
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu hafta Sinematris'te sinema tarihinin gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biri olan Al Pacino'yu konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
1940 doğumlu Pacino 2022 yılı itibariyle tam 82 yaşında ancak buna rağmen bizi şaşırtmaya ve ona olan hayranlığımızı katlamaya devam ediyor.
Öncelikle biraz hayatından bahsedeyim.
1940 doğumlu New York'un Manhattan'da doğmuş ve İtalyan Amerikan bir ailenin çocuğu.
O çok küçükken annesi babası ne yazık ki boşanıyor ve o büyük annesi ve büyük babasıyla birlikte Bronx mahallesine taşınıyor.
Bilenler vardır Bronx New York'un sosyokültürel olarak en problemli.
malelerinden bir tanesi.
Suç oranı çok yüksek.
Alkol, uyuşturucu kullanmak, satmak vs.
çok sık rastlanan bir şey ne yazık ki.
Bundan dolayı da Pacino hayatı boyunca alkolizmle mücadele etmek zorunda kalmış kişilerden biri olduğu yoğun bir sigara bağımlısı ne yazık ki.
Ve aynı zamanda belki o yıllardan kalan acı bir miras olarak da kronik uykusuzlukla etmek zorunda kalmış hayatı boyunca.
Hani o çok sevdiğimiz Pacino'nun baygın bakışları vardır ya deriz ya hani baygın bakış.
Paçino muhtemelen o baygın bakışlar da o kronik uykusuzluktan ve ne yazık ki alkolizmden kalan bir miras gibi görünüyor.
Küçük yaşlarda bu kadar sorunlu bir hayata sahip olunca çıkışı tiyatroda buluyor.
Okulun tiyatro konuna giriyor ve tiyatroda çok başarılı oluyor.
Aslında bir tiyatrocu diyebiliriz yani oyunculuğa tiyatroyla başlamış bir sanatçı Pacino.
Zaten Hollywood'da başarılı olduktan sonra da hani artık tüm dünyanın tanıdığı çok meşhur, çok güçlü, çok zengin bir oyuncu olduktan sonra bile Hollywood'dan çok sıkıldım, Broadway'i çok özlüyorum deyişiyle sık
sık gündeme gelmiştir.
Çok genç yaşta...
tiyatro ile tanışıyor.
Tiyatroda başarılı oluyor. Ondan sonra sinemada rol kapmaya başlıyor diyeceğiz.
Ancak ondan önce şunu belirtmemiz lazım.
Hollywood'un en güçlü oyunculuk akademilerinden bir tanesi olan Actor Studio'da eğitim alıyor ve orada esas başarıya kavuşuyor ve esas oyunculuk kariyerine başlıyor.
Al Pacino'nun oyunculuk yapmaya başladığı dönemlerde yani Al Pacino çok yetenekli, çok güçlü bir oyuncu elbette.
Yani başarısını sonuna kadar hak eden bir oyuncu.
Ancak Bayağı da şanslı bir oyuncu.
Ne açıdan şanslı? Çünkü Al Pacino'nun oyunculuğa başladığı dönemler 70'lerin başlangıcı.
Hollywood'da da gerçekten çok büyük bir silkinmenin, çok büyük bir çıkışın olduğu yıllar.
1960'lı yıllarda Hollywood bir düşüşteydi.
İyi projeler üretilemiyordu.
Bir kısırlık vardı. Ve 70'li yıllarda daha önce bir sinematristle birçok kez bahsetmiştim.
Sakallılar denen bir yönetmen grubu çıkıyor 70'lerin başında.
Francis Ford Coppola, Steven Spielberg.
Spielberg, Martin Scorsese, George Lucas ve Brian De Palma'dan oluşan bu beşli gerçekten Hollywood'a çok kısa süre içerisinde, bir on yıl içerisinde çok büyük bir atılım yapıyorlar.
