
Konuklar: Bilge Tekkurşun, Mustafa Akıllı, Selay Arkun
28. bölümümüzde konuğumuz Promotion ekibi oldu. Ekip dinamiklerini, nasıl süreçleri daha kolaylaştırdıklarını, yaptıkları işleri ve çok daha fazlasını konuştuk!
Transkript
Selam Ekim. Ben Storefront TR ekibinden Cengiz.
Ben Product Center ekibinden Erdem.
Merhabalar, ben de Fulfillment Tribe'ından, Order Master'da ekibinden Fırat.
Teknoloji ekiplerini tanıdığımız ve süreçler, teknolojiler gibi konuları konuştuğumuz Selam Ekip Podcast serisinin 28.
bölümünde Promotion ekibiyle birlikteyiz.
Daha önce Promotion ekibinin biznes süreçlerini dinlediğimiz bir bölüm kaydetmiştik.
Bu bölümde kendilerini daha yakından tanıyıp, daha çok süreçlerden ve uygulanan pratiklerden bahsedeceğiz.
Arkadaşlar hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Merhabalar. Öncelikle kendinizi kısaca tanıtabiliriz.
Mustafa senden başlayalım istersen.
Olur. Ben Mustafa yaklaşık bir sene önce Promotion ekibine katıldım.
Ondan öncesinde de bir buçuk sene kadar Channel Search ekibinde görev almıştım.
Rotasyon ile bu ekibe geldim.
Bekent Deloper olarak çalışıyorum.
Bir şekilde. Çok teşekkürler.
Hoş geldin. Selahattin senden devam edelim istersen.
Tabii. Ben de Trendyol'da 7 yıl aşkın süre çalışıyorum.
Promotion benim bu Trendyol'daki üçüncü ekibim.
Ben de Rotasyon dahil oldum.
2,5 yani 3 yıla yakın süredir de bu ekiple birlikte çalışıyorum.
Ve product olarak çalışıyorum.
Süper. Hoş geldin. Bilge seninle devam edelim istersen.
Tabii. Ben de yaklaşık bir yıldır Trendyol'dayım.
Promotion ekibinde developer olarak çalışıyorum.
Süper. Tekrar hoş geldiniz.
Ben biraz aslında ekip yapınızdan bahsetmek istiyorum.
Biraz ekip yakınınızı sormak istiyorum daha doğrusu.
Nasıl bir ekip içerisinde çalışıyorsunuz?
Kaç kişi var ekibinizde? Kimler frontend, kimler backend, kimler QA?
Bunu öğrenmek istiyorum. Şöyle ekipte şu an için beş developers.
Bir tane arkadaşımız da yeni rotasyonuna geldi tekrardan.
İki tane QA'yımız var.
Ekip liderimiz var. Üç tane...
Piyomuz var. Bu bakımdan biraz değişik bir ekip olabiliriz.
Selay Piyo olarak görev oluyor aynen.
Ben ve Bilge de backend developer olarak görev alıyoruz.
Biraz business'ı yoğun bir ekip olduğu için bu şekilde.
Şeyim abi yani 5 developer 3 piyo var.
3 piyo da iş mi getiriyor? Nasıl oluyor?
Selay biraz kendi yaptığı işlerden bahseder ama diğer 2 piyomuz daha çok iş getirme kısmında.
Selay biraz daha bize destek kısmında hem iş getirme kısmında hem bize destek kısmında.
Böyle kanallardan sorular geldiği zaman onları cevaplayıp bize destek oluyor aslında developer'ın zamanına kalındırıyor.
Piyolar kendi aralarında bir sorumlulukları mı paylaşıyorlar?
Aynen öyle. Güzelmiş.
Ben de şeyi merak ediyorum bu arada.
Scrum yapıyor musunuz? Uygulayabiliyor musunuz?
Kompleks maddeler geliyordur mutlaka.
Orada pay programing yapabiliyor musunuz?
Bizim direkt zaten haftalık sprintler halinde koşuyoruz biz işlerimizde.
Burada pay programingler de tabii ki çok önemli bir faktör.
Burada isterseniz Mustafa biraz daha detay verebilir.
Developer'ların pay rakışlarını ve nasıl çalıştıklarını paylaşabilir bizimle.
Olur. Bir task üzerinde çalışırken trend yolda da yaygın olarak uygulanan pay programingi uyguluyoruz.
Bu yöntemde iki developer olarak Discord'u kullanıyoruz.
Genelde bir araya geliyoruz. Biri kod yazarken diğeri gözlemci olarak geri bildirimlerde bulunuyor.
Sık sık kullanmaya çalışıyoruz bu uygulamayı.
Kodu da aslında iki kişi okuyor olduktan sonra ilerliyor.
Yani biri dışarıdan sadece izlemiyor.
İki kişi de okuyor olduktan sonra kodu yazıyoruz.
Kod yazma sırasında sık sık değiştirmeye özen gösteriyoruz.
Günün sonunda dikkat kaybına ya da her iki kişinin de kod yazması bakımından oldukça önemli diye düşünüyoruz.
Anladım abi teşekkürler. Peki şey kısmını merak ettim ben bir de.
Payroll olduktan sonra kod review süreçlerini işletiyor musunuz?
Oradan nasıl ilerliyorsunuz? Ben cevaplayayım burayı da.
Zaten payroll olarak çalıştıktan sonra ekstra kod review tabii ki yapıyoruz.
