
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu hafta Sinematris'te, 2024 Yılının sinemasal bir özetini, akılda kalan başlıklarını, önemli projelerini ve sinemacılarını, etkinliklerini konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Bu programda özetlemeye çalışacağız.
Ama önce şöyle kısa bir özet geçeceğim ama sadece 2024 yılı üzerine değil tabii.
Son 10 yıl, son 20 yıl sinemada nasıl bir eğilim, nasıl bir dönem içerisindeyiz?
Kısaca da ondan bahsedeyim diyeceğim ama aslında bunu Sinematris'tlerde sürekli söz konusu ediyoruz zaten.
Ne diyoruz? 2000'li yıllar kendisinden önceki dönemlere, 10 yıllara göre hiç de iyi değil.
Sinema iyiye gitmiyor.
Nitelikli, iyi, kalıcı ve hani bizi çok etkileyen böyle çok hani unutamayacağımız dediğimiz film sayısı giderek azalıyor.
Kötüye gittiğini düşünüyoruz genel olarak hani sinema adına biraz olsun fikir öğreten herkes hemen hemen bu konuda hemfikir.
Ama elbette hani karşımıza iyi filmler gelmiyor da değil yani her yılda mutlaka birkaç tane iyi film.
İzliyoruz elbette ki zaten hani eskiden her şey daha iyiydi her şey kötüye gidiyor demek biraz da aslında alıştığımız bir şey belki de.
Herkes kendi dönemini kutsuyor.
Kendisinden sonraki dönemleri biraz böyle karalıyor gibi bir durum var.
Ama genel olarak tabii 90'ları düşündüğümüzde hani şu an 2020'lerdeyiz.
2000'lerde başlayan bir sinema döneminin hala devam ettiğini düşünecek olursak 90'ların sonu çok iyi bir dönemdi.
Gerçekten iyi bir dönemdi.
Ondan sonraki sinemanın kendisinden önceki döneme göre gerçekten çok da güçlü olmadığını iddia etmek hani pek de abartılı bir söylem olmaz diye düşünüyorum.
Şimdi 2024 yılı aslında biraz da kendi içinde ilginç bir seyir izledi.
Nasıl biliyor musunuz? 2024 yılının hem eleştirel anlamda hem de gişe anlamında Bekleneni veremeyen filmlerinin büyük çoğunluğu yılın ilk 6 ayında gösterime girdi.
Yani ilk 6 ayda Haziran ya da Temmuz aylarına kadar Hollywood'un özellikle gişe getirileri gerçekten çok kötü gidiyordu.
Mesela birkaç tane örnek vermeye çalışayım size bu yılın hayal kırıklıkları açısından.
Mesela... Hayalet Avcıları Ürperti filmi çok iddialı gösterime girmişti ama gişede battı ve eleştirel olarak da hiç iyi puanlar almadı.
Maymunlar Cehennemi filmi her ne kadar gişede başarılı olsa da eleştirel olarak pek de başarılı olmadı.
Godzilla and Kong filmi yine gişede kötü bir seyir izlemedi ama eleştirel olarak baya kötüydü.
2024'ün merakla beklenen filmlerinden bir tanesi olan Furiosa Mad Max Saga filmi.
Eleştirel olarak çok kötü değildi ama ne yazık ki gişede çok kötü bir performans sergiledi.
Sonlara doğru Aralık ayında gösterime girmiş olan ben bunun üzerine de bir program yapacaktım.
Yapmak istiyordum ama bir türlü fırsat olmadı.
Gündem çok yoğun olduğu için yani bu filmi anlamadım ama Yüzüklerin Efendisi Rohirrim Savaşı bir anime olarak yapıldı ve gösterime girdi.
Hem eleştirel anlamda hem de gişede hiç de başarılı olmadı.
Beni Ay'a Uçur filmi yine hem eleştirel anlamda hem de gişede hiç de başarılı bir seyir izlemedi.
