
Bu bölümde, Feng Shui’nin mekân enerjisiyle psikolojinin zihin dünyası arasındaki görünmez bağı konuşuyoruz. Yaşam alanlarının ruh halini, düşünce yapını ve davranışlarını nasıl etkilediğini; düzen, dağınıklık ve enerji akışının bilinçaltındaki yansımalarını keşfediyoruz.
Transkript
Merhabalar. Tesadüfen aldı podcast'ine.
Hoş geldiniz. Ben Begüm.
Şimdi hatırlarsanız iki bölüm önce falan yeni yıl hezeyanı bölümümde birazcık moral bozukluğu demeyeyim ama düşük girdiğim bir...
Podcast'ı aslında düşük girdiğim bir yıldı ve kendime verdiğim bir sözü de sizlerle paylaşmıştım.
Böyle hani benim birazcık kadim inançlara inancım vardır ve hem kadim hem de geleneksel inançları korumaktan yanayımdır.
Çünkü yaptığımız bir sürü psikoloji araştırmalarında, bir sürü psikoloji günlük konularında bile aslında baktığımızda hep atasözlerimize çıkıyor.
Yani eskiden bu kadar teknoloji yokken insanlar birbirini çok daha iyi anlıyordu.
Anlayıp analiz edebiliyorlarmış.
Ve bu süreçte de tabii ister istemez bir sürü de yeni, yeni değil yani eski, o süreçlerin yenisi, bugünün eskisi birçok tutunduğumuz şeyler ortaya çıkmış.
Yani bu işte şimdi bugün konuşacağım Feng Shui'den tutun, dünyanın her yerinde.
İşte astrolojiden tutun, küçük inançlarımızdan tutun.
Atıyorum helva kavurmaktan tutun, sirkeyle yıkanmaktan tutun gibi birçok konu var.
Ve ben de dedim ki neden bu konuları bugünün psikolojisiyle işlemeyelim?
Çünkü çoğumuz inanıyoruz.
Allah korusun diyoruz, tahtaya vuruyoruz.
İşte kem gözler şey aman dilini ısır, nazar değmesin diyoruz falan.
Aslında içgüdüsel olarak kendimizi koruma altına almak istiyoruz.
Ana güdümüz bu oluyor.
Ve bunun yanında da bu inançlar sayesinde hem kendimizi koruduğumuza inanıyoruz hem de belirsizlikle baş edebileceğimizi zannediyoruz diyeyim yani belirsizlikle
tam olarak da baş edemiyoruz ama yine de işte adak adamak olsun şimdi konuşacağız Feng Shui ile ilgili işte evin belli yerlerini değiştirmek olsun hep bunlar o geleceğin belirsizliğine
birazcık yön verme ihtiyacı ve bu belirsizliği az da olsa bazen bazılarına göre tabii çok da olsa, kontrol edebilme ihtiyacından kaynaklanıyor.
Hem ne kadarı işe yarıyordur, ne kadarı işe yaramıyordur, herkesin kendi kişisel deneyimlerine bağlı olan bir şey bu.
Şimdi ben oturup bana şurada işe yaradı, sende de muhakkak işe yarar diyemem.
İnananı var, inanmayanı var.
Placebo etkisi dediğimiz, inandığımız şeyi gerçekleştirebilmek için bilinçaltımızda hani varla yokla çalışma halimiz var.
O yüzden birazcık... Kişiye özel ilerleyen konular oluyor bunlar ama inanç konusu ama bizim yani inkar edemeyeceğimizde etrafımızda dönen hele son zamanlarda iyice
ortaya çıkmış olan birçok eski kadim bilgi ve buna göre de uygulanan davranışlar var.
Ben de dedim ki... Bir seriyi de bu yeni bir seriye başlayayım ve bu seride hem araştırması çok hoşuma gidiyor hem de konuşması sizleri bilgilendirmesi.
Birazcık dedim kadim bilgilere girelim ve bu kadim bilgilerin psikolojilerinde ne oluyor diye bir bakalım istedim.
Bugün ilk açılışımı Feng Shui ile yapmak istiyorum.
Feng Shui nedir? Bu da nereden ortaya çıktı?
Neslihan Perker'in bir konuşmasına denk geldim YouTube'da.
Kitaplarından bahsediyordu işte.
Anadolu Feng Shui'si ve öbürü de İstanbul'un paranormal mekanları diye.
Çok güzel iki kitap. İkisini de aldım ve okudum, okuyorum.
Şimdi Feng Shui'yi biz bir hani Çin şeyi olarak diyebiliyorduk.
Ama Neslihan Hanım çok güzel bir şekilde bizim aslında Anadolu inanışlarımızın, Anadolu'da evimizin, Evimize verdiğimiz önemin ve evimizi yerleştirme şekillerimizden nasıl bizi rahatlattığını
anlatmış. Çok hoşuma gitti.
