
ZEN-G, TAHRİBAD-I İSYAN, ASİL SLANG HAKKINDA, HASTAKAL, BAYHAN, MAVİ İLE GERİLİM | SUBCAST #6
23 Ağustos 2024 · 52 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Merhaba sevgili Substreet takipçileri, Cihan Tanyel ve Can Öztaş moderatörlüğündeki Subcast'te bu hafta Zen-G konuğumuzdu. Bu Podcast'te, Zen-G ile birçok konu hakkında konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Zen-G'nin son dönemde neden daha az ürettiğinden, yayınlayacağı "HASTA KAL" albümünden "ZENGBEJ" albümünden Türkçe Rap'in güncel durumuna kadar her konuyu konuştuk. Ve tabii ki, bu röportaj sadece bu konularla kalmadı. Zen-G, Tahribad-ı İsyan döneminde yaşadığı ayrılık dönemleri ve özellikle çok konuşmadığı Asil Slang ile küslük meselesine dair birçok meseleye cevaplar verdi. Zen-G, Asil Slang ile şu an iletişimde olup olmadığına dair ve Asil Slang'in kendisine yaptığı göndermeli şarkılar hakkında açıklamalarda bulundu. Zen-G yine yıllardır tanıdığımız ve son yayınladığı "Tiryakinim" şarkısı ile de kariyerinin çıkış dönemlerinden birini yaşayan Bayhan ile tanışıklığı ve "İSTANBUL" şarkısından bahsetti. Zen-G yine Türk Pop müziğin en önemli temsilcilerinden Kenan Doğulu ile abi kardeşliğinden ve nasıl tanıştıklarından bahsetti. Zen-G, ayrıca önceden Mavi ile yaşadığı sosyal medyaya konu olan gerilim hakkında konuştu. Zen-G hazırladığımız Türkçe Rap Sanatçıları uwUFUFU anketini cevaplarken gündemi oldukça meşgul eden "Depremzede Albümü" hakkında da bilinmeyenlerden bahsetti. Son olarak "Bu Boku Sen Temizle" şarkısının Acapella performansıyla programı bitirdik. @sub.street 'i sosyal medyada takip etmeyi unutmayın:
Instagram:sub.street
X.com substreetco TikTok: sub.street Websitemiz: https://substreet.co/ Discord sunucumuza katılmak için: discord İletişim: substreetiletisim@gmail.com
Transkript
Herkese merhabalar. Subcast''ın yeni bölümünde Zenci ile beraberiz.
Hoş geldin. Hoş bulduk.
Hoş geldin. Nasılsın?
İyiyim. Siz nasılsınız?
Biz de iyiyiz. Çok teşekkürler.
İyi gördüm sizi. O zamandır gözükmüyordun zaten.
Donuk bir yıl geçti yani.
Depremle başladı. Seçimle devam etti.
O kadar kötü şey oluyor. Biraz güzel şeyler yapalım.
Evlendim. Allah'ın izniyle.
Sağolasın teşekkürler.
Bir tur askere gittim geldim.
Hayat meşgalelerini ortadan kaldırdım.
Müziğe odaklanmaca. Rapçilerin böyle inzivaya çekilme dönemleri oluyor.
Kendi istekleri dışında da olabiliyor.
Böyle marketing açısından da oluyor.
Sen ara ara üretsen de sürekli hani Zenci'yi gördüğümüz klip azdı.
Tam olarak seni dinleyemedik.
Bu yıl albüm düşüncesi var sende.
Kalem kaldırılacak bir yıl değildik.
O yüzden ben de bu seneyi böyle daha az öz işler yaptım.
Başka işlere de giriştik kendimizce bir oluşum yaptık.
Müzik oluşumu mu yoksa böyle daha genel bir şey mi ondan bahsedelim.
Müzik ve görsel sanatlar oluşumu yani.
Graffiti sanatçılarının olduğu, bizim de müzikle var olduğumuz, moda tarafının da olduğu bir aile şirketi diyebilirim.
Beş kişiden oluşuyor. Eşime bir yeni kariyer yapıyorum.
Onunla güzel şarkılar yaptık.
Senin var mı önümüzdeki dönemde yeni bir proje?
Yeni yeni başladım çalışmalara.
Bu albümün adı da Hasta Kal.
Yani hem Hasta Kal hem de Hasta Kal.
Hani nereden bakarsan.
Bunun alt metni de aslında zamanında ben bu işe başladığımda daha küçük yaşlarımda ilk aldığım tepkiler işte ailemden, sokaktan, çevremden filan böyle ya sen hasta mısın kardeşim ne bu
rap falan filan hani anladın mı?
İşte hani ne güzel Orhan Gencebay var bilmem ne var buralardan dinlesenize ne uğraşıyorsunuz böyle şeylerle.
Ben de moruk bir yerden sonra dedim ki hastayım.
Anladın mı bak? Fark eder mi yani?
Hastayım. Neyse koyuz yani.
Sana göre hastaysam hastayım.
Ben de öyle devam ettim. Kafamın arkasına bile yazdırdım yıllar önce hasta kal diye.
Eskiden mahalle aralarında Şahinlerin arkalarına yazarlar.
November Paşalı falan.
İşte ben de öyle hasta kal yazdırdım.
Bence bu çok iyi haber. İzleyiciler sever dinleyiciler.
Çünkü biz takipçilerden soru sormalarını istedik.
En çok bu tarz soru geldi açıkçası.
Özlediğimiz zenci diyorlar onlar zaten biliyorsun sen de.
O tarz şarkılar gelecek mi diye.
Çünkü bu son yayınladığın işler senin de dediğin deneysel işlerdi.
Öyle bir haberi de dinleyicilere vermiş olalım.
Geniş bir yelpazesi olması bir müzisyenin daha güzel.
Çünkü şimdi bir şey tuttu diye ben 10 tane ondan yapsam güzel ekmek yeriz eyvallah.
Hani burada kafamıza göre takılırız bilmem ne eseriz Allah'a şükür.
Hani fazlasına da... Bir tane şarkıcının her parçasını seviyorsan onda bir sıkıntı vardır moruk.
Benim her söylediğim şeye eyvallah diyorsan sende de bir sıkıntı vardır.
Yani dinleyici de biraz kendini şey yapması lazım, yoklaması lazım.
Peki buraya girmişken güncel rap piyasası hakkında ne düşünüyorsun?
Çünkü çok eleştiri oluyor şu an arabesk.
düetler arabesk sample'lar bayağı eskiden de vardı aslında şimdi arttı bayağı eleştirenler oluyor yeni yeni isimler çıktı farklı tarz genç prodüktörler çıktı var mı takip ettiğin beğendiğin isimler yeni yeni demeyeyim de
berkay duman çok severim can vs zaten benim kendi prodüktörümdür çok severim bu isimleri sayabilirim rapçi olarak var mı peki patronlardan çıkmıştı alaylı alaylı aynen onu
seviyorum o güzel bir kardeş Bilici diye bir kardeşim var.
Ama onun dışında yeni dönem rap müziğe baktığımda da binlerce dansöz var Serdar Ortaç.
dediği gibi. Ünlü şairimizin dediği gibi.
O yüzden hani bunlar bir süre kıvıracaklar.
Nasıl dansözler, asenalar, masenalar günü geldiğinde kendini belli edecek açıkçası yani.
Hani bu böyle şey gibi. Şu an dinlediğimiz diğer müzik dallarından işte Sezen Aksu'lar, Kenan Doğulular falanlar filanlar yıllarca işte hani müzik yapıp bugün de hala var olabiliyorlarsa o güne kadar
gelebilmiş, dayanabilmiş bu savaşı verip müziğini kulaktan kulağa yayabilmiş insanlar kalacaklar.
Gezel mesela. Bence hiçbir zaman bitmeyecek.
Gazapizm. Bence hiçbir zaman bitmeyecek.
Patron. Bence hiçbir zaman bitemez.
Böyle bakıyorum ben hikayeye.
Bunların üstüne ekleyeceğiz işte tek tek.
Oluşuma tekrar dönmek istiyorum.
Çünkü biliyorsun ülkemizde de...
genç ve rap yapan çok insan var.
Alımları da merak ediyorlardır işte.
Nasıl katılabiliriz vesaire diye çok soran da olur.
İstersen ondan da bir bahset ufaktan.
Bu bir aile şirketi.
Beş kişilik bir aileden oluşuyor.
Az kadrosu. Çekirdek bir aile.
Tabii ki hani bir dış çemberimize member alımı yapacağız.
Adı da zaten f.a.m.
Fem. Future and Music.
Daha önce işte ülkemizde de birkaç kere yaşandı isim vermeme gerek yok.
Hani böyle sonradan dağılalım da çirkeflik yaşayalım.
Herkes birbirine sürtünsün bilmem ne olsun falan.
Gerek yok yani abi. Günü geldiğinde belki kimseyle imza falan şeklimiz de yok.
Aile bağımız var. Ayrılık konularında sen herkesin gözü önünde en önden yaşamış kişilerden birisin.
Tahribadi isyanında iki arkadaşınla önce Beyzi'yle sonra Asil'le ayrılıkları yaşadın.
