
Psikoloğa gitmeye karar verdin ama kimi seçeceğini bilmiyor musun?
Bu bölümde, doğru psikoloğu seçerken dikkat etmen gereken noktaları sade ve samimi bir dille konuşuyoruz.
Terapi yolculuğuna güvenle başlamak için ilk adımı birlikte atalım. 🎧
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu podcastine hoş geldiniz.
Ben Begüm. Bugünkü podcastımızda nasıl psikolog seçmeliyim konusuna değineceğiz.
Aşırı önemli bir konu arkadaşlar.
Hele günümüzde bence herkesin psikoloğa ihtiyacı var.
Psikologtan yardım almak zaten böyle bir zayıflık değil.
Hani hayatımızı nasıl idare edeceğimizi veya nasıl yönlendireceğimize karar verirken de bir bilen demeyeyim ama yol göstericiyle çalışmak çok faydalı oluyor.
Şimdi eskiden bahsedeceğim, şimdi konuya çok hızlı girdim, heyecanlıyım bu konuda biraz.
Bir sürü akımlar var psikolojide.
Eskiden işte psikolog dediğimiz zaman neydi?
Deli doktoru. Ki keza ben de bu konuyla ilgili çok fazla savaş vermek zorunda kaldım.
Ama bugün baktığımızda psikolog nedir dendiğinde aslında biraz daha rehber olarak görebiliyoruz.
Konu eğer klinik veya psikopatolojik değilse tabii.
Geçmiş zamanlarda psikolog dediğimiz zaman uzun uzun terapi dönemleri, işte uzun uzun bilinçaltını inceleme, hayatın her alanını didik didik...
araştırma, bakma gibi bir sürü insanı yoracak ve bu sürece katılmak istemeyecek sebeplerimiz vardı.
Ama bu psikodinamik bir yaklaşımdı arkadaşlar.
Günümüzde yani Freudian bir yaklaşım.
Günümüzde bu yaklaşım çok fazla kullanılmıyor diyebiliriz.
Bir tane annemin bir arkadaşı vardı.
Buradan kendisine de selam olsun dinlediğinde kimden bahsettiğimi anlayacaktır.
Bir işte psikoloğa başlama süreci var ama işte 50'li yaşlarında o sırada.
İşte psikolog nedir, ne değildir?
Tabii hani... İncelemek istiyor.
Öğrenmek istiyor. Psikoloğa gitmiş.
Psikolog da demiş ki işte oturacağız.
Bütün bilinçaltınızı attığınız düşünceleri tek tek inceleyeceğiz.
Sizin yaşamınızı inceleyeceğiz.
Neyi nasıl anlamlandırdığınıza bakacağız demiş.
Gelmişti bize şey diyor.
Ben 50 yılımı verdim bütün bunları bilinçaltına atabilmek için.
Yok çok teşekkür ederim ben bunları yeniden ortaya çıkartmak istemiyorum diye.
Çok haklı bir serzenişti.
O yüzden artık eskisi gibi değil.
Birçok psikoterapi yöntemi var.
Ve aslında ana konumuz hayatımıza nasıl devam edeceğimiz olduğu için de incelerken bence birazcık daha şefkatli bir noktadan yaklaşmak çok daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
Şimdi psikolog seçiminde terapi yöntemlerine değineceğim ama en en en önemli şey arkadaşlar bir diplomasına bakalım.
Bir etik değerlerine bakalım.
Yani bu kişi nerede okumuş?
Yani şeye kadar girmenize gerek yok.
İşte hangi okul hangi ekollerde çalışmışa kadar girmenize gerek yok ama bir hangi okuldan mezun olduğu, yüksek lisansının olup olmadığı, terapi eğitiminin ne olduğu, ne kadar süre terapi
eğitimi aldığı. Yani amacım kimseyi kötülemek veya kimseyi mesleğinden soğutmak değil ama bizler yani terapi eğitimi dediğiniz bir yine 3-4 yıl süren bir eğitimdir ve çok kıymetlidir.
Her psikoloğun kendi sürecinden o terapi eğitimi süresinde de Geçmesi gerekiyordur ki kendi sıkıntılarını veya kendi yaşanmışlıklarını danışana çok fazla yansıtmasın.
Hani dur dur sen ona dert mi diyorsun ben sana benim yaşadıklarımı anlatayım gibi bir yaklaşımla yaklaşmaması lazım psikoloğun.
Aktif bir dinleyici iyi bir soru sorucu olması gerekiyor.
Yönlendirmelerde de, oralara da geleceğim ama hani birazcık daha birkaç seçenekli yönlendirme sunması daha faydalı olacaktır.
Neyse, psikolog seçimindeki en önemli noktalardan biri hani evet paylaşımları, konuşmalarını dinleyerek de birçok psikolog seçiyoruz.
Çünkü paylaşımlarında da aslında psikologlar bize hayata bakış açılarını gösteriyor.
Ama onun dışında mezun olduğu okullara da bir bakalım arkadaşlar.
Kaç yıldır psikologluk yaptığı, kimlerle çalıştığı referansları önemli.
Çünkü burada siz kendi hayatınızı, kendi özelinizi emanet ediyorsunuz.
