
Konuklar: Saniye Nur Çintimur, İsmail Yavuz
62. bölümümüzde konuğumuz Cyber Defence Center ekibi oldu. Ekip yapısını, projelerini, teknoloji stack seçimlerini ve çok daha fazlasını konuştuk!
Trendyol Talks'da Trendyol'daki kültürümüzü, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimizi ve ritüellerimizi konuşuyoruz. Trendyol Talks podcast kanalımızı takip etmeyi unutmayın!
Transkript
Selam ekip, ben Fulfillment Order Master Data ekibinden Fırat.
Teknoloji ekiplerini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast'imizin 62.
bölümündeyiz. Bu bölümde Cyber Defense Center ekibiyle birlikteyiz.
Bu ekibi tanıyacağız, ekip yapısı, kullanılan belki bazı teknolojileri security'den dolayı ve pratikler gibi konulardan bahsedeceğiz.
Arkadaşlar hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Selam. Hoş geldiniz, hoş geldiniz.
Bugün Saniye ve İsmail ile beraberiz.
İsterseniz bir kısaca sizi tanıyalım.
Daha sonra bir security dünyamıza yavaştan girelim.
Olur, ben başlayayım o zaman.
Selamlar tekrardan. Ben Saniye.
3,5 yılı geçti sanırım ben trend yoldayım.
Burada ilk SOC ekibinde göreve başladım.
Geçen senenin başında da Cyber Defense Center, eski adıyla da Blue Team ekibine Rotate oldum.
Bu ekipte aslında bizim rollerimiz ayrılıyor.
Cyber Defense Center altında Digital Forensic Instant Response takımındayım.
İsmail'e bırakayım. Selamlar tekrardan.
Ben de İsmail. Kısaca bahsetmek gerekirse ben de yaklaşık 4 senedir Trendyol sahibi bir defense center ekibimizdeyim.
Bunun son 2 yılında aktif olarak Threat Hunting and Detection core ekibimizde çalışıyorum.
Burada ben çok kısa bir şeyden de bahsetmek istiyorum Fırat.
Ben henüz ekibe katılmamışken sanırım Ekim 2020'ler falandı.
Böyle arabayla uzun yol seyahatimde falan podcastlerinizi dinliyordum.
Ekibi tanımaya çalışıyordum.
O zamanlar... Sanırım sadece dört bölümünüz falan yayınlanmıştı.
Ha evet de iyi. Daha selam ekibin başlarıydı evet.
Evet evet. Sonrasında zaten ekibe de dahil oldum ben.
Benim için çok keyifli bir süreç oldu aslında bak.
Çok iyi ya. Dinlediğin şey şu anda senin içindesin.
Aynen. Bugün de yani o zaman dinleyicisi olduğum podcast eserine konuk olarak katılmak benim için de bayağı mutluluk ve güverci.
Onu da eklemek istedim.
Süper ya. Çok güzel. Ben de orada aslında...
O zamandan işte Gizem vardı, Fırat vardı.
Onlar sunuculuğunu yapmıştı.
Sonradan biz işte 28'de falan devralmıştık onlardan.
Ve böyle Selam Eke'nin böyle bir geçmişi olması beni de mutlu ediyor.
Çok iyi. Kesinlikle.
Bu arada saniye az önce şey demiştim.
Blue Team demiştin ya bu dışarıdan çok bilmeyen biri olarak.
Blue Team ve Red Team, Blue savunmadır, Red saldırıdır gibi bir mantık var mı ve bu şey mi?
Genel... Dünyadaki bir security standardı isimlendirmesi gibi bir şey mi?
Aslında evet öyle diyebiliriz.
Mutlaka bu tarz ekiplerde blue team, red team gibi ekipler kesin oluyor.
İşte isimleri bazılarının değişik olabiliyor.
İşte bir ofansif bakış açısıyla bakan bir ekip kesin core ekip olarak mutlaka yer alıyor siber güvenlik ekibi içerisinde.
Ayrıyeten savunma dediğimiz, savunma ekibi dediğimiz birazdan bahsedeceğimiz böyle alanlara ayrılan da bir işin blue team tarafı oluyor evet.
Eskiden adımız Blue Team'di.
Bir de Red Team ekibimiz vardı.
Şu an böyle isimlerimiz biraz da amacına uygun değişikliklere uğradı.
Cyber Defense Center diye geçiyoruz şu anda.
Red Team ekibi de Offensive Security ekibi diye geçiyor.
Değil mi İsmail? Evet.
Offensive ve Defensive'de iki tane ekibimiz var bayağı aslında.
Evet. Çok iyi.
Aslında Blue'da Red'de şey demişler.
Dağ havalısını yapabilir miyiz?
Cyber Defense Center diye.
Bir şeyle gelmiş gibi geldi bana.
Oyun ismi havalı bir isim gibi.
Söylerken ben Cyber Defense Center ekibindeyim.
Ben orada durmazsa data dediğimde anlatmaya çalışıyorum.
Şöyle bir şey var. Şunlardan yapıyoruz falan diye.
Size böyle bir ihtiyaç olmuyordur.
Biraz böyle uyu timden daha kapsamlı, daha böyle amacına uygun aslında isim.
Aynen. Biraz daha kusur kalabiliyordu.
Açıklama ihtiyacı belki oluyordur.
Bu çok da aynış. Çok güzel.
Peki Cyber Defense Center ekibi tam olarak nelerden sonra ve neler yapıyor bu ekip?
Ya da tek bir ekip mi? Tam olarak buradaki yapı nasıl?
Şöyle aslında, şimdi biz security ekibi altında bir ekibiz.
Security altında da az önce bahsettiğim gibi offensive security gibi, application security gibi, infosec gibi ekipler de bulunuyor.
Bunun gibi birkaç farklı ekip daha bulunuyor.
Biz de Cyber Defense Center altında aslında ekibin, Trendyol'un siber savunma koluyuz diyebiliriz özetle.
Burada da aslında güvenliğini sağladığımız alanlar, hem Trendyol'da çalışan herkes, işte kuryelerinden tutun, tek şubelerine kadar, ayrıca işte serilerinin yine güvenliğini sağlamak durumundayız ya da hepimizi...
Kullanan son kullanıcı dediğimiz kişilerin veri güvenliğine kadar aslında sağlamak görevimiz.
Ve ayrıca Trendyol'un tüm dijital varlıklarını ve sistemlerini aslında siber tehditlere karşı korumak diyebiliriz amacımız.
Ve burada beş farklı ekibe ayrılıyoruz.
Bir Incident Response ekibimiz var.
Bir Threat Hunting ekibimiz var.
Bir Threat Intelligence ekibimiz.
Bir Maintain Score ekibimiz ve SOC ekibimiz var.
Böyle beş farklı ekipten aslında bahsediyor olacağız.
Böyle özetlemeye çalışacağız.
Ve her ekibin sorumlulukları ayrı.
5 tane ekip yani bir security diye bizim üst çatımız var.
Bu security altında Red Blue gibi ya da hani savunma saldırı gibi var.
Savunma da kendi içerisinde alt kırılımlara ayrılıyor.
Ve o savunma kısmına da şu anda Cyber Defense Center diyoruz.
Evet. ve Cyber Defense Center'daki o 5 bölünen ekiplerle beraber yapıyı aktarmaya çalışacağız.
Görevlerimizden bahsetmeye çalışacağız bugün.
Çok iyi. Peki en başta bir kısa kısa bu ekipler tam olarak isimleri ve karşılıkları nelerdir gibi bir özet alabilir miyiz böyle ya da bilgi?
Tabii olur. Ben burada bir incident response ve forensik takımından içinde dahil olduğum ekipten başlayayım.
Sonra İsmail'e devredeceğim.
Biz aslında burada incident anında devreye giren ekibiz Fırat.
Herhangi bir security related incident olduğunda hem anlık response veriyoruz hem de incident management sürecini aslında ilerletiyoruz.
İşte eğer bir saldırı altındaysak burada ilk hedefimiz saldırıyı durdurmak ve aslında tehditin yayılmasını engellemek oluyor.