Asil'in... göndermeli bol şarkısı olduğunu düşünüyorum ben.
Tabii tabii ben de düşünüyorum. Senin hiç konuştuğunu görmedim, duymadım.
Şarkıda gönderme yaptığını duymadım açıkçası.
Bunun bir sebebi Var mı?
Yani onun kendi hatasıydı.
Anladın mı? Kendisi ilk önce her şeyi internetten falan konuşmaya kalktı.
Sonra şarkılarla konuşmaya kalktı falan.
Ben de hani böyle 2-3 yıllık arkadaşım olsa falan ya da sadece rap yaptığım bir kişilik olsa falan.
Hani neyse derim belki ben de bir şarkı barkı yazar söylerdim de.
Hani öyle bir şeyimiz de yok.
Yani yıllarca aynı ekmeği yemişiz.
Aynı dünyada yaşamışız.
Ben onun davasına ortak olmuşum.
Her zaman arkasını kollamışım.
Aynı şekilde çoğu zaman da o da benim.
Bu söylediğim şeyler geçerli.
Beraber workshoplar yaptınız.
Tabii. Tabii tabii kanka.
Hani kaç tane şehir gezdik.
Kaç tane ülke gezdik birlikte.
Anladın mı? Hani paylaştığımız şey böyle küçük olsa neyse diyeceğim.
Ama fazla olduğu için ben de çok dillendirmek şey yapmak bunu daha da böyle anılara zarar vermek istemedim.
Yani şeydir ya bir şarkı var ya şarkıların günahı yok.
Acıtan sensin içimi moruk.
Anladın mı? Hani sikeyim yani şarkı söylesem ne olur sana söylemesem ne olur.
Ama tabii ki mesela onun şarkı yazmasına sebep oldu.
çok mutlu oldum açıkçası yani hani yazsın istediği kadar moruk hani zaten zaten bu işi yapan bir adam istediği kadar yazabilir anladın mı hani dert değil yani ansın içinden geçiyorsa ansın sıkıntı yok ama iki tarafta
da bir şey var ulan acaba yanlış mı yaptık hissiyatı geliyor bana bilmiyorum sen de öyle mi mesela tabii ki moruk yani o kadar yaşanmışlık olduğu için az önce de dedim küçük bir şey olsa neyse yıllarımızı vermişiz hani bir yerden
sonra insan üzülüyor yani bu kadar yıl emek verdiğim bir şeyin çok uyduruk şeylerden böyle hani dağılması bitmesi son bulması filan çok üzücü hani biz mesela onunla Bu mevzular yaşanmadan
önce şey filan diyorduk işte.
O bir solo kariyer yapmaya kalkışmıştı.
Ben arkasında olmuştum. Destek olmuştum işte.
53'e 5 mixtape'ini kaydetmiştik.
Bilmem ne falan filan cartçut.
Hani belki başka bir insan olsa hatta kırılır filan takılır hatta.
Hani grup arkadaşım neden bensiz müzik yapıyor falan diye.
Hani tribe bile girer. Ben aksine adam bir şey yapmak istiyorsa arkasında durmalıyız moruk.
Hani anladın mı? Ne gerekiyorsa onu yapmalıyız diye düşünerek hep davrandım.
Yaklaştım. Çünkü hani şey gibi değil.
Onun yürü... yürüdüğü yol benim yürüdüğüm yol benim yürüdüğüm yol onun yürüdüğü yol gibi gördüm hep diğer arkadaşım ve içinde geçerli Mesela bu hep öyle yaklaştım ben bize takım oyuncusu olmayı daha çok seviyorum Mesela şu an bireysel
müzik yapmama rağmen takım oyuncusu olmak daha çok hoşuma gider benim her zaman Çünkü böyle alışırlar Evet iki elin sesi var Ben bir de ilk kariyerime başlarken de grup olarak başladığım için ben de hani böyle bir bireysel
bir şey yapma Hissi falan çok sonradan geldi.
Kariyerime başlangıcından belki 6-7 yıl sonradır falan.
Abis mesela. Tek bir tane şarkı yazdım hayatımda ilk defa.
Çıkardım arkadaşlarımla.
Teşekkür ederim sağ ol. Görsel açıdan beni tamamlayacak arkadaşımla klip mılip çektik.
Yayınladık. Bir ay sonra Sony aradı beni.
Her işte de bir hayır var derler yani.
Onu da yaptık. Oradan öyle bir kapı açtık.
Devam ettik. Aynı bana gelen tekliflerin aynılarını bütün arkadaş çevreme yaptırttım.
Yani isim vermeye gerek yok.
Hepsini Sony'e soktum.
yapılması gereken her şeyi yaptım.
Hatta kendi anlaşmamda olan böyle kötü maddeleri onların anlaşmalarına koydurmamaları için uyardım.
Ben şu parayı aldım bu kadar yüzdeyle siz bunların aşağısını sakın almayın dedim.
Bir sürü şey dedim yani anladın mı?
Ben bütün arkadaşlık görevlerimi o kadar fazla yaptığımı düşünüyorum ki vicdansal açıdan çok rahatım o yüzden.
Hani bir şeyim yok. Lan hani burada da biz eksik yaptık ya ayıp ettik falan dediğim bir tarafım hiç olmadı açıkçası.
Yani her gece O günden bugüne kadar her gece kafamı yastığa çok rahat koyuyorum yani.
Biraz onlar düşünmeli açıkçası anladın mı?
Ben verebileceğim emeği verdim.
O kadar emeği sana verseydim ceyiz olurdum moruk.
Anladın mı yani? Öyle düşün.
Çok emek yani. 3 yıl, 5 yıl değil.
10 yıl, 12 yıl falan. Anladın mı?
Çok fazla. Öyle uzun dostlukların, arkadaşlıkların da öyle yansımalar oluyor.
Daha siniri... Öfkesi bol oluyor.
Beni uyandırmaya falan çalışsan herhangi bir şey için.
Benim canım çok sıkkın.
Kudum falan desem.
Ben sana derim ki ne oldu be kardeşim?
Anlat. Ne yapalım?
Ne yapmamız gerekli falan.
Ona göre pozisyon alırım.
Ama sen bana vahiy gelmesini beklersen.
Ben de insanım Muruk. Senin başına 50 kilometre ötede bir şey gelse.
Sen beni arayıp söylemezsen. Ben nereden duyacağım Muruk?
Senin başına şu gelmiş bu olmuş falan filan.
Anladın mı? Şey miyim affedersin ben.
Peygamber miyim de ben hissedeceğim de bunu.
Seni arayacağım. Kardeşim sana böyle bir şey olmuş falan.
Herkes de çok dil uzatıyor bence bu konuya.
Herkes çok merak ediyor. Evet.
Biz de burada bir aracı olmak istiyoruz aslında.
Çünkü seninle ilgili sorular istediğimizde de yani neredeyse yüzde ellisi falan onunla ilgiliydi yani.
Bir de yani bu zamana kadar bu kadar bile detaylı konuşmadım hiçbir yerde.
Yani bu bile aslında yüzde onu anlattığım şeyler.
Tabii ki. Hani bunu çok dile getirmediğim için insanlarda hep bir soru işareti olarak kaldı.
Bu kadarını bilmeleri yeterli diye düşünüyorum.
Çok özel mevzuları da açmayacağım zaten insanlar bilir beni tanıyanlar.
Bu yani bizim aramızda çözemediğimiz problemlerin, aşamadığımız duvarların bugüne getirdiği nokta diyelim yani.
Bu konuyla ilgili özel olmayan bir soru daha sormak istiyorum.
Eğer özel olarak adledersen cevaplamayabilirsin de herhangi bir iletişiminiz var mı mesela şu an?
Asil ile veya Visi ile?
Yok sıfır. Sıfır.
Aynen. Sıfır.
Senin hakkında demin dövmeden de bahsettik.
Önceden dövme sanatçısı olduğun doğru değil mi?
Doğru. Dövme sanatçısı olduğun.
Şu an hala mesela arkadaşlarına, çevrene falan yaptığın oluyor mu ya da hobi olarak vesaire?
Çok uzun bir dönem yaptım.
Öyle diyeyim. Kaç yıl olduğunu bilmiyorum.
Lise 2'den. Lise 2'de kaç yaşındayızdır?
15-16 yaşımızdayızdır.
22-23 yaşına kadar yaptım.
Yani müzikten düzgün para kazanana kadar müziğimi dövmeyle fonladım.
Hayatımda yapacağım bir ticari atılım varsa kesinlikle dövme işidir.
Yani bir dövme dükkanı açarım.
Dış görünüşünden dolayı böyle Hintli, yabancı sananlar, Delale klibinin de etkisi olmuş olabilir.
Böyle sananlar vesaire var.
Hiç böyle ilginç bir anı yaşadın mı böyle?
Spor salonuna gidiyordum.
Orada bir tanesi böyle ya sen nerelisin falan dedi tamam mı?
Böyle direkt Hintli veya bir yerli falan demedi.
Sen nerelisin falan. Ben dedim vurup Meksikalıyım dedim.
