
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu haftaki programımızda, Avengers Filmleri'nin yönetmenleri olan Russo kardeşlerin son filmi ve Netflix'in bugüne kadar yaptığı en yüksek bütçeli film olan The Gray Man'den bahsettik. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
sinema tarihinin en yüksek hasılat rakamına ulaşan filmlerini yapan yönetmenler olarak da sinema tarihine geçmişlerdi.
Marvel evreninin de tabii en önemli yönetmenlerinden olduğunu söylemek herhalde abartılı olmaz bu sonuca göre.
İşte bu yönetmenlerin, bu önemli yönetmenlerin son filmi, son projesi işte karşımızda olan The Greyman.
Greyman'in bir başka özelliği de bugüne kadar Netflix'in yaptığı En yüksek bütçeli film olması bütçesi tam 200 milyon dolar.
Gerçekten bir televizyon filmi için 200 milyon dolar harcanmış olması bugüne kadar hiç karşılaşılmayan bir şey.
Ondan dolayı hem Russo kardeşlerin son filmi olması hem de Netflix'in bugüne kadar yaptığı en yüksek bütçeli ve ölçekli film olması The Grey Man'i gerçekten dikkate değer bir proje haline getiriyor.
E tabi bundan da bahsedeceğim filmden de bahsedeceğim ancak şunu da söyleyebilirim ki hani yakın zaman öncesinde netflixin ortaya çıkması başka dijital kanalların ortaya çıkması ve sinemayla televizyonun rekabetinin
iyiden iyiye artmış olması artık öyle bir seviyeye geldi ki aradaki rekabet artık bütçe anlamında da hani televizyon projelerinin netflix projelerinin sinemanın en büyük
en güçlü projelerine ulaştığı anlamını taşıyor ve diyebiliriz ki hani artık arada neredeyse Bu Greyman bunun çok güzel bir örneği.
Hiçbir fark kalmayacak seviyede güçlü büyük bütçeli projelerle, özenli işçiliklerle televizyon projelerine karşı karşıya geliyoruz.
Şimdi Greyman nasıl bir film?
Aslında hani bu kadar klişelere dayanan daha önce görmediğimiz hiçbir şey barındırmayan aslında son derece tanıdık son derece bilindik bir proje.
Bir ajan aksiyonu hani normalde bir ajan ya da işte bir polis bir ne diyelim adalet gönüllüsü olmayan bir karakterin hatta buna karşılık suçlu bir karakterin Bir şekilde devlet
için ya da işte ülkenin menfaatlerine ya da insanlığın menfaatine çalıştırılması gibi bir motivasyonla karşımıza geliyor.
Bu zaten bundan önce sayısız projede karşımıza gelmiş bir fikir.
Onun dışında işte kokuşmuş devlet güçleri, bir ajanın dışlanması, öldürülmek istenmesi, bir şeylerin örtbas edilmek istenmesi, kötü niyetli yöneticilerin foyalarının ortaya çıkarılması üzerine
bin bir türlü aksiyon.
Kendi iyi adamını kötü kılarken başka kötü adamlarla ortak işler yapması vesaire gibi hani tüm polisiyelerde diyebiliriz, ajan aksiyonlarında sık sık karşımıza gelen bir öyküyle, motiflerle,
altı öykülerle diyelim ya da yan öykülerle karşımıza gelen bir proje Greyman.
Şimdi böyle anlatınca hani baştan aşağı klişelerle bezeli, son derece tanıdık ve sıkıcı bir filmle karşı karşıya olduğumuzu düşünebilirsiniz.
Böyle değil. Greyman gayet de iyi bir film bence.
Her ne kadar hani filmi izleyenler biraz ikiye bölünmüş durumda.
Filmi çok sevip beğenenler de var.
Hiç de beğenmeyenler de var.
İnternetteki notları bazı sitelerde iyi bazı sitelerde biraz daha böyle ortalama çok iyi değil gibi.
Ancak ben Greyman'in gayet de iyi bir film olduğunu düşünüyorum.
Bunun temel sebebini de size şöyle açıklayabilirim.
Evet filmde neredeyse özgün, farklı, çok sıra dışı hiçbir şey yok.
Ancak var olan klişeleri, kullandığı klişeleri hem çok sevimli kullanıyor hem de çok uyum içerisinde, çok böyle hani öyküler birbirini takip ediyor, karakterlerin
birbirini takip edişi, ilişkiler kuruşu, tanışmaları, ayrılmaları, zıtlaşmaları, uyuşmaları, sahnelerin birbirini izleyişi, öykü akışı yani dramatik yapı dediğimiz senaryonun yapısı.
