
Konuklar: Burcu Dirlik, Bekir Burak Aslan, Burcu Sağlam, Cuma Duran
35. bölümümüzde konuğumuz Storefront TR Discovery ekibi oldu. Ekip yapısını, projelerini, teknoloji stack seçimlerini ve çok daha fazlasını konuştuk!
Transkript
Selam ekip, ben Storefront TR ekibinden Cengiz.
Ben Fulfillment Order Master Data ekibinden Fırat.
Teknoloji ekiplerini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast serisinin 35.
bölümünde Storefront TR Discovery ekibiyle birlikteyiz.
Storefront TR Discovery ekibini tanıyıp, ekip yapısı, kullanılan teknolojiler, pratikler gibi konuları konuşacağız.
Arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk, selamlar.
Hoş bulduk. Selamlar.
Selamlar bulduk. Benim için açıkçası güzel bir bölüm.
Çünkü Storefront TR ekibindeyim ben de.
Discover ekibindeyim. Kendi ekibimi bugün Fırat'la birlikte konuk alıyorum.
O yüzden mutluyum. Rica etsem kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz arkadaşlar?
Mesela Burcu Delik senden başlayabiliriz.
Olur. Merhaba herkese.
Burcu ben. Yaklaşık iki senedir tren yolda çalışıyorum.
Ülke olarak görev alıyorum.
Total olarak da yaklaşık beş senelik iş tecrübem var.
Bu şekilde bende. Süper.
Hoş geldin. Cuma senden devam edelim abi.
Herkese merhabalar. Ben Cuma.
95 Kayseri doğumluyum.
Aslan Kayseri'yim. Şu anda da Kayseri'de çalışıp ikamet ediyorum.
3 senedir sektördeyim.
Yaklaşık da 2 senedir Trendol'da çalışıyorum.
Storefront TR Discovery ekibinde yazılım geliştirici olarak görev alıyorum.
Sanırım benden de bu kadar diyebilirim.
Memnun oldum. Harika.
Hoş geldin abi. Burcu senden devam edelim istersen.
Selamlar ben Burcu. Yaklaşık 9 aydır Trendyol'da Storefront Discovery takımında Developer olarak çalışıyorum.
Bundan öncesinde de geçtiğimiz yıl düzenlenen Trendyol programındaydım.
Ben de de bu şekilde. Harikasın.
Hoş geldin. Son olarak Bekir senden devam edelim abi istersen.
Selamlar ben Bekir.
Yaklaşık 2,5-3 yıldır Trendyol'dayım.
Toplamda 4 yıllık bir tecrübem var.
Storefront Discovery ekibinde Software Developer olarak görev yapıyorum ben de.
Sen de hoş geldin abi. Hepiniz hoş geldiniz tekrardan.
Şöyle bir soruyla devam etmek istiyorum.
Şimdi Storefront TR Discovery dedik.
Storefront TR aslında esasen içinde birkaç ekibe ayrılıyor.
Tüm ekip yapısıyla alakalı mesela tüm ekip yapısında Storefront TR'de kaç ekip var?
Hangi tribe altında? Tüm ekip yapısı nasıldır acaba?
Bunlarla alakalı neler söyleyebilirsiniz?
Şöyle ekibimiz bence genel olarak 3 ana ekipten oluşuyor Storefront altında.
Bunlar Discovery ekipleri, Checkout ekibi ve PDP ekibi.
Bunlar hangi ekipler? Discovery ekibi genel olarak satış öncesi ekranlar gibi ayırabiliriz.
İşte search ekranları, product detail, ürün değerlendirme, favori sayfaları, koleksiyonlar gibi sayfalar diye düşünebiliriz.
Checkout sayfaları ise biraz daha authentication olan satışa başladığımızdan sonraki ekranlar işte.
Satış ekranları, kullanıcıların kendi profilleriyle alakalı güncellemeler yaptığı yerler.
Satış sonrası ekranlar gibi ekranları yapıyor.
PDP sayfası dediğimiz sayfaysa Product Detail sayfası.
Yani ürün detay sayfaları. Takımlar genel olarak yaklaşık 12'şer kişiden oluşuyor.
Hani artı bir, eksi bir değişebiliyor takımlara göre.
Her takımda bir tane team lideri bulunuyor.
Takımlar bünyesinde onun dışında 2 ya da 3 tane arkadaşımız QA, engineer olarak.
görev yapıyor. Birer ara tasarımcımız var.
Tasarımcılar bazen ekipten ekibe ortak olabiliyor.
Birer tane PM'lerimiz var.
Bize işleri getiren arkadaşlarımız.
Geri kalan arkadaşlarımız da yaklaşık 5-6 kişi bazen 7 kişi developer olarak görev yapılıyor.
Ekiplerimizin genel şekli ve Store Frontier'e Discovery bu şekilde oluşuyor diyebiliriz bence.
Burada 12 kişi dedin değil mi Bekir?
Aynen yaklaşık 12 kişi takımlar.
Baya kalabalık bir şey. Benim duyduklarım genelde böyle 7-8 böyle 9 falan oluyordu.
12'de Yani bir ekipte 12 değil mi?
Evet evet bir ekip. 12 belki maksimum sayı olabilirdi.
Piyo, QA, hepsi dahil toplam 12 değil mi?
Hepsi dahil. Takım lideri, hepsi dahil.
Bayağı kalabalık bir şey. Belki onları dahil edince belki sayı biraz fazla gelmiş olabilir.
Gözüme çok geldi. Sanki normalde bu kadar çok olmuyoruz ama şimdi düşünün ki aslında o kadar çok değil ama yine de bir alışıp tersime gelmiş gibi hissettim ama aslında normal.
