
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu hafta, yılın sürpriz filmi Her Şey Her Yerde Aynı Anda'yı konuştuk. Keyifli dinlemeler...
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Merakla ve heyecanla beklediğimiz bir film olarak anmak da çok zor hatta kendisinden haberimiz bile yoktu.
Ancak film gösterime girdikten sonra öyle bir fırtına kopardı ki o kadar çok konuşuldu ki üzerine konuşmamak ya da bir program yapmamak mümkün değil.
Çünkü gerçekten yılın sürpriz bombası, yakın dönemin sürpriz bombası.
İnanılmaz bir film, çok şaşırtıcı bir film, çok sarsıcı bir film.
Üzerine söylenecek çok şey var ve izleyiciler üzerindeki, sinema severler üzerindeki etkisine de baktığımızda gerçekten ne diyeceğinize emin olamıyorsunuz.
Filmi seven, hayran olan...
Modern bir başyapıt olarak gören izleyici sayısı gerçekten çok fazla.
IMDB'de notu 8.9, Metascore notu 82.
İnanılmaz sevildi film, inanılmaz ilgi duyuldu diyorum.
Yani resmen sinema dünyasını sarstı film.
Ancak buna karşılık filmin tamamen bir zırvalık, abartılmış bir...
balon olduğunu düşünenler de yok değil.
Bir anlamda izleyicileri ikiye ayırmış bir film.
Ancak filmi incelemeye çalıştığımızda dikkate alınması gereken, üzerine konuşulması gereken, incelenmesi gereken bir film olduğunu fark ediyorsunuz.
Öncelikle ben size filmi kısaca biraz tanıtayım.
Bir Danyalar filmi diye gösterime girdi.
Dan Kwan ve Daniel Shainert diye iki genç yönetmenin daha çok klip yönetmenleri kendileri.
Uzun süredir birlikte çalışıyorlar.
Birçok kısa film yönetmişler, klip yönetmişler.
Ancak çok fazla uzun metrajları yok.
Ve sinema dünyasının da çok yakından tanıdığı yönetmenler değiller.
Daha tırnak içinde çömez yönetmen denebilir onlar için.
Ancak işin güzel olan tarafı da bu ki o kadar vizyoner isimler ki o kadar...
Nasıl diyelim günümüz sinemasını, günümüz görsel dünyasını, günümüzün genel eğilimlerini o kadar güzel analiz etmişler.
Ve sinemalarını o kadar ustaca yedirmişler ki karşımıza her şey her yerde aynı anda adlı muhteşem film çıkmış.
Şimdi ben kendi adıma rahatlıkla muhteşem diyorum.
Bana göre film gerçekten bir modern dünya, modern çağ başyapıtı.
Bu film görebildiğim kadarıyla, anlayabildiğim kadarıyla ancak...
Bu yıllarda çekilebilir sinemanın ancak bu dönemlerinde ortaya çıkabilecek bir proje.
En son eğilimleri hani hem bilimsel olarak sanatsal olarak görsel olarak anlatı tarihi açısından bulunduğu durumu özetleyen bir film olmuş.
Her şey her yerde aynı anda.
İlk dakikalarından itibaren film aslında biraz tanıdık bir tabloyla karşımıza çıkıyor.
Amerika'da yaşayan Çinli göçmen bir aile.
Bu ailenin sürükleyicisi daha çok Evelyn karakteri, ailenin annesi.
Problemli bir kızı var, ilgilenmek zorunda olduğu yaşlı bir babası var.
Birçok konuda zıtlaştığı, çok da iyi anlaşamadığı bir eşi var.
Bir çamaşır dükkanı işletiyor, çamaşır yıkama dükkanı.
Bunun sorumlulukları var, vergi borçları var.
Sürekli yoğun, sürekli bir çaba içerisinde koşuştu.
Amerika'nın o yoğun baskıcı kapitalist çalışma dünyasının rutinleri altında ezilmiş sevimli tatlı bir hanımefendi Evelyn hiç umulmadık bir anda onu kocası
içerisinde bulunduğu rutinden.
Tutup çekip böyle karanlık sessiz bir odaya alıyor ve orada diyor ki Evelyn ben senin kocan falan değilim.
Senin eşin olmadığım başka bir evrenden geliyorum.
Evrenler arasında geçiş yapabilen tüm evrenlerin varlığını tehdit eden devasa ve kötücül bir güçle savaşmak zorundayız.
