
Konuklar: Mine Eren, Aybek Kayra Güral, Buse Yılmaz Özen, Büşra Akpınar Gılor
54. bölümümüzde konuğumuz Mobile PDP ekibi oldu. Ekip yapısını, projelerini, teknoloji stack seçimlerini ve çok daha fazlasını konuştuk!
Trendyol Talks'da Trendyol'daki kültürümüzü, kültürümüzden beslenen iş yapış biçimlerimizi ve ritüellerimizi konuşuyoruz. Trendyol Talks podcast kanalımızı takip etmeyi unutmayın!
Transkript
Selam ekip. Ben Fulfillment Order Masrata ekibinden Fırat.
Ben Product Geek ekibinden Erdem.
Teknoloji ekiplerini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast serisinin 54.
bölümündeyiz. Bu bölümde Mobile PDP ekibi bizim misafirimiz.
Bu ekibi tanıyıp hem ekip yapısı, işte teknolojiler, pratikler gibi konuları konuşacağız.
Arkadaşlar hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Hoş bulduk. Hoş geldiniz.
Bu hafta dört tane misafirimiz var.
Kalabalık güzel bir... iOS'larla ilgili konuşacağız.
Daha bundan hemen önce, kayda başlamadan önce yanlışlıkla Android dedim.
Aynen aslında karışık bu arada.
Yine iOS dedin ama. Yine karışladım değil mi?
Evet. Bu neden karışıyor?
Bak hemen bunu konuşabiliriz.
Bak çok güzel girişte. Niye böyle oluyor?
Bununla ilgili bahsedebiliriz.
Hemen girişte isterseniz sizi kısaca tanıyalım.
Ondan sonra da direkt bu konuya girelim.
Hemen konu güzelken. İsterseniz sıra sıra.
Kendinizi kısaca bir tanıtabilirsiniz.
Süper olur. Selamlar.
Öncelikle teşekkür ederiz bizi ağırladığınız için.
Ben Kayra. 3 senedir Trendyol'dayım.
Hatta 5 gün önce 3.
senem doldu. 4-5 yılları da sektördeyim.
Product Detail Page olarak adlandırdığımız domenin 2 Product Manager'ından bir tanesiyim.
Sözü 3 ay bırakayım.
Selamlar. Ben Android'den.
PDP'de Büşra ismim.
Software Developer'ın test rolündeyim.
Bu ay başında ikinci senemi doldurdum.
Sektörde de yaklaşık beş yıldır varım deyip sözü mine yatıyorum.
Selamlar. Ben de iOS PDP ekibinde Developer olarak çalışıyorum.
Yaklaşık dört yıldır Trendyol'dayım.
İlk bir yılımda Disco ekibindeydim Trendyol'da.
Daha sonrasında küçük Scrum ekiplerine bölündük.
PDP'ye geçtim.
Yani sektörlük deneyiminde 6 yıl deyip Buse'ye top atayım.
Selamlar. Ben de PDP'nin tasarımcılarından biriyim.
UX ekibindeyim. Yaklaşık geldiğimden beri trend yoldayım yani 3.
Yıl olacak benim de. Herkes zamanı söyleyince söyleyeyim dedim.
Temmuz ayı biraz... Çok zorlandım.
PDP ekibi için Temmuz ayı da çok kritik.
Bir baktık herkes Temmuz'da gelmiş.
O yüzden kutlu ayımız gibi de bir şey.
Bununla beraber iki dizaynlarımız daha var desteğe gelen.
Serhat ve Eren. Onlara da buradan selam yollamış olayım.
Buradan selamlar kendilerine.
Ben şu an anlatınca evet şey yaptım.
Niye yansıttı iOS dediğimi. Çok da gereksizmiş aslında iOS, Android hepsi var.
Kısaca bir PDP'nin açılımını da söyleyebilirsek isterseniz girişten.
Böylece bütün podcast boyunca hep PDP rahatça söyleyebilelim.
Aslında ürün detay sayfası Product Detail Page diye geçiyor.
Biz de PDP olarak hayatımıza bu şekilde devam ediyoruz.
Aslında tek sayfa gibi de algılanıyor ürün detay sayfası deyince ama çok öyle değil.
Sorusu gelince cevaplarız ne diyeyim.
Detaylı bilgi için aynen.
Birazcık bekleteceğim. Şimdi PDP ekibi tam olarak ne yapıyor?
Aslında biz web tarafındaki PDP ekibini de ağırlamıştık daha önce.
Onlarla ortak noktalarınız mutlaka vardır.
Farklı olan noktalarınız varsa onları da vurgulayabilirseniz güzel olur.
Geri geldim cevaplamak için.
Yani şöyle PDP ekibi aslında ne yapıyor?
Tamamıyla ürün detay sayfasıyla ilgileniyor.
Bunun yanında altında var olan çok fazla sayfa var.
İşte tüm özellikler, ürün yorumları, soru cevaplar, işte video sayfaları gibi gibi böyle bir sürü daha alt sayfaları, alt dinamikleri, akışları olan bir ekip.
O yüzden sanki tek bir sayfada ürünü inceleyip ben devam ediyorum gibi düşünülse de hani orada kullanıcıya ikna etmek, ürünü anlatmak için bir sürü alanımız, bir sürü çabamız var.
aslında böyle farklılaşıyor ve derinleşiyor gibi de düşünebiliriz.
Daha da övebileceğimiz bir yer var.
Ekibimi övdüm, övdüm, övdüm.
Maksimum yere kadar geldim.
Neler neler yapıyoruz ya.
Ne siz sorun ne ben söyleyeyim yani.
Süper, süper. Madem böyle o zaman konuşacak da konumuz çok.
Bizim için daha iyi. Peki bu PDB ekibi kurulduğundan beri tam olarak nasıl kuruldu?
Bir kere Disco, mesela biriniz Disco'daydı şu an unuttum.
Disco ismi bence çok havalı daha önce de.
Bahsetmiştim yineydi değil mi? Disko ismi bence çok havalı.