Fazla denk bilemedim. Tasarımcıyı da katınca falan.
Olabilir abi. Bu arada bayağı da sayfanız varmış.
Yani şu anda anladığım benim UI tarafı, Trendyona Store UI tarafı tamamen Storefront Tribe'ı üzerinden ilerliyor diyebilir miyim?
Evet hani ilerliyor olabilir.
UI kısımlarını web ve mobil web ekranlarını bizim ekiplerimiz yapıyor.
Hem web hem mobil web ikisi bir.
Mobil web deyince de hani şunu söyleyeyim insanların gözünde bazen canlanmıyor.
Telefonda browser'dan girdiğimiz hani uygulama üzerinden değil de telefonlarda Safari veya Chrome üzerinden girdiğimizdeki ekranları aslında biz yapıyoruz.
Süper tamamdır. Hem web hem mobil web aslında buradaki üç ekip üzerinden ilerliyor diye anlıyorum.
Discovery, PDP ve PDP mi diyoruz?
Yanlış mı okudum bilmiyorum. PDP, PDP.
Tamamdır. Bir de check out ekibimiz.
Bu iş ekip üzerinden ilerliyor. Bugün sizlerle Discovery'deyiz.
Süper. Tamamdır. Peki burada sizin mesela çalışma düzeniniz nasıl?
Discovery nasıl bir ekip? Örneğin Scrum mu koşarsınız?
Yoksa bir haftalık mı iki haftalık mı mesela?
Çünkü burada mesela tam UI ekibisiniz ya ben diğer ekiplerle olan çok fazla tecrübem yok UI kısımlarında vesaire.
Burada yaşadığınız zorluklar var mı?
Onu da bilmediğim için. Mesela Scrum ve haftalık splitler sizin için uygun mudur değil midir?
Sizlerde işler nasıl ilerliyor böyle? Bu soruyu ben cevaplayabilirim.
Bizim sprintlerimiz haftalık oluyor.
Pazartesiden pazartesiye koşuyoruz.
Önceki haftasında da böyle iki tane grooming toplantımız oluyor.
Bir tanesinde teknik işleri konuşuyoruz.
Business bağımlılığı olmayan işler oluyor bunlar.
Diğer groomingde de PO arkadaşlarımız dahil oluyor.
Business işlerini aktarıyorlar.
Bu toplantılarda her task için hem developer'lar hem de köyler olarak ortak puanlama yapıyoruz.
Hafta başı gelince de planlama toplantımız oluyor.
Bu toplantıda da puanladığımız işleri sprint alıp...
ilgili developerlara da esayn edip başlatmış oluyoruz.
Burada dikkat ettiğimiz bir iki konu var, onlardan bahsedebilirim.
%75 business taskı, %25 de teknik task almaya çalışıyoruz.
Aynı zamanda da developerlar başına en fazla 8 puan olacak şekilde alıyoruz.
Bunu da işte success rate'imizi korumak ve dengeli sprint oluşturmak adına yapıyoruz.
Bu şekilde genel olarak sprint düzenimizden bahsedebilirim.
Süper. Burada %75'e 25 demiştin ya Burcu.
Yani 75 PO'dan giden istekler 25 developer ve QA arkadaşlardan giden istekler gibi mi?
Yoksa teknik ve business gibi mi ayrılıyor?
Tam olarak nasıl ayrılıyor orası? Aslında paralel söylediğin %75 PO'lardan gelen oluyor.
Business taskları oluyor. Business gerekliliği olan tasklar oluyor.
%25 de genelde developer arkadaşlarımızın açtığı teknik tasklar oluyor.
Bunlar da hatta UAT'ye de gerek olmuyor.
Direkt biz testini yaptıktan sonra ilerletebiliyoruz.
Bu şekilde aslında. Süper.
Harika. Gerçekten bence güzel bir...
Biraz da kültürle alakalı konulardan konuşmak istiyorum.
Şimdi ekipte nasıl bir kültür işliyor çalışırken?
Yani evet remote çalışıyoruz.
Bu remote çalışmalarda aksamalar yaşanıyor mu?
Biz nasıl akabiliyoruz?
Herhangi bir problemler yaşanıyor mu ekip içerisinde?
Bununla alakalı bir merak içerisindeyim.
Bu kısmı ben cevaplayabilirim.
Şöyle trend yol kültürü aslında benim şimdiye kadar birkaç şirkette çalışma deneyimim oldu.
Gördüğüm en iyi kültürlerden birisi.
Çok oturmuş bir kültürü var gerçekten.
Bu konuda rakipsiz olabilir.
Remote konusunda kültürde yani kültür çok oturmuş olduğu için bence remote çalışmak hiç sıkıntı olmuyor.
Yani ben yaklaşık iki senede trend yoldayım ve remote çalışırken herhangi bir problem yaşadığımı hatırlamıyorum.
Hatta normal çalışmaktan daha efektif olduğunu düşünüyorum remote çalışmanın.
Bunu da şöyle... Yani remote çalışmada bir problem olduğunda örnek veriyorum bir incident anında ya da herhangi bir problem olduğunda anında toplanabiliyoruz.
Bu da bizim ekibin dinamikliği ile alakalı.
Yani ekip çok dinamik olduğu için herhangi bir kanala bir alert geldiğinde veya ben bir arkadaşa gidip hani şöyle bir sıkıntı var.
Buna bakabilir miyiz dediğimde çok hızlı dönüş alıyorum ve bir anda Huddle'da ya da Zoom'da toplanıp sorunu inceleyebiliyoruz ve çözüm üretebiliyoruz.