Ve sen bu savaşın önderi olacaksın, lideri olacaksın.
Evrenleri sen kurtaracaksın.
Bize yardım et.
Diyor o an için kocası olmadığını iddia eden kocası.
Bu noktadan sonra film paralel evrenler arasında süre giden, bol miktarda aksiyon içeren, bol miktarda dövüş sahnesi içeren, gerilimli, sarsıcı, çok sayıda sahne ve olay içeren
bir maceraya dönüşüyor.
Film ilk bakışta Normalde bir aksiyon ya da bir serüven kahramanı olamayacak nitelikteki bir karakterin evrenleri kurtaracak bir aksiyon macera kahramanını dönüşmesi gibi
görünüyor. Kısmen de öyle zaten bu çok da yanlış bir tanımlama olmaz.
Ancak filmi sadece bu şekilde tanımlayacak olursak haksızlık etmiş oluruz.
Çünkü film...
Bu noktadan sonra o kadar şaşırtıcı, o kadar sarsıcı noktalara gidiyor, o kadar zengin, o kadar derin ayrıntılar içeriyor ki gerçekten çok fazla tür bir arada, çok
fazla güncel tema ve konu aynı zamanda filmin içerisinde, aynı zamanda uzak doğu dövüş sanatları işinin içerisinde var, bilim kurgusal bir paralel evrenler senaryosu var.
Elbette duygulu bir aile dramı var.
Aynı zamanda son derece sürükleyici bir aksiyon filmi var.
Birçok bileşenden oluşuyor film ve tüm bu bileşenlerini o kadar etkileyici, o kadar keyifli, o kadar uyum içerisinde bir arada bulunduruyor ki gerçekten filmi izlemeyen bir sinema severe özetlemek
ve anlatmak. Çok güç.
Paralel evrenler ilk kez kullanılmış bir konu değil aslında.
Buna benzer başka filmler gördük.
Bir kısmı da gerçekten iyi filmlerdi.
Ancak bu filmin yaptığı şey söz konusu paralel evrenler konusunu...
Sadece bir karakterin bakış açısından değil ya da bir grup karakterin yaşadıkları açısından değil evrenler arasındaki geçişler, evrenlerin birbirinin nasıl etkilediği, ne şekilde etkileyebileceği
ve evrenler arasında bir geçiş söz konusu olduğunda bunun nasıl yaratıcı ve sarsıcı bir fikre kapı açabileceği üzerine muhteşem bir fikir olarak almak lazım.
Evelyn dövüşmek zorunda kalıyor, karşısına çıkan sorunları çözmek zorunda kalıyor.
Normalde başa çıkamayacağı bir sürü problemle karşı karşıya kalıyor ve bunları paralel evrenlerdeki farklı becerilere ve yeteneklere sahip kendisinden yetenek
ve beceri alarak başka evrenlerden kendi evrenine bazı değerler, beceriler, yetenekler, bilgiler...
Alıp çekerek bu sorunları çözmeyi başarıyor.
Bunun yolunu buluyor diyelim.
Filmle ilgili aslında hiçbir şey söylemek istemiyorum.
Hiçbir şey bilmeden tamamen temiz bir zihinle filmin karşısına geçmeniz çok daha keyifli olabilir.
O kadar sıra dışı noktalara gidiyor ki film.
O kadar çarpıcı ve akla gelmeyecek imgeler, sahneler, zamanlar, dönemler, karakterler ya da karakterlerin dönüştüğü biçimler karşımıza çıkarıyor ki.
Bir filmi izlediğimizde nasıl biteceğini biliriz.
Öyküsünün az çok nasıl ilerleyeceğini tahmin ederiz.
İzlediğimiz filmle ilgili tahminler yürütürüz ya.
Bu film de imkansız yani.
Ki uzun bir film. 2 saat 20 dakikalık bir film.
Ancak filmin daha ilk 20-25.
dakikasında diyelim tamamen kopuyorsunuz ve film sizi etkisi altına alıyor.
Şimdi bütün bu paralel evrenler meselesi ve Evelyn'in içerisine düştüğü bu macera, bu serüven Farklı noktalardan besleniyor.
Bir anlamda Evelyn'in içerisinde bulunduğu o söz konusu sıkışmışlık, söz konusu baskı, o sürüklenme halinin yansıması.
Aynı zamanda özellikle ailesiyle ve kendi kızıyla yaşadığı bazı problemlere de kapı açıyor bu paralel evrenler meselesi.
