
Transkript
Tamam başladı rekord.
Çok hızlı oldu. O zaman başladık resmen.
Yayında mı? Evet yayındayız.
Aylar sonra yayındayız.
Çok uzun bir zaman oldu gerçekten.
Bugün ama bir değişiklik var.
Bugün Fırat yok artık Gizem var.
Evet. Hoş geldin.
Hoş bulduk. Peki Fırat'ı göm, Gizem'i ücret mi yapacak mıyız?
Yani bunu halkımız yapsın isterseniz ya.
Evet, Fırat'ı ve dizinin postlarını karşılaştırın lütfen.
Neyse, bir yana artık dizimizde bizimle birlikte oldu.
Bizim boru sesimizden ziyade daha böyle dinleyiciler için de güzel bir değişiklik olmuş olur herhalde.
İnşallah. O zaman konuklarımıza geçelim.
Bugün Dersim ve Ramazan dizilerle birlikte.
Öncelikle kendilerini tanıtmaları için topu yavaşça onlara bırakıyorum.
Selamlar, Dersim'den.
İki buçuk yıldır trend yolda product olarak çalışıyorum.
Bundan önce de Vodafone'da bir üç yıl kadar product analist olarak çalıştım diye topu Ramazan atayım.
Selamlar, Ramazan ben de.
Yaklaşık üç yıldır trend yoldayım.
Daha önce de bir buçuk yıllık sahibimden de çalıştım.
Bu şekilde burada developer olarak görev alıyorum.
Böyle özetleyeyim.
Bu arada özellikle bir teşekkür edelim.
Biz çünkü kayıt alınacaktık bu hafta.
Ve tam olarak dün yazdık biz Berfin ve Ramazan'a.
Kendileri de sağ olsunlar bizi kırmadılar.
Bugün hemen şu an kayıt yapabiliyoruz.
Ben Ramazan ve Berkin size şeyi sorayım.
Çalıştığımız domen nedir?
Domenin ismi nedir?
Nasıl bir yapısı var? Biraz bundan bahsedebilir misiniz?
Instant Product Atlas olarak geçiyor ekibin ismi.
Trendyol Yemek Kanalı pandemi sürecinde kuruldu.
Müşterilerin instant delivery'e en ihtiyacı olduğu zaman da hem market hem yemek kanalını açtık.
Çok hızlı bir şekilde güçlü bir MVP product'ı ile girdik sektöre.
Ve bunun bizim bu kadar hızlı şekilde sitelerimizde çok etkisi var.
O zor günlerde hem müşteriye hem restoranlara hem de kuryelere destek olacağımızı bilmek tüm ekiplerin en büyük motivasyonuydu.
Biz de ekip olarak bu kanalın ürün altyapısı, BFF, Review Rating ve Tip Domain'inden sorumluyuz.
Ayrıca restoranlarımızın kullandığı panel ve mobil uygulamayı geliştiriyoruz.
Bu domainde iki ana hedefimiz var.
Birincisi Trendol yemek kanalına giren bir müşterinin sorunsuz ve kolay bir şekilde sipariş verebilmesi.
Müşteri kanala girdiği andan itibaren restoran ile ilgili tüm detayları görebilmesi gerekiyor.
Biz de müşterimize restoranın çalışma modelinin, bulunduğu kampanyayı, ortalama sipariş teslim süresini, review rating skorlarını, daha önce o restorandan sipariş vermiş müşteri
yorumlarını ve bu yorumlara restoranların cevabını gösteriyoruz.
Ayrıca product katalogumuzu zenginleştirip, Sektörde olan tüm restoranların, entegratörlerin kolayca entegre olabileceği ve müşterilerin anlayabileceği yapıda olmasını sağlıyoruz ürün altyapımızın.
İkincisi sistemimizde bulunan tüm restoranların online'a kolay şekilde adapte olması ve tüm operasyonunu takip edebilmesini sağlamak.
Bunun için restoran panele ve mobil uygulamaya operasyonlarına sonsuz ilerletebilecekleri tüm peçeleri eklemeye çalışıyoruz.
Panel ve mobil uygulamada sipariş sayfaları var.
Buradan siparişlerini takip edebiliyorlar.
Hem müşteri hem kurye ile ilgili dikkat edilmesi gereken tüm notları ve stüdyoları paylaşıyoruz.
Siparişin eksiksiz ve zamanında gitmesi en önem verdiğimiz süreçlerden biri.
Bu yüzden bu sayfada UX için dizayner arkadaşlarla bayağı kafa yoruyoruz.
Google Analytics üzerinden her bir butonun, funnel'ın datalarına bakıyoruz.
Olabildiğince yalın olması...