Bunun o kişi de gerçekten kalacağına ve iyi de...
değerlendirileceğine kefil olmamız lazım.
İlk başta online araştırmalarınızı yapabilirsiniz.
Dediğim gibi üniversitesi osu busu şusu.
Ama sonrasında ben genellikle ilk seansın bir yüz yüze yapılmasından yanayım.
Bir psikologla sizin enerjiniz tutuyor mu?
Bunu bir tanışma psikolojisi bölümünde de çok fazla beğenmiştim.
Yüz yüze iletişimi. Burada yine online seanslarla devam edersiniz.
Veya online de başlamış olabilirsiniz.
Benim de çok yurt dışından danışanım var.
Online başladık, online devam ediyoruz.
Ama imkanınız varsa...
İlk seansta bir yüz yüze gidip ben bu kişiyle çalışabilirim, ben bu kişiye içimi açabilirim veya açamam noktalarına değinmeniz önemli.
Psikolog eski bakış açısında iyi hissettiren değil de birazcık da kurcalayan olarak diye geçiyordu.
Ama günümüzde hayatın bu kadar hızlı geçtiği süreçler içerisinde yine...
Sadece iyi hissettiren demek istemiyorum.
Çünkü o da sonra çok farklı patolojilere yol açabiliyor ama daha şefkatli, daha kapsayıcı bir alanda olmasını tercih ederim ben psikoloğun.
Bu yine size kalmış bir şey.
İlk seansınızda muhakkak şunu sorun.
Hangi ekolle çalışıyorsunuz?
Ve işte ben size anlattım.
Şundan, şundan, şundan dolayı geldim.
Benimle ilgili nasıl bir yol haritası çizmeyi düşünüyorsunuz diye sormanızı çok öneririm.
Çünkü çok kıymetli bir şey.
Biz psikologların aklında çünkü bir şey oluşur.
Ben bu danışanla şu şekilde çalışayım veya şöyle ilerleyeyim diye.
Ve bunu duymak sizin en büyük hakkınız.
O yüzden eğer o psikologla devam etmek istiyorsanız muhakkak sizin benimle ilgili planlarınız nedir?
Benimle nasıl çalışmak istersiniz diye sormanızı öneririm.
Şimdi bir mesleki yeterlilik dedik.
İki, psikoloğun çalışma ekollerini ve sizinle nasıl çalışacağını öğrenmeniz dedik.
Burada yine küçük bir ipucu daha vereyim.
Tek bir ekolle çalışan psikolog...
çok ezberden çalışıyor olabilir.
Yine ön yargılardan ayrı tutarak söylüyorum ama en azından birkaç ekollü bilen ve bu ekolleri karşısındaki danışana göre harmanlayabilen bir psikologla çalışmak çok önemlidir.
İşte günümüzde kognitif behavior terapi var.
Bunu hepiniz duymuşsunuzdur.
Bilişsel davranışçı terapi.
Şöyle söyleyeyim çıkaracaksınız.
Duygu, düşünce, davranış.
Bu üçleme işte bizim hareketlerimizi çok etkiliyor gibi.
Evet çok etkiliyor.
Evet çok önemli. Ama biz danışanın geçmişini bilmeden direkt bu duygu düşünce davranışıyla hareket edersek orada birazcık eksik kalıyor terapi.
Çünkü bazı şeylerin üstü çok kapatılmış oluyor.
Diğer tarafta işte dinamik terapi var.
Tamamen geçmişe odaklı.
Hatta eski zamanlarda analiz olarak diye geçerdi Freud'cu yaklaşım.
Haftada 3, 8 sene, 9 sene süren terapiler.
Onların da günümüzde çok işe yaramadığı gözüküyor.
Çünkü bu kadar hızlı hareket eden dönemde o kadar fazla zamanımızı ayıramıyoruz ve daha hızlı sonuçlar istiyoruz.
Çözüm odaklı terapi var.
Severek kullandığım ekollerdendir o da benim.
BDT'den sonra. Hani danışan şu an buraya niye geldi?
Ana ihtiyacını firmalarla bu şekilde çalışıyoruz biz işte.
7-8 seansta danışana bir bakış açısı kazandırmak, problemine bir farklı yaklaşım ve biraz harekete geçmesine destek olacak yaklaşım oluyor.
Çözüm odaklı terapiyi de öneririm.
Firmalar bunu tercih ediyor çünkü 7 seanslık, 8 seanslık paketler aldıkları için danışan da onların çalışanında, benim danışanım da en azından elle tutulur bir değişim olsun istiyor.
Bir de çözüm odaklı terapide biz bir danışanın cebine de bir şey koyup seansları bitiririz.
Ona aslında hani alet çantası dediğimiz noktaya da biraz olsun kazandırmaya çalışırız.
Ama benim en sevdiğim ekol, en güvendiğim ekol sistemik terapidir.
Burada ne oluyor biliyor musunuz arkadaşlar?
Hani bana anlat deriz ben hatta şey derim danışanlarım bilir bana mutfak dedikodusu ver derim.
Sizin evin mutfağında ne konuşuluyordu?
