
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu hafta sinematriste, Rocky'nin devamı olan Creed Serisini ve 70'lerden günümüze uzanan Rocky Efsanesini konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba.
Selamat listeye. Görkem Öge ile birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda Vakiyye efsanesinden bahsedeceğiz.
Bu kadar zaman sonra Rocky efsanesini tekrar aklımıza getiren ne?
Creed serisi.
Üç film yapıldı Creed ismiyle ve üçüncüsü serinin son filmi yakın zamanda gösterime girdi.
Halen belki bazı salonlarda gösterimde olabilir.
Tam olarak yemin değilim ama ya da bitmiş de olabilir.
Hani anısı bayağı taze üzerine hala tweetler atılıyor konuşuluyor falan.
Creed üzerinden yola çıkarak Rocky efsanesinden bahsedeceğiz.
Söylenecek birçok şey var. Büyük bir film, büyük bir seri zaten, büyük bir karakter Rocky.
Ama Rocky'e geçmeden önce gündemdeki filmlerden size bazı hatırlatmak istediğim, üzerine birkaç şey söylemek istediğim noktalar var.
Birincisi, şu an hani sinema aleminde diyeyim, sinema dünyasında Süper Mario kasırgası esiyor resmen ve Açılış
hasılatına imza atan animasyon filmi oldu ki animasyon sineması gerçekten hasılat rekorlarında bayağı söz sahibi olan bir sinemadır, bir türdür.
Sinema tarihinde yüksek hasılat rakamlarında ulaşmış çok sayıda animasyon filmi var.
En sonunda Frozen 2 mesela.
Frozen filmi ve Frozen filminin devamı olan Frozen 2.
gayet yüksek hasılat rakamlarına ulaşmışlardı.
Yani milyar dolarları geçmişlerdi.
Ve açılış haftası hasılatında da çok yüksek rakamlara ulaşmıştı bu filmler.
Ve Süper Mario filmi gerçekten inanılmazı başardı diyebiliriz.
Çok yüksek bir hasılat rakamına ulaştı.
İki hafta içerisinde 700 milyon doları da geçti hasılatı.
Yani 2023'ün en fazla hasılat yapan filmler listesinde olacağı da daha şimdiden kesinleşti.
Süper Mario gerçekten çok ilginç bir projeymiş.
Ben filmi izlemedim. Filmin üzerine direkt bir şeyler söylemek istemiyorum.
Çok da hakim olduğum bir dünyada değil Süper Mario kardeşler dünyası.
Ama hepimizin bildiği gibi neticede bir bilgisayar oyunu bu.
Ya da Atari mi nedir? Video oyunu mudur?
Diyorum tam detayını bilmiyorum ama Süper Mario oldukça uzun yıllar, ta 90'lardan kalan bir oyun karakteri ya da karakter kardeşler ailesi diyelim en azından.
Biz çok hakim değiliz belki ama hani biz artık bu umuru oluyoruz ama gençler çocuklar tabii ki yeterince hakim olduklarını göstermiş durumdalar bu hasılat rakamıyla.
Şu benim dikkatimi çekti filmi izlemedim ama hani şöyle internette bir baktım filmin hem fragmanından hem de paylaşılan görsellerden anladığımız kadarıyla baya bir çocuk filmi.
Hani hem çocuklara hem gençlere hem de mümkün olduğunca da yetişkinlere hitap eden çok sayıda animasyon var.
Tabii sadece yetişkinlere hitap eden animasyonlar da var ama.
Super Mario hani baya baya çocuk işi.
Yani gençler için bile ergenler için bile biraz çocuksu kalabilecek bir film gibi göründü bana.
Görsel olarak fazla çizgi filmsi bir ton tutturulmuş ancak...
Diyorum işte hasılatı inanılmaz seviyede gerçekten.
Eğer bu hasılat kasırgasına katılmak istiyorsanız ya da tabii ki genç arkadaşlarımız filme ilgi duyuyorlarsa izleyebilirler.
Film şu an Türkiye'de de gösterimde.
Türkiye'de de gayet iyi bir hasılat rakamına ulaşacak gibi görünüyor.
Bunu hatırlatmış olalım. İkincisi 2023'ün en fazla dikkat çeken filmleri dosyasında ben bu filmi anmıştım.
Kötü Ruh Uyanış filmi gösterime girdi.
