
Konuklar: Emin Çimen, İhsan Mert Başaranlar, Mehmet Sezer
69. bölümümüzde konuğumuz Datastore Development ekibi oldu. Ekip yapısını, projelerini, teknoloji stack seçimlerini ve çok daha fazlasını konuştuk!
Trendyol Talks'da Trendyol'daki kültürümüzü, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimizi ve ritüellerimizi konuşuyoruz. Trendyol Talks podcast kanalımızı takip etmeyi unutmayın!
Transkript
Selam ekip, ben Fulfillment Order Master Data ekibinden Fırat.
Ben Storefront ERP DB ekibinden Cengiz.
Teknoloji ekibini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast'imizin 69.
bölümündeyiz. Bu bölümde Data Store Development ekibiyle birlikte olacağız.
Bu ekibimizi tanıyacağız, ekip yapısı, teknolojiler, pratikler gibi konulardan bahsedeceğiz.
Arkadaşlar hoş geldiniz. Hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Hoş bulduk.
Hoş bulduk. Hoş bulduklar. Hoş geldiniz.
Bugün güzel bir ekipleyiz.
Hemen isminiyle ilgili de...
Direkt sorularım var ama en başta gelen aktarışlarımızı bir tanıyalım isterseniz.
Kim başlamak ister? Selamlar, ben başlayabilirim Fırat.
Herkese merhaba, ben Mehmet Sezer.
Yaklaşık 3,5 yıldır Trendyol'da çalışıyorum.
İlk 2,5 yıl domain ekiplerinde çalıştım.
Product Tribe altında çalıştım.
Şu anda ise yaklaşık 1 yıldır Datastore Development ekibinde çalışmaktayım.
Benim de anlatacaklarım bu kadar aslında.
Ben de topu Mert abiye atabilirim.
Selamlar, teşekkürler Mehmet.
İhsan Mert Başaranlar ben de.
Ben de 3,5 yıldır Trendyol'da çalışıyorum.
Aslında bir 12-13 sene önce de Trendyol'da başlamıştım ilk çalışmaya.
O yüzden benim için yeri çok ayrı Trendyol'un.
Domain ekiplerinde çalıştım çoğunlukla.
Ben de 8 aydır platform ekipleriyle beraber çalışıyorum.
Önceden Logistics ekibinde, yani şu günkü aslında Go tarafındaki Logistics ekiplerine destek olmaya çalıştım.
Aynı zamanda kısa da bir Discovery tarafındaki reklam süreçlerine destek olmaya çalıştım ekiplere.
Ben de böyle bahsedebilirim. Ben de eminatıyım topu.
Merhabalar herkese. Ben Emin.
Yaklaşık bir seneden beri Trendyol'dayım.
Ben Trendyol maceramı direkt platform mühendisi olarak başladım.
Bir seneden beri de neredeyse platform ekiplerine destekliyorum.
Platform ekipleriyle çalışıyorum. Herhalde bu kadar.
Süper, süper. Tekrar hoş geldiniz.
Bugün de keyifli bir bölüm olacağını düşünüyorum.
Kişisel olarak da tanıdığım için sizleri.
Zaten kişisel hayatımızı da tanıyoruz ama bugün tabii ki ekibi ve neler yaptığımız üzerine özellikle konuşacağız.
Tekrar hoş geldiniz. Şimdi ben önce şeyi sorayım.
Şimdi Datastore Development ekibin adı.
Öncelikle şunu sorayım isterseniz.
Datastore neden Development var sonunda?
Yani ben mesela başlangıçta geleceğim zaman Datastore, direkt Datastore diye düşünmüştüm ama Datastore Development'mış doğrusunu öğrendim.
Neden sonunda Development var?
Önce bunu sorayım. Abi şöyle aslında Datastore ekibi ikiye ayrılıyor.
Bir Development tarafımız var bir de Core tarafımız var.
Aslında biz müşterilerimize sunduğumuz otomatize tarafları daha çok ilgilenirken, daha çok oralarla haşin iş olurken core ekibimiz de daha çok ürünlerin kalbi olan işte sağlık işleri,
bunların işte security düzenlemeleri gibi daha böyle kalbinde olan şeyleri aslında yönetiyor oluyorlar.
Yani biz otomatize tarafındayız şimdi, development yapıyoruz yani.
Core ekibi ise daha çok ürünün kalbiyle ismiyle anlaşılacağı gibi kalbiyle ilgileniyor.
Aslında şöyle bir detay da verebiliriz.
Sonuçta bir platform, bir standartizasyon yapmak istiyoruz.
Data store structure'ımızla alakalı.
O sebepten ötürü aslında TBP bizim için güzel bir oyun alanı.
Onun da zaten bahsederiz.
Ve orada ekiplerin aslında standart, kendilerinin de sorumluluk alabildikleri bir dünya yaratmaya çalışıyoruz.
Bu da bizim için aslında bir ürün geliştirme mindsetine sahip olmamız ve böyle bir süreci sahiplenip öğretmemizi gerektiriyor.
O yüzden temelde development sürecinde belli ürünleri geliştirmeye, odaklanmaya çalışıyoruz.
Buradaki amaç o zaman şey diyebilir miyiz?
Biz hep bir ara şey muhabbeti yapıyorduk.
Self-service her şey olsun.
Hani core ürünler temel ekiplerde her şey onların sorumluluğunda olmasın da bizler onlara bir platform sağlayalım.
Bu platformun bakımını yapılması gerekiyor gibi konulardan bahsediyorduk.
Bu ekibin böyle temel sorumluluklarından biri bu tarz şeyler diyebilir miyiz?
Aslında kesinlikle tam bahsetmiş olduğun nokta.
Şimdi ekiplerin aslında bizim çözmek istediğimiz sorunlar aslında daha önceden çözülemeyen sorunlar değildi.
Fakat manuel bir ticket operasyonlarıyla ilerliyordu.
Emin'in bahsettiği bu datastore core ekibimiz aslında bu domain ekiplerinin oluşturduğu ticket'ları manuel bir şekilde ilerleterek ekiplerin ihtiyaçlarını çözebiliyorlardı aslında.
Bizim bu datastore development ekibi olarak geliştirdiğimiz platformların aslında en büyük avantajı senin de bahsettiğin gibi self-service bir platform oluşturmaya çalışıyoruz.
Yani ekipler kendi ihtiyaçlarını bizim platformumuz aracılığıyla hiçbir...
Ticket açmadan, hiçbirinden bir yetki almadan ilerletebiliyor olacaklar aslında kendileri self-service bir şekilde.
Ve biz mümkün olduğunca ekiplerden riskli operasyonları soyutladığımız için ekiplerin risk almasını da engelliyor oluruz.