Aynı zamanda operasyon için gerekli tüm dataların da olması gereken challenging bir sayfasında bir product için.
Ürün sayfaları var.
Burada kendi stoklarına göre tüm ürünlerini yönetebiliyorlar.
Müşteri değerlendirmelerini gösterdiğimiz sayfalarımız var.
Burada da kendi siparişlerine yapılmış yorumları görüp bu yorumlara cevap verebiliyorlar.
Restoran ile müşteri arasında feedbackleşebilecek en önemli ekranlardan biri burası.
Satış performanslarını ödemelerine en çok sipariş getiren ürünlerini takip edebildikleri dashboardları var.
Burada satış hedeflerinden çok bu siparişlerin kualitmetrikleri, müşteri değerlendirmelerini restoranlara söylüyoruz.
Kendi gelişimlerini günlük, haftalık, aylık takip edebilmeleri onlar için de bizim için de çok önemli.
Çünkü sahada restoranlarımız ve kuryelerimiz var ve müşteriye onlar dokunuyorlar, operasyona onlar gerçekleştiriyorlar.
Biz de teknik ekip olarak onların bu operasyonu kolayca yapabilmesi için geliştirmeler yapıyoruz aslında.
Product'ı MVP olarak çıkmak, MVP müşterinin ihtiyacına göre belirlemek çok önemli.
Ama daha da önemlisi çıkan bir product'ın gelişimini gözlemlemek, datasını takip etmek, müşterinin ihtiyacını anlayıp şirketin hedeflerine göre product'ı geliştirmek.
Biz ekip olarak sahaya belli aralıklarla iniyoruz.
Bir gün boyunca restoranda sipariş hazırlıyoruz veya kurye olarak sahaya çıkıp sipariş teslim ediyoruz.
Geliştirdiğimiz produktun sahada kullanılması, müşteriden birebir feedback almak bizi gerçekten çok mutlu ediyor.
Peki ben de şeyi sorayım o zaman, domeni söylediniz.
Peki sizin domeninizin yakın veya birlikte çalıştığı diğer domenler neler?
Bunlardan bahsedebilir misiniz?
Aslında biz bu konuda oldukça şanslı bir ekibiz.
Hem client hem seller center tarafında geliştirme yaptığımız için birçok ekiple birlikte çalışma fırsatı buluyoruz.
Bunlardan en çok çalıştığımız ekiplerden biri mobil ekibi.
Search ekibiyle yine birlikte bayağı çalışıyoruz.
OMS ve Instant Delivery'nin Orange ekibi var burada.
Hem trend yol yemek hem de hızlı marketin delivery domeni aslında.
Bu ekiplerle bayağı uzun sürelerce çalışıyoruz.
Peki biraz ekip yapısından bahsedebilir misiniz?
back-end var, front-end ya da QA dağılımı nasıl oluyor?
Ekibiniz toplam kaç kişi?
Ekipte 4 front-end, 5 back-end, bir de 2 QA'nız var aslında.
Toplamda 11 kişiyiz.
Mobil ekiple yakın çalışıyoruz dediniz ya, şimdi Trendyol mobil eti bir süper et.
Mill ve market de bunun içerisinde açılıyor ama burada nasıl bir yapı var?
Ne tarz teknolojiler kullanıyorsunuz?
Aslında şöyle, dediğiniz gibi farklı bir uygulama şeklinde açılıyor.
Burada tamamen Trendyol'dan bağımsız bir yapı var.
Yani Trendyol'un ürün ve sepet yapısından ve sipariş yapısından birazcık daha farklı ekipler aslında burada görev alıyor.
Yine işte mesela OMS tarafında normal Trendyol akışından biraz farklı akış var.
Ya da tamamen ürün yapısında zaten yemeği biz sıfırdan farklı bir yapıyla kurguladık.
Çünkü ihtiyacımız farklıydı.
Teknoloji olarak aslında biz daha çok database tarafında bizim işimizi NoSQL çözdüğü için NoSQL tercih ediyoruz.
Couchbase kullanıyoruz. Diğer yandan Backend'de daha çok ağırlıklı olarak Java ve Kotlin tercih ediyoruz.
Son zamanlarda Kotlin'i böyle daha çok tercih etme durumumuz var.
Sebebi ise birazcık böyle Java'ya göre sintaks olarak daha sade olması aslında.
Aynı işi daha kısa ve öz şekilde yapabiliyoruz.
Böylece işte hem yazgısı ve en önemlisi kodun okunması daha kolay oluyor.
Birazcık da Java'nın bazı kusurlarına çözüm getirmiş olması bizi cezbetti diyebilirim.
Böyle birkaç scripting işlerimiz için de Python tercih ettik.