İşte sistemlerin izole edilmesi gereken bir durum varsa izolasyon sağlamak yine bu süreçte.
Sonrasında... root cause belirleme, kapsam belirleme süreçleri için cihazlarımızda, endpointlerde inceleme yapma gibi görevlerimiz var.
Forensic tarafında ise aslında kompromiz olmuş, biz kompromiz cihaz diyoruz aslında, kompromiz olmuş cihazla derinlemesine yine inceleme yapmak, örneğin bir veri kurtarma sürecimiz olacaksa, silinen belli veriler var diyelim, Atakır
'ın yaptığı aktiviteler sonunda, veri kurtarma süreçlerini yine devreye almak gibi görevleri de Forensic tarafında yürütüyoruz.
Böyle trendin gücünü tutmaya çalışıyoruz.
Bir de ben maintenance... ekibimizden bahsedip sonra İsmail'e devredeyim.
Bu ekip de, Maintenance Core ekibimiz de Cyber Defense Center içerisinde aslında kullanılan araçların hem kullanılabilirlik hem de güvenlik açısında en iyi duruma getirilmesi için çalışıyorlar.
Ağırlıklı olarak içeride kullandığımız EDR, işte Cloud Security ya da Vulnerability Management tarafında çalışıyor ekibimiz.
Bu süreçlerde ortaya çıkan ihtiyaçlara göre ekip arkadaşlarımızın böyle işini kolaylaştırabilecek otomasyon süreçlerini de ilerletiyorlar diyebiliriz.
Onu da ilerleyen sorularda ve projelerde bahsederken devam edeceğim.
İsmail'e bırakayım diğer ekiplerden bahsetmesi için.
Olur tabii. Ağzına sağlık Saniye.
Ben de hızlıca bu diğer geride kalan 3 ekibimizden bahsedeyim.
Threat Intelligence, Threat Hunting.
Ben de Threat Hunting ekibindeyim bu arada.
Bir de SOS ekibimizden kısaca birkaç bir şey aktarayım size.
Threat Intelligence ekibimiz aslında Saniye'nin de bahsettiği gibi Biz sadece platformumuzu korumuyoruz.
Onun yanında müşterilerimiz ve sellerlerimiz gibi birçok farklı paydaşımızı da koruyoruz diyeyim.
Bunun için sürekli tehditleri izleyip bunlar üzerine çalışıyor Threat Intelligence ekibimiz.
Şöyle de bir örnek verebilirim.
Muhtemelen daha önce denk gelmiş olabilirsiniz.
İşte sahte postalar göndermek gibi yöntemlerle müşterilerin bilgilerini çalmaya çalışan ya da trend yolu gibi yönelik böyle sahte web siteleri hazırlayarak ne bileyim dolabını sahte...
Çok iyi yapıyorlar mı ya? Çok iyi bir şey geçen şeyi görmüştüm de Trendyol'un değil başka bir şirketinde bir mail Türkiye'deki posta sitesinde.
O kadar aynı yapmışlar ki gerçekten birinin şu anda boşluğuna gelse.
Gerçekten. Adam uğraşmış yani gerçekten o front end'i yapmış yani.
Bunun üzerine uğraşmış ve şey demiş bir kişi bile yakalasam kağıdırım demiş artık ne yapmış bilmiyorum.
O kadar güzel yapılabiliyor ki gerçekten yani Genelde de şeye defranıyor zaten.
Böyle insanların en dalgan olabileceği zamanlar.
Aynen. Dikkatinin en düşük olduğu zamanlar falan.
Ne bileyim cuma iş çıkış saatleri falan.
Evet evet. Başlama saatleri gibi.
Belki normalde görsen şeyde aslında.
Yok canım buna düşmem. Bunu görürüm.
Bak burada bu vardı aslında ama. Gerçekten psikolojik olarak çok yoğun olduğum ve dikkatsiz olduğum bir aralıkta.
Hani olur mu olur gibi oluyor biraz da.
Aynen. Zaten biliyorsun biz içeride de bununla alakalı farkındalık eğitimleri falan da yapıyoruz.
ilgili etkilerimiz. Hazırlıklı olmaya çalışıyoruz bu tarz şeylere.
Aslında işte bu tarz örnekleri de Trend Intelligence ekibimiz bunları önceden tespit edip aksiyon almaya çalışıyorlar.
Zaten bu ekibin en büyük birinci önceliklerinin arasında da yani müşterimiz trend dola girdiğinde güvenli ve endişe duymadan bizim platformumuzu kullanabilmeli aslında.
Bütün amacı, bütün amacı demeyeyim de anlaşılır da amaçlarından bir tanesi de bu.
Tehditlerden de böyle haberdar olup analiz ediyorlar.
Yani bir sürü data çıkabiliyor burada.
Gerçekten gördüğünde inanılmaz büyüklükte datalar çıkabiliyor.
Bunları analiz edip diğer ekiplerle, bizle, işte ilgili içerideki diğer ekiplerle paylaşıp iş birliği başlatıyorlar.
Burada hızlı aksiyon almak da çok önemli mesela bu ekip için.
Düşün, internette böyle bazen denk gelebiliyoruz.
İşte şu hesaplar çalındı, bu hesaplar çalındı diye.
Evet. Genelde de farklı platformlardan sızan verilerin Trendyol üzerinde kullanılması gibi süreçler oluyor bunlar.
İşte bu tarz bir durumda örnek veriyorum, benim kullanıcım çalındı.
Benim hesabıma saldırgan girmeden, o daha internette yayılmışken belki de bizim Threat Intelligence ekibimiz hızlıca onu tespit edip onunla alakalı, o kullanıcıyla alakalı.
veya işte hangi platformdaki üyelikse aksiyon oluyor.
O yüzden çok kritik bir yere sahip Threat Intelligence ekibimizin.
Başka bir sitedeki ligleri de aslında takip ediyor değil mi?
Aslında başka bir sitedeki ligleri takip etmiyoruz Fırat.
Şöyle düşünebilirsin. Trend yolu veya bizim markalarımızdan olan herhangi bir ifadenin geçtiği bütün yerleri takip ediyoruz.
Bizi ilgilendirmeyen datayı takip etmiyoruz elbette.
Zaten legalde değil belki de ama trend yolu.
Dolap olabilir, bizim Trend Tool Express olabilir.
Bu gibi dataların geçtiği her yeri takip etmeye çalışıyoruz ekip olarak.
Birazcık da böyle kendimde bir parçası olduğum Threat Hunting and Detection ekibimizden de bahsetmek istiyorum.
Biz ekip olarak içerideki tüm ekiplerimizden gelen verilerle...
Ki burada biraz önce de bahsettik offensive security ekibimizden gelebiliyor bize bu datalar.
Ya da threat intelligence ekibimizden çok fazla besleniyoruz.
Ya da kendi geliştirdiğimiz senaryolarla trend olarak özel tezler oluşturuyoruz.
Sonrasında da bu tezleri ya kanıtlamaya çalışıyoruz ya da çürütmeye çalışıyoruz ki gerçekten biz o riske maruz kalmış mıyız?
O tehditle maruz kalmış mıyız?
Ya da gerçekten o tehdit yok mu?
Bunu sağlamaya çalışıyoruz.
Elde ettiğimiz sonuçlardan da çıkarımlar yapıp analizlerimizde kendi tehdit tespit mekanizmalarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz diyebilirim.
Birazdan da bu...
Hunting ismi de bu arada havalı.
Efendim abi? Hunting ismi de çok havalı.
İsimlendirmeler gerçekten çok iyi düşünülmüş.
Kesinlikle, kesinlikle.
Çok havalı duruyor ama birazcık şey eksisi de oluyor abi dışarıda bahsettiğin zaman.
Ne iş yapıyorsun falan söylemeye çalıştım.
Açıklama ihtiyacı. Aynen, kesin.
Biraz da SOS ekibimizden bahsedeyim.
Bu arada biz bu yaptığımız, Threat Ending tarafında yaptığımız çalışmalarla aktif olarak SOS ekibimize de data sağlıyoruz.
