
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu hafta, merakla beklenen ve büyük beğeniyle karşılanıp ilk hafta sonu gişe hasılatı listesinin liderliğine oturan Top Gun Maverick'i konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba. Sinematris't'e Görkem Ögeli birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
En azından ilk filmi izlememiş arkadaşlar için Tapkan nedir?
Tapkan ruhu nedir? Hani Tapkan'ın en çok sevilen tarafı nedir?
Biraz ondan bahsetmeye çalışayım.
1986 yılında gösterimi giren Tapkan...
Amerikan Hava Kuvvetleri'nde çok özel bir pilot birimine verilen isimdi.
Top Gun deniyordu. Orada çok işte karizmatik, güçlü, istekli, hırslı, vatansever, yakışıklı böyle çok karizmatik pilotlar vardı.
Bu pilotlar kendi aralarında da tabii çekişiyorlardı.
Bir ego savaşı vardı. 6 işte uçaklık toplam 12 kişilik bir ekip olacak.
Bunların bir tanesi ekip lideri olacak.
Önemli bir görev olursa bir saldırı timi oluşturulacak hemen ve tabii ki Top Gun geliyor.
Bu filmde daha çok bu pilotların birbirleriyle çekişmelerini, biraz liderlik mücadelelerini, biraz karakter çatışmalarını izliyorduk.
Bu sıra çok eğlenceli, keyifli sahneler izliyorduk.
Tabii ki aksiyon sahneleri de vardı ve aynı zamanda o yıllar için yani 1986'da...
Hava kuvvetlerini bu kadar yakından, bu kadar detaylı karşımıza getiren başka bir filmle de karşılaşmamıştık ki aynı zamanda teknik olarak da Top Gun çekilmesi çok zor bir filmdi.
O zamanlar yüksek çözünürlüklü kamera falan diye bir şey yoktu.
Çünkü dijital sinema yoktu, dijital görüntü diye bir şey yoktu.
Normal filmli pelikül dediğimiz filmli kameralarla filmler çekiliyordu ve o kameraları pilot kabinlerine sokmak, uçakların üzerine monte etmek, getirmek, götürmek her şey çok problemliydi.
Buna rağmen Top Gun hem işte uçakları hem pilotların hayatını havada yaşadıklarını en azından o dönem için mümkün olduğunca detaylı şekilde karşımıza getiriyordu ve son derecede keyifli bir seyirlik yaratıyordu.
Tom Cruise o zamanlar çok genç ve daha böyle Hollywood'da yeni yeni tanınan daha çok yakışıklı Hollywood çocuğu gibi görülen bir oyuncuydu ancak Bu filmdeki karakterine son derece uyum sağlamıştı ve
karşımıza gayet güçlü bir Pete Mitchell'da adı aslında o zaman için Maverick deniyordu.
Bir Maverick karakteri getirmişti.
Çok sevmiştik Tom Cruise'u çok keyif almıştık filmden izlemekten de.
O nedenle Top Gun işte o pilotların hayatı, o hava kuvvetleri, o pilotların uçakta oldukları zamanın dışındaki hayatları, birbirleriyle çekişmeleri, o karizmatik halleri vesaire işte güzel müzikler,
güzel çekimler, harika gün batımları, gün doğumları, uçak çekimleri tabii ki havada çatışma sahneleri falan güzel, eğlenceli, keyifli bir gişe filmi karşımıza getirmişti Top Gun.
Yönetmeni Tony Scott, Ridley Scott malum meşhur yönetmeni, sinemataryanın en büyük yönetmenlerinden biri olan Ridley Scott'ın Erkek kardeşi daha çok gişe filmleri yapardı.
Çok entelektüel derinliği olan filmler yapmayan bir yönetmendi.
Ancak yine de çok değerli çok önemli yönetmenlerden bir tanesiydi o zaman için bile.
Tabi o da kariyerinin biraz başındaydı ama sevilen bir yönetmendi.
O da çok iyi çıkarmıştı.
Ve Top Gun'ın efsanesi bu yıllara kadar gelmişti diyebiliriz aslında.
Hani hiçbir zaman tam olarak gündemden...
Düşmüş bir film olarak görülmezdi.
Hava kuvvetleri söz konusu olduğunda işte uçaklı filmler, pilotlu filmler söz konusu olduğunda Top Gun mutlaka hatırlanırdı.