Sonradan PDP'ye gelmişsiniz.
Peki PDP'de tam olarak nasıl oluyor?
Ekip ne zaman kuruldu?
İşte şu anda kaç kişiden oluşuyorsunuz?
Böyle ekipte neler oluyor? Böyle biraz daha bilgi verebilirsen.
Aynen tabii. Disko'dan sonra nereye geldin?
Aynen. Şöyle aslında biz daha öncesinde...
Discord ekibindeyken yani iOS ve Android takımlarımız farklıydı.
Yani Android Discord diye bir ekip vardı, iOS Discord diye bir ekip vardı mesela.
Burada da sprintleri iOS ekipleri farklı koşuyordu, Android ekipleri farklı koşuyordu.
Ve böyle bazı tasklarda nasıl diyeyim birbirimizden habersiz feature'lar geliştirebiliyorduk.
Daha sonrasında onlarla iletişime geçmek zorunda kalıyorduk ama çok da iletişimimiz kuvvetli değildi.
Çok iletişimde olamıyorduk.
Daha sonrasında PDP ekibiyle beraber aslında biraz da bu denenmiş oldu.
Küçük Scrum ekipleri kurulmak isteniyordu.
PDP biraz bunun öncüsü oldu gibi.
Biz PDP oluşturulurken farklı ekiplerden kişiler bir araya geldi ilk başta.
Daha sonrasında dışarıdan gelen insanlar da oldu.
Hatta Bootcamp'den ekibimize katılan arkadaşlarımız da oldu.
PDP böyle kuruldu diyebilirim.
Peki neler değişti PDP'den hani şimdiye kadar?
Ekibimiz bayağı büyüdü bu arada.
İlk başta başladığımızda 3 developer iOS'den, 3 developer...
Android'den. İki de QA'dimiz vardı.
Bir tane product, bir tane designerımız vardı.
Şu an bayağı sayımız kalabalık.
Ona bir süre değinecek zaten.
Ordu gibisiniz. Helal olsun. Aynen.
Gerçekten öne ve artmaya devam ediyoruz.
Yani şimdi şöyle işte dediğim gibi artık iOS, Android birlikteyiz.
Sprintimiz birlikte koşuyor.
Yani planlamada hem iOS tasklarını hem Android tasklarını planlıyoruz.
Artık taskları geliştirirken de birbirimizle iletişimimiz güçlendi.
Daha iyi iletişim kurabiliyoruz öyle diyeyim.
Sıkı çalışıyoruz. Onun dışında...
Dinamik test, A-B test yapıları çok geliştirdik.
Zaten Kayra daha sonrasında bunların detayına değiniyor olacak.
BFF yazmaya başladık.
Gerçi bu PDP değil de yeni mobil, tüm mobil ekibe geldi.
Ama biz de yaklaşık iki yıldır PDP ekibi olarak kendi BFF'imizi yazıyoruz.
PDP kültürümüz çok değişti aslında.
İlk başlarda herkes sakin ve daha çekingendi.
Yani şu an farklı bir kültür boyutundayız.
Buna da daha sonraki sorularda Kayra detaylı cevaplıyor olur.
Bu şekilde. Süper.
Peki. Buradaki PDP ekibinin geçişlerinden sonra burada artık PDP ekibini yavaştan tanıdık.
Ekip bir araya gelmiş.
Bir başlangıç bir süresi olmuş.
Böyle bir kültür oturmuş belli ki ekipte.
Ondan sonra herhalde son hali geldi.
Şu anda büyük ihtimalle yakıyorsunuz.
Yıkıyorsunuz birbirinizi direkt. Herkes birbirine direkt o feedbackleri verebiliyor.
Ya da hani ekip bir şekilde daha oturmuş diye anlıyorum.
Peki burada şu anda sizler PDP'deki mobil tarafta tam olarak hangi teknolojilerden?
Sorumlusunuz ya da neleri kullanıyorsunuz?
Biraz onlardan bahsedebilir miyiz?
Tabii. Ben QA tarafından bahsedebilirim burada.
Birden çok farklı test metodumuz var aslında.
Bu metotlar için de ayrı tool'larımız oluyor.
Bu tool'lardan bahsetmem gerekirse örneğin feature test yazmak için Espresso'yu kullanıyoruz.
Yine bu Android Studio'ya kendisine özel native bir tool.
Maestro'yu kullanmaya başladık.
UI testlerimizin hepsini Maestro'da yazıyoruz.
Test Management yapmak için Mercury var.
İsteklere bakmamız gerekiyor uygulamamızdaki.
Bunun için Atlas ve Postman var hayatımızda.
Kasım ayı... Biliyorsunuz çok önemli bizim için.
Birçok kampanyamız oluyor.
Biz bu kampanyalara öncesinde tabii ki de hazırlanıyoruz.
Hazırlık sürecimizde ise load testleri yapıyoruz.
Load testlerinde gelen kullanıcıları ne kadar yükünü kaldırabiliyoruz bunları görmemiz gerekiyor.
Daha sağlıklı bir alışveriş tecrübesi sunabilmek adına.
Bunun için de Ares var.
Ares'te load testlerimizi yapıyoruz.
Normal zamandaki test süreçlerimizde ise bazen test datalarımız tam istediğimiz gibi olmayabiliyor ya da farklı şeyler...
denemek isteyebiliyoruz. Bunun için de kendi yaptığımız tool'larımızdan biri olan Mocha var.
Bu şekilde özetleyebilirim.
Orada peki şeyi soracağım Büşra.
Az önce mesela Mine tanıtırken şey demişti ya iOS tarafındayım ya da yani iOS var, Android var.
Peki QA tarafında da şey mi oluyor?
Hani iOS'un QA'yi, Android'in QA'yi gibi bir şey mi yoksa genel mobil QA gibi bir şey mi?
Orada da aslında iOS ve Android QA'ler olarak ayrıyız.
Ekip yapımızdan genel olarak Mine bahsetmişti.
Buna ek olarak da ordu gibi olduk.
