
Süperman'in Tarihi, DC Evreni tartışmaları ve Süperman Filmi
17 Temmuz 2025 · 24 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu hafta, uzun süredir merakla beklenen ve Yeniden başlatılan DC Sinematik Evreni'nin öncü filmi olmasıyla tartışmalara konu olan Süpermen'i, karakterin tarihi ve özelliklerini inceledik. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Öncelikle bir tarihinden başlayalım.
Superman çizgi roman dediğimiz anlatım biçiminin en öncü ve ilk süper kahramanı 1938 yılında piyasaya çıktı Superman çizgi romanı.
O zaman adı Action Comics'ti.
DC çizgi roman evreninin de...
Piyasayı çıkardığı ilk çizgi roman fasükülüydü.
Tabi bunun da öncesi var aslında 1800'lerin sonlarında gazetelerde çizgi bant olarak başlayan çizgi roman anlatım dinamiği daha sonra daha büyük sayfalara
daha sonra gazete eklerine ve en sonunda da 1938'de Kendi fasiküllerine yani ayrıca satılan birer dergi haline geldiler.
İşte bu anlatımın ilk karakteri ve ilk süper kahramanı da Süpermen'di.
Bir Google yaparsanız görürsünüz hani Süpermen'in ilk sayısı falan derseniz karşınıza çok ilginç ve bugün için belki de komik görünebilecek bir dergi kapağı çıkacak.
Bir arabayı başının üzerine kaldırmış bir kayaya vuruyor.
Çevresindeki insanlar korku içerisinde çığlıklarla ondan kaçıyorlar.
O zamanlar için çok etkileyici bir kapak olsa gerek.
Süpermen'in ve o fasikülün tarihteki yeri, önemi çok büyük.
Peki nasıl bir kahramandı, nasıl bir karakterdi Süpermen?
Süpermen dünyadan binlerce yıl daha gelişmiş bir medeniyetin yaşadığı Kripton diye Bir gezegenden dünyamıza gelmişti.
O gezegende artık kaynaklar tükenmişti.
Gezegen yok oluşa gidiyordu.
Ve Süpermen'in ebeveynleri de Süpermen'i bir bebek iken bir uzay gemisine bindirip dünyaya yolluyorlardı.
Ve Süpermen de Amerika'nın orta batısında yer alan ve biraz muhafazakar ve genel Amerikan değerlerini savunan bir memlekete Kansas'a düşüyordu.
İşte burada annesi ve babası birer çiftçi olan Süpermen...
burada büyülü ve temel Amerikan değerlerini muhafazakar Amerika'yı temsil eden, taşıyan bir karakter olarak karşımıza geliyordu.
Zaten Süpermen'in tipine, kılık kıyafetine, yüzüne falan bakarsanız gayet yakışıklı, temiz yüzlü, her zaman iyinin peşinden giden, iyi olmaya çalışan, erdemli değerleri savunan ve
kıyafetinde de Amerikan bayrağının renkleri olan Kırmızı ve mavi olan yani tam böyle muhafazakar Amerikan değerlerini taşıyan bir kahraman olarak karşımıza geliyordu.
Müthiş ilgi görmüştü ilk çıktığı günden itibaren DC çizgi roman evreninin patlamasının da öncü karakteri olmuştu zaten.
Başka DC karakterleri tabii ondan sonra ortaya çıktı.
Çizgi roman evreni tabii ki büyüdü büyüdü büyümeye de devam ediyor.
Bugüne kadar geldi diyebiliriz.
Peki Superman'in sinemadaki yolculuğu nasıl oldu diye soracak olursanız 1948 yılına gitmemiz lazım.
Superman ilk kez bir dizi film projesi olarak sinemaya uyarlandı.
1948'de, 1950'de ve 1951'de dizi filmleri yapıldı ve bunlar her ne kadar bugün için zayıf görünecek olsa da...
Kendi dönemleri için gayet sevilen, ilgi gören filmler oldular.
Bundan sonra 1978 yılı hem Süpermen için hem de Süper Kahraman filmleri için bir kilometre taşı teşkil eden Richard Danner
'ın yönettiği Süpermen filmine geliyoruz.