Yani sanki ofisteymiş gibi bir ortam sağlıyor bu da bize.
Yani ofiste nasıl bir arkadaşın yanına gidip hani şunu yapalım bunu yapalım hani sıkıntı var şöyle çözelim gibi oturup yan yana çalışmaktansa.
Remote'da da sanki yanındaymış gibi bir çalışma ortamı sağlıyor bu bize.
Yani burada Trendyol ekibinin dinamikleri ve kültürünün de bu şeye çok faydası olduğunu düşünüyorum.
Etkisi olduğunu. Bu yüzden aksamalar yaşandı.
Yani aksanma konusunda da şöyle diyebilirim.
Hani teknik aksaklıklar olabilir.
Hani internet, elektrik kesintileri gibi.
Ama onun haricinde ekip içerisinde remote çalışmada herhangi bir aksaklık olduğunu ben düşünmüyorum.
İki senelik deneyimimde.
Ve çok da iyi ilerlediğini düşünüyorum bu remote çalışma sürecinin.
Sanırım bu şekilde özetleyebilirim.
Sanırım abi sen Kayseri'deydin değil mi?
Diğer herkes İstanbul'da mı? Evet ben Kayseri'de yaşıyorum.
İstanbul'da çalışıyordum daha önce.
Remote çalışmaya geçince Kayseri'ye döndüm.
Çok farklı yerlerden çalışan arkadaşlarımız var.
İstanbul'dan, Ankara'dan, Kütahya'dan bizim ekipte.
Trendol genelinde bu bayağı tabii çeşitlidir.
İzmir'den çalışan arkadaşımız var.
Yani bayağı dağılmış bir şekildeyiz ama remote olduğumuz için sanki hep yan yana inmişiz gibi çalıştığımız çok oldu.
Bu yüzden remote çalışma gerçekten...
bizim ekibe faydalı. Çok iyi abi.
Peki remote'da bir araya geldiğinizde teknoloji olarak ne kullanıyorsunuz?
Yani ben şimdi atıyorum bir araya geliyorsunuz ya burada UI kısımlarında bizim Trendyol'da, Discovery'de neler kullanılıyor?
Ne var mesela? Ne yapıyoruz biz?
Okey. Orada da şöyle bahsedebilirim.
Şimdi biz Discovery ekibi olarak web ve mobil web olarak iki web sitesi geliştiriyoruz gibi düşünebilirim.
İkisinin code base'i yani kodları ayrı.
İkisi ayrı şekilde çalışıyor.
Burada kullandığımız teknolojiler genelde UI tarafında React kullanıyoruz.
Hem webde hem mwebde.
React framework'üyle birlikte web tarafında .NET kullandığımız yerler var.
Ağırlıklı iki tarafta da TypeScript, Javascript kullanıyoruz.
Backend tarafında da Node.js.
Yine Javascript ve TypeScript kullanıyoruz.
Ek olarak SFX tarafına...
Yani SFX framework'ü var Trendyol içerisinde geliştirilen.
Şu an Trendyol'daki Puzzle.js framework'ünü kullanıyoruz biz genelde MWeb tarafında.
.NET tarafında eskiden oluşturulmuş bir yapı var webde.
MWeb'de .NET kullanmıyoruz.
.NET'i de çok yazmıyoruz.
Önceden yazıldığı için orada daha çok hani düzeltmeler yapıyoruz gibi diyebilirim.
Aşırı geliştirme yapmıyoruz .NET tarafında.
Biraz aynen geçmişte yapıldığı için zorunda kaldığım.
.NET deyince ooo .NET var falan diyecektim ama diye zaten kullanılmış.
Tip bir parça. Yani sadece Storefront uygulamamız .NET, diğer kalan her şey JavaScript Web'de.
MWeb'de hiç yok .NET kısmı.
Şu an SFX geçişi diye bir süreç var bizim ekibin içerisinde.
Yani aslında bütün projelerimizi JavaScript Puzzle.js Framework'ünden tek bir monorepo'ya geçirmeyi planlıyoruz.
Burada SFX Framework'ünde Go dilini de kullandığımız zamanlar oluyor teknoloji olarak.
Onun haricinde özetleyecek olursam Go, JavaScript, TypeScript, React Framework'ü, Node.js.
kullanıyoruz diyebilirim.
Burada pek bir şey bilmeyenler için SFX'in ne olduğunu çok kısa açıklayabilir misin?
SFX aslında framework trend yol içerisinde geliştiriliyor.
Bu client ekipleri veya backend ekiplerinin kendi uygulamalarını yazıp serve edebildiği bir framework aslında.
Biz SFX tarafını hem BFF olarak hem de UI olarak kullanıyoruz.
Burada bunu nasıl açıklayabilirim?
SFX aslında bizim uygulamaları deploy etmemizi, içerisinde geliştirme yapmamızı ve bunu sonunda kullanıcıya açmamızı sağlıyor.
Bir tür framework aslında SFX.
Şu anda Puzzle.js var. Bu da aslında kullandığımız ve geçmişte Trendle içerisinde geliştirilmiş bildiğim kadarıyla bir framework.
Bunların hepsi aslında bizim internet ullarımız.
Çok iyi. Peki burada abi şey dedin ya az önce.
Aslında burası bizim Node.js backend'de kullanıyoruz.
Ayrıca SFX, Godly ile birlikte SFX'i.
kullanıyoruz. Yani aslında sadece UI kısmı yok.
Client tarafı değil burada sadece anlıyorum.
Back-end'i de yapıyorsunuz. Yani full stack takılıyorsunuz burada.
Peki burada full stack takılmanın sizin için böyle cons yanı var mıdır?
Challenge'ları nelerdir? Neler oluyor?
