
Zihnimizin derinliklerine kısa bir yolculuğa var mısınız?
Bu bölümde, insanın kendi psikolojisini ve başkalarının zihnini anlama merakının nereden geldiğini, bilinçaltımızın bu ilgiyi nasıl şekillendirdiğini konuşuyoruz. Kendimizi tanımakla başlayan bu yolculuk, ilişkilerimizi, seçimlerimizi ve hatta dünyayı algılayış biçimimizi nasıl değiştiriyor?
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu podcastine, hoş geldiniz.
Ben Begüm. Bu bölümdeki konumuz, neden psikolojiyi bu kadar merak ediyoruz?
Evet arkadaşlar, neden merak ediyoruz bu kadar?
Nedir sizi mesela bugün bu podcastı dinlemeye getiren sebepler neler?
Allah aşkına bana bunları yazın.
Anket de açmayı düşünüyorum Instagram'da bu konuyla ilgili.
Niye psikolojiyi bu kadar merak ediyoruz diye inanın kendi kendime de çok düşündüm.
Yani mesleğim olmasından ziyade neden bu kadar merak ediyorum?
Çünkü bunu daha önce anlattım mı bilmiyorum ama ben psikolog olmayacağım diye psikoloji okumaya başladım.
Yani insan bilimi zaten her hayatın her noktasında işime yarar diye bölüme girdim.
Ama o kadar çok sevdim ki insanı incelemeyi, sonunda mesleğim haline geldi.
İlk kitabımı yazarken de düşünüyorum, amacım hem insanlara bildiğim bilgileri, bizim işte karmaşık öğrendiğimiz bilgileri halk dilinde diyeyim, amiyane tabiriyle aktarabilmek, hem
de daha fazla araştırma yapmaktı.
Peki nasıl başladı?
Neden bu kadar psikolojiyi merak ediyoruz?
Aslında hani bilmi mi merak ediyoruz yoksa çaktırmadan teselli mi arıyoruz kendimize?
Hani bunun sebebi bu, bu bundan dolayı böyle oluyormuş gibi bilgileri sindirmek için mi psikolojiyi merak ediyoruz?
Yoksa ya bende şu şu var.
Aa bak gördün mü yalnız değilmişim.
Başkalarında da bu varmış.
Merakından dolayı veya tesellisinden dolayı mı psikolojiye bu kadar meraklıyız?
Aslında aklımızda bence ikisi gibi de olabilir ama sizin yorumlarınızı da çok merak ediyorum.
Şimdi baktığımızda insan zaten belirsizliği sevmeyen bir yapıya sahip.
Belirsizlik dediğimiz ne?
İşte aman gelecekte ne olacak?
Aman bu bunu neden yaptı?
Şu şunu neden yaptı? Ben bunu neden yaptım gibi birçok soru geliyor aklımıza.
Ama benim gözlemlediğim kendimden de çevremden de danışanlarımdan da psikolojiye merak aslında birazcık karşımızdakilerin davranışlarını çözmeye çalışmakla başlıyor.
Partner olur, çocuklarımız olur, anne babamız olur.
Hani bana bunu neden yaptılar kurban bilinciyle başlıyor genelde.
Sonrasında... şanslıysak o kurban bilincinden çıkıp işin bilim tarafına geçerek aslında kaliteli bir yaşamada adım atmış oluyoruz ama başlangıcı hep bir karşı tarafı çözmek hele
işte söylerim ya hep psikoterapiye başladığımız zaman işte aile hikayemizi anlatırken filan da bana şöyle yaptılar bana böyle yaptılar işte annem izin verseydi şimdi şurada okuyordum babam yurt dışına gitmeme izin verseydi
ben şimdi Harvard'daydım gibi sığındığımız bir sürü konular var hani hiçbir zaman gerçekliğinin veya diğer türlü olsaydı ne olacağını bilemeyeceğimiz ama sığındığımız belli başlı bilinç tarzlarımız
var. Ve burada aslında neden bana bu şekilde davrandıların merakıyla da başlıyor iş.
Hem kurban bilincinde oluyoruz, sonra kurbanız ya biz hani hayal giden vurdu, gelen vurdu.
Ediyoruz ondan sonra neden bunlar vuruyoru inceliyoruz.
Allah'tan sonrasında yavaş yavaş şeye dönüyor.
Hani ben buna neden izin verdim veya hani olan oldu.
Ben nasıl hayatıma devam edebilirim şeklinde ilerliyor eğer şanslıysanız.
Bazen de psikolojiye merakımız, bunu da çok gözlemliyorum.
Genellikle şirketlerle olan çalışmalarımda gözlemliyorum.
