
Bu bölümde kınanın yalnızca bir düğün geleneği olmadığını, tarih boyunca taşıdığı anlamları ve özellikle Anadolu’da nasıl bir adanmışlık, geçiş ve aidiyet sembolüne dönüştüğünü konuşuyoruz.
Transkript
Merhabalar, Tesadüfen Oldu podcastine hoş geldiniz.
Ben Begüm. Şimdi geçen hafta size düğün ve düğün ritüelleri ve onların psikolojik etkilerinden bahsettim ve bu süreçte...
Kınayı asla es geçmek istemedim.
Şimdi düğün dediğimiz zaman kına aklımıza geliyor.
Ama şöyle bir düşündüm işte düğün öncesi kına gecesi yapılır deyip geçmek kınaya biraz haksızlık olacaktı.
Çünkü son zamanlarda bir sürü yerde de gördüm işte şu gün kına yakın, şöyle yapın.
Bunları ben yeni öğrendiğimde emindim bunların bir kadim bilgisi olduğunu ve da merak ediyordum zaten.
Veya işte en basitinden bildiğimiz hani birisi sizin istediğiniz bir şey yaptı.
Al kınanı yap. Bak şimdi falan deriz.
Bu kınanın sadece düğünle ilgisi olmamalı diye düşünüyordum ki araştırmalarım sonucunda da bunun sadece düğünle ilgisi olmadığını da görmüş oldum.
Şimdi sizlere de anlatacağım.
Şimdi kına adanmışlığın ve korunmanın işareti olarak geçermiş kadim bilgilerde.
Birisi kına yaktığı zaman işte...
Gözle görülür kına. Şimdi hani bugün tamam çok şık ele desenli kınalar yapılıyor falan onlardan bahsetmiyorum.
Böyle hani hatır hutur avuç içinin kıpkırmızı olduğu kınalardan bahsediyorum.
Bir görürsünüz o kişi bir kına yakmıştır.
Ben küçükken sevmezdim de anlamazdım da niye kına yakılır çok insan kına yaktı diye.
Bunun bir nevi korunma ritüeli ve adanma ritüeli olduğunu araştırmalarımda öğrendim.
Şimdi kına sadece gelinlerin eline yakılmıyormuş.
Askere gidenlere, kurbanlık koçlara, yeni doğan bebeğe yani aslında kendini bir şeye adayan veya korunmaya ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz canlılara
diyeyim çünkü koyun da var işin içinde.
Kına yakılırmış ve buradaki bu kına süs olarak diye değil aslında altındaki çok farklı anlamları da barındırıyormuş.
Kınanın kadim kökenlerine baktığımızda Lavsonia inermis bitkisinden oluşuyormuş kına ve bu çok eski bir bitkiymiş.
Orta Doğu, Mezopotamya, Anadolu, Hindistan kültürlerinde de çok varmış.
Bugün Hintlilere filan da baktınız.
Onların da hani hem Hint kınası böyle şekilli şekilli güzeldir hem de hakikaten böyle avuç içleri de kınalıdır.
Neden avuç içi olduğunu da merak ettim.
Anlatacağım birazdan.
Bu işte dediğim gibi adanma.
Korunma, kurban edilme, eşiğe işaret koyma gibi anlamları barındırıyormuş.
Yani sadece bizim kadim Türk geleneklerimizde değil dünyanın bir sürü yerinde var.
Zaten arkadaşlar bu seriyi yaparken göreceksiniz bir sürü şey bizde farklı gibi gözükse de dünyanın bir sürü yerinde bir sürü kadim bilgilerde çok benzer şeylerin olduğunu göreceksiniz.
Ve bu beni şaşırtmıyor değil aslında o yüzden de bu alana biraz ilgi duyuyorum.
Birbirinden çok alakasız bu kültür.
türlerde benzer anlamlar taşıyan benzer ritüellerin yapılması tamamen aslında bize kolektif bilincin nasıl işlediğini de çok güzel bir şekilde anlatıyor.
Neyse Kına'ya geri dönecek olursak Şimdi gelinden başlamak istiyorum.
Bildiğimizden başlayalım, bilmediğimize doğru gidelim.
İşte biliyorsunuz kına gecesinde ne yapılır?
Gelinin eline kınalar bağlanır.
İşte altın konur içine falan.
Ve gelin ağlatılır o kına yapıldığı sürece.
İşte yüksek yüksek tepelere çalınır.
Gelin ağlayana kadar etrafında dönülür falan.
Bunun anlamı artık bu kadının başka bir haneye adandığını.
ifade etmekmiş. Yani bu elindeki o kına iziyle aslında bir adanmışlığı da gösteren bir şey.
Hani hem sen artık çocukluktan çıktın yeni role giriyorsun.
