarımızı.
Incident management konuları var.
Burada incident management konuları herhangi bir incident olduğu anda toplanıp, boardroomlar kurulup bunun üzerinde aksiyonlar alınıyor.
Neden olduğu... Nasıl önleyebilirdik veya bunu daha sonra yaşamamak için ne gibi aksiyona alınması gerekiyor gibi konular var ve bunları direkt sprintlere dahil edip işlerini açıp sistemimize
uyguluyoruz gibi açıklayabilirim şu andaki teknik taraftaki gündemleri.
Çok güzel valla gerçekten yani ben çok keyif alıyorum bu arada bu bölümden.
Çünkü bence çok önemli yani web tarafı için oldukça önemli bir konu.
her sitenin işte her bu ölçekteki özellikle sitelerin işte şirketlerin dikkat etmesi gereken bir konu ve anladığım kadarıyla da aslında içeriğinde çok çok fazla metrik
bulunan bir süreç.
Şimdi tabii benim bildiğim kadarıyla bu SEO tarafındaki işte yapılan analizlerde vesaire impactleri ölçmek de ayrı bir zor.
Yani diğer zorlu şeylerin yanında bu taraf da oldukça zor.
Burada da bildiğim kadarıyla Bazı tool'lar var kullanılan.
Bu noktada siz hangi araçları, hangi tool'ları kullanıyorsunuz?
Kendinizin geliştirdiği çözümler var mı bu tarafta?
Evet aslında dediğim gibi SEO tarafında yapılan her işin net olarak impact'ini ölçmek biraz zorlayıcı olabiliyor.
Aynı anda birden fazla proje koşulması yapılan işlerin impact'inin aslında ne kadar sürede yansıyacağının net olmaması gibi nedenler bu süreci zorlaştırıyor.
Fakat tabii ki bu saydığım nedenler impact ölçmenin tamamıyla önüne geçmiyor.
Yani trend yolu içerisinde daima her işe, her projeye karar verirken data oriented bir yaklaşım sergiliyoruz.
SEO'da yaptığımız işlerde de bu tutumu devam ettiriyoruz aslında.
Click impression, ranking gibi anametrikleri logladığımız haftalık ve aylık raporlarımız mevcut.
Bu raporlar üzerinden işlerin canlı yalındığı tarih itibariyle anametriklerindeki oradaki değişimleri aslında gözlemlemeye çalışıyoruz.
Yanı sıra da Botify adında kullandığımız third party bir crawler tool'umuz var.
Bu tool temelinde bir crawler olsa da Search Console'un aslında bulk data export feature'ını kullanabildiğimiz performans takip bölümü de var.
Bu sayede Google'ın bize vermiş olduğu datayı neredeyse eksiksiz görüyoruz.
Bu da yapılan işlerin impact'ini takip etme fırsatı sunuyor.
Burada ben de devreye gireyim.
Botify tarafında URL segment feature'ı sayesinde canlı yayınlanan bir projenin etkilediği page type'ları direkt olarak filtreyebiliyoruz.
Spesifik yörelleri segmentleyebiliyoruz.
Bunların üstüne doğru olarak işte nasıl bir performans sergiledik değişimleri gözlemleyebiliyoruz bu filtrelerle.
Orada yine Botify'dan yararlanıyoruz.
Ayrıca zaman zaman impact'inden emin olmadığımız bazı projelerimiz oluyor.
İşte yani Google'un bazı yaptığı açıklamalar oluyor bu SEO dünyasını zaten etkileyen.
Bunların üstünde biz de analizler yapıyoruz.
Tamamen kendi know-how'larımız üstünden bazen bazı projeler geliştiriyoruz.
Burada bazı regionları pivot geliştirme yapabileceğimiz, impact'leri gözlemleyip aldığımız sonuçlara göre tüm regionlara uygulayabileceğimiz teknik ekibimizle beraber, teknik ekiple beraber götürülen
SEO Business ekibiyle bazı projelerimiz oluyor.
Bu regionlar üstünde ölçümler yapıyoruz.
Bazen impact'i göremezsek mesela bunu business ekibimiz diyor ki droplayabiliriz bu projeyi, diğer regionlarda uygulamamıza gerek yok, o regiondan da kaldırıyoruz.
Özetleyecek olursam bu cümleyi, önceliğe düşük olan ve laboratuvar olarak kullanabildiğimiz bazı domenler oluyor ve bunların üstünde pivot uygulamalar yapıyoruz.
Sonuca göre de droplamak ya da devam etmek noktasında diğer regionları da almak noktasında ilerliyoruz.
Bunun dışında yine impactleri gözlemlemek için SEO alanında kullanabildiğimiz bazı...
tullar var. Bunlar Ahrefs, Semrush, GetStat gibi performans takibi için kullanılan araçlar.