Üzerine çok fazla şey söylemiştik.
Tekrar devam etmeyeceğim.
Sadece hatırlatacağım. Kampa gidip ölen gençler öyküleri.
Bu alt türü 80'lerde bir anlamda icat eden ya da bu alt türü ortaya çıkaran yönetmen Sam Raimi.
Hem bir korku filmi hem aksiyon filmi yönetmeni.
En son Örümcek Adamları yönetmişti.
Dr. Strange'in son filmini yönetmişti.
Başka tabii çok önemli birçok filmi var.
Sam Raimi'nin önemli bir yönetmen.
Onun yapımcılığını üstlendiği hani bir anlamda da kendi öğrencisi diyebileceğimiz Rick Ronin diye gayet genç bir yönetmenin yazıp yönettiği bir film.
Hani 80'lere 90'lara dangasını vurmuş bir alt türün tekrar hareketlenmesi ya da tekrar canlanması olur mu bilmiyoruz.
Ancak kötü ruh uyanış filmi Evil Dead.
Daha 80'lerde bu isimle göstereme girmişti.
3 tane film yapılmış ve şeytanın ölüsü hani tam çevresiyle Evil Dead.
Şeytanın ölüsüne benzer başka birçok film yapılmıştı.
Evil Dead ismiyle tekrar bir film yapılması gayet heyecan verici görünüyor ve filme verilen notlar gayet yüksek.
Ben filmi izlemeye çalışacağım henüz izlemediğim için filmin üzerine bir şey söylemek istemiyorum ama türe biraz olsun ilginiz varsa şu an gösterimde olan Evil Dead Rise kötü ruh uyanış filmini izlemek
isteyebilirsiniz. Bir seanslara falan bir göz atın diyorum türün meraklıları da.
Bir başka ilginç proje şu an gösterimde olan Randfield diye bir proje.
Hani hiç duymamış arkadaşlar için şöyle söyleyeyim.
Şimdi Nicolas Cage'i seviyoruz değil mi?
İyi bir oyuncu. Hani artık yaşı yavaş yavaş aşkın yaşları geliyor ama hiçbir zaman hani gündemden tam olarak düşmüyor.
Bir ara kötü projelerde falan yer aldı.
O eski popülaritesini 90'lardaki 2000'lerdeki 80'lerdeki popülaritesini kaybetti ama hala Nicolas Cage bayağı sevilen bilinen saygın bir oyuncu.
Onun Cold Dracula'yı canlandırdığı bir film.
Renfield filmi. Şimdi...
Hem edebiyat tarihinin hem sinema tarihinin önemli korku karakterlerinden bir tanesi Dracula elbette ve Nicolas Cage de gayet sevilen önemli bir oyuncu olduğu için Nicolas Cage'in Dracula performansı
gerçekten merak uyandırıcı bir sinemasal ögü olarak karşımıza geliyor ve sosyal medyada da çok ağır makyaj altına girmiş.
Nicolas Cage'in Dracula görselleri bol bol paylaşıldı, bol bol konuşuldu.
Ondan dolayı İlginç bir proje olarak Randfield karşımıza geliyor ama ilk intibata filmin notları pek de yüksek değil gibi görünüyor.
Yani kötü değil belki ama çok da böyle sevilip hayranlar yaratmış bir film gibi de görünmüyor.
Ama yine de hani Nicolas Cage'in bu ilginç ve çarpıcı Dracula performansını ve halini görmek isteyen arkadaşlar Randfield filmini ziyaret edebilirler.
Hem Nicolas Cage'in hem türün ha bu arada komedi yani.
Evet onu belirtmem lazım.
Hani geleneksel bir vampir filmi ya da bir kontra kula filmi değil.
İşi biraz tiye alan bir film gibi görünüyor böyle.
Hem Dracula karakterini hem türü ya da hani o efsaneyi diyeyim.
Bu da hani biraz da riskli bir hareket olsa gerek.
Yani kontra kulayı bir komedi nesnesi olarak ya da bir komedi filminin içerisinde kullanma cüretini göstermek de ilginç gerçekten değil mi?
İşte o açıdan da film ve proje biraz ilgi çekici olabilir.
Gibi görünüyor. Dediğim gibi ben hatırlatmış olayım.
Eğer ilginizi çekiyorsa Rainfield projesini ziyaret edebilirsiniz.