Demiştik gerçekten de orada gibi olduk.
iOS tarafında 6 developer 2K'yimiz var.
Bir tane de Team Lead'imiz var.
Android taraftaysa 7 developer 2K bir Team Lead'imiz var.
O kadar kalabalığız ki iOS Android 2 testçimizin de adı Nesli mesela.
O yüzden birine Nesli Kemal diyoruz.
Çakışıyorlar. Nesli Kemal.
Ne güzel. Ben de iOS Nesli falan diye aşırı mantıklı bir şey bekliyordum.
Böyle bir anda borçlama geldi.
Aynen. Diğerine de kemasiz nesli diyoruz.
Çok iyi. Düz nesli.
Düz nesli. İyiymiş.
Ben de IOS tarafındaki teknolojilerimize değineyim.
Minimum IOS 15 destekliyoruz ve PDP'de gelen yeni komponentlerimizi CUI ile geliştirmeye başladık.
Onun dışında yani geliştirmelerimizi...
Test edebilmek için mockladığımız, internal olarak geliştirdiğimiz Mockingstar diye bir tane kullandığımız uygulama var.
Hatta şu an bu open source, herkes kullanabilir.
Mocklama da baya işimize yoruyor, onu kullanıyoruz.
UI test ve unit testlerimiz çok önemli.
Regresyon testleri, snapshot, smoke testlerimizi yazmaya çok dikkat ediyoruz.
Onun dışında PDP özelinde bizim PDP modülünü ayağa kaldıran Preview app'imiz var.
Çok hızlı bir şekilde build alabildiğimiz için geliştirmelerimizi çok rahat test edebiliyoruz.
diyebilirim. Gayet güzel.
Şimdi şey kısmına biraz değinmek istiyorum ben.
Bir task geldi. Yani işte şöyle bir şey yapalım diye bir fikir geldi.
Bunun en son kullanıcıya ulaştığı serüvenden biraz bahsedebilir miyiz?
Yani o tüm geliştirme süreciniz, fikri olgunlaştırma süreciniz nasıl oluyor?
Birazcık onlardan bahsedebilirsek çok güzel olur.
Burada ben geleyim.
Uzatmadan Anlatmaya çalışacağım.
Aslında task gelmeden öncesinde de büyük bir süreç işliyor.
Bunu da genelde bu süreci bir parçası olarak sayıyoruz.
Oradan başlayacağım o yüzden.
Birkaç aşamayı ayırabiliriz.
İlk aşama bizim için bir sorun veya ihtiyaç tespiti yapmak.
Yok yerden mesela bir task çıkıp birinin fikrine dayanacak şekilde development ekibine ya da tasarım ekibine gelmiyor aslında.
Öncelikle bizim hani bundan faydalanabileceğimiz sayısal veriler var.
Sözel veriler var UX araştırmaları gibi.
Kullanıcılardan gelen geri bildirimler olabilir.
Stratejik amaçlar olabilir.
Özellikle Trendyol gibi çok hızlı büyüyen şirketlerin stratejik amaçları da aynı şekilde çok hızlı değişebiliyor, gelişebiliyor.
Bunlara uygun şekilde de yine bazı işleri yapmamız gerekebiliyor.
Ya da gerçekten dayanaklı bir ipotez olabilir.
Bu sorun ve ihtiyacı anladıktan sonra bir sonraki aşamaya geçebiliyoruz.
Bir sonraki aşama bizim için çözümler üretme, farklı farklı seçenekler bulma oluyor.
Bu çözümler üretirken de tek başımıza çalışmıyoruz genelde.
Zaman zaman stakeholderlarla çalışıyoruz.
Zaman zaman diğer product managerlarla çalışıyoruz.
Tasarım ekibiyle bir araya geliyoruz.
Bazen hani development ekibi de aynı şekilde dahil olabiliyor.
Farklı opsiyonları değerlendiriyoruz.
Bunların avantaj ve dezavantajlarını masaya yatırıyoruz ve sonrasında bizim için en mantıklı olduğunu düşündüğümüz seçenekle çalışmaya başlıyoruz.
Sonra bir tasarım süreci var.
Tasarım ekibimizin de yine kendi içinde bir tasarım sprinti oluyor.
O sprint içerisinde bazı işlerimizin...
tasarımlarını çıkarmaya çalışıyoruz.
Bunları yine olabildiğince iletişimde kalarak işte beyin fırtınası kısmını da beraber yapalım.
Tasarımları değerlendirirken de olabildiğince birbirimizden fikir alalım gibi bir süreç işliyor.
Tasarım da bittikten sonra geliştirme için development sprintlerimize götürüyoruz.
Geliştirmesi yapılıyor.
Daha sonra test ediliyor.
QA ekibimiz var. Bütün testlerini yapıyorlar.
Oradaki test otomasyonlarını yazıyorlar.
En son product manager'lar ve designerlar UAT'lerini yapıyor.
Bu UAT'lerde tek amacımız bug var mı yok mu, olmuş mu olmamış mı dan ziyade aslında kullanıcı gözünden deneyimde oturuyor mu ya da farklı yapmak ister miydik bazı şeyleri.
Bazen mesela işe hazırlarken tahmin edemediğimiz şeyler oluyor.
Onları görme fırsatımız oluyor.
Bu değerlendirmenin sonucunda da eğer her şey uygunsa release schedule'ımıza göre feature'ı release ediyoruz.
Burada da bitmiyor süreç.
Çok uzattım farkındayım.
Ama bir de yaptığımızı düşünün yani bunu öyle söyleyeyim.
Bunun sonrasında tabii hani biz bir şey yaptık çıktık.
Tamam kullanıcı için yapıyoruz her şeyi zaten ama kullanıcı için biz faydalı bir şey mi yaptık kısmında devre ölçümleme geliyor.
Ölçümlemesini yapmadan hiçbir işe çıkmamaya çalışıyoruz.
Çok nadir tabii istisnaları olur.
Ama bir şeyi yapıyorsak biz onun...