Aslında biz strength-based kullanıyoruz.
Strength-based development yapıyoruz.
Ekip de payroll olarak çalıştıktan sonra taskımızın bittiğine emin olduktan sonra Discord kanalını kullandığımız için çok yakın bir şekilde iletişim kurabiliyoruz.
Hemen işte bulunduğumuz payroll odasını değiştirip review yapmaya geldik.
Eğer review yapacak kişi de uygun.
Hemen açıp işte onun isteyene göre ya biz kendimiz kodu anlatıyoruz ya da işte review yapan kişi kodu okuyor kendisi lokalinde açıp review sürecimizi de bu şekilde ilerletiyoruz.
Burada Payr demişken sizlerin bir cümle yazıları var.
Hatta Patrik Patrik'in diye trend yolu tek de.
Way to Boost Software Development Teams diye.
İsteyenler olursa merak edenler için açıklamaya da ekleriz bu iki yazının da linkini.
Orada bizler Payr dışında bir de mob programming yapıyoruz demiştiniz.
Ben bu mobu mesela İspanya'da ya da eğitimde falan görmüştüm ama production'da hiç kullanmadık mesela.
Yani bunun prosunu konsum. veya pay ile karşılaştıramıyorum.
Sizde böyle bir tecrübe var. Mesela nasıl oluyor?
Yaparken memnun musunuz?
Yoksa bir denedik olmadığı gibi mi?
Şöyle, mob programming de ekibin tek bir problem üzerinde birlikte çalıştığı bir süreç olarak geçiyor aslında.
Özellikle böyle karmaşık veya kritik değişiklikler olduğu zaman bu yöntemi kullanmak bize çok yardımcı oluyor.
Çünkü hep birlikteyken, bir aradayken probleme karşı böyle daha yaratıcı ve etkili çözümler bulabiliyoruz.
Bu mob programming yaparken işte developerlar da oluyor, QA'ler oluyor, product ownerlar da oluyor aslında.
Bütün ekibin dahil olduğu bir süreç oluyor.
Bunu uygulama noktasında da bütün ekibi toplamak bir araya zor bir süreç hakikaten.
Herkesi bir araya getirmek.
Bazen o uygulama sıktığımız o yüzden az.
Bu konuda böyle söyleyebilirim.
Ama hep beraber bir araya geldiğimiz zaman bizim için faydalı olduğunu gördük açıkçası.
Burada abi mesela şey mi oluyor atıyorum karışık bir madde var yani kompleks bir madde.
Biz buna mesela şey yapıyoruz abi biz buna P50 girelim 2 kişi girelim.
Hani birinin dikkatinden kaçarsa diğeri girsin gibi.
Bu tarz yerlerde mi daha uygun oluyor mop yoksa daha belirgin ama yani.
fazla kişinin bir arada olmasının daha iyi olduğu yerlerde de mi oluyor?
Karşı araçlarının da böyle perili.
Şöyle mesela diyelim bir tasarım ya da işte yeni başladığımız bir proje olabilir.
Hani ilk başta böyle bir tasarımı söz konusu olduğu durumda da hani ortada bir şey yokken o zaman farklı farklı fikirler gerçekten işe yarayabiliyor.
Ama normal bir olan bir projede bir yere bir iş yapılacaksa O zaman Pair Programming daha şey oluyor aslında daha mantıklı oluyor bizim için.
Orada iki kişi o askı ilerletebiliyor.
Çünkü çok büyük bir yaratıcı fikirlere ihtiyaç olmuyor o süreçte.
Ya da işte mesela böyle bir incident yaşadık.
Bir bug çıktı. O bug'ın sebebi konusunda bir araya geliyoruz.
Orada yine herkes işte bir aradayken sebebi çok daha hızlı bulabiliyoruz.
Çünkü işte atıyorum ben bir iş yaptım başkasının haberi yok.
O bug'ı... İnceleyen kişi benim yaptığım işten habersiz olabilir.
Bu durumda hani hep beraber olduğumuz durumda herkes ne yaptığını falan söylediği durumda çok daha hızlı sonuca gidebiliyoruz.
Ben bir de şey kısmını merak ediyorum.
Başta bir söylemiştiniz ekibi rotasyonla daha iyi olan biri olacak gibi.
Sen de biliyorsunuz yani yaygın olarak rotasyon yapılıyor.
Sizin ekipteki durum nedir? Çok böyle rotasyona gelen oluyor mu?
Bu kısmı merak ettim biraz. Evet bugün daha oldu.
Çalı arkadaşımız aramızda katıldı ama ondan önce en son ben katılmıştım.
Channel Search ekibi. binden gelmiştim buraya.
O geldiğim ilk süreçte şöyle hissettim aslında ondan biraz bahsedeyim.
Yani böyle tanıdık insanların olduğu başka bir şirkete gelmişim gibi hissettim.
Bunu da şundan dolayı çünkü ekipteki herkes trend yol kültürüne uyumlu kişilerdi.
Onlarla işte nasıl iletişim kuracağımı biliyorum.
Sahip oldukları değerleri işte nelere dikkat etmem gerektiğini biliyorum falan.
Herkes çok tanıdı. Ama yine de farklı bir şirkete geldiğimi hissettim.
Çünkü iş yapış şekilleri, alışkanlıklar buradaki bir önceki ekibime göre tamamen farklıydı.
Genel trend Ant yolda uygulanan şeyler yine vardı ama çoğu şey farklıydı yani.