Tamam benim dedim işte adım Juan.
Tuttum lavukları. Bayağı tuttum.
Bir ay falan tuttum. Hep görüyorlar beni.
Ey Juan dostum falan.
Öyle selam veriyorlar falan. AVM'ye gidiyoruz.
Hello my friends falan diye girenler oluyor.
Anladın mı işte. Bir şey satmaya kalkışırken falan.
İşte yurt dışında mesela Almanya'da beni şey sandılar.
İspanyol sandılar. Değişik yerlerde değişik şeyler alıyorum böyle.
Hani şuralı mısın falan diye tepkiler alıyorum.
Evet. Bir mizacın bir şeyin farklı.
Yüz tipin falan bir fark.
Ama onun da bence avantajını yaşıyorsundur.
Genel olarak. Müzik kısmında özellikle.
Kesinlikle. İşime yarıyor yani bu.
Hoşuma da giden bir şey aslında.
Çok böyle şey olmamak.
Sıradan olmamak hoşuma gidiyor.
Gözlüğü ters takmak işte.
Clipte gözükmek falan.
Bu kim ya? Dedirtiyor insanı.
Evet Muruk. Kenan Doğulu ile tanışma hikayeni birçok kez anlatmışsındır.
Böyle bize özel anlatabileceğin...
bir anı falan var mı? Ben kendisini küçükken çok severdim.
Hala severim. Dinliyorum zaten.
Eyvallah. Seni de aran hala iyi herhalde.
İletişimdesin. Evet. Çok severim.
Ondan bahseder misin? Tanışıklığınızdan, gelişmeden, beraber müzik yapmadınız ama hiç düşündünüz mü vesaire.
Nasıl tanıştık?
Bir iş yaptık moruk biz.
Bir sanat işi.
Yani böyle başaklı bir iş yani.
Bir çağdaş sanatçı ile birlikte.
Halil Altındere ile birlikte. Oradan sana da selam olsun abi.
Onunla bir iş yaptık.
O çok ses getirdi sanat dünyasında.
Daha doğrusu daha böyle işte resim, heykel falan.
Çağdaş sanat, modern sanat dünyasında.
BNL'de sergilendi.
O zamanki BNL'de.
Sonra orada görüyor abi.
Orada görüyor. Bizim videonun sergilendiği odanın dışında da böyle info yazısı gibi kapıda işte sanat eserinin böyle açıklaması olur ya.
Kimler çekmiş, kim var içinde falan.
Onun fotoğrafını çekiyor Muruk.
Sonra evdeki, stüdyodaki daha doğrusu şeyin arka planı olarak, masaüstü arka planı olarak atıyor.
Telefondaki ama bütün fotoğrafları yanlışlıkla.
Sadece kuzenlerinin, küçük böyle yeğenlerinin falan fotoğraflarını atacakken hepsini atıyor.
Bizimki de böyle arada çıkıyor.
Renk Karıncı fotoğraflar çıkardı hatırlarsınız.
Orada çıkarken bir gün bizi tanıyan bir abi de yanında oturuyor.
Murat abi. Ya diyor ben bunu nerede çektim acaba diyor Murat.
Murat abi de diyor ki... Bu da bizim çocuklar diyor abi.
Tarip Adisyan falan filan.
Diyor ki tanıyor musun? Evet tanıyorum.
Çağır onları tanışalım. Ne güzel adamlar onlar.
Ne güzel işte iş yapmışlar falan.
Öyle bir türlü tanışıyoruz falan.
Abi bizde herhalde hissediyor geleceği.
Görüyor. Diyor ki hani gelin ben size albüm yapayım.
Bizde dedik ki ona biz zaten o sıra babacım bize sponsor olmuştu.
Bayağı kaydetmiştik.
18-20 tane filan şarkı kaydetmiştik.
Biz zaten dedik albümü yaptık.
hazırda belli şarkılar var.
O zaman dedi hani onları alalım tekrar bir elden geçirelim.
Bizim şirketten çıkalım.
Tamam abi olur falan.
Böyle bir işte sözleşme süreçleri falan.
Gidiyoruz geliyoruz falan. Çok güzel bir yalısı var.
Sezen Aksu'yla komşu. Yalılar böyle yan yana.
Doğru. Bir gün girdik içeriye.
İlk toplantılarımızdan birisi.
Ya birinci ya ikinci. Kapıda böyle çok güzel bir porşu var.
Plakası milakası. Her şey orijinal.
Kapıdan girdik. Sohbet, muhabbet.
Ben bir yerde dedim ki abi dedim ya arabada güzelmiş dedim.
Hani ne zaman bir araba alırız biz acaba falan.
Ne zaman bize bir araba alırsın?
Yok dedi öyle bir şey yok dedi.
Hani anladın mı? Ben dedi size araba almayı öğreteceğim.
Alabilirseniz alırsınız. Anladın mı?
Hani birlikte bu işin her şeyini öğreteceğim size.
Her türlü detayını, oturmasını, kalkmasını, sohbetini, muhabbetini, biznesini almasını vermesini.
Balık tutmayı öğretti bir nevi.
Yes Muruk. Aynen. Belki de ülkedeki öğretebilecek en İyi kişilerin biridir yani sayılı kişiler.
5-10 kişiden biridir öyle diyeyim.
Sonracı Mahmuruk bu muhabbet geçti falan.
Birkaç yıl sonra ben ilk teklifimi aldım Sony'den.
Elimde sözleşme falan.
Bir gün gittim. Abi dedim böyle böyle.
Sözleşme gönderdiler bana.
Sony ile işe başlayacağım falan.
Gel dedim bunu birlikte okuyalım.
Sıkıntıya düşmeyeyim falan.
Ya sen harbiden helal olsun falan dedi.
Ben bile daha Sony ile iş yapmadım dedi.
Bana dedi Sony sözleşmesi gösteriyorsun.
Ben işte sözleşmeyi yaptım.
Peş peşe şarkıları koydum.
İşte o su bu su, cartı cürtü, alev alev İstanbul'u falan.
Parayı da artık kazandık.
Sonra arabayı çektim altıma.
Gittim ilk arabamla.
Abi dedim araba almayı öğrendim.
Çözdüm. Helal olsun dedi.
Güzel araba falan. Muhabbetini yaptık falan.
Takıldık sohbet muhabbet.
Biz ona her gittiğimizde böyle her dünyadan konuşuruz.
Her şeyden. İnternet aleminden, olan işte politik durumlardan, ekonomiden, müzikten, carttan, curttan, her şeyden konuşuruz.
Çok dolu böyle, donanımlı bir adam.
Hani konuşamayacağında hiçbir şey yok.
Sohbeti de çok güzeldir.
Çok da mütevazi bir insan.
Görselde yansıttığı gibi yani.
Oturur sohbet, muhabbet ederiz falan.
Böyle bir anımız o da yani.
Bize öğretti, ben de çözdüm, gittim.
gösterdim yani. Süper abi.
Bu tanışıklığınızdan sonra da zaten bir beyaz şova katıldın.
Tabii evet. Oradaki hislerin nasıldı?
Sanırım ilk televizyon deneyiminde değil mi o?
Diyebiliriz evet. Onun öncesinde böyle küçük canlı yayınlara falan çıkmıştık.
İşte Haber Türk'tür bilmem nedir falan filandır böyle işte.
Talk show olarak belki. Talk show olarak evet.
İlk sayılabilir. O da Beyaz Şov'un son sezonuydu Moruk.
Benim de çocukluğum hep onunla geçti.
Yani Beyaz Şov falan, şu koltukta oturabilecek miyiz, bu sahneye çıkabilecek miyiz, burada şarkı söyleyebilecek miyiz diye çok düşünmüşlüğüm vardır.
Benim kendimi...
kendimi kendime ve kendimi aileme kanıtladığım en büyük hareketlerimden biridir yani oraya çıkmak hani bir yurt dışına gittim geldim bu biraz hani böyle ailemde şey yaptı ya bu çocuk bu işi yapacak galiba falan hani yurt
dışına çağırıyorlar bilet alıyorlar falan hani götürmeye çalışıyorlar filan O beyaz çova çıktım annem dedi ki ya sen bu işi yapacaksın ya dedi hani anladın mı hani tamam yap dedi yani artık.
O saatten sonra mesela karışmadı bir şeye.
Hani şunu yapıyorum dediğimde hani yap oğlum falan o model takıp.
O zamanlarda çünkü Türkçe rapin böyle konvensiyonel medyada böyle çok yer bulabildiği zamanlar değildi.
Bir sagopa çıkmıştır bir belki ceza çıkmıştır beyaz çova.
O yüzden önemliydi yani sizin orada gösterdiğiniz o şeyleri de hala kesitler falan düşüyor yani o.
Söylediğiniz şarkıların Sınav'a Beni Yeter zamanları.
O da çok güzel bir şarkımızdı Sınav'a Beni Yeter.
Hisli bir şarkıydı. Evet biz de kendi hislerimizle böyle tribe gire gire yazdığımız bir şarkımızdı.
Şebnem Ferah'la olan düet mesela o işten sonra mıydı?