Yani birçok riski engellemiş oluruz ekiplerin yapabileceği.
Aslında en önemli nokta buydu bahsetmek istediğim.
Burada şey de güzel oluyor bu arada.
Ben bir böyle domain developer başarısıyla söylüyorum.
Ben şeyin kontrolünde olmak da hoşuma gidiyor.
Yani ben ITS amaçımda birileri hallediyor değil de.
Ben de mantığını öğreniyorum ve kendim hani yapıyorum ya.
O yüzden daha çok uçmak için daha çok hakimmişim gibi.
Nerede neyin olduğunu daha çok biliyormuşum gibi hissediyorum mesela.
Bana böyle bir katkısı oluyor mesela.
O yüzden böyle domain developerları için de bence iyi bir şey.
Çok güzel bir nokta abi. Yani yaptığımız customer interview'larda da aslında bunu duyduk ekiplerden.
Çok da mutlu olduk. Yani herkes aslında kendi ifrasının yönetimini belki çok sahiplenmekten ziyade nasıl gittiğini, kendi dizayn etmek istediğini bahsediyor.
Ve orada gerçekten bahsettiğim site service konusu hem ekiplere çok büyük bir impact ve katkı sağlıyor hem de bizler için aslında standartlaşmak açısından çok değerli bir nokta.
Burada çok ufak bir şeyden bahsetmek istiyorum.
Şimdi burada şöyle oluyor aslında. Ekiplere bu self-service sistemi verdiğimizde aslında şöyle bir risk almış oluyoruz.
Ekiplerden veri tabanlarının tüm detaylarını bilmesini beklememiz doğru olmuyor.
Çünkü inanılmaz fazla konfigürasyonlar, detaylar bulunuyor.
Her domain ekibindeki her developerın da bu her knowledge'ı bilmesi mümkün olmuyor.
Örneğin yanlış konfigürasyonlardan çok incident yaşanabiliyor.
Ekipler yaşayabiliyorlar. Aslında biz domain ekipleri olarak asıl amacımız domain ekiplerindeki developerların database know-how'larını arttırmaktan ziyade bunları aslında soyutlamaya çalışıyoruz.
Yani ekip... çok detay bilmeden, çok konfigürasyonların detayını bilmeden, belli bir standartta database'leri kullanabiliyor olacaklar aslında.
İlk amacımız bu aslında. Anladım, anladım, evet.
Hatta bunların üzerine daha çok da konuşalım çünkü Datastore diye normalde ekip var, burası ama Datastore Dev falan.
Daha önümüz uzun, bakayım bak bunlardan bahsedelim, güzel konular.
En başta mı hazır ekiplere girmişken, şu an hani bu ekip nelerden, işte sorumlu vesaire gibi konulardan bahsediyor ki, bu ekip de şu anda yani Dev, J, Pio vesaire ya da Teknit.
Bazılarında mesela direkt ekibin tech lead'i oluyor vs.
Sizdeki dağılım nasıl? Biz aslında bir tech lead'e sahibiz.
Toplamda 5 developer artı bir devintest arkadaşımız var ekibimizde.
Tech lead arkadaşımız şu an malum tempolu bir iş yapış şeklimiz olduğu için aslında genel datastore konseptine destek olmaya çalışıyorken şu gün biraz daha bize odaklı çalışıyor diyebiliriz.
Çok yakından çalışıyoruz. Dediğim gibi bir kendi product manager'ımız var.
Devintest ve 5 developer'la beraber ürünlerimizi ilerletmeye çalışıyoruz.
Süper. Peki burada siz genel anlamıyla data store tarafında hangi domainlerle ve veya hangi takımlarla yakın bir çalışma içerisindesiniz?
Burada ben gireyim. Şöyle aslında biz data store etmek isteyen adımızdan da anlaşılacağı gibi data store etmek isteyen her ekiple aslında yakın çalışıyoruz domain olarak bahsettiğimiz noktada.
Bir ekibin bir yerde bir data tutması gerekiyorsa aslında biz ona çözümler sunuyoruz.
O yüzden... hemen hemen tüm ekipler diyebiliriz buna.
Çünkü her ekip tutuyor datasını.
Bir de aynı zamanda bahsettiğimiz gibi işte Data Store Development var, bir de Core var.
Core tarafında da birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız var çok yakından.
Bir de aynıca bunun genelinde, buradan çıktığımızda bir adım geriye çıktığımızda platform olarak birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız var.
Çünkü aslında Trendyol'da ana amaçlarımızdan bir tanesi de yakın platform deneyimleri sağlamak.
Yani trafik ekibi var, messaging ekibi var, biz varız.
Bunların aslında Kullanıcılar benzer deneyimlerini sunması için de aslında birlikte yakından çalışıyoruz platform ekipleriyle.
Tabii platform ekiplerinin yanında bir de bunların core ekipleri var.
Onu da eklemek lazım. Aslında platform core tarafında da yakın çalıştığımızda çok destek olan çok değerli arkadaşlarımız var.
Onların da adını takımlarına geçirmeden bitirmek istemedim açıkçası.
Onlar da bizi aslında temelde en...
altta o infra level'ında aslında destek olması gereken noktalarda çok büyük destekler oluyorlar.
O yüzden onlara da çok yakından çalışıyoruz.
Evet. Herkese böyle platform ekipleri aslında bir servis sağlayıcı ekiplerimiz ve birden fazlasında bayağı var.
Şu an siz söyleyince fark ettim.
Aslında bayağı bir ekip var bunun için ve bunlardan sorumlu olan.
Ve bunların hepsinin birlikte aheng içinde çalıştıklarını düşün.
Evet. Doğru.
Bir de ters düşmemek gerekiyor vesaire.
Bunun integrasyonu falan da var.
Peki bu integrasyonu...
Hah buyurun. TVP'den de bahsetmek belki lazım.
Bir bildir platformumuz var. Aslında son dönemde çok da fazla gündem oldu ve aslında her şeyin onu işaret ettiği bir dünyamız oluşuyor artık.
Aslında bu platform ekiplerinin temelde bir arada olup aslında son kullanıcımızla bir araya geldiğimiz nokta bizim için de çok değerli.
Bu tren TVP'yi aslında temelde bir çat olarak düşünebiliriz.
Onun altında hem applicationlarımızı hem daha deep dive infralibrum'daki database gibi network, traffic.
messaging gibi ekiplerin aslında bir arada olduğu A-Hank ile çalıştığı gerçekten güzel bir iş yapış şekli var arka taraftan.
Peki burada A-Hank'leri, A-Hank'i çok hoşuma gitti.
A-Hank'i kullanacağım. A-Hank için de çalışırken ekiplerde.
