
Seyahatin İyileştirici Gücü: Kaçış Değil, Yeniden Başlangıç
19 Aralık 2024 · 14 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Hayatın karmaşasından ve zorluklarından bunaldığında, bir yolculuk yalnızca bir kaçış mı yoksa gerçek bir iyileşme fırsatı mı? Bu podcast bölümünde, seyahatlerin benim için nasıl bir terapi yöntemi olduğunu, kendimi nasıl yeniden bulduğumu ve yolda olmanın hayatımı nasıl dönüştürdüğünü paylaşıyorum.
Eğer siz de hayatınızda bir dönüm noktasına ihtiyaç duyuyorsanız veya seyahat etmenin size neler katabileceğini merak ediyorsanız, bu bölüm tam size göre! 🎒✨
Şimdi dinleyin ve bir yolculuğun size neler kazandırabileceğini keşfedin.
#sırtçantamdakihikayeler #yagmurarat #yagmuraratpodcast
#PakistanKeşfi #PakistanKültürü #GeziPodcasti #DünyaTurunda #KeşfetmeninKeyfi #KültürYolculuğu #YolHikayeleri #GezginRuh #PodcastMacerası #KültürelGezi #DünyaGezgini #YolArkadaşı #GezginNotları #Dünyanınenilginçsınırları #Seyahatpodcast #tarihpodcast
Transkript
Hepinize selamlar.
Sırtçantamdaki Hikayeler Podcast'inin yeni bölümüne hoş geldiniz.
Bugün sizlere seyahatin iyileştirici gücünden bahsetmek istiyorum.
Ve benim için seyahatin bir kaçış değil, yeniden bir başlangıç olduğunu anlatacağım.
Hayatımızda hepimizin zor zamanlardan geçtiği dönemler oluyor.
Benim de oluyor. Ve ben bu dönemlerde hep yola çıkıyorum.
Zaten uzun zamandır beni takip ediyorsanız şunu fark etmişsinizdir.
Seyahat benim için sadece fiziksel bir yolculuk değil, içsel bir yolculuk aynı zamanda.
Bugün sizlere zor dönemden geçtiğim ve yola çıktığım bir yolculuğumu anlatacağım.
Eğer siz de karmaşık bir dönemden geçiyorsanız bu hikaye size ilham olabilir.
O zaman gelin başlayalım.
Geçen yıl tam da bu zamanlar zor bir dönemden geçtim.
Hatta benim için dönüm noktası diyebileceğim bir dönemdi.
Psikolojik bir süreçti, fizyolojik değildi.
Ama biliyorsunuz psikoloji çok önemli ve psikolojik olarak rahatsızlandığınızda zaten fiziksel olarak da hastalanıyorsunuz.
Yıllardır ertelediğim, çözmediğim ve böyle halının altına süpürdüğüm her şey bir noktada patladı.
Ve hiç beklemediğim bir zamanda oldu.
Yani gerçekten zor bir dönemdi.
Benim için. Bu kadar zor dönemlerden çok geçmiyorum.
Zor dönemlerden geçiyorum ama hani bu kadar zor olmuyor.
Neyse bir süre geçti.
Ben bu sürede terapilerime gittim.
Dinlendim. En önemlisi de durdum.
Çünkü şunu fark ettim.
Aslında en büyük sorun kendime çok fazla yüklenmemdi.
Olur ya böyle çocukluktan gelen bazı kodlar size çok normalmiş gibi gelir.
Ben de o yüzden yani kendime yüklenmediğimi sanarken aslında epey yüklenmişim.
Yani birçok şey. yaşadım bu dönemde.
Birçok şeyin farkına vardım.
Ama en önemlisi her şeyi kendim halletmeye çalışıyormuşum.
Ve yıllar içerisinde bunun ağırlığı altında ezilmişim aslında.
Yani bir de şöyle düşünün.
Hani benim günlük hayatımı düşünün.
Mesela herhangi bir yerde yaşıyorsanız ne yapıyorsunuz?
Sabah kalkıyorsunuz, işe gidiyorsunuz, eve geliyorsunuz.