Bazı uygulamalarımızı da Golang'da yazdık.
Veri tabanını dediğim gibi noise, garip, touch base tercih ediyoruz.
Market ve yemek rating yani değerlendirmeleri için de kullanıcı ve restoran yorumlarını indekslemek için Elasticsearch tercih ettik.
Frontal tarafında ise böyle arkadaşlar restoran panelinde Vue.js tercih ettiler.
Bir de restoran sahiplerinin kullandığı mobil uygulamamız da mevcut.
Bunun için de tek geliştirmeyi de cross platforma çıkartabilmek için React Native tercih ettik.
Yani restoranların ön yüzleri de yine sizin tarafınızdan yazıkıyor değil mi?
Evet doğru. Restoran paneli ya da restorana sipariş geldiğinde görünen panel aynı şekilde ya da menüsünü yönettiği işte ödemelerini gördüğü o panel de aynı şekilde bizim ekibin sorumluluğunda.
Peki şeyi hatırlıyorum.
Trendo'da bütün işler böyle iterasyon, base yapılıyor ya işte geçen sene ilk proje geldiğinde birçok var olan domeyin üzerinden döndürmüştük.
Şu an bildiğim kadarıyla en azından bizim taraf için biz işte sepeti geçtiğimiz zamanlarda değiştirdik.
Trendyol sepetinden, check-out'undan ayrı bir check-out'a geçirdik.
Bunun gibi geçen seneden kalan teknik borçlar var mı değiştirilmeye çalışılan?
Aslında şöyle, ürün tarafında biz sıfırdan aslında yemek tarafını oluşturduk.
O tarafta çok fazla technical debt'imiz veya işte geriye dönük yapmamız gereken çok fazla işimiz yok.
Ama dediğim gibi tepet ve OMS tarafında...
O şekilde technical dapler vardı ama ekipler aslında oraları ayırarak, senin de söylediğin gibi abi, farklı şeyler, yani farklı bir domainmiş gibi, farklı bir iş yapılıyormuş gibi aslında birazcık daha çıkarttılar.
Aynı şekilde keza Search tarafında da normal Trendyol Search'ünden ayırıp Meal Search diye ya da Instant Search diye bir ekip kurulup o projeleri, yemekle ilgili olan kısımları ayırdılar diye biliyorum.
Peki ben şeyi sormak istiyorum.
Bence bizim şirkette onboarding süreçleri çok güzel ilerliyor ve farklı ekiplerden farklı şeyler duyuyoruz bazen.
Sizin onboarding sürecinizi aslında biraz öğrensek ve işte aslında yeni birisi bugün işte geldi işe başladı ve başladıktan mesela ne kadar süre sonra yazdığı kodu canlı sistemde görebiliyor.
Ve siz aslında bu süreyi iyileştirmek için ne gibi aksiyonlar aldınız, neler yapıyorsunuz?
Biraz bunu anlatabilirseniz güzel olur.
Tabii. Onboarding stratejimiz aslında olabilecek en kısa sürede ekibin en yeni üyesini böyle ellerini kilitletmesini sağlayarak ilk haftadan itibaren ekibe katkı verdiğimi hissettirmek diyebilirim.
Yani benim açımdan en azından böyle.
Ve yeni katılan arkadaşları olabildiğince kısa süre içerisinde ekibe ve iş yapış şeklimizi adapte etmeye çalışıyoruz.
İş yapış şeklimizin aktarımı ve bilgisayarın kurulum işlerinin ardından o hafta kesip de aldığımız bir işte payer olmaya özen gösteriyoruz.
Yani onu yapmaya çalışıyoruz. Bu sayede aslında birazcık amacımız ellerini kirletmek.
Ellerini kirletme müsait bir ortam oluşturup ilk haftadan itibaren nasıl bir ekibin içinde bulunduğunu, ekibe katkı verdiğini hissettirmeye çalışıyoruz.
Muhtemelen ekibin en yeni üyesi ilk hafta bitmeden ekibe katkı sağlamış oluyor.
Tabii ki bu süre değişebilir ama.
olabildiğince aslında öyle bir ortam oluşturup ona maruz bırakmaya çalışıyoruz.
Yani burada maruz bırakmak kötü anlamda değil ama ekibe katkı verdiğini hissettirip onun da bu ekibin parçası olduğunu ilk haftadan böyle hissetmesini sağlıyoruz aslında.
Muhtemelen dediğim gibi ilk hafta ya da ikinci haftasında yaptığı bir iş canlı da oluyor.
Bizim de hemen hemen dediğin gibi işliyor.
Oldukça zaten çok fazla bir peyir olmaya çalışıyoruz.
Şeyi sormak istiyordum ben de.