Onun sebebi olarak da ben şöyle bir örnek verebilirim.
Şimdi hani buradaki herkese desem ki bir tane end point yazın işte.
O da sepetteki ürünlere göre promosyon uygulasın.
Buna bakış açımız olarak hepimizin bakış açısı benzer olabilir.
İşte clean code yazmaya özen gösteririz.
İşte kodun okunabilirdiği yüksek olsun isteriz.
İşte metotların değişkenlerinin adları falanına dikkat ederiz.
Bakış açımız olarak aynı gideriz.
Ama yazdığımız kod olarak satır satır %100 aynı olmayacaktır.
Bu da ondan dolayı...
kaynaklanıyor diye düşünüyorum.
Yani yaptığımız işi channel search ekibinde ve promosyon ekibinde trend yolu altında bakış açımız aynı ama yapma şekillerimiz farklı.
Bu süreçte de ben de bir önceki ekibimize uyguladığım pratikleri ekibe aktardım.
Hem ben yeni bir ekibe geldiğim için kendimi geliştirmiş oldum.
Hem de bir önceki ekibimde uyguladığım güzel pratikleri bu ekibe katarak ekibin gelişmesine katkı sağlamış oldum.
Çok iyi abi. Hazır rotasyondan bahsetmiş bir şey sormak istiyorum.
Mesela dedin ya az önce sorucudan mesela biri bize geliyor.
Sonuçta bir kültür yakınlığı var.
İster istemez daha kolay adapte oluyor.
Mesela ben de örneğin bir rotasyon yapmıştım.
Yine kültür olduğu için dediğin gibi daha kolay adapte olunuyor ama bizzat kısımları daha zor olabiliyor hiç bilmiyorsan.
Hani daha dışarıdan geldiysen falan.
Orada da dokümante ihtiyacı oluyor.
Ya da... Bilen kişilerden özellikle aktarımlar alman gerekiyor ama her zamanda işte aklına takılan her şeyde sorman hani başlarda daha fazla zaman harcayabiliyorsunuz tarz şeylerden.
Sizde böyle dokümentasyon için özellikle yaptığınız bir şey var mı ya da nasıl dokümentasyonu böyle maintain edebiliyorsunuz?
Var mıdır böyle yaptığınız bir şeyler?
Burada aslında teknoloji dünyasına ilk başta geldiğimde en uzak olan kişi olarak ben cevap vermek isterim.
Çünkü 2015'ten beri benim ikinci rotasyonum burası oldu ve ben ilk müşteri denemiyle başladım.
Daha sonra Growth Business Operations bölümüne geçtim.
son biz dedik ki hani hep Teknoloji ekibiyle beraber çalışıyoruz.
Ortak noktalarımız çok var.
Sürekli diyalog halindeyiz.
Bu ilişkiyi biraz ileriye geçirelim dedik.
Ve ben teknolojiye böyle rotate etmiş oldum.
Geldiğim zaman hiç bilmediğim bir dünya var.
Yani ne yapıyor bu insanlar?
Developerlar nasıl çalışıyor?
Hiçbir fikrim yok. Ve o zaman bizim Wiki'de Promotion 101 adı altında bir dokümanımız vardı.
Onun üzerinden bu işte o zaman Emre'yle beraber Pierre olarak Promotion 101 ile...
bana aktarımlar yapıldı.
Daha sonrasında developerlarla birebir yakın çalışıp onların dünyasını anlamaya başladım.
Dokümanların faydasını biz orada görmeye başladık ama burada şöyle bir fark var.
Business konusunda ben bu dokümanları inceleyebildim.
Developerların dünyası çok daha farklı.
Tabii. Kod yapıları, kod ağaçları, çok çok daha büyük dokümanlar var.
Burada aslında ben şeyi de söyleyebilirim.
Biz işte gerçekten challenge eden bir domain'e sahibiz aslında.
Örneğin zaten peer çalışmaya önem veriyoruz demiştik.
Burada business logic'leri de daha iyi anlayabiliyoruz sorduğumuz sorularla birbirimize.
Bir de ekstra olarak business QA session'ları yapıyoruz.
Bu yeni gelen arkadaşlarımız için de oldukça faydalı oluyor.
Burada işte business QA'lerde logic'lere işte herhangi bir şekilde aklımıza bir soru takıldığı zaman örneğin nöbetçilikte ya da bir case'le karşılaştığımız zaman sorularımızı getiriyoruz ve domain konusunda daha tecrübeli arkadaşlarımızla
beraber birbirimizi challenge ederek, sorular sorarak cevabını bulup hani bilgi seviyesini eşit seviyede tutmaya çalışıyoruz.
Know-how dağıtmak için çok mantıklı ya.
Gerekiyor çünkü haklısınız bu konuda.
Hatta şimdi şu rotasyondan falan bahsediyorduk ya dokumentasyondan.
Dediğim gibi bir yazınız vardı mesela bakmıştım buna.
Burada aslında sizin ekibinizi tanıtan veya ekiple neleri farklı yapıyorsunuz işte biz şunlarla uğraşıyoruz gibi böyle tanıttığınız şeyler var.
Başlıklar vardı kısa kısa başlıklar.
Orada mesela benim daha önce duymadığım İngilizce bir şey vardı.
Ben okudum tam yani defa görmüştüm.
O yüzden ne olduğunu anlamamıştım. Bazen böyle şey olur ya bir şey yaparsın.
