
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu haftaki programımızda, vizyona girmesiyle adından söz ettiren Kuzeyli filmini konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem'le birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda Kuzeyli filminden bahsedeceğiz.
Robert Eggers'ın 3.
uzun metraj filmi yakın zamanda gösterime girdi ve ilk tepkilere bakılırsa notlar hayli yüksek.
Filmin gişede gösterdiği performans da baya iyi görünüyor.
Genel olarak Robert Eggers'ın ilk iki filminde yarattığı o sevgiyi, coşkuyu üçüncü filminde de devam ettirdiğini söyleyebiliriz.
Ancak tabi sadece filmden bahsetmeyeceğim.
Kuzeyli filmi aynı zamanda bir tarihsel aksiyon filmi olarak belli bir döneme ait bir film olarak bize bu türü de kabaca inceleme şansı veriyor.
Bu şansı da değerlendirmeye çalışacağız.
Kısaca ben size filmi tanıtayım.
Robert Eggers'ın dediğim gibi üçüncü uzun mesajı.
Metraj filmi 70 milyon dolar bütçeyle çekildiği söyleniyor ve Robert Eggers aslında biraz daha büyük bütçelerle çalışmaya başlayacaktı.
O belliydi çünkü ilk iki filminde düşük bütçeyle çalışmasına rağmen gayet iyi performans sergilemişti.
Üçüncü filmde bütçe büyüdü, ölçek büyüdü, film büyüdü, senaryo büyüdü.
Her şekilde daha büyük bir sinema yapmaya başladı genç yönetmen.
Ancak tabi bu sularda yüzmeye başlayınca da yapımcıların baskısı filmlerin, yönetmenin ve yazarın aklından çıktığı gibi, vizyonundan çıktığı gibi karşımıza gelmesi pek de mümkün görünmüyor.
Robert Eggers istediği filmi tam olarak çekemediğinden bahsetmiş.
Bunun üzerine bir demeci var.
O anlamda Kuzeyli filminin aslında bazı eksiklere, bazı sıkıntılara sahip olduğunu da söyleyebiliriz.
Birazdan ondan da bahsedeceğim.
Ancak dediğim gibi gişeye ve eleştiren notlara bakarsak filmin Başarılı bulunduğunu ve iyi bir film olarak görüldüğünü söyleyebiliriz.
Şimdi şöyle başlayalım.
Film aslında bakarsanız Shakespeare'in meşhur başyapıtı Hamlet'in neredeyse birebir aynısı Hamlet'in kuzeye yani İskandinav kültürüne uyarlanmış hali
diyebiliriz. Ortada bir kral vardır.
Onun bir ailesi tabii işte çevresi, dostları.
Ve bir oğlu vardır. Kralın erkek kardeşi kralı öldürerek tahta geçer.
Kraliçeyi de tabii kendi eşi olarak alır.
Oğlunu da öldürmek ister ancak oğlu kaçar.
Daha sonra intikamını ve tabii ki krallığı geri almak üzere büyük bir maceraya girişir.
Kabaca Hamlet'in öyküsü böyledir.
Ve Kuzeyli filminin de yaklaşık olarak öyküsü böyle.
Yani size bir spoiler vermiş olmuyorum.
Gayet bilinen bir öykü.
Filmde çok büyük sürprizler yok.
Ve ne yazık ki hemen bu noktada şunu belirtelim.
Emin'in en zayıf tarafı bence en hassas tarafı yumuşak karnı gayet iyi bildiğimiz birçok kez tekrarını izlediğimiz bir öyküyü neredeyse aynen tekrar etmesi ve
bu öykünün üzerine de özgün, farklı ya da sıra dışı diyelim çarpıcı diyelim hiçbir şey katmaması yani filmi izlerken daha yarım saatte Filmin seyrini,
genel motivasyonunu, genel gerilimini tamamen anlıyorsunuz, çözüyorsunuz.
Filmde bir sürprizle karşı karşıya gelmeyeceğinizi, yaklaşık olarak nasıl bir seyirle karşılaşacağınızı hemen hemen anlıyorsunuz.