İşte Al Pacino da onlarla birlikte sinemaya girip yeteneğini ve sinemadaki...
gücünü tüm dünya sinema severlerine sunma şansına erişmiş şanslı oyunculardan bir tanesi.
Bu nedenle de çok genç yaşta parladı kariyerinin.
İlk zamanlarında çok iyi filmlerle, çok iyi projelerle, çok başarılı sinemacılarla bir arada olma şansına erişti.
O nedenle de çok ciddi bir çıkış yakaladı ve gerçekten tüm dünyanın en sevdiği oyunculardan bir tanesi olma konumuna erişti diyelim.
Pacino aynı zamanda bu kadar büyük bir oyuncu olunca Reddettiği rollerle de çok ünlü ve meşhur bir oyuncu.
Hemen birkaç tane örnek vereyim.
Star Wars'taki Harrison Ford'un oynadığı Han Solo rolünü reddetmiş bir oyuncu.
Zor Ölüm serisinde Die Hard serisindeki Bruce Wilson oynadığı John McClane rolünü reddetmiş bir oyuncu.
Hatta bununla ilgili çok güzel bir değişi var.
Hani o rolü reddederek o çocuğa harika bir kariyer verdim.
diyor Bruce Willis için.
Steven Spielberg'in üçüncü türden yakınlaşmalar filmindeki başrolü Roy Neary rolünü reddetmiş.
Ve ki üçüncü türden yakınlaşmalar Steven Spielberg'i tüm dünyaya duyuran, tanıtan projelerden.
Hala da bilim kurgu sineması tarihinin en önemli projelerinden bir tanesidir.
Bunun başrolünü reddetmiş bir oyuncu.
Başka birçok var yani hani çok fazla saymayayım.
Bunun üzerine bile dakikalarca örnekler verebilirim.
Ancak reddettiği rollerden bir tanesi gerçekten çok özel.
Çünkü kendisi bu rol için yani reddettiğime en fazla pişman olduğum rol.
Diyor bu rol için. Hangisi?
Olağan Şüpheliler filmindeki ajan Dave Kuyan rolünü reddetmiş.
Olağan Şüpheliler filmini izlemeyen dinleyici arkadaşlarımız vardır belki söyleyeyim.
Sinema tarihinin, polisiye sinema tarihinin en önemli en değerli filmlerinden bir tanesidir.
Bryan Singer imzalı olan Şüpheliler filmi muhtemelen o rolü reddetmesinin sebebi Bryan Singer'ın yani filmin yönetmeninin o zaman için çok parlak bir yönetmen olmaması olabilir.
Hani Pacino'nun o rolü reddettiğini duymak çok üzücü.
Tabi o roldeki Charles Palminteri orada çok iyi bir performans sergiliyor.
Filmi yukarı taşıyan etmenlerden bir tanesi ama yine de Al Pacino'yu o rolde izlemek çok keyifli olurdu.
Bunun dışında sinema tarihinin...
En iyi ve en kötü filminde oynamış oyuncu aynı zamanda Al Pacino.
Şimdi en iyi ve en kötü söylemleri biraz tabii değişken olabilir ama Godfather filmi sinema tarihinin en iyi filmlerinden bir tanesi olarak kabul edilir.
Peki en kötü film hangisi?
Gigli projesi.
Jennifer Lopez ile Ben Affleck'in başrolünde oynadığı ve Martin Brest'in yönettiği gerçekten sinema tarihinin en kötü filmlerinden bir tanesi olarak sıkça anılan Ahu Dudular'da da rekordan rekora koşmuş olan
bir proje. Ve Al Pacino bakınız bu projede de var.
Sadece Al Pacino'yu bu projede görmek için ben Gigli filmini izledim.
Ya çok kötü bir film.
İnanılmaz derecede kötü bir film ancak Pacino...
Bu kadar kötü bir filmin içerisinde bile parlayabilmiş.
Oradaki oyunculuğu da bana göre gerçekten çok iyi.
Ancak film gerçekten çok kötü.