Sonra biri sana der ki böyle bir şey var.
Zaten onu yapıyorsunlar ama onun bir ismi varmış.
Onun gibi olabiliyor bazen.
Bu Lunch and Learn mesela nedir?
Bilmeyenler için bir açıklayıp yararı nedir?
Ya da işte yaptık ama olmadı ya da yaptık.
Şöyle bir kazancı oldu bize gibi. Söyleyebileceğin bir şeyler var mı?
Tabii. Aslında Lunch and Learn'lar hani normalde şeyden çıkıyor.
İsmi dolayısıyla hani öğle tatillerinde İşte birbirimizle beraber toplanıp birbirimize bir şeyler anlattığımız, işte sunum yaptığımız toplantılar gibi biz öyle aralarında yapmıyoruz.
Ama hedeflerimiz var. Okkar maddelerimizden de biri.
En az böyle işte herkes ikişer tane lunch and learn yapsın her çeyrekte falan gibisinden.
Burada aslında şöyle ilerliyoruz.
Farklı çok çeşitli konularda lunch and learn'lar yapabiliyoruz.
Herhangi bir teknoloji, bir framework ya da programlama diliyle alakalı olabilir.
Aynı zamanda soft skills'lerle de alakalı olabilir.
İşte iletişimleri, ekip yönetimi vesaire gibi.
olan nokta ekibin ilgili olduğu, sunum yapan kişinin ilgili olduğu bir konuyu seçmesi ve burada işte birbirimize yorumlar yaparak işte bahsedilen konuyla ilgili biz de bunu kullanabilir miyiz?
İşte biz kendi domenimize bunu uygularız şeklinde düşüncelerine sahip oluyoruz aslında.
Bu şekilde ilerliyoruz lunch and learn'larda.
Süper, gayet güzel. Ben bu şeyi çok beğendim.
Bu arada bizim ekiple de uygulamak için konuşacağım hatta.
Peki bu sunumları yapıyorsunuz.
Biraz daha pratiğe döküp sistem dizaynı seçeneğinde yaptığınızdan da bahsetmiştiniz.
Bunun dışında başka şeyler var mı?
Genel olarak seçeneğin içerisinden bahsedebilir misin?
Tabii bunu yanıtlayayım hemen.
Burada da aslında sistem dizaynı seçimleri normal bir sistem dizaynı seçiminden çok farklı olmuyor bizim açımızdan.
Ekstra olarak şöyle bir şey var.
Moderatörümüz yönetiyor zaten seçimleri.
İlk başta konudan bahsediyor ve nasıl bir sistem tasarlamak istediğimizden bahsediyor bize ve bunu aslında kapsayan küçük bir sunum hazırlıyor.
İşte bileşenler konusunda aslında ipucu niyetiyle nasıl kullanabiliriz ve neden kullanabiliyoruz bu bileşenleri gibisinden.
Online bir board açıyoruz.
Ekipteki herkes bu boarda...
katılıyor ve sıra sırasında çizimlerini gerçekleştiriyor.
Nasıl çözebiliriz? İşte requirementlar neler?
Gibi sorular soruyoruz ve beklentileri daha iyi anlamaya çalışıyoruz.
Daha sonra sorulması gereken sorular örneğin latency bizim için ne kadar önemli?
Hangi database'i kullanmamız lazım?
Scale edebilecek miyiz?
Gibi sorular sorarak çözümler geliştirmeye çalışıyoruz.
Gayet güzel. Peki sprint dışındaki zamanınızda kendinizi geliştirmek için bir vaktiniz oluyor mu?
İş çok yoğun mu geçiyor?
Ben şu an anladığım kadarıyla birazcık daha iş saatlerinde ortak bir meydan ile yaptığınız şeyler.
Onun dışında var mı bir şeyler?
Aslında yine kitap okuruma...
Sessionlarımız var. Reading sessionlarımız.
Burada da işte hep beraber bir tane kitap belirliyoruz.
Daha sonra o kitabın her bir chapter'ını bir kişiye dağıtıyoruz.
Her hafta o bir kişi o bölümü okuyup işte önemli noktaları sunum haline getiriyor.
Bu sunumları da gelip ekibe sunuyor.
O sunduğu sırada da işte biz oradaki bilgileri ekibe uygulayabilir miyiz?
Neyi doğru yapıyoruz, neyi yanlış yapıyormuşuz?
Bunu öğrenme fırsatı buluyoruz.
Bu sayede bir kitabı ekipçe bitirmiş oluyoruz.
Bu da ekibe günün sonunda katkısı olan bir şey haline geliyor.
Bu kitaplar şey mi? Teknik kitaplardan bahsediyoruz yoksa böyle daha takım içi iletişimle ilgili kitaplarda olur ya.
Daha soft skill mi, teknik mi?
Aynen. Teknik kitapları seçiyoruz.
Şu an mesela G-Factor'ın üzerine bir kitabı okuyoruz.
Genelde teknik kitaplar üzerinden gidiyoruz.
Uzun olabiliyor bazen onlar ya.
Hatta bir şey mi oluyor? Haftada bir chapter okuyalım mı diyorsunuz?
Ya da birisi... Aynen. Haftada bir chapter, bir kitap bitene kadar mı gidiyor?
Yoksa biz bir beş onu yapalım.
Bunlar güzel falan mı oluyor?
Aynen. Chapter'ları işte herkese bir chapter düşüyor.