Bu film gerçekten çok özel ve önemli bir film.
O yıllar için büyük bir bütçe, özenli teknik işçilik, iyi oyunculuklar, iyi yönetmenlikler.
Yani bir sinema filmini iyi yapacak olan tüm bileşenler Superman filminde vardı.
Ve özellikle de bu filmin tanıtım afişin bir insanın uçtuğuna inanacaksınız gibi bir tanıtım cümlesiyle geliyordu bu film.
Şimdi o zamanlar tabi bilgisayarda tasarlanmış görüntüler yok, efektler yok, hiçbir şey yok.
pek de inandırıcı olmadığı dönemlerdeyiz.
İşte Superman'in uçtuğu sahneler, uçtuğu çekimler son derece ikna edici ve güçlü bir Superman portresi karşımıza getirmişti.
Ki Christopher Reeve, Superman'i oynayan oyuncu da kimine göre bugün için bile karşımıza gelmiş en iyi Superman'di.
Superman'in baş düşmanı olan Lex Luthor rolünde Gene Hackman'da son derece iyi bir kötü karakter karşımıza getiriyordu.
Yani her şekilde 78 tarihli Superman'in hem Superman karakterini hem de süper kahraman filmlerini yukarıya çeken çok önemli bir proje olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Şimdi bu Superman filminin başarısının üzerine 3 tane daha Superman filmi yapıldı ama bunların hiçbiri elbette öncü filmin gücünde ve değerinde değillerdi.
Tamam bu kadar dendi.
Ta ki 2006 yılına kadar, 2006 yılında Superman Dönüyor adıyla yepyeni bir Superman filmi yapıldı.
Bu filmin yönetmenlik koltuğunda çok sevdiğimiz, çok güçlü ve önemli bir yönetmen olan Bryan Singer vardı ki...
Küçük bir parantez açayım.
Bryan Singer X-Men evrenini sinema dünyasına uyarlayan isimdi.
İki tane X-Men filmi yapmıştı ve bu X-Men filmleri gerçekten çok başarılı olmuştu ki Marvel...
X-Men'lerin devamını yapması için de Bryan Singer'a tekrar teklif de götürmüştü.
İstiyorlardı yani Bryan Singer'ı.
Ancak Singer yeni bir Superman filmi yapabilmek için hem X-Men evrenini hem de Marvel evrenini bırakmıştı.
Bu gerçekten çok çarpıcı bir transfer diyebiliriz.
Çünkü X-Men'den ve Marvel evreninden Superman'e ve DC sinematik evrenine gelmişti Bryan Singer.
Şimdi Süpermen dönüyor nasıl bir filmdi?
Bu noktada sohbeti ikiye ayırmam lazım.
Eleştirel olarak film sevildi.
İzleyici notları da ortalama üstüydü.
Yani çok iyi olmasa da kötü bir film olarak da görülmedi.
Ama yani çok yüksek bir başarıya ulaştı da diyemeyiz Süpermen dönüyor için.
Benim fikrimi soracak olursanız da bence tertemiz kötü bir filmdi.
Birincisi senaryosu çok zayıftı bence.
İkincisi karşımıza getirdiği Superman karakteri de yani hem metin olarak zayıftı hem de görsel olarak zayıftı.
Superman'i oynayan Brandon Ruse bence hiç de iyi bir Superman olmamıştı.
Biraz fazlaca çocuksu, oyunculuğu da bence çok başarılı değildi.
Yani Bryan Singer'ın yaptığı Superman Dönüyor filminden hiç de ikna olmamıştım.
eleştirel notları çok kötü olmasa da DC Comics şirketinin beklentisini karşılayamamış olacak ki Superman Dönüyorum bir başka devam filmi yapılmadı.
Ve 2013'te Zack Snyder ve yeni DC sinematik evreni meydana çıktı karşımıza geldi.
Man of Steel bizdeki tam çevirisiyle Çelik Adam adıyla gösterime girdi.
Çok da başarılı olmadı. Birçok insan bu filmin de zayıf bir film olduğunu düşündü.
Yine bu noktada bu filmle ilgili sohbetimi de ikiye ayıracağım.