Birçok şey belli aslında. Kalacağınız yer belli, yiyeceğiniz yemek belli.
Birçok şeyin rutini var.
Ama benim hayatımda böyle değil.
Benim zaten hayatımın %70'i, %80'i yolda geçiyor.
Ve sabah kalkıyorum, bir yerden başka bir yere gidiyor oluyorum.
Yani ben her gün kalacak yerimi bulmak zorundayım.
Nerede yiyeceğim, ne yapacağım?
Her gün, her değişen ortamda bunları planlıyorum.
Bir de şöyle... düşünün. Bunları planlamak bir gezgin için aslında sıkıntı değil.
Ama benim için sıkıntı ben bunları yardım almadan yapıyorum.
Yıllar içerisinde yardım almamak öyle bir yük olmuş ki gerçekten beni tüketmiş.
Yani bu süreçte ne ailemden, ne seyahatte karşılaştığım insanlardan, ne de çevremdekilerden yardım İstemiyormuşum.
Ve hani hayatta her şeyi kendin halletmen imkansız yani düşünsenize bir de seyahatlerde.
Bunun aslında ilerleyen süreçlerde biraz egoistik bir şey olduğunu da anladım.
Bunu bölümün sonunda anlatacağım.
Neyse bu yüzüme çarpan gerçeklerden sadece biriydi.
Bunun gibi başka şeyler de vardı.
Yani kolay bir dönem olmadı benim için.
Ama zamanla iyi hissetmeye başladım.
Sonra yola çıkmak istedim.
Ama bir yandan da çok korkuyordum.
Çünkü baş edilmesi zor duygular yaşamıştım ve seyahatteyken yani yalnızken yine böyle duyguları yaşamaktan çok korkuyordum ve diyordum ki yine böyle hissedersem ne yapacağım?
Ama sonra şunu fark ettim.
Ben korktukça bu duygu beni daha çok esir alacak ve yapmak istediğim şeyden beni alıkoyacak.
Bir de şunu düşündüm.
Yani bazı şeylerin farkına varmıştım ve artık...
Yeniden oyuna dönme zamanıydı.
O yüzden korksam da dedim ki ben bu yola tek başıma gideceğim.
Peki ama sonra aklımda şu soru belirdi.
Nereye gideceğim? Ben böyle destinasyon araştırırken birden kendimi Sri Lanka'ya bilet bakarken buldum.
Yani Sri Lanka benim aslında 8 yıl önce gittiğim bir yerdi.
Orayı neden seçtiğimi şu an anlıyorum.
O an böyle bu kadar idrak edememiştim.
8 yıl önce benim Avrupa dışındaki ilk seyahatim Hindistan'dı.
Hindistan çok kaotik geçmişti.
Orada böyle gerçekten sadece hayatta kalmaya çalışıyordum ve seyahatin o içsel yolculuğunu yaşayamamıştım.
Ama Sri Lanka'ya varınca ilk defa hayatımda seyahatin o içsel yolculuğunu hissettim.
Ve bana çok soru sorduran...
İşte ne yapacağım? Nasıl bir hayat istiyorum gibi zor ve derin sorular sorduran bir yerdi.
O yüzden galiba Sri Lanka'ya gitmek istedim.
Hem 8 yılda neler değişti?
Hani ben neredeyim şu an?
Bunu kendime sormak ve görmek için.
Hem de bildiğim bir yerdi ve sevdiğim de bir yerdi.
Bir de insanların çok iyi olduğunu biliyordum.
Orada eğlenebileceğimi en azından tanımasam bile insanlara güvenebileceğimi biliyordum.
Ki güvenli de bir yerdi.
Sonra ben biletimi aldım ve hazırlık sürecine başladım.
Ama ara ara böyle karnıma sancı giriyor ve kaygı hissediyorum.
Yani en son havaalanına giderken yoğun bir kaygı hissettim.
Ki en çok kaygı genelde havaalanlarında olur.
Bunu tecrübe etmişsinizdir belki.
Sonra şunu fark ettim o an.