Bir kimlik değişimi yaşıyorsun.
Hem eski benliğine veda hem yeni evine kendi ailene adanmışlığını göstermek hem de tabii ki korunma olarak diye geçiyormuş gelin kınası.
O yüzden anlamı çok büyük.
Hani bir teslimiyet değil.
Bir kimlik geçişinin işareti olarak geçiyormuş.
Bunu öğrendikten sonra hani bir şaşırdım.
Ben çünkü kına yaptığımızda da bana tamam hemen koyduk kınayı.
Okey ben hemen yıkayayım böyle izi kalmasın diye.
Bir niyeyse sevmezdim eskiden.
Ya hatta hala hani görüntüsü hoşuma gitmez.
Avuç içinin böyle kırmızı kırmızı olması.
Ama bu araştırmaları yaptıktan sonra bu podcast'tan sonra bilmiyorum.
Her an her şeyi yapabilirim.
Hoşuma gitti çünkü. Adanmışlık.
dediğimiz zaman bir şey adam mı?
İşte o yüzden şeylere de kurbanlık koyunlara da kına yakarlarmış.
Bakın kurban bayramı zamanı geliyor zaten.
Hayvanların bazılarında yani çoğunda hatta böyle bir kına yakarlar.
Böyle bir kırmızılık vardır.
Niye bilmedim. Hiç bilmezdim ama görürdüm.
Ben onu bu kurban yani şey olarak kurbanlık koyun olarak satıldı veya işte duruyor birinden birinin işareti olarak diye zannederdim.
Aslında Belki de şu an öyledir ama kadim dönemlerden kalan bilgiye göre bu hayvan artık sıradan değil.
Bu hayvan bir adanmışlık taşıyor anlamına geliyormuş.
Zaten kurbanlıkla ilgili de bir bölüm şey yapayım çekerim.
Olabildiğince hani kimseyi rahatsız etmeden ama inanışlarımıza göre neden kurban adıyoruz o da bir bölüm yapmak istiyorum açıkçası tam dönemi gelmişken.
Burada bu adağa kına yakılması da kurbana kına yakılması.
Psikolojik karşılığı da aslında bir varlığa ya da kişiye özel anlamını ithaf etmek.
Yani biz bu hayvanı kesiyoruz ama bu hayvanı, siz zaten biliyorsunuzdur kurbanlığın hikayesini, bu hayvanı biz özel olduğu için kesiyoruz, bize indirildi şeklindeki bilgiden
dolayı aslında bu kurbanın ne kadar özel olduğunun...
işaretiymiş ona kına yakmak.
Onu birazcık daha kutsal bir kategoriye alarak aslında anlam yüklemekmiş kurbana kına yakılması.
Biraz içim burkulsa da anlamsal olarak yine bir şeyi anlamlandırmak, ferahlattığı için daha bir hoşuma gitti açıkçası.
Ama içim hala burkuluyor bu konulara.
Neyse. Askere giden akına yakılırmış.
Bunu ben hiç bilmiyordum.
Hiç işte bizim askere gidenlerde de görmedim.
Çok askere giden de görmedim galiba.
şeyimizde biraz bedelli bir durum olduğu için.
Yine de askerlik onlarda ama.
Sonuçta eşim kaç gün ya?
12 gün yapmış. Sonuçta ben 12 gün askere gittim diye.
Neyse yani şey değil.
Eskiden biliyorsun askerlikler 18 ay işte.
1,5 yıl falan sürüyor.
O zamanlar böyle telefon yok, görüntülü konuşma yok bilmem ne.
Hani baya bir ayrılık ve kendine adanmışlık süreci.
Bu bu arada hem askere giden kişi için hem de onu bekleyen için de.
Şimdi ben kadın tarafından düşünüyorum.
Bir adanmışlık gösteriyor.
Askere gidenlerin kına yakmasının sebebi de anlamı da şuymuş.
Vatan için kendini adamak, potansiyel fedakarlık ve belirsizliğin içine gittiğini bir göstergesi olarak da askere kına yakılıyormuş.
Yani seni bir niyete emanet ediyoruz.
anlamı taşıyormuş askerlere kına yakılması.
Bu da birazcık daha işte ayrılık kaygısını regüle etmek.
Hani bir belirsizliğe doğru yolluyoruz.
Allah korusun başına ne geleceği belli değil ama biz hani hem seni işte mühürlüyoruz, koruyoruz hem de işte adanmışlığını kutsuyoruz gibi bir ritüele çevrilmiş bu.
Ve kontrol edilemeyen durum içinde de Kişinin psikolojik olarak kendini güvende hissetmesinin sembolik göstergesiymiş askere kına yakılması.
