
Bu bölümde, günümüz terapistliğinin nasıl dönüşüm geçirdiğini, bu değişimin avantajlarını ve tartışmalı yönlerini ele alıyoruz.
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu podcastine.
Hoş geldiniz. Ben Begüm.
Bugünkü konumuz terapistlik şekil mi değiştiriyor?
Öncelikle hakikaten yorumlarınızı merak ediyorum.
Bir terapist olarak özellikle.
Şimdi biz 20 yıl önce baktığınızda çok daha farklı bir terapi tarzıyla mesleğe başladık.
Tam 20 yıl önce mesleğe başladım ama hani okumalarımız, çalışmalarımız, işte üniversitemiz benim.
20 yıl önceydi ve bize anlatılan terapistlik çok daha uzak, mesafeli, duvar gibi durman gereken bir alandı.
Şimdi baktığımızda da 20.
yüzyılın psikolojisi işte Freud'la ortaya çıkan, size anlattığım gibi psikolog hiçbir tepki vermez.
İşte hani günümüze uyarladığımızda.
Evet, anlıyorum.
Evet anlıyorum gibi nötr bir surat sıfır mimik hiç yorum yapmadan bu arada yorum tehlikeli bir konu tabii ki yaptığımız yorumların nasıl olduğu çok önemli ama hiçbir insani
belirti göstermeyen kişilere psikolog denirdi bizim zamanımızda.
Ama bugün artık insanlığında gelişmesiyle bir, hızlı çözümün çok artık hayatımıza girdiği ve her şeye çok çabuk ulaşmamızdan kaynaklı.
Terapilerin de süresinin daha kısa olmasını tercih edebiliyoruz.
İki, sadece psikolog değil...
Bir sürü konuştuğumuz gibi işte New Age akımlar var, işte yürüyüş terapisi, su terapisi, yoga terapi gibi aslında insanlar çok fazla noktalarda kendi kişisel farkındalıklarına ulaşabildikleri
için psikologla geçirdikleri zamanı da birazcık daha kısaya...
indirgemek istiyorlar.
Çünkü zaten bir sürü bir şey.
Çoğu danışanımda ben bunu fark ediyorum.
Bir gün hanım diyor şunu şunu şunu fark ettim.
Bunu şöyle yaptım. Şunu şöyle yaptım.
Hayatımı şu şu noktalarında tıkanıyorum.
Ne yapabilirim diye geliyor.
O yüzden artık bazen ister istemez terapislikten danışmanlığa geçmek zorunda da kalabiliyoruz.
Ama bu danışmanlık asla ve asla hani şunu şöyle yap, bunu böyle yap gibi bir danışmanlık olmamalı.
Psikolog kimliği. yola çıkıyorsak bu danışmanlık en fazla yapılan araştırmalarda atıyorum mesela işte yürüyüşün ufak dozlu bir antidepresanla aynı etkiyi sağladığı gözlemlenmiş.
Böyle bir şeyi denemek ister misiniz gibi tamamen bilimsel kanıtları karşı tarafa aktararak yine seçimi kendisine bırakmak olarak düşünebilirsiniz.
Neyse ben terapistlik değişiyor mu noktasına geldiğimde şeyi hatırlıyorum arkadaşlar.
İlk terapiye başladım.
Ben çok fazla terapiye gitmiştim.
Ailem de meraklıydı.
Bende de birazcık bir şeyler vardı.
Derken birkaç tane psikolog deneyimim de oldu.
İlki... 12-13 yaşlarındayım işte annemle babam boşanıyor ve annem de duymuş işte o zamanlar.
Boşanan çiftlerin çocukları çok etkilenir.
Koştur koştur biz psikoloğa gittik.
Şimdi o zamanın işte ben 13 yaşındayım 2000 yılı düşündüğünüzde gittik ben de ilk defa bir psikologla tanışıyorum.
İşte başladık. Merhaba merhaba nasılsın ne yapıyorsun?
Evet Begümcüğüm dedi bana biraz çocukluğundan bahseder misin?
Durdu. Dedim hanımefendi ben zaten çocuğum hani.
Neden bahsedeyim? Tamam o zaman günlük hayatından bahset.
Şimdi demek istediğim o zamanlar çok daha kalıplar vardı.
Bu arada bugün hala görüyorum bazı kalıplardan hareket eden psikologları.
Bunu yapmayın arkadaşlar. Bu insanlara yani bana o gün 13 yaşındayken bile özel olmadığımı hissettirmişti.
Tamamen kalıp bir yöntem üzerimde uygulanıyor gibi.
Çocukluğundan başlayalım anlamaya.
13 yaşındaki çocuğun ne çocukluğu olacak, neyi hatırlayacak Allah aşkına ya.
Neyse yeni psikologluk dönemlerinde ve fark ediyorum daha çok yeni süpervizyonlarda da daha çok danışanın kendisine özel sorular ve onu tanımaya yönelik
daha kişiselleştirilmiş sorular soruluyor.