Hatta bir paragrafını okuyarak anlatmak, başlamak isterim size.
Şöyle gözünüzde canlandırın.
Şimdi Feng Shui dediğimiz şey, birazcık oradan bahsedeyim de sonra paragrafa geçeyim.
Aslında ev düzenleme sanatı gibi düşünebilirsiniz.
Şimdi daha derinlemesine gireceğim ama hani vardır ya bazı evler böyle girdiğiniz anda kendinizi çok huzurlu hissedersiniz.
Bazı mekanlara böyle ev olmasına da gerek yok.
Bazı bir kapalı bir alana girdiğinizde kendinizi böyle çok daralmış hissedersiniz.
Bu mekanların enerjisi gibi de okunabilir.
Aynı zamanda da şöyle bir düşün işte hayatınızda bir şeyler ters gittiği zaman ne yaparız?
olmamakla beraber. Ya hiçbir şey odaların yerini değiştirelim.
Bir değişiklik olsun evde.
Bir havamız değişsin.
Koltuğu şuraya alalım.
Televizyonu buraya çekelim gibi hep bir değişikliklere gideriz.
Veya işte yenilik yapacağımız zaman ya şu evinde bir badanasını bir düzelttirelim.
Ya bir perdelerimi değiştirsek.
Bir aslında hayatımızdaki yaptığımız değişiklikleri de iste istemez evimize yansıtırız.
Feng Shui de bize der ki bizim evimizde yaptığımız değişiklikler hayatımıza yansır.
Şimdi çok çok derinlere girmeyeceğim.
İlgilenenleriniz konuyu her yerden araştırabilir.
Ama Feng Shui'de işte girdiğiniz zaman evinize işte doğu, batı, güney, kuzey, güneydoğu, güneybatı, kuzeydoğu, kuzeybatı yönleri var.
Zaten işte ana kapıdan girin.
Herkesin telefonunda var.
Bir işte şeyi açın.
Rota gösteren şeyi.
Söyledim. Aa! İsmi aklıma gelmedi.
Neyse. Pusula pusulayı açın.
Pusulada zaten bütün yönler gösteriliyor.
Ve Feng Shui'ye göre aslında kadim en bilinen Feng Shui'ye göre evimizin belli odalarını belli şekillerde dekore edilmesi, belli alanlara bakması gerektiği ve işte ona göre
de düzenlemelerle hayatımızın yönünü düzenlediğimize inanılıyor.
Eskiden çok eski zamanlarda ne yapılırdı?
Yani yaylım yelalim işte arsaya evi dikeceksiniz.
Güneşin geldiği taraftan şey yapılacaktı.
Evin konumlandırılması başlanırdı.
Veya işte ne bileyim tuvaletin kapısı kapalı tutulurdu.
Aynalar kapatılırdı falan gibi birçok bilgi var.
Neslihan Hanım'ın kitabında da bunlardan çok bahsedilmiş.
Çok hoşuma gitti. Çoğumuzun anneannelerinden duyduğu bir sürü şeyler.
Bunlar aslında bizimki Anadolu onlarınki uzak doğu.
Hani hiç fark etmiyor. Benzer inanışları takip ediyoruz.
Neyse sonuç olarak bu Feng Shui inanışına göre de tabii günümüzde hepimiz istediğimiz evi istediğimiz yere demin ekmek dedim ama yani eve ekme kısmı da çok hoşuma gitti bu cümlesi.
İstediğimiz yere evi dikemiyoruz, evi inşa edemiyoruz.
Ne yapıyoruz? Bugünün şartlarında oraya o sembolü koy, buraya bunu koy, şuraya şunu koy gibi evin kadim inanışına, inanışlarına göre dizaynıyla oynayabiliyoruz eğer Feng Shui bilgimiz
varsa. Yoksa da zaten farkındasınız da çok içgüdüsel olan...
Bazı değişimler yaparız evde ve işte bu burada bana iyi geldi, bu burada bana iyi gelmedi gibi yorumlar yaparız.
Neslihan Hanım da bunu şöyle anlatmış.
Eşik olarak değişim, evden girmekten bahsediyor.
Direkt girdiğiniz anda dedim ya bir havayla karşılaşırsınız diye.
Eşikten geçmek, eşikten atlamak tabirlerini hepiniz duymuşsunuzdur.
Bir evin girişi kale kapısı gibidir.
Adımınızı attığınız anda adeta başka bir manyetik alanına geçiş yapmış olursunuz.
Dolayısıyla burası iki farklı noktanın sınır çizgisi gibidir.
Geçittir. Eşikten içeri adım atarken düzgün, sakin bir enerjide olmaya özen gösterin.