Onlar için yeni işler çıkarmaya devam ediyoruz.
Birlikte çok iyi çalışıyoruz onlarla.
SOS'nin açılımı neydi bu arada?
SOS'nin açılımı aslında Security Operations Center diyebiliriz.
O şekilde. SOS ekibimiz aslında trend yola karşı olan Her türlü siber tehditi diyebilirim.
7-24 takip eden bir ekibimiz.
Bu 7-24 gerçekten bir 7-24.
Bu ekibimiz vardiyalı çalışıyor aslında.
Biraz önce Saniye'nin ve benim de bahsettiğimiz gibi diğer dört kor ekibimizle de yakından çalışarak aslında Trendol'un savunma katmanında çok güzel işler çıkartıyorlar.
Ben de Trendol'a ilk katıldığımda SOS ekibindeydim bu arada.
SOS ekibi bana göre savunma noktasında Trendol'un ilk kontak noktası.
Ve gerçekten bulunduğu konum itibariyle de kritik ekiplerden bir tanesi.
Bu ekibimiz şüpheli bir aktivite olduğunda ilk triyajı yapıyor.
Yani ilk incelemeleri yapıp.
İlk bakan yer burası.
İlk bakan yer burası diyebilirim.
Tabii ki diğer ekiplerimizin de kendi kontrol mekanizmaları var.
Ama birçok ilk konu SOS ekibimize geliyor diyebilirim.
Yani burada SOS ekibimiz 7-24 verdiği yıl çalıştığı için de tahmin edersin bazen zor olabiliyor.
Tabii ki de sürekli bir arkadaşımız çalışmıyor.
Böyle birlikte çalışıyorlar ve belli periyotlarda çalışıyorlar.
Bu tarz işlerde de kendilerine bayağı yardımcı olabilecek.
Suar gibi böyle bazı işleri otomatize edebilecek tool'lar falan da kullanıyorlar.
Onların özellikle önem verdikleri noktalardan birisi.
O yüzden bundan bahsetmek istedim.
Ekiplerimiz kısaca böyle abi.
Belki yine şeye atıfta bulunabilirim.
Podcast 22. bölümde Sibel'le Köşet abi genel olarak security'den bahseden.
Security'den. Aynen dinlemeyenler için onu da tekrar hatırlatmış abi.
Hem de gelişimi de görebiliriz.
Acaba orada kaç kişilik demişti ya da tam olarak ekip yapısı nasıl ve şu anda nasıl, ne kadar büyümüş sorumluluklar vs.
değişmiş. Kesinlikle abi.
Yani orada şeyden bahsediliyordu.
Yanlış hatırlamıyorsam sayı veriyordu ama 40 mı diyordu çok emin değilim.
Ben de Trentola'ya katıldığımda güvenlik ekibimiz 25-30 kişi civarlarındaydı.
Şimdi dün baktım yani 100'den fazla kişiyiz.
100'den fazla çok iyi.
Evet. Security ordusu var resmen.
Evet. Defense Center'da şu anda 5 ekip var.
Her ekibin de yaşta. Kendilerince ana odak noktalarına olduğu kısımlar var.
Burası çok iyi. Peki burada Cyber Defense Center çatısı altında olup da çalıştığımız önemli projelerden ya da öne çıkan projelerden biraz bahsedebilir miyiz?
Tabii ne kadarından nasıl bahsedebiliriz?
Security kapsamında şu an emin değilim ama siz zaten orada şey biliyorsunuzdur diye tabir ediyorum.
Orta noktasını. Evet burada da ben başlayayım Fırat.
Aslında dediğin gibi çok fazla paralelde yürüttüğümüz projemiz mevcut ve muhtemelen beş ekibin ayrı ayrı böyle projelerinden bahsedersek muhtemelen akşam kapatırız.
Sonu gelmez bölümün.
Evet böyle aralarından seçtiğimiz birkaç projeden bahsedeceğiz.
Öncelikle şeyden bahsedebiliriz.
Bizim incident response management süreçlerindeki bir projemizden bahsedebiliriz.
Burada aslında en büyük challenge'larımızdan diyebilirim Fırat.
Bizim böyle incident anında işte herkesin sakin kalmasını sağlamamış.
İşte herkes yapması gereken task'ları yapacak.
İşte yaptıkça bir egzayada bir ortamda işte timeline gibi bir şablona bu aksiyonları işleyecek.
İşte bulgular bir yandan işlenecek.
Bunları yapmak böyle incident anında bir kaos oluyor aslında.
O kaos ortamında da çok zor oluyor bu aksiyonların yapılması.
Biz de bu projeyle aslında bizim geleneksel incident type'larımız var.
İşte az önce konuştuğumuz phishing atakları gibi ya da malware atakları gibi ataklarımız var.
Ve ayrıca Trendyol'da şu ana kadar yaşadığımız tüm incident type'ları topladık ve bu her incident type için bir aksiyon planı çıkardık.
Madde madde orada işte yapacaklarımız yazıyor.
Özellikle unutulmaması için bu task'ın hangi ekip yapacak, hangi ya da nöbetçi mi yapacak ekip mi?
yapacak, şu ekibe, şu nöbetçiye assign olsun şeklinde kategorize ettiğimiz bir süreç bu.
Burada aslında projemizin amacı sadece böyle insanın dağındaki aksiyonları yönetmek değil, aynı zamanda işte kişisel veri, şirket verisi gibi kritik risk süreçlerini de aslında etkin bir şekilde takip etmek ve çözümlemek biraz amacımız.
Bu sürece de bir platform üzerinden yürütüyoruz.
Böylece her bir incident için ekip üyelerine otomatik olarak işte görevler assign ediliyor.
Tüm vakalarda risk değerlendirmeleri yapılabiliyor.
İşte ya da her görev için belirlenen SLA time'lar, yine net bir şekilde izleniyor.
Bu sayede hem süreçlerin daha hızlı ve istiksiz tamamlanmasını sağlıyoruz.
Hem de böyle olabildiğince o riski insanın tam da o kaos ortamını böyle düşük tutmaya çalışıyoruz diyeyim.
çalışıyoruz. Tek böyle insanın tağında değil insanın sonrasında da bizim bir listen learn planı çıkarıyoruz mesela belli maddelerden oluşan.
Bu arada bu projede de SRM ekibiyle, Security Risk Management ekibiyle beraber çalışıyoruz aktif olarak.
Onlara da buradan sevgilerimizi gönderelim.
Bu sayede en azından insanın tağında o paniğe, o heyecana kapılmadan listemizi çıkarıyoruz.
Neler yapacağız, nasıl ilerleyeceğiz, neler eksik kaldı, şu ekip bunu yaptı mı gibi.
Olabildiğince o kaos anını minimize etmeye ve doğru aksiyonlar alınmasını sağlıyoruz aslında.
Ve bunu da gerçekten hani böyle Deneyimledikçe şeyi gördük.
Hem insanı tanıdı hem sonrasında işlerin gerçekten daha hızlı ve verimli ilerlediğini de gördük yani.
Evet yani burada en temel bende de bir şey kalmıştır.
Yani bir insanın olduğunda nasıl en soğukkanlı halim olabilir?
Çok büyük bir challenge gerçekten.
Evet gerçekten bunu teknik olarak çözmenin...
Teknik olarak ne kadar destek alabilsek o kadar iyi olabiliyor.
Çünkü yani o anda o psikolojik olarak da aslında bir challenge yani.
Hani anlık bir büyük bir sorun var ve bunu en kısa sürede çözmen gerekiyor.
Bunu da oluşturduğu ister istemez kendine kurduğun bir baskı bile olabiliyor.
Yani diyorsun ki bak ani bir sorun ve bunu bu anda çözmen gerekiyor yani.
İlla kişisel olarak senin olmasan da yani arkadaşlarınla birlikte bile olsan ekip arkadaşlarınla.
Ortada bir problem var ve hemen bir fikir oluşturmaya çalışıyorsun.
Ve burada şey diyoruz ya bunu ben en kısa sürede nasıl çözebilirim?
Heyecanlanmadan. Stres olmadı.