Full stack aynen yani düşününce bir nevi full stack.
Yani back-end'ini yazıyoruz.
Yani back-end'den gelen dataları kendimize göre filtreleyip kendi BFF'imizi back-end'imize yazıyoruz.
Hem de UI tarafıyla ilgileniyoruz.
O yüzden full stack diyebiliriz.
Haklısın. Burada Fullstack yapmanın bize dezavantajı yok aslında.
Kendimizi birçok teknolojiyle geliştirdiğimiz için yani birçok teknolojiyi kullandığımız için bence çeşitlilik açısından gayet güzel oluyor bu yapı bizim için.
Yani örnek veriyorum sadece Frontend'e gidip UI'yi yapıp bırakmıyoruz biz Trendyol'da geliştirme yaparken.
Ve Kent'te yapmak bize faydalı oluyor diye düşünüyorum.
Süper kardeşim. Ağzına sağlık.
Çok teşekkür ederim. Burada biraz daha aslında...
development'tan ileri diyebileceğimiz QA süreçleriyle alakalı soru sormak istiyorum.
Takım içerisinde QA süreçleri nasıl ilerliyor?
Bir iş alınıyor ve iş alındıktan sonra örnek veriyorum işte geldik biznestan o iş işte puanlandı, geçti vesaire.
Daha sonrasında ve development yapıldı.
Daha sonrasında bu işin testi nasıl yapılıyor ve nasıl ilerletiliyor?
Ben özetleyeyim kanki istersen.
Sprinte yürüttüğümüz aslında bizim köyler olarak iki tip sürecimiz var.
Birincisi manuel test süreci, ikincisi otomasyon test süreci.
Her sprinte biz otomasyon taskı almaya çalışıyoruz ama müsaitliğe göre bunları ilerletebiliyoruz.
Daha çok manuel test sürecimiz devam ediyor.
Bunda da dediğim gibi developer arkadaşlar kendi tasklarını code review'dan geçirdikten sonra bizim sürecimiz başlıyor.
Jira boardu üzerinde ready for test kullanına yönlendiriyorlar.
Sonra artık biz devralıyoruz ve ilgili test ortamlarını öncelikle aktarımını yapıyoruz ve sonra testlerimize başlıyoruz.
Task gerekliliğince test case'lerimizi oluşturuyoruz ve ona göre eğer bug buluyorsak ilgili developerlara iletiyoruz.
Testlerimiz tamamlanınca da gerek olması durumunda UAT'e yönlendirebiliyoruz.
Her şey tamamlanınca da deployment süreci için pipeline kontrollerini yine biz QA'lar olarak sağlıyoruz.
Otomasyonlarımız da paralelde koşuyor bir yandan.
Eğer hiçbir engel yoksa da developer arkasında...
arkadaşlar deployment'ı gerçekleştiriyor.
Özet olarak bu şekilde söyleyebilirim.
Burada bir soru mu olacaktı Burcu?
Sizde şöyle mi ilerliyor? Mesela bizde şöyle oluyor.
Bir planlama olduğunda bizde.
Developer puanı veriyor.
Köyler query story point'ı veriyor.
İki tane story point paralelde ilerletiyoruz.
Birinden diğeri sınıra yaklaşırsa okey oluyoruz vs.
Yani mesela iki köyümüz var.
Onların bir haftalık story point velocity'si var.
Bir de developerlarım var. Ayrı ayrı alarak ilerletiyoruz.
Sizde bu süreç nasıl ilerliyor? Biz de biraz aslında bir işin direkt sürecine bakıyoruz.
Development başlangıcından artık sonrasında deployment sürecine kadar ki süreci düşünerek ortak puanlıyoruz.
Bizde böyle QA, development ayrı puanlanmıyor.
Sadece işler konuşulurken bunun eforu, testoforu şu kadar olabilir, daha fazladır, daha azdır diye birbirimizi yönlendiriyoruz.
Böylece konuşarak ortak bir puan çıkarıyoruz.
Aslında bu süreçlerimiz ortak ilerliyor diyebilirim.
Bilmiyorum soruna cevap oldu mu?
Evet oldu. Ben hani bizde böyle acaba sizde nasıl diğer ekipten nasıl yapıyorsa onu biraz merak etmiştim.
Sizde mesela ortak şekilde ilerliyormuş.
Evet. Peki sizde okey mi?
Yani nasıl ilerliyor sence bu sistem?
Yani bence faydaları da var, dezavantajları da var.
Yani şöyle bazen test yani development tarafı test ne kadar sürebileceğini bilemiyor.
Biz de development'ın sürecini tam bilemiyoruz.
Ama aslında böyle konuşarak orta yolu buluyoruz gibi oluyor.
Biraz böyle hani agile yapısında da çok ayırmak yok ya.
O yüzden ortak ilerlemek daha iyi oluyor diye düşünüyorum.
Ama zaten sonrasında da hani herhangi bir aksilik durumunda diyelim ki testin uzun sürmesi durumunda tekrar konuşup ona göre task'ı güncelleyebiliyoruz.
O yüzden bence iyi ilerliyor diyebilirim.
Süper. Demek ki bu fazla oluyor.
Evet. Peki burada sizin köy taraflarında otomasyon ve yük testi gibi süreçler nasıl ilerliyor?
Yapıyor musunuz? Yapılınca nasıl işleniyor sizin tarafta ya da scaling işlemleri burada yüke göre nasıl dağılıyor?
Şöyle özetleyeyim istersen, biz böyle Storefront alt ekipleri olarak hepimiz otomasyonu ilerletiyoruz.
İki tane ana projemiz var, mobil web ve web projesi olarak.