Burada peki hangi teknolojileri kullanıyoruz?
Böyle diller olur vesaire.
Spesifik bizim yaptığımız bir şeyler var mı ya da nasıl gidiyor bu taraflar?
Orada ben bahsedebilirim biraz.
Aslında ekip olarak tüm projelerimizi Go kullanarak yazıyoruz.
Go programı. programlama dili kullanarak yazıyoruz.
Aslında bunun nedeni Go'nun performanslı olması gibi nedenler değil.
Yani böyle o tarz kazançlardan ziyade iki sebep var bahsetmek istediğim.
Birincisi ekibimizin know-how'ı Go üzerinde daha yüksek.
Diğer dillere bakarak ziyade.
Diğer durum ise bir platform geliştirdiğimiz için çeşitli platform teknolojileri kullanmamız gerekiyor.
Cross-playing gibi örneğin.
Ve bu teknolojiler aslında Go ile çok uyumlu çalışan teknolojiler.
O yüzden aslında mümkün olduğunca Go ile yazıyoruz şeylerimizi, tool'larımızı.
servislerimize. Bunun da en büyük sebebi aslında kullandığımız teknolojilerin Go'ya daha fazla yatırım yapmaları aslında.
Çok güzel. Aslında Go tabanlı yani birçok, çünkü sen çok fazla Go'dan bahsettiğin için bunu söylüyorum.
Yani biraz daha işler Go etrafında ilerliyor ama diğer ekiplerde de olduğu için birçok teknoloji barındırıyorsunuz diye anladım.
Çok güzel bence. Biraz da tabii şey konusunda da konuşmak lazım.
böyle ekip içerisinde kullanan teknolojiler kadar ekip gelişimi durumu da oldukça önemli.
Yani bir sprint koşmanın yanında, bir sprint takip etmenin yanında farklı işte sunumlar vesaireler de her ekip kendi içerisinde yapıyor diye biliyorum.
Sizde bu konuda neler yapılıyor?
Ekibi aslında Nisan ayı gibi toparladık.
O dönemde çok fazla katılım oldu ekibi.
Ekibi haktan yeniden ayaklandırdık diyebiliriz Nisan ayında.
Tabi buradaki en temel konsoy önümüz.
biraz domen ekiplerinden farklı olarak teknik bir product inşa etmeye çalışacağız.
Bir structure belirleyeceğiz ve bunun üzerine aslında mevcuttaki know-how'ımızı arttırmamız noktasıydı.
En bizim zorlandığımız noktalardan bir tanesi.
Burada tabii içeriden eskiden beri bu domende çalışan arkadaşlardan çok büyük destek gördük.
Ve orada aslında lunch and learn'larla, ansızın işte bir araya gelip de bir şeyleri tartıştığımız session'larla aslında kendimizi yukarı doğru çekmeye çalıştık.
Aynı zamanda da hands-on olarak Support verdiğimiz, ilerlettiğimiz işlerde de aslında çok şey öğrendik.
Aslında biraz işin içine girip o çamura batarak oradaki o know-how'ımızı hep beraber arttırdık diyebilirim.
Onun yanında support sürece çok değer verdiğimiz için aslında bir şeyleri öğrenmenin en güzeli olanı bir tanesi de onun desteğini, onun işte troubleshoot'ını yapabiliyor olmak bence.
Desteğini verebilmek. O yüzden o da bize çok şey kattı diyebilirim.
Peki burada şey nasıl oluyor? Mesela biz birden fazla ekiple konuştuğumuzda şöyle farklılıklar yaşıyoruz.
Mesela biz fulfillment tarafında...
İşte belirli bir müşterimiz var. Hani daha düzenli bir şey gidemiyor.
Bir akış gidebiliyor. Hani istekler, backlog yönetimi vs.
Haftalık bir sprint koşuyoruz.
Bazıları iki haftalık koşuyor.
Çünkü yani ona göre kendi bir akışları, biznesleri uygun.
Toplantılarına göre ayarlıyorlar. Fakat işte DBA tarafında daha farklı gelebiliyor.
İşte bu ticket sisteminden dolayı, support sisteminden dolayı vs.
Siz de sonuçta daha temel bir yerdesiniz.
Hani bu işin bir backlog yönetimi olacak vs.
Siz de bu işler nasıl ilerliyor?
Abi burada şöyle ilerliyoruz.
Bizim aslında önceliğimiz Cycle Time.
En önemli dikkat ettiğimiz nokta ve hani tuttuğumuz birçok metrik var ama en çok önemlilerden bir tanesi bizim için Cycle Time.
Burada bundan da biz bir haftalık sprintler koşuyoruz şu anda.
İş parçalıklarının mümkün olduğunca ufak halde böyle parçalayıp öyle ilerlemeye çalışıyoruz.
Çünkü senin de bahsettiğin gibi çok fazla dokunduğumuz ekip var.
İşte core ekiple çalışıyoruz, diğer platform ekiple çalışıyoruz.
Onun dışında domain ekiplerinde birçok müşterimiz var.
Bundan da tabii ki ihtiyaçlarını ve supportlarını karşılayabilmek adına aslında 2 haftalık bir split birazcık uzun kalabiliyor.
O yüzden daha hızlı deliver etmek için, daha hızlı koşabilmek için 1 haftalık splitlerle şu anda ilerliyoruz.
Backlog yönetiminin de aslında zaten hani müşterilerden gelen feedbacklerden çevirdiğimiz kıtı kadar yaptıklarımız ürünler oluyor.
İş başlıkları oluyor.
Onun dışında ürünün doğası gereği bizim takip ettiğimiz teknolojilerden eklediğimiz backlog'a şeyler oluyor.
Genel olarak ürün yani tüm takım olarak backlog'u yönetiyoruz diyebiliriz.
Tabi burada backlog'un nasıl dolduğu, nasıl yönetildiği de çok değerli bir nokta.
Orada zaten o feedback loop'unu biraz daha detaylı konuşuruz.
Orada işte exploratory testitlerle, takımlarla çok yakın çalışıp onların bir şeyleri keşfederek, keşfedemekleri noktalarda da onlara nasıl daha destek olabiliriz platformu kullanırken noktasında güzel backlog'lar çıkartıyoruz, item
'lar çıkartıyoruz. Bunları tabi yine haftalık grooming'lerde...
estimate etmeye çalışıyoruz.
Belli bir estimation point'imiz var.
Bir sprint'e tüketebileceğimiz ve onu haliyle planliklerde neyin öncelikte olduğuna bağlı olarak oraya gelen işlerden belli bir planlamayla beraber sprint'imize başlıyoruz.
Aslında bunlar bizim çok destekleyen konular.
