
Bu bölümde düğünlerin sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda güçlü bir psikolojik süreç olduğunu konuşuyoruz.
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu podcastine.
Hoş geldiniz. Ben Begüm.
Bugün kadim ritüeller ve bugünkü psikolojimize etkisi üzerinde konuşmaya devam ediyoruz.
Ve düğün gelenekleri üzerinden konuşacağız.
Şimdi daha önceki podcastlerimde de bahsetmiştim.
Yaz sadece bir kayıp zamanında olmuyor.
Aynı zamanda güzel gibi gözüküyor.
Aslında güzel olan bu arada.
Ama dönem kapanışlarında da yasa ihtiyacımız oluyor.
Ve düğünlerde de biz bu yasın ritüellerini aslında çok keyifli, çok da güzel şekilde uyguluyoruz.
Tabii stresten bunu fark edecek haliniz olursa.
Genellikle çok fazla gelinler bence.
Hoş bizde damat da çok stresliydi.
Heyecanlı oluyor insan. Tabii onca insanın önüne çıkıyorsun.
Düğünün günü daha çok heyecanlı oluyorsun.
Ondan öncesini anlatacağım şimdi o yas ritüelleri.
Neler oluyor, niye biz bu ritüellerle bu yasları...
Kabule geçme ihtiyacı duyuyoruz.
Hepsinin psikolojik anlamları var baktığımızda.
Şimdi en basitinden baktığımızda iki insanın evlenmesi, hayatını birleştirmesi neden yüzlerce kişilik bir törene dönüşüyor diye bakmak lazım.
Çünkü arkadaşlar düğün dediğimiz olay aslında bireysel bir şey değil toplumsal bir şey.
Daha önce de bahsettiğim gibi evlilik aslında iki ailenin birleşmesi.
O yüzden aile sistemleri birleşip soyun devamı, miras, bağ, aidiyet gibi yeni kuruluşların da birleşmesi olduğu için aslında burada iki kişinin birleşmesinden çok
iki sistemin birleşmesi kutlanılıyor.
Ama tabii bu süreçte insanlar da Eski düzenlerini bırakmış olmanın yasını kaygısını ister istemez yaşıyorlar.
Yaşıyoruz. Burada rahat olanın günümüzde evliliğin daha çok istekli bir şekilde olması.
Yani %80 oranında değil artık günümüzde insanlar sevdikleri insanlarla evleniyorlar.
O yüzden bu yaz sürecini geçirmek çok daha rahat oluyor.
Ama eski dönemlerde evlilik yaşına gelmiş kız işte.
Aşureler dağıtılır.
Bizim evde evlilik çağında kız var.
Haberi verilir insanlara.
Ne bileyim işte. Birçok siz de biliyorsanız eski kadim bilgilerden yazın bana hani evinde bekar kız olduğu belirtilecek şekilde 17-18 yaşındayken ritüelde de işaretler
konur ve sonrasında gelen talipleri kimse birbirini de adam gibi tanımadan evlenir yani yeni bir kurum kurulur.
O yüzden bu düğün ritüellerinde insanları da evlenecek olan çifti de alıştırmak için Çok fazla ritüel yapılması gerekiyor.
Öyle bizim şu anki dönemdeki biz birbirimizi sevdik ve hayatımızı birleştireceğiz gibi bir şey olmuyor.
Ama dediğim gibi bizde de bazı çantikler olabiliyor.
Şimdi bu geçiş ritüellerine niye ihtiyacımız var diye baktığımızda antropolojik olarak her geçiş aslında üç aşamalı oluyor.
Ayrılma, geçiş ve birleşme olarak diye.
Bunlar işte separation, liminal ve integration olarak diye geçiyor.
Düğünde tam olarak bunu yapıyor aslında.
Eski kimliği bırakıp yeni kimliğe geçmenin toplu ilanı.
Yani biz zannediyoruz öyle devlet nezdinde evliyiz, imza attık, her şey bir imza mı falan gibi değil aslında bu konu.
