
Bu bölümde, toksik ilişkilerin hayatımızda nasıl yer bulduğunu, çoğu zaman onları neden fark edemediğimizi ve bu döngüden nasıl çıkabileceğimizi konuşuyoruz.
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu podcastine, hoş geldiniz.
Ben Begüm. Bugün en merak edilen konulardan biri toksik ilişkiyi konuşacağız ve birazcık da romantik ilişkiler üzerinden ilerleyerek konuşacağız.
Bir soruyla başlamak istiyorum.
Hiç kendinizi bir ilişki içerisinde sürekli olarak yetersiz, suçlu ve neredeyse hareket edemeyecek kadar tükenmiş hissettiniz mi?
Bu işte demek ki bu ilişkide bir toksiklik, bir zehirli durum var demektir.
Zaten şey baktığımızda, söz konumuna baktığımızda toksik ilişki birbirini zehirleyen ilişki olarak diye ortaya çıkıyor.
Bu bir tane şey vardı, hepiniz görmüşsünüzdür.
Arapçadaydı galiba.
Bilenler bana atsın Instagram'dan.
Aşk kelimesi zaten işte iki kökün birbirini çok fazla sıkıp şey yaparak iki tane bitki var.
Kökleri böyle birbirine dolanıyor ve en sonunda birbirini öldürecek hale getiriyor diye.
Olayı bu kadar romantize etmeyeceğim.
Bu kadar abartı olduğunu düşünmüyorum.
Çünkü farkındalıkla ve biraz cesaretle ve seçimlerimizle kendi hayatımızı yaşayabiliyoruz.
Ama bu zinhar o kadar kolay değil.
Toksik ilişkiyi çok fazla gözlemliyorum arkadaşlar.
Kendi hayatımda, hem yakınlarımın hayatında, hem danışanlarımın hayatında bir acıyla bağlanma gibi bir durum var.
Ve bu bence en tehlikelisi ve direkt insanı toksik ilişkiye sürükleyen bir şey.
Hani benim acılarım var, senin de acıların var.
Allah kahretsin bu dünyayı, biz buradan bağlanacağız, biz bu zorlukların içinde yaşayacağız gibi.
Çok romantik gibi gözüken.
Ama aslında toksikliğin ilk adımı olan konu bu.
Daha önce de söylemiştim sizlere yeni birisiyle tanıştığınızda bir ilişkiye başladığınızda hemen travmalarınızdan ve acılarınızdan bahsetmeyin.
Çünkü oradan bir bağ kurarsınız.
Ve kültürel olarak da bu işte acıdan beslenmeyi maalesef çok sevdiğimiz için fark etmeden hani tek konuştuğumuz konu acılarımız ve ah ne zorluklardan geçtik.
Ama bak birbirimizi bulduk biz birbirimize tutunacağız gibi bir noktadan yaklaşınca ilk başta kurtarıcımızı bulmuş gibi oluyoruz.
Kurtarıcı kurbanı bolca konuşacağız zaten ilerleyen bölümlerde.
Ama aslında kurtarıcımız değil celladımızı bulmuş oluyoruz.
Çünkü ilişkiler birbirini beslediğin alandan büyüyor.
Ve o yüzden de eğer karşımızdaki kişi bizi sürekli olarak travmamızdan besliyorsa biz de ister istemez O travmaları hem o travmanın içine çekiliyoruz hem de o travmaları daha büyütmeye
yatkın oluyoruz. Çünkü ne diyoruz?
Ah ben ilişkimi travma bağıyla kurdum.
O zaman ben sürekli olarak travmalarımı, şikayetlerimi ortaya koyayım ki ilişkim devam etsin.
Ve ilişkiyi devam ettirebilmek için de işte baktınız çocukluk travmalarınız bitti orada malzeme çıkmıyor.
Ondan sonra başlıyor işte güncel olaylardan zaten bulmak zor değil.
Aa şu şöyle olmuş, bu böyle olmuş.
Hep bir kötü haber paylaşımı, hep bir siyaset paylaşımı, hep bir ah dünya çok kötü yere gidiyor, şöyle oluyor, böyle oluyor derken ilişkimizi güçlendirdiğimizi zannederken
aslında kendimizi tüketmeye başlıyoruz.
Ondan sonra ya bu bu arada en toksik ilişkinin en basit başlama hali.
Böyle böyle başlıyor sıkıntılarla beraber.
Daha sonra sürekli ilişki konuşulmaya başlıyor.
travmalarımızı aktif tutarak ilişkide bağ kurmaya çalıştığımız için de sürekli ilişkimizi konuşuyoruz.
İşte şöyle yaptık, böyle yaptık.
İşte şunu şöyle deyince böyle oldu.
Sen şöyle dediğin zaman ben böyle hissettim.
Sana güveniyor muyum, güvenmiyor muyum?
Ya arkadaşlar hani ilişkiyle ilgili konular bu kadar konuşarak hallolacak şeyler değil bazen.