ölçümlemesinde nasıl yapacağımızı bilerek çıkmamız gerekiyor.
Çünkü kullanıcılar için her ne kadar hipotezlere de dayandırsak, sayısal sözel data'ya da dayandırsak belki de faydalı olmayacak, kullanıcıların kullanmayacağı ya da kullanıcıların işine yaramayacak bir şey yapmış olabiliriz.
Bunu anlamanın yolu da ölçümleme.
Burada yine sözel feedback'leri falan da değerlendirebiliriz ama genelde sayısal olarak da ölçümlüyoruz.
Hatta eğer temel değişiklikse A-B testi ediyor olma olasılığımız çok yüksek.
Zaten en detaylı ve en böyle odaklı veriyi de oradan alabiliriz.
Ek olarak kullanım verilerine bakıyoruz.
Yani o özellikle ilgili sözel feedbackleri de bir araya getirerek aslında biz ne yaptık?
Bu yaptığımız MVP yani ilk aşamada çıktığımız ve deneme amaçlı öne sürdüğümüz versiyon bize ne getirdi, ne geliştirilebilir bunlara bakıyoruz.
Ve buradan çıkardığımız sonuçlara göre de özelliği iter ediyoruz.
Hiçbir özelliği de tek seferde yapıp tamam bu oldu demedik şimdiye kadar.
Hep üstüne koymaya çalışıyoruz.
Çünkü bizim her şeyi önceden tahmin edip mükemmel feature'a çıkma gibi bir olasılığımız yok.
Aslında hep bir feature çıkıyorsunuz ve çıktıktan sonra bunun acaba ne kadar kazancı olduğu gibisinden hem parça parça çıktığın için bir tık da olsa daha fazla dataya ihtiyaç olup o süreçte bir süre sonra bunu anlıyorsunuz
değil mi? Ani olarak çıktık ve...
Bir saat sonra evet bunun artık kazancını gördük gibi bir şey değildi.
Çünkü burada davranışa göre de sanırım hani o kazançlar anlaşılıyor.
O yüzden buradaki dataların bir şekilde toplanılıp oradan çıkarım yapıyorsunuz diye anlıyorum değil mi?
Çünkü bir sürü feature çıkıyorsun ve bu feature'in gerçekten de yararlı olup olmadığını ölçümlemek sanırım çok da kolay bir şey değildir diye tahmin ediyorum dışarıdan baktığımda.
Şeyden dolayı söylüyorum. Mesela ben şu anda işte Full Film'in depo tarafındayım.
Fiziksel bir iş olduğu için yaptığımız işin karını az çok fiziksel süreçlerden dolayı daha kolay anlayabiliyoruz.
Ama şu an mobile dışarıdan baktığımda yaptığım bir feature'ın gerçekten ne kadar kazançlı olup olmadığını anlamak için bu verilere göre daha fazla çıkarma yapmak gerekiyor gibi geliyor.
Belki de yanlış düşünüyorum da emin değilim.
Aynen öyle. Bir yandan da kendimizi kandırmak çok kolay.
Gerçekten istesek çok doğru olmayan ya da tam bizi doğru yola sokmayacak verilerle hareket etmek ya da o şekilde yorumlamak çok kolay.
O yüzden de burada o...
Süreç hem bizim için uzun oluyor hem tek partili olmuyor.
Hiçbir zaman tek başımıza burada karar vermiyoruz.
Olabildiğince challenge etmeye çalışıyoruz.
Buradaki düşünceleri, hipotezleri.
Kendimize de dürüst olmaya çalıştığımız bir ölçümleme sürecimiz var.
Çok fazla kullanıcımız olduğu için burada o verinin boyutuyla ilgili bir sıkıntı yaşamıyoruz.
Ama yine de dikkat ettiğimiz ekstra şeyler var.
Verinin doğruluğunu ya da geçerliliğini.
kabul etmek için. Bir de ben de şeyi ekleyeyim.
Yani aslında böyle bir yerde çalışmanın özellikle mobilde olmanın da şöyle bir dezavantajı da var bence.
Kullanıcı olarak da kullandığın için çok fazla önyargı biriktirebiliyorsun ya da yapılan şeyin gerçekten kendi kullanıcı yerine koyup bir şeylerde kendini kandırma ihtimalin de çok yüksek.
Ya bu gerçekten işe yarayacak gibi.
O yüzden gerçekten bu verilere dayanıyor olmak ve oradan o hipotezleri de Onaylıyor olmak gerçekten çok kritik oluyor.
Bir de en önemlisi iOS ile Android kullanıcısının arasında bile farklılıklar yaşanması.
O yüzden bayağı kritik diyebiliriz bu süreçlerin iterasyon planlamaları ve nasıl söyleyeyim şeffaf bir şekilde incelemek.
Şimdi ben bu şey kısmını da birazcık konuşmak istiyorum.
Tasklar geldi. Mesela bizim ekipte şu anda bir guru sürecimiz oluyor.
Bizim product managerımız taskı getiriyor, bize anlatıyor.
Böyle bir ihtiyaç var, böyle bir talep var.
Şu problemi çözmek istiyoruz.
Bunu nasıl yapabiliriz'i ilk başta bir business kafasıyla anlatıyor bize.
Ondan sonra biz teknik ekip olarak bir kendi ayrıca bir toplanıp technical şey yapıyoruz.
Groom yapıyoruz. Bu işi nasıl yaparız?
İşte teknik çözümlerimiz nelerdir?
Ya da yapabilir miyiz? Altyapımız şu an müsait mi değil?
Vesaire. Bunları tartışıyoruz.
En son noktada da böyle yine bir sunum yapıp diyoruz ki biz bu problemi böyle çözeceğiz.
Ve bir sonraki planlamada da o task'ı alıyoruz.
Ya da yapamadığımız noktalar oluyor bazen.
Hani bu böyle olmaz, şöyle olur.
Ya da bunu hiç yapamayız. gibi kezler yaşanabiliyor.
Sizin tarafta bu süreçler nasıl işliyor?