Aynı zamanda farklı kültürler...
farklı dönemler, farklı algı biçimleriyle de alakalı bu paralel evrenlerin birbirlerini etkilemesi durumu ve aynı zamanda da bilim kurgusal bir malzeme değil mi?
Film aynı zamanda bir bilim kurgu filmi de diyebiliriz.
Söz konusu bilim kurgusal malzemeyi gayet basit ancak ikna edici biçimde kullanmış.
Yani bu paralel evrenlerin birinden diğerine geçme olayını sinematografik olarak çok iyi yedirmişler.
Çok güzel anlatıyorlar. O açıdan bir sıkıntı çekmiyorsunuz.
Kabaca önce küçük bir açıklıyor.
Hani bir evrenden diğer evrene nasıl geçiliyor?
Nasıl geçebilir bu karakterler?
Küçük bir çözüm sunuyor.
Ondan sonra filmin akıcılığı ve sürekliliği içerisinde nefis biçimde kullanıyor.
Çok sarsıcı ve çarpıcı kullanıyor.
Tüm bunları bir kenara atarsak da filmin kurgusu Akışı uzun bir film olmasına rağmen o kadar hızlı ki, o kadar akıp giden bir film ki filmi izlerken bazı şeyleri
kaçırıyorsunuz. Çok fazla malzeme var, çok fazla mekan var, çok fazla karakter var, çok fazla çarpıcı an var.
Dedim ya ancak günümüzde ortaya çıkabilecek bir film.
Hani nasıl paralel evrenler olgusu...
Bilimin yakın zamanda ortaya çıkardığı bir teori olarak hayatımıza yeni girdi diyebiliriz.
Kısmen en azından yaygın kullanım açısından geniş kitlelerin yakın zamanda duyduğu bir kavram.
Paleler, evrenler, film hem onu çok güzel biçimde kullanıyor.
Ancak buna karşılık günümüzün sinemasal eğilimlerini o hızlı kurgu, hızlı akan kurgu biraz sosyal medyanın akan time'ı gibi hani o duvar diyoruz ya.
Sosyal medya platformlarında olan o hızlı akan yapıyı sosyal medyanın hissini o akıp giden farklı farklı paylaşımların sürekli karşımıza geldiği ve arada birçok şeyi kaçırdığımız
göremediğimiz o yapının da tam olarak bir sinemasal özeti perdedeki yansıması gibi görünüyor film.
Gülümüzde sıkılıyoruz diyoruz ya birçok filmden.
Artık filmler akmıyor.
Filmler çok sıkıcı biraz daha hızlı aksın.
Daha böyle alsın götürsün bizi sürüklesin istiyoruz.
Bu film tam olarak bu talebi karşılayan bir film.
Aynı zamanda filmin sanat yönetimi, görüntü yönetimi, kurgusu, müzikleri, oyunculukları, kostümleri.
Yani neresinden bakarsanız bakın çok zengin ve çok önemli bir film var.
Aynı zamanda... Fantastik de bir film tabii ki.
Bu sıra dışılığı karşılayan çok garip imgeler de var.
Yani hiç bugüne kadar görmediğimiz ve tabii günlük hayatta göremeyeceğimiz çok sayıda imge de var.
Gerçekten bir bombardımana tabi tutuluyorsunuz.
Ancak bu görsel bombardımanın altında gayet ikna edici bir öykü, çok da sürükleyici bir macera ve harikada karakterler var.
Şimdi... Karşımızda böyle bir film var ama neticede bir öykü izleyeceğiz değil mi?
Bir karakteri izleyeceğiz, bir karakterin dramını izleyeceğiz ya da hayatındaki problemleri çözme sürecini izleyeceğiz.
Şimdi film bunu yaparken aslında biraz sıkıntılı bazı alanlara giriyor çıkıyor ya da biraz problemli bir yapı sunuyor.
Nasıl mı? Film hem çok uzun hem çok sarsıcı hem çok aksiyonlu hani biraz yorucu bir film.
Ben sinema salonunda izlerken yanımda oturan çift filmin son yarım saatine geldiğinde böyle bir anda eh yeter deyip böyle kalkıp gittiler.
Yani hani dayanamadılar filme.
Bir noktadan sonra film onlara boğucu, sıkıcı hani sıkıcı demeyeyim de biraz yorucu geldi muhtemelen.
Evet öyle bir yapı var.
Film çok fazla imge, karakter, aksiyon, serüven vesaire yapısı altında.