Kapıların içinde ve dışında belli başlı objeler dikkatimizi çeker.
İşte bu objeler de kendi dünyamızda açılan kapıyı dış etkenlerden korur.
Olumlu enerjilerin akmasına destek olur.
Ne yaparız? Biz kapılarımızı hep bir süsleriz değil mi?
Misafir için. Hani bizim Anadolu kültürümüzde hani misafire güzel gözüksün deriz ama aslında kendi yaşadığımız alanı.
güzelleştirmektir.
Hepsini bir tarafa bıraktığımızda, arkadaşlar evinize girdiğinizde, eviniz derli topluysa, temizse o yorgun günün bütün ağırlığı akıp gitmez mi üstünüzden?
Oh be dersin, eve geldim, huzura geldim diye.
Aslında bütün amacımız bu.
Yaşadığımız alanı huzurlu hale getirebilmek.
Ama tabii Feng Shui inanışı bunu birazcık daha üst seviyelere taşıyarak hangi alanları aktive edersek, işte aşk köşesini aktive edersek hayatımıza aşk çekeriz.
Çocuk köşesini aktive edersek hayatımıza çocuk çekeriz gibi.
Böyle iş alanının olduğu yerde şu objeler olursa para akışı daha hızlı olur.
başka bir yerde musluk varsa paranın akışının çok fazla olduğu, gelen paranın da gittiğine inanılır gibi.
Çok fazla şeyleri, kuralları diyeyim var Feng Shui'nin.
Hani tabii ki bugünün şartlarında ve bugünkü inanç sistemimizde hepsini uygulamak çok zor olur.
Ama belki birazını bile uygulasak, placebo etkisi bile olsa bazen iyi gelebilir.
Denemekten zarar çıkacağını düşünmüyorum.
Feng Shui zaten ana anlamına baktığınızda Çin kökeninde rüzgar ve su anlamına geliyor.
Ama bugün bizdeki karşılıysa, hayatım tıkandıysa bir şeyleri yerinden oynatmalıyım gibidir.
Yani aslında bir sihir değil ama ben hayatımda bir şeyleri değiştirmek istiyorum dediğimizde el attığımız evimizin dekorasyonu gibi düşünebilirsiniz.
Yine neye bağlanıyor konu baktığımızda aslında?
Belirsizlikle baş edebilme.
kaosu düzene çevirebilme ve aslında biraz umutla önümüzü görebilme hissinden ortaya çıkıyor.
Gerçek etkilerine baktığımızda ise, şimdi hani ben bunu böyle sabun köpüğü gibi anlatıyorum ama adamlar yıllarca bunun üzerine emek vermişler ve şu bugünden çok ciddi Feng Shui çalışmaları yapan ülkemizde de bir sürü insanlar var.
Araştırıp bulabilirsiniz yine.
İşe yarar mı sorusunda yani...
Yine benim görüşüm bir mucize olmasa bile mekanı sadeleştirmek, zihindeki yükün azaltılmasına yardımcı olur.
Şimdi dağınık bir eve girmek, pis bir eve girmek mi sizi huzurlu hissettirir yoksa hani...
Derli toplu güzel kokan bir eve mi?
Derli toplu ev istesem zihnide bir sakinleştirir.
Işık arttığında şimdi karanlık bir evde olup önünü görememektense ışığı alan bir evde olup o güneş ışığını içine almak insanın bir zaten hücrelerini yeniler.
Bir içindeki mutluluk hormonlarını, nörotransmiterlerini aktive eder.
Ve düzen konusunda da...
Eski düzenim, yeni düzenim hayatımızdaki geçtiğimiz eşiklerde, hayatımızdaki geçtiğimiz aşamalarda düzen değişikliğini evden başladığımız zaman da ister istemez kendi
eşiklerimizin de böyle bir hani nokta atışı değişimlerini de gözlemlememize yardımcı olur.
Dediğim gibi çok derin bir konu.
Yani benim burada 12-13 dakikaya sığdırabileceğim bir konu değil.
Ama neden biz bu konulara ilgi duyuyoruz ve hangisi ne işimize yarıyor diye soruyorsanız yine doğru adrestesiniz.
Doğuyu ve batıyı birleştirelim derim arkadaşlar.
Siz ne dersiniz?
Merak ettiğiniz konuları.
bana pskbegum özelden hesabından instagram hesabımdan yazabilirsiniz.
Gördükçe olabildikçe gördükçe sizlerle de iletişime geçiyorum zaten.
İnançlarınızı kendi uyguladığınız belki böyle kadim bilgileri de paylaşırsanız onları da ayrı bir bölüm çekeriz.
Kendinize çok iyi bakın.
Çok güzel tesadüfler sizi bulsun.
Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