Burayı nasıl ilerletiyorsunuz?
Onu konuşabiliriz belki.
Biz burada development tarafında ve test tarafında açıkçası fikirlerimizi alttan alttan değil de bayağı direkt söylüyoruz.
Yani böyle hiç dolandırmadan beğenmiyorsak işi bazen geldiğinde.
Böyle iş mi olur falan diyelim.
Tabii aynen bu nasıl iş kardeşim diyerek bir araya giriyoruz mutlaka.
Bir de burada sadece aslında development olarak ya da test tarafı olarak bakmıyoruz da normal zamanda da epi çok fazla kullanan kullanıcılar gözüyle de baktığımız çok oluyor.
Öyle ki sene sonunda belki bilirsiniz Trendyol'un kendi içerisinde bazen analizleri çıkıyor.
Sene içerisinde ne kadar alışveriş yaptın, hangi kategorilerden ya da kaç farklı kategoriden alışveriş yaptın diye.
O konuda açık ara fark atmışlığım da var.
Galiba kendime fazla yorum yapma hakkı görüyor olabilirim burada.
Beğenmediğimiz noktalarda bayağı dürüstçe söylüyoruz.
Ya da nasıl daha iyi olabilir işte buradaki bu feature'ı şu şekilde değiştirsek mi?
Ben kullanıcı olsam belki buradan rahatsız olabilirdim.
Ya da beğendiğimde de ya böyle bir şeye çok ihtiyacımız vardı gerçekten harika olmuş dediğimiz çok fazla nokta oluyor.
Ki kaldı ki bence bizim product ekibimiz bu konuda...
Oldukça minnoşlar ve bizim söylediklerimizi çok dikkate alıp hem grumlarda üzerinde konuşabiliyoruz hem de grumdan sonra planlamaya gelirken aslında bizim söylediklerimiz üzerine düşünülmüş,
konuşulmuş ve bazen çalışılarak değiştirilmiş olarak bile geldiği oluyor.
Yakınlarda buna benzer işler yaptığımız da vardı.
Böyle benim tarafımda.
Aynen ben de küçük bir ekleme yapacağım.
Tamamen bir şu an dediği gibi oluyor bu arada.
İş geldiği zaman hani biz böyle direkt aklımızdakileri bam bam söylüyoruz.
Hatta böyle bir yani nasıl diyeyim bu evi kazanmaz.
Hani böyle şey olur gibisinden de yorumlarımız oluyor.
Mesela burada bazen iOS'in hani native davranışlarına yönelik de tasarıma uygun olmadığı yerlerde biz belirtiyoruz.
Hemen mesela Buse orada hemen aksiyon alıyor.
Ya da bazen geliştirmeyi yapıyoruz ama diyelim ki teknik bir...
sorunla karşılaştık.
Tam istenileni gerçekleştiremedik.
Orada da hemen hani product'lar ve işte Buse'yle beraber böyle UAT kısmında yetişime geçiyoruz.
Hemen mesela orada da geliştirmenin akışı değişiyor.
Öyle diyebilirim.
Ya da bazen şey diye seviniyorlar.
Ay iyi ki bu iOS aymış çok şükür falan diye.
Ya da iOS'cılar Android elinize sağlık biz sizden alırızcılar.
Ondan sonra ona göre de sevmedikleri işleri paylaşıyorlar bazen.
Ama mesela işi beğenmesek de mecbur yapıyoruz.
Burada biraz da Kayra'ya söz hakkı doğuyor gibi.
Sayın Piyo siz ne diyorsunuz?
Valla benim söyleyeceğim şeyler pozitif olur burada.
Çünkü şey gibi biz evet orada geri bildirimi açız ya da herkesin düşüncesini alma konusunda hassasız ama bunun sebeplerinden bir tanesi de gelen geri bildirimlerin
ya da önerilerin hakikaten çok iyi olması.
Şu an canlıdaki özelliklerimizin ya da canlıdaki deneyimin aslında ne kadar büyük bir kısmında bizim development ekibimizin payı olduğunu bilseniz
şaşırırsınız. Öyle olunca zaten hani refleksif olarak biz de daha çok dinliyoruz diyeyim ben de.
Süper. Çok iyi.
Aslında burada dediğim gibi şu ben de şu şey kısmını bazen düşünüyorum da hani coder ve developer arasındaki fark.
İşte developer biraz daha hani design'a da yapar.
İşte katkıda bulunur. Bence ya o benim sevdiğim özelliklerden biri.
Bizim tarafta da şey oluyor. Hani biz ısa da çok fazla giriyoruz vesaire.
İşte yani katkıda bulunuyoruz.
Bu da bizi daha da şey yapıyor. Hem o nasıl diyeyim?
Sahiplik hissini de sanki daha fazla sağlıyor gibi hissediyorum.
En azından böyle bir katkısı oluyor gibi. Bir sonraki aslında sorun biraz şeyle alakalı olacak.
Şu anda aslında ekibinizde çok kalabalık belki de benim karşılaştığım en büyük ekip olabilir şu anda.
Burada bu kadar fazla kişinin bir arada olmasının işte bunun hani yönetimidir vesaire bir arada çalışması da bence ayrı bir challenge.
Burada sizin retrolarınız nasıl geçiyor?
Ki daha önceden konuştuğumuzda sanırım retrolarda böyle konuşulan güzel konular çıkıyormuş.
Bunları böyle nasıl çözüyorsunuz, nasıl konuşuyorsunuz?
Bunlardan biraz bahsedebilsek güzel olur.
Aslında burada retrolarda dürüstlüğümüz olduğu gibi devam ediyor.
Gelen işlerdeki dürüstlüğümüz gibi.
Bir sorun yaşadıysak o hafta, bu sadece sorun da demeyeyim de çok doğru olmayabilir.
Sorun da olabilir, bazen çok iyi yaşadığımız şeyler de olabilir.
Bir problemi nasıl üstesinden geldiğimiz de olabilir.
Retroya mutlaka bu maddeleri getiriyoruz ve bunlar üzerine konuşuyoruz.