Onun dışında Marvel evreninin bu yılki en iddialı filmlerinden bir tanesi olan Madam Web filmi gerçekten böyle inanılmaz bir hayal kırıklığıydı.
Yani hani bekleneni veremedi demeyeceğim.
Neredeyse yerlerde süründü böyle.
Linç edildi film ve gerçekten çok kötüydü.
Hem gişede başarılı olamadı hem de eleştirel anlamda son derece kötü notlar aldı.
Şimdi bu yılın hani hayal kırıklıklarından bir tanesi demeyeceğim.
Hani o kadar kötü olmadı ama Ridley Scott'ın son filmi Gladiator 2 gişede bekleneni veremedi aslında.
Şimdi bence kötü bir film değildi hatta iyi bir filmdi.
Notları da orta üstü gibi böyle iyiye yakın gişede de 450 milyon dolar civarında hasılat yaptı ama 350 milyon dolara mal olduğu düşünülürse aslında Gladiator 2'nin gişede
çok böyle hani bekleneni veremediğini söylemek çok da abartılı bir ifade olmaz.
Her ne kadar Ridley Scott ben filmin gişesinden mutluyum ve Gladiator'un 3.
bölümünü de mutlaka yapacağım diye bir açıklama yapmış ve Gladiatory 2024'ün başarılı olan filmlerinin arasında saymaya çalışmış olsa
da aslında yine de Gladiatory 2'nin çok da başarılı olmuş filmlerin arasında olmadığını söyleyebiliriz.
Ancak 2024'te hayal kırıklığı deyince...
Özellikle 3 tane film sayacağım size arkadaşlar.
Bunlar gerçekten yani hem eleştirel anlamda hem de gişede çok kötü bir seyir izlediler.
Bir tanesi The Crow filmi.
90'ların efsane filmlerinden bir tanesi olan The Crow.
Karga'nın yeniden çevrimi yapıldı ancak keşke yapılmaz olaydı dediğimiz seviyede.
Kötü bir filmdi ve gişede de başarısız oldu.
Bir başka başarısızlıksa Joker ikili delilik filmiydi elbette.
Çok kötü bir filmdi.
Yani sinema tarihinin en sevdiğimiz kötü karakterlerinden biri olan Joker'i perişan etti diyebiliriz.
Yani neredeyse biz Joker sevenler bu filmi görmemeyi diledik diyebilirim.
Ama hani şu ana kadar andığım filmlerin hemen hemen hepsini bir kenara atıyorum.
Özellikle bir tane film 2024'ün hayal kırıklıkları deyince tek başına neredeyse bir efsane oldu diyebiliriz.
Hangisi? Elbette Francis Ford Coppola'nın Megalopolis'i.
Film öylesine linç edildi.
Gişe'de öylesine bir başarısızlığa imza attı ki yani hani 2024'ün değil artık son 10 yılın son 20 yılın belki de en büyük hayal kırıklığıydı diyebiliriz.
Megalopolis'i Francis Ford Coppola tamamen kendi bütçesinden yaptı.
120 milyon dolara mal olan film Gişe'de sadece 14 milyon dolar hasılat yapabildi ve gerçekten eleştirel olarak da hani notları son derece düşük.
Benim şahsi fikrim o kadar da kötü bir film değil bence.
Hatta yani orta üstü diyebilirim yani.
Yılın kötü filmlerinden bile değildi bence.
O kadar bir gazla gösterime girdi ki böyle ve o kadar uzun süredir üzerine haberler yapılıyordu ki.
Ve elbette de Francis Ford Coppola çok uzun süredir yani neredeyse 20 yıldır pek de önemli bir projeyle karşımıza gelmemişti.
Yani ondan dolayı elbette Megalopolis...
çok büyük beklentileri taşıyan bir filmdi.
İşte ondan dolayı da hani bu kadar büyük beklentiler söz konusu olunca ortalama üstü bir film karşımıza gelince elbette insanlar da filmi linçledi.
Filmin ilk gösterimi Kaan Film Festivali'nde yapılmıştı.