Evet gelelim şimdi bugünün esas konusuna diyeyim.
Rocky projesine. Şimdi Rocky aslında 2006 yılında yapılan Rocky Balboa projesiyle ve toplam 6 filmlik bir külliyatla bitmişti.
Yani biz en azından öyle anlamıştık.
Artık Rocky bitti bir de son filmde artık böyle bir el sallamıştı falan izleyiciye böyle bir kamerayla.
Tamam Rocky ile vedalaşıyoruz herhalde demiştik.
Ama demek ki yapımcılar hala Rocky Balboa karakterinin gişe hasılatı ve hayran kitlesi elde edebileceğini düşünüyor olsalar ki Creed projesiyle, Creed seriye dönüştü artık.
Creed ismiyle bu efsaneyi devam ettirdiler.
Şimdi yakın zamanda da diyorum Creed'in 3.
filmi gösterime girdi ve gerçekten 300 milyon dolara yakın bir hasılat elde etti.
Hani küçük bütçeli bir film.
İlk film işte 15-20 milyon falandı.
İşte sonra 30-40 milyon falan şimdi 70 milyona falan çıktı ama yani 70 milyon dolar Hollywood için şirketleri tarafından girilmesi zor bir bütçe değil.
Ve filmin de 300 milyon dolara yakın hasılat elde ettiği düşünülürse evet hani yapım şirketi bu girişimle yani Rocky efsanesini devam ettirme girişimiyle başarılı olmuş gibi görünüyor.
Ondan dolayı bundan sonra da devam edecek gibi görünüyor.
Yani Creed 4-5 falan diye devam edebilir.
Ben Creed serisinden bahsetmeden önce bir Rocky efsanesini...
Hatırlatmak istiyorum 1976'da Sylvester Stallone henüz çok da tanınan bir oyuncu değilken çok küçük birkaç projede yer almışken bir senaryo yazıyor.
Senaristi kendisidir Rocky projesinin ilk filminde sonraki filmlerinde.
Şimdi bu projede Sylvester Stallone Philadelphia kentinde kenar mahallede yaşayan eğitimsiz gariban böyle hani ekonomik durumu kötü fakir falan bir genç karakter vardır Rocky diye Rocky
Balboa diye. İtalyan Amerikan göçmen bir ailenin çocuğudur.
Yalnızdır, kimsesi yoktur vs.
Hani böyle vasıfsız işlerde çalışırken bir yandan da dövüşe, boksa çok merakı vardır.
Spor salonlarında gidip işte sürekli boks çalışır falan.
Bir iki böyle amatör maçı çıkar.
Hani boksör olmaya çalışan, boks kariyeri inşa etmeye çalışan bir karakterdir Rocky.
Ve biraz tesadüflerle falan dönemin...
Ağır siklet boks şampiyonu Apollo Creed ile bir maç yapma projesi ortaya çıkar ve bir şekilde bu maç yapılır.
Ve hani Rocky yenilse de çok geniş kitlelerin işte hani şöyle anılır.
Maçın galibi Apollo olsa da gecenin galibi Rocky olmuştur.
Kendisini geniş kitlelere sevdirir falan filan.
Şimdi hem sosyal, politik, kültürel bazı kodlar barındıran hem de bir varoluş mücadelesi, bir kurtuluş mücadelesi.
Gariban bir kenar mahalleli gencin, kimsesiz bir gencin başarıya ulaşma hikayesi olarak hem bir dram hem de bir spor filmi olarak Rocky çok sevilmişti.
Yani müthiş bir ilgiyle, sevgiyle karşılanmıştı.
Film 3 tane Oscar almıştığı çok yüksek hasılat rakamına ulaşmıştı falan.
Yani böyle 70'lerin şimdi o zamanlarda tam Blockbuster dönemi işte Spielberg Jaws'ı yapıyor.
Coppola yakın zamanda Godfather yaptı falan 70'lerde Hollywood Amerikan sineması gerçekten bir silkin iş gerçekleştiriyordu.
İşte tam o dönemin de önemli filmlerinden bir tanesi olarak Rocky'yi alabiliriz.
Hani bu başarıdan sonra tabii ki devam bölümleri geldi.
Rocky 2, 70'lerin sonu yanlış hatırlamıyorsam.
Pardon bir bakayım. 1979, evet doğru.
Ondan sonra 82'de Rocky 3, 85'te Rocky 4.