Bu kadar kötü bir filmin içerisinde bu kadar iyi bir performans görmek istiyorsanız Sıf Meraktan Gigli filmini izleyebilirsiniz.
Şimdi hangi performansından bahsedeyim bilmiyorum.
Yani Godfather'dan...
başlayabiliriz herhalde. Çok kariyerinin başlangıcında oynadığı filmlerden bir tanesiydi.
Onun dışında Baba 2'de tabii kariyerine devam etti.
Yine o yıllarda 70'lerde Köpeklerin Günü filmiyle muhteşem bir performans çıkardı karşımızdaki.
Film de çok iyidir. Tabii ki Scarface değil mi?
Al Pacino deyince ilk akla gelen filmlerden bir tanesi.
Scarface yaralı yüz.
Orada da muhteşemdi. Onun dışında diyorum hangi filmini anlatsam, hangi filmini ölsem bilmiyorum.
Daha kariyerinin başlangıcında ve hani ortalarında Zaten sinema tarihinin de en büyük oyuncularından bir tanesi olduğunu hepimize göstermiş durumda.
Peki Al Pacino'nun oyunculuğu nasıldır, nedir, ne değildir?
Biraz ondan bahsedeyim size.
Şimdi oyunculuk mesleği deyince aslında temel olarak iki tip oyunculuk vardır.
Metot oyunculuğu, karakter oyunculuğu.
Metot oyunculuğu deyince akla gelen şey daha çok oyuncunun bir performansı, bir karakteri.
kendisine uyarlaması, biraz kendi istediği şekilde oynaması, karakteri kendi oyunculuk tarzına göre biraz değiştirmesi ve yönlendirmesidir.
Diğer oyunculuk biçimi ise bahsettiğim karakter oyunculuğu.
Onu bugün çok ayrıntılı anlatmayacağım.
Çünkü Al Pacino tam bir metot oyuncusudur.
Sinema tarihinin hatta metot oyunculuğu deyince ilk akla gelen oyuncularından bir tanesidir.
Ama tanımlardan gitmişken karakter oyunculuğunu da kabaca size söyleyeyim.
Karakter oyunculuğu oyuncunun canlandırdığı karaktere dönüşmesi, o karakterin gerektirdiği ses, ton, hal, tavır, görünüm vs.ye dönüşmesi olarak tanımlanır daha çok.
Bu anlamda Pacino'nun oynadığı hemen hemen her...
Her rolü biraz kendisine dönüştürdüğü, biraz kendisinden bir şeyler kattığı.
Hani bu anlamda diyebiliriz ki aslında Pacino'nun oynadığı bir rolü Al Pacino'nun oynadığının bilincinde olarak biz.
O rolü, o filmi izleriz.
Bu anlamda da Al Pacino tam olarak bir fan oyuncusu denebilir.
Yani hayran oyuncusu.
Tam olarak hayran olunacak bir oyuncu ve performans sanatçısı olarak Al Pacino'yu isimlendirmek hiç de yanlış olmaz.
Hani farklı roller oynamadı değil aslında.
Biraz daha hani daha baskın güçlü karakterleri de oynadı.
Biraz daha çekinik, tırnak içinde ezik diyebileceğimiz karakterlere oynadığı rolleri de var.
Yok değil. Ancak daha çok biz Al Pacino'yu yükseltiyoruz.
Tek enerjili, sinirli, öfkeli, yumruğunu vurduğunda ses getiren daha güçlü karakterleri canlandırırken gördük.
Özellikle polisiye suç filmlerinde, mafya filmlerinde unutulmaz performanslarla karşımıza geldi.
İki tarafı da oynadı. Polisi de oynadı.
Mafyayı yani suçluyu da oynadı.
Ancak ikisinde de yine kararlı, güçlü, söylediğinden, yaptığından emin, sözünden dönmeyen tercihlerinden her zaman memnun ve tercihlerin üzerine giden hani
öleceğini bilebilse tercihlerinden vazgeçmeyen kararlı karakterleri daha çok canlandırdığını gördük.