Bu kadar basit değil. Biz diyoruz ki biz hayatımızın bir dönemini kapatıp bir dönemine geçiş yapıyoruzun ilanı aslında düğünler.
İşte o yüzden de bunu...
Hani bazısı az kişiyle kutlamak.
Şimdi tabii zaman ilerledikçe ve düğün masrafları arttıkça insan haklı olarak az kişiye kutlamayı tercih ediyor.
Ama çoğunlukla da hala baktığımızda Anadolu'da veya bazı yörelerde bin kişiye kadar.
Bu arada İstanbul'da da var galiba ama neyse yani çok yoğun kalabalık düğünlerde oluyor.
Bu artık en azından artık kişinin kendi isteğine bağlı.
Evlenecek çiftin kendi isteğine bağlı da olabiliyor.
Ama baktığımızda hani bize bugün...
bazı şeyleri Angarya gibi gelen süreçlerin aslında çok daha kadim kökleri var.
Mesela işte gelin çıkarmak evden.
İşte gelin baba evinden alınır.
Ben anne evinden alındım.
Kapıdan çıkarken ağlatılır ve eşeğe dikkat edilir diye notlar var.
Şimdi bunun psikolojik olarak karşılığına baktığımızda ise ayrılık yasının görünür olması.
Biz seni geliyoruz evinden alıyoruz ve ağlatılmakla da hani Böyle bir yas var, böyle bir değişim süreci var ve sen bunu bastırmadan yaşayacaksın.
Hepimiz yaşayacağız olarak diye şey yapılır ve çocukluk kimliğinin de kapatılması olarak görülür.
Tabii 18 yaşın üstündekiler için bu.
Neyse toplumsal sıkıntılara hiç girmeyeceğim.
Ben bu ritüeli seviyorum.
Ben de hani çok fazla düğün zamanı, çok fazla ritüellere giremedim.
Benim kafam biraz babamlara takıktı.
Hem eşimle hani artık 38 yaşındayız.
Abartmasak mı falan dedik ama ben evden alınma ritüelini istiyordum.
Bu hani bir şey. Bir tek davul zurnada zurna olmasın dedim.
Ama eşimin teyzesi zurnasız olmaz.
Anıyla şanıyla gelip alacağız seni.
Neyse iyi ki de öyle olmuş. Çok keyifli oldu.
Şimdi double zurnayışın da şeyini anlatacağım size.
Neyse o evden alınma anı sonrasında benim için en yani düğünden de en güzel aklımda kalan anı oldu.
Çok keyifli oldu. Ve çıkarken de şey olmuştu.
İşte aldılar beni çıkıyoruz.
Hani çıkıyoruz ne? Otele gidiyoruz.
Otelde hazırlanacağım ben.
Annem de 10 dakika sonra gelecek arkamda.
Hani öyle bir beni aldılar başka şehre götürdüler gibi bir şey yok da.
Tamam çıkacağım işte ne oluyor ne bitiyor.
Çıkıyoruz hava soğuk motlar giyildi falan filan.
Anne diye şey yaptım. Annem nerede diye şöyle bir döndüm.
Bak ben çıkıyorum hani bir annemi göreyim böyle bir duygusallaştım niyeyse.
Orada kayınvaliden böyle sarıldı.
Hadi bakalım arkaya bakmak yok artık dedi.
Ne kadar duygulanmıştım.
O da dedim ki galiba ben bunu bir ömür boyunca hatırlayacağım.
Bu tabii ki yani ben kayınvalidemi ekstra sevdiğim için de birazcık hani beni duygulandırdı.
Orada böyle bir sarıldım, bir el ele tutuştuk falan.
Bir duygu aktarımı yaşadık.
Allah herkese hani ait olduğu ve yeni girdiği aileyi de sevmeyi nasip etsin.
O çok önemli. Ama orada beş olmuştum.