Bana sorarsanız ise çok iyi bir filmdi.
Bana göre 1978 tarihli Richard Dunlap'ın filminden bile daha iyi bir filmdi.
Bu noktada biraz detayı yayınlayacağım.
Bunun yani sebebini açıklamam lazım.
Neden böyle söylüyorum? Şimdi arkadaşlar Superman fazla yüzeysel.
derinliksiz, hiçbir ikna ediciliği ya da nasıl diyeyim böyle gerçekçiliği olmayan karton bir karakter.
Öyle diyelim. Şimdi tabii 1930'larda, 40'larda bir süper kahramanı ikna edici, gerçekçi, karakteri derinlikli olarak sunma zorunluluğu yok zaten.
Yani o kadar detaylı ve derinlikli bir karakter sunmalarını bekleyemeyiz değil mi?
Ondan dolayı işte Süpermen Hem çizgi romanlardaki hem de sinemadaki macerası boyunca hep dönemler boyunca derinleştirilmiştir.
Dönemler boyunca biraz daha ikna edici ve gerçekçi bir karaktere yani hem Clark Kent olarak karaktere hem de Superman olarak bir süper kahramana dönüştürülmeye çalışılmıştır.
Yani diyebiliriz ki daha kısa ifadeyle Superman başta son derece yüzeysel ve basit bir karakterdir.
ilerleyen yıllarda ve dönemlerde derinleştirilmiş ve gerçekçileştirilmiştir.
Süpermen'in böyle bir yolculuğu olmuştur yani.
İşte bu yolculukta 1978 tarihli Richard Donner'ın yaptığı filmde hiçbir gerçekçilik katılmamıştır Süpermen'e.
Tamam 78 tarihli Süpermen çok iyidir ama ortada yine bir derinlik yoktur.
Yine bir gerçekçilik yoktur.
Yine bir... İkna edicilik en azından dramatik olarak bir ikna edicilik yoktur.
İşte 2013 tarihli Zack Snyder'ın yaptığı Man of Steel'de Superman tarihinde ilk defa nereden geldin, süper güçlerini nasıl kazandı, geçmişin
nasıldır gibi sorular üzerine ikna edici ve doyurucu cevaplar vermişti.
Özelliği de Gücü de benzersizliği de bence buradadır o filmin ve aynı zamanda Superman Batman'in ifadesiyle sinir bozucu ve iyiliği
kötüye kullanılabilecek seviyede saf.
Bir, süper kahramandır.
Yani fazla iyidir Süpermen.
Bu da hiç ikna edici değildir.
Hele hele artık günümüzde yani 2000'ler sonrası sinemada saf böyle mükemmel karakterler hiçbir zaman bizi ikna etmediği için işte Süpermen de bu açıdan bir yenileme geçirmek
zorundaydı. Derinleştirilmesi gerekiyordu.
İşte Zack Snyder'ın Man of Steel filmi bunu hakkıyla yapmış bir filmdi arkadaşlar.
Bundan dolayı çok değerli ve çok önemlidir.
Belki de bu tarafı çok derin ve uzun olduğu için yani iki buçuk saatlik bir filmdi neredeyse ve filmin büyük kısmı Süpermen'in kendi gezegeni, oradan çıkışı, dünyaya
gelişi, dünyada evlat edilmesi, çocukluktaki macerası, ailesiyle ilişkileri falan hani o yüzeysel Süpermen tiplemesini derinleştirebilmek için işin dramatik tarafına
ve karakter tarafına O kadar fazla prim yapıyordu ki bir süper kahraman ya da bir aksiyon filmi olarak belki de biraz zayıf kalıyordu.
Yani bu filmin eleştirilmesindeki sebep yüksek olasılıkla budur ve ben bunu biraz anlayabiliyorum.
Çok da haksız bulmuyorum ama Superman'e derinlik katma isteği Zack Snyder'ın o kadar yüksekti ki buna saygı duyuyorum yani.
Ya ben diyorum özetle Man of Steel filminin...
Çok iyi bir film olarak karşılanmamasını gerçekten büyük üzüntüyle karşılamışımdır hep.
