
Transkript
Şöyle Bir Şey adlı podcast kanalına hepiniz hoş geldiniz.
Bu bölümde çok klişeleşmiş olan nerede o eski bayramları konuşacağız.
Son birkaç gündür fark ettiğim bir şey olarak önceden bayramları bayram olduğu için beklerdik ama şu an işte yaşımızın getirdiği, hayatımızın getirdiği şeylerle
tatil için bekler hale dönüştük.
İşte çocukken Dönüp baktığımda büyükler işte bayram gelsin bir tatil yapalım şeyine bürünürken hiç anlamıyorduk ama şimdi onların yerinde biz
olunca evet biraz bayramları aslında tatil gözüyle bakarak beklediğimiz birer tatile dönüştü bayramlar.
Aslında ben bu podcast'ta biraz eski bayramları konuşmak istiyorum.
Böyle bayram sabahları, işte bayram telaşeleri, Biraz bunlardan bahsedelim istiyorum.
Benim için bayram sabahlarını düşündüğüm zaman, evin içinde bir koşuşturmaca, ailedeki erkeklerin namaza gitmesi, o arada kadınların hep beraber
toplanıp kusursuz denilebilecek masalar kurulması ve o masalarda kaç gün önceden gün bir telaşla hazırlanmış dolmalar, bamyalar,
tatlılar, börekler, işte bayram denilince aklımıza gelen böyle her şeyin olduğu masalar geliyor aklıma.
Ve işte o masalar hazırlanır.
Daha sonra işte bayram namazından gelinir.
İşte sırayla herkes büyüklerin ellerini öper.
Harçlıklar dağıtılır.
Pamuk eller ceplere gider ve işte çocuklara harçlıklar dağıtılır.
Daha sonra da o sofraya, işte o Ramazan'dan Çıkmayla beraber işte o keyifli bir sabah kahvaltısı ama o
sabah kahvaltısında da işte muhteşem yiyecekler olurdu.
Daha sonra işte sofralar toplanır, kahveler yapılır, hoş sohbetler edilir.
Daha sonra eğer o evde bir büyük varsa o evdeki büyüye bir ziyarete gidilirdi.
Daha sonra mesela ben kendi çocukluğumu düşündüğümde işte bizim ellerimizde poşetler, Bütün kapıları gezer şeker topardık.
Hatta eğer güzel şeker veriyorsa o kapıya ikinciye gidilir ondan bir daha şeker alınırdı.
Aslında böyle kültürümüzle beraber bayramlarımız aslında çok şeydi.
Eğlenceli böyle zevkli geçen şeylerdi ama şu an işte toplumu getirdikleri o olsun.
Bunlarla beraber işte ne aileler çocuklarını tek başına dışarıya bırakabiliyor.
İşte o eski samimiyetler ortadan kalktı, hayat telaşeleri.
İşte insanlar dediğim gibi artık bunu tamamen bir tatil odaklı gördüğü için işte tatil köylerine gidiyorlar, işte tatile gidiyorlar, otel tatilleri derken aslında bayram o eski
doluluğunu yani böyle eski neşesini bence gün geçtikçe de kaybediyor.
Sebebi de aslında işte dediğim gibi hayat meşgaleleri.
Hayat bizi o kadar içerisine çekiyor ki biz bu sırada hayatın bize getirileni unutuyoruz.
Büyüklerimizi bir telefonun ardından bayramını kutlarken daha sonra işte bir tatil bir şeyle bayram şeyini eskisi kadar yaşamıyoruz aslında
birçoğumuz. ve aslında dönüp baktığımda bu böyle biçimde benim burukluğa sebep oluyor çünkü bence bayramlar birlik ve beraberliğin olduğu zamanlar
ve işte hani hep beraber bir araya gelip hoş sohbetler edilebileceği eski anıları yad edilebileceği zamanlar bayramlar ve böyle düşündüğüm zaman işte
biz oturup o bayram sabahı o kahvaltıdan sonra bir kahve içerken işte annemlerin Ya da işte büyüklerimizin eski bayramın adlarını dinlemek de çok güzel.