Ve her gün böyle tüm KLA'lar toplaşıp daily yapıyoruz.
Ve yeni featureler oldukça projeleri update'liyoruz.
KLA'dan testlerimizi fixliyoruz.
Aynı zamanda otomasyon raporlarımızı inceleyip projeleri daha iyileştirmek adına ne yapabiliriz'i konuşup ona göre aslında tasklarımızı oluşturuyoruz.
Ve buna göre de sprint'lere dahil ediyoruz.
Aslında ortak ilerliyor diyebilirim.
Load test açısından da biraz bahsedeyim.
Load testlerde biz RS'i kullanıyoruz.
Gece load test'e başlamadan önce akşam makineleri hazırlıyoruz.
Böyle ufak bir test koşuyoruz hazırlık kapsamında.
Sonrasında da gece load testlerimize makineleri ayağa kaldırarak başlatıyoruz aslında.
Level'ları arttırarak da gidiyoruz ve test destansında da nivrelikten kontrollerimizi sağlıyoruz.
Load test süreci de özet olarak bu şekilde ilerliyor.
Yük testinde küçük bir sorun olacak.
Şimdi yük testinde mesela sizde nasıl oluyor?
Bizde şöyle bir sorun yaşanmıştık da.
Bizim full firmada tarafında yük testi olduğunda birden fazla ekip birbiriyle çok bağlı olduğu için yük testinde diğer ekip dahil olsun olmasın mı?
Onları bu testten çıkarabilir miyiz çıkaramaz mıyız gibi bazen konular da dönüyor.
Yük testi olduğunda...
Bağlantılı olduğunuz tüm ekipler de geliyor ve beraber aynı anda mı yapıyorsunuz yoksa bir şekilde onları testten bağımsız hale getiriyor musunuz?
Nasıl ilerliyor orası? Aslında ilgili gruplar var, Slack grupları.
Onlardan öncelikle haberleşme sağlıyoruz.
Onun dışında zaten iki tip load test gibi oluyor.
Bir bizim takımca yaptığımız load test.
Sadece biz. oluyoruz.
Bir de böyle toplu log testler oluyor.
Aslında tren yolu kapsamında yapılan büyük log testler oluyor.
Onun dışında dediğim bağımlılık durumlarında da birbirimize haberleşiyoruz.
Yani genelde işte belirgin Slack grupları var.
Oradan yazışıyoruz. O yüzden problem oluşturmuyor.
Süper. Sağ olun, sağ olun.
Gayet güzel bir akış bence.
Birçok ekiple çalıştığınız, birçok ekiple çalışıyoruz daha doğrusu.
Hani birçok ekiple...
İletişim kuruyoruz, birçok ekiple ortak çalışıyoruz.
Bu durum nasıl ilerliyor?
Yani bu durum çalışmaya bir zorluk yaratıyor mu ya da iletişimde bir zorluk oluşturuyor mu?
Bu süreci nasıl sağlıklı yürütüyorsunuz?
Bunu ben cevaplayabilirim.
Burada evet birçok ekiple birlikte çalışıyoruz.
Hatta şöyle söyleyebilirim, biz bir client ekibiyiz.
Hani web ve mobile web olarak iki client'i yönetiyoruz.
Bu client'i yönetirken servis ekipleriyle...
çok fazla aslında kontakt halindeyiz.
Örnek veriyorum işte Indexing PDP ekibi, bizim PDP sayfamızın datasını sağlayan ekip.
Search ekibi, Search. sayfasının datalarını sağlayan ekip.
Bu ekiplerle çok fazla kontakta halindeyiz.
Sürekli geliştirmeler yapılıyor ve biz bunları client tarafında gösteriyoruz.
Yani Trendyom'un ana akışlarından biri olan homepage ekibi var.
İşte homepage ekibiyle de birlikteyiz.
Onun haricinde marketing ekibiyle çok iş yapıyoruz.
Bu bizim sayfamıza ekstradan footer, banner gibi alanları marketing ekibi ekliyor.
Seyomet ekibi var. O ekiple çalışıyoruz.
Onlar da sayfamızın indekslenmesi, Google'da gösterilmesi işleriyle ilgileniyorlar.
Yani aslında client ekibi olarak Trendyol'daki birçok ekiple iş yapıyoruz.
Mesela security ekibiyle aynı şekilde iş yapıyoruz.
Burada bu kadar fazla ekiple iş yapıp problem olmaması gibi bir şey zaten söz konusu değil.
İlla ki problemler yaşıyoruz.
Bizim yaşadığımız incidentlar oluyor diğer ekiplere.
Diğer ekiplerin yaşadığı incidentlardan bizim etkilendiğimiz durumlar oluyor.
Örneğin bir atak geliyor.
Biz bu atağı tespit ediyoruz.
Sonra security ekibine Diyoruz işte şöyle bir durum var, bunu çözelim, oturup konuşup nasıl çözebiliriz deyip Secure'da ekibiyle çok fazla aşırı neşeli olduğumuz durumlar oluyor.
Yani ortak çalışmayı çok fazla yapıyoruz.
Bu yüzden de iletişimimiz çok kuvvetli olmalı ve çok kuvvetli olduğunu düşünüyorum.
Public kanallarımız var. Birbirimizle public kanallar üzerinden genelde iletişime geçiyoruz.
Örnek veriyorum Sors ekibinde bir sıkıntı olduğu zaman ve public kanalına şöyle bir sıkıntı var diye yazıyorlar.
İlgili arkadaşlar bizim ekipten inceleyip duruma göre dönüş yapılıyor, fix yapılıyor.
Yani ne yapılması gerekiyorsa o şekilde çözülüyor.