Anlatılanlara göre sadece Coppola'nın bizzat katıldığı gösterimde böyle film alkışlanmış falan ama onun dışında hani neredeyse yuhlanmış seviyede linç edildi.
Diyorum hani Megalopolis gerçekten 2024'ün en kötü hatırlanan en büyük hayal kırıklığı olan filmlerinden bir tanesiydi.
Şimdi biraz gişeden bahsedelim hep hayal kırıklıklarından bahsetmeyelim.
Evet dedik ya 2024'te Hollywood ilk 6 ayda çok kötü bir seyir izlemişti ama ikinci yarıda öyle bir toparladı ki hani bu çizgiyi de özellikle Haziran
-Temmuz aylarında gösterime giren Inside Out 2 filminden çekeceğim.
Inside Out 2 2024'ün gişe şampiyonu oldu.
1.7 milyar dolar hasılatla yılın en çok izlenen filmi oldu.
Ondan hemen kısa süre sonra gösterime giren Deadpool and Wolverine filmi de yaklaşık 1.4 milyar dolar hasılatla yılın en çok izlenen ikinci filmi
oldu. Üçüncü film Çılgın Hırsız 4 yaklaşık 1 milyar dolar hasılat yaptı.
Son aylarda Kasım ayında gösterime giren Moana 2 yine yaklaşık 1 milyar dolar hasılat yaptı.
Ve 2024'ün başarısız olduğu dedim ilk 6 ayının tek neredeyse gişe başarısı filmi Dune bölüm 2 idi.
O da 700 milyon doların üzerinde hasılat yaptı.
Ondan sonra Wicked, Godzilla and Kong, Kung Fu Panda 4, Mufasa Lion King ta Aralık ayında gösterime girmişti.
O da bayağı iyi hasılat yapan filmler arasındaydı.
Hani ilk 10'u hani 10.
filmde Venom son danstı zaten.
Hani eleştirel olarak iyi olmasa da hasılatı hiç de fena değildi diyebiliriz.
Hani bu ilk 10 filmin hani çok büyük bir çoğunluğu 1-2 tanesi hariç hemen hemen hepsi 2024'ün İkinci altı ayında gösterime girdi ve 2024'ü hani gişede kurtardılar
diyebiliriz. Şimdi eleştirel olarak özellikle iyi anılan ve yılın hani en iyi filmleri diyebileceğimiz birkaç filmden bahsedeyim size.
Şimdi bana göre de zaten hani 2024'ün en iyi filmi ve eleştirel olarak da gerçekten böyle hem en çok alkışlanan ve takdir edilen film elbette Dune
bölüm 2 idi. 2024'ün en iyi filmi bence Dune bölüm 2.
Onun dışında Alien Romulus Ridley Scott'ın başlattığı ve artık 6.
bölümde yönetmenliğini Fede Alvarez'e devlettiği Alien Romulus bu yılın hem yüksek puanlı iyi de hasılat yapan beğenerek izlediğimiz ve güzel hatırladığımız filmlerinden bir tanesiydi.
Tim Burton'ın 80'ler efsanesi Diddle Juice'un devam filmi.
Beetlejuice 2 yılın yine keyifle hatırladığımız hem eleştirel anlamda hem de kişide başarılı olan filmlerinden bir başkasıydı.
Fransız sinemasının bu yılın en büyük yapımlarından bir tanesi olan Monte Cristo Conto.
3 saatlik devasa bir tarihsel filmdi.
Bütçesi iyiydi, ölçeği iyiydi, oyunculukları, senaryosu, sanat yönetimi hemen hemen her açıdan gayet iyi bir filmdi 2024'ün.
Yine keyifle hatırladığımız filmlerinden bir tanesi olarak kayıtlara geçti.
Yine hem altın kürelerde boy göstermiş olan hem de yüksek olasılıklı Oscar'larda da boy gösterecek olan Edward Bergen'in Conclave filmi.