Kaygıyı kontrol etmeyi öğrendim.
Bundan birkaç bölüm önce de bahsetmiştim.
Bu Pakistan'a giderkenki yolculuğumdan.
Bu yolculukta da birçok kaygı yüklendi.
En temeli zaten şeydi.
Bu zorlu duyguları tek başıma yaşadım.
Ama o kaygı böyle çoğaldı çoğaldı bir anda.
İşte ya pasaportta sorun çıkarsa ya geldi.
Sonra dedim ki Yağmur ya bir dur.
Yani ne zaman pasaporttan geçeceksin?
Daha neredeyse bir günüm var.
Böyle yine ucuz bir bilet almıştım ve 16 saatlik falan süren bir yolculuktu.
Dedim ki 16 saat sonra kaygı yaparsın.
Şu an yeri değil, zamanı değil.
Daha önünde zaman var.
Neyse sonra çok keyifli bir yolculuk yaptım.
Pasaporttan da geçtim. Hiçbir şey de olmadı.
Ve ilk günlerimi Colombo'da geçirdim.
İlk günler biraz durgundum, böyle sakindim, yorgundum da aynı zamanda.
zor zamanlardan geçtikten sonra bir sakinlik olur ya üstünüzde.
Tam olarak o sakinlik vardı bende de.
Zorlu duygular hep peşimdeydi sanki.
Yani o kötü hisler.
Ve bunlar beni ele geçirebilirdi de ama ben bunların beni ele geçirmesine izin vermiyordum.
Ve her o zorlu duygu geldiğinde zorla kendimi dışarı atıyordum.
Yeni bir yer keşfetmeye gidiyordum.
Tapınakları geziyordum.
Yeni lezzetler deniyordum.
Ve her dışarı çıktığımda da o yeni keşifler bana çok iyi hissettirdi.
Bir de şöyle bir şey oldu. Yani bunun bu kadar etkili olduğunu ben orada fark ettim.
Bana bu süreçte en iyi gelen şeylerden birisi de YouTube'du.
O an bana o kamera her şeyi unutturuyordu.
Sanki böyle uzun zamandır görmediğin bir arkadaşınla konuşursun ya bir heyecan hissedersin ve her şeyden koparsın.
Onun gibi hissettiriyordu.
Ben YouTube'un hayatımda bu kadar önemli olduğunu yani benim için bu kadar çok şey ifade ettiğini gerçekten orada fark ettim.
Neyse ilk farkındalıklarım bunlar oldu.
Sonra ben Colombo'dayken Yaşaray'ı ziyarete gittim.
Bu podcast'ın ikinci bölümü olması lazım.
İlk Sri Lanka'ya gittiğim yolculuğumu anlatıyorum.
8 yıl önceki. Sri Lanka'da tanıştığım ve o seyahatimi çok anlamlı kılan bir insan vardı.
Yaşara. O yolculuktan sonra zaten çok yakın arkadaşım oldu.
Ve hala görüşüyoruz.
Ben arkadaşımı görmeye gittim.
Çok iyi geldi onunla görüşmek.
Düşünsenize 8 yıl önce yolun ortasında birisiyle tanışmışsınız.
Ve sonra sizin için neler yapmış.
Arkadaş olmuşsunuz.
Sonra bir sürü şey yaşamışsınız.
Hayatımız çok değişmiş ve sanki her şey dün yaşanmış gibi arkadaşlığımıza devam ediyoruz.
Gerçekten bunların hepsi beni çok iyi hissettirdi.
Yaşaro ile uzun uzun sohbetler yaptık.
Yürüyüşlere çıktık.
Ve şeyi çok hissettim yani.
Dünyanın bir ucundaki alemi ziyarete gitmişim hissi uyandırdı bunlar bende.
Sonra ben Kendi'ye gittim.
Kendi Sri Lanka'nın eski başkenti ve Kolombo'ya göre çok sakin bir yer.
Ben yıllar önce Kendi'ye gittiğimde gönüllü bir hostelde çalışmıştım.
Ve oradayken 8 yıl önceki Yağmur'u düşündüm.
