
Sinemasal Açılımlar 37 Sinema - Çizgiroman Birlikteliği Bölüm 1
24 Temmuz 2025 · 19 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu haftaki programımızda, Sinemasal Açılımlar Dosyamızın 37. Bölümü'nde, Çizgiromanların tarihinden, sinema ile yaşadığı etkileşimden ve bu iki anlatım türünün ortaklıklarından bahsettik. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Bu haftalık bu kadar dosyası altında da bir iki program yapmıştık.
İncelemek istediğimiz konular vardı.
İşte bütün bunlar birleşince çok uzun süredir sinemasal açılımlar yapamamıştık.
İşte bu hafta bu verdiğimiz arayı kapatacak içerikte bir program sunmaya çalışacağım size.
Şimdi çok büyük bir konu gerçekten arkadaşlar.
Bu nedenle de anlatmak istediklerimi tek bir programa sığdırmaya çalışmayacağım.
iki ayrı bölüm halinde özetlemeye çalışırsak herhalde daha rahat dinlenir bir program ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum.
Çizgi roman, sinema, çizgi romanın tarihi ve özellikleri, sinemanın tarihi ve özellikleri, kesiştiği noktalar, ayrıştığı noktalar ve özellikle de günümüzde artan çizgi roman uyarlamaları
üzerine dile getirilen şikayetler ki bu şikayetler Martin Scorsese ve Francis Ford Coppola gibi çok sevdiğimiz, çok değerli sinemacıları bile dile getirmişti.
Bir şablon üzerinden gidip sürekli aynı şeyi tekrar tekrar sunduklarını bir anlamda bir çocuk parkı ya da Luna Park hissi uyandırdıklarından bahsetmişlerdi.
Şimdi bütün bunları topladığımızda ilk bakışta çizgi romanın sinema üzerindeki etkilerinin İstenmeyen etkiler olduğu sanrısı ortaya çıkıyor.
Yani çizgi romanın genel olarak ucuz bir üretim olduğu pek de değerli bir anlatı biçimi olmadığı üzerine de zaten genel bir algı var.
Şimdi bundan da bahsedeceğim ama önce bir çizgi romanın tarihinden size bahsetmek istiyorum ben.
Şimdi çizgi roman üzerine çalışmış ya da çokça ilgilenen arkadaşlarım varsa belki onları rahatsız edebilecek seviyede bir kısa ve öz bir çizgi roman tarihi anlatımı
sunmaya çalışacağım size. Şimdi amacım tabi burada çizgi romanın tarihini detaylıca incelemek değil ama bu kaba anlatımdan bazı noktalara varacağım.
Bazı başka başlıklar ortaya çıkacak.
Ondan sonra sohbetimize öyle devam edeceğiz.
Şimdi çizgi roman 1896 yılında ortaya çıkmış bir anlatım türü.
Tabii ki çizgi romanın da başka ataları var.
Yani ta antik Yunanlara hatta ondan önce mağara resimlerine kadar gidebilirsiniz.
Neticede çizgi roman çizgi anlatımdan yani resimden ortaya çıkmış sanatlardan bir tanesi diyelim.
Bugün bizim anladığımız çizgi öykü ya da çizgi roman dediğimiz format 1896 yılında çıkıyor.
Ve çizgi bant ifadesini çizgi roman tarihi okuyorsanız mutlaka duymuşsunuzdur.
Çünkü çizgi romanlar zaten çizgi bantlardan başladı.
Ne demek çizgi bant? Gazetelerde bant şeklinde yani bir şerit şeklinde tek karelik karikatürler ya da belki...
Yan yana küçücük bir öykü anlatan en fazla 2-3-5 karelik anlatımlarla ortaya çıkıyor.
Bu mecranın adı konmuş ve bugün için çizgi romanın ilk öncü karakteri olarak kabul edilen karakterse Yellow Kid adlı bir karakter.
Şimdi çizgi roman bu şekilde doğuyor ve çok ilgi görüyor.
O çizgi bantlar Bir süre sonra yarım sayfalık öykülere, daha sonra tam sayfalık, iki sayfalık öykülere, ondan sonra gazetelerin eki olarak ayrı fasiküllere ve en sonunda
da 1938 yılında ayrıca satılan bir çizgi roman dergisine evriliyor.
Bu ilk çıkan ve satılan çizgi roman dergisi hangisi?
Action Comics adıyla satılan ve bizim bugün Superman olarak tanıdığımız karakter arkadaşlar.
Yıl kaç? 1938.
Şimdi bu noktada küçük bir parantez açmaya çalışayım.
Benim bu size anlatacağım çizgi roman tarihi Amerika'daki çizgi roman tarihi.
Dünyada temel olarak 3 ayrı çizgi roman üreticisi merkez var.
Bir tanesi elbette Amerika.