İşte sizi buraya getiren nedir?
Hangi konu üzerine yoğunlaşmak istersiniz?
Çünkü zaten o genellikle o konu üzerinden olmuyor.
Onun altını bayağı bir deşiyoruz biz ama öncelikle bir sormak lazım.
Buraya niye geldin? Ne bekliyorsun?
Nasıl hareket etmek istiyorsun terapi süresinde diye?
Danışanı da terapinin içine çekmek lazım.
Çünkü öbür türlü eski yöntemlerde belirlenmiş zaten 2-3 tane terapi yöntemi var ve hala gelişiyor o zamanlar ele.
Ne yapıyordu insanlar? Kalıplardan yola çıkıyordu.
Biz terapiye niye gidiyoruz?
Sadece özel hissetmek demeyeyim ama özel hissetmek de bence çok önemli bir noktası.
Çünkü 40 dakika, 50 dakika birisine gidiyoruz ve kendi sorunlarımız hakkında konuşuyoruz.
Özel hissetmeye de hakkımız var diye düşünüyorum.
Danışan tarafından. Bu konuları da konuşacağız.
Terapistler de terapiye gider mi de.
Neyse o yüzden en çok benim üzerinde durduğum konu...
Danışanın ihtiyaçlarına yönelik bir terapi seansı veya terapi süreci hazırlamak oluyor.
Ki zaten eskiden böyle yıllarca süren terapi seansları, bugün özellikle şirketlerle bu şekilde çalışıyorum ben de, 6 veya 8 seans içerisinde danışanı belli bir noktaya getirmek,
belli bir farkındalığa vardırmak şeklinde oluyor.
Biz buna zaten yapılan yöntemlerde de çözüm odaklı terapi diyoruz.
Neden geldin? Nasıl ilerlemek istiyorsun?
Hedefin ne? Bu hedefe nasıl ulaşabiliriz?
Tabii ki bunun da bazı kalıp yaklaşımları, kalıp cümleleri var.
Ama burada artık işte terapistin birazcık daha hamuru işin içine giriyor.
Ben hep sistemik terapiden de yaklaşırım ister istemez bir aileyi, içinde doğduğu ortamı, bir işte geçmişini demeyeyim ama danışanın normalini öğrenmek isterim.
Bazıları ise çözüm odaklı terapide hiç geçmişe yaklaşmaz.
Birazcık daha danışmanlık gibi hani hızlı bir şekilde danışanın olmak istediği noktaya nasıl geleceğiyle ilgilenir.
Böyle de bakılabiliyor.
Burada terapist farkı oluyor.
Ama genel süreçte terapi şekil mi değiştiriyor dediğimizde evet şekil değiştiriyor.
Çünkü insanların ihtiyaçları da şekil değiştiriyor.
Ve her alanda olduğu gibi bizlerin insanların ihtiyaçlarına yönelik hareket etmemiz aşırı önemli arkadaşlar.
Bir de maalesef başka bir konu daha var değinmek istediğim terapistlik şekil mi değiştiriyor diye birazcık sosyal medya terapistleri ortaya çıktı.
Şimdi ben bu podcastlerde hiçbir şey kimseyi kötülemek istemiyorum.
Bütün alanların üzerinden konuşmak istiyorum.
Şimdi iyisiyle kötüsüyle biz psikologlar eskiden saklanmamız gerekirken Freud zamanı filan psikologlar dışarıda danışanını gördüğünde saklanırdı veya selam bile vermezdi.
Çünkü psikolog bambaşka bir noktadaydı ve asla ve asla markette bile karşılaşmaması lazım danışanıyla.
Bugün günümüzde böyle bir şeyin imkan ihtimali yok.
Ki keza bugün günümüzde biz psikologlar ister istemez kendimizi olabildiğince fazla görünür kılmamız gerekiyor ki Çok fazla psikolog var.
Hem insanlar artık tarzımızı da birazcık gözlemleyip ona göre bizlere gelmek istiyor gibi birçok bileşeni var.
Ama muhtemelen işte Freud'tu, Adler'di bizim bu hallerimizi görse baya bir hani bizim yaptığımız terapi kuramları nerede kaldı diye üzülebilirler.
Ama dediğim gibi evet terapi şekil değiştiriyor.
Yalnız şimdi sosyal medya psikologları derken daha önce psikolog seçimi kısmında da size anlatmıştım.
Herkesin yaptığı mesaiye saygım sonsuz.
Ancak insan ruh haliyle, insan ruh sağlığıyla ilgileniyorsak birazcık daha olabildiğince bilinçli olmaya.
Daha doğrusu bilinçli olmak derken de şu kişinin kendisini inceleyebilmesine alan açacak paylaşımlarda bulunmak nacizane bir tavsiyem olabilir benim meslektaşlarıma.
Bazen öbür türlü hani şöyle yaparsan böyle olur, böyle yaparsan böyle olur dediğimiz zaman ister istemez kişinin hayatını bilmeden farklı yönlendirmelerde bulunuyoruz.