Ve şunu da belirtelim tabii 80'li yıllarında sinemada önemli bir dönem, önemli bir...
Zaman dilimi teşkil ettiğini hepimiz biliriz.
İşte o yıllar içinde Top Gun çok önemli bir filmdi.
80'li yılların ruhunu bütün o zamanın genel dokusunu içeren filmler deyince ilk hatta gelen filmlerden bir tanesiydi.
Projenin yapıldığını artık çekimlere başlandığını falan duymuştuk.
Ve aradan belli bir zaman geçti ve Top Gun Mevrik'in gösterime giriş tarihi açıklandı.
Artık işte o tarihte geldi ve birçoğumuz filmi izledik.
Hemen söyleyeyim gerçekten çok iyi bir film.
Yani sadece iyi demiyorum çok iyi bir film.
Neresinden bakarsanız bakın harika bir film.
170 milyon dolara mal oldu ve zaten ilk hafta sonu 126 milyon dolarlık gişesiyle muhteşem bir açılış yaptı.
İnternetteki bütün sinema sitelerinde IMDB'de, Rotten Tomatoes'da, Critical'da, Letterboxd'da hepsinde puanlar çok yüksek.
Sevenler resmen coşkuyla karşıladı filmi ve harika buldular.
Peki Top Gun Maverick nasıl bir film?
Şöyle söyleyeyim. İlk Top Gun görsel olarak çok keyifli olsa da aslında dramatik olarak biraz eksikli bir filmdi.
Çünkü filmin süresinin çok büyük bir kısmında sadece pilotların kendi aralarındaki ego çatışmalarını izliyorduk.
Ve hani tabii bir de havadasınız yani canınız burnunuzda çok yüksek süratlere çıkıyorsunuz.
Devası hani uçan tabut denir bazı uçaklar için.
Neticede pilotluk elbette belli risklere olan bir meslek.
Evet filmin onun gerginliğini biraz veriyordu ama daha çok...
O pilotların kendi aralarındaki ego çatışmalarına odaklandığımız için filmin dramatik derinliğinin biraz zayıf olduğu zaten söylenmiştir.
O nedenle ben kendi adıma söylüyorum.
Mesela Topka'nın ilk bölümünü...
Çok da iyi bir film olduğunu iddia edemem.
Keyifli bir film. İzlemesi güzel.
Ancak çok da iyi bir film değil.
Çok daha iyi filmler yapılmıştı o dönemde.
Ona benzer filmler de yapılmıştı.
O anlamda Topkan Mevrik gerçekten bu açığı kapatmak için elinden gelen her şeyi yapmış ve son derece duygulu, hatta bazı içerisinde düşündürücü, kafa karıştırıcı noktalar olan gayet
dolu dolu bir metinle karşımıza gelmiş.
Öncelikle bunu söyleyelim. Bunun ötesinde tabii artık sinema teknolojileri çok gelişti.
Çok daha küçük yüksek çözünürlüklü kameralarla çekimler yapılmış.
Muhteşem bir kurgu var filmde.
Uçak sahneleri kabin sahneleri, çatışma sahneleri hani zor pilotluk becerilerinin filme yansıdığı sahneler gerçekten o kadar güzel çekilmiş ki izleyici olarak hani insan
kendisini o kabinin içinde hissedebiliyor.
Bu açıdan film gerçekten çok özenli ve çok iyi çalışılmış.
Yani neresinden bakarsanız bakın çok özenli bir film var karşımızda.
170 milyon dolar bütçe bugün için bile hani bütçelerin bayağı arttığı bir dönem için bile hiç de az ve düşük bir bütçe sayılmaz.
Bu anlamda dolu dolu bir film geliyor karşınıza.
Dramatik olarak da güçlüyor, aksiyonu da iyi, oyunculukları da iyi.
Her açıdan harika bir film.
Tabi bütün bunlara ek olarak karşımızda gerçekten bir Tom Cruise faktörü var.
Buna özellikle size belirtmem lazım.
Filmin aynı zamanda ortak yapımcısı Tom Cruise ve ilginç biçimde ilk filmin yapımcılarından bir tanesi daha doğrusu esas yapımcısı diyeyim Jerry Bruckheimer şu anda hala yapımcılık yapan ve Hollywood'un da gelmiş geçmiş
en önemli yapımcılarından bir tanesi olarak anılmıştır hep.