O albümde. Yok yok öncesindeydi.
O da çok güçlü bir şarkı bence.
Çok iyi okuyorsun sen de orada.
Sağolsun Şebnem abla da bizi kırmadı yani.
Alın dedi istediğiniz şarkımı coverlayabilirsiniz falan.
Biz de o şarkıyı seçtik.
Onu da hakkını verdik bence yani yaptık.
O da çok sevdi. Kendi sahnesine çıkarttı.
Çıktık Harbiye'de birlikte söyledik falan.
Şemsiye memsiye tuttuk ablaya falan sahnede.
Güzeldi yani keyifliydi.
Onun konseri zaten... Hala en iyi konser sanatçılarındandır da vermiyor herhalde son zamanlarda.
Evet bayağıdır vermiyor. Hani sebebi nedir bilmiyorum.
O zamanlardan beri çok görüşmüyoruz.
Ablamız olduğu için abi rahatsız edilir de abla rahatsız edilmez bizde.
Hani o anca bir şey emredecek, bir şey rica edecek falan anca ona gidilir.
Ama hani onda kendi bir şeyi vardır kesin bir bildiği vardır ki öyle davranıyordur.
Çünkü çok güçlü çok şey bir kadın yani hani aurası bile hani yanında şey olurken bile insan böyle bir tüyleri diken diken oluyor anladın mı?
Şarkı okumasına bile gerek yok.
Okuduğu zaman zaten insana şey ediyor yani böyle sarhoş gibi ediyor.
Acayip yani öyle insanlara denk gelebilmek işte böyle anlar yaşayabilmek çok iyi hissettirmişti zamanında bize.
Beyaz Show dedik. popstar Alaturka'ydı sanırım yarışmanın adı.
Onun efsanesi Bayham'la da çalıştın.
Zeng Bej'de. Bayham abi de bizi de hatta o zamanlar hala Ece Yara'da takip ediyordu.
Onunla mesajlaşmamız oldu böyle.
Çok garip geldi. İnstagram'da 80 kişiyi takip ediyor.
Biri Substreet böyle. O zamanlar yazdı hatta bize.
Rap dünyasını o da merak ediyormuş vesaire.
Baya bir konuşmamız da olmuştu.
Onunla da güzel bir şarkı.
Kendine has bu dünyada tanıdığım benim çok nadir müzik işinin içerisinde ama tanıdığım çok nadir iyi insanlardan böyle temiz duygulu, temiz düşünceli
insanlardan birisi. Bizim onunla tanışmamız nasıl gerçekleşti biliyor musun?
Böyle düşün bir arkadaş ortamındayız.
Takılıyoruz. Birden şarkısını açtılar.
Niye yazmıyorum? Bir mesaj atayım dedim tamam mı?
Mesaj attım. Merhaba Bayhan abim yazdım.
Selam Bayhan abim ne? Bu kadar bir mesaj yazdım.
Telefonum buradaysa bak göstereyim birazdan.
Bana bir mesaj yazdı.
O zamanlar benim adımı doğru yazabilen insana ben çok mesela çok şey yapıyordum.
Hayret ediyordum yani çok bende yeri ayrı oluyordu anladın mı?
Bana selam zentireci kardeşim.
Nasılsın iyi misin? Kuşlar söyledi şarkı yapacakmışız falan böyle bir mesaj yazdı.
Beni böyle mest etti.
Bir de hani böyle bazı tiplere yazarsın ya mesela görür ama.
Yarın cevap vereyim ya buna filan der.
Abi yarım saat sonra döndü bana.
Demek ki o zaman görmüş ki o zaman döndü yani.
Biz abiyle konuştuk. Abi dedim biz çay çorba içelim.
Sohbete dedim şarkıyı her türlü yaparız.
Sıkıntı yok. Sonra araya işler güçler girdi falan.
Ben işte albüme başladım bilmem ne.
Sonra o şarkıyı yazdım.
Dedim ki normalde o şarkının nakaratını böyle bir kadın ses okusun isteyerek düşünerek yazdım ama birden hayal edince Bayhan abi çok daha iyi olabileceğini düşündüm.
Abiye tekrar tam konuşmamızın Neredeyse bir sene sonrasında yani seneyi devriyesinde yazdım ki abi şarkımız hazır.
Dedi ki nerede, ne zaman, nasıl?
Ben dedim ki abi şurada buluşuyoruz, şu stüdyoya gidiyoruz, orada işimizi bitiriyoruz falan.
Nakaratta sen yazdın yani.
Evet. Tam o söylesin, tam onun söyleyeceği şekilde yazdın.
Yani ben mesela onu yazdım.
Zaten ben söylemeyeyim bunu dedim tamam mı?
Çok yani fazladan ses gerektiren, fazladan name yeteneği gerektiren.
Benim de o kadar yok. Yani şimdi kimseyi kandırmaya gerek yok.
Kendimi de hiç boş yere şey yapmaya gerek yok.
Kabartmaya gerek yok. Yapabildiğim şey sesleri, yapabildiğim nameleri yapıyorum tabii ki içimden geçtiği gibi.
Kuralına uygun veya kuralına uygun değil bilmem.
Onun için yazılmış bir şeydi.
Ve abi sağ olsun geldi.
Violent'te buluştuk abiyle.
Oturduk sohbet muhabbet bir kafede falan.
Hatta şöyle bir anımız geçti falan.
Böyle sohbet ediyoruz falan. Masaya işte şey geldi böyle işte.
Çatal bıçak. Böyle yaptım ona.
Çakı taşıyor musun dedi. Taşıyorum abi dedim çıkarttım.
Ben de taşıyorum dedim. O da çıkarttı falan.
Çakılarımızı gösteriyoruz birbirimize falan.
Böyle anlar yaşadık falan.
Stüdyoya gittik. Yolda giderken abi işte şuradan durayım bir şeyler alayım mı falan.
Yok kardeşim. Abi işte yemek söyleyeyim mi?
Yok kardeşim sağ ol. Abi falan şöyle şunu arayayım bir şeyler falan.
Yok abi hiçbir şey. Ne istiyorsun abi?
Kahve. Kahveyi demliyorum abiye veriyorum.
İçiyor sohbet muhabbet filan.
Girdi abi. 17 tekrar.
Bak hiç unutmuyorum. 17 tekrar okudu nakaratı.
Beyler dedi yeterli mi? Biz de abiye saygımızdan pause yapamıyoruz.
Anladın mı? Space'e basamıyoruz.
Yeterli mi dedi. Abi dedik.
Ağzına sağlık. Anladın mı?
Teşekkür ederim filan. Tamam dedi o zaman.
Gitti moruk tabii ki.
Sürekli dinlemişsiniz. Evet çünkü ben çok insanla böyle anlar yaşadım.
Böyle. Böyle böyle okur.
Whiskey var mı? Bilmem ne var mı?
Falan filan. Hani anladın mı?
Hani iş yapmaya mı geldin?
Kafa yapmaya mı geldin? Göt oğlan.
Hani anladın mı? Ne güzel abi tertemiz.
Her şeyini yaptı. Çıktı.
Yeterli mi dedi? Yeterli dedik.
Muhabbetler oldu filan. Sonuçta imzamı imza almam gerekiyor ya.
Abiyi aradım. Dedim abi böyle böyle hani imza işimiz var falan.
Hani bir yüzde bir şirketten bir para falan bir şey halledeyim mi filan.
Bu dedi senin ilk albümün mü?
Evet dedim abi. Dedi o zaman benim bu bebeğe bir altın takmam lazım dedi.
Hiçbir şey istemiyorum dedi. Vay be helal olsun.
Ona da buradan çok selam olsun.
Teşekkür ediyorum onu valla ayakta alkışlıyorum.
Canımsın abi. Adam hiçbir şey istemedi.
Ben de o zaman dedim ki abi bu şarkıya klip çekiyorum.
Anladın mı? Ben de...
Tamam dedi. Bu çok güzel olur dedi.
Normalde klip hakkım filan bitmişti.
Hani bir yazıyoruz ya 4 klip falan 10 şarkı falan bir şey imza atıyoruz ya.
O 5. 6. klip filandı artık.
Ben işin ucunu bayağı kaçırmıştım o zamanlar klip çekerek.
Onun da hakkını verdik. Çok güzel bir iş çıkardık Silvio'yla.
Öyle bir anıydı yani. O da sağ olsun.
Daha geçen gün konserine gittim.
Takıldık. Tabii aynen bizi misafir etti masamız.
Çok gönül adamı ya. Öyle diyeyim.
Kral adammış abi. Kral adam.
Evine çağırdı gelin dedi mangal yapayım falan.
Eşini meşini al gel takılalım.
Şey bir adam ya bizim gibi öyle diyeyim.
Eşim demişken yakın zamanda bir evlilik oldu.
Aynen Muruk. Hayırlı olsun tekrardan.
Nasıl evlilik? Bir ufak bahset istersen.
Güzel Muruk. Doğru zamanda doğru kişiyle doğru yerde çok güzel.
Dedim ki hani sen bana iki yıl dayanırsan evleniriz la biz dedim.