Orada hangi dedikodular yapılıyordu?
Bu bize aslında içine doğduğumuz sistemle ilgili şahane bilgiler verir.
Bu noktada işte sistemik terapi hani mutfak dedikodusu dışında şöyle çalışıyor.
Biz nasıl bir sistemin içine doğduk?
Biz bu sistemdeki hangi eksiklikleri kapatma görevini yüklendik?
Hangi fazlalıkları eksiltme görevini yüklendik gibi çok farklı yani sistemin bizim üzerimizdeki etkileri üzerine çalışırız ve aslında asıl nokta atışı değişimleri de sistemik
terapi ile görürüz. Bu 7-8 seansta bitebilecek bir süreç olmuyor ama çözüm odaklığa da yakın.
Yani hem BDT hem analiz hem çözüm odaklı hepsini bir araya getirmiş geçmişi analiz ederek ama sadece kendimizi ve duygularımızı değil sistemimizi analiz ederek gelecekte nasıl
harekete geçmeliyiz?
Elimdeki bu bilgi benim normalim bu.
Ben bu bilgilerle ve kendi bu normalimle nasıl bir kendime gelecek kurabilirim noktasına çok güzel ilerleten bir sistemdir sistemik terapi.
Biraz kendi terapi yöntemimin reklamını yaptıktan sonra size terapist seçmek konusunda söyleyebileceğim noktalar 1.
Diplomaları, 2.
Referansları, 3. Size geri bildirimleri olmalı ve 4.
Tabii ki siz onun yanında kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Kendinizi rahatça açabileceğinizi düşünüyor musunuz?
Düşünmüyor musunuz? Bunlar çok önemli.
Günümüzde bir de şunu da belirtmek isterim kapatmadan önce terapi sadece modern psikolojinin terapi yöntemleriyle olmuyor.
Birçok terapi yöntemi çıktı ben de gözlemliyorum.
Deneyimliyorum. Yoga terapiler var, somatik terapiler var, travma terapileri var.
Bu noktada hangisine ihtiyacınız olduğunu analiz etmek birazcık da sizin kendinize soracağınız sorularla oluyor.
Benim şu an neye ihtiyacım var sorusu yardımcı olacaktır.
Eğer bu noktada tıkanıyorsanız PSK Begum.
Ozer'den adlı Instagram hesabından bana istediğiniz zaman yazabilirsiniz.
Hani benle çalışmak değil.
Hangi yoldan başlamalıyım Begüm diye sorularınızda da keyifle yardımcı olurum.
Keyifle yol göstermek isterim.
Ama dediğim gibi öncelikle muhteşem üçlü.
Diploma, referans ve sistem yöntemi, ekolleri ve sonrasında da sizin ihtiyacınız ne?
Hangi ihtiyacınızdan dolayı psikoloğa gidiyorsunuz ve seçtiğiniz psikolog sizin ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyor mu?
Eskiden psikologlar çok daha böyle üstten bakan bir noktadaydı.
Hatta işte psikoloğa geldin, o bilir kişiye geldin gibiydi.
Günümüzde artık... Hepimiz insanız.
Önemli olan o duyguyu paylaşabilmek.
O duygudan yola çıkabilmek.
O yüzden ben tepki gösteren değil de efekt veren psikologları da çok önemsiyorum.
Yani eskiden bize zamanımızda 2000'li yılların başı öğretilen işte psikolog hiçbir mimiğini oynatmayacak.
Hiçbir şey yapmayacak. Hayır.
Bence psikolog da duygusunu tabii hani Allah da onun belasını versin şeklinde girmemeli konuya tabii ki ama kendi duygusunu sizin üzüldüğünüzde üzüldüğünü belli eden veya mimik yapan,
duygu paylaşımında da destek olan bir psikolog olmasını ben önemsiyorum.
Çünkü öbür türlü hep aldığım geri bildirim şu.
Begüm Hanım biz o zaman duvara da anlatırız.
Evet çok haklısınız. Aktif dinleme ve dinlediğinde psikoloğun tepki vermesi.
dediğim gibi abartı olmayan süreçte önemlidir.
Psikolog her zaman sizin tarafınızı tutmaz.
İyi bir psikoloğun yapacağı şey tamam böyle böyle bir durum yaşadın.
Bir bu durum sana ne hissettirdi?
Bir de gel bu durumun birkaç farklı pencereden de inceleyelim diyerek size aslında vizyon katmasıdır.
Psikoloğun önemli noktası.
Dediğim gibi ilk başta kendinize sorun.
Benim neye ihtiyacım var?
Psikolog seçerken Muhteşem Üçlü'den yararlanın.
Ve en sonunda hani karar veremezseniz ve belki en başında hatta karar veremediğinizde danışmak isterseniz de PSK Begum Özer'den Instagram hesabından bana istediğiniz zaman yazabilirsiniz.
Oradan da konuşup dertleşmek demeyeyim ama elimden geldiğince yol göstermeye çalışırım.
Psikoloğunuz tesadüfen olmasın arkadaşlar.
Bilinçli seçimlerde her zaman yanınızdayım.
Bir sonraki podcastta görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