Bu anlamda film halen gösterimde izlemek isteyecek sinema severler için uyarımızı yapalım.
Eğer sinemadan biraz farklı öyküler, sıra dışı anlatımlar ya da sıra dışı karakterler bekliyorsanız yüksek olasılıkla kuzeyli filminden tatmin olmayacaksınız.
Ancak buna karşılık filmin tekniği ve görselliği gerçekten çok güzel.
Nefis fotoğraflar var, harika bir sanat yönetimi var, çok iyi kostümler var, etkileyici oyunculuklar var.
Yani nefis doğal manzaralar, nefis kareler, nefis fotoğraflar.
Gerçekten filmden birçok kareyi alıp böyle tablo gibi duvarınıza asabilirsiniz.
Yani görsel olarak diyelim, görsel zevk olarak, görsel keyif olarak çok başarılı bir film.
Ancak dediğim gibi metni için aynı şeyi söylemek çok zor.
Şimdi tarihsel filmlerde zaten dönem filmlerinde hemen hemen böyle bir sıkıntı sıkça karşımıza gelir.
Neticede tarihsel filmler insanlık tarihindeki bilinen hani bugüne izleri kalmış, etkileri kalmış, tarihe damga vurmuş bazı dönemleri, kültürleri, ülkeleri ya da kişilikleri bugünün
perspektifinden anlatmaya çalışır.
Onları biraz böyle sinemasal kılıflara sığdırmaya çalışsa da mümkün olduğunca o günün atmosferini, o günün kültürünü, sosyal ilişkilerini diyelim, politikasını diyelim.
insan ilişkilerini diyelim, karakterlerini diyelim ya da biraz daha günlük hayattaki hallerini, tavırlarını, işte kılık kıyafetlerini, birçok şeyini biz izleyicilere gerçekçi biçimde, aslında uygun biçimde
yansıtmaya çalışır.
Hani bu anlamda gerçekten tarihsel filmlerin büyük çoğunluğunun öyküleri biraz birbirine benzer.
Yani intikam vardır, işte krallık vardır, yönetim vardır.
Elbette belli bir miktar dostluk, aşk, aile vs.
gibi temel insani kavramlar vardır.
Ancak çok sıra dışı, çok çarpıcı tarihsel film...
Nadirdir diyelim yoktur demeyelim ama elbette nadirdir diyelim.
Bu anlamda biz tarihsel filmlerden anlattığı dönemi etkili ve çarpıcı biçimde perdeye yansıtmasını hani buna karşılıkta mümkün olduğunca da anlattığı öyküye biraz ilginçlik biraz
farklılık katmasını bekleriz.
Bu anlamda dediğim gibi teknik ve görsel olarak Kuzeyli filmini başarılı bulsak da metin olarak pek de başarılı bulamayacağımızı düşünüyorum.
Yani ben bulamadım. Genel olarak kötü diyemesek de ya da çok iyi diyemesek de ortalama bir film en azından görsel olarak başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
Şimdi Robert Eggers'ın ilk iki filmine baktığımızda aslında biraz farklı bir yapı görüyoruz.
Filmlerinde hep bir alt metin vardı.
Yani üstteki öykünün altında psikolojik açılımlar, kültürel açılımlar, sosyal açılımlar ya da insanın doğasıyla ilgili, insan ilişkileriyle ilgili ince bazı noktalara temas etmeyi
başarmış bir yönetmendi.
İşte kuzeyliği yaparken böyle bir motivasyon pek gözetmemiş.
Muhtemelen gayet iyi bilinen ve sevilen bir...
Öyküyü tekrar anlatmaya çalışırken ben bu öyküye sadık kalayım demiş.
Zaten bu öykünün altında kendine has kodlar, mesajlar, duygular var demiş.
Ben bunlara çok da bir şey katmayayım.
Bunu mümkün olduğunca iyi bir sinematografiyle izleyiciye aktarmaya çalışayım demiş gibi görünüyor filme bakarsak.
Bu anlamda aslında filmi Robert Eggers'ın sinematografisi içerisinde ben üst bir yere koyamıyorum.