Yine kaynak optimizasyonu tarafında geliştirmeler yapma noktasında Loganize High Fuzzy Performance kodları, server tarafındaki yük verileri, bizim için impactleri, bizi nasıl impact ettirdiklerine dair metotikler
haline getiriyoruz bunların üstünden.
Ek olarak teknik tarafta aslında bizim Storefront Marketing çatısının altında diğer enderling olarak geçen ekibin yaptığı bir çalışma var burada.
Bizim impactlerimiz nasıl, SEO tarafından nasıl impactler alıyoruz, nasıl olumlu olumsuz bununla ilgili bir tool üstünde çalışma yapılıyor o tarafta.
Onun detayları inşallah onların podcastinde zaten girilir.
Bizim tarafta da yeni yeni geçtiğimiz aylarda hayalini kurduğumuz SEO tarafından nasıl...
kullanılabilir BigQuery'den bahsedeceğim burada.
BigQuery'i nasıl kullanabiliriz?
Burada nasıl analizler yapabiliriz?
BigQuery'den faydalanarak noktasında bazı düşünceler oluşmuştu.
Ekip içinde brainstormingler yapmıştık.
Bunu da geçtiğimiz hafta içinde live'a aldık.
Biznes ekibimizle de paylaştık.
Burada da yine üstüne brainstormingler ve analizlerimiz devam ediyor.
BigQuery'den yararlanmaya başladık.
Bunlar da yani iki tane işte bir diğer ekibinin geliştirdiği proje bir de bizim bu tarafta yaptığımız.
geliştirmeyle beraber. Genelde saydığım tool'lar fark ettiyseniz external tool'lardı.
Internal olarak da bu noktaya el attık.
Kendi kendimize ne kadar yetebilirsek o kadar yetmek istiyoruz.
Bunlar için de çalışmalara başladık.
Bu şekilde ben de ekleme deneyimi yapabilirim.
Süper. Vallahi ağzınıza sağlık.
Dolu dolu bir cevap oldu açıkçası.
Her şeyin üzerinden geçtiğimiz çok güzel bir cevap oldu.
Çok teşekkür ederim.
Yavaş yavaş artık sona doğru geliyoruz.
Bir iki sorumuz kaldı soracağımız.
Vaktimizi de yavaş yavaş dolduruyoruz.
Biraz şeyden bahsedelim kapanışa doğru.
Artık yavaş yavaş ileriki zamanlarda neler sizin için önemli olacak?
Nelere odaklanacaksınız? 2025 ve sonrasında biz SEO Meta ekibinden hangi konulara daha fazla odaklandığını göreceğiz?
Hangi konulara siz daha fazla odaklanmayı planlıyorsunuz?
Ben toplamaya çalışayım burada.
Öncelikle Türkiye'de öğrendiğimiz bilgi birikimlerini aslında böyle uluslararası pazara taşımak istiyoruz.
Şu anki en büyük gündemimiz ve muhtemelen önümüzdeki dönemin de en hot topic konusu olacak.
Tabii ki bunu hızlı ama sağlam adımlarla giriş yapmak SEO için kritik.
Bu kapsamda zaten Feature Inventory projemizde de çevik implementasyonlara doğru ilerliyoruz.
Otomasyonda bir odağımızda olan diğer bir konu.
Tekrarlayan ve manuel eforu olan görevlerin böyle otomatize edilerek süreçleri daha verimli hale getirmesi ön planda olacak kesinlikle.
Bu sayede hem zaman hem kaynak tasarrufu sağlayıp ekibinde daha yaratıcı ve stratejik konulara odaklanabilmesini hedefliyoruz.
Tabii ki konuştuğumuz hedefler tren yol teknoloji ile aynı doğrultuda.
Bu yüzden performans odaklı ve güvenilir sistemler kurmak ekibin yanı sıra hepimizin ortak koştuğu bir hedef.
Bir noktada da AI dünyasını tabii ki pas geçmeden ama temkinli bir şekilde anlamaya, gündemi takip etmeye ve iş süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline
getirmenin yollarını arıyor olacağız.
Süper. Teşekkürler Merve.
Gerçekten güzel bir hedef.
Kapatmadan önce son bir soru daha sormak istiyorum.
Bizim her ekibe sorduğumuz klasik sorumuzdur.
Bu ekip, seo meta ekibi, işte marketing ekibi neler yapıyorsunuz iş haricinde?
Bizim mesela araba sevdalı ekiplerimiz var, işte nargileci ekiplerimiz var, sürekli yemeğe giden ekiplerimiz var, gezmeyi çok seven ekiplerimiz var.
Marketing ekibi iş harici zamanlarda işte ekip etkinlikleri olsun, oyunlar vesaire olsun neler yapıyor böyle?
Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz ekip olarak?
Benim aklıma şey geldi.
Coffee toplantılarımızda falan bir oyun oynuyorduk.
Bir iki kere. Bir şey var.
Kart oyunu. Tahmin etme.
Çok güzel oynardık. Mustafa sağ olsun İngilizcesini yazardı bir şeyim.
Bir de araba oyunu oynuyorduk.
Ayrıca biz genelde eventlerimizde yemek yemeye gidiyoruz.
Güzel bir yerler seçiyoruz.
Bu ara product'ımız özellikle çok şık yerler buluyor.
Bize listeniyor sağ olsun. Biz de arasından birkaç tanesine oy verip oralara gidiyoruz.
Benim aklıma bunlar geldi. 2000 belki başka şeyler de gelmiş olur.
Aslında ekip birazcık farklı şehirlerde bulunduğu için.
Yani Ankara'dan gelen var. İşte ben Trabzon'da bulunuyorum.
Görkem'in de bahsettiği gibi ekip etkinlikleri yapabiliyoruz.
Ama ekibin işte bazı kişileri farklı şehirlerden geliyor.
Ben mesela Trabzon'da ikamet ediyorum.
Ankara'dan gelenler var. Senede 2-3 kere ekip etkinliklerini yapıyoruz İstanbul'da.
Orada işte güzel mekanlar, Görkem'in dediği gibi piyomuz bize listeliyor.
Orada işte oylama yaparak yine ortak bir kanıyla beraber birleşip ekip etkinliklerini yapıyoruz.
Bu arada Görkem FIFA'cı.
7-24 FIFA oynama potansiyeline sahip biri.
Ben uzun zaman önce spor yapıyordum.
Şimdi bıraktım inşallah tekrar başlayacağım.
Merve de bildiğim kadarıyla yine sporla ilgilenen bir arkadaş gibi söyleyebilirim.
Ben de abi şey FIFA 25'e adam arıyorum da bizim ekipten çıkmıyor.
Ben de mecbur eski product'ımız şu anda product lead olan Musa'lara yanladım Cengiz.
Harici bir de şey bakma ofis günlerimizin de çıkışlarında falan öyle şey yani hep çalışmıyoruz öyle göründü de böyle sen 40 yılda bir buluşup iki emek gibi dağılıp çalışıyor gibi göründük.
Yok ofis günlerinde de çıkışta falan oturup çay kahvemizi içiyoruz.
Öyle anlık olarak spontane yine yaptığımız etkinlik ama genelde bir şeyler içmek ve bir şeyler yemek.
Böyle bir nargile falan renkli bir şey bulamadım ben de bizim ekipten şu anda ama.
Oyun tarafına birilerini çekmeye çok çabalıyoruz.
SEO ekibi tarafında da oyun grubu vardı ama orası da çok cıvıl cıvıl değil galiba Mert.
Sen de bir yorum yaparsın. Yaşlandık biraz yaşlandık.
O zaman buradan tüm Trendyol'a seslenelim.
Trendyol'daki arkadaşlara.
FIFA'yı 2025 oynayan arkadaşlar Mustafa Görkem Baltacı ile iletişime geçebilirler.
Bizim ekiplerden bu arada Storefront içerisinde bayağı oynayan arkadaşlar var.
Ben onlara da söyleyeceğim.
Eğer dışarıdan alıyorlarsa direkt sana yazarlar kanka.
Alsınlar alsınlar ya.
Görevler var. Beraber yaparız.
Bir Musa'lıların WhatsApp grubuna girdim.
12 kişi tren yolda hiç görmediğim insanlar bir araya gelebiliyor.
Oyun çok bağlayıcı bir şey arkadaşlar.
Daha çok oynuyorlar. Süper.
Süper. Harika. Dostlar çok teşekkürler valla geldiğiniz için.
Dolu dolu bir bölüm oldu. Ben çok fazla şey öğrendim hem SEO tarafından hem sizin ekip tarafından.
O yüzden tekrar çok teşekkür ederim.
Biz teşekkür ederiz. Teşekkür ederiz.
Çok keyifli oldu bizim için de. Gerçekten çok keyifliydi.
Süper, süper. Tekrar çok teşekkürler arkadaşlar.
Selam Ekip Podcast serisinde 76.
bölümde Storefront Marketing ekibiyle birlikteydik.
Bir sonraki bölümde farklı bir ekiple tekrar...
Beraber olmak üzere. Bunun yanında bizim Trendyol Talks adında farklı bir podcast serimiz de var.
Orada da birçok konu üzerinde Trendyol içerisinde çok güzel konular konuşuyoruz.
O podcast serisini de takip edebilirsiniz.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Sevgiler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