Şimdi artık günümüzde Tom Cruise tek başına bir Top Gun filminin devamını yapabilecek güçte bir Hollywood yapımcısı diyelim.
Ancak kendisi demiş ki hayır ilk filmde Jerry Bruckheimer'ın çok büyük...
Yani onun sayesinde o film yapılmıştı.
Bugün tekrar mutlaka bu işi biz Jerry ile yapmamız gerekli.
O olmadığı takdirde bu film eksik olur.
O filmin ruhunu tekrar bu filmde koruyamayız, yansıtamayız.
O anlamda bu filmi mutlaka onunla yapmalıyız demiş ve Jerry Bruckheimer'lar tekrar...
Bir araya gelmişler ve hani çok güçlü 3 yapım şirketi bir arada filmde.
İşte o yapımın gücünü gerçekten bu filmde hissediyorsunuz.
Filmle ilgili belirtmemiz gereken notlardan bir tanesi.
Aslında biraz hani sosyal medya geyiği ama ilk filmde Tom Cruise'un birlikte olduğu bir karakter vardı.
Söz konusu karakteri oynayan Kelly McCullough's aradan geçen sürede hani fiziksel olarak baya değişikliğe uğramış bir hanımefendi diyelim ve Hani Tom Cruise'un işte 30 sene önceki hali, şimdiki halinin
kepselini koymuş böyle birçok sosyal medya kullanıcısı.
Bir de Kelly McCullough'ın halini koymuşlar.
Kelly McCullough gerçekten hani o zaman böyle sarışın bomba denebilecek, bulutlu bakışlar atan, son derece karizmatik, çekici, hoş, güzel bir hanımefendiydi yani.
Şimdi ise bayağı hafif tontiş, böyle kır saçlı bir teyzeye dönüşmüş diyelim hani en nazik ifadeyle.
Bu anlamda hani bu filmde artık rol alması o karakterin pek de mümkün olmadı ne yazık ki anladığımız kadarıyla.
Onun yerine bu filmde benim çok sevdiğim bir oyuncu Jennifer Connelly oynamış yeni bir karakter.
Hani Tom Cruise'un oynadığı Maverick karakterinin bir dönem bir ilişki yaşadığı ancak ayrılmak zorunda kaldığı bu filmde tekrar bir araya geldi.
Yeni bir karakter yaratılmış Jennifer Connelly.
...üzerine çok farklı fikirler var.
Hani bu oyuncuyu çok seven sinema severler de var, sevmeyen sinema severler de var.
Ben çok iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.
Çok da izlemesi keyifli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.
Hani artık onun da yaşı belli bir hani kemale erdi diyelim.
Ancak bütün o haliyle, bütün o olgun bakışlarıyla...
Bilmiyorum bana çok karizmatik geliyor.
Çok iyi bir oyuncu ve Tom Cruise'un yanında harika bir partner olmuş bence.
Ve filmin esas bombası mutlaka bu sohbette dile getirmemiz gereken kişi tabii ki Wal Kilmer.
İlk filmde Tom Cruise'un en fazla mücadele ettiği, en fazla ego savaşına girdiği pilotu canlandırıyordu Wal Kilmer.
Tom Kazanski ismiyle Iceman deniyordu.
Yani bütün pilotların bir lakabı vardı.
Onun da lakabı Iceman'di.
Wal Kilmer...
İlk filmin gerçekten renklerinden bir tanesiydi ki hani onu da belirtmiş olayım ilk filmden bahsetmişken bu filmde de biraz öyle.
Tom Cruise'un karakteri Maverick hani çok iyi bir pilotlu falan ama işin içerisinde biraz duygularını karıştıran, ne yapacağı belli olmayan yani aslında askeri disipline çok da uygun olmadığı
halde hem iyi pilotlu hem de işte o eğlenceli tavrı işte onurlu, erdemli falan bir karakter olması sebebiyle Şeyden hani o Top Gun'dan o ekipten bir türlü uzaklaştırılamıyordu.
Bazı haylazlıklar yapmasına rağmen ya da hani emirlere karşı gelmesine rağmen falan.