Herkes haksız olsa falan demeden böyle çıldırmadan böyle.
Bu bir challenge gerçekten. Kesinlikle.
Aynen Fırat. Bir de hani orada bilmiyorum kişisel biz böyle tabii ki hani kendi görevlerimiz doluyor bakmaya çalışıyoruz ama genelde hep beraber böyle biz toplantılara giriyoruz ya da böyle aksiyon almaya çözmeye çalışıyoruz.
Orada hani birilerinin aklına dediğin gibi beyin fırtınası yapıyoruz ya da ne yapalım ne edelim.
Herkes bir fikir söylüyor işte ama yapılması gereken belli şeyler de var.
Bazıları yapılıyor, bazıları kalıyor.
Yani cidden tam bir kaos ortam oluyor.
Özellikle kalabalık yani.
Evet ya. Bir şeyi de söylemek istiyorum.
Yani saniyelerin yaptığı çalışma şu yönden de iyi abi.
Bazen bir olay oluyor. Düşün.
Yani farklı farklı ekiplerden kişileri davet ediyorsun.
Örnek veriyorum işte kumda toplandın falan.
Geliyor ekip. Ondan sonra o ekiple alakalı çalışmaları yapıyorsun ama eğer doğru bir şekilde yönetemezsen ekip belki de o instant'ın sonuna kadar kalıyor.
Ama aslında öyle bir... Zaman kaybına gerek yok o kişiler için.
Sahneler bunları çok güzel yönetiyorlar gerçekten.
O ne için önemli biliyor musun?
Mesela biz de bazen yaşıyoruz ve şey diyoruz ya çıkın falan gidin arkadaşlar falan.
Çünkü neden? Şey oluyor onlar da ister istemez bir hani burada dursam daha iyi olur belki gibi bir yardımımız olur mu?
Evet bir yardımımız olur mu?
Ya da çıkarsa kendisini kötü hissedecek ya da yanlış anlaşılır mı gibi.
Bunlar böyle teknik olarak zaten ihtiyaç olmayan ama İnsani duygulardan dolayı tamamen ona yönetilmesi gereken konular gibi.
Yeri geliyor hani gerçekten gün boyu ya da iki gün, üç gün Zoom'da kaldığımız durumlar da olduğu için.
Hani biz de dediğin gibi böyle çıkabilirsiniz.
Bundan sonrası biz de falan deyip böyle şey yapıyoruz.
Bu arada projelerden bahsetmişken ben de şimdi düşününce belki bizim Shield diye bir projemiz var abi.
Rıdvan'ın başlattığı, sonrasında benim de dahil olduğum, birlikte devam ettirdiğimiz bir proje.
Ondan bahsedebilirim sanırım.
Güzeldi. Buradan Rıdvan'a selam olsun, Rıdvan kapalı.
Aynen. Shield aslında çok mütevazı diyebileceğimiz şekilde başladı bu proje.
İlk başlarda böyle IOS gibi kontentleri, güvenlik ürünlerimizi hızlıca eklemek için yazdığımız, daha doğrusu Rıdvan'ın yazdığı bir sekrepti.
Burada IOS derken de işte IP adresi, domainler, URL'ler gibi de düşünebiliriz.
Amacımız burada zaman kaydını azaltmak ve manuel eforu daha da aza indirgemek.
Ama sen de biliyorsun trend yolu büyüdükçe ve kapsam genişledikçe işler bazen karmaşık hale gelebiliyor.
Çok uzun sürebiliyor. Burada işte manuel olarak harcadığımız efor belli bir noktadan sonra yeterli de gelmemeye başladı.
Bilirsin performans kaygıları ortaya başladı.
Süreçler uzadı.
Büyümeni getirdiği sorumluluklar ve çalışmalar gerçekten...
Gerçekten her ekibin ortak bir şeyi sanırım yaşadığı bir durum.
Bizim de buna ayak uydurmamız gerekiyordu.
Bizim bu noktadan sonra hızlı otomasyona dökmek bu süreci en büyük önceliklerimizden biri haline de gelmeye başladı.
Bir süre sonra fark ettik zaten elimizde bir script vardı ancak yazılmış.
Bunu geliştirip biz bir ürüne dönüştürebilir miyiz gibi böyle bir düşün, beyin fırtınası yaptık.
O zaman da aslında ilk buna tamam yapalım dediğimizde Rıdvan'la birlikte adını Shield koyduk.
Hoşumuza gittiği için koyduk aslına bakarsan.
Marvel'daki şıt geldi aklıma.
Nick Fury geldi. Aynen.
Sonra bir de az önce bahsettim böyle IOS'i kontentlere ekliyoruz güvenlik ürünlerini falan ama sadece bunu da yapmıyoruz.
Arka planda bizim böyle farklı farklı süreçlerle daha derin kontroller yaptığımız işler de var.
Örnek veriyorum hani biz threat hunting ekibi olarak bir hunt yapıyoruz ve sonucunda bir elimize data geçiyor.
Bu datayı analiz ediyoruz. Bir çıktılarımız oluyor.
Bunları veya işte Şüpheli bir aktivite tespit ediyor.
Belki sosyal ekibimiz tespit ediyor.
Bununla alakalı elimizde bir IP adresi olduğunu varsayarsak gidip bu IP adresin gerçekten tehdit mi yoksa bloklanmaması gereken böyle belki legit bir IP bloğuna mı ait gibi kontrolleri yapıyoruz.
Tabii bunlar ek olarak biz arkada da farklı farklı böyle detaylı kontroller de yapıyoruz ama işte bunları yaparak hem yanlış bloklamaların önüne geçiyoruz hem de işimizi hızlandırmış olduk.
Büyüyen trend yolunda her yeri kapsamaya başladık.
Burada Yani şey çok iyi.
Bir tane script var. Shield adını veriyoruz sonra ve bu bir ürüne dönüşüyor.
Bu süreç bizim için çok önemliydi.
Çünkü başlangıçta sadece işi hızlandırmaktı amaç ama.
Değil mi? Basit bir script en başta.
Kesinlikle. Kesinlikle abi.
Ama artık bizim için çok daha faydalı bir güvenlik mekanizmasına dönüştü.
Süreçlerimizi hızlandırdı.
Bizim için sevdiğimiz önemli bir proje diyebilirim Shield için.
Belki burada Sanya...
Başlangıçta bahsetmişti böyle maintenance ekibimizle alakalı birkaç bir şeyden bahsedebilirim diye.
Burada eklemek istediğin başka bir şey varsa saniye belki proje olarak falan belki bir tane daha paylaşabiliriz gibi sanki ne diyorsun?
Evet İsmail, bir de burada bir maintenance ekibimizin projesinden de biz bahsetmek istiyoruz.
Bu ekipte başta söylemiştik, EDR işte bizim içeride kullandığımız vulnerability management ürünlerimizin vesaire alanlarda çalışıyor demiştik.
Bu süreçlerde aslında ortaya çıkan ihtiyaçlara göre işimizi kolaylaştıracak otomasyon çözümleri geliştiriyorlar bizim için.
Bunlardan biri de Manhunt projesi aslında.
Manhunt burada Trendyol içerisindeki cihazlarda EDR yazılımının yüklü olup olmadığını sürekli olarak kontrol eden ve tamamen otomatize bir süreç aslında.
İçeride sürekli olarak envantar taraması yapıyor.
İşte hangi klank veya hangi sunucuda EDR eksikse bunu tespit edip raporluyor.
Biz de raporlar üzerinde eksik olan cihazlara hızlıca EDR dağıtımı sağlıyoruz.
Böylece aslında güvenlik açıklarını en aza indirirken manuel müdahalelerimizi de zaman kaybını da ortadan kaldırıyoruz.
Merhant da Shield gibi güzel projelerimizden buna da değinmek istedik.
Zaten isminden Merhant, Shield.
Yani bir ekipte sadece yaratıcı bir insan var ve o kişi sadece...
Onun tek görevi ekiplere isim bulmak ya da projelere gibi hissediyorum.
Ama da gerçekten çok iyiyiz yani.