O yüzden biz aslında bu süreci en başında customer feedback loop'u çevirerek başlatıyoruz ve oradan sürekli besleniyoruz diyebiliriz.
Burada şeyin dengesini kurabiliyor musunuz?
Biz bazen zorluk yaşayabiliyoruz.
Şimdi mesela biz daha domen kısmında olduğumuz için bu domen kısımlarında yani bizzat çok fazla oluyor.
Bir bizzat işlerini götürmeye çalışıyoruz.
Bir de birçok arkadaşla teknik işlerimiz oluyor ve bunların dengesini sağlayarak ilerletmeye çalışıyoruz.
Şimdi de sizde böyle bir şey var fakat sizde bizzattan çok hani teknik bir ürün olduğu için bu teknik işler zaten hani ürünün kendisiyle teknik olduğu için daha ortak mı ilerliyor yoksa bunlar yine ayrı ayrı mı ilerliyor?
Sizlere benzeri dertler var mı yoksa sizlere işin doğası gereği daha mı kolay ilerliyor bu işler?
Aslında benzer dertler oluyor çünkü bizim de müşterilerimiz var.
Aslında business ekiplerinden baktığımızda çok farklı olmuyoruz.
Bizim de müşterilerimiz var, bizim de belli bir business'ımız oluyor.
Bazı kodları business için yazıyor oluyoruz.
Örneğin platformumuza yeni feature'lar ekliyoruz, yeni özellikler ekliyoruz ya da yeni bir platform yazıyoruz belki.
Bunlar aslında bizim business işimiz oluyor.
Bazen de bizim teknik borçlarımız oluyor.
Bazı işlere hızlı çıktığımızda ya da bir şey eksik yaptığımızda teknik borç taslarımızı açıyoruz.
Aslında sprintlerde bunları dengele götürmeye çalışıyoruz.
Öncelikle business işlerimizi alıyoruz ve kaldığı takdirde aslında teknik borç tasklarımızı da alıyoruz.
Ama tahmin edebileceğiniz üzere şeyler daha öncelikli.
Business işleri. Çünkü doğrudan müşterilerimizi etkiledik.
Aynen. Şeyler çünkü çalışmaya devam ediyor aslında.
Teknik borçlarımız bizim için inanılmaz kritik olduğu takdirde hemen alıyoruz zaten.
Ama çok kritik değilse çoğunlukla business işlerine yani platform öncelikli işlere öncelik veriyoruz.
Şeyler teknik borçları da sprintlerde boşluk oldukça almaya çalışıyoruz sıklıkla.
Teknik ürünlerde bu merak ettiğim bir şey.
Çok pardon. Bu böyle teknik ürünlerde hep merak ettiğim bir şeydi.
Hep şey diyorum çünkü. Yani dertimiz aynı mı acaba?
Hepimiz hani bir teknik işler var bir de biz işler var ama bir şekilde dengeyi tutmaya çalışıyoruz.
Ama teknik ürün olunca benzerim kafama acaba diye.
Günlük yaşantıma hakikaten product ekibinde çalışmak, bir ürün ekibinde çalışmak ben de tam buna yakın bir şey soracaktım.
Niye oldu bunu konuştuğumuz. Böyle hep benim kafamı kurcalayan bir şey olmuştur.
Yani bizim çünkü Fırat'ın da dediği gibi yani biznes taraf çok bazen ağır olduğu için böyle teknik olarak tam istediğimiz şekilde ilerleyemediğimiz zamanlar da olabiliyor.
Böyle kendimizi yani rahat hissedemiyoruz bazen o noktada.
Ama hep böyle ürün ekiplerinde bu durum daha farklıdır.
Onlar daha farklı bir kafayla ilerliyorlardır diye düşünüyordum.
İyi oldu yani bunu konuştuğumuz.
Mehmet'in bahsettiği tek tek tarafı değerli.
Ama bir yandan da şöyle bir gerçeğimiz var.
Bizim aslında yaptığımız business dediğimiz o işler de aslında genelde çoğu şey teknik noktalara dayanıyor.
Çoğu noktada teknik şeyleri konuşuyor oluyoruz.
Yani teknoloji konuşuyoruz, daha iyi bir şeyleri yapabilmek adına, müşterimize daha iyi sunmak adına konuşuyoruz.
Aslında bahsettiğimiz o common, o tech-debt konsörlerinin yanında çoğunlukla zaten o teknolojiyi daha iyi hale getirebilmek de bizim business ihtiyaçlarımızdan bir tanesi.
Ve o yüzden de kendi biznesimizi de kendimizin belirlediği dünyalar oluşuyor zaman zaman.
Ve bu teknik konsörleri de o biznesin içerisine koyduğumuz dünyalar oluyor.
O yüzden aslında developer, development takımlarından daha doğrusu domain takımlarından geliyor olmamızın büyük bir artısı bu.
Kendi biznesimizle alakalı çok daha yapabildi olabiliyoruz.
Bu sayede de aslında yapmamız gerekenleri biraz daha geniş çerçevede görüp gerekiyorsa o tek depleri de o işlerin içerisinde eritebildiğimiz bir dünya yaratabiliyoruz bazen.
Okey. Yani evet burada yani ekipler konusu hepimizin böyle farklı.
Dertleri, zorlukları falan olabiliyor.
Burada ama bir platform ekibinde, örneğin bizde işte depo tarafında yediğimde odaklanan bir operasyon var.
Bunun kendi çalışları vesaire olabiliyor.
Hani bir gün, sırf bir günümü düşündüğümde.
Sizde bir platform ekibinde vesaire bu işin böyle daha challenge'lik olan yanları neler oluyor?
Şöyle abi, aslında kimlerle yakın çalıştığımızdan bahsetmiştik aslında.
Data tutmak isteyen herkes bizim müşterimiz oluyor ve bunlara da consistent bir...
Platform sağlamak aslında bu işin en zor tarafı çünkü herkesin ihtiyaçları farklı ve farklı beklentiler oluyor, farklı ihtiyaçları oluyor ve tüm ihtiyaçları tek bir platformda aslında karşılamak bu işin en zor kısımlarından
bir tanesi. Ve tabii ki bu maintain süreçleri oluyor, ürünlere gelişme yapıyoruz, işte canlı süreçlerimiz oluyor.
Bunları yaparken de herhangi bir breaking change yapmamamız gerekiyor.
Ürünün geçmiş sürümlerde doğru çalışması gerekiyor.
Yeni sürümlerde doğru çalışması gerekiyor.
Ve tüm bu çerçevede tüm ihtiyaçları ekibin, ekiplerin farklı ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor.