Hani bayağı böyle bir evren haline, bir efsane haline geldi Rocky.
Filmlerin de hemen hemen hepsi beğenildiği, hepsi yüksek hasılat rakamına ulaştı.
Ve Rocky artık diyebiliriz ki bir efsaneye dönüştü 90'lara doğru.
1990 yılında Rocky 5.
bölümü yaptı Sylvester Stallone ve 2, 3 ve 4'ü hem kendi yazdı hem kendi yönetmişti.
Rocky 5'te birinci filmin yönetmeni olan John G.
Avilsen ile tekrar çalıştı ancak Rocky 5 projesi ne yazık ki pek de sevilmedi.
Hatta hayranların, Rocky severlerin tepkisiyle karşılandı.
Bundan dolayı Sylvester Stallone 2006 yılında son bir Rocky filmi yapmak istedi.
Ben onlarca yıl sürmüş bir efsaneyi, bir seriyi son filmle biraz karaladım, biraz kötüledim, hayranlarımı üzdüm.
Ondan dolayı 2006 yılında son bir Rocky filmi yapayım da hayranlarımı sevindireyim yazdı.
Tekrar yine kendisi yazdı, kendisi yönetti ve 6.
filmde 2006 yılında Rocky Balboa adlı filmle Sylvester Stallone'e yine yüksek notlar aldı.
Yüksek hasılat rakamına ulaştı.
severleriyle diyeyim ya da Rocky severlerle helalleşti gibi bir durum çıktı ortaya.
Şimdi artık dediğim gibi biz o aşamadan sonra Rocky projesinin artık bittiğini düşündük.
Ancak ta 2015'te Creep diye bir film ortaya çıktı.
İlginç bir filmdi, şaşırtıcıydı.
Tekrar Rocky karakterini barındıran ama Rocky'nin tam da merkezde olmadığı bir filmdi bu.
Yani mesela Rocky ile başlamıyor.
Genellikle aslında efsaneler ve o efsaneler yaratan karakterler ne olur?
Bir miras bırakır.
Yani bir şekilde aslında herkesin aklına gelmişti ki Rocky yeni bir boksör eğitecek ve mirasını devredecek.
O karakter Rocky'nin efsanesini sürdürecek.
O seri de Rocky efsanesini sürdürecek bir seri olacak.
İşte aradan bayağı bir zaman geçtikten sonra yani yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra böyle bir durum ortaya çıktı.
Rocky efsanesini sürdüren film.
Creed efsanesi Rocky karakterini sürdüren karakter de çok ilginç bir karakter gerçekten.
Adonis Johnson diye bir karakter.
Şimdi kim bu karakter? Nereden çıktı?
Seri bunu nasıl ortaya çıkardı?
Nasıl inşa etti? Size bunu bahsedeyim ki Creed serisi de buradan ortaya çıkıyor zaten.
Onu da özetlemiş olacağım. Şimdi Rocky'nin ilk filmde dövüştüğü o Apollo Creed dediğim bir arsiklet boks şampiyonu vardır ya.
Apollo Creed çok önemli bir karakter.
Değerli bir karakter gerçekten.
Ve filmde de birçok spor yorumcusu, boks yorumcusu...
Apollo Creed karakterini gelmiş geçmiş en büyük boksör olarak anar.
Şimdi bakın senaryoyu da Sylvester Stallone'ın yazdığını düşünürsek hani kendi yarattığı karakter mesela hani Rocky Balboa'yı gelmiş geçmiş en büyük boksör falan olarak yazmıyor senaryoda.
Hiç böyle bir replik ben hatırlamıyorum ama Apollo Creed için bunu söylüyor.
Bakın hani kendisinin önüne çıkarıyor Sylvester Stallone'ı yani kendi karakterini Rocky'nin önüne çıkarıyor Apollo Creed'i.
Burada artık aradan zaman geçmiştir.
Rocky tamamen emekli olmuştur.
Ve bir de son filmlerde Rocky 5'te falan bazı mali problemler falan yaşıyordu Rocky.
Yani neticede şimdi dünya arsıklı boks şampiyonu olduğu için zaten hani paraya para demeyen bir karakter.
Zaten çok zengin ama hayır işte 5.
de mali sorunları yaşıyordu, cezalar ödüyordu falan filan servetini kaybediyordu.