Ya hani arkaya bakmak yok.
Hani hem çok iyi geldi hem ay ne oluyoruz?
Bir dakika ya falan diye.
Bir şey olmuştu.
Neyse sonrasında çok keyifle geçti.
İkincisi bu hemen hemen her yörede yine görülen bir şey.
Kapıda bahşiş kesme.
İşte gelinin kardeşi veya işte benim kardeşim yoktu yakın arkadaşlarım kapıda işte bahşiş kestiler.
Bunu önceden de söylediler ve hani fütursuzca.
nasıl para istediklerini de söyledi.
Ne kadar istediklerine hangi para birimiyle verilmesi gerektiğini filan.
Aslında bunun psikolojik anlamına baktığımızda da ailenin kontrolü bırakması ve güç devri olarak diye geçiyormuş.
Evet hani bir bakıldığında şimdi bugünkü medeni psikolojik noktadan baktığımızda ne demek ya parasını veriyor kızı alıyor mu gibi de görülebilir.
Bunların lütfen arkadaşlar sembolik olduğunu unutmayalım günümüzde.
Ha evet, geçmişte ve bugün bazı yörelerde hala uygulanan başlık parası gibi bir konsept var ama bu birazcık da ben artık ailelerin kendi gelenek
ve kültürleriyle de alakalı olduğuna inanıyorum.
Bizde de mesela işte ilk hani evlilik teklifi oldu, evleneceğiz belli falan.
Kayınvalidemle annem konuştu, hani sizin nasıl şeyleriniz var, hani gelenekleriniz var, bohça olsun şu olsun falan dedik.
Bizde yok, biz hani küçük de bir aileyiz.
Hani maksat bütün bu süreci keyifle geçirelim.
Yine de hani bohça olmasa da birer işte böyle hediyeler karşılıklı hani ne oldu söylenmeden bilinen hediyeler de alındı.
Ama bildiğim kadarıyla bu süreçlerde sıkıntı çıkan dönemlerde olabiliyor.
Burada yine psikolojik olarak konuşursak.
Bu hayat birleştirme ritüeline diyeyim, kişinin yüklediği anlam çok önemli.
Maddi veya manevi neler şey yapılıyor?
Şimdi bazı maddi olayların da manevi anlamı oluyor insanlar için.
Aa işte benim için şunu şunu yapmadı, bana belki yeteri kadar değer vermiyor gibi zorlanmalar da olabiliyor insanlarda.
O yüzden dediğim gibi hani bugünün ve kendi kişisel düşüncelerimizle yargılamadan önce biraz da bakmak lazım.
Bazı maddi şeylere de insanlar nasıl manevi anlamlar yüklüyor diye.
O yüzden kapıda bahşiş kesilmesi bizde hani bugün esprili bir tonken bazı yörelerimizde, bazı aile kültürlerimizde çok daha ciddi konularda olabiliyor.
Yine bazı...
Bunları bilmiyordum.
Bu podcast için araştırırken öğrendim.
Gelinin başına aşağı buğday, şeker ve para saçılırmış evden alınırken.
Bu arada şöyle oldu. Benim de gelinliğime karar verdiğimizde kayınvaliden başımdan aşağıya şekerler dökmüştü.
Ağzımızın tadı yerinde olsun diye.
Bereket ve bolluk bu evden çıkılırken de yapılırmış.
Bu yine psikolojik olarak baktığımızda...
Geleceğe umut yükleme, toplumsal destek hani biz de yanınızdayız, başınızdan akıtıyoruz bereketi gibi bir anlamı şey yapabiliyor.
Eski Türk kültürlerinde ateş ve meşale çok kullandırmış.
Biliyorsunuz hani ateşin element olarak da işte temizleme, arınma gibi.
Daha önce konuşmuştuk diğer ritüellerimizden bahsederken de.
Arınma gibi de bir anlamı olduğu için işte çiftin ateş üzerinden atlaması gibi bazı gelenekler de var.