Öncelikle Godfather filmindeki Michael Carleone rolüyle hani onu tanımış sevmiş olsa da sinema dünyası Kariyerinin ilerleyen aşamalarında Godfather'daki performansından biraz farklı performanslar canlandırdı.
Ne demek istiyorum? Şöyle Michael Carleone karakterinde Godfather'da daha küçük küçük oynayan, daha minimalist oynayan, çok yüksek duygular vermeyen biraz daha hani ona ekonomik oyunculuk
denir. Biraz küçük oynamak denir ona.
Daha küçük küçük oynadığı bir performanstı Michael Carleone karakterindeki.
Ancak ondan sonraki rollerinde biraz daha böyle daha dik roller daha abartılı performanslar vermeye daha meyilli oldu.
Pacino'nun en güçlü taraflarından bir tanesi zaten şu ki ister Godfather'daki gibi biraz daha küçük küçük oynasın biraz daha minimalist hani ölçülü oynasın isterse de hani Scarface'deki
gibi daha abartılı güçlü yüksek oynasın ikisini de gerçekten ikna edici kılabilen ikisini de inandırıcı kılabilen ve ikisinde de aslında Etkileyici olabilen
nadir oyunculardan bir tanesi.
Aynı karizmayı yansıtabiliyor bu açıdan çok özel bir oyuncu.
Hani bunu nasıl yapıyor derseniz bence çok etkileyici bir yüzü var.
Hem yakışıklı bir adam tabii ki hem çekici karizmatik bir yüzü var.
Sesi, hali, tavrı, bakışları falan çok etkileyici.
Ve bunları da gerçekten çok iyi kullanan bir oyuncu.
İkisinde de çok başarılı olmayı bilmiş.
Zaten bu yüzden elbette bu kadar usta ve bu kadar değerli bir oyuncu.
Tüm bu güçlü kariyerine, güçlü performanslarına, olağanüstü örneklere rağmen bir tane Oscar'ı var.
Aslında bir anlamda akademinin ayıplarından bir tanesi olarak görebiliriz Al Pacino'yu.
Bir tane Oscar'ı var.
Onun dengi birçok oyuncu.
Daha fazla Oscar almış oyuncular.
Tek bir Oscar'ı var ve inanılır gibi değil.
Kadın Kokusu filmindeki performansıyla Al Pacino Oscar aldı.
İlginç biçimde... Kadın Kokusu filmi birçok kişi böyle düşünmüyordur belki ancak ben bu konuda gayet de ısrarcıyım.
Hiç de iyi bir film değil.
Al Pacino orada canlandırdığı karakter çok güçlü bir karakter.
Frank Slade diye yanlış hatırlamıyorsam.
Kör bir albayı canlandırıyordu orada Pacino.
Çok iyi bir oyunculuk veriyordu.
Üstün bir performans sergiliyordu ve hatta diyebiliriz ki Kadın Kokusu filminin tüm karizması, tüm gücü Al Pacino'nun oyunculuğunda yani başka neredeyse hiçbir şey yok filmde.
Hani kariyerinde bu kadar değerli, bu kadar güçlü, başka sayısız performans varken olağanüstü bir sürü filmin başrolünde ya da önemli rolünde bulunmuş olmasına rağmen Pacino'nun bu filmde
Oscar almış olması gerçekten çok büyük haksızlık ve çok da çarpık bir durum bence.
Yanlış hatırlamıyorsam 7 ya da 8 başka Oscar adaylığı da var.
Tabi Godfather'da bunların içerisinde.
En son zaten 2019 yılında Irishman filmiyle Oscar adayı oldu.
Orada da adaylıkta kaldı.
Ne yazık ki bu kadar güçlü performanslar sergilemiş olmasına rağmen sadece Kadın Kokusu filminde Oscar almış olması çok garip ve ne yazık ki üzücü bir durum.
rol arkadaşını övmesiyle de meşhur.