Onunla dertleştim.
Tek başıma uzun uzun yürüyüşler yaptım ve gerçekten çok keyifli geçti.
Galiba böyle gerçek anlamda ilk iyi hissetmeyi kendi de yaşadım.
8 yıl önceki hayallerimi düşündüm.
Burada, bu hostelde çalışan Yağmur'un aklındaki soruları düşündüm.
O zamanlar tabii 20'li yaşlarında ne yapacağını bilmeyen birisi vardı.
Şimdi ise hayallerinin bir kısmını gerçekleştirmişim.
yağmur vardı. Bu beni çok mutlu etti.
Yani tam olarak olmak istediğim noktada da değilim.
Ama bunları daha gerçekleştireceğim hayaller olarak düşündüm orada da.
Ve ben bu süreçte hep tektim.
Yani sadece 3-4 gün Yaşoro'da kalmıştım.
Onun dışında hep tektim.
Ve tek olmak böyle beni adım adım güçlendirdi.
Sonra atladım trene.
Ella'ya gittim. Ella zaten bence Sri Lanka'nın en güzel yeri.
Yemyeşil bir yer. Böyle her tarafınızda çay tarlaları var.
Ve çok güzel trekking noktaları var.
Orada çok tatlı bir bungalovda kaldım.
Bol bol trekkingler yaptığım doğada olmak zaten inanılmaz iyi hissettirdi beni.
Kendimle olan ilişkimi çok güçlendirdim.
Ve böyle adım adım kaygılarımın azaldığını fark ettim Ella'dayken.
Ya bir de böyle trekkinglerde şeyi fark ediyorsun ya zaten çok fazla.
Hani hayatında kendine o kadar yük yaptığın, sorun yaptığın şeyler aslında çok önemsiz.
Hani sadece şu an var hayatında.
Bunu en çok hissettiğim yer sanırım Ella'ydı.
Ella'dan sonra da deniz kıyısına indim ve Miris.
Mirissa en popüler surf noktalarından birisi.
İşte videolarımı çektim.
Her şeyden çok keyif aldım.
Tek başıma mesela sahile gidiyordum.
Havlumu atıyordum ve araştırmalarımı yapıyordum.
Kitabımı okuyordum. Sonra orada da çok güzel trekking rotaları var.
Onlara gidiyordum. Yaptığım her şeyden o kadar keyif alıyordum ki büyük bir huzurla yapıyordum.
Bu duyguyu gerçekten o zorlu zamanlardan sonra çok özlemişim.
Çok huzurluydum ve bu duyguyu hissettiğim için tekrardan şükranım.
doluydum. Yani bu seyahat aslında gerçekten hayatımı değiştiren bir yolculuktu.
Çünkü kendimde düzeltmek istediğim şeyleri de denediğim bir oyun alanıydı.
Mesela insanlardan yardım almayı öğrendim.
İhtiyacım olduğunda insanlara sordum, yardım istedim.
Bunun aslında çok doğal bir şey olduğunu gördüm.
Yani insanız ve insana ihtiyacımız var.
Hani bu kadar basit aslında.
Sonra korkularımın üstüne gittiğim için Kendimi çok takdir ettim.
O tek yola çıkma adımı çok önemliydi.
Yani seyahat açısından da çok eğlenceliydi zaten.
Tek çıktığınızda iletişime daha açık oluyorsunuz.
Mesela yanınızda birisi varsa işte aklınıza gelen bir şeyleri hep birbirinizle konuşuyorsunuz.
Ama tek çıkınca insanlarla çok daha fazla iletişim kuruyorsunuz ve çok daha fazla şey alıyorsunuz oradaki lokallerden.
Ve bu yolculuk 30'larımda beni kendime getiren bir seyahat oldu.
Ya sadece bu sıkıntımı aşmakla kalmadım.
Aslında bir değerlendirme yaptım ve bence bu değerlendirmeye hepimizin ihtiyacı oluyor ara ara.
İşte 3-4 yılda bir ya da belirli dönemlerde.