Bir tanesi Avrupa.
Ancak tüm Avrupa çizgi romanını aslında Avrupa çizgi romanı başlığı altında tasnif etmek çok güç.
Çünkü neticede bir ülkeden değil bir kıtadan bahsediyoruz.
Burada çok sayıda ülke var.
Fransa var, Almanya var, İngiltere var, Belçika var, İtalya var.
Bunların hepsinin kendi içerisinde ayrı çizgi roman alışkanlıkları var ama bugün o kadar detaya inmeyeceğim.
Kabaca Avrupa çizgi romanı diye bir başlık açacağım.
Onun altında da başka birkaç şey söyleyeceğim.
Üçüncüsü... de elbette uzak doğu.
Özellikle Japonya, manga ve anime kültürü, tabii ki Çin ve diğer uzak doğu ülkeleri buradaki çizgi roman kabulü teknikleri, tarif bu Avrupa ve Amerika'dan çok ayrı.
Çok bağımsız. Onların bambaşka bir tarihsel gelişimi var.
Bugün ona girmeyeceğim. Onun için apayrı bir çalışma ve araştırma yapmak gerekir.
Amerikan çizgi romanından devam edelim.
Evet 1938 yılında çizgi roman ...Action Comics ve Superman ile...
...kendi fasikülüne formatına kavuşuyor.
Bundan hemen sonra...
...39 yılında Batman çıkıyor...
...ve ondan sonra da...
...Amerikan çizgi romanı...
baş döndürücü bir hızla gelişiyor.
Yüz binlerce, milyonlarca çizgi roman satılıyor her hafta.
Şimdi bu noktada şuna dikkatinizi çekmek istiyorum.
Şimdi biz Türkçe'de çizgi roman diyoruz.
Bizim verdiğimiz, uygun gördüğümüz isim bu.
Şimdi bu çok güzel bir isim arkadaşlar.
Çizgi roman. Çizgiyle anlatılan roman.
Ya da çizgi öykü diyebiliriz.
Bunu pek kullanmıyoruz ama kullanmamız lazım aslında.
Şimdi Türkçe'deki bu isimler gerçekten güzel.
Yani mecrayı Güçlü ve saygıdeğer gösteren isimlendirmeler bunlar.
Ancak İngilizce'de bizim çizgi roman dediğimiz şeyin karşılığı ne?
Comics, comic book, funny book, comic paper ya da funny paper gibi isimler vermişler.
Bu isimlendirme aslında çizgi romanın ta 1930'lara 40'lara kadar imajını ve toplum gözündeki değerini belirleyen en önemli etken
olmuş. Komik yani hani eğlence çok da itibarlı bir şey değil çok da önemli değil bir anlatı biçimi değil bir sanat değil gibi bir imaj oluşturmuş.
İşte bundan dolayı o en başlarda yani Yellowkit'in çıktığı çizgi bantlar işte gazete ekleri gazete sayfalarındaki o anlatım ta 1940'lara kadar.
Entelektüel kitle tarafından, yetişkinler tarafından pek de dikkate alınıp saygıdeğer bulunmamış.
İşte ne zaman Süpermen çıkıyor, kendi fasikiri çıkıyor çizgi romanların, çizgi roman gerçekten ciddiye alınan ve dikkate değer bir anlatım biçimi olarak görülmeye başlanıyor.
1940'taysa... Çizgi roman tarihinin yani muhtemelen en önemli ve en güçlü ismi birçok kişi için de çizgi romana sanat payesi verilmesini sağlayan
isim olan Will Eisner sahneye çıkıyor.
Şimdi Will Eisner'dan birazdan ayrıca bahsedeceğim.
Şu noktaya dikkat çekeyim.
Yani çizgi roman...
1938'de kendi formatına ve ortamına kavuşuyor.
Bundan hemen 2-3 yıl sonra da bir sanat ve çok önemli bir anlatım biçimi olarak kabul görüyor.
Bu arada tabii şu en önemli iki büyük çizgi roman şirketinden de bahsedeyim size.
Şimdi bu fasiküllere kavuşma ne zaman dedik?
1938. Hangi karakter?
Süpermen. Action Comics hangi şirketin altından çıkıyor?
DC Comics. Yani bugün de bizim tanıdığımız bildiğimiz çok sayıda karakteri ortaya çıkarmış olan işte Süpermenler, Batmanler, Wonder Womanlar.
Bunlar hepsi DC Comics'ten çıkıyor.
DC Comics ise 1934'te kuruluyor.
Bakınız kendi fasikülüne ulaş.
4 yıl önce.
Peki diğer en önemli şirket hangisi?
Marvel Comics. O ne zaman kuruluyor?
1939'da. Yani DC'den yaklaşık 5 yıl sonra kuruluyor.