Gayet başarılı bir filmdi.
Çok böyle sevilerek hatırlanacaktır diye tahmin ediyorum.
2024'ün yine çok ilginç filmlerinden bir tanesi diyelim.
İngiliz oyuncu Hint asıllı Dev Patel'in ilk yönetmenlik denemesi olan Monkey Man maymun odam filmi.
2024'ün gerçekten en ilginç filmlerinden bir tanesiydi.
Çok farklı bir filmdi.
Çok şiddet dolu bir filmdi.
Çok sürükleyici bir filmdi.
Çok enteresan bir filmdi.
Böyle felsefi alt metinleri, yana yüküleri falan vardı.
Dev Patel ilk yönetmenlik denemesinde gerçekten iyi yönetmenlik sergileme konusunda akılda kalıcı bir...
Azim örneği gösterdi gerçekten Monkey Man'de.
En güzel hatırlanan filmlerinden bir tanesi oldu.
Yine 2024'ün en çarpıcı filmlerinden bir tanesi hem Altın Köleler'de birçok ödül almış ve yüksek olasılıkla Oscar'larda da boy gösterecek olan ancak ne
yazık ki halen Türkiye'de gösterime girmemiş ve hiçbirimizin de izleyemediği Brutalist filmiydi.
Brady Corbett altın kürelerde en iyi yönetmen ödülü aldı.
Filmin başrolündeki Adrian Brody altın kürelerde yine erkek oyuncu ödülü aldı.
Gerçekten Brutalist'in puanları çok yüksek.
Yılın en iyi filmlerinden bir tanesi olduğu söyleniyor Brutalist'in.
Umuyorum ki Oscar'lara kadar bu filmi izleyebiliriz ki Brutalist üzerine bir şeyler söyleyebiliriz.
Yılın başka önemli filmleri ise elbette Cannes Film Festivali'nde daha çok adını duyuran çok çarpıcı filmler.
Bir tanesi neredeyse 2024 yılını domine eden Cevher filmi değil mi?
The Substance gerçekten...
Rüzgar gibi esti.
Kan Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülü aldı ama ondan önce de çok çarpıcı bir fragmanla adını duyurdu böyle.
Çok fragman müthişti gerçekten.
Yani 2024'ün en iyi fragmanı herhalde The Substance'da diyebiliriz.
İyiydi bir filmdi bence yani vardı ufak tefek eksiklikleri sıkıntıları ama bence yine 2024 yılı deyince ilk akla gelecek filmlerden bir tanesiydi.
Bir başka önemli film ve kan film festivalinde de altın kürelerde de adını...
duyurmuş Emilia Perez filmiydi.
Her ne kadar ben üzerine yaptığım programda kötü yönde eleştirilecek çok fazla detayı alt metni vardı Emilia Perez'in.
Kötü bir film diyemeyeceğim yine iyi bir film diyebilirim ama eleştirdiğimiz taraflarını da anmadan geçemeyeceğim bir film gerçekten Emilia Perez.
Onun dışında tabii ki Cannes Film Festivali'nde altın palmiyeyi alan Anora filmi yılın yine gayet çarpıcı önemli filmlerinden bir tanesiydi.
Bu yıl çok sevdiğimiz İspanyol yönetmen Pedro Almodovar yandaki oda filmiyle 2024'ü renklendiren, zenginleştiren yönetmenlerden bir tanesi oldu.
Çok seviyoruz değil mi Pedro Almodovar'ı elbette.
İşte bu yandaki oda filmi de Pedro Almodovar'ın filmografisinde böyle en üste sayacağın filmlerden bir tanesi değil ama Yine de iyi bir filmdi.
Onun sinemasının hemen hemen bütün özelliklerini barındıran çok böyle güzel tatlış diyorum hani yılı zenginleştiren ve Pedro Almodovar'ı da bize hatırlatan güzel hatırlayacağımız filmlerden
bir tanesi oldu diyebiliriz.