Trendyol'da bildiğim kadarıyla çoğu ekip aslında agile'in Scrum implementasyonunu kullanıyor diyebilirim.
Peki sizde durum nedir?
Siz ne kullanıyorsunuz agile bir framework olarak?
Burada biz Scrum kullanıyoruz.
Olabildiğince hastalık sprintler koşuyoruz aslında.
Agile tarafında en dikkat ettiğimiz ve en önem verdiğimiz ritüel aslında grooming.
Groomingleri olabildiğince hem efektif hem de detaylı şekilde yapmaya çalışıyoruz.
Burada da sadece gelen feature'ı kendi domenimizde değil, tren yolu yemeği aslında tek bir produk olarak görüp, bunun restorana etkisi, müşteriye etkisi, kuryeye etkisi, çünkü 3 farklı müşteri
var bizim kanalımızda.
Bunlara etkisini gözlemlemeye çalışıyoruz.
O yüzden groomingler en çok önem verdiğimiz ritüellerden biri aslında.
Şeylerden bahsettiniz, az önce teknolojilerden bahsettiniz.
Bu bahsettiğimiz domeninde toplam yaklaşık kaç mikroservis vardır ve ne kadar bir deployment sıklığınız var?
Şöyle aslında direkt olarak ne kadar mikroservis vardır tam sayısını bilmiyorum ama deployment sıklığına aslında yine 4K metrikten bakıyoruz aslında.
Yani geçen ay ortalama her gün 4.5 deployment yapmışız diye hatırlıyorum.
Lead time'ımız ise 30 saat falandır diye hatırlıyorum.
Yani bir iş komiklendikten...
ortalama 30 saat sonra canlı ortama çıkmış oluyor diye düşünüyorum geçen ayın metiklerine göre.
Mikro servis olarak da aslında birazcık fazla aslında ama net olarak sayı emin değilim ama yani böyle çok fazla bir anda büyüdüğü için domain aslında yani böyle bir, bir buçuk senede üzerine farklı feature
'lar geldiği için böyle eksponansiyel olarak arttı.
Artık böyle bazen şey gördük yani ya bunun içinde yeni bir tane yapmasak mı bunu bir yere ekledirebilir miyiz gibi konuşmalar, görüşmeler vardı bizim iki paramızda.
Güzelmiş. O zaman ben şey sormak istiyorum.
Ben biraz test konusunda daha takıntılı olduğum için.
Aslında kod revi ve test süreçlerinizi biraz anlatır mısınız diyecektim.
Bir de şey merak ediyorum.
Sizin ekipte TDD uyguluyor musunuz?
TDD'ye nasıl bakıyorsunuz?
Mesela genelde insanlar TDD'yi biraz vakit kaybı olarak gördüğü için yani o geleceği yatırım oluşundan bir haber aslında vakit kaybı olarak görüyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Pair yapıyor musunuz?
İntegration testleriniz var mı?
Genel olarak aslında test süreçleriniz nasıl işliyor?
Bunlardan biraz bahsedebilirsiniz.
Tabii. Yapılan işlerin tamamı aslında TDD gidiyor diyemem.
Ama neredeyse tüm işler payroll olarak ilerliyor diyebilirim.
Yani payroll'a özen gösteriyoruz.
Çünkü aynı ekrana iki farklı gözle bakmanın kıymetinin aslında farkındayız.
Bir şeyleri erken satmada fark etmemizin önüne geliyor bu aslında.
Herkes herkesten mutlaka bir şey öğrenir düşüncesiyle ekipteki herkesin mutlaka birbiriyle peer olmasını istiyoruz aslında.
Ekip içindeki herkesin birbiriyle peer olmasını takip etmek amacıyla da bir peer egzelimiz vardı aslında.
TDD konusunda çok fazla böyle şey söylemeyeyim ama bazen gerçekten böyle o şekilde gelişmeyebiliyor.
Ama yine de şey yapmaya çalışıyoruz aslında.
O pratiği uygulamaya çalışıyoruz.
Diğer yandan işlerimiz CodeReview sürücünden geçtikten sonra aslında staging ortamında deploy ediliyor.
Ve QA arkadaş ilgili işi test etmeye başlıyor aslında.
QA arkadaş test ettikten sonra işimiz UAT aşamasına geçiyor.
Ve UAT ile isterlerine yapılan işin tutarlığı kontrol edildikten sonra ise kodumuz master'a gidiyor.
Bilgili developer ya da QA arkadaş tarafından ise production'a deploy ediliyor.
Az önce de söyledim 4K metriklere baktığımız için böyle şey biliyorum.
Geçen ay ortalama ne kadar deployment yapmışız?