Harika efektleri, çok özenli yönetimi, nefis teknik işçiliği, ışıkları, renkleri, setleri, kostümleri, efektleri.
Yani aslında her ne kadar çok tanıdık bir öyküyle ve kalıpla karşımıza gelmiş olsa da The Grey Man sinemasal olarak, sinemasal teknik olarak, yaklaşım olarak, tarz olarak, görsel
üslup olarak... O kadar düzgün, o kadar güzel çekilmiş, o kadar güzel bağlanmış ve karşımıza getirilmiş bir proje ki hani istediğiniz kadar tanıdık bir öyküyle ve karakterlerle karşı karşıya olun.
Filmi izlemekten gerçekten çok keyif alıyorsunuz.
Hiç sıkılmıyorsunuz.
Film akıyor, gidiyor. İlginç sürprizler var arada.
Biraz daha böyle duygusal hani yürek burkan anlar var.
Arada çok güzel espriler, komiklikler var.
Sarsıcı aksiyon sahneleri var gerçekten.
Aksiyon sahneleri çok iyi ki birçok...
izleyici zaten. Filmi bir anlamda Jason Bourne serisine benzetmiş.
Biraz James Bond'a benzetmiş.
Biraz Görevimiz Tehlike Tom Cruise filmlerine benzetmiş.
Hatta kimisi basbayağı Marvel'ın aksiyon filmlerine benzetmiş.
Olabilir Russo kardeşler zaten tüm bu türlerden bir şeyler ödünç almış yönetmenler olarak karşımıza geldiler.
O anlamda film birçok şeye benziyor olsa da bir anlamda neticede bu türün özetini çıkaran ve tertemiz pırıl pırıl bir örneğini karşımıza getirmeye çalışan bir proje olmuş.
Aynı zamanda oyuncularına değinmezsem olmaz.
Çünkü çok iyi bir oyuncu kadrosu var.
Başrolde Ryan Gosling ile Chris Evans var.
Ryan Gosling zaten yakın dönemin en parlak yıldızlarından bir tanesi.
Hem oyunculuğu çok iyi hem çok iyi karakterler yaratıyor.
Performansı çok iyi. Chris Evans zaten Marvel evreninin kaptan Amerikası olarak son derece karizmatik bir halde hep karşımıza gelmişti.
Onu hep sevdik, beğendik. Buradaysa tabii kötü adam oynuyor ve yine çok başarılı bir oyunculuk.
Renkli, ilginç, farklı.
Hem bir anlamda komik hem de ürkütücü bir karakter çizmeyi başarmış gerçekten.
Ana de Armas yine yakın dönemin en parlak kadın oyuncularından bir tanesi.
Zarafetiyle, güzelliğiyle, başarılı oyunculuğuyla zaten izleyici, cezbeden bir oyuncu.
Her zaman öyle oldu bugüne kadar. Bu filmde de öyle.
Ve tabii filmin ağır topu olarak genelde gençlerin sürüklediği filmlerde bir de daha böyle eskilerden karizmatik, daha olgun, yaşlı bir oyuncu yap olur ya projenin içerisinde.
Burada da o boşluğu Billy Bob Thornton doldurmuş.
Ta 80'lerde oyunculuğa başlayan, Oscar'da almış, son derece karizmatik, son derece başarılı, çok sevdiğimiz eski nesil bir oyuncu Billy Bob Thornton.
Burada da yine gayet başarılı bir performans sergilemiş.
Jessica Henwick var.
Şimdi Jessica Henwick nereden tanıyacaksınız?
Aslında kötü bir yerden tanıyor olabilirsiniz ama ben öyle hatırlatayım mecburen.
En çok oradan hatırlıyor olmanız yüksek olasılık.
Matrix Resurrections'daki başroldeki uzak doğulu Amerikalı oyuncu.
Bence çok iyi bir oyuncu. Çok hoş bir oyuncu.
Bence Matrix'te de çok iyiydi. Burada da çok başarılı bir performans sergilemiş.
Yani oyuncular açısından film gayet başarılı.
Hani sadece oyuncuları, performansları, karakterleri izleyecek olsanız bile filmden keyif alırsınız.
Şimdi bu kadar bir bütçe var diyoruz.
200 milyon dolar bir bütçe var diyoruz karşımızda.
Nereye gitmiş bu para? hani gerçekten birçok yere harcanmış.
Çok gösterişli aksiyon sahneleri var.
Hani aksiyon filmi sevenlerin bu filmden ikna olmadan ayrılması pek de mümkün değil bence.