Bu nedenle kendisi kendi memleketi olan Philadelphia şehrine geri dönüyordu.
Orada... İlk meşhur olduğu ilk Boks'ta soyunduğu mahallelere falan geri dönüyordu.
Hani orada böyle gayet mütevazi bir hayat yaşıyordu.
Eşi çok sevdiği eşi Adrian hani o hayatının aşkı Adrian ne yazık ki kanser nedeniyle ölmüştü.
Ve kendisi bir restoran açıyor hani gayet mütevazi şartlarda hayatını sürdürüyor.
Restoranın adı da işte Adrian'ın yemekleri hani eski vefat etmiş eşinin adını veriyor restorana falan filan.
Artık Boks'ta hani o taraklarda bezi kalmamış hayatını sürdürüyor.
Ve bir hani filmin başında artık Creed filminin başında biz siyahi gayet böyle genç yakışıklı falan ve iyi eğitim almış hani böyle ofis işlerinde falan çalışan bir karakterle
karşılaşıyoruz. Adonis diye bir karakterle.
Bu karakter küçükken annesi yok babası yok kimsesi yok ıslah evlerinde falan yaşıyor işte koruyucu ailelerin yanına veriliyor onlarla yapamıyor falan filan hani öksüz yetim bir çocuk.
Bu öksüz yetim çocuk ıslah evinde sürekli sorun çıkarıyor.
Dövüşüyor mövüşüyor aksi falan bir çocuk böyle.
Bir kadın çıka geliyor.
Diyor ki benimle gelip yaşar mısın?
Ben seni buradan alıp evlat edinmek istiyorum.
Kim o kadın biliyor musunuz?
Çok ilginç. Apollo Creed'in kimsenin bilmediği bir sevgilisi.
Hani öyle söyleyeyim hani ikinci eşi gibi bir şey.
Evlenmemiş onunla ama onunla aşk yaşamış ve Apollo Creed'in çocuğuymuş Adonis Johnson.
Adlı karakter. Yani aslında kendisi Creed soy ismini kullanmıyor ve üvey annesi diyeyim.
Öyle bir karakter hani Apollo Creed'in kimsenin bilmediği ikinci eşi olan karakter diyor ki sen Apollo Creed'in çocuğusun.
Annen baban öldü ama senin kimsen yok.
Kendi öz çocuğun değilsin ama aslında ben seni kendi öz çocuğum olarak görüyorum.
Çünkü benim aşık olduğum Apollo Creed'in çocuğu olduğun için ben seni kendi çocuğum olarak görüyorum.
Gel ben seni ıslah evinden alayım artık benimle büyü.
Ve orada evlat ediniyor Adonisi.
Artık hani aradan uzun yıllar geçiyor.
Tabi hani bu kadın da gayet zengin.
Neticede yani dünya şampiyonunun hani eşi olduğu için gayet böyle kocaman bir malikanede yaşıyor.
Gayet hani yüksek bir ekonomik seviyede olduğunu anlayabiliyoruz.
Ve Adonis karakterine de eğitim veriyor.
Hani bir iş hayatına atılıyor Adonis falan filan.
Gayet eğitimli falan bir adam böyle.
Ama tabi ki rahat duramıyor.
Hayalinde bir boksör olmak var.
Bu karakter annesine diyor ki anne ben bu çalışma hayatına falan ayak uyduramıyorum.
Ben boksör olacağım. Annesi de bunu istemiyor tabii ki.
Çünkü neticede kendi aşık olduğu kişi Rink'te öldü Apollo Creed'i.
Rocky 4 filminde Ivan Drago karakteri öldürdü.
Neticede hani kadın hani kocasını kaybetmişken oğlunun da bir boksör olmasını ister mi?
İstemez. Gayet anlaşılır bir durum.
Ama tabii Adonis bunu dinlemiyor.
Hani o zenginliğe, annesine falan hani böyle küs ayrılıyorlar.
Kapıyı tam kapatmıyorlar ama neticede...
O olanakları ve annesini bir anlamda geçici olarak terk ediyor Adonis.
E ne yapacak? Tabii ki Philadelphia'ya gidip Rocky'e diyecek ki ben senin gelmiş geçmiş en büyük rakibin ve en yakın dostun.
Tabii çok dostlardı. Onlar daha sonra Apollo ile çok yakın dost oldular.
Filmlerde hep birliktelerdi Rocky.