Neyse daha da derinleştirmeyeyim.
Yani bence Man of Steel çok iyi bir filmdi.
Ondan sonra Batman ve Superman Adaletin Şafağı.
Ondan sonra 2017 tarihinde Justice League.
Ve ondan sonra da Zack Snyder's.
Justice League diye Superman'in içerisinde olduğu başka DC sinematik evreni filmleri yapıldı ama bu filmlerin hemen hemen hepsi çokça eleştirildi.
İkinci film Batman ve Superman senaryosu çok zayıftı.
Ondan sonra Justice League filminde filmin yapımı bitmeden önce Zack Snyder'ın Kızı intihar etmişti ve elbette Zack Snyder için bu çok büyük bir yıkımdı
ve bunun üzerine tabii Zack Snyder filmden ayrılmak zorunda kalmıştı.
Snyder filmden ayrılınca da projenin başına ilk iki Avengers filmini yapmış olan ve Avengers evreninin baş yönetmeni olan Josh Whedon getirilmişti.
Bence bu çok büyük bir stratejik hataydı.
Marvel evreniyle DC evreni zaten farklı evrenler Marvel'ın patronunu siz getirip Justice League gibi bir filmin başına koyarsanız ortaya kaçınılmaz olarak melez bir film çıkacaktır
diye düşünmüştük biz o zaman ve gerçekten de öyle oldu.
Ortaya çıkan Justice League filmi son derece zayıf son derece yetersiz.
Zaten bundan dolayı da Zack Snyder'ın hayranları filme antipatik yaklaştılar, filmi bir nevi linçlediler ve Zack Snyder'ı tekrar Justice
League filminin yönetmenliğine davet ettiler.
Sürekli stüdyonun kapısını ve sosyal medyayı aşındırdılar.
Ve sonunda yaşadığı büyük yıkımı atlatan Zack Snyder...
tekrar DC sinematik evreninin başına geldi ve 2021 yılında Zack Snyder's Justice League tam çevirisiyle Zack Snyder
'ın Adalet Birliği diye bir film daha yaptı.
İlk film 2 saatti yani Josh Whedon'ın tamamladığı ancak Zack Snyder'ın Adalet Birliği ise 4 bölümlük bir mini dizi ya da eğer kabul ediyorsanız 4 saatlik
tek bir uzun metraj film olarak tekrar yapıldı.
Ve elbette bir önceki filmden daha iyi bir filmdi.
Ancak bir şekilde o Adalet Birliği projesi...
Olmadı arkadaşlar. Neticede başarıya ulaşmadı diyebiliriz.
Ve zaten ondan sonra da Zack Snyder DC sinematik evreninden ayrıldı.
Ve DC sinematik evreninin başına Marvel sinematik evreninin galaksinin koruyucuları filmlerini yapan James Gunn'ı getirdi.
Bu hata mıdır?
Doğru bir hamle midir?
Şimdiden onu öngörmek çok zor.
Kesin bir yargıya varamayız.
Ancak elbette...
Zack Snyder'ın hayranları bu hamleye karşı durdular.
James Gunn'ı baş yönetmeni olarak kabul etmediklerini dile getirdiler.
Yani diyebiliriz ki bu karar açıklandığından beri sosyal medyada sürekli bir James Gunn karşıtı.
Kampanya sürdürülüyor arkadaşlar.
Bu tartışma hala sürüyor ve sürecek gibi de görünüyor.
Şimdi evet bu tarih ve yakın dönem Süpermen özetinden sonra gelelim James Gunn'ın yönettiği Süpermen filmine.
Şimdi bu noktada buna girmeden çok küçük bir parantez daha açmak istiyorum.
Sohbeti uzatmak bazında kusura bakmayınız.
Şimdi ben kendi adıma...
Evet çizgi romanları severim çocukluğum boyunca ben de çizgi roman okudum.
Marvel ve DC ki çizgi roman şirketi ya tabi sinemada da rakipler çizgi roman dünyasında da rakipler.
Kendi adıma söylüyorum ikisini de severim.
Biraz daha DC tarafındayım ve gerçekten Zack Snyder'ın yönettiği DC sinematik evrenini ben çok seviyordum.