Hem çok özenli aksiyon sahneleri uzun uzun bir de böyle doyurucu doyurucu aksiyon sahneleri çekilmiş.
Bir sürü şey patlıyor, çatlıyor.
Hani işte trenler, otomobiller, motosikletler, helikopterler.
Aklınıza ne geliyorsa var filmde.
Gayet hani zengin ve eğlenceli böyle hani ihtişamlı, ölçekli bir film olduğunu film bize hani yaklaşık on 15 dakikada bir hatırlatıyor diyebiliriz.
Ancak bunun altında hani bir karakter dramı tarafı hani bir dramatik taraf da yok değil.
Hani karakterlerle özdeşleşmekte pek zorluk çekmiyorsunuz ama o hızlı akan giden kurgunun içerisinde filmin hani drama odaklanma miktarı biraz az diyebiliriz aslında.
Ben biraz daha böyle dramatik biraz daha hani karakterlerin iç dünyasına ya da içerisinde bulundukları durumlara pencere açan daha fazla sahne görmeyi ummuştum ki Russo kardeşler bu aşıdan gayet iyilerdir.
Yani en basitinden Avengers filmlerinde son derece etkili, hiç unutamadığımız güzel konuşma, etki, tepki sahneleri vardır.
Böyle karakterlerin o dramlarına, düşüncelerine, kendilerini ifade edişlerine bol miktarda alan ayıran yönetmenler Russo'lar.
Yani en azından Marvel evreninde böyle yaptılar.
Bu filmde de öyle yapmalarını bekliyordum ama pek de olmadı.
O açıdan film biraz zayıf.
Hani o zayıflığı da aslında mizaha vermek lazım ki film gerçekten bir anlamda komedi filmi gibi.
Çok eğlenceli, çok komik, güzel espriler var, sahneler var, anlar var.
İşte o dramatik taraf biraz hani böyle mizahla harmanlanmış.
Hani saf komedi filmi de değil, tabii karakter dramı da değil.
Hani o tarafa da çok eğilmemiş diyelim.
Bir ortada bir ton tutturmaya çalışmış.
Daha çok aksiyona, serüvene, akıp giden bir kurguya kompozisyonunu ayırmaya çalışmış.
Hani şimdi tüm bunları toplarsak son olarak şöyle bir yorum yapmaya çalışayım.
Ajan Aksiyon filmleri gerçekten karşımıza çok başarılı çok keyifli filmler çıkardı.
Bunlar seri oldular zaten başarılı olanları en azından az önce ismini andıklarım gibi.
Ve duyduğumuza göre Russo kardeşler The Grey Man filmini bir seriye hatta kendi ifadeleriyle bir evrene dönüştürmek istiyorlarmış duyduğumuz kadarıyla.
Hani devam filmleri gelecek belki ve belki de aynı karakterler üzerine.
Hani birçok film yapılacak. Belki yan karakterler olacak, yan öyküler olacak.
Bilmiyoruz henüz tabi bunlar belli değil ama hani The Greyman evreni diye bir şey yaratmak istediklerini duyduk.
Ama şimdi dürüst olmak gerekirse Greyman'in en azından izlediğimiz film kadarıyla söyleyeyim.
Bir evren olmaya müsait bir malzeme olup olmadığına ben pek de emin değilim.
Hani bir seri filmler olabilir.
Hani birkaç tane film olabilir. Ancak hani evren diyebileceğimiz hani çok kendine has işte duygular, dokular.
Hani kendine has bir gerçeklik inşa edecek bir proje midir?
Ben pek öyle olduğunu düşünmüyorum.
Ancak hani genel olarak bakarsak iyi bir aksiyon serisinin başarıları.
Başlangıç filmi olabileceğini düşünüyorum.
Devamı gelir diye düşünüyorum.
Gelebilir çünkü. Yani malzeme ona müsait diyelim en azından.
Ondan dolayı The Greyman'i eğer aksiyon serüven filmleri seviyorsanız ajan filmlerini işte böyle polisiye filmleri hani biraz vurdulu kırdılı biraz esprili mizahlı biraz karakter dramlı falan böyle hani
zengince tür birleşimlerini seviyorsanız yüksek olasılıkla The Greyman sizi ikna edecektir.
Mutlu edecektir. Ancak dediğim gibi filmde hani yeni diyebiliriz.
Dediğim gibi hani bu türe ilgi duyuyorsanız izlemenizi öneriyorum mutlu olacaksınızdır ancak türün pek meraklısı değilseniz.
Uzak durun diyorum çünkü birçok izleyicinin dile getirdiği eleştirileri yüksek olasılıkla siz de katılacaksınızdır diye düşünüyorum.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