Serbiş şey Serbi Defensi Sandığı'nda cidden farklı ekipteki farklı böyle geliştirilen süreç isimleri geçen işte şeyde Wikly'de galiba Cenk abiyle şeyde Wikly'deyken yine konusu geçmişti.
Orada konu neydi İsmail hatırlıyor musun?
Şey espri yapacaktı Cenk abi orada.
İşte şey söylemeden yanıtı.
İsmail hatırlıyor musun konuyu? Tam hatırlayamadım valla şimdi.
Kaliteli bir espri gelmiştir.
Evet evet kaliteli idi ama söylemeden işte şey bir şeye bir şeye ne denir dedi.
Piyo gibi bir şeydi cevabı da.
Hatırlıyor musun espriyi İsmail? Orada işte dedi ki cevabı vermeden bizimkiler patır patır chatte şey şu mu bu mu diye cevap vermeye başladı.
Cenk haber yazına şey diyor. Bu da çok iyiymiş.
Bu da çok iyi bir cevap. Güzel isimler uydurmaya başladılar.
Bir anda şey oldu böyle değil mi?
Kendi cevabını kendisi beğenmemeye başlıyor falan.
Vermiyor cevabı. Pişman oluyor falan.
Çok iyi. Orada tam şeyi hatırlasaydım espriyi daha iyi tekrar anlatırdım.
Ben de hatırlayamadım o yüzden çok müdahale etmek istemedim.
Kaçıyorum. İsmail İsmail diyorsun sen de.
İsmail İsmail şey diyor ya hatırlamıyorum bırak beni falan diye böyle.
Rahat bırak beni. Al beni.
Öyle çok iyi. O zaman devam ediyorum.
Peki burada yediğim dört bir Çalıştığımız bir sistemler var.
İşte vardiya usulü çalışmalarımız var falan demiştiniz.
Peki burada ekip olarak sizin karşılaştığınız en büyük challenge'ler tam olarak neler oluyor?
Yani bir security olarak ya da yani şirket üzerinde değil genel olarak security bazında.
Security ekibi çalışmanın bir challenge'ı da olabilir bu.
Bizim en büyük challenge'ımız buralarda neler oluyor genelde?
Bizim aslında en büyük yaşadığımız challenge'lar birkaç tanesinden bahsedeceğim ama öncelikle şu oluyor genelde.
Aslında önceki konuşmalarımızda bahsettiğimiz gibi incident anında her orada olan, ortamda olan herkesi sakin tutmak ve aslında olayın seyirini soğukkanlı bir şekilde yönetmek.
Çünkü işte böyle sıcak anlarda stresli ve kaotik bir ortam oluşabiliyor.
Bu da bizim takım arkadaşlarımız üzerindeki baskıyı da arttırıyor.
Olayı gerekli kişilere...
net ve anlaşılır bir şekilde aktarmak işte bir yandan dikkat dağılmasını engellemek çünkü böyle büyük resmi orada gözden kaçırmamamız da yine bizim için çok kritik.
Örneğin işte blog dosyası içinde kaybolmak mesela ya da böyle karmaşık böyle bilgiler içinde düşüncelere dalmak falan.
Bu bizim için zaman kaybına sebep oluyor.
Böyle orada context switching mi deniyor?
Yani farklı sorunlara aynı anda odaklanmaya çalışmak işimizi çok zorlaştırıyor.
Bir de biz burada Fırat aslında zamanla yarışıyoruz.
Hani orada dakikaların bile yeri geliyor bizim için önemi olabiliyor.
Yani bir yerlerde biz böyle gereksiz düşüncelerde bu olurken adamlar kasayı sırtlayıp götürmüş.
Yani emin miyiz aslında şöyle şöyle falan?
Halbuki hiç konuyla alakası yok vesaire.
Aynen. Bir de şey aslında hızlı aksiyon almamız gereken anlarda bir de karar vermenin zorluğu.
İşte özellikle kritik sistemler üzerinde çalışırken ya da böyle third party hizmetlerde büyük bir sorun yaşadığımızda yani hata aslında toleransımızın çok düşük olduğu durumlar söz konusu olabiliyor.
Hani işte bir yerleri patlatır mıyız?
Başka sistemlere zarar verir miyiz?
Vesaire gibi ya da bir an önce şunu ayağa kaldırmamız lazım.
Ne yapabiliriz? İşte bu aksiyonu alacağız ama güvenli miyiz?
Ama bir yandan da kaldırmamız lazım artık ortam ayağı gibi böyle.
üstümüzde ekstra yük olabiliyor.
Böyle anlarda da ekibi mental olarak sakin tutmak işte bir de ekip olarak birbirimize güvenmek aslında bizim uyguladığımız en önemli stratejilerden biri oluyor.
Bir de bizim şey bahsetmek istediğimiz bir diğer challenge da şu işin bir de sosyal mühendislik ve phishing tarafı var.
Yine senin verdiğin işte örnek gibi böyle o direkt kopyası gibi siteleri çok profesyonel bir şekilde hazırlanmış ortamlar vesaire ciddi orada sosyal mühendislik çalışmaları söz konusu.
Şimdi özellikle burada içeride bazı ekip Arkadaşlarımızın phishing maillerine karşı örneğin yeterince dikkatli olmaması ya da işte güvenlik farkındalığının biraz düşük olması bizim için işleri çok böyle karmaşık hale getiriyor.
Böyle durumlarda da aslında ilk mücadeleye başlayan ekip bu bahsettiğimiz SOC ekibi Security Operations Center ekibimiz oluyor.
Mesela bir alert ile süreç başladıysa onlara geliyor alarm ya da bir bildirim yapıldıysa ilk bildirim onlara yapılıyor.
Onlar 7-24 çalışan bir ekip oldukları için ve her geçen gün yeni tehditler ortaya çıktığı için SOC ekibi sürekli böyle tetikte olması gerekiyor.
gerekiyor. En güncel aslında tehditleri takip etmeleri gerekiyor.
Hep bir yaratıcılık olabiliyor çünkü. Aynen.
Evet aynen öyle. Burada da yapacakları böyle en basit denecek ya da bir dikkatsizlik denecek küçük bir hata aslında çok büyük sonuçlara yol açabiliyor.
Biz de böyle SOC ekibinden Rotate olmuş iki kişi olarak İsmail ve ben hani buna değinmek istedik.
Burada yani bizim siber güvenlik ekibinin aslında hata teröransı neredeyse burada yok denecek kadar az diyebiliriz.
Bu da maalesef böyle ekip üzerinde birazcık böyle stresi arttıran en büyük...
Evet zorluklardan maalesef.
Biz yani Trendy olarak aslında hata yaparak öğrenme felsefesini benimsiyoruz.
Yani hani ekiplerin hata yapmasından korkmamalarını, hatalardan ders çıkararak gelişmelerini vesaire teşvik ediyoruz.
Ancak SOC ekibi ve genel olarak aslında siber güvenlik ekiplerimiz için maalesef bu durum farklı.
Çünkü böyle güvenlik dünyasında yapılan cidden küçük bir hata bile böyle çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
O yüzden sonuçları cidden kritik ve ağır olabiliyor.
Mesela özellikle işte phishing mail dedik.
Örneğin bir phishing postasının gözden kaçırılması gibi.
Basit gibi dışarıdan görünen bir süreç aslında saldırganın direkt iç ağ sızmasına, kritik verilere erişmesine ve böyle potansiyel olarak aslında büyük veri sızıntılarına yol açabiliyor bu süreç.
Ve bu tür hatalarla direkt finansal kayıplar işte yasal cezalar yani biliyorsun ki son zamanlarda duyuyoruz işte itibar kaybı gibi sorunlara bizim açımızdan yol açıyor.
Basit gibi görünen bir e-postayla gelen mesaj aslında.
Hani örneğin işte yine böyle son zamanlarda ve insanlar hani biz nasıl burada uğraşıyorsak güvenlik için işte şunu yapalım bunu yapalım.
taraf yani nasıl diyeyim saldırgan dediğimiz gruplar da şey için çabalıyorlar.
Nasıl biz kişiyi yanıltabiliriz?