İşte ilk chapter benim diyelim.
İkinci chapter Bilge'nin.
O şekilde gidiyor.
Ben ilk hafta sadece bir sunum oluyor.
Birinci hafta bir sunum oluyor. Ben işte hazırlanıyorum.
Birinci sunumu yapıyorum. Birinci chapter için olan kısmı.
Genelde işte 20 sayfa falan oluyor yani.
O civar bir şey oluyor. Sonra bir sonraki hafta Bilge kalan ikinci chapter'ı Bilge okuyor sadece.
Bize, ekibe geliyor sunum olarak onu sunuyor.
Her hafta bir tane chapter ilerliyoruz aslında.
Bir de kaç chapter ise genelde kitaplar.
12-13 civarı chapter oluyor falan.
2 ayda 3 ayda kitabı bitiriyoruz.
Sonra herkes aslında yalak öpmüş oluyor bütün kitabı.
Aynen evet. Ve kaydını da alıyoruz.
Sonrasında işte ekibe yeni biri katıldığı zaman o kitabı kaydını izlemiş olabiliyor.
Çok iyi abi. Aslında teknik kısmında hem kendini geliştirmiş oluyorsun.
Bir de bununla ilgili biznes tarafında kendinizi geliştirmek için yaptığınız şeyler vardı.
İsmail'de konuşulmuştu.
Biznes sesyonları. Bir teknik kısımdan bahsedelim.
Biznes kısmında geliştirmek için.
Konuştuğunuz seçimler var sanırım. Buna biraz daha bir açabilir misin?
Bilge de bahsetmişti bunda az önce.
Aslında işte bir tane bunun içinde tuttuğumuz bir Excel var.
Bu Excel işte haftalık olarak işte herkes karşılaştığı case'leri yazıyor işte.
Biz nasıl yoğun bir ekip olduğumuz için çok case ile karşılaşıyoruz gerçekten.
Çok farklı aklımıza gelmeyen şeyler olabiliyor.
Ya da hiç daha önce dokunmadığımız kodun bir noktası çıkabiliyor.
Burada o Excel'e not aldığımız Excel'in işte yine iki haftada bir toplantı yapıyoruz.
Burada o sorular üzerinden ilerliyoruz işte aklımıza takılan noktaları ya da işte böyle yeni bir fikir çıkarmamız gerekiyorsa orada hemen ekipçe brainstorming yapıp şunu şöyle yapabilirdik bunu böyle yapabiliriz gibi fikirler çıkarıyoruz.
Burada işte dokunmadığımız bilmediğimiz business noktalarını da aslında bu sayede öğrenmiş oluyoruz.
Süper abi. Şimdi az önce de OKR'dan bahsettikten önce.
Önler OKR'ımızda var demiştiniz.
Başka OKR olarak neleri alıyorsunuz?
Doğrudan nasıl ilerliyor? Bireysel katılım mı daha öncelikli oluyor yoksa ekipçe aldığınız OKR'lar mı var?
O kısmı merak ettim ben biraz.
OKR'ı şöyle anlatabilirim.
Aynı hedefler üzerinde çalışmak, ekipleri güçlendirmenin önemli bir yolu aslında.
Biz bu hedefleri tanımlamak için de her çeyrekte bu OKR maddelerini belirliyoruz aslında.
Burada genel bir hedef ve bir objektif belirleyip hangi keyif...
atları takip edip bu hedefe ulaşabiliriz.
Biz bunu planlıyoruz aslında.
O objektifleri de belirlerken sorduğumuz ilk sorulardan biri bu hedefi gerçekleştirirsek takımın hangi yönü daha güçlü olacak?
Asıl temel hedefimiz bu oluyor.
Bunun dışında da ölçülebilir ve takip edilebilir olması için de her ay bu süreci takip edebilmek için OKR takip toplantılarını yapıyoruz ve dataları da çıkartıp notlarımızı takip ediyoruz.
OKR uygulaması da kullandığımız bu teknolojiyi, kültürümüzü ve iş değerimizle kapsamda geliştirmemize yardımcı oluyor aslında.
Anladım. Aslında benim burada merak ettiğim birazcık daha şey.
Şimdi evet OKR için objektifleri çıkardık ama işte birinci maddenin sorumlusu işte Mustafa olsun, ikinci maddenin sorumlusu Bilge olsun gibi böyle bunları birden esayin mi ediyorsunuz?
Onun sorumluluğunda mı oluyor?
Yoksa orada yine böyle ekibin aslında tamamının dahil olduğu maddeler mi oluyor bunlar?
Birazcık o kısmı merak etmiştim.
Aynen. Öyle birbirine atamıyoruz açıkçası.
İşte bir business maddelerimiz oluyor.
Business maddelerimizin etkileri oluyor.
mesela bir tane recommendation işi yaptığımız zaman, promotion recommendation işi, satıcıların oluşturduğu promosyon sayısının artmasını bekliyoruz.
O metreyi takip ediyoruz.
O business işi artık kime denk gelirse, kim yaparsa...
Onun sonucunda o istatistiği takip ediyoruz.
Yani bir kişiye sen şu işi yap, bu işi yap diye atamıyoruz.
Başka metriklerimiz de var.
Deployment frekansımızı takip ediyoruz gibi.
Takımın sürekli deploy çıkmasını hedefleyen bir hedef aslında.
Burada yine takımca oluyor.
Böyle bazı görev taskları açıyoruz ve sprint'e alıyoruz.