Ve ben bu seyahatte birçok şeyi hallettim.
Sri Lanka'dan sonra Bali'ye gittim.
Bali'den sonra Avustralya'ya gittim.
Ama Sri Lanka'da gerçekten bir şeylerin değiştiğini hissettim.
Zaten eski takipçilerimseniz bunu belki videolardan fark etmişsinizdir.
Gereksiz kaygılardan arındığım, yardım almayı öğrendiğim, daha özgüvenli, daha kendinden emin bir yağmur olarak yola devam ettim.
Bu benim için bir kaçış değildi aslında yeniden başlangıçta.
Bunu başlığa koymamın sebebi de şu.
Ben ilk seyahat ettiğim zamanlarda herkes bir şeylerden kaçtığımı düşünüyordu.
Yani ben hiçbir zaman... Seyahati bir kaçış olarak görmedim.
Yani bunu anlayabiliyorum. Çünkü bazı insanlar gerçekten bir şeylerden kaçmak için bir yerlere gidiyor.
Benim için zorlu olan şey seyahat etmekti.
Çünkü seyahat ettiğimde kendimle baş başa kalıyorum ve kaçtığım sorulardan yani günlük hayatta kaçtığım sorulardan orada yüzleşiyorum.
Yine öyle bir seyahat oldu benim için.
O yüzden seyahatler benim için yeni başlangıçlar oluyor.
Daha böyle kendimle kaldığım bir şeyler keşfettiğim hem içsel yolculuk yaptığım hem de yeni kültürlere yeni insanlara daldığım bir yolculuk oluyor.
Ve yine hayatımda zorlandığım bir zamanda beni ayağa kaldıran şey seyahat oldu.
Bilmiyorum belki hayat sizi zorladığında bir yolculuk bir kaçış değil.
Belki sizin için de yeniden bir başlangıç olabilir.
Belki ihtiyacınız olan şey gerçekten bir bilet almaktır.
Yani bu bileti şey diye de düşünmeyin.
Tayland'a gitmek, işte Güney Amerika'ya gitmek değil.
Zorlu bir dönemden geçiyorsanız bunu almış isterseniz Hafta sonu bir yere gitmek bile tek başınıza o kadar çok şey değiştiriyor ki o iki gün bile...
Kendinle kalabilmek büyük adımlar atmanı sağlıyor.
Bir de şunu da eklemek istiyorum.
Bu bölüm özelinde seyahat ettiğim için seyahatle bağdaştırdım bunu.
Ama şunun farkına vardığım bir dönem oldu.
Bir şeyden korkuyorsan onun üstüne gitmelisin.
Benim için o an yola çıkmak bir zorluktur.
Yeniden o duyguları tek başıma hissedersem dünyanın bir ucunda diye korkuyordum.
Ama sizin için bu belki bir iş olabilir.
Ya da sıfırdan başlamak olabilir.
Ve bundan korktukça böyle...
Hep erteliyorsun, yapamıyorsun ve aklında bir soru işareti olarak kalıyor ya.
Direkt içine dalmak gerek bence.
Yani tabii ki de hani o planını, programını yapmak da gerek.
Ama korkunun hiçbir zaman seni esir almasına da izin vermemek lazım sanırım.
Bu dönemden çıkarttığım en büyük derslerden birisi de buydu.
Umarım keyif almışsınızdır.
Bugün çok özel bir şey paylaştım aslında sizinle.
Bu bölümü bir soruyla kapatmak istiyorum.
Seyahat birçok insan için farklı anlamlar taşıyabiliyor.
Benim için o anlamlardan birisi de bir terapi yöntemi.
Sizin için de seyahat bir terapi yöntemi mi?
Bunu merak ediyorum. Ve sizi iyileştiren bir yolculuk yaşadınız mı?
Dilerseniz bana Instagram'dan yazabilirsiniz ya da yorum yapabilirsiniz.
Ya da bunların cevabını sadece kendinize saklayabilirsiniz.
O zaman bölümü beğendiyseniz beğenmeyi ve takip etmeyi unutmayın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere diyelim.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