Ondan sonra harbiden de tam iki yıl sonra evlendik.
Yakın zamanda sanıyorum bu yıl içinde rahmetli Beta'yla Mekan Cennet Olsun Şarkın çıktı.
O şarkıda Beta'yı Daha az dinlediklerini söyledi dinleyiciler genel olarak.
O kaydın yarım olmasıyla mı ilgili?
O şarkı nasıl gelişti o süreç?
Doğum gününde çıktı Beta'nın.
Biz Beta ile yıllardır tanışırız aslında rahmetliyle.
Çok güzel insandır. Kapısı açık, gönlü açık.
Böyle neşeli, sohbetli.
Eksiğin var mı, isteğin var mı?
Hep soran, eden böyle çok güzel bir insandı.
Ama hiç dünyada şarkı yapamadık.
Adam... rahmetli olduktan sonra şarkı yapmak filan da benim böyle hani duygularımı bir şey yaptı yani böyle tribe soktu beni açıkçası ve bana işte o teklif geldi o zamanlar başka bir şeylerle
de uğraşıyordum ben her şeyi bir kenara attım sadece o şarkıyla uğraştım Bir hafta sonra, bir hafta geçmedi belki de.
Hemen yazdım, kaydettim, yolladım abi.
Çünkü hani yaşarken bir şey yapamamışız.
Adamın hani bize böyle bir şeyi gelmiş.
Şans bu da yani anladın mı?
Bilgisayarında bulmuşlar eski kayıtlarını.
O şarkı nakaratsız tek verse'dü.
Yani beat'i de herhalde yine başka bir beat'in üstüne okumuş.
Faruk yapmıştı altyapısında.
Bana yolladılar böyle bir parçası var diye.
Tam senlik hani güzel okursun buna da.
Hani güzel bir birleşim olur bu şarkıda da.
Dedim ne gelse zaten.
Ben okeyim moruk hani anladın mı?
Kaybettiğim bir arkadaşının şarkısını duymak da çok kötü.
Allah kimseye yaşatmasın bunu.
Değişik bir his ya. Evet.
Ben her şarkıyı yazarken de kaydederken de her onu duyduğumda her onun sesi geldiğinde, bölümü geldiğinde hep tüylerim diken diken ola ola yani yazdım yaptım parçayı.
O dönemde mesela bir sürü insana yollamışlar.
Şimdi kimsenin adını vermeyeyim.
Burada eksiklerini... yüzlerine vurmayayım.
Yüzleri geldiğinde yüzlerine söylerim.
Hepsi yaparız, ederiz.
Haftaya sizde bilmem ne falan diye söz vermişler.
Daha yeni bitti albümü.
Depremze'de yardım albümünde de oldu hatta benzer şeyler.
Yani nedense işte küs isimlerle beraber şarkı yapmaya şey olmuş.
Asil'le de seni teklif gelmiş galiba.
İnşa aradı beni. Benim numarası da yoktu.
Bayağıdır görüşmüyorduk da.
Nasıl bakarsın? Ben dedim abi her türlüsüne okeyim.
Bana dedim ne yollarsanız okurum.
Sıkıntı yok. Sonuçta bir amacı var.
Benim amaçsız müzik yaptığım görülmemiştir Moruk.
Bu işe girmemin bile rap müzik yapmamın bile 15 yaşımda bile amacım vardı benim yani anladın mı?
Bir mahalle yıkılmasın diye rap müziğe başlamış bir grubuz yani.
Bana dediler ki şarkıda kim olursa olsun yapar mısın?
Ben dedim ki affedersin dedim.
Söylemeyeceğim şimdi. Başka bir isim yani.
aynen beat bile olsa yaparım o şarkıda anladın mı yani ama o kişi asilde değil yani dediler ki hani böyle düşünüyoruz filan beni dedim hiç bozmaz abi tamam dediler sana beat atıcaz filan bekle Ondan sonra
işte o mevzular döndü.
Yine internetten yazmalar, bilmem neler.
Öyle de yaptı, böyle yaptı falan filan.
Önemli bir amacı varsa benim seninle müzik yapmam için tanışmama filan.
Böyle göt göte yaşamamıza gerek yok.
Sesimiz yan yana koyulacak zaten.
Anladın mı? Yan yana kayıt da almayacağız yani.
Bunun gibi yani. Ben öyle bakıyorum açıkçası.
Belki bir çocuğa bir tane laptop alınacak o parayla.
Nereden biliyoruz yani ne kadar para kazanacağını anladın mı?
Bir de ülkemizde genel olarak sanatçılar...
Biraz dinlenip 2-3 konser yaptıktan sonra götleri kalkmaya başlıyor.
Bence de. Bunu sen de hissediyorsun.
Tabii tabii tabii. Biz de çok hissediyoruz.
Yani insanlar hızlı bir şeyi elde edince ilk çıkış yakaladığım zamanlara gelene kadar bir 10 yıl geçtiği için insan 10 yıl cefasını çekince birden dağıtamıyor.
Anladın mı? Sefasını da uzun sürmek istiyor.
Aynen sefasını da uzuna yaymak istiyor.
Rahat rahat yaşasın. Öyle 3 bin liraya 5 bin liraya 10 bin liraya takıldığı muhabbetleri çok gördüm yani.
Şey gibi düşün. Biz seninle dostuz.
Zaten bizim iki tane parçamız var.
Yeni çıkmışız senle. Birlikte adımız da grup ismi değil.
Senin adın farklı benim adım adım.
Yapıyoruz. İki şarkımız var.
Normalde de Zencin'in alt grubuyuz.
On kere aynı iki tane şarkıyı söylüyoruz.
Zamanda dolsun diye falan.
Bir dahaki konsere ben beş bin lira fazla istiyorum.
Sen bunu duyuyorsun diyorsun ki hayırdır ben on bin lira istiyorum o zaman.
Böyle araya beş bin lira on bin lira kata kata.
İnsanlar hem kendilerini de düşürdüler.
Müziklerini de küçülttüler.
Anladın mı? Hani. Bir yere varamadılar.
Varamazlar da. Bir yere kadar giderler.
Maksimum bir süre popüler olurlar.
Ondan sonra bunlar kim derler yani.
Hani insanlar anladın mı? Pazarcı gibi giyinirler.
Takılırlar falan. Bir yere varamaz.
Aynen aynen. Bir yere varamaz moruk.
Bunun bir anlamı, önemi var.
Bunu bir önce hissedeceksin, yaşayacaksın anladın mı?
Veya tecrübeli insanlardan bir şekilde dokunuşlar, yorumlar, eleştiriler, bir şeyler alacaksın bugüne geleceksin.
Dolu dolu olman lazım rap müzik yapman için.
Yani gerek yok. Hepimiz etten kemikten insanız.
Götümüzde bir boxer var. Anladın mı?
Götümüzü kapatan. Başka her şeyimiz açık.
Konuları bağlama seviyesi boxer dedik abi.
Senin aklına geliyordur.
Maviyle bir... ...gerilim yaşamıştın Boxer mevzusu yüzünden.
Aynen moruk. Bir konserde...
Sen de yenisin bu dünyada. Bir konserde onun dediğine göre...
...pantolonu düşüyor.
Çıkarıyor komple. Boxer'la sahne yapıyor.
Senin de ona bir yorumun olmuştu.
Seni destekleyenler oldu.
Onu destekleyenler oldu. Baya bir gerilim yaşamıştınız.
Şu an bu elemanda...
Yani düşmüş diyor hesapta da yani öyle bir düşme yok.
Ben yıllarca bol pantolon gezdim.
Bir sürü mevzuya girdim.
Donumu tuta tuta koştum.
Benim hiç götümü kimse görmedi moruk.
Boxer'ımı da kimse görmedi anladın mı?
Benim o bolları giydiğim zaman da boyum 1.50 idi amınakoyim.
12-13 yaşımda pantolonum XXX'ler çıktı.
Anladın mı? Time is money.
Buran abi de biliyor Reposof abi.
Yani giydiğimiz şeylerin kalıbı dünya kadar.
Ama benim götümden hiç donum düşmedi.
Pantolonum düşmedi anladın mı?
Koşsam da yakalansam da kaçsam da hiçbir şekilde düşmedi.
Bunda bana kimse gelip böyle anlatamaz, lanse edemez.
Çünkü sen bir belediye konserine rapçi adı altında çıkıp sahnede kimin seni izlediğini bilmiyorsun moruk.
Senin sadece senin izleyicin gelmemiş ki orası açık bir etkinlik alanı yani.
Herkes gelmiş sahnede kim var diyorlar bir rapçi var diyorlar.
Tamam rapçi falan çıkıyor götünü görüyoruz adamın.
Anladın mı? Görüyorlar adamı.
Ne diyorlar? Rapçilere de bak bunlar da böyle pantolonu götünde durmayan tiplemeler diyorlar hepimiz için.
Değil mi? Hepimize yazılıyor eksi veya artı.
Rapçi olarak konuşulduğu zaman.
Evet bir sıfat olarak bakıldığı zaman aynen.
Buna göre hareket etmen lazım.