2024'ün ilginç projelerinden bir tanesi de Kore'den gelen Exuma diye bir filmdi.
Kore sinemasının tabi son yıllardaki yükselişinden hemen hepimiz haberdarız.
Harika projeler geliyor Kore'den.
İşte Exuma da gerçekten farklı bir filmdi.
Hatta Kore sineması içerisinde bile biraz farklı olarak görülebilecek bir filmdi.
Doğaüstü polisiye gerilim diyebileceğimiz ilginç bir tür kırmasıydı.
Yani 2024 deyince aklımızda kalan ilginç keyifli projelerden bir tanesiydi Exuma.
Şimdi yılın parlayan yıldızlarından bahsedelim mi?
Bu yıl birkaç tane oyuncu hani hemen hepsi zaten tanıdığımız isimler ama yine onları bir analım böyle 2024'te kimler öne çıktı?
Diyebiliriz ki 2024 yılı Demi Moore'un yılıydı.
Elbette The Substance filminde öyle bir performans sergiledi ki zaten altın kürelerde en iyi kadınca ödülünü aldı.
Reklamlar, programlar, internette böyle işte Instagram'da falan her yerde.
Bütün internet ortamlarında sinema ortamlarında Demi Moore parladı.
Onun dışında Margaret Coiley yine Demi Moore'un The Substance'daki rol arkadaşı.
Yılın parlayan yıldızlarından bir tanesi oldu.
Onun dışında Kayleigh Spani yeni çıkmış bir yıldız diyebiliriz.
Hani bundan önce de elbette projeleri var ama 2024'te gerçekten çok parladı.
İki tane harika filmle kapattı yılı Kayleigh Spani.
Bir tanesi az önce andığım yılında.
en iyi filmlerinden bir tanesi olarak anılabilecek Elyon Romulus filminin başrolündeydik Yael Spini ve bir de Civil War İç Savaş filminin de en önemli rollerinden
bir tanesinde bulundu.
Çok da güzel performans sergiledi bu iki filmde de ve 2024'ün parlayan yıldızları arasına girdi diyebiliriz.
2024'ün bir başka parlayan yıldızı, zaten son birkaç yılın parlayan yıldızı diyebiliriz Zendaya için.
2024'ün de parlayan yıldızlarından bir tanesiydi Zendaya.
2024'ü...
İki tane parlak filmle kapattı.
Bir tanesi elbette Dune Çöl Gezegeni bölüm 2 idi.
Orada tabii başrolde zaten en önemli rollerden bir tanesinde.
Ve bir de rekabet filminde başroldeydi.
Ve buradaki performansıyla altın kürelerde de en iyi kadın oyuncu dalında aday olduğu ödülü alamadı.
Ama yine de adaylıkta olması da başarıydı diyebiliriz.
Bir başka yılın parlayan yıldızı.
Yine de son birkaç yılın parlayan yıldızlarından bir tanesi olarak anabileceğimiz Timothee Chalamet elbette.
Timothee Chalamet de bu yılı iki parlak performansa karşıladı.
Bir tanesi yine Dün Çöl Gezegeni'ndeki başrolü elbette ve bir tanesi de Complete Unknown filmindeki Bob Dylan performansı müzik tarihinin elbette
en önemli kişiliklerinden, müzisyenlerinden biri olarak kabul edilebilecek.
Bob Dylan'ı canlandırdığı performansı daha şimdiden çok övülüyor.
Yani altın kürelerde de en iyi erkek oyuncu dalında aday oldu.
Timothy Chalamet'in de yıldızını parlatan projelerden bir tanesiydi.
Bir oyuncuyu daha anacağım yine 2024'ü.
İki parlak proje ve iki parlak performansla karşıladığı kim bu oyuncu?
Glenn Powell. Glenn Powell'ı nereden hatırlayabilirsiniz?
Birkaç yıl önce diyeyim.
Ne zamandı? 2022'de galiba.
İki yıl önce. Top Gun Maverick'te Hangman karakterini oynuyordu Glenn Powell.