Bunun yanında bir de ekstra da tabii ki takip ettiğimiz teknolojik yenilikler var.
Security tarafında yaptığımız gelişmeler var.
Bunların hepsini aslında birlikte takip ediyor olmak ve bu platformun tüm bu bahsettiğim parametreleri uygun şekilde planlayıp geçirmek oldukça...
Zor bir şey oluyor aslında karşımızda gereken bir zorluk oluyor.
Tabii burada temel nokta domainle alakalı tecrübeli olan birileriyle peer veya işte onların body olduğu bir ortam yaratmaya çalışıyoruz yeni katılan arkadaşlarımıza.
Çünkü gerçekten support sürecine çok değer veriyoruz.
Oncall tarafında en başından beri hep çok önemsediğimiz bir nokta ve oradan çok fazla şey öğrendik.
Bunu öğrendikten sonra gerçekten yeni katılan birisinin orada secondary olarak...
on-call sürecine dahil oluyor olmasına ona çok fazla şey öğretiyor.
Çünkü bizim temel olayımız gerçekten müşteriye mümkün olunca en yakın olduğumuz noktada durmak.
Hedeflediğimiz şey bu. O yüzden orası çok temel bir kaynak bence.
İkinci nokta tabii ki şu zamana kadar yaptığımız hep böyle önemli gördüğümüz şeyleri.
Launch and Learn'lar olsun, dokümanlar, ADR'lar, IFC'ler hep çok değer verdik bu sürece ve bunları sonrasında bir kaynak olarak onboarding sürecinde kullanmak en büyük hedefimiz.
6-7 aydır çok yeni katılan birisi olmadı ikimize.
Muhtemelen yeni katılacak olan arkadaşlar...
arada güzel bir kaynak oluşturduğumuzu düşünüyoruz onboarding sürecinde ve aynı zamanda dediğim gibi bodyler de orada onlara çok fazla şey katacaktır.
Çünkü artık biz de kendi biznesimiz için oldukça mature bir hale geldiğimizi düşünüyoruz.
Tabii ki çok daha iyi hale gelmeyi hedefliyoruz bu süreçte.
Burada şeyi özellikle Üzerinde durmak istiyorum.
Müşteri kısmını işte bir customer olayını işte daha öncesinde bir holder bölümünde de söylemiştim.
Bizim Trendyol içerisinde ekiplerin kullandığı ürünler ve bu ürünleri geliştiren kişilerde daha farklı ilerliyor gibi aslında.
Burada özellikle işte şeylerden çalışan kişilerden, yazılımcılardan feedback alarak ilerlemek ve bu feedbackleri bir şeye dönüştürmek, bir artıya dönüştürmek daha...
Garip bir iş yani. Daha böyle garip bir iş dediğim daha üzerinde durulması gereken bir iş.
Siz burada customer feedback loop'u nasıl yönetiyorsunuz?
Nasıl bir süreç ilerliyor orada? Abi şöyle bizim yeni bir ürün çıkartırkenki süreçte mesela işte incubating teamlerimiz var.
Belli ekiplerle pay çalışıyoruz ve onlardan aslında ürünü denemelerini istiyoruz ve sürekli olarak bu toplantıları gerçekleştiriyoruz.
Onun dışında aktif olarak işte core ekibinden paydaşlarımızla buluşuyoruz.
Onlardan sürekli feedback alıyoruz.
Onların aslında ürünü gayret etmesine de olanak sağlıyoruz.
Çünkü onlar çok uzun süreler işte bizim yaptığımız otomatize işlemleri manuel olarak da yapmışlar.
Ve tabii ki onların numaraları çok değerli oluyor bu konuda.
Ama Mert abi de belki bir şey eklemek ister.
Burada Mert abiye devam.
Aslında şöyle bahsettiğim gibi müşteri bizim yani müşterilerimize yakın olmak, onların dertlerini dinlemek, onların sorunlarını çözmek yani temel şeyimiz, hedefimiz.
O yüzden biz burada temelde her bir ürünü...
General Available hale getirdiğimizde yani Alphabeta General Available stajlarından geçtikten sonra General Available hale getirdikten sonra buradaki temel yaklaşımımız bu sürecin içerisinde mutlaka Exportory Testingler yani müşterilerimizle
bir araya gelip onların platformu keşfettikleri, UX tarafında daha iyi ne yapabiliriz, onlara ürünü nasıl anlatırızı dert ettiğimiz mutlaka ki en az 2-3 stajınımız oluyor, testing stajınımız ve onun ardından oradan gelen feedbackler bizim
için hem gerek ürünü geliştirme hem...
Backlog'u doldurma, item'lara dönüşme ve işleri ilerletme konusunda çok değerli.
Aynı zamanda da Pandora tarafındaki verdiğimiz support'la da çok şey öğreniyoruz ve orada da aslında müşterilerimize dokunuyoruz.
Orada da aslında o loop'un bir kısmı da Pandora tarafındaki o support sürecimiz.
Aynı zamanda Oncall tarafımız.
O yüzden buralardan öğrendiğimiz şeyler ve aynı zamanda bunlarla beraber artık takımların davranışlarını da estimate edebildiğimiz bir deneyime sahip olmamız bize gelecekte ürüne neler katacağımızla alakalı çok güzel detaylar veriyor.
O yüzden bu loop'u sürekli çevirmeyi ve hızlı çevirmeyi hedefliyoruz.
Burada da zamanla daha da iyi bir noktaya gidebileceğimizi düşünüyorum.
Burada bir de şey var. Mesela...
İşte bu customer feedbacklerden falan bahsediyoruz ya.
Tabi buradaki müşteriler biz olacağız.
Bizlerden gelen bir şey oluyor.
Bir feedbackler oluyor. Bir de sizin topladığınız datalar oluyor.
İşte bunları karşılaştırıp önceliklerini falan sıralıyoruz.
Mesela bizim tarafta da şey var. Hani bir operasyonel fiziksel işler oluyor.
Lojistik taraflarında vesaire.
Bir data oluyor. Hani performans için.
Bir de bu işin fiziksel karşılığı var.
Yani bu adam bunu yapıyor ama fiziksel olarak bunun karşılığı ne kadar mümkün değil.
Ne kadar verimli gibi. Karşılaştırıp böyle ikisinin bir arada verilen bir kararı oluyor.
Burada şimdi aslında.
Business bazlı, ürün bazlı, belirli datalara göre kararlar veriliyor.
Sizlerden de şimdi birden fazla ürünler var.
Hatta biraz bence ürünlere girebiliriz.
Hani hangi ürünlerimiz var? Bu ürünler tam olarak neler yapıyor?
Ve bu ürünlerden hangi dataları toplayabiliyoruz?