Ben de James Gunn'ın yeni baş yönetmen olmasını biraz böyle soğuk karşıladım diyebilirim.
Ama neticede sizi...
Bu yeni Superman filminin bir incelemesini sunabilmek için elbette tarafsız olmam lazım.
Şöyle söyleyeyim size arkadaşlar.
Film iyi bir film.
Genel izleyici kitlesi içerisinde olan bir sinema severseniz gidip bu filmi izlerseniz beğenirsiniz.
İyi bir kişi filmi olması için neler içermesi gerekiyor?
Bu film hepsini içeriyor.
Ama iyi bir DC filmi olmak için gerekenleri içermiyor.
James Gunn'ın filminde arkadaşlar hiçbir dramatik derinlik yok.
Sıfır yani. Süpermen burada bir tiplemeye dönüşmüş.
Yine yüzeysel bir Süpermen getirmiş karşımıza.
Yani hem çizgi roman tarihi hem sinema tarihi 1930'larda yazılmış son derece yüzeysel bir kahramanı dönemler ve çağlar boyu derinleştirmişken
James Gunn bu karakteri yine yüzeysel bir hale getirmiş.
İşte bu durumda Zack Snyder sevenlerin tepkisi haklı oluyor arkadaşlar.
Şimdi bu noktada filmin biraz öyküsünden size bahsetmeye çalışayım.
Şimdi film bundan önceki tüm süpermen filmlerinin projelerinin sonrasında geçiyor.
Yani Zack Snyder'ın yaptığı süpermenleri kabul ediyor ve onun devamını anlatmaya çalışıyor bu film.
Şimdi evet dünyada bir süpermen var.
Dünyayı korumuş. Dünyaya kötü adamlar gelmiş.
Hepsini dövmüş süpermen. Tamam güzel.
Herkes süpermeni seviyor.
Ve sonunda bir kötü adama yenilmiş.
İzlediniz mi fragmanı bilmiyorum.
Fragmanın başında Antarktika'da böyle yani devasa bir hani bembeyaz kar ve buz coğrafyasının içerisine Süpermen böyle taş gibi düşüyordu.
Fragman da öyle başlıyordu. Bu film de öyle başlıyor zaten.
Şimdi o Kripton'dan dünyaya gelmişti ya.
Onun geldiği bir uzay gemisi var.
O uzay gemisi aynı zamanda onun sığınağı gibi bir şey.
İşte orada karın altında.
Onun DNA'sını görünce gemi yüzeye çıkıyor.
Superman onun içerisine giriyor ve orada robotlar var.
Superman'i iyileştiriyorlar.
Tedavi ediyorlar. Ve Superman tekrar dünyaya dönüyor.
Ne oluyor? Şimdi Superman'in bir baş düşmanı vardır biliyorsunuz.
Lex Luthor. Lex Luthor Superman'i elbette öldürmek ve yok etmek istiyor.
Ama bu öldürme ve yok etmenin iki ayrı tarafı var.
Bir fiziksel olarak öldürmek, bir şekilde bedensel olarak Süpermen'i öldürmek.
Ama bir de ona olan sevgiyi halkın gözündeki Süpermen ve Süper Kahraman imajına öldürmesi gerekiyor.
Yani işin bir fiziki bir de manevi tarafı var.
Okey kendisi de Lex Luthor tabii ki çok zengin bir adam böyle.
Bir sürü teknolojileri var, bir sürü silahları var, bir sürü çevresinde savaşçı tipler var.
Hep birlikte Süpermen'i yok etmeye çalışıyorlar.
Ve Süpermen'in gemisinde de onun ebeveynlerinin Süpermen'e bıraktıkları bir mesaj var.
Bizim gezegenimiz yok oluyordu, biz seni dünyaya gönderdik.
Sen dünyada çok güçlü olacaksın, çok üstün yeteneklerin, becerilerin olacak.
Bunları dünyanın iyiliğine kullan, iyiliğin, onurun, adaletinden peşinden git gibi hem onun kabaca geçmişini anlatan hem de ona Moral veren onun anlamını
ortaya çıkarmaya çalışan bir mesaj var ancak bu mesajın bir kısmı bozukmuş.