Ondan önce tabii bir sürü projesi var.
Arada böyle parladığı, biraz öne çıktığı projeler oldu ama bu yıl gerçekten biraz daha parladı.
Özellikle iki film dedim.
Hangisi? Bir tanesi Twisters, Kasırgalar filminde başroldeydi ve Kasırgalar hem eleştireli anlamda hem de kişide bayağı başarılı oldu.
Bir tanesi de The Hitman, tetikçi filmi.
Bu dünyada 2023'te gösterimi girdi ama Türkiye'de 2024'te gösterimi girdiği için hani onu 2024 yılının projelerinden bir tanesi sayabiliriz.
Hitman'ın da başrolünde gerçekten çok parlak bir performans sergiledi Glenn Pabul.
Onun için de onu da 2024'ün parlayan yıldızları arasında saymakta ben bir sakınca görmüyorum arkadaşlar.
Evet dünyadan ve Hollywood'dan daha çok...
Bu filmleri, bu kişileri, bu projeleri, bu notları anmak istedim.
Şimdi biraz da Türk sinemasından konuşalım mı?
Konuşalım. Şimdi, evet Türk sineması deyince elbette genellikle sinematristlerde yaptığımız gibi bu yılın kayıplarını ben bir böyle tekrar size hatırlatmak istiyorum.
2024'te ne yazık ki sinemamız birçok değerli sinemacıyı kaybetti.
Bunlardan bir tanesi Türker İnanoğlu'ydu.
Yapımcı ve yönetmen, bir tanesi yönetmen ve yapımcı yine senarist Tomris Giritlioğlu'ydu.
Bir tanesi daha çok oyunculuğuyla ve tabii tiyatro kariyeriyle, sanatçı kişiliğiyle hatırladığımız Genco Erkal'dı.
Bir başkası Yeşilçam'ın değerli oyuncularından bir tanesi olan Murat Soydan'dı.
Bir tanesi de yine Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden bir tanesi olan Şerif Görendi.
Tabii başka sanatçılar da vardı ama özellikle benim aklıma gelen en önemli sinemacılarımız, sanatçılarımız bunlardı.
Bu isimleri elbette yine saygıyla anıyoruz.
Ve şimdi hani dünya sineması genellikle kötüye gidiyor diyoruz ama arkadaşlar Türk sineması yani açıkça söyleyebilirim ki daha da kötüye gidiyor.
Görünen tablo zaten böyle ama ben görünen tablonun biraz ötesine geçip size bazı rakamlar vermek istiyorum.
Gişede en çok izlenen film rakamlarına baktığımızda pandemiden önce ya da hani tüm zamanlara baktığımızda Türk filmleri 4 milyon, 5 milyon, 6 milyon hatta 7
milyon gibi rakamlara giden gişeleri vardı.
Ancak 2024 verilerine baktığımızda en çok izlenen film olan Rafadan Tayfa 4, 2 milyon 800 bin izlenmiş.
Ondan sonra Loza 2 milyon 100 izlenmiş.
Calpacino 4 dörtlük filmi yine 2 milyon 100 izlenmiş.
Ve ondan sonra 1 milyonun altında izlenen birkaç Türk filmi var.
Ve artık ilk onu geçtikten sonra rakamlar hani 500 bin lira falan düşüyor.
Bu rakamlara baktığımızda rahatça diyebiliriz ki arkadaşlar.
Şu an Türk sinema severleri Türk sinemasına alenen sırtını dönmüş durumda.
Ne yazık ki Türk izleyicisini cezbedemiyor ve salonlara çekemiyor.
Bu bağlamda sektörün içerisinden tanıdığım, bildiğim birkaç arkadaşıma da böyle bir fikir sordum.
Bu sene Türk sineması nasıl diye.
Şimdi rakamlardan zaten hani durum belli ama yine de bir fikir almak istedim böyle ilk ağızdan.
Yer ile yeksan diyorlar yani çok kötü.