Ben de ona yazdım ki çok kötü bir çocuk pornosu yazdım mı anladın mı yani?
Başka bir şey değil. küçücük bir çocuk sahnede çıplak koşturuyor moruk ben şok oldum gördüğümde anladın mı ben yıllarca bir sürü insana bir sürü çocuğa bir sürü şeye böyle workshop verdim eğitim verdim
bilmem ne falan filan bir sürü insan tanıdım bak inan bana elimden belki 300-500-600 tane çocuk Genç geçti.
Kimseninle böyle bir hareket gördüm sonradan.
Öncesinde falan da filan da.
Anladın mı? Hani işte benim öğrendiğim insanlar da bana böyle öğretti.
Ben de böyle gördüm. Sahnenin bir ağırlığı vardır.
Tabii ki. Ben sahnede insanlara arkamı bile dönmem.
Bunu böyle öğrenmen lazım yani.
Yıllar önce zamanında Neşet Ertaş mesela ceketimi çıkarabilir miyim diye izin istiyor falan.
Anladın mı? Hani bunun gibi kimseye de şey demiyorum.
O dünyaya doğmuş.
Onun doğduğu dönemde, o dönemler çok eski.
Belki çocuk karşısına çıkmadı falan.
Öyle şeyleri öğrenemedi veya düzgün insanlara denk gelemedi onu öğretecek.
Bunu da bir karakter olarak abi kendine yediriyorsa yapsın.
Düşürsün de onu her konserde, düşünsün kardeşim.
Biz onunla nasıl bir anımız var biliyor musun?
O anının içinde yok mu abi ama bir gün Kadıköy Moda Akbank'ta para çekiyorum.
Arkamda da bir hanımefendi var.
Ya dedi benim de oğlum rapçi dedi.
Yani daha doğrusu rap yapmak istiyor dedi.
Çok uğraşıyor falan böyle işte gidiyor geliyor stüdyolara falan filan.
Ama dedi çok korkuyorum dedi.
Hani girdiği ortamlar, arkadaşları, takılma tarzları filan.
Beni çok korkutuyor dedi.
Ne yapmam lazım? Bana ne önerirsiniz filan.
Gerçekten de çok açık fikirli, çok düzgün bir kadındı yani kendisi.
Ben de onu anlayabileceği dilde hani...
kendi yaşadığım ama yaşamak istemediğim zamanında tecrübelerimden ya dedim hani ne olursa olsun arkasında durun.
Ona destek olun. Yardımcı olun.
Tamam hani korkunuzu anlıyorum ama uzaktan onu izleyin.
Ara ara içine girin, bakın.
Hani yanında olduğunuzu o kadar yakinen hissettirin.
Tabii ki hani kötü alışkanlıklara, herhangi bir kötü bir duruma düşmesini engelleyin bir şey olursa falan.
Böyle öneriler verdim.
Dedim oğlunuzun adı ne? Hani ben biliyor muyum falan.
O zaman bilmiyordum tabii. Mavi dedi bana.
Hayda. Dedim ki yine bilmiyorum kim olduğunu.
Siz dedim hiç korkmayın arkasında durun dedim.
Bugüne geldik arkasında duramadık işte.
Enteresan bir hikaye. Anladın mı?
Güzelim hani validenin, güzelim bir hanımefendinin o işte çocuğu şimdi neler yapıyor.
Arada karşıma çıkıyor mesela.
Rap değil moruk o hani anladın mı?
Ben mesela açıp dinlemem açıkçası.
Yani dinleyeni var mı bilmiyorum da.
Çok takip de etmiyorum. Tasrif de etmiyorum.
Şanışer'in Susamam projesinde bulundun.
Bu projede siyasi, politik yani sosyal mesajlar içeren bir...
projeydi. Evet. Sen nasıl hissediyorsun?
Nasıl değerlendiriyorsun bu durumu?
Olması gereken bir projeydi.
Gerçekten Sarp'ı tebrik ediyorum tekrar tekrar.
O zaman için çok yerinde bir hareketti ve iyi ki yapmışız.
Ben yaptığım şeyden ve yaptığım arkadaşlarımdan ve söylemlerimizden hiç pişman değilim.
Biz konserdeyken bize haber geldi bizi alabilirler diye.
Çünkü şeyleri filan yakaladıklarını almaya başlamışlardı.
Sarp Marp falan filan. O zamanlar hep böyle bir işte.
Çünkü böyle bizi o zaman şey ilan ettiler.
Her şeyi dediler Muruk.
Terörist, IŞİD, El-Kaide, FETÖ'cü, Mossad.
Her şeyi dediler bize Muruk.
Böyle habire, televizyonda klibin böyle parçalarını yayınlayıp işte şu bölümü söyleyen illuminati'ci bu bölümü söyleyen bilmem ne'ci benim işte o zaman saçlarım işte beyaz
böyle boyamışım filan ona bir yorum yapıyorlar bu beyaz saçlar şunu temsil ediyor falan ak kafalılar bilmem ne falan Burada şunu söylemek istiyor.
Burada şu düşmanlığı yapıyor.
Burada buna laf sokuyor falan filan.
Allah bizi dedim herhalde topluca içeri atacaklar.
Bizi dedim asacaklar herhalde deniz gezmiş bezmiş gibi.
Sıraya ipe götürecekler bizi.
Hayatımı düzene soktum demiştin.
Önemli sorumluluklarımı yerine getirdim demiştin.
İşte askerlik, evlilik vesaire.
Biraz askerden de askerlikten de bahset istiyorum.
Var mı böyle komik bir anı?
Normal bir insanoğlu gibi gireyim bir insanoğlu gibi çıkayım.
Orada bir... Rütbeli komutan beni durdurdu.
Böyle bana baktı. Sen dedi.
Ben dedim. Sen dedi.
Ben dedim. Sen dedi birisin ya dedi.
Sen dedi nesin ya?
Ben dedim bir insanoğlu Burak Kaçar İstanbul.
Geldim gideceğim komutana falan.
Yok ya dedi. Sen dedi birine benziyorsun dedi.
Dedim insan insana benzer komutanım.
Dünya küçük yani. Kimim ben falan.
Ne iş yapıyorsun sen dedi.
Ben de kağıda yazdım dövmeciyim diye.
Dövmeciyim ben dedim komutanım.
Allah Allah ya dedi.
Sen dedi birisin dedi. Dedim ne bileyim komutanım falan.
Bekle beni dedi burada geliyorum.
Gitti. 5 dakika yok kayboldu.
Sen tabi hazır oldun.
Hazır oldu değilim. Daha moduna girmemişim askerliğimde.
Sırtımda çantam bekliyorum.
Bu sefer iki kişi geldiler.
İkisi de rütbeli. Bu sefer ikisi de bana bakıyor.
Ya diyor bu kim diyor ya. O da diyor ki ya diyor çıkaracağım bu kim?
Bana diyor ki sen kimsin? O yeni gelen.
Ben diyorum Burak Kaçar İstanbul.
Ya diyor sen necisin diyor.
Birine benziyorsun diyor filan.
Ona da aynı model. Ya insan insana benzer komutanım falan.
Sen dedi en son durdu böyle bayağı ama.
10 dakika geçti moruk şey gibi.
Sen tribe girdin o sırada.
Evet film sahnesi gibi.
Ben de böyle beni uyanmasınlar diye böyle şey yapıyorum.
Kendi hiç mimiklerimden hiç kullanmıyorum filan.
Farklı farklı hareketler yapıyorum filan.
Sakal da yok. Sakal, bıyık da yok.
Hiçbir şey yok. Saç da daha kısa.
Bilmem ne. Çizgimiz hiçbir şey yok.
Dümdüz. Subay tıraşı.
Sen dedi rapçi misin dedi.
O yanında getirdi. Aynen ya dedim komutanım falan.
Sen dedi zenge dedi.
Aynen dedim ben zenge.
Ondan sonra orada direkt bir gel dedi bir fotoğraf çekilelim falan.
Bir fotoğraf çekildik.
Ondan sonra Whatsapp grupları varmış.
Pat gruba bir düştü fotoğraf.
Selamun aleyküm zenci.
Tugay'a gelmiştik. Şarkıları falan söylüyor muydun?
Unutmayayım ya da senden istiyorlardır şarkı söyle falan diye.
Muruk tabii ki oldu. Tabii ki yani hani böyle işte yürüyüş yapıyoruz kartal.
Pençesi yürüyüşü. Rap rap rap.
O ritimde işte Alev Alev'i şey yaptım.
Ger marşı yaptım işte şey diye.
Ger göğsünü gez Butugay'da.
Çekemez konuşur içtim ağda.
En kral asker bizim asker.
Alev Alev Alev.
Kollar şişti G3'ten.
Tekmil verdim bugün içten.
En kral asker bizim asker.
Alev Alev Alev.
Çok iyi. Aferin bölük.
Aynen. Aferin bölük falan.
Öyle anlarda yaşadık.
Devrelerimize de buradan selam.
Ne olsun ben de selam göndereyim Ankara İstanbul.
Hepsine hepsine hepsine canlar.