O sırada... Kim alırsa o taskı o yapıyor.
Ama her çeyrek bir kişi o kar maddelerini takip eden kişi oluyor.
O da şunu sağlıyor aslında.
Hem bu toplantılarını o kişi organize ediyor.
Hem de işte eğer üzerinde task varsa o taskın durumuyla alakalı bilgi alıyor ve o Excel'i ona göre dolduruyor.
O dediğim az önceki dediğimiz statistikleri takip ediyor o kişi.
Sadece aslında bir kişiyi böyle görevlendiriyoruz.
Onun dışındaki görevler artık kime denk gelirse şeklinde.
Bir şey diye bir muhabbet oldu ya az önce. Yani yılbaşında biz OKR'ları belirliyoruz çeyrek çeyrek.
Sonra onlar üzerinden işte takibini yapıyoruz.
Bu OKR'lara bir şey mi yapıyorsunuz?
Yani bir araya oturup herkes OKR'la ilgili fikirlerini belirtiyor.
İşte şunları bence yapmalıyız gibisinden.
Bunların böyle en önceliklerini alıp bu çeyrek bunu yapalım mı diyorsunuz?
Tam olarak nasıl belirliyorlar? Aynen.
Aslında hep beraber bir toplanıyoruz OKR toplantısı için.
Toplanmadan önce de herkes bir fikirlerini belirlemiş oluyor.
Hani ne yapabiliriz, hangi maddeleri alabiliriz ve hangileri daha ölçülebilir maddeler olur gibi bizim açımızdan.
Daha sonra... Fikirlerimizi paylaşıyoruz birbirimizle.
Onlar üzerinde bir beyin fırtınası gerçekleştiriyoruz.
Bunu nasıl ölçümleyebiliriz ve bize ne gibi faydaları olur?
Hani gerçekten hedef olup belirlemeliyiz şeklinde.
Daha sonra bir karara varmış oluyoruz toplantının sonunda.
İşte belirlediğimiz hedeflere de ulaşabilmek için şiir izahatları belirliyoruz ve onları takip ediyoruz.
Burada oluyor mu böyle? Ya biz bu hikayeyi yaptık ama işte feedback'iniz sonradan beklediğimiz gibi olmadı.
denildiği yoksa hep böyle işte tutma ihtimali çok yüksek mi oluyor?
Aslında tutma ihtimali yüksek maddeleri belirlemeye öncelikle çok önem veriyoruz.
Ama tabii ki hani bunu yaptığımıza değmedi gibi bir şeyle karşılaşmadım ben şimdiye kadar.
Ama OKR'ın sonunda, çeyreğin sonunda biz bu OKR'ı nasıl yönettik ve hedeflerimizi yaparken neler aksadı ya da neleri iyi yaptık şeklinde bir retro toplantısı da gerçektiriyoruz.
Bir sonraki OKR'larımızı daha iyi yapabilmek için.
Aslında bunu da şeyden sormuştum.
Bu feedback kültürü bazen şey olabiliyor.
Yani bu feedbacklerde birbirimize şunu şöyle yapsaydık, böyle yapsaydık gibi çok açık olmamız gerekiyor ya.
Mesela ekibe geldim.
Mesela ben dışarıdan promotion'a geldim.
Feedback kültürünü görmek gerekiyor, alışmak gerekiyor.
Zaten şirketten dolayı bir alışkanlığımız var.
Sizlerde mesela bu ekip içerisinde feedbackler nasıl oluyor?
Örneğin atıyorum işte Bilge var, Mustafa var, Selay var ya.
Selay Bilge'ye her ay one to one atıyor işte toplantı diyor ki işte bire bir yapalım, bir görüşelim mi?
Oluyor yoksa bir durum oluyor ona göre mi konuşuluyor?
Yoksa belirli bir plan mı oluyor? Bununla ilgili bir düzen, bir plan var mı?
Ya da nasıl yapılıyor size? Mesela birlikte şöyle oluyor.
Bazı kişilerle atıyorum.
şey yapıyoruz. Duruma göre konuşmak istersek ama düzenli bir tarihimiz yok.
Bazıları ise işte her ayın ikinci haftası bir vantuvan atıyoruz.
Bazen zaten konuşmamız gereken öncelikli bir şey varsa konuşuyoruz ama olmuyorsa da orada illaki oraya daha bir pozitif şeyler ya da genel o bir aylık arada olan şeyler için genel görüşlerimizi belirtip konuşuyoruz.
Aynen öyle. Bizim de ekipte böyle aylık olarak takım arkadaşlarımızla mümkün olan maksimum seviyede birebirler düzenliyoruz.
Biz de bunun için takvimleri düzenli olarak kaçırmamak için toplantıları atmıştık zaten.
Eğer ki senin de dediğin gibi önemli böyle bir vermemiz gereken anlık bir feedback olursa zaten toplantıyı beklememize gerek kalmadan o anda bunu paylaşabiliyoruz.
Ben de bizde de aynı. Sizler acaba farklı bir şey yapıyor mu?
Bir şey yanlış yapıyor mu? Bir şey hazır. Görmek istiyorum.
Ondan dolayı. Evet evet. Biz de bu şekilde ilerliyoruz.
Zaten birbirlerinde de eğer ki yapacak ekstradan verecek bir feedback'imiz olmazsa pozitif ve yapıcı geri bildirimlere de devam ediyoruz.