İnsan yapısını, insan doğasını çözerek nasıl üstünlük demeyeyim ama Kendimi gösterebilirim veya nasıl kendi lafımı dinletebilirim gibi alanlarda da çok merak
salmasına sebebiyet veriyor.
Çünkü şöyle bir şey var aslında düşün hani üstünlük sağlamak demeyelim ama bir yöneticinin nasıl karşı tarafı yönetebileceğini iyi bilmesi lazım ki gerçekten işini layığıyla yapsın.
Bunun için yine neye dönüyoruz?
İnsan doğasını öğrenmeye.
O yüzden bazen mesleki ihtiyaçlarımızdan dolayı da psikolojiyi derinlemesine öğrenme ve bilme ihtiyacımız oluyor.
Bazen de farklı bir noktadan yaklaşarak insanlarda şu ortaya çıkıyor, kendini tanıma arzusu.
Hani ben ne yapıyorum, nereye gidiyorum, yeteneklerim neler, ne yapabilirim gibi bazı sorular ve kimlik arayışları olduğu zaman da insanlar ister istemez psikolojiye ilgi duymaya
başlıyorlar. Birazcık da kontrol hissinden kaynaklanıyor.
Ha kötü mü? Asla.
Kendimizi tanımamıza yardımcı oluyor.
Ama dozu kaçarsa tabii ki her şeyde olduğu gibi zehirli olabilir.
Ama ilk başta hani ben kendimi nasıl daha iyi yetiştirebilirim?
En başta söylediğim hani ben psikolog olma gibi bir düşüncem yoktu.
Ama baktım ki derslerim iyi, ilgim var.
Fena da yapmıyorum bu işi.
Neden olmasın? Birazcık daha inceleyeyim kendimi.
Ben bu işe yatkın mıyım?
Nerede yapmaya yatkınım gibi.
İncelemelerimize de yardımcı oluyor aslında.
Psikoloji, bilme, hani böyle.
Yani asla benzetmek istemem ama birazcık da şeye benziyor.
Hani falı olan merakımız vardır ya, gelecekte ne olacak merakı.
Psikolojide de biraz böyle oluyor.
Hani ben nasıl davranmalıyım ki şunu şunu elde edebileyim?
Veya ben nasıl hareket etmeliyim ki şunu şunu tallayabileyim gibi.
O yüzden birazcık da ister istemez kontrol hissi de bizim psikolojiye olan merakımızı tetikleyen bir unsur oluyor.
Bütün bunların yanında bir de mitolojik etkisi var.
Hani çok geçmişten gelen mitoloji hikayeleriyle büyüdük.
Yani biz büyümemiş olsak bile kolektif bilinçte, çevremizde ve hayatımızda Türk mitolojisi, Yunan mitolojisi, Mısır mitolojisi hep böyle tanrılar, işte insanlar, ölümlüler,
ölümsüzler, ne oluyor, ne bitiyor, bütün bu mitleri merak ettiğimiz için de daha doğrusu...
kolektif bilinçle merak edildiği için de ister istemez bu mitolojik bilgilerden kaynaklanan da bir sürece giriyoruz ve mitolojiye baktığımızda da çok güzel hikayeler aslında bize
çok güzel psikolojiyle insanın kendini tanımasıyla ilgili güzel bilgiler verir.
Ben mesela Yunan mitolojisine çok meraklıydım.
Okursanız böyle bazı hikayeleri Zeus'un karakterini anlatan hani hem güçlü hem bencillik.
Nasıl bir arada oluyor? İşte Heras'ı, Athena'sı, Afrodit'i, kadın içgüdüselliklerini çok güzel anlatır.
Erkeğin güç merakını çok güzel anlatır gibi aslında kolektiften de gelen insanı, canlıyı araştırma ihtiyacımız oluyor.
Canlıyı diyorum çünkü biliyorsunuz bugünlerde artık hayvan psikologları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.
Çok seviniyorum, yapanlara çok saygı duyuyorum.
İnşallah devamı da gelir diye düşünüyorum.
Bütün bunların yanında yine bazen de ister istemez birazcık narsistik noktamız da oluyor.
Hani kendimizle bu kadar ilgilenmek, bu farkındalık sağlıklı bir topluma açılan bir kapı mı yoksa bu kadar kendimizle ilgilenmek sağlıklı bir bene açılan kapı mı
gibi burada yine birazcık birbiri içine girmiş bazı konseptler de meydana geliyor.
Narsizm yani bu konuya çok girmeyeceğim çünkü artık çok fazla Ağza dolanmış bir kelime.
Ama hani burada narsist derken birazcık şeyden bahsediyorum.
Çok fazla kendine odaklanıp etrafında ne olup ne bittiğini çok umursamama hali diyeyim.
O yüzden psikolojiye merak birazcık da bundan mı kaynaklanıyor diye de ister istemez sorma ihtiyacı duyuyorum.