Evşehir. Sulu Kule ile ilgili daha çok soruyorlar.
Mahallesini yalnız bıraktı diyenler var.
Sen ne düşünüyorsun bu konuyla ilgili onu merak ediyorum.
Konusu açıldığı için konuşacağım şeyler.
Normalde çok konuşmayacağım şeyler.
En başından bugüne kadar ben İstanbul'un her mahallesinin çocuğuyum.
Kimseyi de hiçbir zaman yalnız bırakmadım.
Kimse de bunu kanıtlayamaz.
Benim daha çok kanıdım var.
O mahalleye gitmiyorum diye bir şey de yok.
O mahalleye gidiyorum. Orada sevdiğim insanları ziyaret ediyorum.
Görüyorum. Uzaktan kolluyorum.
Yeri geliyor söylenmez maddi yardım da yapıyorum.
Anladın mı? Belki de orada yaşayıp orada olan insanların bile yapmadığı şeyleri bile hala yapıyor olabilirim.
Bunu da çok fazla dillendirmek istemiyorum.
Ama ben her an her yerdeyim Muruk.
Yani şu an burada muhabbeti yaparken bile belki arkadan bilmiyorsunuz.
Başka bir yerde başka birisine dokunuyorum yani.
Kendimi direkt oralı diye de atletmiyorum.
Ben İstanbul çocuğuyum Muruk.
Profesyonel bir İstanbul çocuğuyum.
Her yerdeyim. Eski grup arkadaşımın mahallesiydi.
Ben normalde Zeytinburnu çocuğuyum.
20 yıl Zeytinburnu'nda yaşadım.
Onun davasına ben yardımcı oldum aslında.
Onun çıkarması gereken seste ben de yanında bağırdım ve durdum ve kendi mahallenmiş gibi.
Beni mesela ne kadar demek ki sulukuleli sanıyorlarsa ben ne kadar sulukuleli olduysam öyle biliniyor Muruk.
Ben faal olarak orada bir evin içinde hiç yaşamadım.
Nasıl girersen öyle çıkarsın Muruk bir yere.
Birine elini kolunu sallayarak girersen herhangi bir mahalleye bilmediğin bir mahalleye.
Ters bir yerse ters insanlar varsa yatırırlar seni.
Çözerler işini. Sıkıntıya sokarlar.
Bu zamana kadar her yerde her yere girdim vurun.
Her yerde yani. Her şehirde.
Bu sorunun aksine şey diyen de oldu mesela.
Şimdi ismini hatırlamıyorum da.
İşte abim merhaba. Benim herhangi bir sorum yok.
Tek demek istediğim şey ben kara gümrükten atıyorum Mehmet.
İşte Burak abinin bize çok yardımı da dokundu falan diyen de oldu mesela.
Eyvallah. Onu da bilmiyorum söylemek ne kadar doğru ama.
Öyle diyen insanlar da var yani onu da belirtmiş olayım.
Ne mutlu. Eksik olmasınlar onlarda.
Ya bu insan muruk yani ağzını kimsenin büremezsin ki biri öyle der biri öyle der.
Demek ki o vefalı bir arkadaşımızmış kardeşimizmiş.
Programa geçen bölüm entegre ettik böyle ufufu diye bir yayını, anket sitesi var.
Küçük biz de bir test oluşturduk.
Türk rap sanatçılarından.
Böyle senin dinlediğine, keyfine göre, istersen yeteneğine göre.
Eyvallah. Makara tamamen.
Hani hiç kimse de ciddiye almasın.
Bir havuz oluyor. Oradan rastgele rapçiler eşleşiyor yani.
Öyle düşünelim. Biz de eşleştirmiyoruz yani.
Bakalım kim kimle çıkıyor.
Eğlenceli oluyor. Bakayım mı?
Daha direkt şu an basıyorsun ha.
Evet. Gazepizin masakı çıktı.
Seçecek olsan kimi seçerdin yani?
Gazapizm seçerim moruk.
Çakal Sokrates diye çıktı.
Şimdi hani bunlardan nasıl bir ayrım yapacağız acaba?
Hani yeni dünyada olursak genel olarak popüler bir kitleye oynayacaksak çakalı seçeriz.
Biraz anlam.
Şairhane bir şeyler arıyorsak Sokrat'ı seçeriz.
Sokrat'la daha çok oturup kalkmışlığım var.
Ona bas. Bana da selam olsun buradan.
Aynen. Çakala da aynı şekilde.
Çakala da selam. Tepki Fuat Ergin.
Tepki Fuat Ergin. Yani Fuat abinin bende katkısı daha büyüktür.
Tepkiyi de tanırım, bilirim, severim ama Fuat abi diyorum tabii.
Taşağı ağır basar. Eşleştirmeleri bu arada programın kendisi yapıyor.
Biz yapmadık. Eyvallah. Güzel, manidar bir soru geldi.
Asil silen çağrı sinci geldi.
Harbi mi? Eyvallah.
Eski dostuma favor yapayım.
Asil slang diyeyim. Vay be.
Çağrı abime de selam olsun.
Daha geçen denk geldik Kadıköy'de yürürken.
Şimdi ikinci turdayız.
Gazapizm Sokrates diye geldi.
Evet. Seçtiklerinden geldi.
Bunlardan azaltıyoruz.
Aynen. Şimdi artık böyle o zaman dinleme şekli olarak dinlediklerimi şey yapayım.
O zaman gazapizm diyorum. Asil slang Fuat Ergin.
Fuat abi diyorum. Gazapizm ve Fuat abi geldi.
Şimdi bu kapışma.
Şimdi baktığın zaman. Final tur bu arada.
Aynen. Mesela şu an burada otursa Gazap Kral o da Fuat abiye tıklardı.
Anladım. O yüzden ben de onun yerine ve kendi yerime de Fuat abiye tıklıyorum.
Çünkü saygı, respect abi.
Yaşanmışlık var. O kadar yıl var.
Fuat abiye de selam olsun buradan.
Aynen. Fuat abiyi seçmiş olduk.
Candır. Onunla da çok güzel anılarımız, hatıralarımız var.
O Wonderland işimizde o da bize destek olmuştu.
O söylemiştim ya işte. Momo'nun koleksiyonu da dahil edildi falan.
Evet ondan da bahsedebiliriz ya. Bu çok önemli ve değişik bir şey ama hiç duyulmadı o zaman.
Evet Moruk. Konuşulmadı yani önemli bir şey ondan bahsedersen.
Evet. Ya biz o zamanlar bu bahsettiğim işte hani albümü yaptığımız zamanlar, Harbi Adisyen albümünü yaptığımız zamanlar aslında Türkçe yapmıştık biz ismini.
Harikalar Diyarı'ydı bizde şarkının ismi.
Mahallenin durumundan bahsediyorduk işte kentsel dönüşüm, betonlaşma yine böyle konuları ele alıyorduk.
Ondan sonra bir iki böyle gazetecinin dikkatini çekmişiz.
Posta gazetesinden bir hanımefendi geldi hatırlamıyorum bir abla geldi bizde bir röportaj yaptı.
Ondan sonra cuma röportajdan sonra da Halil Altındere isimli çağdaş sanatçı bir abimiz.
Bizi buluyor, keşfediyor.
O gazete röportajında görüyor.
Soruyor hani burası neresi.
Buluyor mahalleyi falan. Bize dair bir bilgi yok yani.
Telefon numarası, adres falan hiçbir bilgi yok.
Geliyor yürüyor yürüyor mahallede.
Biz de o anda mahalledeyiz.
O böyle sokaktan geliyor karşıdan.
Biz de buradan ona doğru gidiyoruz moruk.
Bize böyle yaptı. Siz dedi o çocuklar mısınız dedi.
Biz de tanımıyoruz falan adamı.
Hangi çocuklar falan. O rapçi çocuklar Tarip Adisyen falan.
Aynen abi dedik biz onlarız falan.
Ne oldu hayırdır falan. Ya dedi bir projem var dedi sizinle görüşmem lazım falan bir sanat projesi.
Biz dedik abi sanat içinse eyvallah tamam görüşelim oturduk konuştuk.
Ben dedi bir video art çalışması yapmak istiyorum.
Hani sizin de bir klibiniz gibi olsun istiyorum.
Yani bir şarkınız da arkasında olsun istiyorum falan.
İşte aklındakini söyledi o da.
İşte kentsel dönüşümle alakalı bir şey yapmak istiyorum.
İşte İstanbul'un bu bozulmasıyla alakalı falan.
Bizim dedik şarkımız hazır.
Nasıl ya dedi filan. Biz direkt dinlettik şarkıyı.
Dedi şarkı süper. Biz abi gerçekten dediğini yaptı.
Biz şarkıyı yaptık. Okudu Fuat abi.
Geldi tanıştık takıldık falan.
O da o zaman albüm yapmış. Bize kulaklıkla o zaman beats kulaklığı var.
Dinletiyor. Biz dinlerken şok oluyoruz falan böyle.
Abi diyoruz bu şarkılar ne bilmem ne.
Onun da en hoşuna giden şeydir o.
Tabii aynen. Hemen kamuoyu ölçümü yapıyor falan.