Lex Luthor bu gemiye gelip o mesajın tamamına erişiyor ve orada dünyanın asla kabul etmeyeceği ebeveynleri tarafından süpermeni verilen bazı talimatlar var.
Bu talimatlar açığa çıkınca Süpermen'in dünya önündeki imajı bir anda yerle bir oluyor.
Süpermen bir anda dışlanıyor.
İşte Süpermen hem Lex Luthor'ın kendisini yani fiziksel olarak öldürme hırsını hem de halkın ve tüm dünyanın gözündeki imajını yok etmiş olma
durumunu ortadan kaldırmaya çalışacağı hem itibarını hem de hayatiyetini tekrar kazanacağı bir mücadeleye girişiyor.
Bu süreçte de Superman'in sevgilisi Louise Lane var.
Louise Lane bir şeyleri fark ediyor ve Superman'i yardımcı olmaya çalışıyor.
Şimdi bundan sonrasını anlatmayayım spoiler olur ama şimdi hikaye evet çok şey değil çok yaratıcı değil bildiğimiz hani Superman'in karşımıza gelebilecek normal bir hikayesi ama kötü de değil güzel.
Filmin teknik işçiliği iyi arkadaşlar.
Anlatımı çok güzel. Şıkır şıkır akıyor.
Yani iki saatte bütün olayı özetlemiş.
Karakterler güzel. Oyunculuklar güzel.
Yani teknik olarak en üst kalite gişe aksiyonu gişe süper kahraman filmiyle karşı karşıyayız.
Ancak filmin üç tane bence sıkıntısı var.
Birincisi sadece tekrar edeceğim.
Hiç detayına inmeyeceğim.
Derinliksiz bir film arkadaşlar.
Zack Snyder'ın yönetmenliğindeki tüm DC sinematik evreni filmlerinde bu vardı.
Ancak burada yok. Bu bir.
İkincisi film bir Marvel filmi gibi komik ve eğlenceli.
Şimdi bakınız bu kötü olmayabilir.
Bunu anlıyorum. Bazı DC filmlerinde de biraz daha esprili komikçe bizi gülümseten anlar vardı.
Ama bu filmdeki Marvel gibi yani cıvık bir Marvel filmindeki karakterler, espriler ve yana yüküler var burada.
Bu olmaz. Bakınız bu olmaz.
Sıkıntı 2. Ve sıkıntı 3.
Derinliksizlik dedim ya. Bu derinliksizlik diğer karakterlerde ve özellikle Lex Luthor karakterinde de karşımıza geliyor.
Mesela tamam Lex Luthor Superman'in baş düşmanıdır.
Sürekli bir düşman olmuştur.
Tamam. Neden? Bunu mesela bu film biraz derinleştirebilirdi.
Superman'i derinleştirmeye gerek yok belki.
Tamam. Hani diğer filmlerde çok derinleştirdi.
E burada biraz derinleştir.
Hiç öyle bir şey yok. Hiç karakterin sıfır derinlik.
Süpermen'in annesi babası mesela.
Bakınız çok önemli karakterler bunlar.
Süpermen'in ebeveynleri.
Çiftçiler Kansas'ta bir çiftlikleri var falan tamam.
Bu karakterler eski filmlerde ve özellikle Zack Snyder'ın evreninde baya derin anlatılmıştır.
Hiç burada öyle şeyler yok.
Burada bütün karakterler tipleme arkadaşlar.
Çok yüzeysel bir film.
Bu bağlamda sohbeti toplayayım.
Bir gişe filmi olarak izleyelim eğlenelim ondan sonra çıkalım gidelim güzel bir iki saat geçirelim diyorsanız iyi bir gişe filmi.
Ancak eğer DC sinematik evrenini Zack Snyder'ı Superman'i seviyorsanız James Gunn'ın Superman'ini yüksek olasılıkla yetersiz bulacaksınız arkadaşlar.
Tavsiye eder miyim?
Evet. belirttiğim şartlar dahilinde size Süpermen'i tavsiye ederim.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