Yani biz şu ürünü yapıyoruz.
Bu ürünlerden işte şöyle gelebilir.
Arka tarafta şöyle şeyleri takip ediyoruz.
Karşılığında da şöyle destekler verebiliyoruz.
Ya da şöyle çıkarımlar yapabiliyoruz gibi.
Müşterilerin çoğu feedback'i daha almadan belki de önden gördüğünüz şeyler oluyordur.
Bilmiyorum. Bu tarz benzeri...
konularımız veya bahsedeceğimiz şeyler var mıdır?
Aslında güzel bir konuyu açtın.
Ürünleri de belki konuşmaya başlayabiliriz orada.
Aslında şöyle, son zamanlarda uğraştığımız bir projemiz var.
Resource Optimization adı altında.
Şimdi bizim bugüne kadar herhangi bir platformumuz olmadığı için database oluşturmalarında herhangi bir kısıtlamamız yoktu.
Ekipler bir veri tabanı istediklerinde ne kadar database kullandıklarını ölçülmüyordu.
Ve ekipler bazen gerektiğinden fazla database kullanıyorlardı.
Kaynak olarak aslında. Bu CPU olur, memori olur.
Yani çok fazla kaynak ayırdığımız çok fazla clusterlar bulunmaktaydı.
Aslında biz bu son geliştirdiğimiz optimizasyon servisle beraber hali hazırdaki bizim Trendyol'da kullandığımız database'leri tarayarak orada bir algoritma geliştirdik.
O algoritmanın sonucunda ekiplerin davranışını değiştirmeyecek şekilde ekiplerin daha optimize cluster kullanılmasını sağladığımız bir algoritma geliştirdik orada aslında.
Datayı kullandığımız en büyük yerlerden birisi bu.
Diğeri de aslında tam ürün olarak değil.
Fakat şeyden bahsetmek istiyorum. Kullanıcıların bizim platformumuzu nasıl kullandığını anlamamız aslında çok önemli bizim için.
Yani biz bir platform geliştiriyoruz.
Fakat kullanıcılar platformu nasıl kullanıyor?
Nerelerde takılıyor? Nerelerde hata alıyorlar?
Neyi ne kadar kullanıyorlar? Biz bunu customer feedbackten gelmeden önden çıkartabiliyoruz aslında kullanıcının takıldığı yerleri.
Bunlardan da aslında backtalklarımızı besleyebiliyoruz.
Zaten bundan bahsetmiştik. Çoğunlukla aslında kendi backloglarımızı kendimizin doldurduğu bir ekiple çalışıyoruz.
Kullanıcıların deneyimlerini, feedbacklerini alıyoruz.
Feedbackleri tabii ki ekiplerden alıyoruz.
Fakat deneyimlerini biz datalarımızdan çıkartarak kendi backloglarımızı besleyebiliyoruz.
Bu güzel mantıkmış bu arada.
Zaten sen o datadan takip ederek aslında ihtiyacı önceden çıkarabiliyorsun gibi bir şey.
Kesinlikle. Şey çok önemli.
Bir platform geliştirilirken aslında ister istemez...
Kendi bakış açımızla bakıyoruz.
Hani bu platform kullanılır.
Bu platform böyle kullanılır.
Yani öyle bir geliştirme yapıyoruz.
Fakat canlıya çıktığımızda aslında o platformu çok farklı şekillerde kullanabiliyor ekipler.
Çünkü aslında platform geliştirirken ki en büyük zorluklardan biri şu.
Öyle bir platform yazmanız gerekiyor ki Trendyol'daki tüm domen ekiplerinin ihtiyaçlarının çözülmesini sağlayan ortak bir platform olması gerekiyor.
Aslında bunu yapmak oldukça zor oluyor.
Bunu da işte yapabilmek için kullanıcıların deneyimlerine göre sistemi düzenli olarak iyileştirmek gerekiyor.
Çok değerli konu. Yani product mindset'ini geliştirdiğimiz bu sürece geliştirdiğimiz de gelecekte de daha da geliştirmek istediğimiz konu tamamen burası.
Aslında biz sadece bir şeyi yapmak için bir iş yapmak yerine temelde onu bir ürünleştirip jenerik bir kullanıma sahip olacak şekilde tasarlamayı tercih ediyoruz.
Bu sayede ne kadar fazla platformla uğraşırsak...
ürün bazında. O kadar aslında destek, onlara destek olabilecek bir yapı çıkarmak istiyoruz.
Ve böylece self-service mindsetimize de aslında hizmet versin istiyoruz.
Yani tamamen bizim olayımız yaptığımız şeyi operasyonel ve manuel yürütmekten ziyade onu ürünleştirerek ortaya çıkarmak.
O yüzden product mindsetimizin her zaman çok daha yukarıya taşmamız gerektiği bir dünyası olmak zorunda.
Çok güzel bir hedef bu.
Bu hedef aynı zamanda bir insan hatası etkinliğini de ortadan kaldırıyor.
diye düşünüyorum. Çünkü manuel süreçlerde bizim en çok yaşadığımız işte incident vesaire şu gibi durumlarda direkt olarak aslında insan hatası göz önüne çarpıyor.
Hepimiz bunu yaşadık.
Dolayısıyla bu süreç aslında insan hatasını da çok az duruma indiriyor.
Evet abi aslında bizim gelişim platformunun amaçlarından bir tanesi de bu.
Mümkün olduğunca insan hatasını sıfıra indirmeye çalışmak.
Çünkü insan hata yapıyorlar.
Yani product geliştirirken de bunu göz önünde bulundurarak gelişiyoruz.
Mümkün olduğunca insanın yapabileceği hataları da öngörüp onu önleyecek mekanizmaları da platformun her noktasında geliştiriyoruz.
Şöyle şeyleri de gördük yolda.
Örneğin dün ofiste bir aradayken InfoSec ekibinden gelen çok güzel bir fikir vardı.
Güzel bir entegrasyonla aslında ürünümüzün O platformun aslında cluster bazındaki eksiklerini, fazlalarını, olması gereken noktaları aslında tek bir yerde toplayıp gösterebileceğimiz bir konuyu konuştuk.
Aslında bunlar böyle geliştikçe bize şunu gösteriyor.
Aslında burada çok büyük bir dünya yaratıp her şeyi tek bir yerden yönetebildiğimiz platformun aslında abilitiesinin çok arttığı.
Ve herhangi bir noktada artık trend yolda X geçişinin ya da Y operasyonunun artık olmadığı her şeyi platformda belki de zaten on the fly yapabildiğimiz, hiç bunun farkına bile olmadığımız aslında.
Eğer gerekiyorsa da böyle büyük bir change, onu da platformun rahatlıkla yönetebileceği bir dünya yaratmaya çalışıyoruz.