4,5 civarı deployment frekansımız vardı.
Lead time'ımız da 30 saatti.
Bu şekilde özetleyebilirim.
Yani söylediklerin çok güzel geliyor kulağa.
Peki mesela şunu merak ediyorum.
Yani ekipteki herkesin gelen işlerle ilgili tutumu %100 pozitif mi?
Gelen herhangi bir feature ile ekibinizdeki herkes %100 eşleşiyor mu?
Veya işte tam tersi hiç sevmediğiniz, gerçekten yapmak istemediğiniz, mantıklı bulmadığınız işler oluyor mu?
Oluyorsa böyle bir durumda nasıl aksiyon alıyorsunuz?
Orada ben de evreye girebilirim biraz.
Aslında yapmak istemiyor değil ama işleri ekip olarak gerçekten çok zorluyoruz.
Şöyle ikna olduğumuz işleri yapmaya çalışıyoruz aslında.
Burada özellikle...
Başta belirttiğim gibi groomingler bizim için çok anlamlı.
Groom'da hem product'ı hem feature'ı challenge ediyoruz aslında.
Groominglerden sonra aslında ekibin tüm üyelerinin hepsinin aynı noktada olup yaptığımız işe inanmasını sağlamaya çalışıyoruz.
Groom'da eğer ikna olmazsak gelen feature'ların datasını planlamaya kadar çıkarmaya çalışıyoruz.
O yüzden de olabildiğince ikna olduğumuz işleri yapmaya çalışıyoruz aslında.
Evet. Şeyi sormak istiyorum ben de İlgem.
Biz bir ara ekip olarak denemiştik işte bu tek day yapmaya başladık mesela içeride.
İşte belli bir süre ayırıp o süre içerisinde herkes işte kişisel ya kişisel hedefleriyle uğraşıyordu ya da işte tamamen böyle yeni öğrenmek istediği bir şeyle ilgileniyordu.
Biz mesela o uyguladığımız dönem oldukça faydasını görmüştük.
Siz böyle kişisel gelişim adına vakit ayırabiliyor musunuz ekip olarak?
Şöyle aslında POC'ler biz de yapıyoruz ama işte şey gibi hani böyle grouping gibi Mutlaka her ay bir tane yapacağız ya da işte her hafta, iki haftada bir gün ayıracağız gibi bir rutinimiz söz konusu değil.
Ama diğer türlü işte ben bir şey gördüm ve bunu kullanabileceğimiz bir alan biliyorum.
Bununla ilgili tamamen yani kullanmayacak olsak bile POC yapıp bunu ekibe sunup şey yapabiliyorum aslında.
Onları ikna etmeye çalışabiliyorum ya da tamamen böyle hobi amaçlı ya da bir bilgi verme amaçlı POC'ler için vakit ayırabiliyoruz.
Bu konuda da yani ekip içinde birbirimizi motive etmeye çalışıyoruz.
Farklı konularda insanlar bilgi paylaşımında bulunabilir gibi.
Bu şekilde yani vaktimiz genellikle oluyor diye özetleyebilirim.
Şimdi bulunduğumuz domain normal trendi olduğu sürecinden çok daha farklı, çok daha dinamik ve zaman çok kısıtlı.
O yüzden herhangi bir insanın da yani müşteri siparişi verdikten sonra işte yarım saat içerisinde gibi yarım saat beş dakikaya almışsanız zaten bir teslimat şeyimiz var, hedefimiz var burada.
Bu durumda işte insanın yaşamamak ya da bunu mitigate etmek ya da...
Monitoring'i iyi yapmak, alert mekanizmalarını düzgün kurmak çok önemli.
Sizin burada uyguladığınız pratikler nelerdir?
Monitoring için inşallah Grafara'dan uygulama ve cluster metriklerini takip ediyoruz.
Daha spesifik olarak da bu uygulama üzerinde ise Nivrelik'ten uygulamanın throughput, response time, error rate, DPUM ve memori kullanımlarına bakıyoruz aslında.
Nivrelik'te de uygulama üzerinde alert tanımlarımız mevcut.
Response time'ına, error rate'ine ve benzeri metriklerin belli threshold'larına göre alert üretip aslında Slack'tan ekibin alert kanalına mesaj atıyoruz.
Bunun haricinde de uygulama loglarımız güvenliğe klasiklerinden toplanıp elastik'e indeksleniyor.
Elastik'te open destroy ile error ve warm loglarımız yine belli bir threshold'u açtığında aslında yine aynı şekilde alert mesajı geliyor.
Yani sürekli aslında dediğim gibi abi çok fazla böyle kritik bir noktadayız.
Yani domain ve... biznes olarak.
