
Bu bölümde, istemek üzerine konuşuyoruz. Bazen bir şeyler istemek, başkalarına ihtiyaç duymak bile bizi tedirgin edebilir. Peki, bu korku nereden geliyor? İstemek, kendimize olan güvenimizi mi zedeler yoksa aslında daha güçlü olmanın bir yolu mu? İstemenin, hem içsel dünyamızda hem de ilişkilerimizde nasıl bir etkisi olduğunu sorguluyoruz. Hayatımızdaki istemek korkusuyla nasıl başa çıkabileceğimizi, bu korkuyu nasıl aşabileceğimizi ele alıyoruz.
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu Podcast'ine hoş geldiniz.
Ben Begüm. Bugün sizlerle istemek konusunda konuşacağım.
Şimdi aranızda kaçınız Allah aşkına bana da yazın Instagram'dan.
Rahat rahat bir şey isteyebiliyor.
Son zamanlarda bu konuyu çok fazla düşünmeye başladım.
Bir şey isteyebilmek bana bir sanat gibi geliyor.
Şimdi burada birazcık hani hem psikolog açısından konuşacağım hem de kendim begim olarak her zaman yaptığım gibi.
Ya bir şey isterken benim hani kendi inancımda, algımda şey oluyor.
İstediğim insanı zor durumda bırakırım gibi.
Ama bu aslında tamamen benimle de ve kendi geçmişimle de alakalı bir şey.
Biz de çünkü anlattığım gibi size değişik bir baba kız ilişkimiz olduğu için babam tam şeydir bir şey isteme benden buz gibi soğurum senden konseptindedir.
Ondan bir şey istediğin zaman ooo Hani kıyamet kopar.
Demek ki sen beni bunun için seviyorsun falan gibi.
Ve ben hep bu şekilde büyütüldüm.
Veya hani Begüm hep bir şey ister.
Begüm hep daha fazlasını ister.
Begüm hep daha iyisini, daha lüksünü ister gibi bir suçlamayla büyüdüğüm için belki de kendimi tanıtabilmek için istemeyi kestim hayattan diye düşünüyorum.
Çünkü işte eğer bir şey istersem kötü bir şey yapmış olurum, kendimi yanlış tanıtmış olurum gibi bir algı oluşmuştu bende.
Hani bu benim hikayeme özel.
Ama bakıyorum diğer arkadaşlarımdan da birinden bir şey istemekte çoğumuz çok zorlanıyoruz.
Bu hepimiz böyle büyütmek, tamam bir ayıp kavramıyla büyütüldük bu dünyaya, kendi dünyamıza baktığımızda.
Aman ondan bir şey istenmez, ayıp.
Aman bir şey söyleme, ayıp falan gibi.
Tamam bir ayıp kavramımız var, bu cepte.
Ama kendi isteklerimizi söyleyememe noktasına gelecek kadar bu istemekten korkma halini biraz incelemek istedim açıkçası.
Şimdi psikolojik olarak da baktığımızda aslında birisi için bir şey yaptığımız zaman onunla olan ilişkimiz daha da güçleniyor.
Yani şöyle anlatayım size.
Ben sizden bir tane işte limon istedim.
Siz de evdeki limonunuzu bana verdiniz.
Komşuyuz biz hayal edin.
Limonunuzu aldım teşekkür ettim falan filan.
Sonra da başka bir şey götürdüm işte komşuluk şeyinden.
Sizin oradaki limonu vermiş olduğunuzda nasıl hissedersiniz?
Şöyle bir düşünün.
Ben şimdi düşünüyorum ya komşuma yardımcı oldum.
Komşumun bir eksiği benim sayemde giderildi gibi bir hisle aslında mutlu oluruz değil mi birisine bir şey verdiğimiz zaman?
Daha doğrusu birisinin bir isteğini karşıladığımız zaman.
Bir nebze böyle bir kuble kendimizi işe yarar hissederiz.
Birazcık bir iletişim ya bak benden limon isteyecek kadar samimi hissediyor demek ki gibi.
İlişkilerimizin iyi gittiği noktasında kendimizi böyle bir alkışlarız aferin deriz.
Yani aslında psikolojik olarak baktığımızda, psikoloji temelli baktığımızda birisi ondan istenilen bir şeyi yaptığı zaman aslında mutlu oluyor.
Herhangi bir psikopatolojiniz yoksa.
Neyse. O yüzden de bu şeylerde hatta işte bir tane bir kitapta okumuştum.
Neydi? Bir tane insanlara her istediğinizi yaptırın.
Yazarını bulup size söylerim.