Bence yaptığı diğer iki filme göre biraz daha zayıf.
Ancak bu da biraz da dediğim gibi hem Hamlet'e hem Viking kültürüne, İskandinav kültürüne sadakatle ilgili yani o öyküyü ve o kültürü kendi anlatmak
istediği mesajlara ya da öykülere göre uyarlamaya çalışmamış.
O kültüre ve o öyküye sadık biraz daha böyle zanaatkarane bir yaklaşımla filmi biçimlendirmeye çalışmış.
Şimdi tarihsel aksiyon filmlerinin tabii bir de şöyle bir farklılığı var.
Günümüzde geçen aksiyon filmleri günümüzün teknolojisine, günümüzün sosyal kültürel yapısına ya da günlük hayata uygun bir şekilde biçimlenir.
Yani araba kovalama sahnesi olur, işte ateşli silahlar olur.
Örneğin günümüzde geçen bir filmde kılıç dövüşü izlemeyiz değil mi?
Ya da şiddet dediğimizde işte kan, dövüş, vahşet hani bunun gibi biraz böyle görüntü pornografisi, şiddet pornografisi dediğimiz alanlara kaydığımızda da tarihsel aksiyon
filmleri günümüz aksiyonlarından biraz daha farklı bir izlek sunuyorlar bize.
O anlamda da kuzeyli filmi bazı sahnelerde böyle insanın hani midesini bulandırabilecek diyeyim ya da böyle gözünüzü perdeden kaçırmak zorunda hissedebileceğiniz Anlarla dolu.
Gerçekten çok kanlı bir film.
Çok vahşi bir film.
Ve aynı zamanda İskandinav kültürünün o savaşçı, o böyle hani işte dövüşmeye kılıca, kana biraz daha meyilli tarafını da karşımıza getirmeye çalışmış.
O anlamda da film gerçekten çok sarsıcı bir film.
Hani bunu ne kadar aranan bir şey olarak görürsünüz ya da görmezsiniz.
O tabi size kalmış.
Ancak bir aksiyon filmi olarak ya da bir Kılıçlı, dövüşlü, biraz böyle kanlı revanlı bir film olarak bakarsak Kuzeyli'ye gayet de iyi, başarılı ve sarsıcı bir film olduğunu
söyleyebiliriz.
Filmle ilgili internetteki yorumlara baktığınızda ise çok garip bir tabloyla karşılaşıyorsunuz.
Dediğim gibi film metin olarak ve öykü olarak gayet klişe.
Bilindik bir öykü ancak görsel olarak, teknik olarak gayet başarılı.
Sinema severler de yine birçok filmde olduğu gibi tam olarak ikiye bölünmüş durumda.
Çok klişe, çok sıkıcı, berbat bir film diyenler var.
Ya da bayıldık, öldük, bittik diyen filmi harika bir film olarak görenler var.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki filmi beğenmeyenlerin büyük çoğunluğu filmi çok klişe ve alışıldık bir öykü anlatmış olmasından dolayı eleştiriyorlar.
Filmi başarılı bulanlarsa tabii ki daha çok teknik ve görsel tarafın gücünden bahsediyorlar.
Ve tabii bu iki grubu sinema tarihi boyunca biz neredeyse bir araya getiremedik.
Filmler görsel midir?
Hani metin midir? Anlattığına mı bakmalıyız?
Anlattığını nasıl anlattığına ya da nasıl görsellediğine mi bakmalıyız?
Bu gerçekten sonu gelmez bir tartışma.
Herkes kendi tarafından filmi tutuyor ve alıyor.
Ve Kuzeyli filmi de bu açıdan gerçekten ayırım sunan filmlerden bir tanesi olmuş.
Eğer daha görselci, daha fotoğrafçı, daha kurgucu bir sinema severseniz dediğim gibi filmi başarılı bulacaksınız.
Ancak daha metinci ya da öykücü bir sinema severseniz filmi pek de başarılı bulmayacaksınız yüksek olasılıkla.
Evet bugün Kuzeyli filminden ve biraz daha tarihsel aksiyon filmlerinden bahsettik.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