Bunun dışında başka psikolojiye neler etki etti diye baktığımızda ilişkiler.
Buna ikinci sezonda değineceğiz bolca ama en başta söylediğim gibi tabii ki ailevi ilişkiler, evlatlarımızla olan ilişkiler de var ama çift ilişkileri de insanların psikolojiye
olan ilgisini çok arttırıyor.
İsterseniz işte karşındakini etkilemenin beş yolu.
Hemen o videolar izleniyor, o makaleler okunuyor.
Hani normalde izle deseniz veya şey yap deseniz yapılmayacak konular.
Böyle psikolojik anekdotlarla karşı tarafa etkileme falan gibi olduğu zaman ilgi çekiyor.
İlgi çekmesi güzel ama dediğim gibi hiçbir şeyin tek bir formülü yok.
Genele bakmak lazım.
Neresinden başlarsa başlasın, psikolojiyle ilgilenmek, eğer sonunda kendimizi tanımak ve kendimizin daha iyi bir versiyonuna ulaşmaksa şahane bir yolda
ilerliyorsunuz demektir.
Diğerlerini tanımak ve diğerlerini anlamlandırabilmekse yine mükemmel bir yoldasınız.
Demek ki içinde yaşadığınız topluma uyum sağlamaya niyetlisiniz demektir.
Hem kendinizi hem toplumu inceliyorsanız gelin beraber bir sohbetlere devam edelim.
Keyifle ilerleyelim çünkü benim en sevdiğim nokta kendimizi tanırken içinde bulunduğumuz ortamları da inceleyerek dengede kalabilmek diyeyim.
O yüzden psikolojiyle ilgilenmek genellikle çok önemli, çok önemli olmanın yanında da çok verimli.
Ben nasıl başladım?
okul dışında psikolojiyle bu kadar haşır neşir olmaya ben birazcık daha yine işte şey en başta bahsettiğim gibi işin belki birazcık bencil veya mistik tarafıyla yaklaştım ya dedim
bir sürü formül var bir sürü bir şeyler var insanın kendisini ortaya koyması iletişim psikolojisine burada çok aşırı sarmıştım ki zaten ilk kitabım tesadüfen anlaşıyoruz da iletişim psikolojisi üzerine Ya
biz insanları nasıl seviyoruz veya kendimizi nasıl sevdiriyoruz, ne yaparsak kabul görüyoruz gibi aslında kendi belki de yaralı olduğum noktalardan, kendimi çözemediğim
noktalardan ilerleyerek önce kendimi analiz edip sonra da iletişimimi geliştirerek aslında belki de daha fazla insanla daha sempatik, daha yumuşak bağ kurma ihtiyacıyla
başladım psikolojiye bu kadar derinlemesine girmeye.
Çünkü arkadaşlar hani şu da var, kendi kendine ne kadar çalışırsan çalış, kendi kendine ne kadar işte afirmasyonlar, manifestler yaparsan yap, bir toplum içinde yaşıyoruz ve bizler sosyal canlılarız.
Çevremizle iyi anlaşmadığımız sürece, anlaşmadığımız sürece, çevremize uyum sağlayamadığımız sürece kendi başımıza ne yaparsak yapalım.
Kalkın sabah işte 20 kere ben çok güzelim deyin, 20 kere ben çok uyumluyum deyin.
Çevrenizden o uyumu hissedemiyorsanız ister istemez kendi psikolojimizin %50'si eksik kalıyor gibi oluyor.
O yüzden sağlıklı bir psikolojiye sahip olmak için çevremizle olan uyumumuz da çok önemli.
Bu noktada şuna da değinmek istiyorum.
Çevremizle uyumlu olacağız diye kendimizden vazgeçmek değil asla söylemek istediğim.
Çevremizle uyumlu olurken kendimizin farkına varmak ve eğer kendimizi o çevreye bağlı hissetmiyorsak veya ait hissetmiyorsak ait olacağımız çevreler arayışına
çıkmak. Kendimizden yola çıkarak bu ikisini dengede tutabilmek psikolojinin bize verdiği en güzel hediyelerden birisi.
O yüzden siz de şöyle bir bakın bakalım.
Siz neden psikolojiyi merak ediyorsunuz?
Hangi alanları ilginizi çekiyor?
Hangi konular size daha çekici geliyor?
Bunun cevaplarıyla çok güzel noktalara getirebilirsiniz kendinizi.
Benle paylaşmak isterseniz de Instagram hesabım pskbegumözer'den Spotify'dan da takip etmeyi ve bildirimlerinizi açmayı unutmazsanız çok sevinirim.
Bir sonraki bölüme kadar tesadüfünüz bol olsun.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