Mesela Colin Farrell çok sevdiği bir arkadaşı hem de dostu.
Onunla da birlikte oynadıkları bir film var.
Colin Farrell'ı kendi neslinin en değerli oyuncularından bir tanesi olarak görüyor.
Johnny Depp'le birlikte Köstebek filminde oynadı ve Johnny Depp'i çok övüyor.
Mutlu, mütevazide bir adam böyle.
Yani kendi öğrencisi olacak bir oyuncuyu böyle çok övüp işte onunla birlikte olduğum için, onunla oynayabildiğim için çok şanslıyım vesaire diyor Johnny Depp için mesela.
Ayrıca tabii ki Robert De Niro bir başka usta oyuncu.
Hem çok yakın arkadaş hem de birden çok kez birlikte oynadılar.
Çok yakın dostlar. Kevin Spacey ile çok iyi dost.
Birbirlerini çok seviyorlar.
gidiyorlar, geliyorlar ve çok övüyor tabii Kevin Spacey'de.
Onun dışında ilginç bir not olarak Hollywood'un nadir hiç evlenmeyen meşhurlarından bir tanesi.
Tabii birçok hayat arkadaşı oldu.
Yani özel hayatıyla ilgili Pacino'nun gayet övgüler düzülmüştür.
Hep çok ölçülü bir insan, dikkatli bir insan, saygıdeğer bir insan diye.
Ancak hiç evlenmedi.
Hani Türkiye'de de Yemek sepetinin sahibi Nevzat Aydın Paçino denir öyle birden çok kez buluşmuş görüşmüş artık ahbap olan bir insan olduğunu biliyoruz Nevzat Aydın'ın ve kendisi Paçino
ile yaptığı buluşmada şöyle bir şey söylemişti.
Hani kendisine sordum ya hani hiç evlenmedin hani pişman mısın değil misin hani ne diyorsun bu konu üzerine diye kendisine sorduğunu Nevzat Bey anlatmıştı.
Hani şöyle demiş Paçino gerçekten bilmiyorum hani evlenseydim daha mı iyi olur daha mı kötü olurdu onu da bilmiyorum.
Dediğini anlatıyor Nevzat Aydın Pacino'nun hiç evlenmemiş olmasıyla ilgili olarak.
Şimdi başka ne anlatayım Pacino ile ilgili bilmiyorum anlatacak çok şey var.
Ancak şöyle söyleyelim iki tane daha filmi karşımıza gelecek diye biliyoruz 2022'de ve bir de Kral Lear uyarlaması yapacağını duyduk.
Henüz yapacak mı yapmayacak mı bilmiyoruz.
Onun üzerine söylentiler hala devam ediyor.
Dediğimiz gibi 82 yaşında hani artık yaşı kemale ermiş durumda.
Daha ne kadar sinema yapar, ne kadar oyunculuk yapar bilmiyoruz.
Umarız yapar tabii ki onu tekrar tekrar perdede görmek, sinemada görmek.
Biz Al Pacino severleri mutlu eder.
Son olarak şöyle bir not paylaşmak istiyorum.
Yakın zamanda internette şöyle bir fotoğrafı çıktı Pacino'nun.
Usta bir eşofman giymiş, kaldırımı çıkmış, kulağında kulaklık böyle yürüyüş yapıyor.
Bir an duruyor.
Böyle bir iki dans ediyor falan gülümsüyor böyle bir keyfi yerinde sonra yürümeye devam ediyor.
Hani bu yaşına rağmen acı tatlı uzun devasa bir hayat yaşamış olmasına rağmen devasa bir kariyer inşa etmiş olmasına rağmen hala böyle istekliği heyecanlı hareketliği
keyfi yerinde hala hayattan tat alan bir insan olarak onu görmek gerçekten çok keyif verici.
Muhtemelen öldüğümde emekli olacağım diye bir demeci var.
Umarız Pacino hayatını o kaldıracak.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