Maalesef evet beklemek çok zor bir şey ama ilişki zamanla oturan bir olgu olduğu için Sürekli olarak ilişkiyi konuşmak ve ah işte biz birbirimize güveniyor muyuz, biz şöyle miyiz, biz böyle miyiz'i konuşmak ilişkiyi
geliştirmekten ziyade tamamen yok etmeye doğru ilerler.
Çünkü konuştukça daha fazla deşiyorsun.
Deştikçe önceki ilişkilerini konuşuyorsun.
Önceki ilişkileri konuştukça aklına karpuz kabuğu düşüyor.
Oradan onu sorguluyorsun.
Onun kıskançlığı, bunun şusu derken...
Bir bakıyorsun ki hayatında başka hiçbir ilgi alanın kalmamış.
Tamamen kendini ilişkin ve karşı kişinin hayatını nasıl yaşadığı üzerine kurmuşun.
Ve bunlardan dolayı da kendini yiyip bitirmeye başlamışsın.
İşte bu toksik ilişkide vardığımız nokta oluyor.
Hani şiddetle tacizle oralara hiç girmiyorum bile.
Onlar bambaşka boyutu.
Bu benim size anlattıklarım normal hayatta ilişki gibi gözüken ama aslında bizi zehirleyen.
Toksik ilişkinin nasıl olduğu.
Çünkü dışarıdan baktığınızda bu çiftler hayır işte anlaşıyor, keyifli veya işte uzun süredir beraberler gibi gözükse de içten içe bu çiftler birbirini çok fazla zehirleyebiliyor.
O yüzden hani örneklere geçmeden önce size önerim toksik ilişkiye girmek çıkmak değil çok daha farklı bir noktadan yaklaşmak istiyorum.
Tek odak noktanız ilişkiniz olmasın ve ilişkinizi acıyla beslemeyin.
Hayatta bazen zorlansak da bir sürü güzel şey oluyor.
İlişkinin içindeyken lütfen amacımız hem kendimizi hem karşımızdakini hem de ilişkimizi ileriye taşımak.
Daha keyifli bir noktaya taşımak olsun.
Yani şöyle düşün. Şimdi evde oturup sana güveniyorum güvenmiyorum tartışması yapmak mı?
Ya güven zamanla oturan bir şey.
Ya hadi gel bugün de bir ormanda yürüyüş yapalım gibi yeni anı üretmek mi?
O yüzden bunlar üzerinde durmanız gereken konular olarak diye düşünüyorum.
Toksik ilişkiyi bir de nasıl anlarız?
Şimdi çok fazla konsept var.
Benim anlayacağımızı düşündüğümüz nokta bu oluyor.
Bir de gaslighting, suçlamalar, sessizlik cezaları, kavgalar.
Sürekli ilişki içinde ilişkiyle ilgili konuşurken de karşılıklı birbirinden hınç alma durumu oluyor.
Sen şöyle yaptın, sen böyle yaptın.
İşte bana iyi davranana kadar seninle konuşmayacağım gibi aslında ilişki yaşamak değil, karşı tarafı kendine mecbur bırakmak oluyor onlar.
Bir de gaslighting var ki ona hatta ayrı bir bölüm bile çekilir.
Ama bu toksik ilişkide üzerinde durmamız gereken bir konu.
Çok fark edilmiyor gaslighting arkadaşlar.
Bir sürü yerde duymuşsunuzdur, okumuşsunuzdur.
Asıl ortaya çıkan konusu işte bir tane adam...
Karısını delirtmek için diyeyim.
Böyle gaz lambasını yavaş yavaş, yavaş yavaş, yavaş yavaş kısıyor.
Ve kadın diyor ki ya ışık azalıyor.
Yo diyor sen görmüyorsun ışıkta bir azalma yok.
Böyle böyle en son kadın karanlığın içinde kalıyor.
Ve adam hala ona kendisinin ilüzyonu olduğunu bunun söylüyor gibi.
Bir deneyle başlıyor bu.
Günümüzde nasıl ilerliyor?
Kimseyi suçlayamam burada.
Onlar şöyle yapıyor, bunlar böyle yapıyor biliyorsunuz beni.
Onlar ve biz kavramını çok sevmem, çok kutuplaştırır.
Ama bazen bazı insanlar kendi muhtemelen çocukluklarıyla ilgili problemlerden dolayı ilişki yaşamayı karşısındaki kişiyi ona muhtaç bırakmak olarak diye adlandırır.
Ve böylece toksik ilişki de başlamış oluyor.
Sürekli ilişki hakkında konuşma.
karşı tarafın açıklarını yakalayıp sürekli ona bunları sunmak gibi ve yavaş yavaş çevresinden de uzaklaştırmaya başlar.
Gaslighting'de özellikle bu çok oluyor.
Seni kıskanıyorlar. Bak gördün mü bizi kıskandılar bir daha çağırmadılar.
Bak gördün mü şöyle oldu.