Çok ismi aşırı manipülatif duruyor farkındayım ama çok güzel bilgiler vardı o kitabın içinde.
Orada da mesela işte şeyi söylüyordu.
Doğru bir dostluk kurabilmek için başkalarının sizin için bir şey yapmasına izin verin.
Çünkü birisi için bir şey yaptığımız zaman onlarla aramızdaki bağlantıyı daha yakın hissediyoruz.
Ve kendimizi daha rahat bağ kurabilir gibi hissediyoruz gibi düşünebilirsiniz.
Neyse peki. Psikoloji böyle söylüyor.
Biz birisi için bir şey yaptığımız zaman kendimizi iyi hissediyoruz.
Yani referanssal olarak kendimizden de görüyoruz.
Ama biz niye birinden bir şey isteyemiyoruz arkadaşlar?
Ben bu konu hakkında gerçekten çok düşünüyorum.
Şimdi farklı örnekleri de var görüyorum.
çekinmeden, etmeden bir şey isteyebilen tanıdıklarım var.
Hakikaten gıptayla bakıyorum ya.
Böyle helal olsun. Hani isteyebiliyorsun.
Bazen şimdi yalan söylemeyeceğim.
Hani gıptayla bakıyorum diye şey yapayım.
Hani olayı yumuşatıyorum ama şaka maka bazen de şey yapıyorum.
Nasıl isteyebildi ya?
Hani bu kadarını da nasıl istedi diyorum.
Bazen de hakikaten gıptayla bakıyorum.
Helal olsun ya istiyor ve istediğini alıyor diyorum.
Şimdi bu ikisi arasındaki çatışma aslında benim içimdeki çatışmayı gösteriyor.
Bir yandan ayıplıyorum bir yandan da onore ediyorum.
Ve bu kapışmadan dolayı da kendimi hareketsiz bırakıyorum.
Tam anlamıyla böyle. O yüzden?
Bu düşünceler arasında savrulurken kendimde şöyle bir bakayım dedim.
Ne yapıyorum, ne ediyorum? Ben bu isteme noktasına şuradan başladım galiba.
İstemediklerimi yapmamakla başladım.
Hani yavaş yavaş yaklaşıyorum.
Sınır koymaya, efendim kendini ortaya koymaya falan.
İlk başlamadan isteme, size de hani bir bölümde anlatmıştım ya.
Arkadaşlarım işte Nazlı ile Kamer ile hani birbirimize hayır demeyi öğrettik ve öğrendik.
Böyle böyle hani ya istemiyorsam yapmayacağım.
Ama istediğimi söylemeye de hani çok küçük şeylerle başlıyorum.
Çok hani dünya şeyinde dünya için çok küçük benim için belki çok büyük adımlar olacak ama ne bileyim işte Nazlı'dan geçen gün kıymalı karnabahar yemeği istedim falan gibi.
Çünkü yaparken mutlu olduğunu biliyorum falan gibi.
Ve yani benim bir isteğimin karşımdakini yormayacağına emin olduğum zaman bir şeyleri isteyebiliyorum.
Onun dışında hani ekstra bir efor olacaksa benim isteğim gerçekten kendimi geri tutmayı daha fazla...
Az da tercih ediyorum. Bu konu üzerinde çalışacağım.
Çalışıyorum da yavaş yavaş Yiğit'ten bir şeyler istemeye başladım.
Hani neler istedim? Hani atıyorum yemek yaparken destek.
Sağ olsun ona her zaman destek oluyor da.
İşte ne bileyim hadi şunu yapalım.
Hadi buraya gidelim. Hadi şuraya gidelim gibi.
Yani yine aslında baktığınızda şimdi şöyle düşünüyorum.
Onun da hoşuna gidecek şeyler oluyor.
Hani hep böyle bir orta yolu bulma.
Hani ben istedim istediğim için bunu söylüyorum diyemiyorum.
Veya hani en fazla istedim yaptım.
diyebiliyorum. Kendim istediğim için kendim yaptım gibi noktalara değinebiliyorum.
Aranızda böyle arkadaşlar varsa gelin beraber bir şey başlatalım.
Yavaş yavaş küçük küçük isteme adımları.
Bugün kimden ne isteyebilirim?
Ama bu böyle tabii ki hani abartılacak istekler değil.
Hani kalemimi tutar mısın?
Beni şuradan şuraya götürür müsün?
Aa onu annemden istiyorum. Şimdi düşününce evet bir yerden bir yere götürme arabayı çıkarmak istemediğim zaman veya işte iki araba kalacağımız durumlarda beni şuradan alır mısın beni buradan alır mısın gibi istekle istiyorum.