Yeni alınan kıyafetleri falan anlatması.
Sonra böyle şimdi bunu söyleyince aklıma geldi.
Hiç unutmuyorum ben küçükken işte bayramdan bir gün önceki akşam kıyafetlerimizi hazırlardık.
Bir kenara koyardık.
Kuzenimle ranza vardı ve biz o ranzanın üst katında yatardık beraber.
Ondan sonra sabah kalkardık.
O bir önceki akşamdan hazırlanmış kıyafetlerimizi kıl düzen giyerdik.
Annem saçlarımızı yapardı.
O kuzenim saçlarının topuz yapılmasını çok severdi hatta.
Ondan sonra onun saçı topuz yapılırdı.
İşte tokalarla süslenirdi.
Ondan sonra böyle hani bayramın bir coşkusu vardı.
Şimdi dönüp bakıyorum ben de hala o biraz biraz kalmış.
İşte şu an en yeni kıyafetim hangisi?
bayram sabahı onu giyeyim.
Aslında dönüp baktığımda kimse gelmeyecek ya da kimse olmayacak.
Dediğim gibi işte bu hayat meşgullerinin getirdiği son noktada işte bayramlarda beraber geçiremiyoruz.
Ve işte en yeni kıyafetim hangisi?
Yarın onu giyeyim. Yani bayram sabahı onu giyeyim heyecanı hala var.
Mesela hani şu bir meşhur şarkı bugün bayram erken kalkın çocuklar.
Aslında baktığımızda şarkıyı böyle çok büyük Neşe ile söylerken şarkının alt metninde aslında annesini kaybetmiş iki çocuğun babasıyla birlikte bayram
sabahı mezarlığa gidişini anlatan bir şarkı.
Hayatta yaşadıklarımız işte bazen bazı şarkıları da anlamlı kılıyor.
Bunlardan biri de benim için bu şarkı olmuştur.
Çünkü ben her bayram sabahı kalkarım.
25 yaşındayım.
Her bayram sabahı o şarkıyı söylemek bana çok büyük bir zevk verir.
Ve her bayramda o bağıra bağıra söylediğim bir şarkıydı.
Ta ki anlamını anlayana kadar.
Yani bayramlar her zaman çok güzel bence ve işte ama o eski bayramların da tadı yok.
İşte o çikolatalarla, şekerlerle böyle saatlerde oynadığımız, işte gezip tozduğumuz, hep beraber geçirdiğimiz kalabalık bayramlar artık yerine işte tatillere.
evde 3-4 kişi kullanan bayramlara bıraktığı yerini.
Ama o eski bayramlar sadece tavuk gibi yapraklarında değil, analarda saklı duran da birer bayram şekeri gibi.
Hatırladıkça da böyle tat veriyor insana.
Ve bayramlar artık mesela önceden kartla gönderilirdi.
Ben hatırlıyorum çocukken işte bayramlarda falan uzaktaki teyzeme kart yazardık annemle.
Sonra da gönderirdik onları teyzeme.
Şimdi onların yerine hızlı ve toplu mesajlar aldı.
Bir tane toplu mesaj yazıyorsun.
Herkese onu gönderiyorsun.
Yani aslında eski bayramlar samimiyetini de kaybettik.
Ama bence bir yerde de hala o eski bayramların büyüsü hatıralarda yaşıyor.
Ve işte o bayram sabahının telaşları her zaman çocukluğun en güzel riyası gibi.
Bence hepimizin bilinçaltında kalacak.
Çünkü bayram geçmişin sıcaklığını bugüne taşıyan bir hatıradır.
Ve hatıralar da aslında hiç solmaz.
Ben bayram yaklaşırken böyle bir eski bayramlara dokunalım diye düşündüm.
Beni dinlediğiniz için teşekkürler.
Bir sonraki podcast'ın konusu ne olur hiç bilmiyorum.
Tamamen spontane gelişi ya.
Ama... Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.
Hepinize şimdiden iyi bayramlar.
Sevdiklerinizi de dolu dolu geçireceğiniz nice güzel bayramlarınız olsun.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