Çünkü bilmiyoruz başına ne geleceğini ve insanın en en en büyük korkularından birisi de bilinmezlik olduğu için biz bu ritüelleri uygulayarak en azından bu bilinmezliklere bir
anlam katmak bizim psikolojik olarak sağlam durabilmemize yardımcı oluyor.
O yüzden buradan da ilerlemişiz geçmiş zamanlarda askere.
Kına yakarak. Korunma Diyoruz kına'ya şimdi.
Evet bir işaretleme hali var.
Çok eski bir bitkiden olduğu için.
Ama aynı zamanda ne dedik?
Elinde olsun bir adanmışlıkla beraber bir de korunmadan bahsediyorum deminden beri farkındaysanız.
Çünkü kınanın antiseptik, soğutucu ve bedeni sakinleştirici etkisi varmış.
Muhtemelen şimdi bu kınanın bitkisinden kaynaklanan bu işte Lawsonia inervis bitkisinin insanlar üzerinde, canlılar üzerinde.
soğutucu, sakinleştirici ve antiseptik etkisinden dolayı bu bitkinin izlerini üzerimize taşımanın da korumaya yaradığına söyleniyor.
İşte nazar, kötü enerji, tehlike gibi bu alanın korunduğunun işaretiymiş.
Kına olarak. Psikolojik olarak da baktığımızda aslında güvenli alanı yaratmak, güvenlilik sembolünü oluşturmak, anksiyeteyi düşürmek ve bedenin gevşemesine yardımcı
olmak. Avuç içlerine ve bildiğim kadarıyla ayak altına da.
Kına yakılıyor. Ama avuç içine inanın işte enerji işleriyle uğraşanların biliyorsunuz hani hep avuç içinden enerji aktarımı yapıldığına inanıldığı için oranın da avuç içinin de daha temiz,
sakin, işte korunmuş, adanmış.
enerji vererek adanmış olduğuna göstergesi olarak ve hatta orayı da temizlemek amacıyla, korumak amacıyla da avuç içlerine yapıldığı inanılır.
Hani düşün, şey hatırlayın.
Küçükken kesin hepimizin başına gelmiştir.
Ailede bir el almış vardır.
Birisi el vermiştir ona.
Onun böyle duasının kuvvetli olduğuna inanılır.
Veya işte günümüz şeyinde reiki almıştır.
O da avuç içlerinden enerji akıtıldığına inanılıyor.
Bir başım ağrıdı dersiniz.
Hemen gel derseniz arkada bir odaya çeker böyle ellerini avuç içlerine Avuçlarını başına tutar veya işte karnın ağrıyordur.
Avuçlarını o kişi senin karnına tutar gibi.
Hepimizin yaşadığı şeylerdir.
Bunlar da bu anlama geliyormuş.
İşte enerji akışının ayak altından işte oradan da topraklanıyoruz ya çıplak ayakla gezeriz.
Enerjimizi temizlediğimize inanırız.
Ayak altı ve avuç içleri de en fazla enerjinin temizlendiği yer olarak inanıldığı için buralara kına yakmak da ekstra hem enerjiyi arındırma hem işte ben kendimi bu iyiliği yapmaya,
bu kadim ritüeli gerçekleştirmeye ad adımında göstergesi olarak geçiyormuş.
Bir de şeyi çok merak ettim gerçekten bu niye şey oluyor diye.
Şimdi bu kadim bilgileri var da bir de hani deriz ya birisi bizim istediğimiz bir şeyi başkası yapmıştır veya işte yarışı o kazanmıştır ne bileyim.
Alkınanı yak deriz şeyde.
Neden böyle deniyor diye.
Çünkü yine kınanın kadim kökenlerinde sevinç, adanma ve kutlama olduğu için hani al kendi zaferini kutla demek yerine al işte.
Kınanı yak olarak diye de kullanıyormuşuz.
Yani kına deyip geçtiğimiz şey benim küçükken ay ne kadar çirkin duruyor, bunun rengi de böyle bir değişiyor dediğim şeyin aslında ne kadar kadim, koruyucu ve derin bir anlamı olduğunu görünce
birazcık psikolojik olarak da kendimi kına yakınca daha korunmuş olabilir miyim gibi düşündüm.
Tamamen belirsizliği anlamlandırma çaba.
Ama bu ritüellerin anlamını bilmek, bu süreçlerin anlamını bilmek yine bana çok iyi geldi.
Siz kına yakıyor musunuz?
Ne zamanlar yakıyorsunuz?
Kına kullanıyor musunuz?
Bana pskbegumozerden hesabından yazarsanız Instagram'da yine karşılıklı sohbet edebiliriz.
Bilgi alışverişinde bulunabiliriz.
Güzel tesadüfler sizi bulsun.
Hep sevinç kınaları yakın inşallah.
Kendinize çok iyi bakın.
Görüşmek üzere. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