Ama siz benim demek istediğimi anladınız.
Böyle hani illa önemli olan bir şey değil.
Hani bana şu çantayı al.
Hayatım hocam söyleyemeyeceğim bir şey gibi geliyor ama altında yatan psikolojik neden?
Hani kendini o çantaya mı layık görmemek yoksa kendini birinden bir şey istemeye mi layık görmemek?
dediğim gibi benim hikayem birazcık daha farklı ben birinden bir şey istediğim zaman sonu daha çok şeyle bitti bizim tartışmalarla daha çok tartışmalarla babamın bana bağırmasıyla bitiyordu ve o hep şey yapılan
yanlış algılanan noktada olduğum için ben istemeyi unuttum Yavaş yavaş kendimden bir şeyler istemekle başlayabiliyorum.
Kendimle küçük pazarlıklarla ama dışarıdan bir şey istemekte zorlanıyorum hala.
Yalan yok valla. Ama sizde ne hikayeler olabilir?
Hadi kültürel olarak bakıyoruz.
Ayıp dedik. Okey ayıp kavramı.
Bir şey istediğinde...
Yiğit anlatmıştı. O da bir harçlık mı istemiş?
Orada annesiyle bayağı bir tartışmışlar.
Birisinden bir şey istemeyeceksin diye büyütüldük biz.
Peki isteyenler ne diye büyüttü?
Yani rahat rahat birisinden bir şey isteyen ne diye büyütülmüş olabilir?
Hakkın diye mi büyütüldü?
Veya hani işte evladım sen her şeyi isteyebilirsin diye mi?
Hiç sanmıyorum. Hele bizim dönemimizde biz 80'ler 90'lar kuşağıyız.
Hani bizim ailelerimiz hani kızmayın bize ama sizin zamanınızda psikoloji çok popüler olmadığı için pek aşırı farkındalıkla büyütülmedik.
Bunu da düşünürken aklıma şu geliyor.
İsteyebilenlerin nasıl istediklerine baktığımdaysa.
Bence orada da... Psikolog gözümle baktığımda bir şey noktasına geliyor.
Dedent noktası. Hani artık ben de şalterler attı dediğimiz noktaya.
Hani o kadar belki de istedikleri hiçbir şey yapılmıyor ki.
Bundan sonrası yapılmamış ki veya küçüklükte.
Bundan sonrasında ben her istediğimi.
söyleyeceğim ve her istediğimi yaptıracağım noktasında bir hırs edinilmiş veya kendi değerlerini bu şekilde ölçer bir hale gelmiş de olabilirler.
Ama bu tabii ki işin içine özellikle kendi değerimizi ölçmek girdiği zaman farklı bir psikolojik boyut elde ediyor.
Çünkü o zaman hiçbir zaman mutlu olamıyoruz.
Hani istediklerimiz yapılsa bile mutlu olamıyoruz.
Çünkü hep bir sonrası var.
Hep daha fazlası var.
Ve böyle olunca da kişi kendini diğerlerine bir şey yaptırmakla konumlandırdı.
iyice değersiz hissetmeye başlıyor.
Yani değerli hissetmek için çıktığı bu yolda iyice değersizlik çemberine takılmış bulabiliyor.
Onun yerine hani kendisini değerli hissetmek için veya yeterli hissetmek için hangi alanlara geçebileceğiyle ilgili daha farklı araştırmalar yapması da olabilir.
Ama konumuza dönelim. Yine derin psikolojik araştırmalara girdim ama nasıl istiyorsunuz arkadaşlar?
Gerçekten benim için şunu yap veya bana bunu al, bana şunu de.
Nasıl birilerinden bir şey istiyorsunuz?
Lütfen bu konuyu bir açıklığa kavuşturalım.
Şey gibi düşünün beni, toplum araştırması yapıyorum, uzman psikolog kimliğiyle bir araştırma yapıyorum gibi düşünün ve bana bunları lütfen PSK, Begüm Özel'den hesabıma...
DM olarak atın anlatın kendinize.
Bunu ne zaman dinliyorsanız önemli değil.
Belki bir sene sonra dinleyeceksiniz.
Ama ben şu şekilde bir şey isteyebiliyorum.
İsterken bir şey isterken ki altındaki kök inancım ve asıl isteme sebebim bu diye de lütfen yazın.
Merak ediyorum ve sizlerden haber bekliyorum.
Kendinize çok iyi bakın. Önümüzdeki hafta bir sonraki bölümle görüşmek üzere.
Güzel tesadüflerin sizi bulduğu günler geçirin.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