O yüzden de aslında bahsettiğim gibi hatalar, manuel operasyonel yükler...
Gereken herhangi ekstra bir operasyonel herhangi bir şeyi aslında platformda elimine etmek en büyük hedefimiz.
Tabii bunun yanında da çok değerli bir nokta olan standartizasyon da hayatımıza giriyor.
Mehmet'in de bahsettiği gibi gerek optimizasyon, gerek security, gerekse de ekiplerdeki o yükü alma konusundaki o standartları doğru belirlemeye çalışıyoruz.
Bizim de en temel uğraştığımız ve kafa yorduğumuz konular bunlar.
Okey süper. Şimdi yavaş yavaş podcast'in de sonuna geliyoruz.
Son bir iki sorumuz. Birazcık aslında gelecekteki...
Planlarınızla alakalı konuşalım istiyorum.
Gelecekte bu ekip neler yapmayı planlıyor?
Şimdi aslında şu gün elimizde platformda Couchbase ve PostgreSQL özelinde tamamen yeni resursları yaratabildiğimiz bir dünyamız var TVP'de.
Burada aslında artık ITSM ticketlerine ihtiyaç olmadan...
direkt kendimiz bunu ilerletebiliyoruz.
Çok yakın gelecekte Elastic için de aynı şeyi bahsetmiş olacağız.
Böylece 3 tane aslında amiral gemimiz platformdaki 3 amiral gemimiz tipi üzerinde hayatta olmuş olacaklar.
Bunun yanında bir de mevcuttaki eskiden kurulmuş olan clusterları platform abilitiesine de kullanabilmek için aslında içeriye bir migration sürecimiz söz konusu.
Bunların da her bir bahsettiğim ürün için migrationlarını da yolda görüyor olacağız ve günün sonunda artık trend yolda her datastorun, bu bahsettiğim üç ürünü üzerinde konuşmak gerekirse, her bu datastorların tüm
resursları içeride platformda yönetebilir bir hale gelmiş olacak.
En temel yakındaki, gelecekteki planlarımız bunlar.
Onun yanında data konusu çok değerli.
Elimizde inanılmaz güzel bir data var.
Bu data üzerinden neleri çıkartabiliriz, neleri daha iyi hale getirebiliriz, yorumlayabiliriz.
Bunlar da bizim için gelecekte çok heyecan verici şeyler olacak.
Ben bunlardan bahsedilirim. Arkadaşlarım da ekleyecekleri varsa değerli olur.
Aç kalmayacağız diye anladım. Ben hep böyle bakıyorum.
Diyorum backlog dolu mu dolu? Tamam.
Aç kalmayacağız. Aslında şeyleri de tabii platform geliştirirken şeyler de çok önemli olacak.
Mount availability konuları var.
Örneğin biz bir veri tabanı kurduğumuzda o veri tabanları farklı bölgelerde kurmamız gerekiyor.
availability arttırmak için. Yani bazı ekiplerin data kaybı yaşaması mümkün olmuyor.
Yani çok kritik bizneslerde özellikle.
Ekipler için de bizim gelecekte şeylere daha fazla yatırım yapıyor olacağız.
Ekiplerim database seviyesinde malte availability sorunlarını çözebileceğimiz sistemler üzerine çalışıyoruz.
Aslında bunlar da gelecekteki şeylerimizden biri.
Abi o çok iyi olur ya. Onu ne zaman yapacağız?
O ne zaman hazır olur?
Şu an mesela karşımızda falan yapabiliyoruz tabii bunları.
Şu an destekliyoruz malte availability şeylerini.
Daha üzerine...
Odaklanıp daha böyle detaylı, daha böyle ekiplerin kullanabileceği, ekiplerin sorunlarını dinliyoruz şu an aslında.
Hala data toplama aşamasındayız.
Çünkü gerçekten zor bir konu.
Yani biz bir şey karar verirsek, işte az önce de bahsetmiştim ya, karar verilip ilerlenip ilerlenebilir.
Fakat platformun amacı herkesin kullanabileceği ortak bir standart oluşturmak.
O standartı oluştururken de gerçekten data ile konuşmak lazım.
O yüzden hala şu an data biriktirme aşamasındayız.
Aslında ondan bahsedebilirim.
Aslında çok güzel bir konu. Bir yandan Postgre tarafındaki temel hedeflerimizden bir tanesini hissediyor bu yaklaşım.
Çünkü biz aslında Auto Failover'ı Postgre'de manuel ilerletmek zorundayız.
Ve aslında her saniye bizim için değerli bildiğiniz gibi instant süreçlerimizde.
O yüzden Auto Failover süreçlerini yönetip aslında herhangi bir manuel süreç olmadan...
Burayı takımlar üzerinde aslında otomatik yapmak istiyoruz.
Ve platformda da bu ability'yi getirmek istiyoruz.
Bunu kullanmak istiyoruz. O da aslında bizim için çok büyük bir çıktı olacak.
Mehmet'in bahsettiği gibi Couchbase burada çok daha iyi özelliklere sahip ama Postgre tarafında da bunun yönetilebiliyor olması değerli.
Çünkü Postgre'de aslında inventörümüz de çok yoğun bir yere sahip.
Evet. Biz de kullanıyoruz.
Bekleriz. Bence güzel. Ben yükseldim buna.
Bence güzel bir fikir. Bizde de Couchbase falan var ama bizde Postgre daha ağırlıklı böyle.
çok fazla proje var. O yüzden ilgi çekici bir konu bence.
İsterseniz buradan artık böyle son soruya doğru şey yapabiliriz.
Gelebiliriz. Finalde artık daha güzel bir şeyle geleceğim.
Böyle eğlenceli bir şeyle. Ekibin böyle toplandığı beraber yaptığı bir şeyler var mı?
Eğlenmek için olur. Özellikle bu artık remote'dan gerçek hibrite doğru bir geçişlerimiz oluyor.
O yüzden ekipler özellikle aynı şehirdeyse bir arada artık daha çok görüşebiliyoruz.
Önceden şimdi full remote iken daha da challenge'lik oluyor.
Şimdi hibrite döndük. Belki de artık Yeni etkinlik stratejileri olacak.
Hani hazır bir arada gelmişken akşam şunu yapalım ya da bir arada şunu yapalım ofis günü vesaire gibi bilmiyorum.
Sizde var mı da böyle şeyler? Diğer ekiplerde çok garip şeyler olabiliyor.
Yani ödül veren bile var senelik ödüller veren falan.
Arabayla ilgi olan var, mangal olan var.
Sizde falan mıdır böyle şeyler? Aslında bizde de var benzer şeyler.