Benzer şekilde biz de bir sıkıntı yaşadığımızda Sors ekibinin, Indexik ekibinin, Homepage ekibinin ya da Marketing ekibinin kanallarına gidip şöyle şöyle bir problem yaşadık.
İşte bizim şöyle şöyle bir sıkıntımız var.
var. Bunu nasıl çözebiliriz diye soruyoruz.
Onlar da aynı şekilde bizim gibi destek oluyorlar ve bize bu şekilde ilerletiyoruz.
Buradaki iletişiminde ben gayet yeterli hızlı olduğunu düşünüyorum.
Yani kanala yazılan bir şey birkaç saat içerisinde genelde cevaplanıyor en geç.
Problemin çözümü belki uzun olabilir.
O zaman ne yapıyoruz? Diğer sprint alıyoruz.
Eğer çok acele bir durumsa o zaman da mümkün olduğunca araya sıkıştırarak hat fix olarak problemi çözmeye çalışıyoruz.
Eğer site genelini etkileyen bir durum varsa.
Yani ortak çalışma aslında ben çok zor olduğunu düşünmüyorum.
Şu anda sağlıklı yürüdüğünü de düşünüyorum.
Çünkü ekipler sorulara olduğunca hızlı cevap veriyor.
Ve yeterince kontaktın sağlıklı olduğunu düşünüyorum bu aşamada.
Süper abi. Peki burada şimdi client kısmı ya sizinki.
Mesela UI kısmında sen, mesela bizde backend'de bir şey oluyor ve sayı 5'te 6 olması gerekiyordu gibi.
Daha böyle hani logic'miş gibi olmayan şeyler üzerinden gidiyor ya.
Ama UI kısmında sen bir şey yapıyorsun ve direkt müşteri hemen görüyor.
Yani UI tarafında. Burada bir sıkıntı olduğunda vesaire direkt yani müşteri direkt bunu görüyor ya.
Görüyor ve diyor ki burada bir sıkıntı var, bir şey var.
Bunu siz nasıl görüyorsunuz? Mesela nasıl takip ediyorsunuz?
Yani bir şey çıktınız, dipol çıktınız ya da bir geliştirme yaptınız.
Bir hata oldu ya da sonradan fark edildi.
Bunların takibi nasıl yapılıyor tam?
Şöyle, biz kullanıcının direkt etkilendiği hatalara incident diyoruz.
Ve bunlar için incident kaydı açıyoruz.
RCA dediğimiz bir portal var.
Buradan bu incidentlar kayıt altına alınıyor.
Örnek veriyorum işte sepet ekle butonu kaybolduğunu varsayalım.
Bir deployment sonrası veya herhangi bir hatadan kaynaklı.
Bunu... Incident kaydı açıyoruz.
Kullanıcı direkt etkilendiği için.
Daha sonra işte bunu analiz ediyoruz.
Bunun yaşanmaması için ne yapmalıyız bir dahaki sefere diye.
Bundan çıkan sonuçları uygulamaya çalışıyoruz.
Örnek veriyorum yani deployment yaparken bir hata yaptıysak bu hataya sebep olan, butonu kaybeden şey.
Bir daha bu hatayı yapmamak için önlemler alıyoruz gibi gibi durum oluyor.
Böyle bir takip mekanizmamız var.
Bu da bize kullanıcılardan gelebiliyor veya başka ekiplerden gelebiliyor ve genelde bizim kendi testerlarımız test ediyor UI'yi sürekli.
Onlar diyor ki işte şurada şu eksik, şurada şu sıkıntı var gibi bize sürekli feedback veriyorlar bizim tester QA arkadaşlar.
O şekilde haberimiz oluyor genelde.
Ağzına sağlık abi. Biraz da yani loglarla alakalı konuştuk.
Loglar denilince biz de client ekibi olduğumuz için çok fazla log.
gelme durumu yaşanıyor.
Loglarla alakalı herhangi bir komik ya da değişik anınız, hikayeniz var mı?
Servislerle çalışırken ve işte loglar geldiği zaman neler yaşanıyor?
Anlatabileceğiniz bir hikayeniz var mı burada?
Karda ateşli bir ortam yaşanıyor hani öyle diyebilirim hani.
Birden böyle kanala bir zoom atılıyor.
Özellikle hani böyle mesela atıyorum homepage gelmiyorsa ya da bir önemli bir sayfa gelmiyorsa ya da tüm sayfalar önemli de hani müşterinin direkt ilk başta hit ettiği sayfalar gelmiyorsa hemen kanala bir zoom atılıyor.
Hani oradan herkes böyle bir analiz yapıyor.
İşi toparlamaya çalışıyor.
Nerede sıkıntı var vesaire gibisinden.
Hani orada o şekilde çözülmeye çalışılıyor hani.
O şekilde oluyor. Mesela bazen yanlış config vurulmuş oluyor.
Hani prodda olmayan işin konfi vurulmuş oluyor.
Gittiğimiz URL'ler değişmiş oluyor falan.
Bu tarz şeyler olabiliyor yani.
Herkesin başına gelebilir deyip aksiyon maddelerimizi çıkarıp yolumuza devam ediyoruz yani.
Herkese başta güldüğünce akla şehad abi.
Böyle zoom'a girip şey diyorsun. Olabilir abi böyle şeyler deyip geri çıkıyormuşsun gibi.
Böyle kul yapısı sormuşlar.
Ya tabii o kadar basit bir şey olmuyor da.
Nafil yaşanıyor ama hani yaşanmaması için bir de aksiyon maddeleri alıyoruz hani.
Aslında o şeyler mesela beraberken çok böyle yaşanmıyor.