Diyor ki ben senin en büyük dostun ne olayım?
Beni eğit. Bundan sonra işte Creed serisi başlıyor.
Creed filmleri başlıyor. Bence çok güzel bir başlangıç.
Hani Rocky'nin efsanesini ve hani tüm birikimini, mirasını aktardığı kişi Polo Creed karakterinin oğlu olması çok güzel bir hamle bence.
Zaten hani filmlerin başarılı olduğu dikkate alınırsa gayet de hani bu hamleyi, bu miras geçişini geniş kitlelerin, Rocky karakterinin sevenlerinin kabullendiğini görüyoruz.
Hani ikna olduklarını görüyoruz.
Diyorum ben de bir Rocky sever olarak bundan gayet ikna oldum.
Ondan sonra Creed serisi başlıyor.
Şimdi tamam.
Hani Rocky'nin mirası devredildi okey ama tam da bir miras değil.
Yani daha doğrusu şöyle tam bir devam filmi olarak görmüyoruz biz Creed'i.
Çünkü farklı bir karakter var karşımızda.
Az önce ne dedim? Rocky karakteri Philadelphia'da yaşayan, eğitimsiz, vasıfsız işler yapan, bir anlamda hayatta bir anlam tutunacak bir dal bulamayıp, boksu bir tür varoluş
mücadelesi olarak gören bir karakterin.
Yani Rocky'nin. Dünyasıydı orası.
Adonis karakteri ise hem zengin bir aileden gelen, hem eğitimli, hem varlıklı, hem de hani başka işler de yapan, yapabilen bir karakter olup o dünyayı boks uğruna bırakmış
bir karakter. Bakın şimdi biraz farklı.
Hani yapımcılar güzel bir numara yapmışlar burada.
İkinci bir Rocky yaratmamışlar.
Değil mi? Bence bu çok güzel bir hamle.
İkinci bir Rocky'ye ihtiyacımız yok.
Hani onu gördük zaten 6 film boyunca.
İşte 15 sene boyunca onu bol bol deneyimledik.
Raki'ye hayran olan onun en büyük rakibi ve en yakın dostu Apollo'nun oğlunun mirası devralması güzel.
Ama Raki ile tamamen aynı ya da ona çok benzeyen bir karakter olmaması daha da güzel.
Beğendim yani ben bu numarayı.
Creed filminde işte Raki önce sızlanıyordu falan bir şekilde.
Adonis karakteri onu ikna ediyordu ve Adonis boksöre dönüşüyordu.
Onu yetiştiriyor işte ünvan maçına çıkıyor falan filan.
Güzel burada bir sıkıntı yok.
Gayet de ikna edici bir yapı kurmuşlar.
Peki bu yeni Adenüs karakteri nasıl bir karakter?
Bu karakteri Michael B.
Jordan canlandırıyor. Çok tatlış bir adam.
Ben çok beğeniyorum. Hem oyunculuğunu beğeniyorum.
Hem hani çok böyle yakışıklı falan bir adam.
Çok böyle sempatik, güler yüzlü, sevimli.
Diyorum işte Rocky gibi değil yani.
Hem filmdeki hali de öyle değil.
Gayet böyle konuşması aksanı düzgün, nazik bir adam.
Çok yakışıklı, karizmatik falan böyle.
Çok güzel bir oyuncu bence Michael B.
Jordan. Yakın zamanda zaten Wakanda projesinde falan da yer almıştı.
Yani bir yükseliş yakaladı gerçekten.
Aynı zamanda filmde çok önemli bir karakter daha var.
Bianca diye bir karakter.
Tessa Thompson'ın canlandırdığı Tessa Thompson'ı yakın zamandan yani şimdi hemen aklınıza gelmemiş olabilir de bir Google yapsanız hemen çok hoş çok tatlı diye hemen hatırlayacaksınız.
Şuradan hatırlatmaya çalışayım.
Marvel dünyasında Thor'un mirasını Asgard halkının liderlerini devrettiği kadın.
Çok hoş bir kadın gerçekten. Oradan hatırlayabilirsiniz belki.
Neyse. İlk filmde işte bizim Adonis karakterimiz Bianca karakteriyle tanışıyordu.
Sevgili oluyordu ve ikinci filmde evleniyorlar falan.
Ve hani o karakter de diyordu.