Evet, DC Comics kendi fasiküllerine kavuşup böyle yüz binler, milyonlar satmaya başladıktan sonra Marvel kuruluyor.
O da kendi karakterlerini ortaya çıkarıyor ve çizgi roman dünyası gerçekten patlıyor gidiyor.
Şimdi bu süreç...
Bu firmaların bu kadar yüksek satış rakamlarına ulaşmasının temelinde çok ilginç bir nokta var.
Hangi nokta biliyor musunuz arkadaşlar?
Savaş. Özellikle 2.
Dünya Savaşı. Şimdi bu savaş psikolojisi, savaş hissiyatı kahramana ihtiyaç duyuran bir atmosfer.
Savaş atmosferi.
Bundan dolayı da tüm dünyadaki tüm ordu mensupları çok yüksek oranda çizgi roman ve özellikle de süper kahraman öyküleri okuyorlar.
İşte ondan dolayı zaten DC ve Marvel büyük bir patlama yaşıyor.
Ancak ne oluyor?
1944'te 2. Dünya Savaşı bitiyor.
Bu çizgi roman tüketicisi olan kitle yani askerler çoğunlukla genç ve orta yaşlı erkekler bunlar elbette.
Kendi ülkelerine dönüyorlar, ailelerinin yanına dönüyorlar ve çizgi roman satışları ciddi biçimde düşüyor.
Tam da bu sırada başka bir çizgi roman şirketi kuruluyor ve Çizgi roman dünyasını etkisi altına alıyor.
Bu hangisi? E.C.
Comics. Educational Comics.
Yani eğitici çizgi roman diye bir şirket.
Bu E.C. Comics'in kurucusu Max Gaines diye bir adam.
Eğitici çizgi romanlar ortaya çıkarıyor.
Askerlere hitap eden süper kahraman öyküleri.
Aksiyon, vurdu kırdı, savaş değil.
Daha gençlere, çocuklara hitap eden eğitici.
Biraz da yumuşak öyküler.
Ancak kısa bir süre sonra.
Max Gaines ölüyor ve onun oğlu şirketi alıyor.
Ve bundan sonra da İkinci Dünya Savaşı ile birlikte süper kahraman öyküleri kenara atılınca EJ Comics yani Educational Comics dediğimiz şirketin adı değişiyor.
Entertainment Comics oluyor yani eğlenceli çizgi roman gibi bir şey.
Ancak bu eğlence ifadesi biraz kandırıkçı bir ifade.
Çünkü bu şirket bundan sonra...
son derece karanlık öyküler ortaya çıkarmaya başlıyor.
Korku var, suç öyküleri var, öldürme var, kan var, vahşet var, seks var.
Yani aslında ortaya çıkış amacına tam ters biçimde Çocuklardan uzak tutulması gereken her türden öyküyü AJ Comics anlatmaya başlıyor.
Ve 50'ler de zaten Amerika'da muhafazakar politik görüşlerin yüzeye çıktığı bir dönemdir.
Bir korku iklimidir yani 50'ler Amerikası.
İşte komünist avı McCarthy dönemi.
Ortalık çok karışık. İşte tam bu sırada...
Tırnak içinde kirli çizgi romanların artmasıyla toplumda çok ciddi bir tepki oluşuyor.
Ve o zaman için Amerika'da meşhur olan bazı psikologların, sosyologların bu çizgi romanların çocukları zehirlediği üzerine demeçler vermesiyle çok ciddi bir tepki
doğuyor. Çizgi romanlar yakılıyor.
Bir baskı ortamı ortaya çıkıyor.
Ve bu şekilde çizgi roman şirketleri de ortaya...
bir çizgi roman nizannamesi diye isimlendirdikleri aslında yani düpedüz bir sansür uygulaması olan bir düzenleme metni ortaya çıkıyor.
Bu süreçten sonra da bu düzenleme metninin armasını almayan yani üzerinde bu çizgi roman yeni düzenlemelere uygundur gibi bir ibare olmayan çizgi romanlar dağıtımcılar tarafından
dağıtılmamaya başlıyor.
Ve tekrar meydan süper kahramanlara kalıyor.
O aralar DC ve Marvel'ın işleri çok iyi değil ancak işte 1950'lerin ortasından sonra tekrar süper kahraman çizgi romanları üretilmeye başlanıyor.
Ta ki 70'lerin ortasına sonlarına kadar yani 1950'lerden sonra yaklaşık bir 20 yıllık bir dönemde Amerika'daki çizgi roman dünyasının bir duraklama dönemi yaşadığını söylüyor.
1970'lerden sonra yepyeni bir nesil geliyor.
Tabii ondan sonra artık dünya değişmiş, Amerika değişmiş.
Uyuşturucu, seks ve rock'n'roll işte Woodstock tüm kültür her şey değişmiş.