Bir de retrolarda şöyle bir şey de oluyor.
Genellikle işte haftalık o hafta ne yaşandıysa geliyor ama bizim retrolarda da yani Emre mesela asla ortamın enerjisinin düşmesine...
şey yapmaz yani. Orada ise retro'nun enerjisi inanılmaz yüksektir.
Havai fişekler patlatır kötü maddelerde bile.
Ve hani böyle smooth bir şekilde atlatmamız için elinden geleni de yapar.
Ve ekip gerçekten birbirini pozitif yönde feedbacklemeyi de çok seviyor.
Ve bu da gerçekten o ekip bağlantısını, gücünü her istediği şekilde söyleyebileceği efektini de çok iyi veriyor.
O yüzden gerçekten aman retro günü geldi ne yapacağız şimdi diye gittiğim bir retro bile olmadı yani ekipte.
Aynen kesinlikle. Bir de retrolarımız en az yarım saat falan sürüyordur herhalde.
Hani bayağı da vakit alıyor.
Kötü anlamda değil de övme kısmı da bol bol oluyor.
Böyle herkes birbirini tek tek övüyor.
O yönden de güzel. Birbirimize tebriğimizi asla bitiremiyoruz galiba.
Bolca kudosumuz var.
Aynen. Kayra mesela askere gittiğinde bizim retro boardunda geri sayım vardı.
Her hafta Göktuğ ile beraber o geri sayımı yapıp ne zaman gelecek falan diye onun üstünden bile geçiyorduk yani.
Askerde falan. Bende de geri sayım vardı bu arada.
Seyahatimizi bırakmak istemedik kardeşim.
Bordumuz oldukça renkli.
Keşke gösterebilsek.
O kadar tatlı fotoğraflarımız var ki.
Kötü maddeleri mesela klozet maddesi olarak koyuyoruz.
Klozetin tam ortasına.
Güzel. Yaratıcılık desen var.
Çok iyi. Peki böyle bir ekibe gelen biri nasıl oluyor?
Yani ekibe geliyor ve şey mi yapıyorsunuz?
Hoş geldin biz. Retolarda en az yarım saat konuşup birbirimizi överiz.
14 kişiyiz deyip böyle bir anda işin içine mi giriyor?
Tam olarak bu onboarding süreci nasıl oluyor?
Tam olarak öyle yapmıyoruz.
Bunu da şimdi burada hani söyleyerek biraz da ifşa etmiş oluyoruz.
Umarım hani aramıza katılacak arkadaşlar dinlemez ya da gerçekten dinler.
Bizim bir geleneğimiz var PDP içerisinde.
Yeni gelen arkadaşlarımıza bir şaka hazırlıyoruz.
Bu şakada böyle aklınıza ufak tefek şeyler gelebilir ama bizim biraz daha böyle sofistike, katmanlı bir hazırlık süreci gerektiren ve herkesin işte oyunculuk
yeteneklerinde gösterdiği şakalar oluyor.
Hem çok eğleniyoruz yani açıkçası bizim için de çok eğlenceli hem de yeni gelen arkadaşımız da hızlıca on board olmuş oluyor.
O da daha rahat hissediyor.
Ha diyor eğlenmeyi bilen bir ekibe gelmişim.
Ya da manyak nasıl bir ekibe geldim falan diyor böyle.
Her şakasında umarım HR'lık olmayız bu sefer falan diye dualar ederek giriyoruz her şakaya.
Yani biraz şeyi söyleyecek olsak.
Yani şakaların kategorilerinden bahsedeceksek.
Bir şakada herkes Azerice konuştu mesela.
Biz içeride Azerice konuşuruz gibi.
bir şey hava yaratmıştık.
Bir şakada meditasyon yapıldı dailyde.
Genelde bu arada şakalı dailyler 300 kişiye kadar çıkıyor.
Duyan geliyor falan gibi.
Onlar da gelip meditasyon yapıyormuş.
Aynen hani leadlerimiz geliyor, bakıyor, çıkıyor, gidiyor.
Hala bitmemiş daily falan gibi.
Ama hani dinleyen olacaksa da merak etmesin.
Biz bunları dönüştürecek ve onları şaşırtacak yeni şeyler buluruz mutlaka.
Yalnız her seferinde farklı bir şaka yapmak baya challenge'a çok iyi yani.
Kafa yoruyorsunuz buraya. Tabii tabii.
Bu arada şöyle bir şey çevirdik bir yerden sonra.
Şakalanan kişi bir sonraki kişinin şakasını planlamakla yükümlü.
O yüzden yeni bir kişinin geleceği haberi geldiğinde biz diyoruz ki kardeşim sıra sana geldi planla bakalım diye.
O yüzden de oradan o da o motivasyonla kendi şakasının bir üstüne daha çıkarak devam ediyor.
Şimdi güldük eğlendik güzel şeylerden bahsettik genelde.
Konuklarımıza hep soruyoruz.
Yaşadığınız böyle büyük insidantlar oldu mu?
Yakın zamanda anlatmak istediğiniz şeyler var mı diye.
Aynı soruyu size sormuş olalım.
Bizimle paylaşabileceğiniz şöyle dersler çıkardık.
Böyle bir şey yaşadık diyebileceğiniz bir insidantınız var mı?
Yok derseniz inanmayız bu arada da.
Hani onu şimdiden söylüyorum. Yani o kadar çok var ki hangisini söyleyeyim?
Kronolojik mi olsun yoksa?
Yani Kayra anlatmasa bile bizim aklımıza Kayra'nın birkaç faili gelir yani ama kendisi anlat.
Lütfen bu arada şey yapabiliriz, anlatabiliriz.
Yani her gün, her hafta küçük küçük bir sürü failim oluyor zaten.
Buradaki herkes de teyit edecektir.
Bunları da böyle gururla sahipleniyorum diyeyim artık.
şey yapmıyor kimse bunlarla ilgili baskı yapmıyor ama çok böyle kaçan şeyler oluyor.