Genellikle sıkıntı durumlar hep nöbetçiyken, akşam falan gibi zamanlarda denk geliyor.
Yani beraber baktığımız loglar ya da incident oluşturabilecek durumlar genellikle çok hızlı aksiyon aldığımız şeyler oluyor ama mesela şey sindir bu birçok arkadaşın başına gelmiştir, nöbetçi sindir.
Cuma akşamıdır ya da cumartesi günüdür falan.
Ara ara bakıyorsundur hani bir şey olduğunu falan falan diyor.
Sonra dersin ki ya bir dışarı çıkayım.
Hani böyle bir ne bileyim işte bir yemeğe gideyim.
Dışarıda dolaşayım falan. Bir hava alayım.
Evet bir hava alayım. Telefonda da sürekli falan kuruluysa abi.
Bir bakıyorsun böyle kanala mesaj gelmeye başlamış.
Bir. 2. Mesela 1 geliyor.
2. Ha okey devamı gelmiyor.
Ben buna işte eve dönerim bir 10 dakikaya bakarım diyorsun.
Sonra 2 geliyor. 3 geliyor.
4 geliyor falan. Arka arka Allah diyorsun koşarak eve dönüyorsun falan.
Ben birkaç defa yaşadım yani bunu.
O yüzden böyle asıl nöbetçiyken problemler yaşanıyor.
Evet ya. Bu herhalde en kötüsü şeydir.
Böyle yani kanallarınıza hiçbir şey yazılmadan sadece zoom linki gelmişse.
Hani bilinmiyor. Her şey olabilir.
Bir bilinmezlik.
Allah bilinmeyen Zoom linklerinden hepimizi korusun.
Amin amin. Evet duamızı da ettikten sonra ben de bir sonraki soruma geçeyim o zaman.
Discovery, Storefront Discovery ekibimizde onboarding, işte rotasyon.
Burada sana bir internümüz de vardı.
İnternet kısımları hakkında biraz böyle konuşabiliriz.
Belki takımda sizde onboarding süreci nasıl ilerliyor yeni bir ekibe geldiğinde?
Tam olarak nasıl bir süreçten geçiyor?
Tabii. Burada benim aslında sürecim nasıl ilerlemişti?
Kısaca bundan bahsedeyim.
Talent programı başlamadan bir hafta önce tüm intern arkadaşları kendi ekiplerinden birer mentor atanmıştı.
Ve işte tüm süreç boyunca mentorlarımız hem ekiple tanışma konusunda hem de teknik konularda bize destek olmaya devam etmişlerdi.
Programı başladığı ilk hafta triant yolu ve triant yol kültürünü daha yakından tanıyabilmemiz için kapsamlı bir onboarding programı hazırlanmıştı.
Benim intern sürecim aslında iki ay sürmüştü.
Bu sürecin ilk ayında bir proje geliştirmiştik.
İkinci ayında da kendi ekiplerimizin spritlerine dahil olarak buradan business tasklar almaya başladık.
Sürecim bu şekilde ilerledi aslında.
Burcu burada hangi intern programındaydı?
Yani 2023 mi oldu? Evet, 2023. İran ayında başlamıştık.
Süper. Ben de intern programıyla gelmiştim bu arada.
Evet, iki aylık bir eğitim oluyordu.
Ve çok da eğlenceli oluyor.
Beninki'de 2019'da ilk intern programı yapılmıştı.
Dediğim gibi yine bir program yapılıyor en başta ve staj programları böyle çok şey oluyor.
Yani bir proje yapıyorsun ve direkt prodüksiyona, müşteriye gidebilecek bir ürün yapıyorsun vesaire gibi şeyler oluyor.
O yüzden baya eğlenceli oluyor.
Dolu dolu geçen bir program olmuştu dediğin gibi.
Seviyorum yani ben de. Peki intern programı olduktan sonra örnek veriyorum işte program, talent program başladı, işte proje yapıldı.
Daha sonrasında intern arkadaşlar aramıza katıldı.
Bir şey sormak istiyorum. İnternler girdikten sonra nasıl bir süreç bekliyor onları?
Nasıl ilerliyorlar?
Yani mesela onboarding yani bir intern girdi örnek veriyorum.
Takıma girdiği zaman zaten işte mentörü ona bir onboarding yapmıştı.
Mesela intern olarak başlayıp mesela internlükten daha sonrasında full time'a geçildiği zaman tekrar bir onboarding mi yapılıyor?
Orada süreç nasıl ilerliyor mesela Karla?
Aslında direkt internlükten başladığımız için Karla orada tekrardan bir onboarding sürecine tabi tutulmuyoruz açıkçası.
Çünkü zaten tüm eğitimleri en başta almış oluyoruz.
Bu dediğim aslında bir haftalık süreçte tüm eğitimler bize verilmiş oluyor.
Sonrasında tabii ki sürecin olumlu olması durumunda bu sefer hani artık ekibe dahil olma aşaması geliyor.
O şekilde de ekibe başlamış oluyoruz.
İnternet süreçlerini severim.
Güzeldir. Peki burada biraz da böyle sprint zamanlarının dışlarında örneğin işte kendine ayırdığımız mesela bizim sprintlerde genelde bir haftalık olduğunda cuma günleri genelde bu kısım oluyor.
Çoğu ekipte de sanırım öyle. Cumalar bir tık daha rahat oluyor.
Yani kendine ayırdığın zamanlar olabiliyor.
İşte RG kısımlar oluyor. İlgilendiğin şeyler vesaire olabiliyor.
Sizlere böyle... Kendi aranızda yaptığınız R&D toplantıları gibi olur.