Bahsetmiş olduğum gibi aslında remote'dan bir hibride doğru bir geç bulunmakta.
Biz şu an ekip olarak 3 farklı şehirde aslında konumlanıyoruz.
Ankara, İstanbul bir de Amsterdam'da ekip arkadaşımız bulunmakta.
Aslında şöyle bizim 2 haftada bir cumaları, cuma belli bir saat aralığında oyun seçimimiz var.
Sadece oyun değil bir yandan da sohbet ediyoruz.
Birbirimiz hakkında update'leşiyoruz.
Son zamanlarda neler oldu, neler yaptık.
Bazen komik oluyor, bazen dram oluyor.
Konuşuyoruz ama birbirimiz hakkında aslında bilgi edinmiş oluyoruz.
Diğer konu aslında kendi şehirlerimizdeki arkadaşlarımızla zaten ofislere gittiğimiz için ofislerde zaten görüşüyoruz.
Akşamında da böyle oturmalar gerçekleştirebiliyoruz bazen ekip arkadaşlarımızla.
Bir diğer nokta ise aslında İstanbul'da, ekibin kalabalığı İstanbul'da olduğu için tabii ki İstanbul'da tüm ekip olarak buluşabiliyoruz.
Bir motivasyon buluşmalarımız oluyor.
Orada hep beraber ekip olarak yemek yiyoruz, akşam oturuyoruz.
İstanbul'da. Mekanda biz seçiyoruz zaten.
Oldukça eğlenceli aktiviteler gerçekleştiriyoruz.
Burada ekip olarak karar veriyoruz.
Akşam ne yapmak istediğimizi. Çoğunlukla böyle daha çok sessiz, sakin bir yerde daha çok sohbet edebileceğimiz.
Çünkü çok görüşemiyoruz bildiğiniz gibi.
Farklı şehirlerde yaşadığımız için.
Daha böyle sohbet edebileceğimiz yerlerde yemek yiyip bir şeyler içmek tercih ediyoruz aslında.
Ya farklı şehirler olayı bizde de var.
Böyle İstanbul, Ankara vs.
O yüzden bir ara gelince mekan bakıyoruz.
Mekan öneriniz varsa bu podcast ile sonra konuşalım.
Farklı öyle listeniz bir şeyiniz varsa alırız yani.
Yalnız şey konusu dikkatimi çekti.
Bayağı bir zamandır konuşuyoruz.
Bu konuyu her ekibe soruyoruz.
Oyun ya da yemek halizinde bir şey söyleyen nadir ekiplerden biri olabilirsiniz.
Bir nargilemiz vardı.
Onu yazıyorduk zaten listeye.
İşte araba sevdalılarımız vardı.
Siz de bir şeyin olağan dışı bir cevap veren bir ekip oldunuz.
Bunu diğer ekiplere söyleriz.
Bakın böyle ekipler de vardı. Ben şeyi anlamadım ama olağan dışı olan şey mi?
Ankara'da buluşmalar varmış mı İstanbul mu?
Yani aslında şöyle çoğu ekip oyun ve yemek üzerine birazcık daha kurgulanmış vaziyette buradaki etkinliklerde.
Siz birazcık daha hani buluşma, sohbet, muhabbet bunu ön plana aldığınız gibi ben anladım.
O yüzden böyle birazcık daha olağan dışı gibi oluyor.
Tabii özellikle daha çok şey mangal mesela daha spesifik bir şey üzerine yani etkinlik üzerine olabiliyor.
Özellikle kendi ekipa yani aynı şehirde yaşadığımız ekip arkadaşlarımıza daha sık.
sık görüşüyoruz. Örneğin Emin'le ben Ankara'dayız zaten.
Mert abi İstanbul'da. Biz daha sık görüşüyoruz zaten.
Sadece iş içinde değil. Akşamları da oturuyoruz bazen.
Hafta sonu etkinliklere gittiğimiz oluyor.
Zaten sürekli iletişimde oluyoruz yani.
Ya zaten bu Ankara taklidi bir şey var ya.
Ne oluyor ya bu Ankara'da?
Arkadaş olmak önemli abi ya.
Çalıştığın insanla. Daha keyifli bir hal oluyor çalışmak.
Çok çalışıyormuşsun gibi gelmiyor yani.
Ankara'da daha ulaşım rahat bir şeyler daha kolay.
Bir şeyleri yapabiliyor olmak. İstanbul'da bir tık zorluyor.
Maslak özellikle. Biz sizi çok eğleniyor gibi hissediyorum Ankara'da.
Vaktimiz kalıyor. Öyle söyleyelim.
Vaktimiz kalıyor. Bu arada katalogumuza yakında Go Kart'ı da ekleme noktasındayız.
Sınırdayız yani. Mehmet özellikle çok bastırıyor o konu için.
Muhtemelen yakında onu da ekliyoruz. Belki farklı bir şey olarak etkinlik türü olarak o da şey yapabilir.
Gösterilebilir bizim açımızdan yakın zamanda.
Ya hayalim paintball turbanası ya.
Tüm şirket, ekipler arası falan.
Bu da. İkisinden birini kesin bize şey yapacak.
Push ediyor. Bizim ekibi bulabilirsin.
Bizim ekibi bulabilirsin Sezer. Ama işte şeyden çok korkuyoruz.
Sakatlık çıkar. Mermileri acıtır diye.
Bu arada Ankara'daki halı sahayı da biliyoruz.
Belki o da şey olabilir.
Tabii Ankara'daki tartışma. Halı saha, voleybol.
Hatta dün tenisi duydum ben.
Tenis de başlamış. Aktiviteler fazla.
Süper. Tamamdır.
Harika. Çok teşekkür ederiz.
Geldiğiniz için çok keyifli bir bölümdü bizim için.
Datastore, development ekibi ne yapar?
Nasıl hedefleri var?
Nelerle ilgilenir? Ekip yapısı nedir?
Bunlarla alakalı konuştuk.
Gerçekten geldiğiniz için çok teşekkürler arkadaşlar.
Çok eğlenceliydi. Çok teşekkür ederiz.
Biz de çok teşekkür ediyoruz.
Çok keyifliydi. Katkılarınız ve sorularınız da çok güzeldi.
Teşekkürler. Biz teşekkür ederiz.
Çok sağ olun. Bundan sonraki bölümlerimizde farklı ekiplerle yine bir arada olacağız.
Bu arada Trendyol Talks podcastımızla Trendyol kültüründen, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimizden ve ritüellerimizden bahsediyoruz.
Trendyol Talks podcastlarını da tüm podcast mecralarında bulabilirsiniz.
Sonraki bölümlerde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Güç sizinle olsun.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