İşte arınıyorum, temizliyorum.
Temizleniyorum, yeni hayatıma tertemiz geçiyorumun, temiz bir başlangıç yapıyorum hissi olarak diye şey yapılırmış.
Nazarı zaten biliyorsunuz artık gelin arabasına, gelin başına, gelinliğin içine, damatlığın içine bir nazar boncukları, şeyleri akıtılıyor.
Az bilinen bir ayna ritüeli varmış.
Kişiye eski kimliğini görmek ve yeni kimliğiyle anlaşmak, bir bakışmak için geline ayna tutulurmuş.
Bu da hoşuma giden bir şey oldu.
Yüzük takma zaten evden alma sırasında olmuyor belki ama öncesinde bir yüzük, başı son olmadığı için sonsuz.
Uzlu şey yapıyor bize ilan ediyor ve işte sol yüzük parmağına takılması da kalbe giden kan damarlarından birinin de o parmakta olduğu inancından dolayı.
olduğu söyleniyor. İşte bağlılık, güven gibi ve davul zurna.
Bunu ben de araştırırken çok şaşırmıştım.
Yüksek ses kalabalık ve gürültünün kadim kökeni kötü ruhları ve kolmak ve enerjiyi yükseltmek anlamında.
Psikolojik olarak da işte duygusal taşmayı düzenlemek ve heyecanı boşaltmak.
Şimdi düşünün böyle el ayak titriyor, damat tarafı gelmiş, kız heyecanlı, herkes heyecanlı o sırada.
Bu davul zurna ne kadar yüksek olursa, tabii zaten düşünün ses frekanslarının da bizi nasıl etkilediğini biliyorsunuz.
Aynı şekilde bu da yükselterek enerjimizi de yükseltip aslında o stresi atmamıza sebebiyet olan bir ritüelmiş.
Bunu öğrendim ve çok mantıklı geldi ve çok da hoşuma gitti.
Ne yaparız hani bazen çok canım sıkıntı onda.
Ya bir gideyim böyle dans etmek istiyorum, bir enerjimi atmak istiyorum.
İşte düğün öncesinde de yapılan bu Davul Zurna ritüeli de bize bunu ifade ediyormuş.
Yani baktığımızda arkadaşlar düğün dediğimiz olay...
Sadece iki kişinin bir araya gelmesini kutlamaktan ziyade iki sistemin bir araya gelmesini kutlamak ve bugün sev...
giyle yapılan bir şey geçmiş zamanlarda çok duymuşsunuzdur anneannelerden babaannelerden hani zaten ben dedeni severek evlenmedim o bana göz koymuş falan gibi anlatırlar diye bir şekilde işte hani bekar
kız var onu beğenen veya onun beğendiği hani göz ucuyla bakıp abi olabilir düzgün aileden deyip tanımadığı birisiyle hayatını birleştirmek aslında şu an bize korkunç gelse de çoğumuzun
soyu bu şekilde oluştu.
O yüzden buna saygı duymak da bize düşer diye düşünüyorum.
Bu ritüeller sayesinde aslında bizim yaptığımız şey kendimizi sakinleştirebilmek.
Bu ritüeller sayesinde yeni hayatımıza, yeni sürecimize adapte olabilmek.
Bunu ben bugün düğün ritüelleri üzerinden anlattım ama hayatın her geçiş evresinde, her yeni dönem başlangıcı gibi hissettiğimiz süreçlerde aslında minik ritüellerle hem
kaygımızı, stresimizi azaltmak hem de yeniliğe ferahlıkla alan açabilmek.
için önemli olduğunu düşünüyorum.
Siz hangi ritüelleri yapıyorsunuz yeni başlangıçlarınızda bana pskbegumazerdin hesabından yazabilirsiniz.
Beraber konuşuruz, değerlendiririz.
Güzel tesadüflerin sizi bulması dileğiyle kendinize çok iyi bakın.
Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