Ya da işte birbirinize aktarım yaptığınız şeyler olabilir.
Mesela book session yapan ekipler vardı daha önceki ekiplerden.
Biz book sessionlar yapıyoruz demişlerdi.
Bunun gibi sizde birbirinize katkı yaptığınız veya kendi başınıza R&D yaptığınız saatler, sessionlar vs.
bir şeyler var mı? Aslında az önce söylediğim gibi bizim de her hafta cuma günleri weekly update toplantılarımız oluyor.
Burada aslında büyük ekip olarak bir araya geliyoruz.
PDP, Checkout ve Discovery olarak.
O hafta sprint'e neler yaptık?
Kısaca bunlardan bahsediyoruz.
Sonrasında da ekipten bir arkadaşın sunumu varsa onu bize aktarıyor.
Bu şekilde update'leşmiş oluyoruz haftalık olarak.
Weekly update'lerin aslında bize fark etmediğimiz katkıları çok fazla var.
Sunum yapanın da çok katkısı oluyor.
Yani sunum yapan da ayrı bir deneyim kazanıyor.
Biz dinleyenler de ayrı bir deneyim kazanıyoruz.
Çok farklı konulardan, çok farklı konu başlıklarından bugüne kadar çeşitli konular dinledik, çeşitli insanlardan.
Bence çok katkı sunan bize bir durum.
Zaten Bekir de şey yapıyor yani bizim weekly update'leri Bekir organize ediyor.
Her cuma işte bazı haftalar şey oluyor böyle işte mesela biri yoksa yapacak.
Bekir'e BBA diyoruz bu arada.
BBA arayışına çıkıyor.
Sunum yapacak kişi arayışına çıkıyor böyle.
Aynı bir headhunter edasıyla.
Ona da katkıları için çok teşekkür ederim.
Son olarak benim son bir sorum olacak.
Daha sonrasında ufaktan kapatabiliriz.
Güzel bir muhabbet aktı.
Her şey süper. Çalışmalarımız, toplantılarımız, diğer ekiplerle iletişimimiz falan filan.
Peki eğlenmek için ne yapıyor bu ekip?
Yani haftalık toplanıyor musunuz?
İşte başka oyunlardır vesairedir bunlar yapılıyor mu?
Ve bunların yanında ekip etkinlikleri oluyor mu?
Ekip etkinlikleri nasıl geçiyor?
Neler oluyor? Kardeş şöyle cevap verebiliriz bence bu soruya.
Yani insan sosyal bir varlık sonuçları.
Remote çalışsak da dört duvarın arasında bir yere kadar akıyor.
Sonrasında insan arkadaşlarını dostlarını arıyor.
Bizim ekipte şöyle oluyor. Coffee break dediğimiz sesyonlar yapıyoruz.
İşte burada bazen muhabbet ediyoruz.
Bazen oyun oynuyoruz.
Bazen yeni gelen arkadaşlarımız olursa işte öyle kameraları açıp o şekilde tanışma toplantısı olup sonra goy goy yapıyoruz.
Yaklaşık 3 aylık 4 aylık periyotlarda bir de İstanbul veya İzmir ofislerde buluşup hani birlikte hani yüz yüze etkinlikler de yapıyoruz.
İşte bu etkinliklerde bazen işte Doğada bir şeyler yapıyoruz.
Bazen işte oturup muhabbet ediyoruz gene.
O gün mesaiyi birlikte ofiste hep beraber yapıyoruz gibi.
Hani bu şekilde de insanların birbirini tanımasını daha fazla sağlıyoruz.
Bu şekilde hani sosyal olarak da hani ekibin birbirinden kopmamasını daha fazla kaynaşmasını sağlıyoruz.
Bu etkinliklerin tabii yani gönüller her ay yapalım hatta her hafta yapalım.
Fakat 3-4 ayda bir yapabiliyoruz.
Fakat o 3-4 ayda bir yaptığımız etkinlikler bile bence bizi çok...
yeniliyor. Çok böyle kendimize getiriyor.
Biz bir de tabii takım olarak şeyi de söylemek lazım.
Çok şeyiz. Aktif bir takımız.
Yani sosyal açıdan çok aktif bir takımız.
Bizim takım etkinliklerimizde sürekli oyun oynadığımız paintball'dur, bunun survivor'ıdır, işte macerasıdır vesaire.
Sürekli bir şeyler yaptığımız.
Yani şey ben bugüne kadar bir buçuk senedir bu takımın bir üyesiyim ve bugüne kadar hiç şey görmedim.
Yani bir etkinlikte hadi abi sadece oturalım.
ya da sadece muhabbet edelim falan.
Hayır. Sürekli bir şey yapacağız.
Sürekli bir etkinlik yapacağız.
Kendimizi diri tutmamız ve böyle sürekli sosyalleşmemiz de ayrı bir güzellik, ayrı bir konu.
Bu yüzden çok mutluyum.
Süper. Arkadaşlar çok teşekkür ederim.
Teşekkür ederiz.
Hoş geldiniz.
Teşekkürler. Tek tekrar hoş geldiniz diyelim ve güle güle diyelim.
Çok güzel bir muhabbet oldu.
Ben zaten şeyi tanıyorum, ekibi tanıyordum fakat herkese tanıtmak, herkese anlatmak da ayrı bir güzellik oldu.
Eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?
Kapatmadan önce. Yok gibi.
Tekrardan çok teşekkür ederiz.
Teşekkür ederiz. Teşekkür ederim.
Süper. Dinlediğiniz için çok teşekkürler.
35. bölümde Storefront TR Discovery ekibi konuğumuzdu.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Hoşçakalın. Bye bye.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