O yüzden bizim için gerçekten sistemin stabilitesi ve şeyi çok önemli.
Ayakta olunabilir olması ve herhangi bir alarm durumunda ise geriye tekrardan onu düzeltebilmek için çok kritik.
Dediğim gibi instantanelinde birazcık daha bu durum önemli hale gidiyor.
O yüzden aslında birçok farklı yerden böyle alortlar tanımlayıp aslında takip etmeye çalışıyoruz.
Peki ben bir de şey sormak istiyorum.
Sizin takım olarak En büyük challenge'ımız neydi?
Aslında takım olarak en büyük challenge'ımız zaman.
Instant delivery modeliyle müşterilere hizmet veriyoruz.
Dolayısıyla zaman bizim için en büyük challenge.
Müşteriler checkout sayfasında order success'i gördüğü an itibariyle bizim için life cycle başlıyor aslında.
Müşterinin siparişini takip edebilmesi, restoranların siparişleri anında görebilmesi, eksiksiz hazırlayabilmesi, kurye ve restoran arasındaki süreç, siparişin müşteriye teslim edilmesi gibi bir life
cycle'ımız var. O yüzden bizim ekipte aslında ve bizim domainlerde çıkan her bir feature'ın bu life cycle'a hem zaman olarak hem de süreci kolaylaştırması açısından pozitif
etki yaratması gerekiyor.
Biz her zaman bir feature geldiğinde aslında şunu düşünüyoruz.
Panele eklediğimiz veya restoran ete eklediğimiz her bir featureda kullanacak kişi mahallemizdeki bir restoranda çalışan kişi aslında.
Onun hayatını olabildiğince online'dan yürütmesi ve buradaki order sayılarını arttırması, ödemelerini takip edebilmesi için destek olmaya çalışıyoruz aslında.
Hem zaman hem de anlaşılabilirlik diyebiliriz aslında bizim ekibin challenge'ı olarak.
Teşekkürler. Biraz da böyle retrolardan bahsedelim.
Scrambl'daki bence en işe yarar toplantılardan birisi olduğunu düşünüyorum.
Hem ekip arasındaki bağı kuvvetlendiriyor hem de sürecin iyileşmesinde de çok büyük katkısı aldığını düşünüyorum.
Sizin böyle retrodan çıkan ve daha sonrasında iyileştirdiğiniz bir sürece verebileceğiniz bir örnek var mıdır?
Bizimle paylaşabilirsiniz.
Süper olur. Tabii.
Teknik tarafta aslında bir konu vardı.
İlk aklıma geleni onu paylaşayım.
Böyle geliştirme ve branching yapısı için ekip büyüdükçe aslında böyle problemler yani kendi aramızda problemler başlamıştı aslında.
Bunu farklı mı yapsak, işte branching yapımızı mı değiştirsek, stratejimizi mi değiştirsek gibi aslında.
Burada Retro'la birkaç arkadaşın önerisiyle böyle Trunk Base Development'a mı geçsek diye konuşuldu.
Ondan sonra neden olmasın deyip aslında böyle işte bir hafta, iki hafta deneyelim dedik.
Ondan sonra bunun daha bizim için yani ekip için ve ekipteki arkadaşlar için daha iyi olacağına karar verip bu yönteme geçtik.
İlk aklıma bu geldi aslında. Bizim için güzel bir aslında iterasyon ve şey yöntemi oldu.
Hani iyileştirme yöntemi oldu.
Şu an herkes mutlu bunun için.
Az önce daha çok teknik metriklerden bahsettin.
İşte throughput ya da işte response time gibi.
Hem teknik tarafta hem de business tarafındakileri de merak ediyorum.
Takip ettiğiniz metrikler var mı?
Tabii. Teknik tarafta aslında biraz önce de söyledim yani birçok ekip gibi aslında bize 4K metriyi takip ediyoruz öncelikle.
Bunun haricinde de aylık olarak işte kaç incident yaşadık ya da işte ne bileyim geçtiğimiz 3 ay bir güvenlik açığı ile alakalı bir şey yaşadık mı, bir durum yaşadık mı gibi gibi farklı metriklerimiz mevcut.
Bunların haricinde de yine uygulamalarımızın kullandığı Kubernetes, database ve benzeri ortamların aslında kaynak kullanımlarını inceliyoruz.
Aylık olarak ne kadar kaynak kullanım değişimi sergilemiş bakıyoruz aslında.
İşte bu durumda da hani farklı bir durum varsa yapmamız gereken, aksiyon almamız gereken ya da eğilmemiz gereken bir durum var mı aslında birazcık daha böyle durumların üzerine konuşuyoruz.