Nasıl bir senaryo oluşturabiliriz ki bu mail çok böyle masum bir mail gibi görünsün.
Bazıları çok basit oluyor. Mesela benim kişisel mailime her ay Senegal'ın prensi yazıyor.
Bırakmıyor peşini. Aynen.
Onlara kanlansın zaten.
Onlar basit ama inan onlar da o kadar böyle farklı çalışmaya veriyor.
Emek verilmiş şeyler var.
İnsanlar düşünüyor bunun üzerinde gerçekten.
Evet. Seni bir yerden tutmaya çalışıyorlar.
Yani çok basit gibi görünen o mailde de işte bir zararlı bir linke tıklamak mesela.
Direkt içeride cihaz.
O maile mesela kandın ve içindeki linke tıkladın.
Başka hiçbir şey yapmana gerek yok.
O mal veri artık cihazına yükleniyor.
Bu arka tarafta aynen çalışarak dosyada erişim sağlıyor.
Daha kötüsü yani hani senin benim ya da bir nasıl diyeyim bir tek şubesindeki bir abinin bilgisayarı bile olsa bu.
İçeride kurumsal ağda ağa bağlanıldığı zaman aslında bu zararlı yazılım tüm ağda hareket edebilir hale geliyor.
Yani o malware'in gücüne göre diyeyim mesela sana.
Bizim de yine burada aslında bu challenge'ları aşmak için uyguladığımız stratejilerden biri İsmail'de bahsettiği gibi sürekli eğitim ve farkındalık programları düzenlemek.
Burada ekip arkadaşlarımızın işte hem güncel tehditleri hem de bu tehditlerle nasıl başa çıkacaklarını bilmelerini sağlıyoruz.
Burada bu arada tek ekip arkadaşlarımız değil biz yeri geliyor seller'larımıza bu eğitimleri veriyoruz.
İçeride hani o mesela işte text'ler, şubedeki kişiler olabildiğince her alana ulaşmayı çalışıyoruz bu farkındalık eğitimleri için.
Orada yine InfoSec ekibimiz aktif çalışıyor.
Yine burada süreçlerimizi otomatikleştirmeye ve daha fazla kontrol mekanizması oluşturmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz.
İşte otomatik tehdit algılama veya otomatik görev atama sistemleri sayesinde aslında kritik süreçlerin direkt böyle insan hatasından bağımsız bir şekilde ilerlemesini sağlıyoruz.
Son olarak da ekipler arasında aslında daha güçlü işbirliği ve bilgi paylaşımını böyle teşvik ederek her insanın sırasında hızlı ve etkili aksiyon almayı önceliklendiriyoruz diyebiliriz.
Akmo bir de şey geldi şimdi sen bunu anlatınca.
Birisi anlatmış sanırım belki seküttendir emin değilim ama.
İşte Security Defense tarafında aslında şöyle sen bir duvar yapmaya çalışıyorsun ve duvardaki tuğlaları hep oluşturmaya çalışıyorsun.
Saldıran kısım ise sadece o duvarda bir boşluk var mı ona bakmaya çalıştığı için.
Hani savundan taraf gerçekten tüm tuğlalarda arada boşluk olmadan tüm o duvarı yapmaya çalışıyorken.
Saldıran ise sadece oradaki bir boşluk bulması yeterli oluyor gibi bir şey demişti.
Akmo geldi benzeri bir şey gibi.
Çok güzel bir örnek bu arada.
Ekip olarak şeyde yapmaya çalışıyoruz abi.
Verdiğin örnekten yola çıkayım.
Evet ekip bütün olarak tuğlaları örmeye çalışıyoruz gerçekten.
Tabii bu tuğlaları örerken Cyber Defense Center ekibi olarak tek başımıza da çalışmıyoruz.
Saniye de bahsederken birçok farklı ekibi atıfta bulunuyor.
Gerçekten öyle. Security içindeki diğer bütün ekiple hep birlikte hareket ediyorlar.
Hep birlikte bu duvarı örüyoruz aslında.
Tek başımıza trend yolu savunuyoruz demek çok doğru olmayabilir.
Ama ara ara dönüp tuğlaların arasında boşluk kalmış mı diye çok dikkatli dikkatli kontroller yapmaya da çalışıyoruz.
O yüzden sadece örmek yetmiyor.
Belki kanto kuruduktan sonra arada bir boşluk açılacak.
Aynen. Hep bir takip gerekiyor gibi aslında.
Kesinlikle. Aynen öyle.
Normalde biz burada hatta şimdi insatlardan bahsetmişken normal bölümlerde geliştirme yapan ekiplerde şey deriz.
Bir insat anı var mı yaşadığın etkisi olan vesaire.
Her ekibin genelde bir iki tane olur.
Ama siz zaten... insınıtlar üzerine kurulmuş bir hani zaten her insınıt varsa siz oradasınız.
Aynen. Peki burada böyle anlatabileceğiniz ve hani aklınıza gelen bir insınıt var mıdır?
Böyle şey yapabileceğimiz, konuşabileceğimiz, böyle bir şey olmuştu diyebileceğimiz.
Yani abi aslında burada belki ben birkaç bir şey söylemek isterim.
Yani muhtemelen bir süre daha unutmayacağım birçok anım olmuştur.
Ki var da böyle durup biliriz.
Ama yani aslında ben Birçok ekip arkadaşımız da öyle.
Her instantta yeni bir şeyler öğrendiğimiz için.
Genelde instantlardan böyle aklımızda kalan hep bazı spesifik noktalar olabiliyor ya da instantı hatırlayabiliyoruz.
Ama burada belki daha farklı bir örnek vermek gerekecek olursa ben böyle heyecanlandım falan bir tane örnek vermek istiyorum.
Trendyol'a ilk geldiğim zaman bahsetmişti saniye yani ben de bahsetmiştim.
SOS2000'deydi. SOS2000'deyken de böyle sürekli alarmları takip ediyoruz, incelemeler yapıyoruz.
İşte elimizden geldiğince Trendyol'u savunmaya çalışıyoruz.
Bazen alarmların yoğun olmadığı zamanlarda böyle hani diğer kontrolleri vesaire her şeyi tamamlamışız.
Sürekli periyodik olarak yaptıklarımızı.
Ben de içeride bir tane güvenlik ürününde kendimi geliştirmek için böyle bu ürünün böyle farklı farklı noktalarına bakıyordum.
O zamanlarda böyle bazı kurallarımızı görmüştüm yazılmış daha önceden ben gelmeden önce.
Ve bunlar nasıl çalışıyor acaba işte nasıl oluşturuluyor gibi konularına bakıyordum.
Bir süre sonra şeyi fark ettim yani.
Evet hani ben geldiğimde de Trento zaten büyük bir yerde.
Farklı farklı yer alanları olan bir...
şirketti. Bu kurallar farklı farklı noktalarda uygulandığını da fark edince şey oldu bende.
Ne kadar güzel ve ne kadar zor olabileceğini de düşünüyorum bir yandan.
Ben de bir gün yenisini eklesem nasıl çalışır gibi konular için araştırma yapıyordum.
Hem öğreneyim belki ileride bu tarafta da bir şeyler yaparım diye.
Sonrası şeyi fark ettim abi.
Evet farklı farklı yerler var ama yine bu Shield'da da bahsettiğimiz gibi orada manuel çok efor harcamak gerekiyor.
Yani atıyorum 10 tane yere gireceksin diyelim.
Her birine girip manuel olarak ekleme yapıyoruz.
Anladım. Aynen. Yani burada benim de geneldeki amacım şey oluyor.
Manuel eforumu aza indireyim.
Onun yerine manuel yapacağım bir şey harcayacağım vakti araştırırım.
Yeni bir şeyler öğrenmeye çalışırım gibi düşünüyorum.
Mantıklı. Burada da şey oldu böyle.
Tamam dedim ya bunun üstüne birazcık çalışayım.
Orada da ben bu süreci kendimce otomatikleştirip sonrasında da ekiple paylaştım.
SOS ekibindeyken de.
Şey dedim ya elimizde böyle bir araç var.
