
Bu bölümde, bayramların sadece neşe ve birliktelik değil, aynı zamanda beklenmedik duygusal tetiklenmeler de getirebileceğini konuşuyoruz.
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu podcastine.
Hoş geldiniz. Ben Begüm.
Bugün hazır bayramda yaklaşırken, tabii bilmiyorum bunu ne zaman dinlersiniz ayrı konu ama ben bayram döneminde çekiyorum.
Bayram tetiklenmelerinden konuşalım istedim.
Şöyle bir bayram zamanını düşündüm.
Çocukken ki bayramları düşündüm.
Yani bugün 38 yaşında yaşadığım bayramlar farklı.
Çocukken yaşadıklarım farklı.
Biraz da bir araştırma yaptım.
Aslında ne oluyor bayramlarda bize?
Bize ne haller oluyor diye.
Güzel verilere ulaştım ve bunları sizinle de paylaşmak isterim.
Şimdi bayram geliyor ve belki de çoğumuz için bu sadece tatlı kahve ziyaretlerinden ibaret olmayabiliyor.
Biraz zorunluluk, biraz geçmiş, biraz da içten içe gelen bir sıkışmışlık hissi ara ara ortaya çıkıyor diyebiliriz.
Ve hani bazınızda şu da oluyor.
Bayramda neden böyle hissediyorum?
Şimdi tabii ki şeyi ayrı tutuyorum.
Kayıpları olanlar ve hakikaten görmek isteyip de göremediği kişilerin olduğu bayramlar apayrı.
Onlar hem biraz anma hem biraz yaz tutma süreci gibi oluyor.
Ama onun dışında diğer taraftan bakarsak bazen o bayramların zorunlu ziyaretleri bugün çok hissetmiyorum.
Hani bu yaşımda diyeyim daha doğrusu şöyle 30'lu yaşlarımdan beri çok işte dur dur 30 değil 35'ten sonra anlatacağım şimdi birkaç kırılma noktası var.
Yetişkinlik değil bence yetişkinlik 30'dan sonra yavaş yavaş başlıyor.
O kadar beni sıkmamaya başladı bayramlar.
Ama tabii ki burada kendi bireysel verdiğim kararların da çok etkisi vardı.
Ama küçükkenki bayramları düşünüyorum.
Şimdi anne tarafı çok keyifliydi.
Genelde kalabalık ne olduğunu anlamazsın bile.
Bizim anne tarafı eskiden öyleydi.
Yani çok kalabalıktı ve böyle İtalyan aileleri gibi herkes konuşur.
Kimse konuştuğunu dinlemez öbürünün veya bir şey alır, aradan bir şey çeker, sohbete devam eder falan.
Orası biraz tatlı hani bildiğim, kendimi güvende hissettiğim bir alandı.
O yüzden hani zaten çoğunlukla bir arada olan bir aile olduğumuz için hani bayramın ekstra bir şeyi olmuyordu.
Hatta genellikle bayramda seyahatlere gidiliyordu.
O yüzden bir artı. ve keyfi oluyordu.
Ama baba tarafı benim için zaten biliyorsunuz travmalı taraf çok daha farklıydı ya.
Hatırlıyorum. Zorunlu hani giderdik ve biz işte üç kuzeniz ama işte baba tarafına gidiyorsak demek ki daha iki kuzendik.
Üçüncü kuzenim daha doğmamıştı.
Bir karşılaştırma.
Efendim işte bu sene, ay dedemin bunu dediğini hatırlıyorum.
Kabus gibi ya. İşte şu anki sıralamada, birinci sıralamada işte şu kuzenin var.
Sen şimdi ikiyi zorluyorsun.
Öbürü bu ara pek aramıyor.
O yüzden üçüncü noktada falan.
Ya böyle pedagojiyi geçtim.
Hani insanlıkla sunandığımız dönemler ve çocukluk yaşadığım aklıma geldi.
Merak etmeyin travmalarıma boğmayacağım sizi.
Ama zorlu bir süreçti.
Onlara gittiğimiz çoğu zaman.
zorlu süreçlerden ve bayramlarda ekstra bir şey bekleniyordu.
Saygı. Tabii ki büyüklerimize saygı göstereceğiz.
Her zaman saygımız olacak ama işte ben sana bayram harçlığı veriyorum.
Hadi gel bir elimi öp bakalım.
Hadi bir bayramlığını giydin mi bakalım.
Bu bayramda işte seninle övünebileceğimiz neler yaptın bakalım gibi.
Hep maalesef koşullu sevgi hatta koşullu aidiyet şeklindeydi.
Sen bizim istediğimizi yaparsan bu bayram bize gelip el öpebilirsin.
Ama sen bizim istediğimiz gibi davranmazsan biz bu bayram seni kabul etmiyoruz gibi.
Şu an anlatırken bayağı travmatik olduğunu fark ettim.
Böyle bir süreçlerden geçmiştim.
O yüzden... Böyle yaşım ilerledikçe ve birazcık baş kaldırmaya başladıkça baba tarafıyla olan bu bayramlaşmalar da biraz sıkıntılı bir hale gelmişti.