Buna hani spesifik bir örnek aklıma gelmiyordu ama şansımıza bugün bir şey yaşandı.
Bir tane A-B testimizde ben o testi açarken bir hata yapmışım ve aslında bir süredir bizim topladığımız veri toplamak istediğimiz veriden farklıydı.
Farklıymış daha doğrusu.
Bugün mesela bunu fark ettim.
Haftaya yeni bir fail ile Tekrar burada olacağım.
Beni bekleyin yeni failerimle diye.
Aynen ve hani biz o kadar farklı bir sonuç olduğunu düşünüyorduk ki ben üstüne tekrar çalıştım falan.
Hep beraber boşuna bir failin içinde sürüklendik.
Arda dolması çok iyi.
Ve şey yani mesela beklentiyi de şey düşürmüyor.
Mesela şey diyor haftaya yine yapacağım haberiniz olsun.
Yok hiç düşürmezler.
Ben ona eminim ve güvenim tam.
Şaşırtmayacağına eminim. İsterseniz herkes bir kendi failini söylesin bir benim failimi söylesin.
Böylece bir... Herkese var mı ya?
O zaman sıra sıra giderim. Mine senden başlayalım madem var.
Hadi bakalım. Çalışma.
Aynen. Hatta bunu yakın zamanlarda yaşadık.
Yani geçen Mart kampanyasındaydı sanırım.
Tam hatırlamıyorum ama tam da tren yolda kampanya dönemiydi.
Yani şimdiye kadar yaşadığım en büyük fail olabilir.
Çünkü bir yaklaşık yarım saat uygulama genelinde tüm yani PDP'ler açılmıyordu.
Servis hatası alıyorduk.
O da neden hani demiştim BFF artık biz mobil ekip olarak yazıyoruz diye.
İstediğimiz her zaman deploy çıkabiliyoruz.
Bir tane loglamayla alakalı ya kritik bir sorunumuz vardı.
Onun için loglama yapmamız gerekiyordu.
Loglamayla alakalı bir şeyler eklemiştim.
Ve böyle hani çok acildi.
Gözden çok küçük bir şey kaçmış.
Hani böyle testler kısmında da.
Daha sonrasında proda bir aldık ve bir anda PDP açılmıyor.
Hani tam da kampanyanın içindeyiz.
Müthiş. Aynen.
Gerçek o sıra benim böyle başımdan aşağı kaynarsınlar iniyor.
Hemen böyle ekiple birlikte toplandık, geri aldık, fiksi çıkardık.
Yani güzel deneyim oldu. Hani şimdi böyle rahatlıkla anlatabiliyorum ama gerçekten o gün yani beni görmeniz gerekiyordu.
Şu an açtım.
Hani deneyim evde etmiş oldum.
Ders çıkardık. Hani aksiyon maddelerimizi çıkardık.
Bir daha böyle fail var yaşamamak üzere diyeyim.
Güzel. Var mıydı başka?
Bekliyoruz. Madem böyle bir baskı oldu hadi bakayım.
Ben de aslında bir pipeline'ın ortasında gibi hissediyorum kendimi.
Teste gelen işlerimiz oluyor.
Testten sonra da UAT'ye gidiyor işlerimiz.
Yani benden sonra UAT yaşamasında da benim göremediğim noktaları kayrağların, product ekibimizin gördüğü çok oluyor.
Orada hani teste gözden kaçan çok fazla nokta olduğu oluyor.
Mutlaka vardır yani.
Ek olarak aslında aklıma gelen de en büyük fail'im.
Kendimi asla anlayamadım.
Ben böyle bir şeyi nasıl gözden kaçırdım, yanlış baktım dediğim manat gösterimiyle alakalıydı.
Azerbaycan tarafına da biliyorsunuz açıldık biz.
O tarafta manat gösterimi feature'ını çıkardığımızda hesaplaması ters olmuş ve bu şekilde bu hesaplamayla testten de geçti.
Hatta Kayra'nın bir faili olarak söyleyeyim, UAT'den de bu şekilde geçti.
Arada Kayra'ya da taşımış.
Evet ve biz bunu çok sonradan fark ettik.
Artık böyle yorumlara gelince manat gösterimiyle alakalı yanlış gösteriliyor denince nasıl ya dediğimiz bir durumdu.
Ben gireyim o zaman.
Yani tasarım tarafının da böyle çok şeye açık değil yani faili açık değil.
Üstüne defalarca bakıyoruz, üye eğitilerden de geçiyor.
Benim tarafımda şöyle bir fail noktası oluyor.
Bazen işte gelen haberlerin ya da seçilen dizaynların hep beraber seçiyoruz.
İnanmadıklarım olabiliyor ya bu şey olmayacak bu şekilde kazanmayacak deyip sonra yüzümü kızartan bazı testlerimiz oluyor mesela pembe kuponlar gibi.
Onu yaptığımızdan beri de Kayra unutturmaz hiç.
Pembe kupon hatırlatır ve gider.
Pembeyi seviyorum der ve gider.
Ben de bundan bahsedebilirim.
Yalnız herkesin çok kaliteli hikayesi varmış.
Tebrik ederim öncelikle. Teşekkür ediyorum.
Kayra'ya hep sanki yine bir arada bir laf almış da çok iyi oldu.
Benim daha çok var da işte.
Sana ayrı bir bölüm çekelim Kayra böyle şey.
Kayra special. Ayrı bir bölüm çekebiliriz.
Aynen tamam sana özel bir episode.
Herkese sıra gelsin benim bir failimi söyleyip çıksın.
Şey diyeyim ama sen bölümde yoksun.
Herkes senin adına senin bir failini söylüyor böyle.
Mükemmel. Bir katılım olur yani.
Kayra'nın bunların haricindeki en büyük faili de bu şaka kültürünü az önce konuştuk da başlatan isimlerden biri de o.
İlk önce bizi kandırarak başladı bu işe.
O yüzden yani onun adı da çıkmıştı.
Söylediği şeye inanmak doğru mu diye teyit etmek.