Öyküyü biraz kaybediyor.
ana karakterin neyin peşinden gittiği, hangi noktaya ulaşmaya çalıştığını zaman zaman kaybediyor film gerçekten.
Ancak bu da hem bu kadar yoğun, bu kadar güçlü bir filmi kurgulamanın bedelidir belki de.
Dramatik olarak biraz problemli bir film.
Bu her izleyici için sorun teşkil eder mi etmez mi onu bilmiyorum.
Ben kendi adıma söyleyeyim. Benim için etmedi.
Hani bütün filmler birimle benziyor diyoruz.
İşte Marvel dünyası, bütün filmler aynı.
Sinemada sürekli devam filmleri var.
Hep belli evrenin parçaları olan filmler var.
Madem birbirine bu kadar fazla benzeyen filmler karşımıza geliyor.
Madem Hollywood artık sinema sektörü çok da çarpıcı ve ilginç fikirlerle karşımıza gelemiyor.
İşte bu film tüm bu sıkıcılığın, tüm bu kısırlığın ilacı olabilecek bir yapı sunmuş.
Ancak bu durumda da insanlar eleştiren sinema severler için söylüyorum filmi reddediyorlar.
Yani çok zor bir film. Çok zırvalamış, çok fantastik, çok uçmuş gitmiş, öyküsünü kaybediyor, ne anlattığı belli değil gibi eleştirilerle de muhatap oldu film.
Şimdi evet biraz uç belki, biraz sıra dışı ancak işte belki de farklı bir şey sunmanın, günümüz eğilimlerini özetlemeye çalışmanın bedelidir bu.
Her sinema severin bünyesine uygun gelmeyebilir ancak filmin yapmak istedikleri bağlamında, sıra dışı ve farklı bir film ortaya çıkarma motivasyonu bağlamında, başarılı
olduğuna, kendi adıma hiç şüphem yok.
O anlamda film tüm bu sinema dünyası içerisinde çok ayrıksı bir noktada duruyor.
Bu kadar farklı bir noktada duruşu da ister istemez karşımıza bütünleşilmesi zor bir yapı çıkarıyor.
Tüm bunlara ek olarak filmin bir de şöyle harika bir tarafı var.
İşte felsefe biraz bilim biraz sanat tamam çok dolu film çok güçlü bir film ancak film aynı zamanda bir komedi filmi.
Evet ciddi ve çok sarsıcı birçok an ve durum var filmin içerisinde ama gerçekten komik böyle kahkayı patlatacağınız anlar da var.
Film kendisini ciddiye almayla kendisini bile alaya alma ya da Hani komediyle ciddiyet, dramatizmle biraz absürtlük arasında öyle ince bir noktada duruyor
ki bazı anlarda ağlayacak gibi oluyorsunuz.
Ancak bazı anlarda da dediğim gibi kahkahayı patlatıyorsunuz.
Çok da böyle kibirli izleyicisine üstten bakan bir film de değil.
Sadece eğlenmek ve hoş bir işte iki saat geçirmek için de izleyebileceğiniz bir film.
Yok hayır ben filmin alt metinlerine, inceliklerine ineceğim derseniz de size son derece zengin, bir alt metinin son derece düşündürücü detaylar ve incelenesi ayrıntılar da sunan bir film.
Yani yüzeyde de eğlençli ve keyifli derinde de daha düşündürücü ve anlamlı bir film yapmaya çalışmış ve bu konuda da başarılı olmuşlar.
O absürtlük, o komedi tonu bazı anlarda rahatsız edici gelebilir.
Gerçekten çok çarpıcı, sıra dışı, absürt, hiç akla gelmeyecek garip garip ayrıntılar var.
Yani bilmiyorum yeterince özetleyebildim mi?
Spoiler de vermek istemiyorum filmle ilgili.
O nedenle çok üstten üstten anlattım böyle kusura bakmayın ama genel olarak bakarsak dediğim gibi son dönemin, son zamanların en büyük, en sarsıcı, en keyifli, en sıra dışı, en ilginç filmlerinden bir
tanesi karşımızdaki. O anlamda filmi sevip sevmeyeceğiniz konusunda tabii ki bir şey söyleyemem.
Belki seversiniz, belki sevmezsiniz.
Ancak biraz olsun farklı ve sıra dışı bir film izlemek istiyor iseniz her şey her yerde aynı anda size çok iyi gelecek bir film olacaktır.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Ya
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