O kadar fazla film batıyor ki, o kadar fazla film bekleneni veremiyor ki.
Yani örnek bile vermeyeceğim.
Hani bu yıl şu film mesela çok yüksek bütçeyle, büyük beklentilerle gösterime girdi ama gişede battı demeyeceğim.
Zaten pek isim de vermek...
istemiyorum arkadaşlar. Hani dünyadan isim vermek daha kolay ama burada direkt belli isimleri anmış olacağım için bunu çok da yapmak istemiyorum.
Ama genel olarak diyebiliriz ki Türk sineması berbat durumda.
Biraz olsun ayakta kalabiliyorsa neyle ayakta kalıyor biliyor musunuz arkadaşlar?
Son birkaç yıl içerisinde gerçek bir patlama yaşamış olan Türk yapımı animasyon filmler.
Çocuklara hitap eden animasyon filmler gerçekten iyi asılat yapıyorlar.
Çok sayıda animasyon film üretiliyor ve bu animasyon filmler çocuklarımızı gişeye çekmekte başarılı oluyor gerçekten.
İnanın ki bu animasyon filmler olmasa yüksek olasılıkla bayağı böyle Türk sinemasını hani böyle kitleyip kapatıp çıkacağız arkadaşlar.
O kadar kötü durumda.
Türk sineması. Yine de hani bu yıl biraz daha öne çıkmış, biraz daha anılmış, kişide pek de fena olmayan hasılat yapmış birkaç filmi sayacak olursak.
Evet Losa, Kalpacino dört dörtlük.
3391 kilometre Sijin 7 Atatürk 1891-1919 filminin ikinci bölümü 2024'ün Ocak ayında gösterime girmişti.
Yine onu da saymış olayım.
Çakallarla Dans 7 İllegal Hayatlar Meclis biraz daha hem eleştirel notta olarak fena değil bu filmlerin notları ve gişede de dişe dokunur hasılat yapmış filmler olarak anabiliriz
bunları. Bu yılda ülkemizin en önemli iki etkinliği olan Adana Altın Koza Film Festivali ve Antalya Altın Portakal Film Festivalleri biraz daha iyi geçti.
Geçtiğimiz sene Antalya ne yazık ki iptal edilmişti.
Bu sene biraz daha canlı oldu böyle biraz daha iyi geçti.
Altınkoza Film Festivali'nde en iyi film ödülünü Murat Fıratoğlu'nun Hemme'nin Öldüğü Günlerden Biri adlı film almıştı ve Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde de
Nedim Güç'ün yönettiği Mukadderat filmi en iyi filmi almıştı.
Hemme'nin Öldüğü Günlerden Biri filmini ben izleyememiştim onun için üzerine bir yorum yapamıyorum ama Nedim Güç'ün Mukadderat filmi gerçekten yılın yine gayet başarılı öne çıkan filmlerinden.
Bir sahnesiydi. Ancak Türk sineması deyince böyle kalıcı olan, ilerleyen yıllarda keyifle hatırlayacağımız, bizi mutlu eden ne yazık ki çok da film hatırlayamıyorum böyle bir düşündüğümde.
Ülkemizin sinemasını böyle hani toplu halde gömmek ya da hani hiç de bir şey çıkmıyor bizim sinemamızdan arkadaşlar.
Demeye böyle pek dilim varmıyor yani bunu söylemek istemiyorum ama söylesem çok da yanlış bir şey söylemiş olur muyum?
Ne yazık ki pek de zannetmiyorum.
Dünya sineması zaten kötüye gidiyor diyoruz ama Türk sinemasının içerisinde bulunduğu durumu düşünürsek dünya sinemasının gayet iyi gittiğini söylemek yine pek de abartılı bir ifade olmayacaktır
diye düşünüyorum. Evet arkadaşlar şöyle notlarıma bakıyorum yaklaşık olarak 2024 yılından süzülen önemli sinema başlıkları böyle.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere teşekkürler.
Bir podcast
fikriniz var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