Babam biraz arayı iyi tutmaya çalışıyordu.
O da hani benim iyi hissetmemden kaynaklı değil.
Aman onun kızına laf gelirse o da iyi büyütememiş olur hani.
Ona laf gelecek diyeydi.
İşte ara ara hani böyle bayramda küslük olmaz.
Çünkü biz mütemadiyen babaannemle özellikle küsüp sonra o ihtiyacı olduğunda barıştığımız için hadi bayramda küslük.
Olmaz bir bir araya getirelim falan.
Değişik ve zorlayıcı süreçlerdi.
Bunlar sıkıntılı kısmı.
Ama diğer taraftan da hani ben bunu dengeleyebilme şansını yakaladım.
Anne tarafındaysa dediğim gibi cıvıl cıvıl, kahkahalı, keyifli ve kalabalık aile.
profili vardı. Hani bugün anne tarafından hani dört kişiye hadi eşimi de artık alayım araya.
Beş kişi kalmış olsak da bir sürü küslükleri oldu.
İş hayatından dolayı o kalabalıklar, işler bitince bir anda dağıldı filan gibi.
Burada hani suçlayabileceğim kimse yok.
Karşılıklı bir sürü İletişim hataları yaşandı ama hani hem şimdi artık şey oluyor.
O kalabalığın olmamasının hüznünü yaşarken bir taraftan da o kalabalığı ve o keyifli zamanların yaşanmış olmasının da mutluluğunu ve artılarını yaşayabiliyorum.
Ona hani müteşekkir olabiliyorum.
Böyle farklı duygular yaşıyorum baktığımızda.
O yüzden hani hem özlem, hem sevgi, hem eski hesaplar.
Böyle bir bu bayram nedense bir duygusallaştım.
Bu arada zaten biraz fazla duygusalım.
Böyle bir muhasebesini yaparken sizinle de paylaşmak istedim açıkçası.
Bir de şunu çok gözlemliyorum.
Bayram zamanlarında yaşımız ne kadar büyümüş olsa da bir o çocukluk haline geri dönüyor insan.
Ağzımdan çocukluk kırgınlığına...
demek geçti. Bu bana özel.
O yüzden hani ben kırgın olarak hissediyorum.
Sizler dinlerken belki daha çocukluk keyfine geri dönmek gibi de alabilirsiniz bunu.
Çünkü işte böyle ritüellerde hani hep konuşuyoruz ya Ritüelsel olarak da baktığınızda doğduğunuzdan beri yaşanılan bir ritüel bu.
Bayramlarda aileyle bir arada olma hali.
Yaş ne kadar büyümüş olursa olsun bizler ne kadar yol kat etmiş olursak olalım o bayram birleşmelerinde ister istemez o çocukluk halimize geri dönebiliyoruz.
Ve bunu da hani bilerek yaptığımız bir şey olmuyor.
Hani çünkü hep o şekilde toplanmışız ve en eski hallerine veya en yoğun duyguları hissettiğimiz hallere geri dönebiliyoruz.
dönüş yapabiliyoruz. Ve biz buna psikolojilerde regresyon diyoruz aslında.
Eski kimliklerimizin yeniden açılma hali.
İşte o iyi çocuk olmaya mı çalışıyordun?
Sorun çıkaran çocuk olmaya mı çalışıyordun?
Sessiz görünmeyen aman bana bulaşmasınlar tarzında çocuk mu oluyordun?
Bunlar ister istemez o bayram görüşmelerinde ve inanın hatta bayram görüşmesi olmasına bile gerek yok.
Dönemi geldiğinde dönemsel tetiklenmeyle bile biz bu regresyonu Regresyonu yaşayabiliyoruz.
Yani o eski duygu durumumuzun bize uğradığını belki eskisi kadar kalıcı olmasa da o duygu durumunun bir uğradığını, bir selam çaktığını hissedebiliyoruz.
O yüzden bayramlar hani hem keyifli geçen...
Amacı bir arada olunan ve birbirimizinle bir arada olma halimizi kutlamakken bazen de işte o bir arada olmanın o işte çok farklı aile dediği şey zaten çok farklı karakterlerin bir
arada olması olduğu için o farklı karakterlerin bazen de birbirine özlem giderirken tahammül etme halleriyle de başa çıkma durumu olabiliyor.
İyisiyle kötüsüyle iyi ki var bayramlar.
En azından iyi ki böyle bir arada olmamızı gerektirecek ritüeller var.
diyebiliyorum. Çünkü hem dediğim gibi özlediğimiz insanlarla beraber olabiliyoruz.
Her zaman denk gelemeyebiliyoruz çünkü.
Hem de kendimizdeki değişimi, gelişimi gözlemleyebiliyoruz.
Bu hoşuma gidiyor. Hani oturup düşünecek olursanız.
Ama baktığımda ben çok uzun zamandır ilk defa oturup bunu düşündüm.