Sonra bu bizim bütün ekibe de yayıldı zaten.
Şu anda ekip içerisinde o kadar herkes birbirine şaka yapıyor ki.
Virüs gibi yayılmış resmen. Ne gerçek ne doğru bilmiyoruz.
Hatta buraya gelmeden önce de Mine'yi kandırdık.
Podcast İngilizce biz İngilizce çalıştık diye.
O yüzden mi İngilizce videosu oldu?
Evet. Bize inanmadı Cengiz'den teyit aldı özellikle.
Orada patladık. Ben olmayacağını bugün bir kere daha deneyimledim.
Mobil ekibine gelen arkadaşlara da beklentisini buna göre beklemesini buna göre bekliyoruz.
Ekibi ise sıkıntı.
Aynen. Güzel.
Süper. O zaman podcast'ın aslında filan ne de gelmiş oluruz böylece.
Son sorumuzla kaliteli bir kapanış yapacağız çünkü bu ekibi tanırken biz bu ekibin bir ödüllü.
olduğunu öğrendik.
Hani belirli bir ödül sistemi gibi bir şey var sanırım.
Detayını şimdi hep beraber öğreneceğiz biz de.
Arkadaşlar, geleneksel altın klozet ödülleri nedir?
Ya geleneksel altın klozet ödüllerini şöyle size hemen özetleyeyim.
Bizim yaklaşık iki senedir herhalde ya da bir buçuk senedir falan.
Bu retrolarda da klozet maddelerimiz var demiştik ya.
Bizim PDP'nin eşlendiği şey klozet.
Çok çirkin bir Klozet backgroundu.
Bu da işte zamanda benim Kayra'yı rahatsız etmek için zoom arka planıma koymamla başlayan ve onu çok rahatsız ettiğimi anlayınca hoşuma gitmesiyle devam eden bir şey oldu.
PDP ekibi için. Sonra biz bunu retrolarımıza da taşıdık.
Ve ekibin bir parçası oldu klozet.
Sonra bu sene Göktuğ ile Ayoskey'imiz biz dedik ki ekibe bir altın klozet ödülleri mi dağıtsak gibi bir fikrimiz oluştu.
Ve bunun üzerine biz tam 12 tane ödül şeyi oluşturduk ve bunların hepsi de yine klozetle bağlantılıydı.
Yani mesela Tarasiz Klozet Ödülü gibi ödüllerimiz vardı.
Burada hem böyle hem ekibi en iyi bir sene içerisinde onboard olanlar, işte ekibin en iyi nöbetçisi gibi böyle işlerle alakalı da ödüller var.
Ama en çok yurt dışına çıkan, işte şakalarda en iyi rol yapan gibi gibi böyle altın klozet ödüllerimiz de var.
Müthiş gerçekten. Duyduğum en farklı.
Bir kere ödülü olan bir ekip hiç duymamıştım.
Kendi ödül sistemi olan.
Ve direkt şaka üzerine ve en iyi role playing yapan arkadaşlar gibi.
Tabii tabii. Sen bu sene hiç ödül aldın mı?
Ya ben alamadım.
Ben sunucuydu. Olsun tamam bir yerden şey yapmışsın.
Kayra bayağı ödül aldı.
Taresiz Muslu o kazandı mesela.
Çok yurt dışına gittiği için.
Abi tebrik ediyoruz. Hayırlı olsun.
Teşekkür ediyorum. Şeyi bu arada da görecektiniz yani bu ofiste yaptık bu ödül törenini.
Dışarıdan bakışları falan.
Ofiste. Ooo müthiş.
Öyle gizli. Ne zaman yaptınız abi?
Oluyor bayağı ya. Galiba Ocak falandı yani en geç.
Bir dahakine şey yapın.
İstedikten falan yazın. Hani işte yeni bu senenin ödüller diye.
Belki katılmak isteyen olur.
Belli mi olur? İzlemek isteyen.
İzlemeye geliriz. Aynen.
Pabrenizden yazın kanallardan.
Güzel. Bana mıydı böyle katkıda bulunmak isteyen söylemek istediğiniz bir şeyler?
Tabii ya ödüller de bu arada yarışlar doluyor artık.
Baya bir rekabet var. Evet kesinlikle.
Sene boyunca hazırlanıyoruz diyebilirim.
Ortam kazanmış. Hırslandık. Tabii.
Süper. Çok iyi ya.
Ben sevdim. Bir dahakine yine ofis yaparsanız belki biz de gelip izleriz bakalım neler oluyor işte.
Ya da bir canlı yayın yaparsınız. Bakarız.
Tabii tabii yani şey çünkü ödülü alan çıkıp açıklamak da zorunda ne kadar utansa da poz da vermek zorunda tuvalet kağıdıyla.
O yüzden inşallah ilerleyen zamanlarda altın klozeti gerçekten basarız da yani öyle yerlere de gideriz inşallah.
Müthiş şey yukarıda yani böyle hedefler çok yukarıda.
Cozutmaya gelince bizim ekip en sonuna kadar götürebiliyor yani herkes on board.
Müthiş. Arkadaşlar o zaman eğlenceli gibi teşekkür ediyoruz.
Çok sağ olun tekrardan bizlere geldiğiniz için.
Biz teşekkür ederiz bizi aradığınız için.
Herhalde çok eğlenceliydi. Herhalde son zamanlarda karşılaştırmayı farklı ekip bayağı eğlenceli oldu yani.
Biz de çok eğlendik.
Biz de kendi içimizde eğledik.
Evet biz de çok eğlenceliydik. Tamir ve Tevazi'yiz 5.
Sizin canınızda sıkılmadığı çok belli zaten.
Enerjiniz çok iyi. Okey'dir o zaman.
Tekrardan teşekkür ediyoruz arkadaşlar.
54. bölümümüzde bu bölümde Mobile PDP ekibiyle beraberdik.
Eğlenceli bir ekip gördüğünüz gibi.
Herkese tekrardan çok teşekkür ediyoruz.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Güç sizinle olsun.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