80'ler 90'lar bambaşka bir Amerika ve dünya ortaya çıkmış.
İşte bu değişimden yola çıkan yepyeni bir çizgi roman yazarı, çizeri, sanatçısı ortaya çıkıyor.
Ve ondan sonra çizgi romanlar özellikle...
Daha önce E.C.'nin karanlık öyküleri var dedim ya 1950'lerde Sansüre oraya.
Ondan önceki süper kahramanlar nasılsa onların yeni uyarlamaları yapılıyor 70'lerde ve 80'lerde ancak bunlar karanlıklaştırılıyorlar.
O 40'ların 50'lerin süper kahraman öyküleri genellikle İyimserlik aşılayan öykülerdir ama işte bu 80'lerdeki 90'lardaki süper kahraman öyküleri neredeyse 40'lardaki
iyimser çizgi romanlarla 50'lerdeki karanlık çizgi romanları birleştiren bir yapı ortaya çıkarıyorlar.
İşte 90'lardan sonra da çizgi romanlar tekrar bir itibar kazanıyor.
Günümüze kadar geliyor. Şimdi bu çizdiğim Amerikan çizgi romanı tarihi sinemanın tarihiyle Şaşırtıcı bir ortaklık ortaya çıkarıyor.
1896'da çizgi roman ortaya çıktı.
Sinema ne zaman çıktı? 28 Aralık 1895.
Yani neredeyse 1896 yani.
3 gün sonra 96 geliyor diyelim.
İşte bu bağlamda diyebiliriz ki çizgi romanın da sinemanın da ortaya çıkışı hemen hemen aynı dönem.
Sinema... İlk dönemlerde Amerika'da Nickelodeon'larda sunulan son derece ucuz, itibarsız bir anlatım biçimi olarak görülüyordu.
Aynen çizgi romanlarda ilk çıktığında Comics isminden yola çıkarak ciddiyetsiz ve önemsiz bir anlatım biçimi olarak görülüyor.
Sinema 1920'lerde Chaplin'le, Buster Keaton'la bir itibar kazanıyor ve özellikle 1940'ta Yurttaş Kane Ve Orson Welles'le bir
sanat olarak zirvesine ulaşıyor.
Aynı şekilde çizgi romanda da 1940'larda Will Eisner'la bir sanat statüsüne erişip itibar kazanıyor.
Ondan sonra çizgi romanlar nasıl 1950'lerde sansüre uğradıysa sinema biraz daha önce 1920'lerin ortasında sansüre uğruyor.
Ama ikisinin de sansüre uğradığı bir dönem var bakınız.
Ondan sonra nasıl çizgi roman 50'lerde 60'larda bir duraklama dönemi yaşıyorsa sinemada 1950'lerde özellikle 60'larda bir duraklama dönemi yaşıyor.
Ondan sonra nasıl...
Çizgi roman 70'lerde tekrar bir patlama yaşıyorsa yine sinemada 1970'lerde bir patlama yaşıyor.
Bakar mısınız ne kadar ortak ne kadar yakın.
Yani özetle şimdiki sohbetimize kadar diyebiliriz ki sinema ve çizgi roman benzer geçmişlere sahip son derece yakın ve birbirine benzeyen birbirine etkilemiş iki anlatım
biçimi ve iki sanat arkadaşlar.
Şimdi gelelim.
Sinemadaki çizgi romanın tarihine.
Sinemada hangi çizgi roman uyarlamaları tarihten bugüne kadar gelmiş.
Şimdi sinemadaki ilk çizgi roman uyarlaması 1936 yılında yapılan Flash Gordon.
İlk fasikül Süpermen ne zaman çıkmıştı?
1938. Yani çizgi roman henüz kendi medyumuna ulaşmadan önce zaten sinemayla bir ortaklık kurmaya başlamış.
Bizdeki adı nedir Flash Gordon'un?
Baytekin. Flash Gordon büyük etki yarattığı için ondan sonra bir sürü devam filmi yapıldı ve dünyada da farklı farklı ülkeler Baytekin uyarlamaları yaptılar.
Zaten... Türkiye'de de bizim ülkemizde de bir Baytekin uyarlaması yapıldı 1967 tarihlidir ama o zamanlar için tabii ki o imaj olarak hani biraz ucuz ya bunlar
ucuz üretim olarak görülüyor ya 1950'lerde 60'larda görece düşük bütçeli biraz daha zayıf teknik işçilikli Çok sayıda çizgi roman uyarlaması yapılıyor.
Ta ki 1978 yılına Süpermen'e gelene kadar.
Ancak Süpermen'e gelmeden önce bir ara verelim mi?
Verelim bence daha anlatacak çok şeyimiz var gerçekten.
Önümde çok sayıda madde, çok sayıda başlık var.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Bir
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