Sen ne biçim boksörsün ya? Bir dövüşçü için eğitimli görünüyorsun.
Düzgün konuşuyorsun falan diyor böyle.
Şimdi burada güzel bir şey var.
Bir noktaya vurgu yapıyor film.
Az önce dedim ya işte Rocky, Apollo Creed.
Üçüncü filmde Mr. T ile dövüşmüştü.
Dördüncü filmde Ivan Drago ile Rus boksörle dövüşmüştü falan.
Bu karakterlerin hemen hepsi bir anlamda böyle mal kafa karakterler.
Eğitimli falan değiller. Boks onlar için böyle ölümcül bir şey.
Yani ring bir ölüm ya da hayatta kalma dünyası falan gibi.
Öyle tipler yani. Hepsi böyle kum torbası gibi yani.
Kendilerine acı çektirmekten neredeyse kayı falan tipler falan.
İşte Michael B. Jordan'ın karşımıza getirdiği boksör karakteri öyle değil.
Diyorum eğitimli, nazik, konuşması aksanı düzgün, insan ilişkileri düzgün, güzel ve fiziksel olarak da...
Ya o kadar öküz değil böyle yani.
O kadar ayı değil. Tamam kaslı maslı falan bile tabii sportif bir tip ama biraz daha zarif.
Biraz daha böyle hani vücut olarak daha diğer karakterlere göre biraz daha minyon duruyor.
Biraz daha zayıf böyle diyorum hani zayıf derken onlara göre biraz daha zayıf duruyor.
O anlamda bambaşka bir boksör karakter getiriyor karşımıza Michael B.
Jordan ve Creed serisi.
Ve başka bir dövüş tarzı da getiriyor diyorum.
Hem Rocky işte hem Apollo hem Mr.
T hem işte Drago falan çok hayvani dövüşen böyle sanki karşısındaki yani boks maçı yapıyor değil de sanki karşısındakini öldürmek isteyen karakterler gibi görünmüşlerdir hep.
İşte Creed serisinde bu da yok.
Daha teknik dövüşen daha böyle spor yapıyor gibi görünen daha akıllıca daha stratejiyle falan dövüşen bir boksör karakteri var karşımızda.
Ha ortada bir mücadele yok mu?
Var. Yine acı çekmek yok mu?
Kan yok mu? Ne bileyim hani böyle yumruğu vurunca ağzından fışkıran kanlar salyalar yok mu?
Var. Yine var. Elbette bu dünya arsiklet boks dünyası neticede burası.
Yani elbette dövüşler yine çok sarsıcı falan ama o eski yapı biraz evrilmiş, biraz...
Yani ehlileştirilmiş demeyeceğim yani hani o kötü bir şey gibi görünebilir size ama öyle değil ama hani biraz değişmiş diyeyim biraz daha güzelleşmiş diyeyim bence daha da güzel yani diyorum o eski yapıyı yeterince biz o
havayı solumuştuk karşımızda gerçekten başka bir seri var ama dediğim gibi Rocky karakterinin hani hem efsanesini hem de onun o güzel dokusunu yapısını gayet hakkıyla sürdüren
bir seri var bence karşımızda diyorum arkadaşlar.
Üç filmi de izledim ben. Creed 1, Creed 2 ve Creed 3.
Üçü de güzel. Karakter ilişkileri çok güzel.
Adanüs karakterinin yaşadığı iniş çıkışlar çok güzel.
Eşeğiyle ilişkileri çok güzel.
Temiz filmler. Çok güzel gişe filmleri her biri.
Ondan dolayı da hani sırf böyle vur kır ya öl ya da öldür falan.
Yani öyle bir yapı oluşturmamış film.
Ondan dolayı da biraz olsun hem spor filmlerin hem spor dramalarıyla ilginiz varsa.
Bu filmleri izlemenizi tavsiye ediyorum.
Ondan dolayı bence Creed serisi Rocky efsanesini hakkıyla devam ettiren, kötü olmayan bir seri olmuş, güzel olmuş, ilgilisini mutlu edecek ve iyi filmler olduğunu düşünüyorum.
Evet bu haftalık bu kadar.
Hem Rocky efsanesini size kabaca özetlemeye çalıştım ve Rocky efsanesinden sonra karşımıza gelen efsaneyi sürdürmeye çalışan ve bunu da...
fena da yapmayan Creed serisinden bahsetmeye çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