İşte Top Gun filminde o Tom Cruise'un eksik tarafını da içeren ve tüm o Top Gun'ın diyelim hava muharebe ekibinin lideri olan karakteri canlandırıyordu Iceman, Walt
Kilmer. O anlamda çok önemli bir oyuncuydu ve duyduğumuza göre 2017 yılında Walt Kilmer ne yazık ki gırtlak kanseri teşhisiyle hastaneye kaldırılmıştı.
Kanser yani ne yazık ki çok tabii ki üzücü bir şey.
Walt Kilmer zaten çok değerli bir oyuncu.
O anlamda tabii önce işte reddedilmişti hayır öyle bir şey yok falan ancak ondan sonra bu doğrulanmıştı.
Artık konuşamadığı hani sağlığının çok kötü olduğu üzerine birçok haber yapıldı.
Gerçekten Iceman'sız yani Walt Kilmer'sız bir Top Gun izlemek birçok izleyiciyi üzecekti.
Ancak Tom Cruise tabii ki Walt Kilmer'la görüşmüş.
Onun filmde hani mutlaka görmek istediğini söylemiş ve Walt Kilmer'ın karakterini, Iceman karakterini zaten hava kuvvetlerinin artık en büyük komutanlarından biri falan olmuş bir karakter olarak tabii ki senaryoya eklemişler.
Ve o karakter de filmde gırtlak kanseri hani bir anlamda Walt Kilmer'ın hani hem fiziksel rahatsızlığını hem psikolojik durumunu hani destekleyici ve filme yansıtıcı bir rol yazmışlar ona.
Tom Cruise de filmin içerisinde gidip Walt Kilmer o Iceman karakterinin yanına gidip hani o kanserli halini ziyaret ediyor.
O şekilde onunla konuşuyor.
İşte Iceman Walt Kilmer zaten hani konuşmakta zorluk çekiyor.
Klavyeyle yazıyor yani kendisi konuşmuyor önce bir sohbetin bir kısmında sahnenin bir kısmında.
Klavyeyle konuşuyor falan.
Hani son anda böyle kalkıp selamlaşırken hani çok zor bir tabii sesle böyle çok zorlanarak Tom Cruise'a bir şeyler söylüyor.
Hani orada birkaç kelime böyle konuşup sarılıp hasret gidiyorlar falan.
O sahne o kadar güzel ki gerçekten hem Iceman karakterinin Maverick karakteriyle olan hukuku aradan o kadar zaman geçmiş olmasına rağmen o dostlukları hani baştaki o mücadele ya da rekabet
durumunun sonunda bir türlü dostluğa dönüşmesi.
Onların o yakınlığı gerçekten çok keyif verdi.
Bunları görmek çok güzel.
Aynı zamanda tabii Tom Cruise'un Walt Kilmer'a olan o ilgisi, sevgisi, destekleyici halini de aynı zamanda o sahneye yansıtıyor.
O anlamda Walt Kilmer'ın da filmde olması, Iceman karakterini tekrar filmde görmek gerçekten çok keyif verdi.
Ve son olarak şöyle de bir noktayı mutlaka belirtmek istiyorum.
Bu çok önemli. Şimdi Tom Cruise'u övüyorum, övüyorum ancak...
Bir noktada daha övmem gerekiyor.
Biraz abartmış olacağım kusura bakmayın ama.
Çünkü Tom Cruise gibi yakışıklı bir suratla, karizmatik, sempatik hal tavırlarla Hollywood'da meşhur olan oyuncular belli bir süre sonra biraz daha böyle...
Hani çirkinleştikleri diyeyim tırnak içinde biraz daha böyle çamura pisliğe bulandıkları çok da karizmatik veya yakışıklı görünmedikleri daha karakter odaklı roller oynayıp biraz saygınlık isterler, Oscar kazanmak
isterler. Hani o başlarda biz meşhur olduk, parayı kazandık, şöhret olduk artık biraz entelektüel kesime hitap edelim, biraz saygınlık alalım, biraz artık karizmatik olalım.
gibi bir kariyer çizgisi takip ederler.
Genellikle bu böyle olmuştur.
Şimdi başka oyunculardan örnek vermek istemiyorum çünkü sevdiğimiz isimleri hani ufaktan böyle dokundurmuş olmak istemiyorum ama Tom Cruise bu açıdan gerçekten bir istisna.