Böyle çok olmaması gereken şekilde yani çok fazla bir kaynak kullanımı işte farklı bir durum varsa aslında onun üzerine eğilmemiz gerektiğini düşünüyoruz.
Çünkü bazen kaynak sıkıntıları yaşayabiliyoruz.
Biznes tarafı içinse Berk'i de toplayayım.
Bizimiz tarafta aslında bizim domain olarak 3 farklı müşterimiz var.
Birincisi de end user, ikincisi de restoran, üçüncüsü de kurye aslında.
Biz 3 müşteriden de her ay aslında NPS skorlarını, NPS'leri alıp bu skorları takip ediyoruz.
Burada panellerde veya kurye app'te veya müşterinin mobil app tarafında neler yapabiliriz bu feedbackleri olabildiğince takip ediyoruz.
Conversion rate'leri takip ediyoruz, order.
tarafındaki delivery time'ları, cancel oranlarını, quality metriclerini olabildiğince takip ediyoruz aslında.
Peki ben de şey soracağım.
Sizce takım hangi alanda kendini geliştirmeye devam etmeli?
Çözüm odaklılık konusunda böyle kendimizi geliştirmeye devam etmeliyiz.
Çünkü biz gerçekten çok fazla takımla iletişimde oluyoruz.
Burada açık iletişim bizim için çok kritik.
Özellikle incident anlarında bunları çok yaşıyoruz.
Herhangi bir trend yolu yemekte, herhangi bir incident olduğunda böyle hepimiz aynı zoom'da buluşup 5 dakika içinde gerekirse o incident'ı çözmek için tek ekip ruhuyla açık iletişimde
aslında. çözüm üretmeye çalışıyoruz.
Bu konuda oldukça iyiyiz.
Sadece bizim ekip üzerinde değil, trend yol domeninde bence trend yolda bayağı iyiyiz.
Buna devam etmeliyiz aslında.
Sence böyle ideal bir ekipteki ekip üyelerinde bulunması gereken en önemli soft skill nedir?
Sence dedim ama ikinize cevaplayabilirsiniz.
Çözüm, odaklılık ve iletişim derdim.
Çünkü sonuçta bireyselliğin ekip olarak bir...
product'a sahibiz ve bu product'ı geliştirmek için de canlı başta çabalıyoruz.
O yüzden de birbirimizle olan iletişimi ne kadar yalın ve sade tutarsak ve ne kadar çözüm odaklı olursak o kadar iyi iletişimde oluruz ve gelişiriz diye düşünüyorum ama Ramazan sen ne dersin?
Ben de katılıyorum aslında yani sonuç olarak gün sonunda birbirimizle konuşarak yani iletişim kurarak aslında işi ilerletmeye çalışıyoruz.
Bu yüzden gerçekten iletişimde ve açık olarak iletişimde olmak çok önemli.
Herkesin zaten aynı hedefe doğru tek hedefe doğru ulaşmaya çalışması bence de çok kritik şekilde eklem yapabilirim.
Peki son olarak canlı sistemde patladığınız ve buradan bir ders çıkarttığınız ilk aksiyon aldığınız örnek aklınıza geliyor mu?
Bende var bir tane abi.
Şimdi biz restoran ve ürün datasını kendimiz olgunlaştırıp bunu kendi atabeyimizden meal search ekibine aslında cibesle aktarıyoruz.
Dolayısıyla DB'de yapılan herhangi bir yapısal değişiklik sonrasında GBS bağlantısında problem olmaması için meal search ekibine haber vermemiz gerekiyor.
Geçenlerde bir gün DBA arkadaşlarla planlı bir database çalışmamız vardı.
Arkadaşlar konuşmuş da çalışmayı tamamladık aslında.
Her şey normal gibi görünüyor.
Tabii çalışmadan 15-20 dakika sonra şikayetler gelmeye başladı restoranlardan.
İşte restoranımı kapattım ama hala bana sipariş düşüyor ya da işte ürünümü...
Kapattım elimde Adana kalmamış ama Adana siparişi geliyor ben kapatmıştım şeklinde.
Aslında burada bizim bunu yani o çalışmayı yaptıktan sonra Sörtekim'e haber vermemiz gerekiyordu.
Çünkü canlı sistemde bizim tarafta değişiklikler yapılıyor ama bunu ön yüz ekibiyle aktaramadığımız için ön yüzde atıyorum restoran kapalı ya da ürün kapalı ama hala açık gözüküyordu.
Bu yüzden işte restoranla olmayan ürünler ya da kapalı olan restoranlara sipariş.
düşme gibi bir yani instant omayında olmaması gereken böyle değişik bir instrument yaşadık.
Abicim için tabii ki bir ders oldu.