Ben yaptım. Belki ekibimin de işine yarar.
Diğer arkadaşlarımın belki hoşuna gider.
Belki onlar daha iyi bir versiyonunu bile oluşturabilirlerdi.
Genelde de zaten ekipte böyle hareket etmeye çalışıyoruz.
Neyse çok uzatmayayım. Biraz üstünden zaman geçti bu aracı oluşturmamın.
Sanırım da 2021 yılının sonlarıydı diye hatırlıyorum.
Ve belki de neredeyse duymayanın kalmadı.
Bu Logforge'in kütüphanesindeki zafiyet ortaya çıktı.
Aynen. Belki Lock4Share diye de duymuş olanlar var.
Java kullanmayanlar bile duymuştur büyük ihtimalle.
Biz kullanmıyoruz ki düşün.
Biz .NET kullanıyoruz ona rağmen.
Herkesin dediği. Çünkü inanılmaz kritik bir konuydu.
Çok riski yüksek seviyelerdeydi.
Benim de o zaman ekip biraz önce de konuştuk 40 kişiler mi 60 kişiler mi yine kalabalık geliyordu bana o zaman için.
şeyi fark ettim abi. Bu olay işte patladı ve herkes bir bütün halinde hareket etmeye başladı.
Yani buna tanık olmak benim için inanılmaz heyecan vericiydi.
Yani ekibin bir kısmı zafiyet haritalarken bir kısmı developerlarla iletişime hazırlanıyordu.
Hani neler yapacağız, hangi developerlarla iletişime geçelim gibi.
Bir kısmı da test ediyordu bu zafiyeti.
Biz de Blue Team ekibi olarak yine Blue Team ekibi, SOS ekibi hep birlikteydik.
Buna karşı nasıl detection'ımızı arttırırız, prevention mekanizmamızı güncelleriz gibi çalışıyorduk.
Ama ekip o kadar organizeydi ki sanki her gün böyle bir durumla karşılaşılıyor ve bu senaryo alışılmış.
Herkes o anda ne yapacağını biliyor böyle değil mi?
Aynen aynen. İlla ufak tefek böyle soru şartları oluyor ama o da hızlıca hallolunabiliyor tabii ki de ama gerçekten çok güzel bir organizasyon vardı ortada.
Neyse maşallah değilim de.
Aynen, nazar değdirmeyelim. Aynen, nazar değdirmeyelim.
İşte bazı konuların testleri yapıldı.
Böyle incelemeler yapılırken, hani tamam biz şu an için bir şeyler yapıyoruz ama gelecekte bu saldırıyı tekrar edebilir.
Onun için de bazı güvenlik ürünlerine eklemeler yapalım konusu oldu.
Burada da birini ekledik.
Bu az önce bahsettiğim, benim otomatize ettiğim, kendim otomatize ettiğim araç için.
Bunları her yere eklemek lazım gibi bir konu çıktı doğal olarak ortaya.
Orada da ben başta çekimser davranmıştım.
Yani ekipte yeniyim.
İşte kendim için yazdığım bir otomasyonu da böylesini kritik bir durumda kullanmanın ne gibi bir sonucu olur?
İnsan kestiremiyor açıkçası o zaman.
Biraz hisli olabilir ya da öyle hissedebilirsin.
Kesinlikle. Bir de yeni geldiğim için bir hata yaparsam direkt ben kendimi böyle şey gibi hissettim.
Çuvallayacakmış gibi hissettim.
O yüzden biraz çekindim. Sonrasında ekipten bir arkadaşım benim yazdığım bu...
İşte otomasyondan hızlıca bahsedince işte İsmail böyle böyle bir şey hazırlamıştı belki kullanabiliriz diye.
Ya kullandık gerçekten bu araç da bizim işimizi inanılmaz güzel ve sağlıklı bir şekilde gördü.
Yani o zamanlar belki yarım saat 40 dakika falan sürecek bir işi.
Gerçekten bir dakikanın altında yapabilmiştik.
Ve şöyle düşün abi manuel efor harcayarak yaparken daha özenli yapıyorsun ya belki de bazen elektrikler veya otomatik araçlar bunu sana tam olarak sağlamıyor.
Ama biz bunu neredeyse...
O manuel özenle yapacağımız işten sıfır farksız yapmıştık.
Bu benim neredeyse unutamadığım anların başında yer alıyor gerçekten.
Çünkü hem yeni katıldığım zamanlar hem de gerçekten bütün dünyaca duyulmuş bir instant aldığımız bir aksiyondu.
Benim için bayağı heyecanlı bir gündü diyebilirim.
Belli ya bak sen o andaki zaten o hissettiğin duygular senin için unutulmaz oluyor.
Belki en büyük impact'e olan instant değildir belki ama bu önemli değil aslında.
Daha çok sende bıraktığı etki.
akılda kalıyor. Kesinlikle abi.
Yani şey böyle o an bana o heyecanı verdi ve ben muhtemelen bunu hayatımın sonuna kadar unutamayacağım diyebilirim.
Çünkü ilk yaşadığım tecrübelerden biri oldu.
Yapılan şeyler belki aciliyeti olmasa hani normal bir şekilde yapacağımız aksiyonlar olsa çok daha rahat yapılabilir ama organize bir şekilde böyle hem tespit edeceğiz, önlem alacağız.
Yarım saat dedim ama gerçekten saniye dedi ya kasayı alıp götürmüş olabiliyor.
Gerçekten o yaranır. Bazen çok uzun bir süre olabiliyor özellikle security instantlarında.
Bunu da çok çok altına indirecek bir konuda ekibe destek verebilmiş olmak ekibimin gerçekten bir parçası olduğumu bana hissettirdi.
O yüzden bu süreç benim için en unutulmazlarım listesinde yer alıyor.
Hem ekibin yoğurt yiyişini gördüm hem ekiple böyle tek vücut hareket etmek beni çok mutlu etmişti.
Kriz anında nasıl aksiyon alıyorlar vesaire nasıl davranıyorlar, soğuk anlıkları nasıl vesaire bunlar aslında çok...
Kritik olan. Bazı mikro davranışlar bile çok önemli olabiliyor ya da beden dili bile.
Kesinlikle abi. Yani o anda kullanılan bir cümle, verilen bir cevap.
Aynen. Ve ben ekibe yeni katılmışım.
Evet belli bir süre geçmiş oluyor ama böyle instantanları her zaman olmuyor.
Ya da her zaman bu tarz instantanlar olmuyor.
O yüzden bu tarz noktalarda, konularda yeni bir şeyler öğreniyorsun.
Ekibi belki de hiç görmediğin haliyle görüyorsun.
Daha iyi tanıyorsun. O yüzden bayağı keyifli bir zamandı benim için.
Belki biraz sonra cevap vermiştir bu benim açımdan.
Belki bir saniye senin var mı?
Böyle tahmin ediyorum kesin var.
Var var. Var var şey diyor.
Donut onu hangisi seçsem hocam.
Benim de şey var hani böyle düşündükçe hem bir yandan aslında beni güldüren bir yandan da hala şu an aklıma geldiği öyle soğuk terler döktüğüm bir an.
Ben de yine böyle ekibe yeni gelmiştim.
Sanırım bir iki ay falan olmuştum ve Trendyol benim kurumsal ilk deneyimim.
Yani böyle ben nasıl diyeyim?
Trendyol okyanus ben bir damlayım falan.
Bu kadar büyük yapıyı, bu kadar farklı teknolojiyi ilk defa bir arada görüyordum.
Ve yine Sok ekibindeydim.
Bir alarm gelmesi üzerine böyle kritik bir durum var.
İşte yöneticilerimize haber verdik, nöbetçilere haber verdik.
Alarm da bana... gelmişti. O ara biz sıra dönüyoruz böyle gelen aramlarda.
Ben de konuyu ekip arkadaşlarıma aslında aktarmak için bir zoom'dayım ve ekran paylaşıyorum.
Orada da beyin fırtınası yapıyoruz falan bir yandan.
Sonra bir ses geldi.
İşte şunun logona bakabilir miyiz diye bir ses.