Geri bildirim verdiğimiz teknik ya da soft skill ile ilgili oluyor zaten.
Burada bizim herhangi bir kasıtımız olmuyor.
Süper. Süper. Şimdi güzel uygulamalardan bahsettik ama terslik çıktığında zaman neler oluyor?
VPN sıkıntı yaşandığında.
Promoş'un ekibi nasıl bir yol izliyor?
Birazcık da ona değinebiliriz isterseniz.
Tabii. Aslında bir incident yaşadığımız zaman takımın tamamı bir Discord kanalında ya da Zoom'da toplanıyor.
Burada öncelikle elimizdeki belli detaylarını inceliyoruz.
İşte sorun neyden kaynaklanmış aslında kökünü bulmaya çalışıyoruz.
Appealleri, alert mesajlarını, logları inceliyoruz.
Ve aslında Promotion API gibi dakikadaki kullanıcı sayısı çok yüksek olan uygulamalar için tutarsız bir hizmet sunmak istemediğimiz günün sonunda büyük sorunlara yol açabilen incidentler olabiliyor.
Bu yüzden de herhangi bir incident...
Incident yaşandığı zaman aslında mümkün olan en kısa sürede harekete geçmemiz gerekiyor.
Bu yüzden de takım içerisinde aslında uyumlu çalıştığımızı düşünüyorum.
Herkes hemen bir şeyler yapmaya çalışıyor.
İşte hemen çözmeye çalışıyoruz bu şekilde.
Saçma bir soru olabilir ama. Şimdi promo başında diyelim ki incident oldu.
Ben şimdi müşteriyim Trendyol'da.
Tam alışveriş yapıyorum. Ben tam alışverişim yapacakken incident olunca işte promo edilmediği için pahalıya mı ürün alayım?
Incident'ın mesela böyle zararı tam olarak ne oluyor?
Bunu şundan dolayı söylüyorum.
Mesela ben... Fulfillment tarafındayım, depo tarafında.
Fiziksel bir şey var. Yani bir ürünün paketlenmesi örneğin, paketleme yapıyoruz diyelim.
Ben de paketlemede bir sorumlulukta paketleme yapılamıyor.
Fiziksel sorunlar olduğu için yazdığım şeyin karşılığını görebiliyorum.
Promotion'a tam olarak mesela onun etkisi ne oluyor?
Son müşteriye oluyor mesela. Tam olarak o sizde nasıl ilerliyor?
Aslında bizde şu şekilde ilerliyor.
Ürünün üzerinde örneğin bir indirim gözüküyor diyelim.
Kullanıcı da bu ürünü almak istiyor, satın almak istiyor.
Ancak işte sepette uygulanmadı.
Bu aslında bir güvensizliğe yol açıyor.
Burada indirim gözüküyor ama ben indirimi uygulayamıyorum ve indirimli fiyat önüme gelmiyor.
Daha fazla para ödüyorum. Neden?
Şeklinde. Biz direkt son kullanıcıya bu şekilde aslında ulaşıyoruz ve gerçekten hani pek hoş olmuyor.
Satıcılar mesela indirimle satmak istiyorlar.
Promosyon uygulanarak satılmak isteniyor bir ürün.
Uygulanmaması hani onun gösterilip tutarsız çalışması aslında gerçekten bizim en kötü yaşayabileceğimiz incidentlerden biri.
Peki böyle yakın zamanda yaşadığınız canlı kanlı bir örnek var mıdır?
Her işin içinden geçiklediği falan böyle.
Aslında çok büyük bir şey evet.
Bir örnek var aslında.
aklıma gelen. O da promosyonun eventlerini dinleyen ve Couchbase'den elastiğe besleyen bir tane uygulamamız var.
Bizim yeni oluşturulan promosyonların ve update edilen promosyonların eventlerini bir süre boyunca elastiğe besleyememişiz.
Ve biz elastiğe beslediğimiz şekilde aslında şey yapabiliyoruz.
Ürünlerin üzerine indirimleri uygulayabiliyoruz.
Sepette o şekilde indirimler uygulanıyor.
Ve bir süre aslında beslenmesi durduğu için promosyonları uygulayamadık, gösteremedik.
Bunun gibi durumda daha hızlı haberimizden olması için aslında bir alert sistemimiz yoktu.
Bu yüzden de biz bir tane comparator yazdık.
Bu comparator da bizim MS SQL'de kaydedilmiş ancak elastikte kaydedilmemiş ya da işte kaydedilmesine rağmen aralarındaki dataların farklılıklarını karşılaştırıp farklılıklarını bulan bir tane scheduled cevap yazdık.
Argo workflow'da çalışıyor.
Bu şekilde aslında haberimiz olmaya başladı.
Bu da bizim yaşadığımız bir incident sonrasında çözüm bulduğumuzu gösteren bir örnek oldu aslında.
çok eğlenceli oluyor. Bazen canım böyle.
O zararı mesela bir hesaplamasını yapıp da parasını isteseler.
İmkanı yok yani. O yüzden böyle düşünmemeye çalışıyorum.
O tarz şeyleri uzak durmak gerekiyor.
Peki incident sonrası şey oluyor mu?
Mesela bir proje oldu. Proje bitti ama projede artık incidentlar falan yaşanıyor.
Incidentla ilgili retrolar veya bununla ilgili buna özel retrolar yapılıyor mu?
Ya da projeye özel retrolar.