O muhakkak seni kıskanıyor gibi karşı tarafı doldurur doldurur bir kere ilk yaptığı şey yalnızlaştırmak olur.
Ondan sonra da sürekli ilişki ve travmalar hakkında konuştuğu için kişinin travmaları üzerinden de Yola çıkarak seninle sadece ben ilgilenirim.
Sen sadece bana muhtaçsın.
Benden başkası da sana bakmaz gibi bir konsepte oturtarak kişiyi hem yalnızlaştırır hem de kendine muhtaç bırakır.
Çok çok yakınımda yaşadım ben bunu.
Kendim değil bu kadar anlamlı çok çok yakınımdayız.
Kendim olarak zannetmeyin.
Ama bilenler anlayacaktır.
Bir evlilik ikinci evliliklerini yapıyor çift.
Kadın erkeğe göre çok yetersiz aslında ama yani yetersiz dedim işte o kadın ilkokul mezunu bilmem ne filan adam işte iyi okullarda okumuş etmiş.
Ama adamın hani sevgiyle ilgili, sevilmekle ilgili problem ya problem de değil de güven problemleri var diyelim rahat böyle anlatabilirim.
Kadın ilk başta kendini zaten inanılmaz ortaya sunuyor.
Ben şahane yemek yaparım, ben mükemmel çocuklar yetiştirdim.
Ben şöyleyim ben böyleyim okul okumadım ama çocuklarımla beraber ben hayat okulunu okudum falan gibi anladığınız konsepti.
Neyse sonrasında yavaş yavaş işte eşinin çevresine de tabii haliyle giriyor.
Ve sürekli işte çok güzel yemek yapıyor her insanları yemeğe çağırıyor şey yapıyor ve sonrasında başlıyor.
Bak gördün mü bizi bir daha çağırmadılar.
seni kıskanıyorlar, evini kıskanıyorlar, beni kıskanıyorlar diye diye adamı bütün çevresinden uzaklaştırıyor ve bambaşka bir noktada uzaklaştırıyor.
Zaten uzakta bir yerde oturuyorlar.
Tamamen kendisi ve önceki evliliğinden çocuklarıyla bir araya sokuyor, bir arada bırakıyor ve sonrasında da başlıyor.
Adamın kendi önceki travmalarını, adam önceden boşanmış, işte seni bu yüzden bıraktı karın.
Sen şöyle yaptığın için yanlısın.
Arkadaşların seni kıskanıyor.
Bu arada kıskanılacak hiçbir şey de yok adamın.
Yani hani belli bir başarısı bile yok.
Sonra adamın çocuklarından konuya giriyor.
Bak işte bu seni şundan dolayı seni arıyor.
Aslında seni sevmiyor.
Seni bir tek ben seviyorum.
Bir tek ben ilgileniyorum.
Bir tek ben şefim. Derken arkadaşlar şu an hiçbir yerde barınamaz bir noktaya geldiler.
Hani yazlığa bile gitseler.
Komşularla kavga ediliyor çünkü komşular da onları kıskanıyor.
Adamı kendi öz evlatlarından uzaklaştırıyor.
Kendi himayesi altına alıyor.
Arkadaşlarından uzaklaştırıyor.
Ve adam duyduğuma göre hani söyleyenlere göre onu kendi kurtarıcısı olarak görüyor biliyor musunuz?
İnanılır gibi değil. Ve adam diyor ki beni diyor bu kötü çevreden beni kıskanan insanlardan kurtardı.
İşte gaslighting bu arkadaşlar.
Ve bu toksik ilişkinin de dibini gösteren bir şey.
O yüzden işte biz psikologlar arada devreye giriyoruz.
Şunu yap bunu yapma diye değil.
Gerçeği gösterebilmek için insanlara.
Ya bak böyle böyle bir konu var.
Sen burada memnun musun gerçekten?
Travmandan mı besleniyorsun?
Yoksa gerçekten istediğin hayatı mı yaşıyorsun?
İstediğin, özlediğin, hasret duyduğun...
Duygu bu duygu mu gibi bu konulara daha çok giriyoruz ki insanların hem kendi hayatlarını daha kaliteli yaşasınlar hem de ilişkilerini daha iyi noktaya çekebilsinler diye.
Böyle bir anı bu konu hakkında konuşacağımız daha çok fazla şey var.
Ama şimdilik burada yavaş yavaş kesiyorum.
Kendi toksik olduğunu düşündüğünüz ilişkileriniz varsa, konuyla ilgili paylaşımlarınız, sorularınız varsa bana pskbegum özelden hesabından, instagramdan ulaşabilirsiniz.
Aynı zamanda podcastlerimi de takip eder, bildirimlerinizi açar, destek olursanız çok sevinirim.
Beraber büyüyoruz.
İzlenmelerim, dinlenmelerim sizlerle beraber keyifli bir noktaya geliyor.
Çok teşekkür ederim her şey için.
Tesadüfleriniz hep bol ve güzel olsun.
Kendinize çok iyi bakın, görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