Dirsek böyle temasında çalıştığımız ekiplerle iletişim yöntemlerimizi ve becerilerimizi biraz daha fazla geliştirmemiz gerektiğini işte biraz daha farkına vardık aslında ekipçe.
İşte işlerimizi olabildiğince manuelikten uzaklaştırıp biraz daha otomatize hale getirmemiz gerektiğinin farkına vardık.
Ya da işte bunu bir technical borç olarak alıp bunu daha farklı nasıl yapabiliriz noktasına böyle birazcık daha kafa yorduk.
Bizim için böyle çok kısa süreli de olsa minik bir heyecan oldu ama yani o aslında institümenin de olmaması gereken önemli bir şeydir, ders bizim için.
Teşekkürler arkadaşlar. Bu arada yaklaşık böyle bir yıl önce falan Berfin'de aynı takımdaydık biz.
Ve o zamanlardan hatırlıyorum Berfin böyle çok güzel şarkı söyler.
Belki burada da paylaşmak istersen bir tanesini diye.
Aynı Berfin'den mi bahsediyoruz diye böyle bir düşündüm.
Şöyle, ben gerçekten çok kötü şarkı söylerim.
Sesim de bayağı kötüdür ama trend yolda hızlı teslimat diye bir müzik grubumuz var aslında.
Keşke burada olsalardı da ben sözü onlara devredebilseydim diyeyim.
Topu sana atayım Ramazan eğer varsa biliyor musun?
Benim de sesim çok kötüdür.
Bir şekilde bana top gelmesin diye şey yapıyorum.
Saklanıyordum ama kaçamadım.
Ses önemli değil ya. O zaman hep siz bize soruyorsunuz.
Ya belki Barış sen bir şeyler söylersin bize.
Ben de. Ben de.
Müzik kulağı yok ya.
Sesim güzel ama şarkı söylüyorum.
O zaman gizem kalıyor geliyor.
O zaman söyleyeyim mi?
Benim katıldığım podcast'ta Volkan piyano çalmıştı.
O günden beri içimde bir ukde kaldı şarkı söylemek.
Ama bu sürpriz olur ya gerçekten.
Aynen. Sözleriniz var diyormuş ki zaman arkada.
Yok ya ama minik söyleyeyim isterseniz kimse söylemeyecek.
Acun abi Almanya'dan geldim.
Bitbox yapacağım. Biz direkt mülte alalım kendimizi ya.
Söz sende güzel. Yok ya böyle yapınca çok ciddi oldu ama o zaman şey şiir gibi okuyayım.
Ay'a benzer yüreğim doğal olarak takipteyim.
Ah şu kaderi yenersem eğer bekle geliyorum.
Aşkım. Aya benzer yüreğim doğal olarak da gitmeliyim demiyor
mu? Ben yanlış mı biliyordum yıllardır?
Takipteyim miymiş arası?
Ben de. Ben mi salladım?
Takipteyim. Öyle diyelim.
Yarım saattir sözleri ezberliyor ya.
Bence güzel doğal olarak. Bence de.
Her yüreğim.
Evet. O zaman bu postun altına doğrusunu yorum olarak yazsınlar.
Beğenmesini yazalım.
Doğru olan yüzüncü yoruma bir sonraki podcast'te konuk alıyoruz.
O zaman ufaktan kapatalım çözümüzü de verdiğimize göre.
Çok teşekkür ederiz bu arada.
Davetiniz için çok teşekkür ederiz.
Evet biz teşekkür ederiz.
İyi ki geldiniz. Benim de ilk podcastımda sizinle olmak keyifliydi benim için.
Güzel ya işte Gizem.
Devamlı bekliyoruz.
Evet Gizem doğal host gerçekten ya.
Gizem programları dinleyip şey yapıyor muydun?
Burada ben böyle sormazdım.
Evet evet şey ya ama gerçekten bu arada doğruymuş hani.
İşte kim milyoner olmak istere falan katılıyorlar ya işte ekran başında çok iyiyim 500 bin lira kazanıyorum falan.
Ama işte şey buraya gelince çok heyecanlanıyor insan öyle değil kolay değilmiş falan diye.
Hani hep klişe zannederdim ama değilmiş.
Gerçekten öyle şey kolay olmuyormuş host olarak.
Gayet iyi dinledin.
Sana da teşekkür ederiz.
Artık zaten teşekkür etmekten kalmayacağız.
Artık sürekli bekliyoruz.
Ben teşekkür ederim.
Hepimize teşekkür edildiğine göre.
Teşekkürler Barış bunu söylediğiniz için.
Ben teşekkür ederim.
O zaman hoşçakalın.
Hoşçakalın. Hoşçakalın.
Bye.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