Bir proje oluyor atıyorum. İşte Üç üye artık biyolar projelerini getirdi.
İki ay oldu. Üç ay oldu.
Bir proje oldu. Bitti. Proje genelde retro.
Çünkü biliyorsunuz Instagram yapınca bir hafta falan retrolar yapıyoruz.
Genelde o haftanın sprintini...
Özelliği için daha küçük çaplı olabiliyor.
Genel çaplı yaptığınız işler de oluyor mu böyle?
Feedbackler için vs. Tabii biz de senin de dediğin gibi sprint sonunda genellikle biz retrolarımızı yapıyoruz.
Ama bunun dışında da bizim yıllık şöyle bir huge retromuz da oluyor.
Burada yıl içerisinde yaşadığımız incidentlar, biz nasıl planlamaları, burada ekiple olan iletişimimiz, olabilecek her konuyu değerlendirip her şeyi konuşup bir sonraki dönemde neyi
daha iyi yapabiliriz?
Neyi daha düzenli bir şekilde yürütebiliriz?
Burada her şeyi konuşabiliyoruz.
Haftalık retrolarımızda da dediğim gibi bir önceki sprintte de aynı şekilde yine neyi daha iyi yönetebiliriz kısmını konuştuk.
Bağlayamadım. Bence okey.
Ben anladım. Tamam.
Burada daha sonrasında. Ben daldım.
Peki şeyi merak ediyorum ben.
Hep böyle işten bahsediyoruz.
İşte kendimizi geliştirmek, öğrenmek, feedback vermek, retrolar, instantlar.
İş dışında etkinlik olarak bir şeyler yapabiliyor musunuz?
Eki bir kaynaşmasını nasıl sağlıyorsunuz?
Goygoy Gaming yani Gaming saatlerimiz var.
Biz Goygoy saati diye nitelendiriyoruz bunu.
Bu da yine 2 haftada bir düzenli olarak yaptığımız bir şey.
Burada da bir araya geliyoruz bütün yine takım, product ownerlar, businessler, QA'ler, developerlar.
Burada işte oyunlar oynuyoruz, çeşitli oyunlar oynuyoruz.
İşte Codenames, Among Us, işte Gartica'ya, işte araba yarışı kart oyunları falan bir sürü.
oyun oynuyoruz. En son Discord'da oynamaya başladık.
Discord'da yeni oyunlar geldi.
Orada da baya eğlenceli oyunlar var.
Bir tanesi böyle Aynen.
Aşırı eğlenceli oyunlar var.
Ve şey yani 16 kişiye kadar destekliyor falan o yüzden bütün takım katılabiliyor falan.
Bir tanesi şey böyle bir tane yılan oluyorsun oyunda.
Küçük bir kareyle başlıyorsun oyuna.
Daha sonra işte herkes küçük bir kareyle başlıyor.
Etrafındaki kareleri yiyerek büyüyorsun aslında.
Başka birini... Yok edersen de onun karedir, senin karen oluyor falan şeklinde böyle bir oyun.
Bunu bayağı aramızda kompetitif hale getirmiştik böyle.
Benim en sevdiğim oyunlardan biri buydu.
Çünkü şeydi, en çok ben kazanıyordum.
Belli abi, o zaman işler yapıyorsun gibi.
O da tehlikeyi seçtim orada.
Aynen, sürekli benim yaşamadığım, mesai saatinde bu oyunu oynadığım ileri stüdyoda böyle bir şey yok.
Çeşitli iddialar var belli ki.
İnanmıyorum maalesef.
Mustafa Topal. Akşam onu pratik salon mu yapıyor?
Aynen. O çok büyük yani.
Çalışıp geliyor ya.
Hazırlıklı adam. Bir Twitch kanalı gelir mi peki yakında?
Hadi bakayım. Aynen.
Valla olabilir ama nikim şu an hazır.
Onu da nasıl buldun? Oyun oynarken sürekli ben arkadaşları yediğim için sürekli Ya Mustafa Ya Mustafa sesleri duyuyorum.
O yüzden. Ya Mustafa, ikiyle Twitch'e her an gelebilirim.
Çok iyiymiş. Şu kartık şey olan mıydı ya?
Hani çizim yapıyorsun ya.
Aynen. İşte şunu anlatmaya çalışıyorsun.
O muydu? Aynen. Artık o çizim olarak yaptığımız.
Bir de onun Discord'da gelişmiş versiyonu var.
O çok daha eğlenceli. Onu tavsiye ederim yani.
Çok iyi. Ben çok kötü çiziyorum.
Aşırı kötü çiziyorum ve dikey fare kullandığım için bunu bahane ediyorum genelde.
Ya dikey fare çizilmiyor falan diye.
Oradan yol buluyorum. Yoksa o çok tehlikeli.
O yapamıyorum kesinlikle.
Ben de touchpad kullanmamı bahane ediyorum.
Aynen abi. Yoksa çizimler çok kötüyse yapacak bir şey yok.
Abi okuyoruz. Çok teşekkür ederiz.
Var mı böyle başka aktarmak istediğiniz bir şeyler?
Sanırım bu kadar. Süper.
Çok teşekkür ederiz. Bu da bizim bu üstünün ben Cengiz Verdiğim'in böyle ilk bölümüydü.
Teşekkür ettik hepinize.
Çok sağ olun. Bir sonraki bölümde o zaman görüşmek üzere diyoruz efendim.
Görüşmek üzere. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