Tom Cruise bugüne kadar 3 tane Oscar adaylığı aldı ve çok sayıda film yaptı.
Aynı zamanda yapımcılıkta Çok fazla para kazandı.
Şöhreti zaten sinemayı aşmış durumda.
Artık aslında tam olarak hani Oscar peşinde koşmasını bekleyeceğimiz bir oyuncu haline çoktan geldi.
Ve ilginç biçimde Tom Cruise Oscar'ı, akademiyi zerre kadar umursamıyor.
Halen Oscar almak için böyle derin karakterlere bürünüp böyle işte kendini değiştirip bambaşka tiplere bürünüp bambaşka...
Projeler karşımıza getirmeye, bir anlamda entelektüel camiaya hitap etmeye ve bir anlamda en hani günlük hayattaki söylemle Oscar kasmaya, ödül kasmaya çalışmak yerine halen
işte az önce seviştiği sevgilisinin camından gizlice kaçmak zorunda kalan böyle sempatik adımı oynamaya hala devam ediyor.
Hala eğlenceli karakterler, eğlenceli gişe filmleri ancak üstün teknikli tabii.
İşe filmleri yapmaya devam ediyor.
Ve tabii hani diyorum sevgilisinin camından kaçan adam oynuyor ama 60 yaşında bunu yapıyor.
Ve halen de bunu sevimli kılmayı başarıyor.
Çok saygıyı hak eden bir isim bence Tom Cruise.
Bu anlamda karşımıza...
Top Gun gibi özenli, değerli, düşündürücü, işte ağlatıcı, duygusal, sürükleyici yani hani hemen hemen her türlü erdemli vasfı bünyesinde barındıran, özenli teknik
işçilikli, çok değerli gişe filmleri getirdiği için Tom Cruise'a gerçekten teşekkür etmemiz gerekiyor.
Zaten kendisi de bir pilot tabii ha onu da belirtmiş olayım.
Kendisi bir pilot. Filmdeki birçok çekimde uçağı kendisi kullanmış ve bazı anlarda resmen Filmin yönetmeni Joseph Kosinski gayet değerli bir yönetmen.
Çok genç ancak çok iyi filmlere imza atmış bir yönetmen.
Filmde nefis bir yönetmenlik sergilemiş.
Ancak Tom Cruise birçok sahnede resmen yönetmenlik yapmış.
Genç oyunculara...
uçağın kokpitinde nasıl davranmaları gerektiğini nasıl hareket etmeleri işte ne tarafa bakmaların duruma veya işte uçağın uçuşuna çatışmalara vesaireye nasıl tepki vermeleri gerektiği konusunda çok detaylı
bilgiler vermiş onları yönetmiş yani adam tam bir sinema hayvanı diyebiliriz yani her şeyiyle yaptığı filmi böyle hani üstleniyor savunuyor her detayına dikkat ediyor yapımcıyı o
seçiyor oyuncuları o seçiyor işte senaryoyu yönlendiriyor ve aynı zamanda hani Sonluk taslamak yerine bir anlamda da filmin hizmetçisi olmaktan da çekinmiyor.
Yani diyorum bu filmle gerçekten Tom Cruise'u zaten severim.
Hani bir oyuncu olarak, yapımcı olarak değerli bir isim.
Ancak bu filmdeki emeği, hani filmde tabii birçok kişinin emeği var.
Sadece Tom Cruise'un değil ancak bu filmdeki olağanüstü çabası...
Gerçekten ona olan saygınlığımı bir kat daha arttırdı.
Soparlıyım. Top Gun Maverick gerçekten her açıdan harika bir film.
Mutlaka sinemada izlemenizi öneriyorum.
Hani artık ilerleyen zamanda ekranda evde de izlemeyi tabi tercih edebilirsiniz.
Mutlaka izleyin. Ancak salonda izlerseniz çok daha fazla keyif alacağınızı düşünüyorum.
O anlamda Top Gun Maverick öncü filmi bile bana göre...
Geçmiş bir film yani öncüsünden daha iyi bir film olmuş.
Sinema tarihinde gerçekten öncüsünden daha iyi devam filmi çok az sayıdadır.
Çok ilginç ve böyle hani sıra dışı filmlerde bu karşımıza gelmiştir.
Bence Topkan Mevrik öncüsünü bile geçen çok değerli nefis bir film olmuş.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Bir
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