Ve uzman kisvesi altında olduğumuz için de insanlar bunları uygulayıp bazen memnun bazen de çok memnuniyetsiz olabiliyor haklı olarak.
O yüzden psikolojide her ne kadar şekil değiştirirse değiştirse tek bir doğru yoktur.
Kişinin kendi doğrusunu bulabilmesi vardır ve bizler de ancak ona yardımcı olabiliriz.
O yüzden hani olabildiğince ben de hani görünür olduğum mecralarda insanlara dokunurken onların kendilerini tanımalarına, hedeflerini doğru koymalarına ve o hedefe ulaşacakları
yolları içlerine sinecek şekilde seçmelerine yardımcı olabilecek ipuçları vermeyi tercih ediyorum açıkçası.
Ama bu kadar görünür olmak da psikolog olarak mesela bilmiyorum ben hani Reels'lar da çekiyorum ediyorum.
Instagram'da takip edenleriniz bilir.
Çok randımanlı yapamıyorum.
Mesela podcast çekmek, sizlere sesimle ulaşmak beni daha rahat hissettiriyor gibi düşünüyorum.
Öbür türlüsü hani çünkü görselliğinize de dikkat etmeniz lazım.
Ha zannetmeyin ki şu an bu podcast'ı çekerken beni kimse izlemezken bile bir göz kalemimi çektim bir üstüme başıma çekip düzen verdim ama En azından bunu kendim için yaptım.
Kendimi iyi hissedebilmek için.
Diğer türlü fazla görünür olduğumuzda iş psikolojiyle ilgili bilgi vermekten, psikolojiye dokunmaktan ziyade aman iyi mi gözüküyorum, şöyle mi gözüküyorum, böyle
mi gözüküyorum endişesi içerisinde olmaya da insanı itebiliyor ister istemez.
Bu eğer bizim vereceğimiz bilgiyi etkilemiyorsa okey.
Devam edebilirsiniz ama eğer nasıl görünüyorum kaygısı bizim insanların ruhuna dokunmamızı engelleyecek bir kaygı seviyesine geliyorsa bence insanlara nasıl dokunabiliyorsak
o noktadan devam etmemiz daha verimli olur diye düşünüyorum.
Ama bir yandan da şimdi danışan koltuğundan düşünüyorum.
Ben gideceğim psikoloğun da birazcık olsun hayatında nasıl bir yol kat ettiğini.
Valla yalan yok özel hayatının da nasıl olduğunu merak ederim.
Çünkü öncelikle terzi kendi söküğünü dikebilmeli diye düşünüyorum.
Hani bu demek değil ki iniş çıkışlarımız olmayacak, hani hep yükselişte olacağız.
Hayır, tabii ki psikologlar olarak iniş çıkışlarımız olacak.
Bu çıkışlarda neler yaptık, düşmelerimizi nasıl kabullendik, nasıl düşmelerimizle yola devam ettik veya bu noktalarda nasıl hareket özgürlüğümüzü nasıl yakaladık gibi
bazı şeylerin görünür olması danışan koltuğundan baktığında mesela beni rahatlatır.
Benim takip ettiğim bazı psikologların onların başarı öykülerini dinlerken işte hani yapamadıkları, zorlandıkları veya işte özel hayatlarıyla ilgili bahsettiklerinde çocuklarıyla
olan sıkıntıları, neler yaşadıkları, nasıl üstünden geldiği, evlilikleri falan filan.
Hani bir magazin malzemesi olmadan da terapiye gideceğim için yani kendi psikoloğumun da belli süreçleri...
yaşamış ve aşmış olmasını ben tercih ederim.
Ve hatta bolca inişi çıkışı olmuş kişilerle görüşmeyi tercih ederim ki hani o kalıplardan daha rahat çıkabilsin, beni daha rahat anlasın diye düşünürüm.
İşte bu noktada evet belki de sosyal medyadaki görünürlüklerde terapistliğin şekil değiştirmesinde yardımcı da olabilir.
Yine dönüp dolaşıyoruz. Kişisel neyi istiyorsak, kişisel meraklarımız neyse, kişisel ihtiyaçlarımız neyse odura geliyoruz.
Siz nasıl bir psikologla çalışmak isterdiniz?
Psikoloğun özel hayatını bilmek ister miyiz?
Bunu bu arada hepinizin bilmek istediğini biliyorum da.
Ne kadarını bilmek isterdiniz?
Psikoloğunuz hani hep böyle başarılı en iyi liseler, en iyi üniversiteler dereceli işte diplomalar mı olsun yoksa kendi hayatında birazcık daha iniş çıkışı olsun psikologla mı çalışmak isterdiniz?
Bana yazarsanız çok sevinirim.
Instagram hesabım pskbegum özelden ve işte Spotify'dan da takip etmeyi, bildirimlerinizi açmayı unutmazsanız çok sevinirim.
Bir sonraki bölüme kadar tesadüfleriniz bol olsun.
Kendinize çok iyi bakıyorsunuz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