Ben de o zamana kadar zoom'da işte kim var kim yok çok bakmamıştım.
Bir an baktım böyle 50-55 kişi falan olmuşuz zoom'da.
Orada olmuş. Diğer ekiplerin liderleri gelmiş.
Manager'ım o zamanlar işte Çağlar abi vardı kulağı çınlasın.
Bir de sanırım yanlış hatırlamıyorsam Güçlü abi falan.
vardı. Hani bayağı herkes zoom'da ve ben ekran paylaşıyorum.
Bir an o kişileri ve sayıyı görünce bir elim ayağım titredi.
Anlatamam yani şu an aklıma geldikçe bile böyle.
Hem orada insanın anında olmamız ayrı bir gerginlik.
Benim kalabalık bir ortamda ekran paylaşmam ayrı bir olay.
Bir de bu menajerlerin falan orada olması.
Bir de gelinlik saat ikisi olması yani.
Bir de yeni gelmişim.
2 ay olmuş ve çok yani şeyim çok bir şey bilmiyorum kendime göre.
İşte bir yandan şey diyorum ya kamerayı falan açmamışımdır değil mi falan diye bir yandan Instagram'da bıraktım kamera açtım açmadım.
Ona bakıyorum. Hani cidden hem komik hem trajik bir bu olay benim böyle nirvanamdı.
Evet ya. Şey çünkü o anda şey oluyorsun böyle ne oluyor ya burada?
Kim hangi yere geldi falan. Aynen.
Ya güçler yaşıyormuş diye ben İşte stajyerken başladığımda Nilay Emir vardı o ara.
İyi kalmıştık. İşte konuşuyoruz vesaire ve birisi geldi ve Nilay da şey dedi.
Bu arada güçlü dedi aramıza yeni katıldı.
Yani işe yeni başladı vesaire. Ben de ya ne güzel hoş geldiniz hayırlı olsun falan.
Kendisini daha rahat hissetsin diye şey yapıyorum.
Ekstra sıcak davranıyorum ki rahat hissetsin diye vesaire.
Konuştuk sohbet ettik falan dağıldık.
Kimse bana bir şey de söylemedi o ara.
Sonradan öğrendim CTO'ymuş.
Üstü Kaya. Hiç kimse ona hiçbir şey söylemedi.
Ben o ara bir ara şansı öğrendim falan böyle.
Evet. Çok garip bir ola.
O yüzden unutamıyorum mesela. Ben de o an.
O zaman buradan son sonumuza geleyim.
Genelde standart ve kültür olarak her iki bir sorduğumuz kısım.
O da şu. İş dışında yaptığınız herhangi bir şey var mı?
Etkinliktir vesaire. Genelde Bu işlemler, buradaki cevaplar biraz da ekipler hakkında bazı bilgiler de veriyor.
Mesela gurme ekipler var.
Aşırı elit olarak belirli yerlere giden, belirli mekanlar seçip oralarda yemek yiyenler.
Direkt mangal ekipleri var, sadece mangal yapanlar.
Arabalardan bahsedip arabalar üzerine konuşan ayrı bir ekip var.
Yani gerçekten çok farklı kültürleri olan ekipler var.
Kendi ödül sistemi olanlar var.
Kendi kendilerine ödüller verdikleri vs.
senelik. Böyle şeyler de var.
Sizde vesaire bir araya gelip yaptığınız herhangi bir etkinlik ya da buluşmalar oluyor mu?
Evet. Ödül sistemi çok iyiymiş.
Sevdim onu. Evet ya.
İsmi Altın Klozet Ödülleri bu arada.
Çok iyi. Evet.
Biz de belki isim olarak değil de sen söyleyince isim olarak belki bir isim bulabiliriz.
Anlatacağım şeyden dolayı. Biz de aslında böyle çok cidden diğer ekipler gibi de biraz kafa dağıtmaya ihtiyacı olan ekiplerden biri olabiliriz.
Çünkü malum işte zaten günlerimiz stresli geçiyor.
İşte alarmlar, insulatlar.
Hafta nasıl bitti, ay nasıl bitti, biz ne yaşadık falan diyoruz bazen cidden.
Bu hafta ne oldu ya bize falan diyoruz.
O yüzden böyle... O yoğunluğu biraz hafifletmek için etkinliklere bayılıyoruz.
Ama böyle bir itirafta bulunayım.
Etkinlikte de şey oluyor genelde.
Bir yerden sonra sohbet dönüp dolaşıp işe geliyor.
Çeba alıyor değil mi? Evet. Masada keyifli bir yemek yiyoruz, bir şey oluyoruz.
Ya işte şu ne olmuştu ya falan.
İşle ilgili dönüyor, dolaşıyor, oraya geliyor yani.
Bu bir zehir biliyor musun? Yani o bir noktada bir başlıyor ve sonra da gelmiyor.
Aynen öyle. Ama bizim aramızda hep biri var, bir arkadaş var mesela.
Tek bir kişi değil de biri mutlaka şey oluyor.
Arkadaş da tamam hadi iş konuşmayalım.
Boşverin işi falan değil. Konuşmayan kişi mutlaka oluyor neyse ki.
O iş toplantı modundan çıkıyoruz.
Bizim de şöyle bir şeyimiz oluyor Fırat.
Bizim işte ekip arkadaşlarımız hem İstanbul'da hem Ankara'da hem de farklı şehirlerde yaşayan arkadaşlarımız var.
Biz de bunu böyle aslında fırsat bilip etkinlikleri böyle sadece İstanbul'da işte yemekli kafeydi, vangalda gibi değil.
Farklı şehirlerde farklı konseptlerde etkinlikler yapmaya çalışıyoruz.
Bu da güzelmiş bak farklı. Evet şey yaptık mesela en son Gaziantep'te böyle bir yöresel bir lezzet turu yaptık.
Çok temiz. Evet ve kesinlikle o Gaziantep yemekleri önemli.
veriyoruz yani denemenizi. Ben de oradan geliyorum o yüzden.
Oradan üzgün ayrılmazsınız.
Evet. Yıllık cidden hala şey yani tadı damağımızda.
O yüzden biz de böyle şehirler arası lezzet turları diyebiliriz bizim konseptimize de.
Bir de biz ekipçe Kıbrıs'ı da bu arada seven bir ekibiz.
Ara ara kaçamak yapacaksak Kıbrıs'ı kaçamak yeri olarak tercih ediyoruz.
Sizin kültür bayağı iyiymiş ya. Bunun içinde bir havalı bir isme ihtiyacınız var yani.
Şirktan sonra vesaire.
Evet buna da bir güzel yaratıcı bir şey düşünelim valla.
Siz bunu düşünün. Süper çok iyiymiş.
Şehirler arası yolculuk.
Bunu ilk defa duydum. Bunu da bir sonraki bölümlerde anlatacağım.
Bakın böyle bir ekip de var. Böyle şeyler yapıyor.
Haberiniz olsun falan hani. Evet kesinlikle çok güzel oluyor.
Eğlenceli oluyor. Bir de şey bu arada böyle İstanbul'dan da biraz işte o yoğunluktan kaçmış oluyor.
Özellikle İstanbul'da yaşayan arkadaşlar biraz o ortamı bırakıp böyle.
Bir kaçış oluyor değil mi? Aynen.
Nefes almış oluyorlar falan.
Güzel oluyor. O kadar haklısın ki çok iyi bağ kurabilirim biliyorum yani bununla.
Süper. Güzel.
Arkadaşlar çok güzeldi ya.
Güzel bir sohbet oldu. Çok teşekkür ettim geldiğiniz için.
Biz de teşekkür ederiz.
Çok eğlendik. Ben de çok eğlendim.
O zaman yavaştan bitirelim ve diyorum ki evet arkadaşlar Selam ekibin 62.
bölümünde Cyber Defense Center ekibiyle beraberdik.
Gördüğünüz gibi alt kralımları var. Birçok şeyden sorundular.
Havada birçok isimleri var ve projeleri var.
Bu bölümde dediğim gibi Cyber Defense Center bölümündeydik.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bye bye.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