Son yıllardaki geçen bayramlarda özellikle eşimin ailesi tekrardan bana o kalabalık aile ruhunu yaşattığı için biraz daha kendime ait ve mutlu hissedebiliyorum.
Ama o geçmişteki o ait olabilmek için bedel ödeme ruh halinde o baba tarafının bana yaşattığı şöyle bir bayram nedir diye bugün düşündüğümde ilk aklıma gelen o oldu.
Çünkü bugünkü buluşmalarımızda bugünkü o yine o kalabalık hali olma halimizde yine özlediğim insanlarla beraber olmak veya işte kakara kikiri yapmak olarak alıyorum ve bu benim...
doğalımda olduğunu bilmek çok mutlu ediyor ama dediğim gibi düşündüğümde derinlere indiğimdeki o zedelenmelerin de üstesinden nasıl geldim diye düşündüğümde de diyorum ki pek üstesinden gelmeye
uğraşmamışım daha çok yok saymışım gibi bunları çok bu ara yaşıyorum işte Hani eskiden yaşadıklarımı veya başıma gelen olayları diyeyim.
Üstüne üstüne düşünüp kendine acıma hali olurdu.
Ama artık şunu fark ediyorum. Ya tamam hani bu oldu okey.
Bu gerçekle yola devam edeceğiz.
Bir işte eşimle, eşimle annem bir şey konuşuyorlarmış.
İşte hani sıkıntılı bir şeyden bahsederken.
Eşim öyle şey demiş. Gelecekten korkum yok da o yaşadığım anın ağırlığı üstümden tam gidemedi henüz demiş.
Böyle düşündüm o çok beni, bana dokunan bir cümle.
ne oldu? Çünkü çok ağırlığını hissettiğim durumlar yaşadım ve geri dönüp baktığımda bunların çoğunu baba aile tarafından yaşadığımı fark ettim.
Hani o istenmeme, dışlanma ve hani şok ya bunu şu an söylüyor olamazsın veya ben şu an bunu yaşıyor olamam ya dediğim çok fazla an yaşadım.
Ama hani Dediğim gibi şanslı tarafım ki diğer taraf da anne tarafından dengeleyebilmek oldu.
Orada dengeleyebilmek derken de ekstra bir çaba değil.
Oradaki sevgiyle dengeleyebildim kendimi.
Ama işte bugün bayram için düşünürken de eskiyi hatırlamak şunu fark ettirdi bana.
Yıllardır, otuzlarından beri falan diyeyim.
30'da böyle bir aydınlanma yaşamıştım ben çünkü.
Yıllardır üstünü kapatmışım, düşünmemeye çalışmışım, yok saymışım.
O hani... Bayram sadece bayram krizi de değil.
Yaşadığım ama yaşamak istemediğim durumları çok fazla düşünmemeye çalışmışım.
Bu da şimdi tabii böyle hani toplu durumlarda veya size bir şey anlatmam gerekirken ortaya çıkabiliyor.
Dediğim gibi bu podcastlar hem siz dinleyin hem de benim terapilerime şahit olun diye var.
Şaka bir yana tabii ki geçmişle ilgili yani psikolojiyle ilgili bir şeyleri anlatırken kendimden de referans aldığım için ara ara tetiklenmeler yaşanabiliyor.
da çok normal. Hani siz de duyun hani böyle şeyler yaşıyorsanız bir tek siz yaşamıyorsunuz.
Hepimiz yaşıyoruz ve bir şekilde üstüne gelme noktasında aşabilme noktalarında birbirimize destek olmanın da çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
Gelin bayramların sevdiğimiz kısımlarına tutunalım.
Her bayramda veya bazı bayramlarda bazen bazı sıkıntılı durumlar yaşanabiliyor.
Çünkü aile konsepti bizim bilinçli seçtiğimiz bir konu.
İçine doğduğumuz aile özellikle bizim bilinçli seçtiğimiz kişilerden oluşmuyor.
O yüzden bazen fedakarlık, bazen duymazdan gelme, bazen görmezden gelme gibi detayları aile içi siyasetini yönetebilmek için ihtiyacımız olabiliyor.
Ve aslında bakmayın bu sayede de biz biz olabiliyoruz.
başa çıkmayı ilk başta aile içinde öğreniyoruz.
O yüzden her zaman bal börek geçmeyebilir ama bal börek geçen anlara tutunursak biz de daha keyifli geçirebiliriz diye düşünüyorum.
Şimdiden hepinize iyi bayramlar dilerim.
Bunu bayramla çok alakasız bir zamanda dinliyorsanız...
Varsın kendi bayramınızı yaratın.
Bize her gün bayram.
Sizin de değişik bayram tetiklenmeleriniz varsa veya paylaşmak istediğiniz tetiklenmeleriniz varsa BSK Begum Özel'den hesabından ve Instagram hesabından bana ulaşabilirsiniz.
Podcast'leri de dinleyip beğenip paylaşırsanız çok sevinirim.
Kendinize çok iyi bakın.
Güzel tesadüfler sizi bulsun.
Görüşmek üzere. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