Bizim surat tepkilerimize falan bakıyor falan.
Parçayı yaptık abi. Sonra videosunu çektik.
Video çok ses getirdi.
Youtube'da filan yayınlanacak bir video değil.
Böyle biraz bir tık şiddet içerikli ama gerçeklikten bahseden, bizim de biraz böyle ağzımızı açıp gözümüzü yumduğumuz, hareketlerimizi de ona göre yaptığımız böyle gerçekten sert bir iş.
Ve bir sanat eseri niteliğinde bir iş yani.
Video art. BNL'de işte gösterime girecek.
BNL'de gerçekten yayınlandı.
O zamanki BNL'de yanlış değilsem ya 13.
İstanbul BNL'i ya da 15.
İstanbul BNL'inde en ses getiren iş oldu morgu.
Ondan sonra O BNL'de yayınlandıktan sonra dünya üzerinde şu ana kadar 90 ülke falan gezdi.
Benden çok ülke gezdi. Şu an hala New York'ta, MoMA'da günün işte atıyorum müze kaç saate çıksa o video full time orada dönüyor.
İnanılmaz bir şey ya. Aynen bir sürü böyle işte.
Şey okuyan işte fine arts okuyan güzel sanatlar okuyan bir sürü arkadaşımın okulunda videoyu ders olarak anlattılar.
Sanat tarihi dersinde bilmem ne dersinde filan ders olarak anlattılar gösterdiler.
Müzenin koleksiyonuna dahil edildikten sonra Jay-Z.
Müzenin kreatörüyle birlikte müzeyi gezmeye gidiyor Muruk.
Tamam mı? Yeni gelen işte koleksiyona yeni eklenen sanat eserlerini görmeye gidiyor.
Belki işte oradaki bir sanatçıyı tanıyacak.
Ondan sonra gidecek ondan bir belki heykel satın alacak.
Belki bir tablo satın alacak falan.
Bizim videoyu yarısındayken video izlenen odanın içerisine giriyor.
Yarısından izliyor.
Sonra başa sarıyor video.
Tekrar bir daha izliyor.
Komple izliyor filan. Çıkıyor.
Sonra Kreatöre diyor ki bu arkadaşlarıma benim adıma bir mail yazar mısınız?
O da sağolsun kreatörde bizim Halil Altındere'nin işte o anki mailine şeyini asistanının veya çalıştığı kişinin menajerinin mailine işte yazıyor.
İşte dünyanın farklı yerlerinde aynı hisleri hissettiğimiz, aynı şeyleri yaşadığımız arkadaşlarımı tebrik ediyorum.
Ve yaptıkları şeyden, söyledikleri cümlelerden asla vazgeçmesinler ve bu yolda devam etsinler diye bize bir mail geliyor Komoruk.
Jay-Z'den. Vay be.
Güzel ola ya. Biz destek alıyoruz ve bize o zamanlarda gazlayan yine en büyük etmenlerden birisi o olmuş.
Kapı kapıyı açar derler bir hikaye var ya tam olarak Komoruk.
Vallahi öyle. Kapı kapıyı açıyor.
Birçok kişi de bilmiyordur bunu.
Aynen. Çok da tebrik ederiz bu arada.
Teşekkür ederim. Herkesin adına.
Sağ olun. Estağfurullah. Tim Sahabı diye bir programımız var.
Eyvallah. Bu videonun dışında bir program.
Biz şöyle entegre ettik onu.
Şu an Sapkes programımızda sana...
3-4 farklı challenge yaptıracağız.
Eğer yaparsan veya soruları doğru bilirsen Timsahabı bölümümüzde pas hakkı kazanmış olacaksın.
Eyvallah. O zaman başlayayım ben ilk soruyla.
2019 yılından beri kaç feat atmışsındır?
Sayısını mı bilmem gerekiyor?
Yani tahmin etmen gerekiyor.
Yakın bir şey olursa kabul ederiz.
Kıyak geçiyoruz burada sanatçılara.
Çünkü timsahındaki sorular zor biraz.
Saydığımız şekilde şu ekipçe.
Senin profilinde Spotify'da bulunanlar.
İşte Tahrib Adisyen tarafında olanlar.
Bir de konuk olarak projelerde bulunduğu.
2019'dan beri mi? Aynen 2019'dan beri.
Manyakta düetim yok ya benim.
20 tane hadi 20 diyeyim son.
20 mi? Bilemedin mi?
35. 35 mi?
Tarih Bahadir İsyan'ı şey mi saydık?
Yaptıklarımız da hani onun içinde Fuat abi var işte Şemler falan var.
Hay valla tamam.
Kendi profilinde bulunan 13.
Eyvallah. Burada kaybettik.
Bu adam askerde torpil yaptırmamış.
Aynen. Kariyerindeki en büyük pişmanlığın neydi abi?
Bir tane pişmanlığını söylersen.
Bir pas hakkı verelim. Sorusu bu biraz.
Eyvallah. Ya en büyük pişmanlığım düşünüyorum.
Ya hiç pişman olduğum bir şey yapmadım Muruk kariyerimde.
İnan ki hiçbir şey yapmadım.
İçine sinmeyen şarkı olabilir.
Yok. Ben içime sinmeyen hiçbir şarkı okumam.
Yollamam. Hani bitirmedim derim.
Veya ben bu şarkıya girmiyorum derim filan.
Öyle pas geçerim. O işi pas geçerim yani anladın mı?
Şimdi soruyu pas geçmeye filan çalışmıyorum.
Hiç pişman olduğum veya yaptıktan sonra lan ben bunu niye yaptım dediğim hiçbir iş yok.
Hepsini bilinçli şekilde belki...
kar amacı güderek belki bir güzellik yapmak için herhangi bir şey için yaptım yani bilinçli bir şekilde yaptım.
Hiçbirinden sonra da lan ben bu şarkıyı niye yaptım demedim.
Demedim. Bunu nasıl sayalım o zaman?
Pişmanlık yaşamamış verelim bence Pasak.
Eyvallah. Cevaplanmış oldun.
Evet temiz bir kariyer çünkü. Müziğe dönelim.
Zenk 5 albümün Spotify platformunda kaç dinlenmiştir yaklaşık olarak?
90 milyon. 93 milyon.
Doğru. Eyvallah. Üç daha eklenmiş o zaman.
Kameraya bakarak bize kısa bir acapella atar mısın?
Şey bu boksen temizle ne zamandır böyle içimden geçiyor.
Ara ara böyle canım çekiyor ona atayım.
Dün arabada bağırarak söyledik onu.
Harbi mi? Eyvallah.
Boşver gitsin rampampampam.
Giden gitsin rahatına bak ahbap.
Korkma arkana bak yat kalk yat yanında sadık olan evlat.
Çabuk iti cabına bak.
Şok edici sabıkalar darbukalar.
Bitmedi daha bu kadar değil yerin altında var daha bu kadar Hav hav hav diye girdim Hav hav hav kemik atar Köpek ölür gider göbek atar lan Havlatma iti ısırırsa götü haklı
yerden göğe kadar Kaç kurtul gözü dönmüş aç kurudun Böl topla çıkar sonucu kaç buldun Aşk olsun twerk yapan götüne kuş konsun Adını puşt koysunlar Yoluma taş
koysunlar. Taş çekmem biraz ot koysunlar.
Kahpenin adını yılan koysunlar.
Pis soysuzlar günaha doysunlar.
Eyvallah Murık. Yorumlarda hiç enerjik olmadığımızla ilgili ufak böyle eleştiriler gelmiş.
Ona bir açıklık getirmek istiyorum.
Arkadaşlar biz podcast çekiyoruz ve podcastlerin belli dinamikleri ve parametreleri oluyor.
Bundan dolayı da stabil ilerlemesi gerekiyor çoğu yerde.
Biz şaklabanlık yapmıyoruz.
Burası bir şov programı değil.
Burası bir podcast.
Onu da söylemek istedim.
Birilerine sallamasyon dokundurmalar yaptı.
Eyvallah. Ama hakkını verdim.
Sapkest'in yeni bölümünde Zenci ile beraberdik.
Abi biz çok mutlu olduk.
Ben de Muruk. Çok teşekkürler geldiğin için.
Ağzına sağlık. Beğendin mi programı?
Nasıldı? Süperdi. Siz de çok kaliteli, incelikli delikanlarsınız.
Mekanınız da öyle. Diğer ekip arkadaşlarımız da öyle.
Hepinizi tanıdığım için ayrı ayrı mutlu oldum.
Çok da güzel bir iş yapıyorsunuz.
Bence bu dünyanın böyle şeylere ihtiyacı var Türkçe rap dünyasının.
Helali hoş olsun. Teşekkür ederiz.
Çok sağ olun. Arkadaşlar içeriklerin devamı içinde beğenip abone olmayı unutmayın.
Ya yine unuttuk söylemeyi.
Aralarda söyleyeceğiz diyoruz hep en sona kalıyor.
Zili aç. Zili aç moruk.
Abone olun. Beleş zaten.
Kendinize iyi bakın gençler.
Görüşürüz. Hastakal.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
